Eurobasket 2011 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eurobasket 2011 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Eylül 2011 Pazartesi

Eurobasket 2011 ŞAMPİYONU İSPANYA !!!







SALON: Zalgiris Arena (Kaunas)

İSPANYA (98): Pau Gasol 17 (10 ribaund- 4 asist- 3 blok), Rudy Fernandez 14 (4 ribaund- 1 asist), Ricky Rubio (2 ribaund- 1 asist), Juan Carlos Navarro 27 (1 ribaund- 5 asist), Jose Calderon 17 (4 ribaund- 2 asist), Felipe Reyes 2 (1 asist), Victor Claver, Fernando San Emeterio, Sergio Llull 4 (2 asist- 3 top çalma), Marc Gasol 11 (6 ribaund- 2 asist), Serge Ibaka 4 (1 ribaund- 5 blok), Victor Sada 2 (1 ribaund- 1 asist)

FRANSA (85): Joakim Noah 11 (8 ribaund- 2 asist), Nicolas Batum 10 (4 ribaund- 1 asist), Kevin Seraphin 4 (1 ribaund), Andrew Albicy 1 (1 asist), Charles Kahudi 3, Tony Parker 26 (5 ribaund- 5 asist), Ali Traore 4 (4 ribaund), Florent Pietrus 4 (2 ribaund), Nando De Colo 2 (1 asist), Boris Diaw 12 (4 ribaund- 7 asist), Steed Tchicamboud, Mickael Gelabale 8.

1. PERİYOT: 25-20
2. PERİYOT: 25-21
3. PERİYOT: 25-21

4. PERİYOT: 23-23 



************************
* Turnuvanın favorisi İspanya beklendiği gibi Şampiyon oldu.Elendikten sonra düşündüğüm ''bize de Şampiyon'u yenen tek takım oluruz züğürt tesellisi '' de gerçekleşmiş oldu.
* 2006 Dünya Şampiyonluğu ,2007 Avrupa 2.liği ve 2009 Avrupa Şampiyonluğundan sonra 2011 Avrupa Şampiyonluğu futbolda olduğu gibi ''devir İspanya devri'' klişesini zihinlere kazıdı.
* Tabii olay ''salt jenerasyon meselesi'' canım değil.Müthiş bir planlama,sabırla uygulama,çalışma,emek ve semeresini görmek var.O yüzden İspanyolları kutluyorum.
* İspanya'dan sonra 62 yıl sonra gerçekten çok iyi bir takım ile final oynayan Fransa ve '' 40 yıllık  Makedon Bo Mc Calebovski (!)'' önderliğinde Büyük İskender'in torunları ''Gönüllerin Şampiyonu'' Makedonya turnuvanın en başarılı takımları oldular.Onları da kutluyorum.


* İspanya gerçekten aynen futbolda olduğu gibi müthiş bir jenerasyon üretti.Yakaladı değil üretti diyorum dikkat edin.Gasol kardeşler,Sihirbaz J.C.Navarro,Calderon,R.Fernandez,Rubio,Clever,Llul ,devşirme İbaka ve diğerleri.Karşılarında gene bir sihirbaz Tony Parker önderliğinde atletik Diaw,Batum,Noah,Gelabele,De Colo ve diğer yıldızlardan oluşan Fransa'yı da ezip  geçtiler.
* Finallerde azan Navarro hiç hız kesmedi.Slovenya'ya 26,yarı finalde de Makedonya'yı tam 35 sayı atan Navarro dün de maçı 27 sayı,5 asist ile tamamlarken haklı olarakta MVP ödülünün sahibi oldu.


* Navarro'dan sonra Pau Gasol 17 sayı,10 ribaunt,4 asist,Calderon 17 sayı,4 ribaunt,2 asist,4 top çalma ile yıldızlaşırken,onlara Rudy Fernandez 14 sayı,4 ribaunt,Mark Gasol 11 sayı,6 ribaunt ile katıldı.
* İspanya'nın 24/22.% 91.7 ile serbest atması birilerine (!) ders olur umarım.
* İspanya'nın bir diğer süper istatistiği bloklardaydı.10 blok,5'i İbaka'dan.

* Fransa da Süper Yıldız sihirbaz Tony Parker 26 sayı,5 ribaunt,5 asist ile oynarken,arkadaşları Ona yeteri kadar destek olamayınca kaderlerine razı oldular.Sadece B.Diaw 12 sayı,4 ribaunt,7 asist ,Noah 11 sayı,8 ribaunt,Batum 10 sayı,4 ribaunt ile katkı yapabildiler.
* 15 top kaybı yapmaları işlerini çok zorlaştıran bir etkendi.

12 Eylül 2011 Pazartesi

Türkiye - Sırbistan : 67-68 (Çok Şükür İşkence Bitti) !!!





SIRBİSTAN (68): Milos 20 (8 ribaund, 5 asist), Milenko 12 (8 ribaund, 1 asist), Nemanja Bjelica 3 (2 ribaund), Stefan Markovic 3, Dusko Savanovic 14 (3 ribaund), Marko Keselj (3 ribaund), Nenand Krstic 8 (3 ribaund), Kosta Perovic 8 (6 ribaund), Milan Macvan (1 ribaund, 2 asist) 

TÜRKİYE (67): Emir Preldzic 8 (3 ribaund, 1 asist), Ömer Onan 11, Ersan İlyasova 10 (7 ribaund), Kerem Tunçeri 8 (1 ribaund), Ömer Aşık 5 (10 ribaund), Ender Arslan 6 (2 ribaund, 2 asist), Enes Kanter 11 (5 ribaund), Hidayet Türkoğlu 8 (1 ribaund, 2 asist)
1.PERİYOT:18-11
2.PERİYOT:17-16
3.PERİYOT:21-26
4.PERİYOT:12-14



**********************
* Gerçekten ''Çok Şükür İşkence Bitti'' 
* Her maç aynı görüntü diye defalarca yazdık.Bir kere daha aynı maç oldu.Gene berbat şut yüzdesi,berbat serbest atış yüzdesi,berbat üçlük yüzdesi ve son çeyrekte yırtın,didin gene son topa getir ama kaybet.
Artık klasiğimiz oldu.İstikrar yakaladık (!) yani.
* Dün son top girse ki 13 saniye kala 2 kez şans yakaladık,kazansak ne olacaktı ? Aynı zaaflarla bir şans galibiyeti almış olacaktık.
*Rakipler için çok kolay tedbir alınabilir takım olduk.''Boyalı alanı iyi savun,dışarıdan atışlara zorla,faul yap nasıl olsa serbest atışları atamıyorlar'' bu kadar basit.
* Bakıyoruz istatistiklere Hido 10/3 8 sayı,Ersan 10/3 10s.7r.,Kerem 7/3 ile 8s. ve maalesef Emir'de körle yatan şaşı kalkar hesabı onlara ayak uydurmuş 7/3 ile 8s.3r.       
* 29/16.% 55 ile serbest atış atan ,17/3 % 17.6 ile üçlük atan,% 38 şut yüzdesi olan ,5 asist yapabilen bir takım son topta kaybettik diye çok çok sevinmeli aslında.
* Turnuva boyunca % 27,5 üçlük yüzdemiz.İlk 2 maç sayesinde bu kadar yüksek O da.Hidayet 32/5 ile  üçlük atmış.
* Maç başına 8 serbest atış kaçırma.
basketfaul sitesinde serbest atış yüzdelerimiz çıkarılmış ; 

Kerem Tunçeri, ''Üzüldüğüm şey hücum edemediğimiz için kaybettik. Taktik olarak, teknik ekibin eksikliği olarak...Bunların hiçbirine katılmıyorum. Her şey çalışıldı, her şey düzgün yapıldı. Tek sorunumuz hepimizin formsuz olmasıydı'' demiş.
 Trajikomik bir açıklama.Her şey çalışıldı,her şey düzgün yapıldı ise hepiniz formsuz olamazsınız.Siz sadece fizik,kondisyon çalıştınız,halter,atletizm çalıştınız,zaten çok az hazırlık maçı yaptınız,ne teknik - taktik,ne mental olarak hazır değildiniz.Olsa 8 maç formsuz olur mu aynı oyuncular Allah aşkına ?
* Ömer Aşık'ın ribauntlar ve ikinci toplarda şans bulmaları,Emir ve Enes gibi 2 taze kan olmasaydı son toplarda kaybettik züğürt tesellisi olmayıp,rezil kepaze olacaktık.Bunu unutmayalım.Kaç maç son toplarda kaybediyorsak   oturup düşünmek,sorgulamak lazım.Evet geçen sene Sırpları son saniyede son topta yendik,finale çıktık ta sonradan görüldü ki Kerem Tunçeri'nin ayağı çizgideymiş.
* Ayrıntılı Sonuç değerlendirmesi yapacağız daha sonra zaten ,son olarak hani NBA yıldızlarımız ? Hidayet,Ersan  8 maçta neden formsuz ? Onlara muhteşem uyun kurucu (!) Kerem Tunçeri ve Muhteşem şutör Cenk Akyol (!) da eşlik etti.En güvenilen 3 oyuncu ''Yakarca'' oldu.Ersan,Tunçeri,Cenk Akyol kendi takımları Doping Pilsen'de oynarlar artık.Hidayet'i de alsın Doping Pilsen tam olur.
Acaba turnuva öncesi gene ''Maddi - Manevi  motivasyon (!) mu lazımdı ?
İbrahim Kutluay maç sonrası en güzel eleştiriyi yaptı.Helal Olsun.

10 Eylül 2011 Cumartesi

Almanya - Türkiye : 73-67 (Ayıp artık oynayın biraz) !!!





SALON: Siemens Arena

ALMANYA (73): Robin Benzing (3 ribaund), Johannes Herber (3 ribaund), Steffen Hamann 8 (2 ribaund- 3 asist), Sven Schultze, Heiko Schaffartzik 10 (5 ribaund- 5 asist), Philipp Schwethelm 14 (3 ribaund), Tibor Pleiss, Chris Kaman 20 (7 ribaund), Lucca Staiger, Dirk Nowitzki 19 (7 ribaund- 3 asist), Jan Jagla 2 (2 ribaund)

TÜRKİYE (67): Cenk Akyol, Emir Preldzic 7 (3 ribaund- 2 asist), Ömer Onan 6 (2 ribaund), Ersan İlyasova 4 (7 ribaund), Kerem Tunçeri 3 (1 ribaund- 1 asist), Oğuz Savaş 3 (3 ribaund), Ömer Aşık 19 (11 ribaund), Ender Arslan 5 (1 ribaund- 2 asist), Enes Kanter 11 (3 ribaund- 1 asist), Hidayet Türkoğlu 9 (3 ribaund- 3 asist) 


1.PERİYOT: 6-13
2.PERİYOT: 17-13
3.PERİYOT: 25-20
4.PERİYOT: 25-21




E Grubu Puan Durumu:
1.Fransa 4 4 0 314 292 8 
2.İspanya 4 3 1 309 271 7 
3.Litvanya 4 2 2 321 322 6
 
4.Türkiye 4 1 3 264 273 5 
5.Sırbistan 4 1 3 320 345 5 
6.Almanya 4 1 3 270 295 5
********************************************
AYIP ARTIK.OYNAYIN BİRAZ !!!!
* Gerçekten artık yeter ya.Ayıp artık kardeşim biraz oynayın,oynatın.İlle de ''Maddi - Manevi (!)'' destek mi olması lazım ?
* Milli takım hep aynı görüntüde.Bir sonraki maçta hiç bir yenlik,ilerleme olmuyor.Peki bu teknik heyet ve oyuncular ne yapıyor ? Hiç çalışmıyorlar mı ?    
                                                                                                                                                                           Bu maçtaki istatistiklerimize bir bakalım ;  Şut yüzdemiz % 38.8,Üçlük yüzdemiz 17/5.%29.4,Serbest atış 22/10.%45.5,Ribauntlar 43-34,Asist 9,Top kaybı 10     
                                                                                                                                                                     Fransa (64-68) maçına bakalım ; Şut yüzdemiz %35.6,Üçlük yüzdemiz 24/5.%20.8,Serbest atış 22/17.%77.3,Ribauntlar 42-33,Asist 5,Top kaybı 16      
                                                                                                                                                             Kazandığımız İspanya maçına bakalım ; Şut yüzdemiz % 40,Üçlük yüzdemiz 17/6.% 35.3,Serbest atışlar 17/11.% 64.7,Ribauntlar 37-33, Asist 11,Top kaybı 10  
                                                                                                                                                                    Polonya (83-84) maçına bakalım ; Şut yüzdemiz %50.9,Üçlük yüzdemiz 17/4.%23.5,Serbest atışlar 28/23.%82.1,Ribauntlar 31-21,Asist 14,Top kaybı 15     
                                                                                                                                                                         Litvanya (68-75) maçına bakalım ; Şut yüzdemiz % 45.6,Üçlük yüzdemiz 18/3.% 16.7,Serbest atışlar 17/13.% 76.5,Ribauntlar 30-31,Asist 13,Top kaybı 13
Görüldüğü gibi ;  Şut yüzdemiz sadece Polonya maçında % 50.9 ile en yükseğe çıkabilmiş.Üçlük yüzdemiz de mükemmel bir istikrar (!) sağlamışız Sadece İspanya maçında % 35'e çıkabilmişiz.Onun haricinde yerlerde sürünüyoruz.Serbest atış yüzdemiz de istikrarsız.Genel olarak düşük olduğu bir gerçek.Ribauntlar Ömer Aşık'ın bilhassa ve Enes,Ersan'ın sayesinde hep rakiplere üstünlük sağlamışız.Sadece Litvanya maçında 30-31 gerideyiz.Asistlerimiz düşük,top kayıplarımız fazla.Tablo bu işte.Büyük istikrar var (!) değil mi ? Onun için diyorum hep aynı görüntü,bir sonraki maçta hiç bir ilerleme yok,olumlu gelişme yok hiç mi çalışmıyorlar teknik heyet ve oyuncularımız diye.
* Dün sinirden son 4 dakika fark 9 sayıya çıktıktan sonra daha fazla bu işkenceye dayanamadım ve kapattım.Gene son topa kalmış maç ama neyi değiştirir ? Kazansaydık veya kaybettik,Sırbistan maçını kazanıp,Almanya'da kaybederse çıksak ne olacak ? 
KÖTÜ BASKETBOL OYNUYORUZ KARDEŞİM KÖTÜ.
* Dün son anda kazansaydık haketmiş mi olacaktık ? Hücumdaki kabızlık devam ediyor,ikinci yarı 50 sayı yemişsin,Şut yüzden % 39,Üçlük yüzden 17/5.%29.4,%45.5 ile serbest atış atmışsın,kötü bir kenar yönetimi sergilenmiş,bench  katkın sıfır,oyun kurucuların gene fıtık,takımın lideri Maddi-Manevi (!) NBA yıldızın etrafa sırıtma şovunu basketbolundan öne çıkarmış Allah aşkına söyleyin bütün bunlardan sonra nasıl kazanacaktık ?
* Kenar yönetimi dedik,hücumdaki kabızlık için hiç bir çözüm üretmiyorlar.İyi savunmanın sayesinde ve Ömer Aşık'ın hücum ribauntlarını kovalayıp 2.şans sayıları,Nowitzki ve Kaman'ın tutuk başlamaları sonucu ilk çeyrekte rakip 6 sayıda kalmış,fark 12-13 sayılara çıkmış,üstelik Nowitzki de 3.faulünü alıp kenara gelmiş,fark 12 vurup geçeceğiz ama Orhun Ene garip bir şekilde rotasyonlara gitti.Sittin senedir olamamış Cenk Akyol'u aldı (Sıfır sayı),Tunçeri sahnede,Nowitzki'yi silen hücumda madeni bulmuş Enes'i çıkarıyor,sonra Oğuz Kaman karşısında iyi oynuyorken (6dk.3s.3r.) çıkarıyor,sonra bir daha hiç düşünmüyor.Garibim Oğuz maç sonrası röportajlarda üstü kapalı mesaj gönderiyor ''Hücumda iyi değiliz,ritmimiz yok,ondan kaynaklanıyor'' gibi ama alan kim ?
* Allah aşkına Ribauntlardaki açık üstünlüğümüzü bile skora yansıtamaz hale geldik,basit hatalarla,isabetsiz şutlarla.
* Ömer Aşık tek başına kahramandı.Enes kendisinden beklenenden daha fazlasını yaptı.Ersan skorda kısır,7 ribaunt ile ancak katkı yapabildi.Emir 1 gün önce çıkan aptal röportaj olayının etkisinde kaldığı belli sahada uyur gezer gibiydi.

* Almanya takımına şansımızda tutmuyor (!).11.maçı kaybettik üst üste.Doğru basketbol oynamazsak tabii şansımız tutmaz.Nowitzki faul probleminde oynamasına rağmen değerlendiremedik.Kaman kazmasını ihya ettik.3.adam çıkarmayalım derken  Schwethelm diye bir adam çıkıyor son çeyrekte 3 tane üçlük 11 sayı toplamda 14 maça damgasını vuruyor.Fransa maçında da Kahudi ve Traore çıkmıştı 8'er sayı ile.Sürpriz adamlar böyle damga vururken bizim takım lideri Maddi - Manevi (!) NBA yıldızı Hidayet ancak 15/4.% 26.7 ile 9 sayı atabiliyor.Sürekli geriye çekilerek zorlama çembere çarpan atışlar,bak Nowitzki'ye adam potalı atıyor garanti.
* Şimdi gene bir sırat köprüsüne kaldık.Biz Sırbistan'ı yeneceğiz,Almanya Litvanya'ya yenilecek ve çıkacağız.Olur da .Çünkü balımız da var.Var da neden son toplarda kaybediyoruz diyenler olacaktır.Evet kaybediyoruz çünkü 50 tane yanlış yaparsan ne şans melekleri ne Allah yardımcı olur ? Bakalım bekliyoruz yarını.
* Bu Milli takım şu lanet olası ''yurt dışında dökülüyor sorunsalı''na rağmen 2006'da galiba ABD'de Dünya 6.sı oldu.Nasıl oldu ? Savaşarak,ölümüne mücadele ederek.Biz Onu istiyoruz işte.Savaşın,yürek koyun,ruhunuzu koyun biraz basketbol oynayın yenilin önemli değil.

8 Eylül 2011 Perşembe

Türkiye - Fransa : 64-68 (Parker Farkı) !!!





TÜRKİYE (64): Emir Preldizc 11 (2 ribaund), Ömer Onan 8 (1 ribaund), Ersan İlyasova 10 (10 ribaund, 1 asist), Kerem Tunçeri (1 ribaund, 3 asist), Oğuz Savaş 6 (2 ribaund), Ömer Aşık 10 (11 ribaund), Ender Arslan 2 (1 asist), Enes Kanter 4 (2 ribaund), Hidayet Türkoğlu 13 (8 ribaund), 

FRANSA (68): Joakim Noah 7 (4 ribaund), Nicolas Batum 13 (1 ribaund), Kevin Seraphin 2, Charles Kahudi 8 (5 ribaund, 1 asist), Tony Parker 20 (6 ribaund, 5 asist), Ali Traore 8 (2 ribaund), Florent Pietrus 4 (4 ribaund), Nando De Colo (3 ribaund, 2 asist), Boris Diaw 3 (5 ribaund,1 asist), Mickael Gelabale 3 (2 ribaund, 1 asist) 

1.PERİYOT:14-12
2.PERİTOT:13-19
3.PERİYOT:17-26

4.PERİYOT:20-11



***************************
PARKER FARKI
* Böyle geri dönüşten sonra kaybetmek kötü oldu.Yazık oldu emeklere.88 sayı atan Fransızları 22'si serbest atışlardan olmak üzere 68 sayıda tuttuk ama yenemedik.Niye ? Çünkü hücumda kısır kaldık.
* Açıkcası Fransa bizden iyi takım. Kazanma şansımızı da  düşük görüyordum.Maça iyi tedbirler alarak çok iyi başladık.10-2 öne  fırladık ama gerek ''gerçek NBA yıldızı Parker''ın devreye girmesi,gerekse de pota altındaki tek alternatifsiz oyuncumuz Ömer Aşık'ın 2 faulle kenara gelmesinden sonra fark kapandı.
* 2.ve 3.çeyrekleri çok kötü oynadık.Hele ki 3.çeyrek faciaydık.Savunmada iyice düşünce,rakibin zayıf yönü üçlükleri de sokmaya başladılar ve fark 13'e çıktı.Tam 26 sayı yedik bu çeyrekte.Son 2 dakikada 10-0'lık seri ile adeta havlu attık.
* 4.çeyreğin başında 15'e çıkan farktan sonra Orhun Ene çok geç olarak ''Alan savunması ''kartını oynadı.
Alan savunması tuttu son 6.1 saniye kala Emir'in mucize üçlüğü ile farkı 1'e sayıya indirmeyi başardık.(64-65)
* Ancak 5 saniye kala son hücumda topu kenardan yanlış oyuncu (Emir) ile sokmaya çalışmanın cezasını çektik.Burada Emir'e kızmaya gerek yok.Orada o topu Emir sokmaz,Hidayet sokmalıydı.Kaldı ki Emir bir önceki hücumda olağanüstü zor bir üçlük sokmuş,eli sıcak durumdaydı.Emir'e üçlük set çizmek lazımdı.
* Başta dediğim gibi atletik ve çabuk oynayan Fransızlara karşı 3.çeyrek hariç elimizden geleni yaptık.
Ribauntlarda 42-33 gibi bariz üstünlük sağladık.15 ofansif ribaunttan 25 ikinci şans sayısı bulduk.
Ama 11'i ilk yarıda olmak üzere toplam 16 top kaybımız ve sadece 5 asist'te kalmamız bizi yaktı.
* Oyun kurucu problemimizin olduğu bir kez daha görüldü.5 asist zaten bunu gösteriyor.Ender elinden geleni yaparken,Kerem Tunçeri adeta ''yakarca''ları oynuyor.Herhalde kendini takımına saklıyor.31 şutun 26'sını kaçırmış,17/1 üçlük ile oynayan Kerem Tunçeri'ye hücum seti çizen Orhun Ene'ye de selam olsun.
Bu seviye maçlarda oynatmayacağın belli iken neden genç İzzet'i 12.adam olarak kadroya aldıkta 3.oyun kurucu olarak Tutku veya kadrodan çıkarılan Barış Ermiş'i getirmedik.Emir'i de kullanabiliriz diye düşünmüşlerdir ama Emir'i İzzet'in yerine 4 numarada da kullanabilirdik o zaman.
* Hidayet.13s.8r.ile iyi oynamış gibi gözüküyor rakamlarda ama öyle mi ? 12/4 % 33 ile oynadı.5/0 üçlük.
6/5 serbest atışlardan durumu kurtarmış gözüküyor.Halbuki rakibin NBA yıldızı Parker öyle mi ?
Takım ne zaman hücumda sıkışsa devreye girdi.20s.6r.5a.Daha fazla dakika alması önemli değil,adam farkını gösteriyor sahada.Ender,Sinan ve Emir tutmasına rağmen maça damgasını vurdu.
Rakipte ismini hiç duymadığım kıytırık Kahudi denen adam bile 17 dakikada 8s.(2/2 üçlük),5r.ile bizim Hidayet'ten daha ciddi katkı yaptı.Aynı şekilde Traore de 12dk.da 8s.lık katkı yaptı.
Batum ise gerçekten müthiş bir forvet.
* Maalesef oyun kurucu zaafımız,Ömer Aşık'ın alternatifsizliği ve istikrarsız dış şutlarımız ile keskin şutör eksikliğimiz,hücumdaki akışkanlık zaafımız yenilgilerin baş sebebi.
* Ersan'ı da geç devreye soktuk.İkinci yarıda ancak hatırladık.10s.10r.ile  oyuna ortak olmamızı sağladı.
Ömer Aşık 10s.11r.ile ayakta kalan diğer isimdi.Emir de diğer maçlara oranla daha etkisiz kaldı ancak 22 dakikada 11 sayı katkı yaptı.
*Hakemler de bize çok kolay fauller çaldılar.Rus Hakem Mikhailov gene bu maça verilmişti.İşini yaptı gene (!)
Fransa zaten serbest atışlardan - özellikle son çeyrekte - ekmek yedi.28/22.Biz 22/17 serbest atış attık.
* Şu hücumdaki soruna çare bulmamız lazım.Dış şutlardaki düşük isabet yüzdemizi artık istikrarlı hale getirdik (!).24/5.% 20.8.Orhun Ene ve ekibinin bir şeyler üretmesi lazım.Bir ara çift guard denedi,olabilir.Emir'i 2 numarada kullanıp takımı uzatabiliriz.Gene Enes'i 4 numarada kullanıp,Ersan'ı 3 numaraya çekebiliriz.
Yani ilk hedef Almanya maçı olmak üzere daha ileri gitmek istiyorsak bir çözüm üretmemiz lazım.Savunmadaki emeklere yazık oluyor.
* Hidayet'in bire bir oynaması önemli setlerden biri ama daha önce yazdığım gibi bu hücumda topun daha fazla dolaşmasını engelliyor,saniyeleri tüketiyoruz,rakipte savunmada önlem alıp zorlama atış,el üstü atış şansı veriyor.Ki Hidayet'in şut yüzdesinin düşüklüğü de görülüyor zaten.
* Almanya maçı bizim de onların da ''Ya tamam Ya Devam'' maçı.Nowitzki ve Kaman gibi 2 dev uzunlu Almanya karşısında da işimiz zor.Bu 2 isimden başka isimlere skor yaptırmamak lazım.
(Nowitzki, 2011 Avrupa Şampiyonası’nda geride kalan 6 maç sonunda maç başına 20.2 sayı, 6.2 ribaund ve 1.2 asist ortalamalarıyla oynuyor. Chris Kaman da 13,2 sayı ortalamasıyla oynarken 10,3 ribaund ile mücadele ediyor)
Umarım rakibin zaafları ile ilgili  tedbirleri alırız,formsuz oyuncularımız artık oynamaya lütfeder (!) ve hücumdaki sıkıntımızı gideririz de kazanıp yola devam ederiz.

6 Eylül 2011 Salı

12 Dev Adam ''Sırat Köprüsünden Cennete'' 65-57 !!!







Litvanya’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda A Milli Takımımız, A Grubu’ndaki son maçında İspanya’yı 65-57'lik skorla mağlup etti. Ay Yıldızlılarımız bu sonuçla grubunu Portekiz, Büyük Britanya ve İspanya galibiyetleriyle tamamladı.

Bu akşam alınan galibiyet ile üst tura bir galibiyet taşımayı başaran millilerimiz, üst turda Fransa,Sırbistan ve Almanya ile karşı karşıya gelecek ve çeyrek finale çıkabilmek için mücadele edecek. 

Rudy Fernandez ve Hidayet Türkoğlu’nun karşılıklı boş hücumlarıyla başlayan mücadelede ilk dakikada iki takımda skor üretemedi. Maçtaki ilk sayılarınıFernandez ile bulan İspanya, Marc Gasol’un de pota altı basketiyle durumu 5-0 yaptı. Hidayet Türkoğlu’nun potalı basketi ve bir hücum sonrasında daErsan İlyasova’nın orta mesafe isabetiyle Millilerimiz skoru 5-4’e getirdi. Boyalı alanda Gasol ve Ibaka ile etkili olmaya çalışan rakibine Ay Yıldızlılarımız, Ersan ve Hidayet ile karşılık verdi. İlk periyotu İspanya, Fernandez ve Calderon’un önderliğinde yakaladığı 8-0’lık seriyle 19-10 önde tamamladı. 

İkinci periyotun ilk hücumunda Millilerimiz, Kerem Tunçeri’nin asistinde Emir Preldzicile üç sayılık basket bulurken, bir hücum sonrasında da turnike basket kaydetti. Juan Carlos Navarro’nun sayılarıyla etkili olan İspanya karşısında Ay Yıldızlılarımız, özellikleEmir Preldzic’in katkısıyla farkı 13.dakikada 3 sayıya indirdi (24-21). Temponun yükseldiği bölümlerde Rudy Fernandez ile üç sayılık basket bulan İspanya, farkı da 15.dakikada 6 sayıya yükseltti (29-23). Savunmaların ön plana çıktığı dakikalarda Enes Kanter üçüncü faulünü alarak kenara gelirken, hücumda Hidayet Türkoğlu ile skor üreten Ay Yıldızlılarımız, 19.dakikaya 2 sayı farkla geride girdi (35-33). Ancak devreye İspanya, Jose Calderon’un üç sayılık basketiyle 38-35 önde girdi. 

Juan Carlos Navarro’nun asistinde Serge Ibaka’nın basketiyle üçüncü periyota başlayan İspanya, ilk dakikalarda pota altına top indirerek hücum etti. Emir Preldzic’in dip çizgiden bire birde bulduğu basket sonrasında İspanya, Rudy Fernandez’in de devreye girmesiyle farkı 24.dakikada 8’e çıkarttı (45-37). Hücumdaki suskunluğunu Preldzic’in üç sayı isabetiyle bozan Ay Yıldızlılarımız, Ömer Aşık’ın serbest atışları veEnder Arslan’ın da üç sayılık basketiyle durumu 48-47’ye getirdi. 7-0’lık seri sonrasında mola alan İspanya,Felipe Reyes ile iki serbest atışı sayıya çevirdi. Son bölümde serbest atış çizgisinden skor bulan İspanya, periyotu da 55-49 önde tamamladı. 

Son 10 dakikalık bölüme Felipe Reyes’in basketiyle başlayan İspanya karşısında savunmadaki direnciyle etkili olan Ay Yıldızlılarımız, rakibine de kolay sayı şansı vermedi. Bu bölümde Ömer Aşık ile pota altını iyi değerlendiren Millilerimiz, Ender Arslan’ın da basketleriyle 8-2’lik bir seri yakaladı ve durumu da 35.dakikada 57-57’ye getirdi. Hücumda organize olmakta zorlanan İspanya karşısında Ömer Onan’ın üç sayı isabetiyle skor üstünlüğünü eline alan Ay Yıldızlılarımız, son dakikaya da 57-60 üstün girdi. Son dakika içerisinde rakibini top kaybına zorlayan A Milli Takımımız, karşılaşmadan da galibiyetle ayrılmayı bildi. 

İSPANYA (57): Rudy Fernandez 11 (4 ribaund- 2 asist), Ricky Rubio (4 ribaund- 1 asist), Juan Carlos Navarro 9 (3 asist), Jose Calderon 5 (3 ribaund- 1 asist), Felipe Reyes 11 (6 ribaund), Fernando San Emeterio (1 ribaund), Sergio Llull (1 asist), Marc Gasol 12 (5 ribaund), Serge Ibaka 9 (8 ribaund- 3 asist), Victor Sada (1 ribaund- 1 asist)

TÜRKİYE (65): Emir Preldzic 18 (5 ribaund), Ömer Onan 5 (5 ribaund- 1 asist), Ersan İlyasova 6 (11 ribaund), Kerem Tunçeri (1 ribaund- 1 asist), Ömer Aşık 12 (8 ribaund), Ender Arslan 10 (6 asist), Enes Kanter 2 (1 ribaund), Hidayet Türkoğlu 12 (3 ribaund- 3 asist) 

1.PERİYOT19-10
2.PERİYOT19-25
3.PERİYOT17-14
4.PERİYOT
2 -16












Bu yıl Litvanya’da düzenlenen 2011 FIBA Avrupa Şampiyonası’nda mücadele eden A Milli Takımımız, A Grubu’nun son maçında, İspanya’yı 65-57 yenerek üst tura yükselirken, millilerimizin aldığı bu galibiyet Türk basınında manşetlere taşındı

Bugün Türkiye’de yayınlanan yerel ve ulusal gazeteler spor manşetlerini 12 Dev Adam’a ayırırken, alınan galibiyete ve oynanan basketbola methiyeler düzdüler.



Cumhuriyeti Gazetesi, İspanya galibiyetini manşetten vererek “Devler’in İspanya Zaferi”başlığını atarken, Fanatik Gazetesi de tam sayfa yer verdiği 12 Dev Adam’ın zaferini,“Çılgın Türkler” başlığı ile yayınladı. Yine Fanatik Gazetesi basketbol yazarı Gökhan German da yazdığı köşe yazısında “Bileğimizin Hakkıyla” başlığını kullanırken, 12 Dev Adam’ın aldığı galibiyeti değerlendirdi.

Bir diğer ulusal spor gazetelerinden biri olan Fotomaç Gazetesi ile yarım sayfa yer ayırdığı A Milli Takım’ın başarısını “Helal Olsun Size” başlığı ile okuyucularına duyururken, Fotospor Gazetesi de “12 Dev Adam İkinci Tura Yükseldi” ve “Büyüksün Britanya”başlıklarını kullandı.

Habertürk Gazetesi millilerimizin zaferini, Büyük Britanya’nın aldığı galibiyete atıf yaparak, “24 Dev Adam”, “Thank You” ve “Diriliş” başlıklarını atarken, Habertürk Gazetesi basketbol yazarı Gökhan Türe de “Tabutta Röveşata” adlı köşe yazısında alınan galibiyeti değerlendirdi.

Hürriyet Gazetesi İspanya karşısında alınan görkemli galibiyeti, “Devler İspanya’yı Devirdi” başlığı ile yayınlarken, Milliyet Gazetesi de, “12 Dev Adamla Kabustan Rüyaya” başlığını atmayı uygun buldu. Sabah Gazetesi ise millilerimizin ikinci tura yükselmesini “İade-i İtibar” başlığı ile duyurdu.



Takvim Gazatesi, “Deng You” başlığını manşetlerine taşırken, “Türkiye Gazetesi, “Devler Geri Döndü”, Vatan Gazetesi “Büyük Britanya, Büyük Türkiye”, Yeni Asır Gazetesi“Devlerin Mucizesi” ve “El Ele Düğün Bayram” başlıklarını kullandı.

Yeni Şafak Gazetesi 12 Dev Adam’ın zaferini, “Uyuyan Dev Uyandı” başlığı ile duyururken, Zaman Gazetesi de “Milliler İspanya’yı Devirdi, Tur Kapısını Britanya Açtı” başlığı ile okurlarının karşısına çıktı.

Bursa’da yayın yapan yerel gazetelerden Bursa Gerçek elde edilen galibiyeti “Devler’in Dönüşü” ve “Cenazeden Düğüne” başlıkları ile işlerken, Bursa Hakimiyet, “Dev Zafer”ve “Devsin Türkiye” başlıklarını kullanmayı uygun gördü. Bursa Hayat “Muhteşem Dev Adam”, Bursa Kent “Devlerin Olimpiyat Ruhu”, Bursa Olay “Kabustan Rüyaya”, Bursa Yeni Dönem “Boğaları Dize Getirdik” başlıkları ile baskıya girdiler.
























********************************************************
CENAZE EVİNDEN DÜĞÜN EVİNE !!!
 * Basketbol bunun için çok seviliyor işte.Umutların bittiği,bavulların toplandığı,eve dönüş biletlerinin alınmak üzere hazırlanıldığı bir durumdan belki de Şampiyonluğa,finale,Olimpiyat Vizesine gideceğiz.
* Öncelikle çok az olan umutlarımızı yeşerten ve bize hayat öpücüğü veren B.Britanya basketbol milli takımına yetersiz koçları dahil özellikle de Luol Deng & Joel Freeland ve arkadaşlarına sonsuz teşekkür etmek lazım.Luol Deng çok özel bir oyuncu.
* Polonya tüm enerjisini,her şeyini bizim maçta harcamış olsa gerekti ki tarihi bir başarının eşiğinde olmalarına rağmen gazı kaçmış gazoz gibi sahada dolaştılar durdular.Hal böyle olunca Luol Deng gibi bir süper star'a  ve Freeland gibi gösterişsiz ama son derece faydalı bir gerçek star bunu affetmedi.İlk kez oynayan Archibald ve Clark gibi uzunların kazmalıkları ile 3 uzunlu sistem tutmuşken sürekli bunu bozan Chris Finch gibi yetersiz koçları bile Polonya'yı canlandıramadı ve bizi tekrar dirilten sonuç ortaya çıktı.
* İspanya karşısına 2.tura çıkmayı garantilemenin rahatlığı ile çıktık.İspanya'da Polonya'nın kaybetmeyeceğini ve çıkacağını düşünerek Pau Gasol'u dinlendirmek istedi.Plan tutmadı ama onun yerine görev vereceği Reyes'i ve diğer uzunların motivasyonunu bozmamak için yeniden Pau Gasol'u sahaya süremedi Scoriolo.
* Litvanya karşısında maça fırtına gibi başlayıp,silindir gibi ezen İspanya ilk yarıda 62 sayı atıp 31 sayı fark atmıştı.P.Gasol'suz da olsa maçtan kopmamak,sonuna kadar gitmek ve galibiyet şansına ortak olmak düşüncemiz vardı.19-10 gibi bıçak sırtı ilk çeyrekten sonra Emir ikinci çeyreğe başladı ve farkını gösterdi.Aynı şekilde 3.çeyrekte de mucize basketleri ile kırılma anlarında hep bizi maçta tuttu.
* Gerçekten de Emir istatistiklerde 18dk.18s.5r.ile en skorer ve etkili oyuncumuz gözükse de asıl katkısı dediğim gibi maçtan kopacağımız kırılma anlarında çok zor pozisyonlarda attığı basketlerle bizi maçta tutmasıydı.Yorulunca top kayıpları ve zorlamaları oldu ama olacak tabii.
  Emir'in şu resmini iyi hatırlıyorum.2006'da İzmir'deki Avrupa Ümitler Şampiyonasında kendisini çok beğenmiştim.Yanılmamışım :))
(Resim : Mete Aktaş twitter'dan)
* Emir ile birlikte bu zaferi getiren 2.isim Ender di.Hep söylediğimiz ,eleştirdiğimiz oyun kurucu konusunda ,işte Ender ikinci yarı ve özellikle son 5 dakika inanılmaz oynayarak sonuca direkt etki etti.24dk.10s.6a.İşte oyun kurucu böyle oynamalı.
* Demek ki ''Oyun kurucun kadar konuşursun'' lafı boşuna söylenmemiş.
Ender ne kadar pozitif ise Kerem Tunçeri o kadar negatif.Kendisi de bunu kabul ediyor ve Ender'in hakkını veriyor zaten.2.turdan itibaren artık kendisi de sahneye çıkmalı.
* Bireysel performanslardan gidiyorken,Hidayet'e gelirsek ; 30dk.12s.3r.3a. rakamları var ama gene beklediğimiz gibi değildi.11/5 isabete gene sonlarda ulaşabildi.3 sayı öndeyken çizgiye basarak batırıyor derken,6 sayıya çıkardığı öldürücü üçlüğü ile hem kendini hem takımını kurtardı.
Hidayet diyor ki ; ''Hücumda aktif bir şekilde topu çevirirsek daha iyi olacağız''.Bunu duyunca gülümsedim.Yahu Hido sayende olmuyor işte o iş.Top sana geldiğinde 15 saniye elinde tutuyorsun ve sonra zorlama atış.Yani hücumda statik kalmamızın,akışkanlığı sağlayamamamızın sebebi sensin Hido :)) 
* Ömer Aşık 28dk.12s.8r. ve Ersan 34dk.6s ama 11 ribaunt,Ömer Onan 5 sayı 5 ribaunt ama öne geçmemizi sağlayan 3'lüğü çok önemliydi.
Şöyle baktığımızda tüm oyuncularımızın ciddi katkısı oldu.
* Ve gelelim savunmaya.Basketbolun temel kuralıdır ''Savunma yapmadan kazanılmaz'' ve ''İyi savunma ile her takımı yenebilirsiniz'' İlk yarıda İspanya bizden çok daha agresif ve canlı savunma yaptı.Onların seviyesine biz fazla çıkamadık.Ancak ikinci yarı savunmamız müthişti.
Hele ki son çeyrekte ''tarihe geçecek bir savunma yaptık'' Ne demek yahu ? 4.çeyreğin skoru :16-2.İspanya'nın tek basketini 08.45 kala Reyes attı.Yani 08.45 dakika İspanya'dan sayı yemedik.Hücumda da Ender organizasyonu iyi yapıp takımı oynatınca farkı kapatıp,öne geçtik ve bir daha yakalanmadık.Scoriolo kenarda çıldırdı.Hatta maçın sonunu kendi hücumundan çok bizi durdurmayı düşündüğü için savunma 5'i ile oynadı ve Calderon'u değil Rubio - Sada ikilisi ile oynadı.Savunma konusunu  toparlarsak ;İspanya'yı 57 sayıda tutmak büyük işti.
Navarro'yu 12/3.%25'te tutmak çok önemliydi.31 dk.da 9 sayı atabildi.
* Ribauntlarda 37-33 önde olmamızda galibiyetin anahtarlarından biriydi.
* Üçlük yüzdemiz gene düşük.Bu kez Polonya maçı gibi 17/4 değil 17/6.% 35.
* Orhun Ene de maç öncesi 2.turun rahatlığı ile iyi yönetti takımı.Çift guard'a dönmesi mesela iyi bir düşünceydi.Tüm oyuncuları iyi kullandı.Oğuz'u hiç olmazsa hücumda tıkandığımızda düşünmesi gerekiyor yalnız.
* Neticede bu maça çıkmadan 2.tur garanti olsa da ipten döndükten sonra artık akıllarımızın başa gelmesi ile yürek koyup,ilerisini  düşünerek aldığımız bu galibiyet çok çok iyi oldu.
E Grubuna 1 galibiyet taşıyarak Litvanya'nın önüne geçtik.Ömer'in maç biterken attığı top sayı olsaydı İspanya'yı da geçiyorduk sayı averajı ile.Gene de bu yeni grupta İspanya'dan ikili averajda öndeyiz.1 galibiyet aldığımızda İspanya 2 galibiyet almak zorunda olacak.

* Her takımı yenebilecek ama her takıma da kaybedecek bir takımız.
* Asıl iş şimdi başlıyor.Yarın ilk maçımızı Fransa ile oynuyoruz.Dün akşam Fransa - Sırbistan nefes kesen maçını izledim.Fransa çok iyi bir takım.Bildiğimiz gibi atletik ve boyalı alanı çok iyi kullanan bir takım.Pota altında iyi boğuşursak şansımız olur.7/1 üçlük attılar sadece dün akşam.
Parker'ı anlatmaya gerek yok.Anahtar boyalı alanda.Orada durdurursak neden olmasın ?
.

Etiketler