Fransa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fransa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2010 Pazartesi

12 Dev Adam Çeyrek Finalde.95-77 (Horoz kestik) !!!


SALON: Sinan Erdem Spor Salonu

HAKEMLER: Pablo Alberto Estevez – Jorge Vazquez – Luigi Lamonica

TÜRKİYE (95): Cenk Akyol 5 (1 asist), Sinan Güler 17 (3 asist), Barış Ermiş 2, Ömer Onan 7 (1 ribaund- 2 asist), Ersan İlyasova 9 (5 ribaund), Kerem Tunçeri (1 ribaund- 3 asist), Semih Erden 5 (2 ribaund- 1 asist), Oğuz Savaş 9 (2 ribaund- 1 asist), Kerem Gönlüm 2, Ender Arslan 9, Ömer Aşık 10 (5 ribaund- 1 asist), Hidayet Türkoğlu 20 (4 ribaund- 3 asist)

FRANSA (77): Andrew Albicy 3 (2 ribaund- 1 asist), Nicolas Batum 11, Fabien Causeur 3 (1 ribaund- 1 asist), Alain Koffi 5 (3 ribaund- 1 asist), Ian Mahinmi 2, Edwin Jackson (1 ribaund), Yannick Bokolo 4 (3 asist), Florent Pietrus 6 (1 ribaund- 4 asist), Nando de Colo 15 (3 ribaund- 1 asist), Boris Diaw 21 (5 ribaund- 4 asist), Mickael Gelabale 3 (3 asist), Ali Traore 4 (4 ribaund)

1.PERİYOT: 19-14
2.PERİYOT: 24-14
3.PERİYOT: 28-17
4.PERİYOT: 24-32






 

SIRADAKİ SLOVENYA GELSİN.
    * Tebrikler 12 Dev Adam ve teknik heyet.
* Açıkcası çekiniyordum ve o son saniye üçlüğünde Y.Zelanda yerine Fransa'nın gelmesine çok sinir
olmuştum ama sağolsun oyuncularımız ezip geçti Horozları.Bu kadar kolay olacağını ben beklemiyordum, oyuncularımızda  beklemediklerini söylediler maçtan sonra.
*  Dersinize iyi çalışırsanız,ortaya yüreğinizi koyup mücadele ederseniz oluyor.Basketbolun doğrularını yaptık,rakibe fırsat tanımadık.Yani Fransa kötü değil biz iyiydik.Oynatmadık adamları ve 15 dakika ancak dayanabildiler.2.çeyreğin ortasından itibaren ağırlığımızı koyup farkı açtık ve 15 sayı fark ile devreye girdik.3.çeyreğe de fırtına gibi girip 10-0'lık seri ile daha 07.19 dk.kala 53-28 ile işlerini bitirdik.Ondan sonrası aktif dinlenme şeklinde geçti.Son çeyrekte 32 sayı yememiz sorun değil zaten maç çok önceden bitmişti.23 dakikada 28 sayı yiyen takım 10 dakikada nasıl 32 sayı yer  demesin kimse.
 * Her zamanki gibi maçı savunmamız kazandırdı.Savunmamız iyice oturdu artık.2-1-2 baskılı zone savunmayı iyi yapıyoruz.Tanjeviç kendi beyanıdır maç sonrası ''pek istemesemde alan savunmasını yapıyoruz, bundan sonra da yapacağız''' diyor.Biliyoruz alan savunmasını pek sevmez ama Allah var çok iyi bir ''maymuncuk'' icat etti bu uzun adamlardan ve önde Kerem ve Ömer Onan ile topa baskı yaparak yaptığımız alan savunmasını.
*O atletik Fransızlar boyalı alanda hiç bir şey yapamadılar ve dışarıdan üçlüklere yöneldiler.İlk yarıda 9/2 üçlük atabildiler.Boyalı alandan bulunan sayılarda 48-20 öndeyiz.Fark ortada.
* Top çalmada 9-4 öndeyiz.Top kayıplarında 12-17 onlar önde.
* İçeriden,dışarıdan öyle etkili olduk ki yedikleri sayı ortalaması 67 olan Fransızlar elek oldu.
*12 kişilik rotasyonumuzda her oyuncumuz katkı yaptı.Kerem Tunçeri 17 dakikada sayı atamamış gözüküyor ama 3 asisti ve savunmadaki katkısı önemli.4.çeyrekte giren Cenk zayıf halka derken bir top çalma ile basketi ve bir üçlüğü 5 sayı,Barış Ermiş giriyor 2 dakikada mükemmel bir hareket ile basket faul yaptırıyor,faulu sokamadı gerçi 2 sayı.Ersan durgun diyoruz ama 9 sayı 5 ribauntu var.Kaldı ki o sustu Hido coştu,sonra Sinan girdi kariyerinin en iyi maçlarını oynadı.Uzunlarımız öyle.Oğuz falan çok iyiydi.
* Hido tam istediğim gibi oynuyor nazar değmesin.
*  Bench katkımız inanılmazdı.49 sayı.
* Yukarıdaki resimler maçı özetliyor zaten.Takım olarak iyi oyun ve mücadele vardı,öne çıkan Hido,Sinan,Oğuz gibi isimler ve muhteşem seyirci vardı.Allah var böyle bir seyirci beklemiyordum.
Çok iyiydiler.
 *Ayakla bile kaç kere top kestik yahu .Hiddink izliyor diyemidir nedir :))
*Rakibin en etkili isimlerini iyi durdurduk.Ömer Onan bu kez Batum'a kelepçeyi takmıştı.Attığı 11 sayı maç bittikten sonra.% 53 gibi üçlük yüzdesi ile oynayan Gelabele sadece 3 sayıda kaldı.
Sadece hiç çıkmadan 28 dakika oynayan,sonra 1 dk.dinenip tekrar giren ve 39 dakika sahada kalan Boris Diaw 21s.5r.4a.ile kendine iyi bir istatistik yazdırdı.Zira bu maça kadar 4s.ortalaması vardı.
* Her şey çok iyi de şu serbest atışları ne yapacağız ? Gene kötüydük.25/16.%64.
Ömer Aşık 2/2 atmışken hemde.
Fena halde alarm zilleri çalıyor ama şimdilik duyan yok.(!).Umarım başımızı yakmaz bu serbest atışlar.
* Kerem Tunçeri'nin sakatlığı şanssızlık.Bağlarda zorlanma varmış ama yetişir Çarşamba'ya.Geçmiş Olsun.
*Son olarak A Milli futbol takımıda vardı salonda.Nihat Kahveci'nin ruhsuz ve kenarda esnerken görüntüleri ilginç gelmedi değil.Çok heyecanlı isimler de vardı tabii.

    Rakip Slovenya.Avustralya hayal kırıklığı yarattı.O isimlerden öyle kabız basketbol oynatmak için NBA asistan koçu olmak gerekiyor herhalde.Yazık yani.Slovenler çok ciddi tehlike ama zaafları da var.Dersimizi iyi çalışacağız ve tarihe geçeceğiz inşaallah.6 bin Slovende evine dönmüş,100 kişi kadar kalmış.Onlarda Çarşamba'ya kadar gitmezse tabii.Gelenler de olabilir.O maçı daha sonra konuşuruz zaten.

Akşamın en güzel sözleri Ömer Onan'dan ;
''Rakip Fransa olunca herkes korktu ama biz çok iyi oynuyoruz. Hesap yapanlar tek tek gidiyor. Biz hesap yapmıyoruz her maça kazanmak için çıkıyoruz. Karşımızda şimdi iyi bir takım olan Slovenya var ama biz çok daha iyi durumdayız. İnanıyorum ki, son 4'e kalacağız'' 

23 Haziran 2010 Çarşamba

A GRUBU : Fransa - G.Afrika Cumhuriyeti :1-2

Bongani Khumalo (#20) of South Africa celebrates scoring the 
opening goal with team mates

1.JPG

2.JPG

3.JPG

Bravo Güney Afrika'ya.Gruptan çıkamadılar ama galibiyetle kapattılar.Fransa için söylenecek hem çok şey var hem bir şey yok.Tam anlamıyla ''Maskaralar Kumpanyası''ydılar.İrlandalıların ahı tuttu sanırım.İyi de oldu.Dünya aleme rezil ,kepaze oldular mağrur Fransızlar.
 Domenech ile olmayacağı kaç yıldır belli idi ama herhalde Fransa Futbol Federasyonu Başkanlığında da bir Aziz Yıldırım var herhalde ki inat etti ve gününü gördü.Son Dünya Şampiyonası finalisti takım galibiyet alamadan grup sonuncusu olarak evine dönüyor envai çeşit kepazeliklerle.Ki şu maçı alsalar gruptan çıkma şansları varken bile ruhsuz ruhsuz dolaştılar sahada.Anelka'nın Domenech'e O ... Çocuğu demesi ve kovulması.Takım arkadaşlarının buna tepki göstererek idmana çıkmayarak protesto etmeleri.Kaptan Evra'nın kendilerine tepki gösteren Yardımcı Antrenörle tartışması ve bunun sonucunda Evra'nın bu maçta oynatılmaması ama Evra'nın burnundan soluyarak ''Fransa halkının tüm olanları bilme hakkı ver,her şeyi açıklayacağım'' demesi ,Milli takım sorumlusunun istifa etmesi,Zidane'ın takım içinde parmağı olduğunun söylenmesi ,Zidane'ın bunu örtmek için olsa gerek futbolculara yaptıklarının yanlış olduğunu söyleyerek tepki göstermesi.Takım içinde bir sürü ikilik olduğunun,Gourcuff'a tepkinin olması v.s yazılan çizilenlerden bazıları.
Tam anlamıyla Maskaralar Kumpanyası bunlar.Son Dünya Kupasından beri yapılan turnuvalarda -2008 Avrupa Şampiyonası ve 2010 Dünya Kupası - 7 maçtır galibiyetlerinin olmaması.Yani  Zidane'dan sonra takımın galibiyetinin olmaması.Futbolcularda da ruh yoktu.Ribery 3 maçtır sıfır.Henry sayesinde (!) buraya geldiler ama adam bu maçta bile yedekti.Haklı olarak evlerine dönüyorlar.
G.Afrika evindeki turnuvada elendi.Elbette büyük hayal kırıklığı ama suç Parrreira'da.
Geçen yıl ki Konfederasyon Kupası kadrosunu oynatmayarak ben daha iyi bilirim dedi ve gördük.
 Son olarak maçtan sonra Domenech'in Parreira'ya tepki göstermesi o adamın bir klinik vaka olduğunu gösteren bir resimdi.

18 Haziran 2010 Cuma

A GRUBU : Fransa - Meksika : 0-2

Cuauhtemoc Blanco of Mexico celebrates after scoring

1.JPG

2.JPG

3.JPG

4.JPG

Meksika'ya Bravo.Evire çevire hakederek yendiler Fransa'yı.Domenech hakikaten yakarca bir teknik adam.Ben böyle diyorum gene Zidane ise teknik falan değil diyor.
Çıkmış gene  beraberliğe ,hiç bir aksiyon yok.Devre arası Anelka'yı çıkarıp Gignac'ı alıyor.
Tamam Anelka'da bir şey oynamadı da niye ille tek santrfor ? İkisini birlikte oynat.Henry hiç düşünülmüyor.Henry Henry'dir yahu.Hiç bir şey yapmadıysa şimdiye kadar,şuraya gelmeniz onun yaptığı sahtekarlık sayesindedir.Cisse'yi gene düşünmüyor.Mağlup durumda adam 2 oyuncu değişikliği yaptı sadece.Biri 0-0 iken Anelka - Gignac.Diğeri de Govou-Valbuena.
Çok ilginç yani.Daha fazla bir şey yazmaya gerek yok.
 Meksika bu maçta çok daha istekli,arzulu ,diri bir futbol oynadı.Biraz becerekli olsalardı daha farklı olabilirdi.açın adamı tabii ki Dededen Fransız Aşığı :)) Fernandez di.Babası da futbolcu olan ve Manu'ya transfer olmuş bu oyuncunun dedesi de 1966'da Fransa'ya gol atmış.
 1.golde ofsayt yoktu.Yardımcı hakem iyi süzdü.2.gol de de penaltı vardı.
Bu sonuç ile Fransızlar G.Afrika'yı da yaktılar kendileri gibi.Çünkü son maçta Uruguay-Meksika berabere kalsalar Fransa ve G.Afrika'nın hiç şansı olmaz.Ama 2.olmayıp Arjantin ile eşleşmek istemezlerse kazanıp lider olup büyük ihtimal G.Kore ile eşleşmek isteyeceklerdir.

12 Haziran 2010 Cumartesi

A GRUBU : Uruguay - Fransa : 0-0

Nicolas Lodeiro of Uruguay is shown a red card

Fra-Uru 1.JPG
Fra-Uru 2.JPG
Forlan MAN.JPG

Beklediğim gibi kısır geçen bir maçın sonucunda beraberlik çıktı.Bozarsa Uruguay bozar demiştim ama bu görüntüleri ile 1 puan almaları başarı oldu.Oyun disiplinleri,mücadeleleri iyi Uruguay'ın ama en zayıf yerleri orta sahaları forvete yeterince destek veremeyince ,Forlan ve Luis Suarez top almak için hep orta sahaya kadar geldiler,ceza sahası içinde topla buluşamadılar.Tek pozisyonlarında Luis Suarez'in geriye sektirdiği kafada
Forlan önüne düşen topu net gol pozisyonuna rağmen değerlendiremedi.Bir de ilk yarıda bir şutu vardı o kadar.Fransa'nın da pozisyonu yok.İlk yarıda soldan Evra'nın kestiği topta Govou dokunamadı. Uruguay'da dediğim gibi orta sahada bir yaratıcı ,maestro görevi yapan oyuncu yok.Oynayan oyuncular çok mücadeleci
iyi oyuncular ama inceci değiller.Arevalo göbekte,sol kanatta 11 numara Alvaro Perreiera çok dikkat çekti.Forlan çok çalıştı,çok çabaladı ama golü bulamadı.Bence bundan sonraki maçlarda Oscar Tabarez eğer gruptan çıkmak istiyorsa Forlan'ı orta sahaya forvet arkası gibi bir pozisyona çekip,Luis Suarez'in yanına ya Abreu ya da Edison Cavani'yi çekmeli.3'lü defans oynuyorlar.Lugano-Godin-Victorino üçlüsü Anelka'ya ve kanatlardaki Ribery ve Govou'ya koridor bırakmadılar.Kademeli alan savunma ve bire bir markajlarla açık vermediler.Nitekim Domenech sonradan Malouda,Henry ve Gignac gibi ofansif yıldızları soksa da sonuç alamadı.Dediğim gibi Uruguay oyun disiplini ve mücadele açısından iyiydi ama yaratıcılık olarak kötüydüler.
Fransa'yı aslında iyi buldum.İyi oynadılar ama açamadılar defansı.Kurguları da iyiydi.Orta sahada Diaby'nin yanına Gourcuff'u koymuş Malouda bekleniyordu.Kanatlarda Ribery ve Govou uçtaki Anelka'yı besleyecekti.
Defansın önünde Toulalan da ön libiero olarak iyi oynadı.Sol bek Evra efektifti.Göbekte Gallas sağlamdı.
Sağ bek Sagna ise çok sert oynadı.Japon hakem kötüydü.65.dk.da Evra'yı ikinci sarıdan atmadı.Aynı dakika içinde oyuna yeni giren Lodeiro'ya aynı hareketten ilk sarısını gösterdi.İkinci gördüğü sarı haklıydı gerçi.
Bir an Bünyamin Gezer gibi eyyamcı,çifte standartçıları anımsadım.Japon hakem aynen öyleydi.
Bizim Lugano bildiğimiz gibiydi.Gene savaşçı,sağlam,konuşkan ve sarı kartını gördü.93.dk.da gereksiz bir hareket yaptı.O frikik gol olsaydı yakmıştı takımını.Allahtan Henry auta attı.
Uruguay kalecisi Muslera'yı da beğendim.
TRT Spikeri Levent Özçelik güya tecrübeli ama O da oyuncuları karıştıranlardandı.
Domenech'in kaderi falan diyordu.Zaten yerini Blanc alacak bu belli.Sonradan uyarılmış olsa gerek ki Blanc'a bırakabilir yerini falan dedi.Biraz takip etmek lazım dünyayı,gelişmeleri.
 Sonuçta ; kazançlı çıkan 10 kişi de kalan Uruguay oldu.Fransa'nın işi zor olsa da Meksika'yı falan geçebilirler gibi geliyor bana.Meksika'yı hiç iyi bulmadım.

Etiketler