Fabio Bilica etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fabio Bilica etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Temmuz 2009 Cuma

Fenerbahçe'nin Yeni Transferleri İncelemesi

Hürriyet Gazetesi Korkut Göze Yeni Transferleri inceliyor.
Mehmet Topuz ,Fabio Bilica ve Özer Hurmacı incelemeleri de ilgi çekici.

MEHMET TOPUZ



Vahşi ve Utangaç

Sahada kazanmak için her yolu dener. Boğuşur ve savaşır. Hırsını sahanın her noktasına taşır. Özel yaşamında suratına bakınca kızarır. Kameralar onun için bir azap. Genelde söyleşilerden de kaçar.

EN çarpıcı özelliği farkedilir fiziğidir. Kafasına döktüğü avuç dolusu jöle ve ensesinde topladığı uzun parlak saçları ile yarattığı tip onu başkalarından hemen ayırır.

İlk bakışta uçarı ve bitirim bir görüntünün yaratıcısıdır. Birkaç kelime konuşunca, para ve şöhretle süslü bu görüntünün arkasında bambaşka bir karekterin belirtileri hemen sırıtır. Uysal, saygılı ve utangaç...

Doğan Haber Ajansı Kayseri muhabiri sevgili Oktay Ensari’nin anlatımına göre, tam bir Anadolu adamı! /_np/8794/8318794.jpg

Kayseri’deki yılları dar bir çevrenin mütevazı sınırları içinde geçti. Alpaslan mahallesindeki, Divan Pastanesi boş saatlerindeki değişmeyen mekanıydı.

Bir-iki bardak çay, kuru bir pasta ile çevresinde hayranları ve yanından hiç ayrılmayan eniştesi... Gün böyle geçerdi. Suratına bakan herkese selam verir. Oturuyorsa, tanıyıp da yanına yaklaşanı ayakta karşılar.

Öyle kasılma filan gibi şeyler yok.

Ancak, iş konuşmaya gelince hemen kabuğuna çekilir, gerçek kimliğine bürünür. Asosyal yönü burada hemen belirir.

O an kaçmak, dünyasına sığınmak ister. Kameralardan da sıkılır. Maç sonrası röportajları var ya, Mehmet için cehennem azabıdır. Bu huyu hiç değişmedi.

Fenerbahçe’ye böyle bir Anadolu adamı geldi. İstanbul’da değişir mi, bilemiyorum!

Unutmadan söyleyeyim, Topuz henüz 26 yaşında ve bekar.

***

YALAN haberden fazlası ile etkilenir. Her sezon sonu derleme haberlerle onu 3 Büyükler’den birine gönderenlere illet olur. Hele, “Topuz imzayı attı” şeklindeki haberler dünyasını alt üst eder. Bunu yazanlarla selamı sabahı keser.

Duygularının coştu var. Buraya Cumhurbaşkanlarının, Başbakanların fotoğrafları asılır. Bir gün orada resmimi görünce şaşırdım. İyice yaklaştım. Bu, ben miyim diye uzun süre baktım. O günü ve mutluluğumu hiç unutamam.

Bu sakin ve uysal adamı çıldırtan bir olayın arkasındaki sır perdesi hala kalkmamıştır. Bir özel turnuvada oynanan Çaykur Rizespor-Kayserispor maçında ufak bir itişme olur. Ve ortalık birbirine girer. Gerisini Topuz’un ağzından dinleyelim...

İki oyuncu itişmeye başladı. Ben kenardaydım, bunu görünce oraya ayırmaya koştum. İş tatlıya bağlandı. Bu sırada Emre Toraman gelip bana vurdu. Ne olduğunu anlayamadım. Ancak, fena bozuldum. Hiç unutmadım bunu. Hala, neden vurduğunu merak ederim.

Görenler anlattı, bu yumruğa fena bozulmuş Mehmet Topuz. 4 kişi zor zaptetmiş. Bu sakin adamı kenara alana kadar akla karayı seçmişler... Bir de yanlış anlaşılan ufak bir tartışmaya açıklık getirdi Topuz...

Fatih Ceylan, Kayseri’de oynarken Gaziantepspor maçının son dakikalarında aramızda ufak bir tartışma geçti. Ve yanlış yorumlandı. Fatih’e bir pas verdim. O da bana kaleye vurmam gerektiğini söyledi. Biraz da kızdı. Bazı kişiler bunu büyüttü. Oysa, her ikimiz de o anda takımımızın çıkarını düşünüyorduk. Bunun tartışmasını yaptık. Bu diyalog kavga gibi algılandı. Ve benim şımarıklığıma verildi.

Çok üzüldüm.

İşte, meslek yaşamında Topuz’u bir çıldırtan bir de üzen iki olay. Başka bir vukuatı yok.

***

GEÇEN sezon toplam 28 maç oynadı. 23 kez pozisyona girdi, 9 gol attı. 3 asisti var. 98 şut attı, 35’i kaleyi buldu.

Şut, Mehmet Topuz’un en önemli silahı. Kaleyi gördüğü an hiç çekinmeden vuruyor. Yer ve mesafe ayırt etmeden...

Her idman sonrası yaklaşık 25-30 dakika şut idmanı yapar Topuz. Duran ve hareketli toplarla tek başına çalışır. Bu arada frikik denemeleri de idmanın ayrı bir bölümüdür.

Kayserispor’da hemen hemen her bölgede oynamıştır. Espri ile karışık der ki...

Sadece kalecilik yapmadım. Ona da fırsat olmadı!

Bir kez de stoper oynamıştır. Yine kendi söylemi ile bayağı başarı da sağlamıştır. Zaten Kayserispor’da oynadığı ilk mevki de sağbektir.

Bir farklılığı da hocasının verdiği her görevi yürekten kabullenmesidir. Önce oynar, sonra tartışır.

Yani, kötü oynadıysa, gider hocasına söyler...

Ben bu bölgenin adamı değilim!

***

Geçen sezonu 4 sarı kart ile tamamladı. Hiç kızarmadı... 46 top çaldı, 23 kez pozisyona girdi ve 9 gol attı. 3 de asisti var.

Topuz’u izlerken, ondaki farklı özellikleri net çizgilerle görmek mümkün...

Uzun fuleli deparları, savaşçı kimliği, taş gibi şutları, frikik atışlarındaki becerisi, sahanın her bölgesini aynı başarı ile kullanması ve hiç düşmeyen temposu...

Topuz’u farklı kılan bu özellikler 3 Büyükler’in her sezon iştahını kabarttı ve onu transfer borsasının gözdesi yaptı.

Her sezon lig biterken sevgili Oktay Ensari’ye şaka ile karışık hep sorarım.

Bu sezon Topuz’u kime pazarlayacaksınız?

Yine sezon sonrası aynı soruyu yönelttim Ensari’ye... Kısa ve kesin bir yanıt verdi.

Topuz, bu kez yuvadan uçuyor. Ama kime verecekler yemin billah ben de bilmiyorum.

Güldüm ve ben de kısa kestim...

Kayserili işini bilir. Kim fazla verirse ona gönderirsiniz!

**********************

FABİO BİLİCA



Popescu'dan Sonra En İyisi



Fenerbahçe’nin stoperi hayatında bir kez kaleye geçti. Venezia forması giyerken, meşhur Shevchenko’nun penaltısını kurtardı. Ve bir iddia: Bilica, kaliteli ve çok iyi bir futbolcu olmasına karşın uzun süre ondan yararlanamazsınız. Çünkü, istikrarlı değil.

YEDİ çocuklu bir aile babası. Üç kez evlendi. Sivasspor’da oynadığı tek sezonu üçüncü eşinden dünyaya gelen çocuğu ile geçirdi.

Sivas halkı ile sıkı bir dostluk kurdu Bilica. F.Bahçe’ye transferini öğrendikten sonra söylediği duygu dolu sözler, bu sevginin samimi bir itirafıydı... /_np/9592/8339592.jpg

Kulübüm istemeseydi, buralardan gitmezdim. Yine de Sivasspor’un bu transferden para kazanması beni mutlu etti!

Bilica boş zamanlarını Sivas sokaklarını arşınlamakla geçirdi. En ücra köşelerine daldı, her caddeyi dolaştı. Bazen bir kafede veya bir restorantta mola verdi Sivas turlarına... Günleri hep böyle geçti.

Evde müzik dinlemeye bayılır. Üstelik bütün mahalleye de dinletir. Setin sesini sonuna kadar açar ve başlar dan setmeye. Hele, kasette bir Latin müziği çalıyorsa...

Bıkmadan-usanmadan aksiyon filmleri izler Bilica. Ve beğendiğini de birkaç kez seyreder. Değişmeyen bir hobisi vardır. Hep İtalyan marka giyinir. Yedek kaleci Akın Vardar, Sivasspor’daki can dostuydu. İbrahim Dağaşan ve Sergio ile iyi bir diyalog kurmuştu.

Zaman zaman F.Bahçeli Alex ve ünlü Ronaldinho ile telefon görüşmeleri yapardı. Sivas’ta geçirdiği tek sezonda bu eski dostlarla ilişkiyi hiç kesmedi. Nereden kaynaklanıyordu bu dostluk?

Bilica, 1998-2000 yılları arasında 16 kez Brezilya U-20 Milli Takım formasını giydi. 2000 Sydney Olimpiyat Oyunları’nda da Ronaldinho, Alex ve Lucio gibi ünlülerle Brezilya Olimpiyat Takımı’nda yer aldı. Sonra her biri ayrı ülkeye gitti. Ancak, dostluklar süregeldi...

BİLİCA, tam 6 yıl İtalya’da oynadı.

Her futbolcunun başaracağı bir iş değil.

Forma giydiği İtalyan takımları sırası ile...

Venezia, Brescia, Palermo ve Ancona.

Ayrıca Avrupa’da, Almanya’nın FC Köln, Fransa’nın FC Istres ve Romanya’nın Cluj takımlarında da yer aldı.

Sivasspor’da geçen sezon müthiş bir grafik çizdi Bilica!

34 maçın tümünde oynadı. Rakipten 92 top çaldı, 15’ini kaptırdı. Attığı isabetli pas sayısı 855. 30 faul yaptı, 78 kez faule maruz kaldı.

Gördüğü sarı kart 6. Tek kırmızı kartı var!

Tam adı: Fabio Alves da Silva Bilica.

Yaşı: 30. Boyu: 1.87. Doğum yeri: Campina Grande (Brezilya)

BILICA’nın meslek yaşamı anılarla dolu.

Ünlü Shevchenko’nun attığı penaltıyı kurtarması anılarının baş köşesini süslüyor.

Venezia’da oynarken, kaleye geçmek zorunda kalır Bilica.

Teknik direktörün bir işareti ile kaleye yönelir. Gerisini Bilica’dan dinleyelim...

Önce irkildim. Ancak, kazağı üzerime geçirdiğim an tüm korkularım bitti. Ve özgüven kazandım.

Bu arada bir başka şanssızlık gelip Bilica’yı yakalar. Milan bir penaltı atışı kazanır. Atışı kullanacak isim de ünlü Shevchenko...

Yine Bilica’ya dönelim ve hikayenin gerisine kulak verelim...

Dikkatle Ukraynalı futbolcuyu izlemeye başladım.

Topa doğru koşarken atacağı köşeyi kestirdim. Ve o yöne doğru uzandım.

Topun elime değdiği an penaltıyı kurtardığımı anladım. Büyük bir mutluluk duydum.

SİVASSPOR’da hep yıldız futbolcu muamelesi gördü. Her futbolcu onu farklı bir yere koydu. Ve yine hiçbiri Bilica’nın değerini inkar etmek gibi bir komplekse girmedi.

Bir röportajda Eskişehirspor’un stoperi El Saka’ya sorarlar...

Türkiye’ye gelen en iyi yabancı stoper kim?

El Saka hiç düşünmeden yanıtlar...

Popescu ve Bilica!

Bunu Bilica’ya anlatırlar. Brezilyalı kısa bir yanıt verir...

Popescu gibi bir futbolcu ile adımın anılması bana gurur verdi!

Yeri geldi hemen söyleyeyim... Ülkemize gelen en mütevazı yabancılardan biri Bilica. Tartışmaya girmeyi hiç sevmez. En önemli özelliğini de şu sözlerle vurgular...

Bir stoper için yeterli tekniğe sahibim. Bu da bana oyunu iyi okumak ve iyi oyun kurmak gibi bir özelliği getirdi. Ayrıca, attığım isabetli pas sayısı bir stoper için bir hayli fazla.

VE bir iddia: BILICA’nın Romanya’dan Sivasspor’a transferi bir hikaye gibi... Rumen teknik direktör Multescu’nun yardımcılığını yapan Yüksel Yeşilova, Bilica’yı Sivasspor’a önerir.

Ancak, bazı şeyleri de söyleme gereğini hisseder. Önce iyi ve kaliteli bir futbolcu olduğunu vurgular. Ardından da çok istikrarlı değildir diye bir not düşer. Ve şöyle tamamlar...

Uzun yıllar yararlanamazsınız. Romanya’dan ayrılışın nedeni de bu!

Oysa Bilica, Sivasspor’da nefis bir portre çizdi. Ligde her maçta görev yaptı. Eski teknik direktörü Bülent Uygun’un da belirttiği gibi yüzde yüz randıman sağladı, arkadaşlarına hep pozitif enerji saçtı.

Ve transferin gözdeleri listesine girdi!

Sivasspor Başkanı sayın Mecnun Odyakmaz’ın, Bilica’nın transferi ile ilgili sözleri adeta beklenmedik bir ayrılığın ezikliğini taşıyor...

300 bin Euro’ya aldığınız bir futbolcu değerini 3-4 milyon Euro’ya yükseltirse, istemeseniz de satmak zorunda kalıyorsunuz!

Doğru söylüyor sevgili başkan... Çark kolay dönmüyor. Bu alemde yaşamak için bazen sevdiklerinizi de gözden çıkartıyorsunuz.

******************

ÖZER HURMACI



Küsmezse Şahane Oynar


Direkt kaleyi hedefler. Kafası hep havadadır. Ve oyunu kelimesi kelimesine okur. Çocukken Zidane hayranıydı. Şimdi, Kaka’yı beğeniyor.

ÖNCE özelliklerinden bir demet sunuyorum Özer’in... Bire birde adamın adeta midesinden geçer. Her iki ayağını da aynı beceri ile kullanır. Beli ve bileği çok esnektir. Çalım atarken bu iki özelliğinden yararlanır. Ve rakibin kafasını karıştırır.
Direkt kaleye oynamayı sever. Oyunda değişik bölgelere koşar. Ve beklenmedik bir yerden çıkıp pozisyon yaratır. Kafa hep havadadır ve oyunu kelimesi kelimesine okur.
Özer‘in diğer yüzünde duygusal alışkanlıkların net çizgileri görülür. İdmanlarda takımın ağabeylerinden biri bağırırsa... İkili mücadelede biri tavır koyar ve işi tartışmaya kadar götürürse hemen alınır.
Böyle ortamlarda keyfi kaçar. Tepki şekli, o andaki duygu alemine bağlıdır. Ya alınarak çeker gider. Ya da işi uzatır.
Başına dertler açacak, hatta belaya sokacak kötü bir huyunu daha söyleyeceğim. Maça kendini öyle kaptırır ki... Ters bir karar veya harekette hakeme agresif bir tavır takınır. Bu huyu hiç değişmedi.
Özer, 1986 doğumlu. 20 Kasım’da 23’üne basacak. 1.74 boyunda, Almanya doğumlu. Yani, gurbetçilerimizden biri.
Dayısı Başbakan lakaplı Trabzonspor’un eski futbolcularından Lemi Çelik... Eniştesi, Trabzonspor ve G.Birliği’nde bir zamanlar teknik direktörlük yapan Sadi Tekelioğlu.
Çocukluğu Trabzonspor maçlarını izleyerek geçti. Hangi takımı tuttuğunu soranlara herkesi güldüren bir yanıt verirmiş...
Lemi’yi tutuyorum!
* * *
ŞİMDİ hemen gerilere dönüyorum. Ve Özer’in bilinmeyen yönlerini onu en yakından tanıyan Hürriyet Ankara spor muhabiri sevgili Özgür Şahiner’in notları ile sunuyorum.
Futbol, Özer için adeta bir oyundu. Bacak arası yapmak, topuk atmak gibi... İşin gerçeğini geç anladı. Almanya’da yetiştiği takım Kasseyl’de oynarken hocası Wolfgaug Zieuaeck, Özer’e öyle bir makas atar ki...
6 ay takımın yüzünü göremez!
Bu eylem Özer’i tüm kötü alışkanlıklarından kurtarır. Ona yeni bir kimlik getirir. Artık takımın 10 numarası ve kaptanıdır...
Bir ara Türkiye’ye gelmeyi kafasına koyar. Ankaraspor’daki ilk idmanında eli ayağı birbirine dolaşır. Karşısında Yusuf Şimşek, Ümit Karan gibi ünlüleri görünce bir korku tüm benliğini sarar.
O da ne? Biraz ileride Vederson, Tita, Jaba pas idmanı yapıyor.
Morali iyice bozulur. Yine de yetenekleri ile farklı kimliğinden örnekler sunar idmanda. Ama bir sürpriz Özer’in tüm umutlarını alıp götürür... Kısa bir dönem Keçiörenspor’a kiralanır. Kimselere söyleyemez bu işi. Hele Almanya’daki arkadaşlarına lafını bile etmez...
Duyarlar diye ödü kopar!
Onun Ankaraspor’daki çıkışı ve şöhreti Aykut Kocaman ile başlar. Ve Aykut Hocası ile ilgili küçük bir anısı var Özer’in...
Trabzonspor’un F.Bahçe’ye yenildiği ve şampiyonluğu kaçırdığı bir maç var ya... O maçta Aykut Hoca’nın golünden sonra hüngür hüngür ağladım.
Yıllar sonra Aykut Hoca Ankaraspor’un başına gelince, hemen ağabeyime haber verdim. 10 yıl önce beni ağlatan adam, şimdi benim hocam oldu. O zaman ağlattı, şimdi güldürsün deyince, ağabeyim de çok duygulandı.
Bu ikili Ankaraspor’dan sonra şimdi de F.Bahçe’de buluştu.
* * *
HOBİLERİNDEN bir kaçı... Hızlı araba kullanmaktan nefret eder. Böyle kullananlara da gördüğü yerde kızar. Ters ters bakar. Özellikle Almanya’daki eski arkadaşları ile telefon görüşmesi yapmaktan keyif alır.
İçki, sigara gibi alışkanlıkları yoktur. İki gün ayağı topa değmesin huzursuzluk başlar. Tavlada çok iddialıdır. Herkese meydan okur. Fırsat yakalarsa, bowling oynar.
Az daha unutuyordum... Liseyi Almanya’da bitirdi. Almanca, Fransızca ve İngilizce konuşur.
Onun için favori ligler İngiltere ve İspanya’dır. Pek söylemez ama bu iki lig hep aklında ve gönlündedir.
Hayatında en çok duyduğu iki kelime vardır Özer’in. Her antrenöründen işittiği iki kelime...
Çok yeteneklisin!
Çocukken Zidane hayranıydı.
Şimdi Kaka’yı beğeniyor.
İki yıl önce Özer G.Saray’ın da gündemine geldi. Feldkamp kesinlikle alınmasını önerdi. Para konusunda anlaşamadılar. İş yattı.
O artık Fenerli!
Özer’i tanımayanlar veya izlemeyenler için ben de iki kelime ekleyeceğim...
Keyif alacaksınız!

BEKİR İRTEGÜN

Bu savaşta o da var


24 yaşındaki futbolcu sezgilerinin çok güçlü olduğunu söylüyor. Süper Lig’de korktuğu santrfor yok. Ancak, Nobre ile uğraşmanın zorluğunu da hatırlatmadan yapamıyor.

ESKİ hocası Nurullah Sağlam’ın söylediği gibi adamlığı birinci sınıf. Huyu suyu da dört dörtlük.
İstanbul bozar mı Bekir’i bilemem... Söyleşimin ilk sorusu da buydu. Tok bir yanıt verdi. Azarlar gibi...
Bir sorumluluk yüklendim ihanet edemem. Kolay değil F.Bahçe’de oynayacağım!
Yine de ısrar ettim. Biraz daha kurcaladım...
Üstelik 24 yaşındasın ve evli de değilsin.
Bozulmam için bir neden mi?
Bekir İrtegün ile böyle başladı söyleşimiz. Gaziantepspor’un alt yapısından yetişti. A takıma alan da Nurullah Hoca.
Öyleyse sözü Nurullah Sağlam’a bırakıyorum. Anlatsın Bekir İrtegün’ü...
Çabuk, süratli ve dayanıklı. F.Bahçe’de direkt oynayacağına inanıyorum.
Eksik, henüz istenilen düzeye gelmeyen tarafı nedir?
Sadece zaman zaman topu oyuna sokmakta zorlanır. Bunun dışında iyi ölçekli bir oyuncu.
Bekir’in bu yönünü kendine de sordum. Bakın ne dedi?
Bu sadece kişiden kaynaklanan bir sorun değil.
Seçenek sunulursa, yani, sağın solun iyiyse, orta alanda iyi diyalog kuracağın kişiler varsa... Topu oyuna da sokarsın, oyunu da yönlendirirsin.
Teknik açıdan en beğendiğin yönün nedir?
Sezgilerim. Gerçekten bu yönüm çok güçlüdür. Bir de stoperde olması gereken özellikler vardır.
Örnek aldığın bir futbolcu var mı?
Hayır kimseyi örnek almadım.
Mevkinde beğendiğin isimler?
Süper Lig’de Servet Çetin ve Lugano.
Yabancılardan?
Barcelona’da oynayan Pique ve Juventus’ta oynayan Cannavaro.
Süper Lig’de en korktuğun santrfor?
Korktuğum yok. Ama çok uğraştıran biri var.
Kimdir o?
Mert Nobre. Bir dakika boş durmaz. Oraya buraya koşar. Sırtına çıkar. Uğraştırır...
* * *
HOBİLERİNE gelince, Bekir’in bu yönlerini Doğan Haber Ajansı muhabiri Ahmet Kaya’dan aldım.
Sohbetli kahvaltılar Bekir için büyük bir keyif. Kebap çeşitleri elbette favori yemek... Evin tadını iyi çıkartır Bekir. Yalnızlık onu hiç bozmaz. Müzik dinler. Özellikle slow parçaları seçer.
Bekir, Gaziantep’i özleyeceğini ama İstanbul’da yabancılık çekmeyeceğini söylüyor.
Sordum Bekir’e... Tanıyor musun İstanbul’u?
15 yaşından bu yana milli takımlara gider gelirim. Bu nedenle İstanbul’a yabancı değilim.
Antep’in nesini özlersin?
Arkadaşlık ortamı Gaziantep’in en büyük artılarından biridir. Hani, kolej havası derler ya... Böyle bir ortam vardır.
Tam 55 kez milli formayı taşıdı Bekir. 26 kez A Genç Milli, 26 kez 21 Yaşaltı Milli Takım ve 3 kez de A Milli Takım...
1.85 m boyunda ve 76 kilo. Futbol yaşamında sadece bir kez kırmızı kart gördü. Onu da kendinden dinleyelim...
Ankaragücü ile oynadığımız maçlardan biriydi. Hatırladığım kadar ilk 5 dakika içindeydik. Rakiple birlikte bir topa girdik ve yere yuvarlandık. Vedat Yüksel düdüğünü çaldı. Faul yaptığımı söyledi. Sonra da kırmızı kartını çıkardı. Pozisyonumu son adam gibi değerlendirdi.
* * *
BEKİR’i F.Bahçe’nin dışında iki büyük kulüp daha istemiş. G.Saray ve Trabzonspor. Ancak, konuşmalara göre, o F.Bahçe’ye gideceğini biliyormuş.
Peki, transfer haberini alınca, yani, seni istediklerini duyunca neler hissettin?
Kendimi bu transfere hazırlamıştım. Ocak ayından beri F.Bahçe’ye transferim konuşuluyordu. Yine de heyecanlandım.
F.Bahçe’de büyük bir olasılıkla Bilica ile yan yana oynayacaksın. Ne diyeceksin?
Orada Önder Turacı da var.
Doğru söylüyorsun. Yine de Bilica ile birlikte oynarsanız, gerekli uyumu sağlar mısınız?
Kesinlikle. Birbirimizi tamamlayan özelliklerimiz var. Bir sorun yaşamayız.
Bilica’yı nasıl tanımlarsın?
Kısacası, kalite bir oyuncu.
* * *
GAZİANTEPSPOR’da 125 Süper Lig maçı 27 kez de Türkiye Kupası maçı oynadı Bekir İrtegün... Böylesine uzun maratonun sadece tek maçı Bekir’de derin izler bırakmış. Bu kötü günü Bekir’in ağzından dinleyelim...
Geçen sezon Konyaspor maçında solbek oynadım. Solbek yoktu, zorunluluktan bu bölgede görev yaptım. Herkes bilir, benim solbekle yakından uzaktan bir alakam yoktur. Üstelik kötü de oynamadım. Ancak, bir-iki pozisyonda taraftarın “Bekir dışarı” şeklindeki sözleri beni bir hayli üzdü.
Bekir, her şeye karşın bu kötü anıyı unuttuğunu söylüyor. Ve Gaziantep’ten sevgi dolu duygularla ayrılıyor.
Sana son bir temenni sevgili Bekir... Dilerim F.Bahçe’de uzun yıllar oynarsın. Ve bu arada bir imza da nikah masasında atarsın.
İstanbul’a evlenmeye değil F.Bahçe’de oynamaya geldim. Önce jübilemi yapar sonra nikah masasına otururum. Acelem yok. Daha 24 yaşındayım sevgili ağabeyciğim!




3 Temmuz 2009 Cuma

Fabio Bilica Resmi İmzayı Attı.



Fenerbahçemizin Sivasspor'dan transfer ettiği Fabio Alves da Silva(Bilica), Sportif Direktörümüz Aykut Kocaman'ın da hazır bulunduğu bir törenle kendisini 3 yıllığına kulübümüze bağlayan sözleşmeye imza attı. Çok mutlu ve gururlu olduğunu söyleyen Brezilyalı oyuncu, şimdiye kadarki kariyerinde oynadığı en büyük takımları Fenerbahçe ve Brezilya Milli Takımı olarak ifade ederken, "Fenerbahçe benim için dünyanın en büyük kulubü" dedi.
Bilica'yı resmen Fenerbahçeli yapan imza töreni, Samandıra Kamp Merkezi Basın Toplantı Odası'nda gerçekleştirildi. Törende ilk olarak söz alan Sportif Direktörümüz Aykut Kocaman, "Bilica, Kulüple anlaştıktan sonra, antrenmanlar başlarken geldi. O nedenle kendisiyle imza töreni düzenleyemedik. Yoğun bir antrenman programı var. Fenerbahçe'nin büyüklüğünü ve onun bir futbolcusu olduğunu hissetmesi için böyle bir imza töreni düzenledik. Disiplinli ve savaşan bir kadro istiyoruz. Bilica, geçen sene Sivasspor'da başarılıydı. Ancak Fenerbahçe'ye transfer olan bir oyuncu için başarı çıtası ve beklentiler yüksek olmalı. Hem kendisi hem de takımımız adına hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" diye konuştu.

MUTLU VE GURURLUYUM

Sözlerine "İlk başta, burada oynama şansını bana verdiği için Fenerbahçe'ye minnet duyuyorum" diyerek başlayan Bilica ise, "Sivas'ta başarılı olduk. Ancak demin de söylendiği gibi benim için başarı çıtası arttı. Fenerbahçe'nin başarı için elimden geleni ve elimden gelenin en iyisi yapacağıma söz veriyorum. Duyduğum mutluluk ve gururu buradan ifade etmek istiyorum" dedi.

FENERBAHÇE FORMASI GİYEN MUTSUZ OLMAZ

Daha sonra gazetecilerin sorularını cevaplandıran Bilica, kendisine Diego Lugano'nun sorulması üzerine, "Lugano'ya benim saygım sonsuz. Lugano çok büyük bir oyuncu. Ancak benim görevim kulübüm adına en iyisini vermektir. Benden öncesi, benden sonrası gibi şeyler yok. Elimden gelenin in iyisini vereceğim ve umuyorum ki; başarılarda pay sahibi olacağım" dedi. Fenerbahçe hakkındaki soruları da yanıtlandıran Bilica, "Burada bulunduğum kısa sürede şunu anladım ki; Fenerbahçe benim için Dünyanın en büyük kulübü. Burada olmaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyorum. Buraya gelmeden önce bana söylenenler; eski teknik direktörümden olsun, tüm futbolculardan olsun duyduğum şeylerle bana güzel izlenimler sunuldu. Ben de bunları yaşamayı bekliyorum. Ben, herhangi bir futbolcunun Fenerbahçe forması giyip de mutsuz olacağına inanmıyorum. Ben buna inanmıyorum. Bu yüzden Fenerbahçe formasıyla mutlu olacağım" dedi.

EN BÜYÜKLER FENERBAHÇE VE BREZİLYA

Bugüne kadarki futbol kariyeri hakkında da konuşan Bilica, "Futbol hayatımda oynadığım tüm kulüplere saygım sonsuz ama, şu ana kadarki kariyerime baktığım zaman, Fenerbahçe ve Brezilya Milli Takımı, kariyerimde oynadığım en büyük takımlar" dedi.

İmza töreninde, gazetecilerin başka konulardaki sorularına da yanıt veren Aykut Kocaman ise, İspanyol oyuncumuz Daniel Güiza'nın takıma geç katılacak olmasının normal olduğunu söyledi. Kocaman, "Güiza, ayın 28'nde maç oynadı. Arkadaşları tatile girdikten 1 ay sonra son maçını oynadı Böyle bir istekte bulunması doğal" diye konuştu.
İmza töreni, Bilica'ya Fenercell hattı ve ve Fenerbahçe Kart verilmesinin ardından, oyuncunun Samandıra'daki antrenman sahasında basın mensuplarına poz vermesiyle sona erdi.

FENERBAHÇE'Yİ HEP HAYAL ETTİM

Yeni transferimiz Bilica, imza töreninin ardından FB TV'nin canlı yayınında Fatih Demirkol'un sorularını cevaplandırdı. Bilica "Çok kısa bir süre geçmesine rağmen kendimi buraya çok yakın hissediyorum. Çok büyük bir kulüpteyim. Bu mutluluğu ve gururu buraya gelen herkes yaşar. Burada kaldığım sürece bu duygulara hep sahip olmayı umuyorum. Fenerbahçe'de oynamayı her zaman hayat ettim. Ben hayallerimi gerçekleştiren bir insanım. Tabii sadece hayal etmekle olmuyor, eylemler de gerçekleştirmelisiniz. Ben de bunu yaptım ve Fenerbahçe'ye geldim" dedi.

TARAFTARIN GÜCÜNÜ ARKAMA ALACAĞIM

Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nın muhteşem havası hatırlatıldığında ise Bilica, "Fenerbahçe'nin stadına geldiğimde gördüklerimin en önemlisi Fenerbahçe taraftarının büyüklüğü oldu. Biz Sivas'la buraya maça geldiğimizde, üzerimizde büyük bir taraftar baskısı vardı. Ben zannetmiyorum ki; herhangi bir takım buraya gelsin ve bu baskıyı hissetmesin. Ben Sivas'ta oynarken bunu hissettim. Şimdi o taraftarın gücünü arkama alacak olmaktan dolayı mutluyum" dedi.

İLK HEDEF SÜPER KUPA

Bilica, "Kendi adıma söz veriyorum. Taraftara ve camiaya başarılar, kupalar kazandırmak için elimden geleni yapacağım. İlk hedefimiz de Ağustos'ta oynayacağımız Süper Kupa. Takım olarak onu kazanmak istiyorum. Ben de bunda pay sahibi olmak istiyorum. Bizim bu seneki hedefimiz önümüzdeki tüm kupaları almak. Bunun için sezon öncesi kampında iyi çalışmamız gerekiyor. Bizim şimdi yaptığımız da bu zaten. Antrenmanlar iyi geçiyor. İyi çalışıyoruz. Fenerbahçe'nin her zaman için hedefi, önündeki tüm kupaları almaktır" dedi.

DAUM'UN YAPTIKLARI YAPACAKLARININ GÖSTERGESİ

Yeni çalışmayla başladığı Teknik Direktörümüz Daum hakkındaki soruları da yanıtlandıran Bilica, "Hocamızın daha önceki dönemlerde yaptıkları, yapacaklarının göstergesidir. O da biz de başarıyı hedefliyoruz. Hocamızın bizim üzerimizdeki etkisi ve havası oldukça olumlu. Umuyorum ki, tüm kupaları kaldırırız. Ben kupalar kazanmak istiyorum. Türkiye liginde Fenerbahçe formasıyla kupayı kazanmak, Avrupa Ligi'nde başarılı olmak ve o kupayı da kaldırmak istiyorum. Bunlar da aklıma geldiğinde heyecanlanıyorum" diye konuştu.

BASKILAR OLUMLU ETKİLER

Beklentilerin ve baskıların fazla olmasının olumlu olduğunu söyleyen Bilica, "Baskıların, üzerimizdeki beklentilerin fazla olması beni olumlu şekilde etkiliyor. Bu sizin işinize daha fazla eğilmenizi sağlar. Zaten bu formayı giymeniniz bile bunu sağlar. Baskı olumlu etkiler. Fenerbahçe bu sene Türkiye Ligi, Türkiye Kupası ve Avrupa'da mücadele edecektir. Ben de hepsine talip olduğumuzu söylüyorum" diye konuştu

TÜRK VE BREZİLYA FUTBOLLARI BENZEŞİYOR

Bir çok ülkede top koşturduğunun hatırlatılması ve ülke futbollarını karşılaştırması istendiğinde ise Bilica, "Ben bir çok bakımdan Türk futbolunun Brezilya futboluyla benzerlikleri olduğunu söylüyorum. Özellikle de oynadığım mevkii bakımından. Brezilya'da da stoperler, güvenliği elden bırakmamak kaydıyla ileri çıkarlar. İtalya ve Fransa'da stoperler orta sahayı bile geçemez. Türkiye'de bu kısıtlama yok. Bu da futbolun güzelleşmesine katkı sağlıyor. O nedenle Brezilya ve Türk futbolu bir birine yakın. Ben saha içinde azimli, kararlı ve hırslıyım. Karşımda kim olursa olsun, rakip takımda yakınım bile olsa bu kazanma hırsımdan bir şey kaybetmem. Ben futbol oynamayı ve futbolu futbol gibi oynamayı seviyorum. Bir defans oyuncusuyum ama futbolu sevdiğim için atağa çıkmayı, gerek asist gerek golle takımıma hücumda katkı yapmayı seviyorum. Elbette görevim savunmak ama ileri çıkmayı da seviyorum" diye konuştu.

FENERBAHÇE'NİN CAMİA DURUŞU OLACAK

Fenerbahçe'nin bu sezon nasıl bir futbol oynayacağı hakkında görüşleri sorulduğunda ise Bilica, "Saha içerisinde Fenerbahçe'nin camia duruşu olacak. 'Camia duruşu nedir?' derseniz. Fenerbahçe camiası büyüktür. Saha içindeki Fenerbahçe'nin duruşu da camianın büyüklüğünün duruşu olacaktır. Başarının sırları hocamızda saklı. Hocamız bu sırları bizlere zamanla verecek. Bizler de başarıya inandığımız sürece bunları yerine getireceğiz" diye konuştu.

TARAFTAR HEP YANIMIZDA OLSUN

Özel yaşamı hakkında da bilgiler veren Bilica, "Benim için temel ailedir. Bilica da saha dışında ailesiyle birliktedir. Aileyle mutlu olduğunuz takdirde işinizde de mutlu olursunuz. Saha dışındaki Bilica, ailesiyle ve arkadaşlarıyla vakit geçiren bir insan. En büyük hobim ise balık tutmak. Brezilya müziğini de Türk müziğini dinliyorum. Yemeklere de alışkınım. Zaten Türk yemekleri ülkemin yemeklerine yakın. Eşime de Brezilya yemekleri değil de Türk yemekleri yapmasını söylüyorum" diye konuştu. Son olarak taraftara seslenen Bilica, "Başarı için buradayım. Fenerbahçe, kupaları almak için elinden geleni yapar. Ben de takımın bir parçası olarak bunu istiyorum. Taraftarlarımızın desteğiyle başarılar kazanacağız. Bunu da önümüzde zamanlarda göreceğiz. Onlar hep yanımızda olsun" dedi.



























bilica.jpg

Kariyeri

2008-2009 sezonunda Sivasspor'da oynadı. Sivasspor'a, Romanya'nın CFR Cluj takımından geldi. Daha önce Venecia, Brescia, Palermo, Ancona, Köln gibi takımlarda da forma giydi. Fenerbahçe Spor Kulübü'nün 8 Haziran 2009 tarihinde resmi web sitesinden yapılan açıklamaya göre Bilica, Fenerbahçe ile sözleşme imzaladığı belirtildi. Transfer ücreti olarak Yasin Çakmak'ın bonservisiyle beraber + 1.5 milyon avro + 3 futbolcu kiralık olarak verildi. Sivasspor Kulübü, 9 Haziran 2009 tarihinde transferi doğruladı. Transfer haberi ilk olarak Fenerbahçe Spor Kulübü'nün iletişim operatörü olan Fenercell'in üyelerine gönderdiği kısa mesaj ile duyuruldu.

3 Temmuz 2009'da Fenerbahçeyle 3 yıllık bir sözleşmeye imza attı.Yasin Çakmak'ın yanı sıra 4.000.000 Euroluk yüksek bonservis bedeliyle 3 sene anlaşma sağlanmıştır.Bilica yıllık 2.100.000 € alacaktır.

Milli Takım kariyeri

1998-2000 yılları arasında 16 kez Brezilya U-20 Milli takımının formasını giydi ve 2 gol attı. 2000 Sydney Olimpiyat oyunlarında ise ünlü futbolcular Alex, Ronaldinho, Lúcio ve Fábio Aurélio ile beraber Brezilya Olimpiyat takımında forma giymiştir. Bu turnuva'da 2 kez milli oldu.


Hürriyet Gazetesi spor yazarı Korkut Göze, yeni transferleri mercek altına almaya devam ediyor.. Göze’nin bugünkü konuğu Fenerbahçe’nin yeni transferi Bilica oldu.

Yedi çocuklu bir aile babası. Üç kez evlendi. Sivasspor’da oynadığı tek sezonu üçüncü eşinden dünyaya gelen çocuğu ile geçirdi.

Sivas halkı ile sıkı bir dostluk kurdu Bilica. F.Bahçe’ye transferini öğrendikten sonra söylediği duygu dolu sözler, bu sevginin samimi bir itirafıydı…

Kulübüm istemeseydi, buralardan gitmezdim. Yine de Sivasspor’un bu transferden para kazanması beni mutlu etti!

Bilica boş zamanlarını Sivas sokaklarını arşınlamakla geçirdi. En ücra köşelerine daldı, her caddeyi dolaştı. Bazen bir kafede veya bir restorantta mola verdi Sivas turlarına… Günleri hep böyle geçti.

Evde müzik dinlemeye bayılır. Üstelik bütün mahalleye de dinletir. Setin sesini sonuna kadar açar ve başlar dan setmeye. Hele, kasette bir Latin müziği çalıyorsa…

Bıkmadan-usanmadan aksiyon filmleri izler Bilica. Ve beğendiğini de birkaç kez seyreder. Değişmeyen bir hobisi vardır. Hep İtalyan marka giyinir. Yedek kaleci Akın Vardar, Sivasspor’daki can dostuydu. İbrahim Dağaşan ve Sergio ile iyi bir diyalog kurmuştu.

Zaman zaman F.Bahçeli Alex ve ünlü Ronaldinho ile telefon görüşmeleri yapardı. Sivas’ta geçirdiği tek sezonda bu eski dostlarla ilişkiyi hiç kesmedi. Nereden kaynaklanıyordu bu dostluk?

Bilica, 1998-2000 yılları arasında 16 kez Brezilya U-20 Milli Takım formasını giydi. 2000 Sydney Olimpiyat Oyunları’nda da Ronaldinho, Alex ve Lucio gibi ünlülerle Brezilya Olimpiyat Takımı’nda yer aldı. Sonra her biri ayrı ülkeye gitti. Ancak, dostluklar süregeldi…

Bilica, tam 6 yıl İtalya’da oynadı.

Her futbolcunun başaracağı bir iş değil.

Forma giydiği İtalyan takımları sırası ile…

Venezia, Brescia, Palermo ve Ancona.

Ayrıca Avrupa’da, Almanya’nın FC Köln, Fransa’nın FC Istres ve Romanya’nın Cluj takımlarında da yer aldı.

Sivasspor’da geçen sezon müthiş bir grafik çizdi Bilica!

34 maçın tümünde oynadı. Rakipten 92 top çaldı, 15’ini kaptırdı. Attığı isabetli pas sayısı 855. 30 faul yaptı, 78 kez faule maruz kaldı.

Gördüğü sarı kart 6. Tek kırmızı kartı var!

Tam adı: Fabio Alves da Silva Bilica.

Yaşı: 30. Boyu: 1.87. Doğum yeri: Campina Grande (Brezilya)

Bilica’nın meslek yaşamı anılarla dolu.

Ünlü Shevchenko’nun attığı penaltıyı kurtarması anılarının baş köşesini süslüyor.

Venezia’da oynarken, kaleye geçmek zorunda kalır Bilica.

Teknik direktörün bir işareti ile kaleye yönelir. Gerisini Bilica’dan dinleyelim…

Önce irkildim. Ancak, kazağı üzerime geçirdiğim an tüm korkularım bitti. Ve özgüven kazandım.

Bu arada bir başka şanssızlık gelip Bilica’yı yakalar. Milan bir penaltı atışı kazanır. Atışı kullanacak isim de ünlü Shevchenko…

Yine Bilica’ya dönelim ve hikayenin gerisine kulak verelim…

Dikkatle Ukraynalı futbolcuyu izlemeye başladım.

Topa doğru koşarken atacağı köşeyi kestirdim. Ve o yöne doğru uzandım.

Topun elime değdiği an penaltıyı kurtardığımı anladım. Büyük bir mutluluk duydum.

Sivasspor’da hep yıldız futbolcu muamelesi gördü. Her futbolcu onu farklı bir yere koydu. Ve yine hiçbiri Bilica’nın değerini inkar etmek gibi bir komplekse girmedi.

Bir röportajda Eskişehirspor’un stoperi El Saka’ya sorarlar…

Türkiye’ye gelen en iyi yabancı stoper kim?

El Saka hiç düşünmeden yanıtlar…

Popescu ve Bilica!

Bunu Bilica’ya anlatırlar. Brezilyalı kısa bir yanıt verir…

Popescu gibi bir futbolcu ile adımın anılması bana gurur verdi!

Yeri geldi hemen söyleyeyim… Ülkemize gelen en mütevazı yabancılardan biri Bilica. Tartışmaya girmeyi hiç sevmez. En önemli özelliğini de şu sözlerle vurgular…

Bir stoper için yeterli tekniğe sahibim. Bu da bana oyunu iyi okumak ve iyi oyun kurmak gibi bir özelliği getirdi. Ayrıca, attığım isabetli pas sayısı bir stoper için bir hayli fazla.

Ve bir iddia: Bilica’nın Romanya’dan Sivasspor’a transferi bir hikaye gibi… Rumen teknik direktör Multescu’nun yardımcılığını yapan Yüksel Yeşilova, Bilica’yı Sivasspor’a önerir.

Ancak, bazı şeyleri de söyleme gereğini hisseder. Önce iyi ve kaliteli bir futbolcu olduğunu vurgular. Ardından da çok istikrarlı değildir diye bir not düşer. Ve şöyle tamamlar…

Uzun yıllar yararlanamazsınız. Romanya’dan ayrılışın nedeni de bu!

Oysa Bilica, Sivasspor’da nefis bir portre çizdi. Ligde her maçta görev yaptı. Eski teknik direktörü Bülent Uygun’un da belirttiği gibi yüzde yüz randıman sağladı, arkadaşlarına hep pozitif enerji saçtı.

Ve transferin gözdeleri listesine girdi!

Sivasspor Başkanı sayın Mecnun Odyakmaz’ın, Bilica’nın transferi ile ilgili sözleri adeta beklenmedik bir ayrılığın ezikliğini taşıyor…

300 bin Euro’ya aldığınız bir futbolcu değerini 3-4 milyon Euro’ya yükseltirse, istemeseniz de satmak zorunda kalıyorsunuz!

Doğru söylüyor sevgili başkan… Çark kolay dönmüyor. Bu alemde yaşamak için bazen sevdiklerinizi de gözden çıkartıyorsunuz.

Hürriyet Gazetesi

05.7.2009 10:07

***************

Haydi Hayırlı Olsun bakalım.
Faydalı olacaktır.Komple bir oyuncu.
Akıllı,soğukkanlı,özgüveni yerinde,mücadeleci,sert şutları,frikikleri var.
Fiziği güçlü,yer tutuşu ve müdahaleleri yerinde.Geriden oyun kurmada pas yüzdesi yüksek.
Kafa topları iyi,bire birlerde kolay çalım yemiyor,tank gibi.
Çok takım değiştirdiği,oynadığı takımların küme düştüğü konusunda eleştiriler var.
Sadece O mu düşürdü acaba ?
Sivasspor'an önce oynadığı Romanya'nın CFR Cluj (başka Cluj) takımı da küme düşmüş
ama Bilica 2007-2008 Sezonunda Romanya'nın En İyi Defans Oyuncusu seçilmiş.
İstikrarlı bir oyuncu.Bize de böylesi lazım.

Geçen sezon İstatistikleri ;
Maç KategorisiToplam MaçToplam Gol
Türkiye Kupası51
Turkcell Süper Lig341

DetaylarKartDakikaMaçTarih/SaatMaç Organizasyonu
Sarı Kart 89.dk KOCAELİSPOR-SİVASSPOR 30.08.2008 21.00 Turkcell Super Lig
Sarı Kart 51.dk ANTALYASPOR A.Ş.-SİVASSPOR 09.11.2008 14.00 Turkcell Super Lig
Çift Sarı Kart 89.dk KAYSERİSPOR-SİVASSPOR 31.01.2009 13.30 Turkcell Super Lig
Sarı Kart 4.dk MKE ANKARAGÜCÜ-SİVASSPOR 14.03.2009 15.15 Turkcell Super Lig
Sarı Kart 86.dk GALATASARAY A.Ş.-SİVASSPOR 30.05.2009 20.00 Turkcell Super Lig

http://www.sporx.com/.../ozelroportaj/152557/?ref=abm

Röportajı ;

BİLİCA'NIN SHEVCHENKO'NUN PENALTISINI KURTARDIĞI POZİSYONU İZLEYİN...

30 Yaşında Piyango vurmuş gibi Ülkenin En büyük takımına iyi transfer yapmanın
kıymetini bilecek kafadadır,bunu da iyi değerlendirecektir diye düşünüyorum.
Kariyerinin doruk noktası olduğunu söylüyor zaten.
Ömer Üründül bile Ülkenin En İyi Savunma oyuncusu dedikten sonra bize laf kalmıyor.
Rıdvan Dilmen de çok beğeniyor.
Lugano çok iyi,sert,yıpratıcı v.s ama takımı sık sık yalnız bıraktıktan
sonra bir anlamı yok ki.
Bilica'nın yanına daha seri,çabuk arkaya atılan topları süpürecek bir yabancı daha lazım.
Her ne kadar Bülent Uygun ,Balili ile yarışıp geçiyor dese de açık alanda biraz yavaş gibi.
Eğer dediği gibiyse o zaman Bilica - Bekir bile olur.
Edu'ya artık teşekkür edilmeli.
Defansta 3 yabancı olayı fazla.Keşke RC'yi gönderselerdi.
O zaman bir yabancı Stoper almakta sorun olmazdı.
Bakalım Aziz Yıldırım ne düşünüyor defans kurgusu konusunda.
Daum diyemiyorum çünkü transferleri ve kadroyu Aziz Yıldırım yapıyor.

9 Haziran 2009 Salı

Bilica ve Bekir İrtegün Fenerbahçe'de !!!!!!!!!!!



Beşiktaş’ın da peşinde olduğu G.Antepli Bekir’i renklerine bağladı. Sivas’tan Bilica’yı kadrosuna kattı, karşılığında Yasin’i verdi. M.Topuz’un bonservisini aldı. Selçuk Şahin’le nikah tazeledi.

TRANSFER döneminin dün resmen başlamasıyla birlikte Fenerbahçe, peş peşe yeni oyuncuları renklerine bağladı. Sarı lacivertlilerin, Beşiktaş’la polemik yaşamasına neden olan Kayserisporlu Mehmet Topuz’un bonservisini aldığı yanı sıra Gaziantesporlu Bekir İrtegün ve Sivassporlu Bilica’yı kadrosuna kattığı öğrenildi. İç transferde de Selçuk Şahin’le mukavele yenileyen yönetim, önceki gün dünyaevine giren Yasin Çakmak’ı Sivasspor’a gönderdi.

5 milyon Euro + oyuncu

Başarısız geçen sezonun ardından kolları erken sıvayan Fenerbahçe Yönetimi ilk önceliği yurt içine verdi ve gündemi yoğun bir şekilde meşgul eden Mehmet Topuz konusunu ele aldı. Başkan Aziz Yıldırım, dün Kayserispor Kulübü Başkanı Recep Mamur’la bir araya geldi. Kulübüyle 1 yıllık sözleşmesi olan Topuz’un bonservisi konusunda masaya oturan taraflar, masadan anlaşarak ayrıldı. Yapılan görüşmeler sonunda Fenerbahçenin 5 milyon Euro artı bir oyuncu karşılığında bonservisi Kayserispor’dan aldığı ifade edildi.

Kartal’a Bekir çalımı

Yoğun bir gün yaşayan sarı lacivertliler, ardından Sivassporlu Bilica’nın işini bitirdi. Geçtiğimiz aylarda her konuda el sıkıştığı Brezilyalı futbolcu için kulübüyle bir kez daha görüştü. Kırmızı beyazlıların da transfere onay vermesiyle Bilica’yı kadrosuna katan Kanarya, 2 milyon euro ve Yasin Çakmak’ı bu kulübe verdi.

Geçtiğimiz ocak ayında stoper Bekir İrtegün’ü renklerine bağlamak için futbolcuyla anlaşan ancak kulübünün zorluk çıkarmasıyla sezon sonunu bekleyen Fenerbahçe, sonunda muradına erdi. Gaziantepspor’la mukavelesi biten ve serbest kalan milli futbolcu, kendisine sarı lacivertlilere bağlayan sözleşmeyi imzaladı. Hatırlanacağı üzere Gaziantepspor Kulübü, mukavelesinin bitmesine yarım sezon kala Bekir İrtegün için Fenerbahçeden 1,5 milyon dolar talep etmişti.

Mehmet Topuz, Bilica ve Bekir’le kadrosunu güçlendiren yönetim, iç transferde ise Selçuk Şahin’le nikah tazeledi. Her fırsatta kulübünde kalmak istediğini dile getiren milli oyuncu, 3 yıllık sözleşmeyi imzalayarak yuvada kaldı.

Yönetimin Ankarasporlu Özer Hurmacı yanında birkaç yabancı futbolcu alarak transfere kapatacağı öğrenildi.


BILICA KİMDİR?

14 ocak 1979 da Brezilya'nın Campina Grande şehrinde dünyaya gelen Fábio Alves da Silva (Bilica) futbola, ülkesi Brezilya'da başladı. Stoper mevkiinde oynayan Bilica 1.87 boyunda ve 80 kilo ağırlığında.

Bilica profesyonel kariyerine 1996 yılında Brezilya'nın Bahia takımında başladı. 2 sezon bu takımda forma giyen Brezilyalı oyuncu 1998 yılında İtalya'nın Venezia takımına transfer oldu. Venezia takımında 4 sezon top koşturan Bilica 75 karşılaşmada forma giydi. Bilica'nın Venezia'dan sonraki durağı bir başka İtalyan ekibi Brescia oldu. Brezilyalı oyuncu Brescia takımında 11 kez sahaya çıkarken bir sonraki yıl Palermo'nun yolunu tuttu.

Bilica, Palermo takımında 12 kez forma giyerken aynı sezon Ancona'ya geçti. Brezilyalı futbolcu Ancona'da 17 maça çıktı. 2004 yılında ülkesine dönen Bilica Goias takımına giderken kısa bir süre sonra Gremio'da oynamaya başladı. Bilica Gremio' da 24 karşılaşmada forma giydi.

2005-06 sezonunun başında Almanya'nın Köln takımına transfer olan Bilica 15 kez sahaya çıkarken bir sonraki sezon Fransa ekiplerinden İstre'ye geçti. 41 maçta forma giyerek 1 sezonda İstre'de kaldı. 2007-08 sezonunda Romanya ligi takımlarından Cluj'da oynadıktan sonra Sivasspor'a transfer olan brezilyalı oyuncu 39 kez forma giydi.

1998-2000 yılları arasında 16 kez Brezilya yirmi yaş altı takımında top koşturan Bilica 2 gol atarken, 2000 Sdney Olimpiyatları'nda da milli takımda forma sansı buldu

BEKİR İRTEGÜN KİMDİR?

20 nisan 1984'de Elazığ'da dünyaya gelen Bekir İrtegün futbola 1998 yılında Gaziantep Köy Hizmetleri'nde başladı. Bir yıl sonra Gaziantepspor'un altyapısına geçen Bekir İrtegün 2001 yılına kadar burada oynadıktan sonra 2001-2002 sezonuna Gaziantepspor'un Paf takımında başlayıp sezon içinde Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'ne geçerek profesyonelliğe geçiş yaptı. Aynı sene içinde Gaziantepspor'a geri dönen Bekir İrtegün o sezon 1 maçta oynadı ve 2002-2003 sezonunda Gaziantep Büyükşehir Belediye'ye kiralandı.

Genç oyuncu bu ekipte 35 maça çıkarken 2 de gol attı. Genç futbolcu bir sene burada oynadıktan sonra 2003-2004 sezonundan 2008-2009 sezonuna kadar da Gaziantepspor'da futbol hayatını sürdürdü. Gaziantepspor formasıyla 147 maçta 2 gol kaydeden Bekir İrtegün Turkcell Süper Lig'de yer alan başarılı savunma oyuncularından biri olarak dikkat çekti

2000-2003 yılları arasında toplam 26 kez Türkiye A Genç Milli futbol takımı 2 kez Türkiye 15 yaş altı Milli takımı, 8 kez Türkiye 16 yaş altı Milli takımı, 10 kez Türkiye 19 yaş altı Milli takımı, 6 kez Türkiye 20 yaş altı Milli takımı, 26 kez Türkiye 21 yaş altı Millî futbol takımı formalarını giydi.

2005 yılında Akdeniz Kupası'nda 5 kez olimpik milli takımda oynayan Bekir İtegün 2007 yılında ise 2008 avrupa futbol şampiyonası grup elemelerinde oynanan Norveç maçında A Milli takım formasını giydi.

************
Her 2 transfer için de sevindim.
Hayırlı Olsun.
Bekir'i yıllardır isterim.Aynı şekilde geçen yıl bonservisi elinde kulübe gelen ama Aziz Yıldırım'ın Hayır demesi ile Trabzonspor'a giden Egemen gibi.
Böyle oyuncuları almıyoruz Edu gibi sıradan yabancılara bel bağlıyoruz.
Edu'dan ne eksikleri var bu oyuncuların.
Bekir genç yaşında G.Antepspor Kaptanlığına getirilmiş ve 2 yıl önce ciddi sakatlık geçirip sahalardan çok uzun süre uzak kalıncaya kadar çok iyi performans göstermiş bir Stoperdir.Sakatlığı da düzeldi.
Güvenyorum Bekir'e.Üstelik çocuk sözünde durdu.G.Antep'in sözleşme uzatma
teklifini ve baskılarını kabul etmedi.Devre arasında gelecekti olmadı.
Bilica'da son derece istikrarlı ve başarılı bir defans oyuncusu.
Bu sezon 39 maç oynamış ve hepsi vasatın üstünde.
Eyvallah Lugano gibi bir cengaver'in kalmasını kim istemez ama sık sık takımı
yalnız bırakan ve takımda kalmak istemeyen bir oyuncu için ısrarın da anlamı yok.Kalırsa da eyvallah,giderse de eyvallah.
4 tane iyi Stoper'in olması gerektiğini söylemiştim.
Yasin kalabilirdi ama bazı nedenlerle üstü çizildi.Yoksa gönderilecek kadar kötü bir performansı olmadı.
Şimdi Bekir,Bilica var.Sanırım Ediz'de gelecek.Lugano kalırsa tamam,kalmazsa 1 tane
daha iyi yabancı stoper alındı mı 4 iyi Stoperimiz olacak.
Hayırlı Olsun.Başarılar Diliyorum.
Selçuk'un kalması ile ilgili nötrüm.Gitse üzülmezdim.
Artık FB Selçuk gibi oyunculara direk bel bağlamamalı.
Alternatif bir orta saha oyuncusu olarak kaldığını varsayıyorum.

Etiketler