FB SPOR KULÜBÜ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
FB SPOR KULÜBÜ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Haziran 2010 Salı

Aykut Kocaman Devri Resmen Başladı.



http://img84.imageshack.us/img84/1595/aykutkocaman.jpg
 TEKNİK EKİBİ
Yardımcı Antrenör: İsmail Kartal
Yardımcı Antrenör: Fahrudin Ömeroviç
Antrenör: Turgay Altay
Kondüsyoner: Doç. Dr. Alper Aşçı
Maç Analisti: Arda Keskin
Kaleci Antrenörü: Murat Öztürk
Bireysel Futbolcu Antrenörü: Dolu Arslan.
İdari Menajer  : Hasan Çetinkaya

2008-2009 Ankaraspor TEKNİK KADRO
Aykut KOCAMAN (Teknik Direktör)
Fahrudin ÖMEROVİÇ (Antrenör)

Kazım KONAK (Kaleci Antrenörü)
Arda KESKİN (Antrenör)
Turgay ALTAY (Antrenör)
Barış KARAKOÇ (Analist)
Alper AŞÇI (Kondisyoner)
Hasan Çetinkaya (İdari Menajer )

***********************************************************************************************************
1-Öncelikle Hayırlı Uğurlu Olsun.Başarılar.Geliş şeklini yanlış bulsam da bazılarından çok daha fazla önemsediğim '' FB Değerleri'' nin bir temsilcisi ,kendi evladımız olduğu için elbette destekleyeceğim.Bazı sözde Fenerlilerin ''değerlerimize sahip çıkalım'' deyipte en büyük değerlerimizden Rıdvan Dilmen'e linç ayinleri düzenledikleri gibi yapmayacağım.
2-Aykut Kocaman futbolculuk döneminde Rıdvan ile beraber en çok tuttuğum oyuncuydu.Attığı gollerindeki seri hareketleri nedeniyle ''Tak Tak Aykut'' lakabı takmıştım kendimce.
Ancak 2 kez beni hayal kırıklığına uğrattı.Birincisi ; 70 yaşındaki ninelerin bile büyük bir kinle apartmanın üçüncü katından FB  taraftarlarının kafasına saksı attığı Trabzon cehenneminden Şampiyonluk çıkardığımız maçtan sonraki gereksiz işgüzarlıkla yaptığı şu açıklamasında ;
"Bütün sezon uğraşıyorsunuz, bütün emekleriniz tek maçla heba oluyor. Kendi galibiyetimize seviniyorum, ama Trabzonlu arkadaşlarım için de üzülüyorum. Trabzonsporlu futbolcu arkadaşlarımın şu an yerinde olmak istemezdim. Hiçbir şampiyonluk insan hayatından daha değerli değildi. Türkiye'de başarının ölçüsü birinci olmak. Bu, yanlış. şu anda yenildikleri için Trabzonsporlular aşağılanacak. ama biliyoruz ki onların yerinde biz de olabilirdik"
Yemişim centilmenliği.Bana bir Yunan takımı gibi değil adam gibi baksınlar amenna.
İkincisi daha vahimdi.2005-2006 sezonunun 8.haftasındaki Konyaspor - FB 2-4'lük maçında Anelka'nın faulle (elle değil hala elle diyen dangalak Fenerliler bile var) attığı 1.gol nedeniyle (Halbuki o golle daha 2-1  olmuştu) maçtan sonra şu sözleri söyleyerek istifa ediyorum demesi.
"Arkadaşlar artık bu sistemden‚ bu düzenden bıktım. Bu sistem‚ bu düzen düzelmek için bir kurban istiyor. Dayanacak gücüm kalmadı ve teknik direktörlük hayatımı bu maçla birlikte noktaladım"
Bu düzen ,bu sistem derken Fenerbahçe'nin de içinde bulunduğu düzeni kastediyordu.
Ve bu çıkışından sonra bizim 3 küçük kardeş ''Temizligçiler'' olarak pankart kardeşliği yapmadılar mı ?
  Bu 2 bana göre son derece gereksiz kimilerine göre çok doğru çıkışları kafamda Aykut Kocaman'ı bitirmişti.Geçtiğimiz yıl SD olarak göreve getirildiğinde de geçmişi bir kenara bırakarak kendi değerimiz kulübüne hizmet edecek diye (zira bu kulüpte gs'lilerin ekseriyetle görev yapması yeni trend idi) Hoşgeldin dedik.
 3-Aykut Kocaman yukarıdaki gereksiz 2 çıkışındaki sözleri gibi Mart Ayında gene büyük bir gaf yaparak şu sözleri söylemişti ; "Daum'un üzerine gelmem gibi bir düşüncem yok. 
Asla olmadı, olmayacak da.Ne şimdi ne de gelecekte Fenerbahçe teknik direktörlüğü'nü düşünmüyorum"
  Bu sözü söyledikten 3 Ay sonra Daum'un yerine gelmesi ve bu yapılırken FB etik değerlerine yakışmayacak şekilde Daum'un gönderilmesi hep akıllarda büyük bir eksi olarak kalacaktır.
4-Bu görevlendirme ne bir devrimdir ne büyük bir revizyon.Aksine Aziz Yıldırım'ın son şansı ve takıma sıfır tolerans noktasında gelmesi çok büyük yüktür.
5-Oynatacağı sistem,kuracağı takımı görmek lazım başarılı olup olamayacağına dair yorum yapmak için ama en önemli nokta ''Aziz Yıldırım'ın ne kadar arkasında durabileceğidir''
Rıdvan'a yaptığını umarım Aykut'a yapmaz ve şu fotoğraftaki gibi göstermelik mesaj vermek gibi değil tam anlamıyla arkasında durur.Durmak zorunda zira kendisi de gider bu kez.

 Bir arkadaşımız çok güzel özetlemiş ; ''Umarım başkan'ın gösterdiği bu destek, bu güven, Aykut'un sahip olduğu bu kredi ,sonuçlara değil sisteme ve kişiliğe odaklıdır''
6-Başkan hem Sportif Direktör hem teknik direktör olacak titri kendisi seçecek gibi bir şeyler
söyledi.İngiliz Menajerlik sistemi olsa gerek diyelim yoksa böyle bir garip durum sadece bizim ''Kurumsal Sistem'' (!) de görülür.
7-Bugünkü basın toplantısında her şeye cevap verecek denildi ama kimse de sormadı ki Konya maçından sonraki ve Mart Ayında yaptığı açıklamaları.Çok büyük destek var deyip,basın kendileri de ileride sıkıntı çekmemek için susmayı ,beylik soruları tercih ettiler.
 En azından Konya maçından sonraki açıklamaları ile ilgili kırdığı tarafarlardan - ben de dahil - bir özür dileyebilirdi.
8-Oynatmak istediği sistemi merak ediyorum.Basında kendisine destek veren Altan Tanrıkulu,Hakan Can gibi yazarların yazılarında ve kendi demeçlerinde bahsedilen '' topa sahip olan ,agresif oynayan,toplu topsuz oyunda var olan oyunculardan oluşan hızlı ve çabuk oynayan bir sistem'' .Çabuk ve hızlı oynama düşüncesi,sorunu teşhis edip kanat oyuncu transferi stratejisi
çok güzel ama topa sahip olarak bol pas yapma gibi Parreira'nın kadük anlayışı da tezat değil mi ? Hem bol pas yaparak ,top bizde kalsın anlayışı hem çabuk ,hızlı,dikine oynama nasıl olacak anlamıyorum.O Parreira sistemi bizi deli eden yavaş oynatan sistem zaten.
Bir de Aykut Kocaman'ın golcü oynadığı için hücum futbolu oynatır diyorlar ama ben şimdiye kadar  Aykut Kocaman'ın çalıştırdığı takımlara hücum futbolu oynattığını görmedim.Son Ankaraspor ligin en çok berabere kalan ,en sıkıcı futbol oynayan takımıydı.Elindeki malzemeye bağlı bir yerde tabii de Aykut Kocaman büyük bir Parreira hayranıdır ve efektidir.
Umarım özlediğimiz agresif,hızlı,dikine oynayan hücum futbol oynayan bir takım yaratır.
9-Transferde de tam yetkili madem geçen yılki vasat oyunculardan kurulu bu takıma 4-5 direkt oynayacak transfer yapmak zorunda.Geçtiğimiz sezonki takımda Alex,Emre,Lugano ve biraz da Gökhan Gönül haricinde kaliteli futbolcu yoktu.Diğerleri vasat ve vasatı aşamayan oyunculardı.
Eğer mini bir revizyon yapmazsa - aslında geniş bir revizyon lazımdı ,devrim işte o zaman olurdu - ilk sınavı CL elemelerini geçemez ve ilk büyük golü yemiş olur bizden söylemesi.
10- Aykut Kocaman'ın göreve getirilişinin artıları da olacaktır.
Birincisi ;Türk futbolunu tanıması,geçen yıl kulüp ve takım içinde olduğu için bu da avantaj.
Bir yabancı hoca gelseydi Türk futbolunun gerçeklerini tanımadığı için en az 1 sezon geçecek
ve başarısız olma şansı yüksek olacaktı.Bknz.Rijkaard ve muhtemel Schuster.
İkincisi de ; Aziz Yıldırım'dan kaynaklı FB Antipatisini azaltabilecek kişiliği.
11-Aykut Kocaman kadrosunu Ankaraspor'daki ekibinden kurmuş.
Sadece İsmail Kartal ve geçen yıl ki kaleci antrenörü Murat Öztürk farklı.
İsmail Kartal'ın olması çok iyi.İsmail Kartal çok çalışkan,futbolu iyi bilen,Sivasspor'u Süperlige çıkarma başarısı göstermiş bir antrenördür.Gönül isterdi ki madem ''Fenerbahçeliler görevde''
kaleci antrenörü olarak Nurettin Yıldız,yardımcılıklarına arkadaşları Turhan Sofuoğlu ve İlker Yağcıoğlu'nu getirsin ama yapmadı.FB TV'de yorum yapan bu değerlerimizi de hem faydalanmak için hem de vefa olarakta almalıydı.
12- O verdiği Hagi örneği de gereksiz bir laftı ve yanlıştı.Alex ve PVH dururken ne diye o emek hırsızı çirkef örnek gösterilir ? Kendisi ''Objektif - Centilmen Fenerli'' Biz ''Subjektif - Fanatik Fenerliyiz'' herhalde de anlayamıyoruz bunları.
13-Son olarak Daum konusuna değinip bitireyim.Evvela bu kulübe öyle veya böyle 2 Şampiyonluk  kazandırmış ve 2 tane de son maçta kaçırmış bir hocaya hem yapılan hem arkasından taraftarların yazdığı yazılar çok ayıp ve yazık.Heralde bu lanet olası kötü bir gelenek ki Aylin Hanım da Jan de Brandt'a sallamıştı yeni hoca imza atarken.Birini yüceltirken sana hizmet etmiş diğerini yerin dibine batırmak FB geleneklerinde olmamalı .Yapılması gereken hizmetleri için teşekkür edip güle güle demektir.Yakşmıyor Fenerbahçe'ye.
 Daum'un gönderiliş şeklinin böyle ayağa düşürülmesinin sebebi ortaya da çıktı.Yakın zamanda belli bir miktarda anlaşacaklarını söylemiştim zaten.Yöneticiler Aragones faciasından sonra kulübe gene büyük bir tazminat yüklememek için - nasıl düşündülerse - kendi ceplerinden vermek istemişler Daum'un tazminatını,öyle olunca da ceplerinden daha az para çıksın diye koskoca FB  kulübü değerlerini ayaklar altına aldılar.
 Daum silah mı dayadı 3 yıllık öyle sözleşme yapalım diye.Yaparsan katlanacaktın.
  Bir de Daum 2 son maçta kaçırdığı sezonlardaki Şampiyonluklarda önemli hatalar (Denizli'de Anelka yerine sakatlıktan çıkmış ve 3 Ay önce bjk ile anlaşmış Nobre'yi oynatması,son Trabzon maçında Semih'i almaması gibi) yapmıştır ama 2 sezonda da istediği transferler yapılmamıştır.
 İlkinde 100.yılda asıl transferleri yapmak için sadece Appiah alınmış,bu sezonda sadece Baroni alınmış,devre arasında Dentinho'yu istemiş,Aykut Kocaman 10 m.euro bonservis bedelini fazla bulduğu için veto etmiştir.Bu gerçekleri de gözardı etmeyelim.Bu yazdıklarımdan dolayı Daum'cu derler ama ne kadar çok eleştirdiğimi burada herkes bilir.Demek istediğim arkadan sallayıp,tu kaka ilan etmemek ,hizmetleri için teşekkür etmek yeter deyip önümüze bakmaktır.

18 Haziran 2010 Cuma

Daum Sorunu Kurumsal Rezalet'e Döndü !!!

 Bu iş harbiden kurumsal rezalete,komediye döndü.Yakışıyor mu koskoca Dünya Kulübü Fenerbahçe'ye bu görüntü ? Yapmışsın adama tavizin tillahını verip ballı börekli kapı gibi sözleşme,ondan sonra kovamayınca da 8-9 milyon avro vermemek için basit,ucuz çocukca oyunlara yelteniyorsun.Hani işinize gelince İslam Baba'nın sözüne sarılıp ''Fenerbahçe'nin büyüklüğü ne kupa ne Şampiyonluk büyüklüğüdür,onun adıkonamaz'' diyordunuz.
 Bu mu büyüklük ? Ucuz santraç hamleleri ile güya adamı köşeye sıkıştırdınız ?
FB bu tür ayak oyunlarıyla hocasını göndermeye çalışmaz.Nasıl yaptıysan o anlaşmayı,paşa paşa ödersin adamın tazminatını gönderirsin.Ki cebinizden vermelisiniz bu parayı onu da belirtelim.
Bakın örnek aldığınız Real Madrit'e (İspanya'nın gs'sidir ama bizimkiler yolundan gidiyor) nasıl 
anında verdi Pellegrini'nin 5m.avrosunu gönderdi,getirdi Mourinho'yu.Onun içinde İnter'e tazminat ödedi,tıpkı Pellegrini'yi getirirken Villareal'e ödediği gibi.
   Şimdi karşılıklı satranç hamleleri yapıyorlar hukuk önünde koz elde etmek için.
Daum'u yazılı tebligat ile çağırdılar.O da 1 Aylık izin hakkının dolduğu tam 17 Haziran'da geldi
açık vermemk için.Sonra bizimkiler çıkan demeçlerini göstermişler basından ''Ya Aykut Ya Ben
dedin'' mi diye.Daum her zamanki makyavelistliği ile hayır demiş tabii.
 Adamın oğlu ve yardımcılarını kovuyorsun.Eyvallah diyor.
Tek yetkili hiç sevmediği Aykut Kocaman.Ona bağlısın bundan sonra diyorlar.Eyvallah diyor.
 Zaten Daum delikanlı adam olsaydı,paragöz olmasaydı 2006'da da ,geçtiğimiz sezon da transfer istediğinde yapmayan yönetime restini çeker basar istifayı onurluca giderdi ama asla yapmadı ve Aziz Yıldırım'ı yağlayıp yıkamaya devam etti.
 Her şeyi sine çekmiş gözüküyor şimdilik.Aziz Yıldırım'ın çantası denilen Alaattin Metin Akşam'da yazmış her şeyi salondaymış gibi.
 ''Davul Daum'da Tokmak Aykut''taymış şimdi öyle diyor.
 6.6 m.avro 2 yıllık alacağından vazgeçmiyor haklı olarak.İş çabuk çözülmez de takımın çalışmaları başlarsa diye Koch'u gönderemediler.Onun da tazminatı var tabii.
 Böyle gitmeyeceği belli.Daum seneye bu takımı çalıştırmayacak.
Karşılıklı ucuz hamleler devam edecek,sonunda belli bir rakam tazminatta anlaşılacak,sonra Daum o rakamı alıp gidecek ve Aykut başlayacak.
 Diyelim toplam 8 m.avro tazminat var şimdi.Yarısı 4m.avro'da anlaşılırsa 4m.avro tasarruf etmek için mi koskoca Fenerbahçe'yi bu tip basit ayak oyunlarıyla rezil edeceksiniz ? 
Dillerden düşmeyen Kurumsal yapı yerlerde Aziz Bey.Bunun adı ''Kurumsal Rezalet'' dir.
 Aziz Yıldırım'ın o koltuğu dolduramadığını defaatle yazdım daha önce.İşte son örneği.
Yıldırım Holding'i değil 103 yıllık tarihi dev bir spor kulübünü yönetip,dev bir camiayı temsil ediyorsun ? FB Değerlerini bu kadar ucuzlatmaya hakkın yok Aziz Bey ?
 Müritleri,şak şakçıları,biatçıları hemen kendisi ve yönetimini savunmaya geçmişler.
 FB SPOR KULÜBÜ'nün 1998'den beri var olduğunu zannedenlerden başka bir şey  beklenmezdi zaten...
 YAZIK ÇOK YAZIK.....

26 Mart 2010 Cuma

Fenerbahçe Taraftarını eleştiriyorum.!!!



Bu konuyu yazmadan duramayacağım zira fena halde canımı sıkıyor.
 Her zaman yazar ve söylerim ''Fenerbahçe Taraftarının Eşi benzeri
yoktur'' Olumlu anlamda da Olumsuz anlamda da.
 FB taraftarı kadar takımına bağlı,sürekli karşılıksız maddi manevi her şeyini
kulübü için veren,devamlı para harcayan  başka hiç bir taraftar yoktur
bunu herkes biliyor.
 Ama olumsuz anlamda da eşi benzeri yoktur.
Hiç bir şeyi beğenmeyen,doğrucu davut kesilen,tepkisiz,sadece çeşitli
sanal ortamlarda yakınmaktan başka bir şey yapmayan,bunu yapanlara
da köstek olanların da olduğu,biat edenlerin,körü körüne şak şakçılık
yapanların,balık hafızalıların,sürekli karamsarlık saçanların,bozguncuların,
rakip takım,oyuncu,yönetici hayranlarının,kendi değerlerine
sahip çıkmayan ve yerden yere vuranların olduğu v.s v.s bulunduğu bir profil.
  
Herkes topyekün böyle değil tabii.Grup grup böyleleri var ama etkileri 
büyük oluyor.
 12 senedir yönetimde olan bir Başkan ve Yönetim var.
Çeşitli konularda hala ve sürekli yanlışlar yapıyorlar ama bir grup
taraftar biat kültüründe Başkan ne yapsa haklıdır modunda hiç bir
eleştiri getiremiyor ve eleştiri yapanları hain ilan ediyor.
 Bu kişiler FB Spor kulübü taraftarı değil sanki Azizbahçe taraftarı.
Şampiyonluğumuzu doping ile çalan Efes Pilsen ile sponsorluk anlaşmasını
bozmadığı gibi 2 yıl daha uzatıyor kimseden ses yok.
 Aynen 2 kez Fatih Terim'e teklif götürülmesi,FB'ye küfür eden Tümer,
Fatih Akyel ,Emre'lerin transfer edilmesine ses çıkarılmayıp
kabullenedildiği gibi.

  Bir kesim var takım kötü futbol oynuyor diye MHK ve PFDK'nın aleyhimize kararlarına tek kelime etmiyor edenlere de engel oluyorlar.
Mesela Keita'nın görüntülerdeki edep dışı hareketi için gündem yaratmaya
çalışan taraftarlara ''Hiç bir şey olmaz'' ''Boşuna uğraşıyorsunuz'' 
Ivır zıvır gibi negatif mesajlarla köstek oluyorlar.
  Ve bu konu çeşitli platformlarda gündeme getirilip kamuoyu oluşturulması
gerekirken 3-5 site,forum,blog sahibi  ancak çırpınıyor.
 fenerblog ağında mesela 60 tane blog var kaç tanesi bu ve benzer
aleyhimizdeki konuları gündem yapıyor ? 
Ama Özhan Canaydın için kaç tanesi ağıt yakıyor ?
Evet doğruya doğru.
 Özhan Canaydın'ın vefatı elbette üzücüdür ve insan olarak üzüldük
ve rahmet diledik.Ama bu kadar abartılmasını da anlamış değilim.
 İnsan Özhan Canaydın'a değil bir de gs'li Özhan Canaydın'a bakmak
gerekmez mi Fenerbahçeli olarak ?
 Kimdir gs'li Özhan  Canaydın ?
Birincisi Peşkeştepe'nin mimarıdır.
65 yaşında 67 kez Ankara'ya gitmiş ,Başbakan'ın kapısında yatmış
önünde ağlamış ve sonunda amacını gerçekleştirmiş gs'ye devlete
bedava stad yaptırmayı başarmıştır.Bu proje biz FB'lilerin aleyhine mi
değil mi ? Bizzat geçen gün Işın Çelebi anlattı.
Projede 120 dönümlük yeri Sağlık Bakanlığı Hastane yapmak için
istemiş ama Özhan Bey Başbakan'ın karşısında ağlamış böyle olursa
tüm proje biter ,mahvoluruz falan filan deyince sağlık bakanlığına
60 dönüm yer yeter demiş Başbakan ve merak etme sen demiş.
İkincisi 2006'da Şampiyonluğumuzu çalan gs'nin Başkanı değil miydi ?
Barkovizyon gösterilerini kim yaptı ?
Temizlig isteyen pankartlar kimin döneminde açıldı ?
Aziz Yıldırım'ın küfürler konusundaki serzenişlerini ''Bana niye küfür
etmiyorlar'' diyerek küfür edenleri haklı göstermedi mi ?
 Bu mu Fair Play ve Centilmen gs Başkanı.
Bir de 6-0'lık maçtaki alkış olayının nedenini neden açıklamadı da
golleri alkışladı şehir efsanesinin rantını yedi sürekli.
 Orada gollerden sonra abartılı ve kötü sözlü sevinç gösteren bizim
yöneticileri engellemeye çalışan Aziz Yıldırım'ı alkışlamıştır Özhan Bey.
Ama bunun doğrusunu söylemedi hiç.
 Kutsanan ,ağıtlar yakılan gs'li Özhan Canaydın bu.

  Aynı şekilde gene bir Bursaspor aşkı tutturuldu gidiyor.
İnanılır gibi değil.Resmen akıl tutulması.
Daha kaç hafta var,matematiksel olarak Şampiyonluk ihtimalimiz
var ama takım kötü oynuyor diye teslim bayrağını çektik Bursaspor
sevdasına tutulundu ve Şampiyon olsuna getirildi ve yazılar
mesajlar gırla gidiyor.Sadece Bursa değil bazılarında gs'li futbolcu
aşkı da had safhada.Onlar yüceltilirken bizimkiler yerle bir ediliyor.
(Ben de yetersizliklerini dile getiriyorum ama bu başka bir şey)

 Bir grup ise Fenerbahçe değerlerine saldırmaktan,kin kusmaktan
hiç geri durmuyor.Örnek Rıdvan Dilmen,Ali Şen.
Niye ? Eleştiri yapıyorlar diye.Asıl mesele gerçekleri söyledikleri için.
Mesela Özhan Bey'in yerine Allahtan gecinden versin Ali Şen olsaydı
bu ağıtlar bu yazılar yazılmaz,kutsanmazdı.
Adım gibi eminim buna.
 Daha düne kadar Hasan Ali Atasoy çok iyi iken,Başkan'ı eleştirip
kendisinden olumsuz tepki alınca şimdi Onu eleştirmeye başladı
diye Hasan Ali hain,düzenin adamı tu kaka ilan edildi.

Hakem penaltımızı vermemiş çok açık.
Birileri geliyor hemen doğrucu davutluğa soyunuyor.
Penaltı yok diyor mesela.

 Örnekler çok aslında ...

Demek istediğim şey açık.Fenerbahçe taraftarı artık kendini sorgulamalı.
Bu gidiş hiç iyi değil.Ne yalan söyleyeyim hiç sevmiyorum bu durumu
ve giderek nefret noktasına gidiyor hislerim.
 Ha diyeceksiniz ki hocam sen FB taraftarı olarak çok mu mükemmelsin ?
Öyle bir iddiam yok ama benim çizgim belli.
 Benim için önce FB SPOR KULÜBÜ gelir kişiler değil.
Doğru bildiklerimi her zaman söylerim ve eleştiririm.
Aziz Yıldırım'ın da doğrularını da yanlışlarını da her zaman yazarım.
Yönetim anlayışını,zihniyetini beğenmedim yıllardır ve hep yazıyorum.
Ama günlük hayatımda ne Aziz Yıldırım'a ne Fenerbahçeme tek kelime
laf ettirmem rakip takım taraftarları tarafından.
 Daha 3 gün önce Tekirdağ'dan misafirim geldi benden büyük bir
abimiz.bjk'li.Başladı Aziz Yıldırım mafya,şöyle kötü adam böyle kötü
adam.Tepem atıvermiş kovacaktım evden zor tuttum kendimi  ve 
cevabını verdim hemen.
 Transferleri,takımı ,futbolu v.s de beğenmiyorum ama bütün bunlar
nedeniyle TFF'nin,MHK'nın,PFDK'nın kirli düzenin yaptıklarını es
geçmem takipçisi olurum.Sadece onların değil rekabet ettiğimiz 
rakiplerimizin etik dışı,eşit şartlarda rekabet etmedikleri uygulamalarını da
yazmaya çalışırım.Kendi çapımda muhalefet ederim,tepkimi koyarım.
 Velhasıl çizgimizde kırıklık yoktur.
 Neyse biraz içimi döktüm rahatladım.
Ohhhhhh....

26 Kasım 2009 Perşembe

Siz Susmaya devam edin Sayın Yönetim.Kazım'a 4 Maç Ceza !!!!

Beşiktaş - Fenerbahçe (TSL 13. hafta) / 67


 Evet hiç bir şey demeyeceğim.
Aziz Yıldırım ve Yönetimi susmaya devam ettiği müddetçe bu cezalar az bile ve müstehak.
Karşındaki düşmanlar açıkça sana savaş açmış.
Biz öbür yanağımızı çeviriyoruz.
Hayırlı İşler.
İyi Uykular Aziz Yıldırım ve Yönetimi.

22 Kasım 2009 Pazar

Turşusunu kurun !!!!!!!!!!!!!



Geçtiğimiz günlerde defalarca karşı yönde açıklamalar yapmış olmamıza rağmen, bugün yine bazı gazetelerde Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımı Antrenörü Bogdan Tanjeviç'in takımdan ayrılacağına ilişkin haberler yer almaktadır.
Bir kez daha altını çizerek tekrarlıyoruz ki Fenerbahçe Ülker Sayın Bogdan Tanjeviç ve ekibi ile yoluna devam etmektedir.
Bıkmadan, usanmadan aynı iddiaları haber adı altında okuyucularına sunanların ne yapmak istedikleri, hangi amaca hizmet ettikleri merak konusudur.
Spor kamuoyu teknik kadromuzu ve oyuncularımızı yıpratmayı hedefleyen bu haberlere itibar etmemelidir.
 
Fenerbahçe Spor Kulübü
*******************
   Allah muhabbetinizi arttırsın,Allah sizi ömür boyu birbirinizden hiç ayırmasın Aziz Yıldırım ve
Bogdan.Turşusunu kurun bu Dinazorun.
  Takımın,taraftarın durumunu ipleyen kim Padişah ne diyorsa ,nasıl istiyorsa öyle olur.
    Eğer yüklü tazminat yüzünden kovamıyorlarsa bu Dinazoru,nasıl böyle ballı börek ,dolgun,
ağır sözleşmeyi  kim yaptıysa ONLAR CEBİNDEN ÖDESİN !!!!!!!!!!!!!

lllllllllllllllll

8 Kasım 2009 Pazar

Şu Sevilmeyen (!) FB SPOR KULÜBÜ !!!!!!!!!!!

 Dün akşam ailecek tanıştığımız samimi bir arkadaşlara misafirliğe gittik.
Kendisi anormal ezik bir gs'li.Tuttu açtı,gene FB-gs muhabbeti ve klasik ezik gs'lilerin
her yerde yaptığı muhabettlere başladı.
 Fenerbahçe'yi Fenerbahçeliler dışında hiç kimse sevmiyormuş,herkes nefret ediyormuş,
FB ne yapmış,Avrupa da kupa alsın ondan sonra konuşsun falan da filan.
 Tabii cevaplarını verdim de cinlerim tepeme çıktı zor sabrettim.
Bu başlığı o yüzden açtım.
 Hiç kimsenin sevmediği (!) Fenerbahçe neler yapıyor ? 1-2 örnek verelim de bu eziklerin
masalına kapak olsun biraz.
  Fenerbahçe Spor Kulübü salt bir Spor kulübü değildir.
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİVİL TOPLUM KURULUŞUDUR.
  Sayısız Sosyal Sorumluluk Projelerine imza atmıştır.Bu eziklerin 1 tane bile yoktur.
Çünkü zihniyetleri vermeye değil,almaya hele de beleşe,avantaya dayalı olduğu için.
Ama bık bık konuşurlar,mok atarlar.

  Birinci Örnek ;

FENERBAHÇE 12 BİN ÇOCUĞU GİYDİRECEK !!!!!!!!!

 Bizzat davet edilerek Mardine götürülen 3 gs'li Bayan Ekonomi Yazarının Yazılarını koyuyorum ;


Mardin’e gitmek üzere uçağa biniyoruz ama yoğun yağış nedeniyle uçak Mardin’e değil Diyarbakır’a iniyor. Kara yolundan Mardin’e ulaşıyoruz. Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor. Fenerbahçe Yönetim Kurulu üyelerinin özel uçakla geleceklerini biliyoruz ama o uçak da gelemiyor. Mardin’e daha önceden ulaşan Fenerbahçeli yöneticiler olduğunu öğreniyoruz, yani program iptal edilmiyor ve ben Fenerbahçe Cumhuriyeti’yle tanışıyorum! Doğrusu bu seyahate kadar Fenerbahçe Cumhuriyeti dediklerinde aklıma gelenler çok farklıydı. Artık çok farklı. Evet Fenerbahçe aynı zamanda bir sivil toplum örgütü. Bu konuyu birazdan açacağım. Midyat’ta 2000 ilköğretim öğrencisine giysi ve kıyafet yardımı yapılıyor. Bu amaçla düzenlenen bir tören nedeniyle Fenerbahçeli yöneticilerin özel davetiyle Mardin’deyiz.

Organizasyonu Mardin Fenerbahçeliler Derneği, New York Fenerbahçeliler Derneği ve Bursa Fenerbahçeliler Derneği yapmış. New York Başkanı, bu organizasyon için kalkıp Amerika’dan gelmiş. İlk başta çok şaşırtıcı geliyor, sonra onlarla 2 gün geçirdikten sonra anlıyorum, burada sporun getirdiği dayanışmanın da ötesinde başka bir şey var.

Öğrenciye özel hediye

Midyat Kocatepe İlkokulu’nun salonunda öğrenciler... Hediyeler 2 bin öğrenciye verilecek. Civar köylerden ve beldelerden seçilmiş öğrenciler. Ayakkabı numaraları önceden alınmış. Poşetlerin içinde palto, kızlara etek, erkeklere pantolon, kırtasiye ürünleri ve ayakkabılar var. Öğrencilerin çoğu domuz gribi korkusuyla salona getirilmemiş. Onlara hediyelerini götürmek üzere her okuldan 3 öğretmen törene gelmiş. Orada olan çocuklar ise en şanslılar. Ellerinde balonlar, bayraklar kutlamadalar. Törende FB Başkanvekili Nihat Özdemir, FB Asbaşkanı Mithat Yenigün, FB yöneticilerinden Serhat Çeçen ve Mardin Valisi Hasan Duruer ile Midyat Kaymakamı Fatih Akkaya var. Çocuklar alıyor paketlerini ellerine, mutlular. Birileri onları düşünmüş...

Gelelim Fenerbahçe neden bir sivil toplum örgütü konusuna... Yenigün İnşaat’ın sahibi Midyatlı Mithat Yenigün’ün 2 ay önce açtığı Kasr- Nevruz adlı butik oteline gidiyoruz. Mithat Bey, 280 yıldır ailesine ait kasrı butik otel yapmış. Orada sohbet ediyoruz. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün 146 Taraftar Derneği var. Aziz Yıldırım’ın Başkanlığı döneminde 110 dernek kurulmuş. Sırada 20 dernek daha var. Bunların bir kısmı yurtdışında. Sidney, New York ve Moskova ilk anda sayabileceklerimiz. Bu dernekler maçlara bilet bulmayı sağlayan organizasyonlar değil. Mithat Yenigün derneklerden sorumlu olduğunda derneklerin görev tanımını yaparken, “Bulunduğunuz yerde mutlaka yapılacak şeyler vardır. Topluma katkı sağlarsanız FB sevgisini arttırırsınız” demiş.

Dernek sayısı katlandı

İşte bu itici güç ile dernek sayısı hızla katlanmış, dernekler projeleriyle yarışır hale gelmiş. Kimi engellilerle ilgili çalışıyor, kimi ağaç dikiyor, kimi çocuklara yardım topluyor, kimi yaşlılara... Dernekler ortak projeler de üstleniyor. Mardin ve New York birlikte çalışıyor, yardımlar belirleniyor, finansmanı sağlanıyor, Bursa derneği ürünleri yaptırıyor. Mithat Bey anlatmaya devam ediyor: “Antakya Derneğimiz gazete kağıtları toplamakla işe başladı, çocuklara burs verdi. Üye arkadaşlarımız arasında maddi yardımda bulunamayan kuaför bir arkadaşımız vardı, o çocukların saçlarını ücretsiz kesti. Her türlü dayanışmayı yapıyor derneklerimiz. Biz Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütüyüz.” Yaptıklarına bakınca evet bu çalışmaları sivil toplum örgütleri yapar, diyecek söz yok. İşte yaptıklarından birkaç örnek:

* 101 bin kitap kampanyası

* Hatay’da bir ilköğretim okulu

* Tekerlekli sandalye temini

* Öğrencilere sağlık taraması

* Menemen’de 101’inci yıl derslikleri

* 7 ayrı yerde Fenerbahçe Ormanı


Mithat Yenigün, “çocukları giydirme programları”nda 1.5 yıldır 9 bin çocuğa hediyeler verildiğini, 2009 sonuna kadar bu sayının 12 bin olacağını da söylüyor.

Kuruluş tüzüğündeki o madde!

Sohbetİmiz hayli renkli geçiyor. Masada futbolun efsane isimlerden Selçuk Yula, 1964’te Midyat’tan ayrılan, şu an Amerika’da yaşayan Süryani işadamı Anter Can, Fenerbahçe USA Derneği Başkanı Ekmal Anda ve araştırmacı yazar Dr. Sertaç Kayserilioğlu var. Kayserilioğlu, 2005’te bir sahafta Fenerbahçe Spor Kulübü’nün hiç yayınlanmamış olan ilk kuruluş tüzüğünü bulmuş. Osmanlıca belgeyi çeviren Kayserilioğlu, sohbetimizde FB’nin kuruluş tüzüğünün ikinci maddesini özetliyor: “Fenerbahçe Spor Kulübü’nün kuruluş amacı; vatan gençlerini, vatanın korunmasına ve askeri seferberliklere hazırlamaktır.”

Futboldan kavgasız, gürültüsüz konuşanlar da varmış, mutlu oldum. Bir Galatasaraylı olarak FB’nin yaptıklarını kıskandım. FB’li yöneticileri buradan tebrik edelim ve “Yapacaklarınız bu kadarla kalmasın, hâlâ Mardin’de 2 bin 800 dersliğe ihtiyaç var, hâlâ çocuklar aç, çıplak, spor yapacakları ortamlar yok denecek kadar az” diyelim.


Elif Ergu - Vatan Gazetesi


EN BÜYÜK STK FENERBAHÇE

Fenerbahçe Spor Kulübü’nün; 26’sı yurtdışında toplam 146 “Fenerbahçe Derneği” olduğunu, bunların her birinin yaşadıkları yerin sorunlarıyla ilgilendiğini ve son 10 yılda Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütü haline geldiğini öğrenmek için Mardin’e gitmek gerekiyormuş!
FB Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Yıldırım ve yönetim kurulu üyesi Ali Koç’un hava muhalefeti nedeniyle Atatürk Havalimanı’ndan döndüğü gezi, sosyal amaçlıydı.
2008-2009 döneminde 12 bin ilköğretim çağındaki çocuğu giydirmeyi amaçlayan Fenerbahçe Derneği’nin yolu bu kez Midyat’a düşmüştü.
Mardin, Bursa ve New York Fenerbahçe Derneği’nin sponsorluğunda; Mardin ve çevresinde yaşayan ihtiyaç sahibi 2 bin ilköğretim çocuğu baştan aşağı giydirildi.
Yerel idarecilerin de katılımıyla şenlik havasında geçen törende dağıtılan koliler, “kişiye özel” olarak hazırlanmıştı.
Mardin’de FB Yönetim Kurulu’nu; Başkan Vekili Nihat Özdemir, derneklerden sorumlu Asbaşkan Mithat Yenigün ve üyelerden Serhat Çeçen temsil ediyordu.

İlk Müslüman aile
Yenigün “mecazi” anlamda değil, gerçekten ev sahibiydi. Yenigün, konuklarını restorasyonu yeni tamamlanan Kasr-ı Nehroz (Yenigün) Oteli’nde ağırladı.
Irak, Libya, Afganistan, Rusya ve Türkiye’deki müteahhitlik hizmetlerinin yanı sıra, Antalya’da otel ve golf sahası bulunan Yenigün İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Yenigün, bir dönem kilise olarak da kullanılan 1200 yıllık tipik bir Midyat konağı olan evlerini; 32 odalı otele dönüştürmüş.
Yüzyıllarca Süryanilerin yaşadığı Midyat’a gelen ilk Müslüman aile (Nehrozlar) olduklarını söyleyen Yenigün, “Ailemiz, 260 yıl önce civar aşiretlerin saldırısından korunmak isteyen Süryanilerin davetiyle Midyat’a yerleşti” diyor.
Tarih ile bugün öylesine yan yana düşüyor ki; törene gelen Yenigün’ün Midyat’taki çocukluk arkadaşı Anter Can anlatıyor:
“Mithat çocukluk arkadaşım. 1960’lı yıllarda Midyat’tan ayrılıp İstanbul’a yerleştik. Kapalıçarşı’da kuyumculuk yapıyorduk. 1984 yılında Türkiye’den göç ettik. O tarihten beri Los Angeles’ta kuyumculuk yapıyorum. Kardeşim Meksika kıyılarından yüzerek Amerika’ya girebilmişti, ben İsviçre üzerinden Amerika vizesi alabildim. Yıllar sonra akrabalarımın bir kısmının yaşadığı Varşova’da Yenigün ile ortak iş merkezi yaptık.”

 Serpil Yılmaz -Milliyet.. 

Fenerbahçe evreni!..


Ben, futboldan anlamam. İşim gereği futbol odaklı spor endüstrisini takip etmeye çalışırım. Anladığım kadarıyla futbol sadece oynayan ve oynatan değil, izleyen açısından da çok büyük bir endüstri!..
Bu yönüyle futbol, siyasetin, ekonominin, sosyal hayatın ve yaşam tarzlarının tam göbeğinde yer alıyor.
Bazı ülkelerde futbol endüstrisi kurumsallaşmış. Futbol kulüplerinin kurduğu şirketler, yönetim modelleri başarılı. İngiltere, İspanya, İtalya ve Almanya gibi ülkelerde endüstrinin kurumsallaşmasıyla ilgili bir sorun yok. Fakat Brezilya, Türkiye, Fransa, Yunanistan ve Rusya gibi ülkelerde endüstri henüz tam anlamıyla kurumsallaşmamış...
Tartışmasız, "Fenerbahçe Spor Kulübü" Türkiye'nin en güçlü sivil toplum örgütü. Bu misyonunu 2001'den bu yana başarıyla yürütüyor. Bana göre bu başarının altında iki neden yatıyor.
Birincisi: Fenerbahçe'nin sahip olduğu geniş taban. 10 yıl önce 36 olan taraftar derneği sayısı 146'ya çıkmış. 20 bin üyesi var. Yurtdışındaki taraftar derneklerinin sayısı 26. New York'tan Moskova'ya, Sydney'den Almatı'ya kadar birçok yerde faaliyet gösteriyorlar. Yakında Tokyo ve Şanghay dernekleri de faaliyete geçecek. Yılsonuna kadar taraftar derneği sayısı 160'a çıkacak.
İkincisi: İstanbul'un Anadolu yakasındaki örgütlenme modeli, "şehirle semt ölçeği" arasında muhteşem denebilecek bir düzeye ulaşmış. Avrupa yakasının iki büyük kulübü Beşiktaş ve Galatasaray, aynı performansı bir türlü yakalayamıyor.
Fenerbahçe'nin 1998'de bütçesi 15 milyon dolardı, bugün 235 milyon dolar. Fenerbahçe borçlanıyor ama borçlarının karşılığını da ayırıyor.
***
Hiç şüphe yok ki, Türkiye'de futbol endüstrisini en iyi Fenerbahçe kullanıyor. "Stadıyla, tesisleriyle, sosyal kulüp kimliğiyle" sosyal yaşamın bir parçası. Kulüp, çoğu taraftar için adeta "hayat ağacına" dönüşmüş. Fenerbahçe, kurumsallaşma çabasıyla Türkiye'deki diğer kulüplerin çok ama çok önüne geçmiş. Fakat kendi içinde daha konsolide olması gereken önemli bir süreç var. Örnek verelim mi?
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın yönetimsel başarısını kesinlikle kendisinden sonra yönetimi devralacak olan kadroların göstereceği performansa bağlı olarak göreceğiz. Çünkü kurumsallaşma analizi yapmak için, "Kuşaksal ve şahsi" değişimleri görmemiz gerekiyor.
Diyeceğimiz o ki; kendi açılımını yapan Fenerbahçe'nin önünde iki yol var. Biri, skora dönük futbol başarısı... Diğeri, dünyaya açılımı. İşin özeti Fenerbahçe kockoca bir yaşam sektörü, içinde diplomasi de olan Fenerbahçe evreni yaratmış.
Bir çocuk da sen giydir!
Fenerbahçe Taraftar Dernekleri düzenli proje üretiyor. 10 yılda 10 projeye imza atmışlar. İki yıl önce, "Bir Çocuk da Sen Giydir" diye bir kampanya başlatmışlar. Taraftar, kampanyayı sevmiş. Geçen yıl 5 bin çocuk giydirilmiş. Bu yılsonuna kadar 7 bin çocuk daha giydirilecek. 12 bin çocuğu giydirmek için taraftar dernekleri dört elle kampanyaya asılıyor, adeta birbirleriyle yarışıyorlar.
Mardin'deki çocuklar için hazırlanan hediye paketlerini Bursa ve New York Taraftar Derneği birlikte hazırlamış. Bir paketin maliyeti 70 lira. Pakette, paltodan ayakkabıya, kazaktan kırtasiyeye kadar her şey var.
Ben de bu kampanya çerçevesinde salı günü Mardin'deydim. Mardin'in "Midyat, Nusaybin, Savur ve Mazıdağı" ilçelerinden Milli Eğitim Bakanlığı'nın seçtiği "2 bin çocuğa" hediye paketi verildi. Toplantıya, hava muhalefeti nedeniyle başkan Aziz Yıldırım ve yönetim kurulu üyelerinin çoğu katılamadı. Ama Başkan Vekili Nihat Özdemir ile Derneklerden Sorumlu Asbaşkan Mithat Yenigün toplantıdaydı.
Yenigün Midyatlı...
"Kasr-ı Nevroz" adıyla memleketine otel açmış. Suriye'ye vizenin kalkması, Mardin ve Midyat'ı harekete geçirmiş.
Mardin yenileniyor. Demokratik açılımla birlikte Mardin, Suriyeli ve Iraklı turist bekliyor. Haydi hayırlısı.

Meliha Okur - Sabah


 2.Örnek ;

Fenerbahçe 320 Çocuğu Giydirecek


Fenerbahçe 101. Yıl Çocuk Giydirme Projesi kapsamında Muşta 320 çocuğun giydirileceği kaydedildi
Fenerbahçe Spor Kulübü’nün ‘Fenerbahçe 101. Yıl Çocuk Giydirme Projesi’ kapsamında Muş’ta ihtiyaç sahibi 320 öğrenci giydirilecek.
Muş Fenerbahçeliler Derneği’nin girişimleri ile Muş’ta 320 ihtiyaç sahibi öğrencinin giydirileceğini söyleyen Muş Fenerbahçeliler Derneği Başkan Yardımcısı Metin Işık, projeye Muş’tan 9 firmanın da destek verdiğini belirtti. 17 Kasım tarihinde Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenecek törenle 320 öğrenciyi giydireceklerini söyleyen Metin Işık, ayrıca programa Fenerbahçe’nin efsanevi futbolcusu Turan Sofuoğlu’nun da geleceğini ifade etti.
Projeye Muş’tan bekledikleri ilgiyi gördüklerini kaydeden Işık; “Fenerbahçe 101. Yıl Çocuk Giydirme Projesi kapsamında Muş’ta 320 ihtiyaç sahibi öğrenci giydirilecek. Projeye Muş Fenerbahçeliler Derneği, Hatay Fenerbahçeliler Derneği, Bursa Fenerbahçeliler Derneği’nin yanı sıra Beymen İnşaat, Başhan Tarım Ürünleri, Ataçlar Arçelik Bayii, Dizdaroğlu A.Ş., Baltat A.Ş., Yaprak Pastaneleri, Tat Makarnacılık, Mozaik Kırtasiye ve Şirin Barik isimli işadamımız sponsor oldular. Proje için gittiğimiz firmaların büyük çoğunluğu bize destek verdiler, kendilerine çok teşekkür ediyoruz” dedi.
Programın 17 Kasım 2008 günü Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda yapılacağını ifade eden Işık; “320 öğrencimizi 17 Kasım günü Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda yapılacak programla giydireceğiz. Programa Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Karasu, Ankara Vali Yardımcısı ve Fenerbahçe Kongre Üyesi Faruk Işık, Fenerbahçe’nin efsanevi futbolcusu Turan Sofuoğlu, Dernekler Çalışma Grubundan Murat Boyraz, ve Fenerbahçe TV’den Çağakan Neşeli ile Murat Aydın ve Hatay Fenerbahçeliler Derneği’nden dört kişi katılacaklar. Fenerbahçe Spor Kulübümüzün hazırladığı bu proje sayesinde binlerce ihtiyaç sahibi öğrenci giydirildi. Bu proje, spor kulübümüzün sportif başarılarının yanı sıra bu tür faaliyetlere de önem verdiğinin en büyük göstergesidir” şeklinde konuştu.

3.Örnek ;
Ankara'da Kimsesiz ve Sokak Çocuklarını bir araya toplayıp bir ''Boks Okulu'' açarak her türlü ihtiyaçlarını karşılayıp,Boks yaptırarak onları kazanma yoluna gittik.




 Fenerbahçe Ankara Boks Okulu öğrencisi boksörlerimiz, Ankara'da yapılan Atatürk'ü Anma Boks Kupası maçlarına hızlı başladı. Müsabakaların ilk gününde  yapılan eleme maçları neticesinde elemeleri geçen ve bay çeken 20 boksörümüz yarıfinal maçına çıkma hakkı kazandı. Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından Ankara Şefik Tetik Boks Eğitim Merkezi'nde 6 ilin katılımı ile düzenlenen Atatürk'ü Anma Boks Kupasına 14 kulüp toplam 155 sporcu katıldı.

  Bir kaç örnek bunlar sadece.

Elif Ergu'nun yazısında tam bir liste var aslında ;

* 101 bin kitap kampanyası

* Hatay’da bir ilköğretim okulu

* Tekerlekli sandalye temini

* Öğrencilere sağlık taraması

* Menemen’de 101’inci yıl derslikleri

* 7 ayrı yerde Fenerbahçe Ormanı

Mithat Yenigün, “çocukları giydirme programları”nda 1.5 yıldır 9 bin çocuğa hediyeler verildiğini, 2009 sonuna kadar bu sayının 12 bin olacağını da söylüyor.

VE FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TÜZÜĞÜNDEKİ 2.MADDE ;

FB’nin kuruluş tüzüğünün ikinci maddesi : “Fenerbahçe Spor Kulübü’nün kuruluş amacı; vatan gençlerini, vatanın korunmasına ve askeri seferberliklere hazırlamaktır.” 

İŞTE EZİKLERİN TÜRKİYE'DE FENERBAHÇELİLER DIŞINDA KİMSENİN SEVMİYOR (!) DEDİĞİ FENERBAHÇE BU.

ADAM GİBİ ANKET YAPILSIN,ARAŞTIRMA YAPILSIN BAKALIM KİM DAHA ÇOK SEVİLİYOR,KİM SEVİLMİYOR ?




1 Kasım 2009 Pazar

Siz Hala Susun !!!!

http://www.ajansspor.com/resim/fb_yonetim08_divanda.jpg

FB Yönetimi her zaman olduğu gibi susuyor.
Neymiş ,Şekip Mosturoğlu ''Biz savunmamızı en iyi şekilde hazırladık'' ''İtirazımı yapacağız''
''Elimiz güçlü'' demiş.Güya ondan susuyorlarmış.
  Yaptınız savunmanızı en iyi şekilde işte.Ne oldu ?
Bilica'nın cezasına yaptığınız itirazı Tahkim reddetti ve cezayı onadı.
Haksızlık çok açık ortadayken.
''Hakemin gördüğü ve raporuna yazmadığı bir olaya TV görüntülerinden ceza veremezsiniz ''
Ama hem verdi PFDK ve Tahkim de Onadı.
Şekip Bey ve Yönetim ; Siz bilmiyormusunuz bu adamların ne mal olduğunu,keyfi,kasıtlı karar
aldıklarını,itirazınızın bir işe yaramayacağını.
 Bile bile lades  oldunuz.
Siz hala susun.FB'nin haklarını aramayın.
Başkan Aylık dergideki yazısında 2 satır bir şey yazmış o kadar.
Yapmanız gereken görüntülü,resimli,belgeli adam gibi bir basın toplantısı yapmaktır.
Ama nerede ?
SİZ UYUMAYA DEVAM EDİN.İYİ UYKULAR !!!!!!!!!!!!!!!!

24 Mayıs 2009 Pazar

Aziz Yıldırım % 46 ile yeniden Başkan !!!!!!!!!!!!






Kongrede 6401 üye oy kullandı bu oyların 6335'i geçerli sayıldı.
En yüksek katılımlı kongre olarak tarihe geçti.
Aziz Yıldırım 5053
Kalkavan 1216
Funda Sibel Pala ise 66
oy aldı.

Açık fark var gibi görünüyor ve FB TV'den Fatih Demirkol'un yalakalık
yaptığı gibi ezici bir üstünlük ile kazanıldı deniliyor ama acaba öyle mi ?

Kongrede, aidatını yatıran 10 bin 944 üye oy kullanabilecekti.
Çoğu da kendi döneminde üye yapılan kişilerdi.
1997' de 6388 kongre üyesi varken,2008'de 16108 oldu.
Bunların da 10944'ü aidatını yatırarak oy kullanma hakkını kazandı.
Bunların 6401'ü oy kullanmaya geldi.Yani 4543'ü gelmedi.
Yani sandığa gitmemekte aynen Genel Seçimlerde olduğu gibi
bir protestodur,Başbakan'a veya Başkan'a güvensizlik oyu demektir.


Destekçileri zaten büyük ulaşım kampanyaları ile getirilip,oyları alındı.

4543 gelmeyen,1216 Şadan Kalkavan,66 Funda Pala ile Toplam 5825 kişi Aziz Yıldırım'a HAYIR demiştir.% 53.22 (Geçersiz Oylar % 0.61)

Aziz Yıldırım'ın aldığı 5053 Oyun yüzdesi : % 46.17

Hesap budur işte.


Yeni Üyeler ;



Hayılı Olsun diyelim.
Verdiği sözleri tutacak mı ,değişecek mi göreceğiz.
Değişmeyeceğini 4-5 gün TV-Gazete gezip propaganda yaptıktan sonra
Kongre günü görüntü almak için bile Basın Mensuplarını içeri almayarak,
yasak koyarak gösterdi zaten.

Başkan Adaylarının Listeleri Belli Oldu !!!!!!!!!!!!

Yıldırım ve Kalkavan'ın yönetim kurulu listeleri şöyle:

Başkan Aziz Yıldırım:

Asil Üyeler:
Nihat Özdemir, Ali Koç, Vedat Olcay, Abdullah Kiğılı, Nihat Özbağı, Murat Özaydınlı, Mithat Yenigün, Şekip Mosturoğlu, Cihan Kamer, Mahmut Uslu, İlhan Ekşioğlu, Alaeddin (Ali) Yıldırım, Serhat Çeçen, Ömer Temelli
Yedek Üyeler:
Hüseyin Ersan Topbaş, Semih Özsoy, Ünal Uzun, Turhan Şahin, Hakan Dinçay, Yasemin Merçil, Emin Gürhan İskender

Başkan Şadan Kalkavan:

Asil Üyeler:
Mehmet Nazif Günal, Mehmet Cengiz, Tanıl Küçük, Bayram Aslan, Mehmet Torun, Ali Özcan, Hakan Bilal Kutlualp, Celalettin Bilgiç, Orhan Keçeli, Mehmet Yıldırım, Yavuz Kayral, Hakan Şen, Erol Yücel, Selim Soydan
Yedek Üyeler:
Aram Markaroğlu, İrfan Karakaş, Cumhur Kuter, Adem Köz, Sedat Esinduy, Mesut Tümay, Hürer Fethi Gündüz

Fenerbahçe Kulübü'nün seçimli olağan genel kurulunda Funda Pala başkanlık için 3. aday olarak seçimlerde yer aldı.

Kongrenin ilk gününde dün yaptığı açıklamayla adaylığını duyuran Pala'nın sandıklarda sadece başkanlık pusulası yer aldı.

Pala'nın yönetim kurulu ve diğer kurulların yer aldığı listesi bulunmuyor.

****************
Aziz Yıldırım listesinde fazla bir değişiklik yapmamış.
Neşet Yalçın liste dışında kalmış,bazı üyeleri yedek üyeliğe kaydırmış.
Abdullah Kığılı,İlhan Ekşioğlu'nu yeniden almış,araları bozuktu.Cihan Kamer girmiş.
Yedeklerde de yeni isimler var.
Voleyboldan sorumlu Asbaşkan Hakan Dinçay'ı yedek listeye göndermesi ayıp olmuş.
Biz de yedek,asil ayırımı yok der şimdi ama olur mu ?
Mahmut Uslu da bırakacağım diyordu devam ediyor.
Ali Koç nasıl Aziz Yıldırım ile çalışabiliyor ve devam ediyor anlayamıyorum.
Neşet Yalçın Dış İlişkilerden Sorumluydu,dış transferleri takip ediyordu
bakalım yerini nasıl dolduracak.Mahmut Uslu gider gene.İlhan Ekşioğlu'nu da
görevlendirebilir.

Şadan Kalkavan'ın listesi de iyi.Çoğu Ali Şen'in Yönetim Kurulu üyeleri zaten.
Yavuz Kayral'a özellikle bayılırım.

Hayırlısı Olsun.

22 Mayıs 2009 Cuma

% 100 Futbol - Aziz Yıldırım Buluşması ve Kongre Öncesi Notları

Çok kişiye göre zevkli bir program oldu.
Bence öyle değil.Hep aynı şeyler.Sadece verdiği 30 m.dolar ,Tuncay'ın 5 m euro olayı,
Ümit Özat olayı yeni.Bir de nihayet hata yaptık demeye başlamış.
Şu Amatör Branşlara yatırımı ve Salon Projesi nedeniyle empati yapıp ,eleştirmeyeyim
diyorum ama mümkün olmuyor ki.
O kadar çok şey buldum ki eleştirilecek aman aman aman.
Pek çok yandaşı 3 yıl da Şampiyon olacağız,revizyon yapacağız,köklü değişiklikler
yapacağız laflarına kanıp pembe rüyalar görmeye başladılar ama satır aralarını hiç
okumuyorlar.Okusalar hiç ümitli olmazlar ve benim gibi gelecekten endişe duyarlardı.
Ya adam enteresan bir egoya sahip.
Zico'yu kim biliyordu (hoca olarak diye değiştirdi),Appiah'ı kim biliyordu,Lugano'yu,
Edu'yu kim biliyordu hepsini ben getirdim diyor.
Evet sen getirdin de bunlar bilinmeyen oyuncular mıydı ? Bir sen mi biliyorsun ?
Appiah o sezonJuventus'ta 28 maç oynamıştı.
Şimdi bu kafadaki bir insanın yapacağı transferlerden ümitvar olabilir miyiz ?
Hangi birini hangi sırada yazacağımı bilmiyorum.
21 m.dolar bütçeyi 235 m.dolara çıkardık diyor.
Tamam.Türkiye 11 yılda hiç gelişmedi mi ki sen ondan nasibini almayacaksın.
Artı en önemli gördüğüm şeyi söylemiyor ısrarla.
Hep bütün bu yaptıklarını ben yaptım diyor arada aklına gelince arkadaşlarımla yaptım diyor.
PEKİ BİR KERE DE TARAFTARIN DESTEĞİ İLE YAPTIK,ONLARA TEŞEKKÜR EDİYORUM DİYEMİYOR.
21 m.dolar ile aldık bütçeyi diyor ve 26 m.dolar borç vardı diyor Ali Şen'in aksine.
O borçsuz bıraktık diyor.E tamam 19m.dolara Baliç'i 3.5 m.Mark ( O zaman Mark'tı)'a
Högh'ü Chelsea'ye sattı ve neredeyse borcu sıfırladı ve bütçe kadar satıştan para geldi.
(Şimdi 2 futbolcu satarak bütçenin tamamı kadar para alınabilir mi ?)
Rakamlarla oynamak kolay. Son bilançoda kambiyo ve amortisman giderleri 52 milyon lira gözüküyor. Yani kulüp her yıl yaklaşık 35 milyon dolar bankalara faiz ve kur farkı ödüyor.
Kulübün hisselerini satarak 30 milyon dolar gelir elde etti, başkan. Şimdi bu paradan fazlasını faiz olarak ödüyor. Üstelik hisse sahiplerine de yüzde 22 gibi yüksek oranda kupon parası ödeyerek. O gün o parayı bankalardan alsa, vereceği faiz yüzde 10'du.
97'de kulübü devir aldığında kulübün bankalara borcu yoktu. Şimdi bu rakamın 140 milyon dolar olduğunu söylüyor bilançoyu inceleyenler.Kendisi 80 m.dolar diyor.
% 10 hisse daha satarak kapatırım diyor.
Bankaya elini verenin, kolunu alamadığı bilinirken, G.Saray gibi bu borçların altından kalkmak için uğraşan örnek önlerinde dururken, bu kadar borç almaktan hiç çekinmemişler.
Bilançoda satılması veya devredilmesi imkansız olan stat veya diğer tesisler varlık olarak konulmuş, karşısına 85 milyon lira yazılmış. Futbolcu satışından 15 milyon euro gelir bekleniyor.
Lugano bedavaya gitmek üzereyken, kimi satarak bu parayı kazanacaklar?
O şekilde başladı.Cebimden 30 m.dolar verdim diyor.
Eyvallah da zaten FB'yeBaşkan olanlar bu bedeli hep ödediler.
Emin Cankurtaranlar,Tahsin Kaya'lar,Ali Şen'ler,Metin Aşık'lar da ve yöneticiler
ceplerinden para verdi ve hep hibe ettiler.
Senin gücün vardı verdin ,keşke benim de o gücüm olsaydı ben de verseydim.
FB Sevgisinin sınırı ,bedeli yok ki.
30 m.dolar verdin Bravo ama kaç milyon dolar heba ettirdin onları da söylesene.
Mesela ,Ortega 4 yıllık maliyeti 22 m.dolardı.6,5 m.euro bonservisine verildi.
CAS'tan ne kadarını kurtarabildin ? 1.100 bin euro'ya satabildi sonra.
İnşaallah teminat mektuplarını geri alabilmişsindir.
80 m.dolar harcadı M.Denizli zamanında ve güç bela Şampiyon olabildi.
Ertesi sene fiyasko oldu.9m.dolara alınan Revivo,10 m.dolara alınan Rapaiç'ler
bedavaya gitti.
Allahtan Baliç'i 9 m.dolara alıp,19 m.dolara sattı.Onda da Rıdvan'ı suçluyor sen
sattırdın diye.Cevabını da aldı ama.
Şimdi diyor ki Alex,RC ve Deivid ile oturup konuşacağız.
Sözleşmeleri için bozulmak gerekirse gerekeni yaparız.
Adamlar enayi mi hemen okey diyecek.Bedavaya mı razı olacaklar.
Bunlar zarar değil mi ?
Aragones'in yıllık 4.m.euro 2.sene maliyeti zarar değil mi ?
Rıdvan demişken,helal olsun hemşehrime,abime çok güzel sorular sordu,çok güzel
cevaplar verdi.Taraftar-tribün ile olan sorunu gündeme getirmesi çok yerindeydi ama
Bay Ego gene aynı plağı taktı FB'ye zarar verenlerle uğraşırım falan filan.

RD : 'Onlar da gönülden seviyor Başkanım..bi uzlaşma sağlayamaz mısınız?"

AY : " Ben kimseyi karakoldan almam"

Cevaba bakın.


Ha Rıdvan'a Atları için aşağılıkça eleştiren değil saldıranlar Aziz Yıldırım'a bakalım
ne diyecekler ? O da At'lara meraklıymış.
2 senedir karışmıyormuş takıma şimdi karışacakmış.
İyi halt ettin derler adama.Ben buna inanmıyorum.
Samandıra'da uçan kuştan bile haberi olan birinin bu kadar rezalete rağmen
kenarda kalacağına kim inanır ki .
Maksat gene topu Hoca ve futbolculara atmak.
Başarı gelirse kendinden,başarısızlık başkalarından.
Halbuki Komutan,lider sensin fatura senden sorulur.

Sportif başarı yok denemez 4 kere Şampiyon olduk diyor.
% 25 başarı.5 tane kupa alabilmiş 12 yılda toplam 27 Kupa'dan.

Küçük bir örnek:
Emin Cankurtaran 1974-76 yılları arasında 2 sezonda 2 lig şampiyonluğu ve 1 Türkiye Kupası kazanmış.
Aziz Yıldırım´ın 12 yılda 4 kupa kazandığı ortamda, O 3 kupayı 2 sezonda kazanmış...

Avrupa da CL Çeyrek Finali o kadar.
11 teknik adamla çalışmış. 42 yabancı, 54 yerli oyuncuyla sözleşme imzalamış.

800 milyon dolara bu başarı iyiyse eyvallah.
Parasız denilen ezeli rakibi döneminde altın çağını yaşamış 6 Şampiyonluk ve
Avrupa'dan 2 Kupa.4 Türkiye Kupası var.
Diğer Branşlarla beraber 6 tane Avrupa Kupası getirmişler.

11 yıllık dönemde 4 defa şampiyon da olmuşuz. Bir defa şampiyon olsanız, tamam sportif başarı yok falan söyleyebilirsiniz ama 4 yıl şampiyon olmuşuz. Fenerbahçe tarihinde 50 yıllık lig tarihinde 17 şampiyonluğu var. Bizden daha fazla şampiyon olan var mı, yok. Galatasaray ile beraber aynı sayıdayız yani. O zaman yani bunu lig şampiyonluğuyla ölçüp yani başarısız demek yanlış."

Diyor.
gs ile senin maddi gücünü,harcamalarını da söyle ve ondan sonra karşılaştır.
Yukarı da 2 takımın bilançosunu çıkardım.

Çok övündüğümüz Amatör branşlarda bile adamların kupası var.
2 .kupa diye salladığımız Fiba Eurocup'ta kupa aldılar.Biz O Kupada 2.olabilmiştik.
Bizim yıllardır yapamadığımız Bayanlar ELF4'ünü zamanında onlar yaptılar.
Erkek Basketbolda ancak Ülker ile birleşerek Şampiyon olabildik.
9 yıl da niye yapamadı ?

2008-2009 3.- 6.
2007-2008 2.
2006-2007 1.
2005-2006 2.
2004-2005 1.
2003-2004 1.
2002-2003 6. (Son 7 yIL)
2001-2002 2.
2000-2001 1. (son 9 YIL)
1999-2000 4.
1998-1999 3.(son 11 YIL)
1997-1998 2.(son 12 YIL)


Diger önemli Branşlarda son 11 veya 12 yilda sampiyonluk dağılımı.

Voleybol Erkek

F.Bahçe 1
Netaş 2
Arçelik 3
Erdemir 3
Arkas 2
İBB 1

Şampiyonlar Liginde Tarihte İlk kez gruptan çıkıldı.

Voleybol Bayan:

F.Bahçe 1
Vakıfbank 3
Eczacıbaşı 8

CEV Cup 3.lüğü

Basketbol Erkek:

FENERBAHÇE Ülker 2
Ülker 3
Efes 4
Tofaş 2

Fenerbahçe iken Fiba'da F4.

Basketbol Bayan:

F.Bahçe 7
Gs 2
Botaş 2
Bjk 1

Fiba Euro Cup 2.liği ve F4'ü.

Dev takımlarla kendimizi kıyaslıyor,hedefi öyle koyuyor.
Ama onların başarısız zamanlarda yaptığı operasyonları,revizyonları yapamıyor.
RM,Chelsea,B.Münich başarısız olan hocalarını kovdular sezon içerisinde.
Şampiyonluk gelmeyebilir ama en azından daha kötüye gitmesini önlediler ve bir şey yaptılar.
Aziz Yıldırım hiç bir şey yapmadı 2 sezondur.
Daum'un son yılında istediği revizyonu yapmadı.Sadece Appiah alındı.
100.yıla bıraktı harcalamaları.Daum'n raporunu yerine getirip,istediği transferleri
yapsaydı şimdiye Lyon,Porto dominasyonu olmuş üst üste 5.6 Şampiyonluğa gidiyor
olacaktık.Şimdi kalkmış 5 senede bir revizyon zamanı geldi,revizyon yapacağım diyor.
Günaydın derler adama.


Yabancı sayısından bahsediyor,diğer kulüplerin avantajından bahsediyor.
Eyvallah ta sen Josico,Maldonado'ları getirirsen konuşmaya ne hakkın olabilir.
Onlar +2 diyerek kurtaramazsın.
Aurelio'nun yerine Emre'yi aldık diyor.Şaka mı bu ?
Aynı mevkii mi ? Josico'yu aldın yerine bal gibi.

Taraftar Gruplarına bakışında hiç bir değişiklik olmaması kötü.

Hala Türkiye'de Futbolu Avrupa gibi bir eğlence aracı görüyor.
Böyle olmalı diye diretiyor.Olmayacak dua.
FB Zengin bir Zümrenin Hafta sonu eğlencesi değildir ve olmayacaktır.
Bu mantalitesini değiştirsin.Sanmıyorum tabii.

Taraftarı bilgi akışında ,iletişimde ne kadar eksik kaldığını geri dönüşlerde
şak şakçılarının yazdıklarından bari ders çıkarsın.
Fena mı oldu bir sürü TV ve Gazetelere çıkması.

Ben İyi biriyim demesi de enteresandı.Bırak onu başkaları desin.

Tuncay ve Ümit konusu.
Ümit Özat olayını açıklaması hoş değildi.Adamın ihtiyacı olabilir veya yatırım
amaçlı almıştır.Vermeseydiniz ucuz.İhsan Topaloğlu'na da verdiniz aynı fiyattan.
Tuncay'a çok kızarım.Adını bile anmak istemem.
Para kazandırmadan gitti diyordum ama çocuk 5m.euro / dolar getireyim gideyim
diyerek kulübe para kazandırmak istemiş.
Ama bizim ki gene duygusal davranarak trip yapmış.
Daha ne işte gidecek adamdan gelecek 5m.euro veya dolar.
Bedava gönderdin.O zaman 5 m.euro/dolar kulübü zarara uğrattın.
Verdiğin 30 m.dolardan düş.

Rıdvan haksız mı niye futbolcularını başka TV'lere göndermiyor ?
Sadece FB TV ile nereye kadar ?

Ego'ya bakın Ego'ya !!!!!!!

TRANSFERDE ÇIKAN İSİMLER HEP YALAN

Kimleri transfer edeceksiniz? Geçen sezon almadığınız için pişman olduğunuz isim var mı?

“BU sezon pişmanlık duyduğum hiçbir transfer yapmadım. Herkesi ben seçtim. Ben seçtiğim için de ’Pişmanım’ deme şansım yok. Onu yaparsam kendimi inkâr ederim.

Bir de hiç alışık olmadığımız kadar güler yüzlü,rahat davranıyor.
Bu da kamuoyundaki kavgacı,agresif,sinirli,antipatik görüşlerini silmek
için bir makyaj.Sohbet içerisinde zaman zaman bilindik tavırlarına geri
döndüğünü gördük zaten.

Son olarak hummalı bir seçim kampanyası yaptı.
Ortalarda görünmezdi,seçim var diye çıkmadık TV ve gazete bırakmadı.
Keşke her zaman bunları yapsa.
Ama Pazar'dan sonra ara ki bulasın gene.
Artı seçimde oy kullanımı için yapılan deniz otobüsü,otobüs v.s.organizasyonları da
cabası.
Yerel Seçimlerde Belediyelerin açılışlarını seçim öncesi yaptığı gibi Ankara Tesislerini
seçimden 3 gün önce yaptı.
Bütün bunlar gösteriyor ki farklı kazanacak olsa da bir şeyleri yanlış yaptığını
kabul etmenin dışa vurumudur kampanyası.


Bundan önceki seçimlerde böyle seçim kampanyası yapmış mıydı ?
Kesinlikle HAYIR.
FENERBAHÇE için seçimler Hayırlı Olur umarım.

17 Mayıs 2009 Pazar

Aziz Yıldırım ''Bu Yıl Başarısız Değiliz.Hata da Yapmadık '' (!) !!!!!!!!!!!!!!!


Padişah Aziz Habertürk Gazetesinden Halil Özer ve Tahir Kum'a röportaj vermiş ve benim burada kendisi hakkında yaptığım eleştirilerin hepsini bir kez daha doğrulamış.
Kendisine teşekkür ediyorum beni yanıltmadığı için.:))))))))




















BU YIL BAŞARISIZ DEĞİLİZ


Aslında bu sezon başarısız olmadık. Hata da yapmadık. Neden? Kimleri getirdiğimize bakın. Teknik direktör kim? En iyi ismi getirdik, Zico ile ilgili bunu söyleyebilirdiniz, ‘hata’ diyebilirdiniz. Başarılı olmuş bir adamı antrenör olarak getirdik. Sonra İspanya gol kralını getirdik. Adamı herkes övdü. Herkes iyi şeyler söyledi. Güiza buraya gelmeden önce maçlarını yayınlayıp yorumlayan, yere göğe sağdıramayanlar (kim olduğunu biliyorsunuz), geldikten sonra her gün onu kötüledi. Emre? Bugün baktığınızda, Emre gibi kaç oyuncu var? ‘Başarısız olmadık’ derken, yine de Türkiye’de 2 takım Şampiyonlar Ligi ön elemesine gitti, şampiyon olan takım gruplara kalamadı biz kaldık. Kupada da final oynadık.

***************
Ne Egoymuş kardeşim beeeee.Ultra Ego'lu bir adam.
Asla kabul etmez.İnsan utanır biraz.


İşte Örnek tablo ;

F.Bahçe'nin sezon başı 4 yıllık vadede harcadığı para 138 trilyon.

Sezona 3 kupa hedefiyle başlayıp elinde sadece hayâl kırıklığı kalan Fenerbahçe, 138 trilyonu çöpe attı. Peki 2008-09’a 4 yıllık vadede 62.5 milyon euroluk bir transfer ücreti ödeyerek start veren sarı-lacivertliler, kimlere ne ödemişti?

Vatan gazetsinin haberine göre; Önce Emre’yi 4 yıl için 14 milyonluk bir ücretle renklerine katan F.Bahçe, bonservisine de 4 milyon verdi. Güiza’ya da 4 yıl için 12 milyon ödeyen Kanarya, İspanyol yıldızın bonservisine de 17 milyon bedel biçti. Dede’ye 2 yıl için 7 milyonluk imza attıran F.Bahçe yönetimi, Josico’ya ödedikleri 1 milyon euro bonservis+1.5 milyon yıllıkla da adeta ’zirve’ yaptı. Burak Yılmaz için 3 isim kiralandı, 1 milyon bonservis ödendi, oyuncuya da 4 yıl için 4 milyon verdi.

Devre arasında A.Gücü’nden transfer edilen Gökhan Emreciksin’e bonservis ödemeyen Kanarya, oyuncuya 4.5 yıl karşılığı 2.5 milyon euroyu temin etti. 18’lik Abdülkadir Kayalı bile F.Bahçe’den 4.5 yıllığına 2 milyon euro alacak.

Ucuz Kahramanlar

Sivasspor'un kadrosundaki 24 oyuncunun değeri 15 milyon TL’yi ancak buluyor. Kırmızı-beyazlı takımı özellikle Anadolu ekiplerinden transfer edilen Türk yıldızları başarıya taşıyor

İŞTE 15 MİLYONLUK KADRO

Abdurrahman (Ankaragücü, 2007-08)
Silva (yurt dışı- 2008-09)
Tum (Bursaspor, 2007-08)
İbrahim Dağaşan (Bursaspor, 2008-09)
Hayrettin Yerlikaya (Sivas Çimentospor, 1999-2000)
Sylla (Yurt dışı, 2007-08),
Kamanan (Tel-Aviv, 22.01.2009),
Sezer Badur (Karşıyaka, 2007-08)
Sergio (Yurt dışı, 2008-09)
Sedat Bayrak (Ankaragücü, 2008-09
Balili (Kayserispor, 2005-06)
Musa Aydın (Sakaryaspor, 2007-08)
Murat Sözgelmez (Altay, 2007-08)
Murat Erdoğan (Ankaragücü, 2.02.2009)
Mohammed (Diyarbakırspor, 2007-08)
Petkoviç (Trabzonspor, 2005-06)
Mehmet Yıldız (Türk Telekom, 2005-2006)
Diallo (Yurt dışı, 2007-08)

*********************
Röportajın diğer bölümleri ;

17 Mayıs 2009 Pazar, 11:26

“2006’da yaşadığımız travmayı atlatabilmek hiç de kolay değildi. Denizli’de şampiyonluğun kaçtığında fenalık geçirmedim. İzmir’deki Fortis Türkiye Kupası finalinde mi fenalık geçireceğim? Sonunda bu bir yarış. Bu yarışta
biz her zaman var olacağız ve bir gün mutlaka Türkiye Kupası’nı kazanacağız.”

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ilk kez böyle konuştu. Sarı-Lacivertli kulüpteki 10 yıllık iktidar döneminden sonra, yeniden aday olan başkan Yıldırım, geçmişe damgasını vuran tüm olaylara bir bir açıklık getirdi. İki saat süren röportajda Aziz Yıldırım, Denizli’de yaşanan ve asla unutulmayan travmadan, 26 yıldır kazanılamayan Fortis Kupası’na, Tuncay, Aurelio ve Appiah ile ilgili görüşlerine, Galatasaraylılar’ı çok kızdıran “UEFA Kupası tesadüf” sözlerinin açılımına, Aragones hakkındaki sözlerine, gelecek için umutlarına, seçim için görüşlerine yer verip, adeta içini döktü. Habertürk Spor Yayın Yönetmeni Halil Özer ile yazarımız Tahir Kum’un sorularını yanıtlayan Aziz Yıldırım’ın bu tip röportajını, belki bir daha diğer gazetelerde göremeyeceksiniz. Fazla konuşmayı sevmeyen, medya ile ilişkilerini her zaman sınırlayan Yıldırım, son 10 yıllık dönemde de çok az konuştu. Kim bilir belki de bu, gelecek 3 yıl için de yapılmış son röportaj olacak. İşte bu yüzden tarzın dışına çıkarak, sorularımıza yer vermeden, sadece Yıldırım’ın tüm söylediklerini sayfalarımıza yansıtmaya çalıştık.

DENİZLİ’DE NASIL KAYBETTİĞİMİZİ HERKES BİLİYOR!

Denizli maçında şampiyonluğa ulaşsak, en az 5-6 sene üst üste zafer yaşardık. O maç, F.Bahçe için kırılma noktası oldu. Bizim o sezon, hangi şartlarda, nasıl şampiyonluğu kaybettiğimizi sizler benden iyi biliyorsunuz. Bir daha geri dönüp bu konuda konuşmanın anlamı da yok. 18 dakika uzatmayı niye oynadık?
Ben Denizli’de şampiyonluğu yitirdiğimiz maçta fenalaşmadım da, İzmir’deki Fortis Kupası finalinde mi fenalaşacağım? Görüyorsunuz ki, Fortis Kupası bizimle bu kadar önemli bir hale geldi. Kaybetsek bile kupaya katkı sağlıyoruz. Benim zamanımda 4 kez final oynadık, 4’ünü de kaybettik. Bu bir yarıştır. Bu yarışta F.Bahçe var olacaktır.Sonunda bu kupayı elbet bir gün alacağız. Bu kadar dert etmeye gerek yok. Gazeteler maçtan sonra fenalık geçirdi, ayıldı, bayıldı diye yazmış.
Bu yalan. Ben 2006’da bir travma geçirdim, orada böyle olmadı. Biliyorsunuz o travmadan sonra ertesi sene biz şampiyon olduk. Başka bir kulüp Denizli’de bizim yaşadığımızı o travmayı yaşasaydı kolay kolay atlatamazdı. Son dakikada şampiyonluğu kaçırıyorsunuz. Başka bir kulüp böyle bir travvadan 1 yıl sonra şampiyon olamazdı. Biz o 100. yılda şampiyon olduk.

SOYUNMA ODASINA YİNE İNERİM’

Aziz-silin diyorlar, yok böyle bir şey. Kendileri söylüyorlar. Bakın Türkiye’de yapılan yanlışlık şu. Çok net konuşalım. Spor yazarları ve yorumcular olayları işlerine geldiği gibi empoze etmeye çalışıyorlar. Ben bu kulübün başkanıyım, diğer arkadaşlarda diğer kulüplerin başkanı ve yöneticileri. Bu kulüplerin sorumlulukları biz başkanlara verilmiş. Eğer bize bir sorumluluk verilmişse, bunun gereği ne yapılması gerekiyorsa onu yapmamız lazım. Soyunma odasına girmemeğer kazanmamız için gerekiyorsa, oraya girmem lazım. Çünkü hesabı kimse değil, kongre üyelerine ve taraftara ben veriyorum.
Bu hakkım, tabii hakkım. Bizlerin hakkı bu. çünkü bu sorumluluk bende. Bugün avrupanın çok önemli takımları geldi bizim stadımızda maçlara çıktı, onların başkanlarında yöneticilerinde de bunu gördük. Bu onlarda da var. O Avrupa’nın önemli kulüp başkanlarını burda ben soyunma odasına götürdüm. Bakın Milan’ın başkanı istedi, Galliani’yi maçtan önce de ortasında da soyunma odasına ben götürdüm.
Real Madrid buraya geldi burda, oraya gittik orda gördüm, başkanı devre arasında soyunma odasına giriyor. Ben sorumluyum ama ben işi karışmayacağım zaman neden sorumluyum. Öyle bir şey olabilir mi ? hem sorumluyum hemde hiç bir şeye karışmayacağım, böyle saçma bir şey olurmu, ben hata yaparsam, o zaman eleştirirsin, ben hocaya dersem şunu oynat bunu oynat o zaman hata yapmış olurum.
Gidip soyunma odasına oyuncularına bir şey söylemen bırakın başkan olarak, bir abi olarak onların bir büyüğü olarak lazım. İnsanız etkileniriz. Ben zor durumdayken bir büyüğümgelse, onu dinlerim, tecrübesinden faydalanırım. Ben ondan bir enerji alırım. Biz bir şey yapmayalım, sonunda fatura bize gelsin olurmu öyle şey. saçma. Başka kulüp başkanları Türkiye’de sanki soyunma odasına girmiyormu, giriyor, takımları da yapıyorlar. Ama bu eleştirilmiyor. Burda benimşahsıma karşı bir şey var.

GEREKİRSE YİNE ADAY OLURUM

Değişimi tamamlamak için 3 yıl daha görev yapmak istiyorum. Bunun için tekrar aday oldum. Bu 3 yılda değişim de biter. 3 yıl sonra devam eder miyim, bilemem. Şartlara bakacağız. Gerekirse yine aday olurum. Gelecek için önyargım yok. Benden sonraki ismin beni aratıp aratmaması önemli değil. Önemli olan F.Bahçe’ye başkanlık yapıp yapmaması. Spora sadece futbol, şampiyonluk olarak bakılıyor. Görevi bırakırken, takımı şampiyon yaparak bırakalım da, ‘Şampiyon yapıp da bıraktılar’ desinler diye 3 yıl daha aday oldum.

EURO 2008 FİNALLERİ BİZİ YORDU

Bence, bizimve Galatasaray’ın bu sezonki sorununun temeli yorgunluk. Ayrıca çok sakatlık yaşadık. Euro 2008 finalleri bizim gibi Milli Takım’a en çok oyuncu veren iki takımı etkiledi. Sezon başı hazırlıklarını bu yüzden yapamadılar. Geç başladık.Milli takıma çok fazla oyuncu vermenin zararını çektik. Ama bu, ülke menfaati için yapılan bir şey, varsın zararını görelim. Bu yüzden saygıyla karşılıyoruz...
Futbolcularımıza baktığınız zaman maddi olarak profesyoneller ama yaşantılarında ve sahada profesyonel değiller. Zamanla yabancılar Türk futbolculara uyuyor, onlar da profesyonelliğini kaybediyorlar. yarı amatör yarı profesyonel oyuncu ortaya çıkıyor. Sonra motivasyon sorunu çıkıyor. Konsantrasyon sıkıntısı etkisini gösteriyor. Arada saha içinde kavga etmek iyidir. Keşke bizimkiler arada saha içinde kavga etseler de oyunun gidişatını değiştirseler! Başarılı olduğumuz yıllar da var, başarısız yıllar da...
Tabii burada önemli olan başarıyı neye göre yorumlayacağız? Şampiyonluğa göre bakacaksak, 10 yılda 4 kez şampiyon olduk. Ama tabloya, kulübe yapılan katkı ve kulübün büyümesi açısından bakarsak her sene başarılı olduk. Çünkü bu 10 yıl içinde kulübü, bu yıl da dahil olmak üzere her yıl daha da büyüttük. Bu yüzden başarılıyız.

FEDERASYON İÇİN BEKLİYORUM

Bu sezon bize karşı çok hakem hataları oldu, konuşmadık. Sezon bitene kadar da konuşmayacağız. Sezonun bitmesini bekliyoruz. O zaman federasyon, hakemler hakkında söyleyeceklerimiz olacak. Federasyon için ‘Her şey olumlu’ diyemem, F.Bahçe ve Kulüpler Birliği Başkanı sıfatıyla konuşacağım. Camiamızdan bir kısım, Kulüpler Birliği Başkanı olduğum için konuşamadığımı, zarar gördüğümüzü söylüyor. Bağırıp çağırarak F.Bahçe için kazanç sağlayacağımızı düşünen varsa, bu şekilde kazanç sağlanıyorsa ben o kazancı istemiyorum. Ben önce Türk sporunu düşünüyorum.

DEL BOSQUE BİZE DERS OLDU

Size göre Aragones’in bir hayrı olmayabilir, ama bize göre var. Niye? Bizim adamla 2 yıllık imzamız var. Bir anda böyle silip atamayız. Öyle “At gitsin” dönemi kapandı. Sezon biter, iki taraf durum değerlendirmesi yapar. Bakın Del Bosque olayından dolayı Beşiktaş kulübü az mı sıkıntı çekti Allah aşkına?
Del Bosque olayı tabii ki bize bu konuda örnek oldu. Biz bu konuda yanlış adım atıp bizim yüzümüzden kulübün zarar görmesini istemeyiz. Biz bir Ortega davasını kazandıysak, Appiah davasını kazandıysak bu konuda düşünerek doğru adımlar atmamızdan dolayıdır.

HER TÜRLÜ KRİZİ RAHAT AŞARIZ


Yönetim kurulu olarak, Brezilyalı futbolcu Ronaldinho konusunda şu ana kadar her hangi bir çalışmamız olmadı. Transfer konusunu kongreden sonra yönetimle oturur, konuşuruz. Sonuçta yeni sezon için birilerini alırız. Ama bu konuda şu an için hiçbir çalışmamız yok. Bu arada kimse merak etmesin, ekonomik krizi de biz çok rahat bir şekilde aşarız. Eğer çıkıp bir şeyler söylüyorsak, kaynak yaratır, bu konuyu da rahatlıkla hallederiz. Bugüne kadar bu konularda nasıl kaynak yarattıysak, yine aynı şekilde başarırız.

UEFA KUPASI 100 MİLYON DOLAR GETİRMELİYDİ

Ben G.Saray’ın UEFA kupasıyla ilgili ‘tesadüf’ tabirini kullandım ama bu yanlış anlaşıldı. Tesadüf derken... Bakın G.Saray şampiyon olmuş... Peki soruyorum size bunu kazanca döndürebildi mi? Hayır. Çünkü böyle bir başarıya kulüp hazırlıklı değildi. Olsaydı, tecrübeli olsaydı ertesi sene bütün kombineleri satardı.
Sonra 100 bin forma satıyorsa 300 bin satardı. Örneğin Fener’in şimdi yaptığı gelir kalemlerini hemen harekete geçirirdi. Kimsenin beklemediği, beklenmeyen bir şey olduğu için bunun adı tesadüftü. Yoksa onu yenmiş, bunu yenmiş... Bunu inkar edebilir misiniz? Kimse o galibiyetleri inkar edemez.
Ama geldiği noktada hiçbir hazırlığı olmadığı için o kupayla hiçbir kazancı olmadı. Sadece sen kupayı getirdin, koydun oraya. Hiç kazanç sağlayamadı, En azından UEFA kupası 50-100 milyon dolar gelir getirmeliydi, kulübe dönüşümü böyle olmalıydı. Bu başarı sağlam temeller üzerine oturmadığı sonra ortaya çıktı. O sağlam olması gereken temel F.Bahçe’de var. Hem de fazlasıyla. 2000’de G.Saray o kupayı alırken neydi ortalama bütçesi 30 milyon dolar, bu en az o kupayla 50-50 milyon dolar olmalıydı. F.Bahçe bu konuda hazırlıklı? O durumu düşmez.

APPİAH, AURELİO VE TUNCAY’A KAPIMIZ AÇIK

Appiah’ın dönmesiyle ilgili bizim her hangi bir çabamız yok. Marco Aurelio ilgili de yok, Tuncay’la ilgili de yok. Ama bunların üçü de dönebilir. Bu o günkü şartlara bağlı. Hiç birine kapılarımız kapalı değil, gelirlerse oturur şartları konuşuruz, kulübün menfaatleri önemli. Bakın yarın bu üçü de Fenerbançe’de oynayabilir, şartlar oturulur değerlendirilir. Ama şu ana kadar bizim bu yönde bir çalışmamız olmadı. Bunlar Türkiye’ye gelir başka takımlara gider diye bir korkumuz asla yok. kim nereye giderse gitsin, fenere gelmek istemiyorsa, bir başka yere gidecek diye korkuya kapılıp transfer yapmayız. O dönemleri zihniyetleri geçtik artık. G.Saray’a da Beşiktaş’a da gidebilirler, şayet gitmek istiyorlarsa. Fenerbahçe’ye gelmek istiyorlarsa da kapımız onlara açık, şartlarımız uyarsa olur.

GÜİZA SENEYE FAYDALI OLUR

Guiza kendini ispat etmiş bir futbolcu. Guiza iyi oynamaya başladı seneye çok çok daha iyi olacak. Son dönemlerdeki formuyla bunu da gösterdi. Maldonado’da Brezilya’nın en iyi oyuncusuydu. Burada baktığınız zaman başarılı olamadı. Bunlar belli olmuyor. Uyum sağlamak, bazıları için zor oluyor.

MEDYA FENER SAYESİNDE KAZANIYOR

Medya Fenerli diyorlar yok böyle bir şey. Medya Fenerbahçe üzerinden para kazanıyor da öyle gözüküyor. Fenerbahçe çoğunlukta olduğu için, onların alım gücü fazla olduğu için herkes Fenerbahçe’yi yazmayı tercih ediyor. Medya feneri kullanmış.Anelka gelmiş, Ortega gelmiş, hep sansasyonel transferler yapmış, o yüzden medya hep Fener yazmış.

35 BİN KOMBİNE SATARIZ

Bu sene alınan kötü sonuçlardan dolayı seneye kombine korkumuz yok. Bu sezon 35.000 kombine sattık seneye de aynı sayıda satarız. Bizim taraftarımız böyle taraftar. Fenerium ürünlerinde bir düşüş yok, bizde olmaz.

SEÇİM İÇİN BELDEN AŞAĞI VURMAM

Beni şu, bu aday olmuş ilgilendirmiyor. Dikkat edin kimsenin adını anmıyorum. Seçim sürecinde bir duruş sergiliyorum. Kimseye
sataşıyor, bel altından da vuruyorum. Tüzükte ne yapılması gerekiyorsa ona uyuyorum. ‘Anadolu’da bize karşı antipati var’ deniyor. Bunu duruşumuzla sempatiye dönüştürdük. Bugün tam tersi, herkes bizi seviyor, müthiş bir sempati var. Kavgalı loduğumuz kimse yok.

YÖNETİCİLERİME BAŞKANLIK TEKLİFİ YAPTIM

Seçim öncesi kimseye başkan olurmusun diye bir teklif yapmadım, bu konuda yazılanlar yanlış. Yönetime söyledim, arkadaşlar içinizden biri yeni dönemde başkanlık düşünüyorsa söylesin, bunu desteklerim, beraber yürürüz, devir teslim yaparız, birlikte
oluruz dedim. hiç kimse istemedi.

YÖNETİM HAFTAYA

Yönetimle ilgili bir çalışma yapmadık, haftaya oturup konuşacağız. Öyle radikal bir değişiklik yok. Ali Şen’in seçimle ilgili açıklamaları var. Ben de duyuyorum. Bunlarla ilgili elbet söyleyeceklerimiz olacak. Ama bugün cevap vermeyeceğiz. Kongre geçtikten sonra bazı yerlere bazı mesajlar vereceğiz. 10 yıl önce başladığımda ‘Seçime girdiğimde eğer ben kazanırsam, Aziz Yıldırım kaybedecek, Fenerbahçe kazanacak. Tersi olursa da, ben kazanacağım’ dedim. Bugün de aynısını söylüyorum. ‘Ben kazanırsam F.Bahçe kazanacak, Aziz Yıldırım kaybedecek.’ Hayatımı görüyorsunuz. Verdiğim zamanın, değerleri belli. Bizden önceki yöneticiler haftada 1-2 gün kulübe uğrar, bir iki saat verirdi. Şimdi her yöneticinin ayrı ayrı odası yeri var. Benim gibi yönetim de, personelde full mesai yapıyor. Bizde zaman menfumu yok. Herkes, her gün en az yarım gününü burda geçirir.

EMRE’YE HUSUMETİ OLANLAR VAR

Örneğin Emre’ye karşı medyanın bir ön yargısı var. Adamın futboluyla ilgili bir şey yazmıyorlar. Kendi öz değerleriyle ilgili yazılar yazıyorlar. Emre’ye karşı bir husümet var medyada ama bu futboluyla ilgili değil, kendi öz değerleriyle ilgili. O devam ettiriliyor.

**************************
DENİZLİ’DE NASIL KAYBETTİĞİMİZİ HERKES BİLİYOR!

Denizli maçında şampiyonluğa ulaşsak, en az 5-6 sene üst üste zafer yaşardık. O maç, F.Bahçe için kırılma noktası oldu. Bizim o sezon, hangi şartlarda, nasıl şampiyonluğu kaybettiğimizi sizler benden iyi biliyorsunuz. Bir daha geri dönüp bu konuda konuşmanın anlamı da yok. 18 dakika uzatmayı niye oynadık?

*************
Şaka gibi ya.
Ben burada yazmadım mı O maçla ilgili ne yaptın ,neden Uluslararası arenaya taşımadın, neden bu maçın peşini bıraktın diye.
Lyon,Porto dominasyonuna gidebilecektik yazmadım mı ? Kendisi de öyle diyor işte.
E niye geri dönüp konuşmann manası yok.

FB'nin hakkı yenilmiş ve sen bunu engelleyememişsin.
İşte O yüzden Başkan olmanı istemiyorum.

**************
‘Şampiyon yapıp da bıraktılar’ desinler diye 3 yıl daha aday oldum.

***********
Aferin.
Anlayışa bak.


************
Camiamızdan bir kısım, Kulüpler Birliği Başkanı olduğum için konuşamadığımı, zarar gördüğümüzü söylüyor. Bağırıp çağırarak F.Bahçe için kazanç sağlayacağımızı düşünen varsa, bu şekilde kazanç sağlanıyorsa ben o kazancı istemiyorum. Ben önce Türk sporunu düşünüyorum.

**************
İlk Önce Türk Sporunu düşünüyorsan o zaman git Türk Sporu için aday ol,bırak FB'nin yakasını.
Ben FB'nin hakkı yenilirken susan ve önce Türk Sporunu düşünüyorum diyen bir Başkan istemiyorum.


************
Guiza'dan hala umutluymuş.
35 bin kombine bilet satarmış.
Anadolu'da antipati'yi sempatiye dönüştürmüş.


Masallara devam.
Ben her gün yüzlerce genç ile beraberim ,hepsi Aziz Yıldırım yüzünden FB'den nefret ediyor.Hepsi Ona Silah Kaçakcısı,Kara Paracı diyor,mağrur,diğerlerini küçümsüyor diyor.
Ne gariptir ki ben kendi konumumu tehlikeye atarak onu savunuyorum her
Allahın günü.


************
35 BİN KOMBİNE SATARIZ

Bu sene alınan kötü sonuçlardan dolayı seneye kombine korkumuz yok. Bu sezon 35.000 kombine sattık seneye de aynı sayıda satarız. Bizim taraftarımız böyle taraftar. Fenerium ürünlerinde bir düşüş yok, bizde olmaz.


*************
Ya işte demedik mi burada taraftar sadece para verileceği zaman aklına geliyor diye.
Bizim taraftarımız böyl taraftar diyor.
O taraftara bilgi vermeye,iki satır açıklama yapmaya,kulak vermeye gelince toz oluyor.
Bu ne İki Yüzlülüktür ya ?

Etiketler