yayıncı kuruluş. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yayıncı kuruluş. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ocak 2010 Cumartesi

Yayın İhalesinin Ardından.Hayırsız Olsun Digitürk !!!





Süper Lig'in yayın ihalesi 2009

 Yayın ihalesi malum rating rekorları ile ( Tff ihale yayını için de ihale yapmalı :))) kıran kırana
rekor bir fiyat ile halihazırdaki yayıncı kuruluşta kaldı.
 Böylesi bir ihale için değerlendirme yapmamak olmazdı.
   Önce bazı bilgiler verelim ;
A Paketini yıllık 321 m.dolar  ile Digitürk kazandı.
4 yılda vergilerle beraber 1 milyar 968 milyon dolar ödeyecekler.
B Paketini tek teklif veren TRT 40 milyon 210 bin dolar ile kazandı.
C Paketini tek teklif veren Türk Telekomünikasyon A.Ş. ve 13 milyon 500 bin dolar ile  aldı.

 Paketlerin kapsamı :
PAKET A: 
Yayın hakkı sahibi, ihale dönemi süresince TFF Süper Lig müsabakalarından her hafta en az 4 adedini yurt içine şifreli ve canlı olarak yayınlamak zorundadır. Yayın Hakkı Sahibi'nin bu hakkı münhasırdır. Yayın Hakkı Sahibi, bu hakkı kullanırken gerçekleştireceği görsel ve işitsel yayınlarını karasal vericiler, kablo, uydu, IPTV / Internet (Web) TV, 3G mobil telefon şebekeleri üzerinden yapabilir. Yayın Hakkı Sahibi bu hakkın kullanımı açısından herhangi bir coğrafi sınırlamaya tabi değildir.

Yayın Hakkı Sahibi, ihale dönemi süresince TFF Süper Lig'e ait (İsim Sponsorluk Hakkı)nı ve bu hak kapsamında bulunan sair hakları kendisi kullanabilir veya 3. şahıslara devredebilir

PAKET B: 

Yayın hakkı sahibi, ihale dönemi süresince TFF 1. Lig müsabakalarından her hafta en az 3 adedini yurt içine canlı, şifreli veya şifresiz olarak yayınlamak zorundadır. Yayın Hakkı Sahibi'nin bu hakkı münhasırdır. Yayın Hakkı Sahibi, bu hakkı kullanırken gerçekleştireceği görsel ve işitsel yayınlarını karasal vericiler, kablo, uydu, IPTV / Internet (Web) TV, 3G mobil telefon şebekeleri üzerinden yapabilir. Yayın Hakkı Sahibi bu hakkın kullanımı açısından herhangi bir coğrafi sınırlamaya tabi değildir.

Yayın Hakkı Sahibi, İhale dönemi süresince TFF 1. Lig'e ait (İsim Sponsorluk Hakkı)nı ve bu hak kapsamında bulunan sair hakları kendisi kullanabilir veya 3. şahıslara devredebilir.

PAKET C:

Yayın hakkı sahibi, ihale dönemi süresince tüm TFF Süper Lig ve TFF 1. Lig müsabakalarının haber amaçlı görüntülerini 3G mobil telefon şebekeleri üzerinden münhasıran yayınlayabilecek veya yayınlatabilecektir. Söz konusu haber amaçlı görüntüler herhangi bir sayı sınırlamasına tabi olmaksızın ve canlı yayınlanan müsabakaların tamamlanmasının üzerinden 45 dakika geçtikten sonra yayınlanabilir. Haber Amaçlı Görüntülerin mobil iletişim operatörleri dışındaki üçüncü kişilere devri mümkün değildir.

Bazı bilgiler ve rakamlar :




  Fransa, Lig 1 ve Lig 2′nin yayın haklarını tek pakette satarak, büyük bir ticari başarının altına imza attı… Fransız Ligi, yıllık 668 milyon euro ile Avrupa’nın en pahalı ligi durumunda…

Fransa’yı, İngiltere Premier Lig takip ediyor. 6 ayrı yayın paketi bulunan İngiltere’de, maçlar, 2 yayıncı kuruluş tarafından izleyiciye ulaştırılıyor. Ana yayıncı konumundaki SKY TV, 1. ve 2. derecede önemli maçları verirken, Setanta 3. derecede önem arzeden karşılaşmaların yayınını yapıyor. Premier Lig’in yıllık yayın hakları 665 milyon euro’yu buluyor. Bu iki ligi, dünyaca ünlü yıldızların top koşturduğu La Liga ve Bundesliga izliyor. Serie A’da ise yayın havuzu bulunmuyor. Takımlar, yayıncı kuruluşlar ile özel anlaşmalar yapıyor. 

 Avrupa’da en pahalı yayın hakları İtalya'da .Juventus, Milan, Inter ve Roma’nın havuz dışında kendi anlaşmalarını yaptığı Çizme’de, 2010 ile 2016 arasında 2. lig ve kupa maçlarını da kapsayan yayın bedeline tam 990 milyon Euro değer biçildi.
Premier Lig geriledi
İngiltere’de BskyB/Setanta/ESPN kanalları 2007-2010 arası dönem için Premier Lig maçlarına 833 milyon Euro ödüyorlar. Ancak yaşanan ekonomik krizle birlikte bu anlaşma, 2010-2013 periyodu için 650 milyon Euro’ya kadar düşecek.

Buna göre, Avrupa’nın yayın hakları en pahalı 5 ligi şöyle sıralandı.

Lig / Yıllık Ücret

Ligue 1-2 / 668 milyon Euro
Premier Lig / 665 milyon Euro
La Liga / 576 milyon Euro
Bundesliga / 412 milyon Euro


 * Kulüplerin gelirleri % 126 arttı.
*  TFF toplamda ilk yıl için Süper Lig ile 1. Lig'ten  374 milyon 710 bin dolar katkı elde edecek.
Ortaya çıkan rakamlara yüzde 10 TFF payı ve yüzde 2 organizasyon bedeli ile ayrıca Katma Değer Vergisi (KDV) eklenerek, 4 yıl olarak toplamda 2 milyar 298 milyon 300 bin 872 dolarlık rakam ortaya çıkıyor.

* Devlet'te kazandı.Digitürk % 18 vergi olarak 57.7 m.dolar ödeyecek.
Federasyon da % 10'luk pay olarak 32.1 m.dolar kazanacak.


Bu para nasıl ödenir ?
Elinde  bulundurduğu Süper Lig’in yayın haklarını yine kaptırmayan Digiturk, buna karşılık açık artırmada 321 milyon dolar gibi oldukça yüksek bir rakama çıkmak zorunda kaldı. Gelecek sezonla birlikte halen ödediği paranın 2 katından fazlasını ödeyecek olan yayıncı kuruluşun, bu tutarı nasıl karşılayacağı ise şimdiden merak konusu oldu. Halen 800 bin abonesi bulunan Digiturk’ün, her bir aboneden aylık kazancı ortalama 50 lira. Bu durumda da önünde iki seçenek görünüyor. Ya abone sayısını en az 2’ye katlayarak 2 milyona yaklaştıracak ya da abone ücretlerine zam yaparak aylık 100 lira dolayına çekecek.    



Yayın Kriterleri Nasıl ?


Futbol Federasyon'dan yapılan açıklamaya göre, yönetim kurulu, 22.07.2005 tarihli TFF Yönetim Kurulu kararında belirlenen ilkeler doğrultusunda, 2008-2009 sezonundan itibaren uygulanmak üzere yayın kriterlerini şöyle oluşturdu:



Naklen yayın gelirlerinin;
- Yüzde 11'i Turkcell Süper Lig'de şampiyon olan takımlara, şampiyonluk sayılarına göre,

- Yüzde 35'i 18 Turkcell Süper Lig kulübüne eşit olarak,

- Yüzde 45'i puan performansına bağlı olarak,

- Yüzde 9'u ise Turkcell Süper Lig'i ilk altı sırada bitirecek takımlara sezon sonu ödülü olarak dağıtılacaktır. 


 Kulüpler Ne Alacak ?


 Süper Lig'de A, B ve C paketlerinde toplam 374.7 milyon dolarla biten yayın ihalesi en fazla kulüplere yarayacak. Eski dağıtım sisteminin devamı halinde futbol kulüpleri paraya boğulacak.

ŞAMPİYONLUK SAYISINA GÖRE ASLAN PAYI İKİ TAKIMA 
Eski dağıtım sisteminin devam etmesi halinde, A, B, C paketlerindeki toplam rakamın yüzde 11'i daha önce `TSL'de şampiyon olan takımlara, şampiyonluk sayılarına göre dağıtılacak. Buna göre,Fenerbahçe ve 
gs 13.2 milyon dolar,beşiktaş 10.1 milyon dolar, Trabzonspor'da 4 milyon 666 bin dolar 
gelir elde edecek.

HER KULÜBE 7.3 MİLYON DOLAR 

Toplam rakamın yüzde 35'i de 18 Turkcell Süper Lig kulübüne eşit olarak dağıtılacak. Yani her bir kulüp 7 milyon 285 bin dolar alacak.

168.5 MİLYON DOLAR PERFORMANSA GÖRE DAĞITILACAK 

Yine toplam rakamın yüzde 45'i puan performansına bağlı olarak dağıtılacak. Bunun anlamı da 168.6 milyon doların başarıya göre dağıtılacağı anlamına geliyor.

İLK 6'YA EKSTRA PARA 

Son olarak toplam rakamın yüzde 9'u, ilk altı sıradaki takımlara verilecek. Yani ligi ilk altıda bitiren her takım 5.6 milyon dolar alacak



TRT Dışında Özet Yayın Yok

B paketini alan TRT, maçların 15 dk.lık özetlerinin yayınlanması ve satılmasında artık tek söz sahibi.

Devlet kanalı maçlar bittikten 45 dakika sonra geniş görüntüleri tek başına ekrana getirecek. Diğer kanallar kısa özetler için pazartesi öğleyi bekleyecek

Yayın ihalesinin ardından gözler yeni sezondaki kanalların futbol politikalarına çevrildi. B paketini alan TRT, 15 dakikalık görüntüleri maçlar bittikten 45 dakika sonra ekranlara getirecek. Bank Asya 1. Lig’den her hafta 3 maçı canlı yayınlayacak olan TRT, Süper Lig’in 3’er dakikalık haber amaçlı görüntülerini başka kanallara satacak. Ancak bu özetleri kanallar son maçtan 12 saat sonra, yani cuma oynanan bir maçı genellikle pazartesi 10.00’dan itibaren ekrana getirebilecek.

%100 Futbol Görüntüsüz

Açık kanallar arasında tüm top TRT’ye geçerken devlet televizyonunun başka bir kanalla ortaklığa gitmesi de mümkün.. TRT isterse, örneğin bir kanala (Örneğin NTV) 15 dakikalık görüntü hakkını devredebilecek. Aksi takdirde ise Rıdvan Dilmen’li %100 Futbol görüntü olmadan ekranlarda olacak.



işte 10 soruda yeni ihale...

1- DIGITURK'ün tekrar kazandığı bu ihale sonrası neler değişecek? Yeni ihalede izleyiciyi etkileyen bir değişiklik var mı?...

Yeni ihaledeki en önemli değişiklik, hafta sonları yayınlanan maç sayısında olacak. Bu sezon en çok 4 maç yayınlayan Lig TV, 2010-11 sezonundan itibaren en az 4 maçı canlı yayınlayacak. Yayın sayısında üst sınır yok, Federasyon'un onayı ile istediği sayıda maç verebilecek.

TRT ALT LİSANS VEREBİLİYOR

2- Canlı yayın bitiminde diğer kanalların gol görüntüsü yayınlaması için yeni kısıtlamalar olduğu doğru mu?..


Evet doğru. Artık canlı maç yayınının olduğu günler maçın bitiminden 45 dakika sonra sadece B Paketi ihalesini kazanan TRT, 15 dakikalık geniş özet yayınlayabilecek. TRT bu geniş özeti alt lisanslama ile bir kanala daha satabilir. Yani maçın oynandığı gece maç görüntülerini DIGITURK dışında en çok iki kanal yayınlayabilir.

12 SAAT ŞARTI VAR

3- Bu durumda maçların bitişiyle yayına giren futbol programları ne olacak?

Bu programlardan çoğu artık yoluna maç görüntüsüz olarak devam edecek. Maçları yorumlamanın önünde bir sınır yok ama görüntüler o akşam için DIGITURK dışında sadece iki kanalla sınırlı.

4- Yani o haftanın tüm gol görüntülerini haber amaçlı da olsa artık Türkiye'de sadece üç kanal mı verecek?..
Hayır o sınırlama maç akşamları için. Üç dakikalık gol görüntülerinde bir sınırlama yok. Maçın oynandığı akşamki 15 dakikalık geniş özetleri iki kanal veriyor. Üç dakikalık özet görüntülerde bir sınırlama yok. Ödemesini yapan kanal, yayıncı kuruluştan görüntüleri alabilecek. Ama bunun yayını da son maçın bitiminden 12 saat sonra gerçekleşecek?..

5- Bunu biraz açar mısınız, 3 dakikalık görüntüler için 12 saat beklemek ne demek?..

Diyelim ki haftanın ilk maçı cuma akşamı oynandı. O akşam diğer kanallarda o maçla ilgili üç dakikalık görüntü olmayacak. Aynı şekilde cumartesi ve pazar oynanan maçların da üç dakikalık görüntüleri hemen yayınlanamayacak. Son maçın bitmesinin üzerinden 12 saat geçtikten sonra tüm haftanın görüntüleri yayınlanabilecek. Yani haftanın son maçının pazar akşamı 22.00'de bittiğini düşünürsek haber amaçlı görüntüler diğer kanallarda pazartesi sabahı 10.00'da yayınlanabilecek.

CEP'TEN 3G İLE CANLI MAÇ YAYINI

6- Peki bu uygulama halkın futbol maçlarına ulaşımını sınırlayıp, futboldan soğuma ve ligin değerinin düşmesine yol açmaz mı?

Hayır aksine artırır. Kulüpler de maçlara daha çok seyirci çekmek, izleyicinin stadyumdan ekrana kaymasını engellemek için bu uygulamayı özellikle istiyor. Maçın oynandığı akşam bütün kanallara görüntü servis edilmesinin önüne geçilmesi bu ihalede fiyatı yukarı taşıyan etkenlerden en önemlisi oldu.

7- Kulüp televizyonları da banttan maç yayınlayabilecek mi?

Evet yeni ihaleyle bunun da önü 'resmen' açılmış oldu. Maçın bitiminden 24 saat sonra kulüp TV'leri banttan kendi maçını verebilecek.

8- 3G teknolojisinin gelişiyle cepten canlı maç izleneceği söyleniyordu, peki o iş ne oldu?..

Bu uygulama da hayata geçecek. DIGITURK'ün aldığı A Paketi bu hakları da içeriyor. Tıpkı LİG TV'deki gibi maçları 3G aracılığı ile mobil cihazlardan canlı ve kesintisiz izlemek mümkün. Ya da atılan gol görüntüleri anında cebe gelmeye devam edecek.

HER ÜÇ PUANA 354 BİN TL ÖDEME

9- İhalede fiyatın bu denli yükselmesi kulüplere ne kazandırıyor?..

Yayın gelirlerinin çok büyük bir kısmı kulüplere gidiyor. Anadolu'daki birçok kulüp bu gelerle ayakta duruyor. Süper Lig'deki her takım ayakbastı parası olarak sezon başında 4.8 milyon TL alıyordu. Bu rakam şimdi iki katına çıkacak. Ayrıca şampiyonluk sayılara ve ilk 6'ya girenlere daha büyük ödemeler var. Kazanılan her üç puana ödenen 354 bin TL gelecek sezon iki katına çıkacak.

5'İNCİ YIL OPSİYONLU

10- Canlı yayın ihalesinin 4 yıllık yapıldığı haberleri çıkmıştı. Dün bazı gazeteler 5 yıl diye yazdı, DIGITURK de reklamlarında da '2015'e kadar' diyor, doğrusu ne?

Yayın ihalesi 4 yıl için yapıldı. Yani yeni dönem 2010 Ağustos ayında başlıyor ve 2013-14 sezonun sonunda bitiyor. Bu da Lig TV'nin 2014 yılının mayıs ayına kadan kesintisiz yayıncı olduğu anlamına geliyor. 2013-2014 sezonun bitiminde DIGITURK'ün opsiyonel olarak bir yıl daha ihale uzatma hakkı var. Federasyona yüzde 20 fiyat artışı sunarak maçları ihalesiz bir sezon daha yayınlayabilir. Bu da 2014-2015 sezonun sonuna kadar yayınların DIGITURK'te kalması demek.


DIGITURK 3 MİLYAR DOLARI YALNIZCA FUTBOL İÇİN Mİ VERDİ?
16.01.2010 13:34

Hürriyet yazarı Fatih Çekirge'ye göre geçtiğimiz gün yapılan Süper Lig Naklen Yayın İhalesi'nde yaşanan mücadele ve ödenen meblağ, geleceğin "data savaşı"nın bir provası
Fatih Çekirge/HÜRRİYET
Bu ihale geleceğin data savaşıdır

DİGİTURK 3 milyar doları yalnızca futbol için mi verdi?
Türk Telekom televizyonu olmadan bu muazzam çaptaki ihaleye nasıl girdi?
Geleceğin dijital dünyası artık yeni yatırım alanı olarak “data transferi”ni belirlemiş durumda.

Bunun için “üçlü oyun” kavramı geliştiriliyor.


Yani “ses”, “internet” ve “TV” aynı paket içinde tüketiciye sunuluyor.


Artık her şey yüksek hızlı bir “online dünya”ya dönüşüyor.


Yani bugün evinizde bulunan bir “ADSL internet bağlantı kutusu” artık sizin için hem “telefon”, hem “internet” bağlantısı hem de “TV” fonksiyonu sunacak.


İşte “siber rekabet” burada başlıyor. Aldığınız her görüntü, ilettiğiniz her veri veya ses, fiber kablolardan paraya dönüşecek.


İşte Türk Telekom geleceğin siber dünyasına hazırlanmak için bu ihaleye bu kadar asıldı. Ve bu astronomik rakam ortaya çıktı.


Bu ihaleyi alan şirket, evlerinizdeki ADSL kutularını bir başka kutuyla değiştirecek. Ve tek bir kutudan hem telefon, hem internet, hem de TV yayını yapacaktı.

DİGİTURK BUNU GÖRDÜ
Yani o kutudan gelen bir kabloyla TV’den maç yayını yapabilecek.

İşte 3 milyar doların sırrı budur...


Yani evlerinize bağlanan fiber kablolardan geçen datanın yüksek hızla paraya dönüşmesi...


Futbol bu “siber dünya”nın en kuvvetli çekim kaynağı ve datasıdır.


İşte Digiturk de geleceğin rekabetini gördüğü için “futbol kaynağını” Türk Telekom’a kaptırmak istemedi...


Zaten uzunca bir süredir Digiturk’ün sahibi Çukurova Grubu Tellcom adıyla başlayıp Superonline ile devam eden şirket üzerinden büyük şehirlerdeki toplu konut alanlarına “fiber kablo” döşüyordu...


Böylece kablolu iletişimin Türkiye’deki tek şirketi olan Türk Telekom’a rakip oluyordu.


Çünkü Çukurova Grubu’nun da amacı aynıydı. Tek bir kutudan hızlı fiber hattıyla geleceğin üçlü oyununa hazırlanmak.


Futbolu alan bu şirket bir evin bütün iletişim hattını almış oluyor.


Olayın bir başka boyutu ise her iki grubun da birer GSM operatörü olması...


Böylece data transferindeki bu “siber rekabet” mobil dünyaya da yansıyacak...


Bugün dünyadaki tüm “veri iletişim” kuruluşları tüm raporlarında şunu söylüyor:


- Gelecekte ses taşımacılığından para kazanılmayacak. O nedenle mutlaka içerik yaratmak gerekiyor.


Böylece futbol dünyanın en çok ilgi gören içeriği olduğu için müthiş bir rekabet sahası haline geliyor.


Evet. İlk bakışta yeşil sahada bir futbol oyunu gibi görülen bu muazzam rekabetin arkasında işte böylesine müthiş bir “siber rekabet” yatmaktadır...


3 milyar doların sırrı buradadır.

 
***************************
   Yeni ihale Türk Futboluna hayırlı olsun diyelim.
Ama aynı şeyi yayıncı kuruluş için söyleyemiyorum.
Çünkü Türk Futbolunu manipüle ediyorlar ve aleni Fenerbahçe düşmanlığı yapıyorlar.
Artı geniş kitlelerin maç izleme şansını bilerek yok ettiler,es geçtiler.
Fiyatları yüksek tuttular,ev kullanıcılarını düşünmeden nasıl olsa fahiş fiyat çektikleri
birahaneler,kahvehaneler,lokantalar,restaurantlardan parayı götürdüler.
Dar gelirli futbolseverin evine decoder almak neyine gitsin kahvede seyretsin canım
dediler.Gençlerin futbol izleme imkanını yok ettiler ya da yaşları tutmamasına rağmen
onları da kahvelere,birahanelere mahkum ettiler.
  O yüzden nefret ettim bu şifreci zihniyetten.Çukuruova grubu futbolu bitirdi,sıra
basketbola geldi.Şimdi basketbolu da esarete aldılar,zincirlediler. 
 Peki hocam futbol bittiyse nasıl oldu da bu rakam ortaya çıktı.
  Sebebi çok basit.
Telekom'un ortaya çıkıp yıllardır ballı kaymak yiyen Digitürk'ün yoluna taş koymasından.
 Bu yönden Telekom'a hiç sevmeme rağmen teşekkür borçluyuz.
  Telekom olmasa Digitürk gene diğerlerinde olduğu gibi muammen bedelden malı
götürecek ve söğüşlemeye devam edecekti.
 Telekom yüzünden en az 100 milyon dolardan oldular.
 İhale sürecinde eminim O Ertan Özerdem denilen kıl herif içinden az küfür etmemiştir
karşısında oturan Telekom temsilcilerine.
   2 kuruluşta çok istedi.
Türk Telekom’un çeşitli iletişim ve telekomünikasyon hizmetlerini ülke geneline yayabilmesi açısından yayın haklarını çok önemsiyordu.
Digitürk'te  ticari hayatını sürdürebilmesi için yayın haklarına ihtiyacı var.
  Biri hayatta kalmak, diğeri pazara hakim olmak savaştılar ve eski yayıncı olmanın
avantajı ile yayıncı kuruluş kazandı.
  Bir de ağlanıyorlardı 140 m.dolar verirken bile.
Rakam yüksek,zarar ediyoruz bu fiyat etmez,hele konuşulan 400 m.dolar lafları
ile alay ediyordu Ertan Özerdem.

 Ertan Özerdem ne demişti ?
-2.3 Milyon  abonemiz var; bunların sadece 800 bini Lig TV abonesi. Digiturk sadece futbol akla gelmemeli. Ancak futbol yayını denince sadece Digiturk akla gelmeli. Çünkü Digiturk 9 yıldır yayıncı kuruluş. Bugüne kadar kupalar dahil 4-5 ihaleye girdik. Hep aynı heyecanı yaşadık. Şimdi de heyecan içindeyiz ama sakinliğimizi de koruyoruz...

-Futbolun  değerlenmesi konusunda basında veya kulüp başkanlarının gayri resmi açıklamalarında çok yüksek rakamlar konuşuluyor. Yıllık 300-400 milyon dolarlardan bahsediliyor. Muhammen bedel çok yüksek olursa biz bile zorlanırız. 9 yıllık tecrübemize dayanarak konuşuyorum, eğer 400 milyon dolara çıkılırsa kimse ihale sürecine katılmaz.

-Buyıl futbol yayın hakları için KDV hariç 256 milyon TL ödüyoruz. Bu rakam az mı? Hayır değil. Çünkü 9 yıldır biz yayıncı kuruluşuz ve Digiturk'ün sadece futbol operasyonlarına bakarsak, zarar ediyoruz... Verdiğimiz rakam az olsa açıkçası kar ederdik. Demek ki yıllık verdiğimiz rakamlar yeterli.


Ya hani zarar ediyordunuz  Ertan efendi.
  140 m.dolar - KDV  Hariç 256 milyon tl - dan zarar ediyordunuz madem çıplak 321 m.dolar
dan zarar etmeyecekmisiniz ?
 Yalancı .
Bal gibi kar ettiniz şimdiye kadar.
Dediğim gibi esas malı restrorant,cafe'ler,birahaneler,lokaller v.s.lerden götürdünüz.
Aylık 700 milyon ödeyen lokaller vardı.Yılda 8-9 milyar eder sadece 1 lokalden.
800 bin abone az mı ?
Ayrıca maç önü,devre arası,maç sonu,maç sırasındaki reklamlardan da kazandınız.
  Basit bir hesapla 140 m.dolar iken 49 TL.Aylık istiyorlardı ev kullanıcılarından,
şimdi 321 m.dolar için aylık 115 TL.istemeleri lazım.
 Aylık % 45-50 zam yapmaları lazım aksi takdirde zarar ederler.Ama Ertan efendi
 “Biz bu fiyata aldık diye tüketiciye büyük yansımalar olacak değil. Büyük bir zam olmaz.”demiş.
 Göreceğiz bakalım.
Karamehmet elindeki ''Altın Yumurtlayan Tavuk''u kaybetmek istemedi
çünkü maç yayınları büyük lokomotif ve her zaman geçerli argüman.
Bakın şimdi Cine 5'e  ne halde ?
Vizyondaki filmleri bile  yayınlayamıyor,satılamıyor bile.
Telekom da çok asıldı.Onlarda yeni bir teknoloji ile sektörde daha da büyümek
ve uzun vadede kar etmek için bu sağlam meta'ya çok istediler ama oturmuş
tekeli kıramadılar.
 Telekom'un 2 planı vardı.
A planında TRT ile  ortaklık yapıp maçları TRT'den ücretsiz yayınlayacaklardı.Yani bu parayı sadece isim hakkı reklam ve sponsorluk gelirleri için vereceklerdi  ki zaten katkat fazlasını veriyorlar.Ama TFF stadlardaki seyirci sayısı düşer diye izin şifresiz yayına izin vermedi.
  Bu şifreli yayının stadlardaki seyirci sayısını etkiler masalı da baydı ve yalan olduğu

TRT'nin Ziraat Türkiye Kupası maçlarında şifresiz yayınlara  rağmen stadların aynı
doluluğa sahip olduğu görüldü.TFF ne yazık ki Anadolu da futbolun gelişmesi ve
yaygınlaşmasını düşünmüyor.Tıpkı TBF ve TVF ları gibi.
Onların yayınları da kapalı kanaldan.Kime hizmet ediyorlar,kim kazanıyor ?

Telekomun B planı da 7 milyon TTNET  abonesine düşük rakamlarla maç izletmekti.

Bunun için alt yapıları da hazırdı.Set top box kutuları ve diğer  fatura,müşteri v.s hizmetleri
hepsi hazırdı.Sadece yayın lazımdı.
 Ayrıca bu kutulardan internet üzerinden sadece maç yayınları değil diğer başka hizmetler de
vereceklerdi,Vatandaşta kendileri de kazanacaktı ama olmadı.
 Gerçi ben halihazırda TTNET abonesi olarak çok kötü bir hizmet karşılığı pahalı bir karşılık
alıyordum ve pek inanıyordum bunu yapacaklarına ama belki dedik.
Bir de yayıncı kuruluşun malum politikaları yüzünden istemiştim Telekom'u.
Ama gene de 100 m.dolar zarara uğrattılar yayıncı kuruluşu bu da yeter.
  Gene 4 canlı maç olayı kötü.Ayıp bu.
Gelişmiş ülkelerde tüm maçlar yayınlanıyor.
B Paketini TRT'nin alması iyi oldu.1.ligin şifresiz yayınlanacak olması da çok iyi.

Kaba taslak FB ve gs 35 m.dolar,bjk 32,trabzon bile hiç haketmediği halde 27,

kümede kalan 14,küme düşen takım 11 m.dolar  alacak.
Peki iyi güzel de bu rakamlar doğru harcanacak mı ?
 Geçmişe baktığımızda iyi harcanmadığı açıkca görülüyor.

Maddi sıkıntı yaşayan kulüplerimiz naklen yayından elde ettikleri gelirleri doğru kullanıyorlar mı?

Kulüplerin çoğu hiçbir gelirini doğru kullanmıyor ki, naklen yayın gelirlerini doğru kullansınlar. Naklen yayın gelirlerinin artışı ile paralel olarak kulüplerin borçları da artıyor ülkemizde. 1994′ten bu yana gelirler arttıkça, borçlar daha da yüksek bir katsayı ile artmış Türkiye’de.


Mevcut dernekler kanunu ile denetimsiz ve kontrolsüz harcama yapabilen kulüplerin bugünkü borçlarının toplamı 2 milyar dolara yakın. İhale bedelinin en az iki kat arttığını düşünürsek 140 küsur profesyonel kulübün 2014′teki borçları toplamı 4 milyar doları geçer, sistem böyle başı boş devam ederse.



  O halde ivedilikle ''Kulüpler Yasası'' çıkmalı.
TFF UEFA Ekonomik kriterlerini mutlaka tavizsiz uygulamalı.
Külüplerin hesapları kendi denetçileri tarafından değil bağımsız denetim kuruluşları
tarafından denetlenmeli.

  Yayıncı kuruluş tüketici haklarını gözeterek adam gibi tarafsız,çağdaş yayıncılık yapmalı.
Türk Futbolunun marka değerini suni olarak değil reel kriterler ile arttırmak için üstüne
düşeni yapmalı.Manipüle ederek değil.
 Yüksek rakam Türk Futbolunun kaliteli oluşundan değil.
Yukarıda yazdık sebebini.
Yoksa Türk Futboluna yön verenlerin durumu ortada.
  Futbol Medyasının hali içler acısı.
Gargamel'lerin,Ahmet Çakar'ların,Hıncal'ların,Yayıncı kuruluşun baronlarının,Engin Verel'lerin
kanaat önderi olduğu,Uğur Meleke haricinde ve Rıdvan Dilmen haricinde futbolu
adam gibi yorumlayamayan bir güruh var.
Hakemlerin durumu içler acısı.8.sınıf hakemler.
TFF ve kurulları tam bir skandal.
Sahalarda şiddet had safhada.
Transfer özürlü,iş bilmez yöneticiler.
Azalan seyirci sayısı.Şifreye rağmen.
Tad vermeyen kısır futbol.
Dünya Kupasına gidemeyen,aylardır hocası olmayan bir Milli takım.
Alt yapıdan futbolcu çıkmayan bir özkaynak düzeni.
Oyuncu ve hoca ihraç edemeyen bir düzen.
Kalitesiz ve sorunlu yabancılar.
Binlerce çapsız,bir birinin kuyusunu kazan Antrenörler.
İflas bayrağını çekmiş,belediyelere bel bağlamış kulüpler.
Şike,bahis sarmalına batmış kokuşmuş bir sistem.

Bunun gibi sayısız parametre.

  Bu minvalde 321m.dolar veren akıllı mıdır ?
Sonuç olarak kazananlar ;
Digitürk,Aziz Yıldırım ve Kulüpler Birliği - Kulüpler,TRT.
Kaybedenler ; Telekom ve Tüketiciler.
  Aziz  Yıldırım'a her stadta küfür eden rakip takım taraftarları vicdanınız el veriyorsa
biraz özür dilersiniz.Kendisini hiç sevmem ama bu olayda 2 yıldır büyük emek vermiş
FB'yi ihmal etmiş,Türk Futbolu kazanırken,FB kaybetmiştir.
 Sezar'ın hakkı Sezar'a.



8 Kasım 2009 Pazar

Yayıncı Kuruluşun Sitesinin başlığı : ''Bizim Çocuklar İş Başında''

 Bilinçaltındaki düşüncelerini açığa vurmuşlar veya düpe düz ,alenice,fütursuzca,korkusuzca
''BİZ TARAFIZ '' demişler.
  Biz zaten biliyordukta HERKES GÖRMÜŞ oldu.İyi de Oldu.
YATACAK YERİNİZ YOK ASLAN ÇOCUKLARI (!) !!!!!!!!!!!!!


 

  Bu arada Fenerbahçe maçını  futbol  maçı değil SAVAŞ gibi gören ve stadı savaş alanına çeviren malum şehrin ve takımın bugün kardeş (!) takımı ile oynadıkları al gülüm ver gülüm,ruhsuz ,yataş maçını herhalde TÜM TÜRKİYE GÖRMÜŞTÜR.
 Tribünlerde kuzu kuzu oturan ve gs gollerinde sevinen malum insanların FB maçındaki davranışları da herhalde tesadüftür (!) canım.
 ALAYINIZIN CANI CEHENNEME !!!!!!!!!!!!!!

11 Ekim 2009 Pazar

Naklen Yayın Gelirleri Türk Futboluna mı Yoksa Yayıncı Kuruluşa mı Gidiyor?

http://www.sumubumu.com/wp-content/uploads/2008/09/digiturkligtv.gif


Sevgili Ahmet Abimizin ciddi emek vererek hazırladığı güzel bir dosya.
Kendisine emekleri için çok çok teşekkür ediyorum.

**********

Digitürk Genel Müdürü ile Lig Tv Genel Müdürü Şansal Büyüka açıklamalar yapıyor.
Türk Futboluna son 9 yılda 2 Milyar TL ye yakın kaynak aktardık diyorlar.

Lig Tv yetkilerine göre son 9 yılda 2 Milyar TL ( 900 Milyon Euro veya 1‚3 Milyar Dolar) Türk futboluna aktarılmış. Bu açıklamaya göre yıllık yayın geliri olarak 220 Milyon TL ( veya 100 Milyon Euro veya 140 Milyon dolar ) ödenmiş.

Bizde; Türk Futboluna aktarılan ve aktarılmayan yayın gelirlerini inceleyelim.

Süper Lig Naklen yayın ihalesini hangi tarihte hangi yayıncı kuruluş hangi rakamlarla kazanmış.

1996- 1997 sezonunda 40 Milyon Dolar ile Cine 5
1997- 1998 sezonunda 45 Milyon Dolar ile Cine 5
1998- 1999 sezonunda 55 milyon Dolar ile Cine 5
1999- 2000 sezonunda 60 Milyon Dolar ile Teleon
2000- 2001 sezonunda 60 Milyon Dolar ile Teleon ihaleyi kazanmış.

Telefon iflas edince 2000 yılı sonunda yayın ihalesi yenilenmiştir.

2001 Ocak-2004 dönemindeki yayın ihalesini Digitürk Yıllık 175 Milyon ‚ 3‚5 yıllık olarak ise 610 Milyon Dolara aldı. Ancak Ulusoy Federasyonu ve yayıncı kuruluş 2001 yılındaki ekonomik krizi bahane ederek ve anlaşarak kuru sabitleyerek ödeme yapmıştır.

Digitürk; Doları ‚ 2001 yılında 0‚75 TL‚ 2002 yılında 0‚875 TL‚ 2003 yılında 1‚064 TL‚ 2004 yılında ise 1‚080 TL sı olarak kuru sabitleyerek ödeme yapmıştır. Bu dönemde ihale bedeli olarak toplam 610 Milyon Dolar ödenmesi gerekirken; yapılan yıllık ödeme 86 Milyon Dolar‚ toplam ödeme ise 300 Milyon Dolar civarında olmuştur. Bu dönemde klüpler; ihale bedeline göre yıllık 89 Milyon Dolar‚ 3‚5 yıllık toplamda ise 310 Milyon Dolar zarar görmüşlerdir.

TFF tarafından 17 Temmuz 2004 tarihinde rekabet şartları oluşmadan yapılan ihale ile Türkiye Süper Liginin yayın hakkı 4 yıl süre ile yıllık 136 Milyon TL + Tüfe artışı olarak Digitürk e verilmiştir.

TFF 2005 yılında Türkiye kupasının isim hakkını Fortisbanka‚ yayın hakkını ise Digitürk e ihalesiz olarak satmıştır. 2005-2006 sezonundan itibaren Türkiye kupasının naklen yayın havuzunun içine alınması ile havuz gelirleri yaklaşık 12-13 Milyon Dolar artmıştır. TFF yayıncı kuruluştan ekstra yayın bedeli almamış ancak yayıncı kuruluşun kardeş kuruluşu Türkcell den Ligin isim hakkı olarak yıllık 10 Milyon TL‚ Fortsibank tan da kupanın isim hakkı olarak yıllık 12‚5 Milyon Dolar alınmıştır.
Açıkçası Ulusoy TFF si ; Turkcell den tahsil edilecek yıllık 10 Milyon TL karşılığında yayın sözleşmesi ihalesiz olarak 2 yıl uzatmış‚ üstüne kupanın yayın hakkını da Digitürk e vermiştir.

Spordan sorumlu devlet bakanının resmi açıklamasına göre; Digitürk‚ klüplere yayın geliri olarak ‚

2004 -2005 sezonunda 132 Milyon TL ( 94 Milyon Dolar )‚

2005 - 2006 sezonunda 163‚3 Milyon TL ( 116 Milyon Dolar);

2006-2007 sezonunda 175 Milyon TL (125 Milyon Dolar);

2007-2008 sezonunda ise 185 Milyon TL ( 132 Milyon Dolar ) ; ödeme yaptı.

2008-2009 sezonunda gayri resmi bilgilere göre 210 Milyon TL ( 140 Milyon Dolar) ödeme yapıldı.

2009-2010 sezonunda ise 220 Milyon TL ( 142 Milyon Dolar) ödeme yapılması beklenmektedir.

2005-2006 sezonundaki gelir artışı; Türkiye kupası maç yayın hakkının Digitürk ihalesiz olarak verilmesi ile Turkcell in Lige‚ Fortisbank ın da kupaya isim vermesi nedeniyle isim hakkı için tahsil edilen 27 Milyon TL ekstra gelirden kaynaklanmıştır.
2008 yılından sonra meydana gelen yayın geliri artışı ise ihalesiz uzatılan dönem için klüplere sus payı olarak verilen eksta ödemelerdir. D- Smart ın naklen yayın hakkı için 180 Milyon Dolar ödeme yapacağını resmen Federasyona bildirmesi üzerine Hasan Doğan Federasyonu ile Aziz Yıldırım ve bazı klüplerin Digitürke baskısı ile verilen yıllık 30 Milyon TL eksta bir artıştır. Ayrıca Lig maçların radyon naklen yayını 2007 sezonundan itibaren yine Digitürke Yıllık 4 Milyon TL karşılığında verilmiştir.

Digitürkün; 2001 yılında 175 Milyon dolara aldığı yayın gelirleri aradan 9 yıl geçtikten sonra 140 Milyon Dolara düşmüş. Enteresan değil mi? Üstelik yayın paketi içerisine 2005 yılından itibaren Türkiye kupası maçları da dahil edilmiş. Bunlar yetmemiş‚ Ligin isim hakkı yayıncı kuruluşun kardeş kuruluşu olan Türkcell e verilmiş‚ Bu da yetmemiş Kupanın isim hakkı da Fortisbank verilmiş‚ Bu da yetmemiş maçların radyo dan naklen yayın hakkı da Lig Radyoya verilmiş‚ Bunlar da yetmemiş yayın sözleşmesi ihalesiz olarak Digitürk lehine 2 yıl da uzatılmış. Ama klüplerimizin alacakları naklen yayın geliri toplamı ilave yayın satış gelirleri ve isim hakkı satışlarından elde edilen gelirler de dahil olmak üzere yayın gelirleri % 20 den fazla azalmış.tır.

Ne enteresan değil mi?

Bizim ülkemizde yayın gelirleri son 10 yılda dramatik şekilde azalmış. Bu dönemde Avrupaki yayın gelirleri ne mi olmuş.

Yayın geliri Fransa da 2001 yılında 320 Milyon Euro iken 2009 yılında 668 Milyon Euroya ulaşmış‚
Almanya ise 2004 yılında 272 Milyon Euro olan yayın geliri 2009 da 425 Milyon Euroya yükselmiş.
İngiltere de ise 2001 de 1‚1 Milyar Pound olan yayın geliri bu gün 2 Milyar Euroyu geçmiştir.

Yayın havuzu olmayan İspanya da Real Madrid 2008 yılında yaptığı sözleşme ile yıllık 55 Milyon Euro olan yayın haklarını yıllık 155 Milyon Euroya ‚ Barcelona ise 145 Milyon Euroya satmıştır.

Yine yayın havuzu olmayan İtalya da ise Klüpler yayın gelirlerini Euro bazında % 100 arttırmışlardır.

Olayın başka bir yönü de bireysel Lig Tv üyeliği 2001 yılında aylık 24 TL yılık ise yaklaşık 300 TL iken 2009 yılında bireysel üyelik aylık 47 TL yıllık ise 564 TL ye ulaşarak % 90 lık bir artış göstermiştir. Aynı hatta daha fazla artış ticari üyelikler içinde geçerlidir.

Ticari üye statüsündeki bir Birahane veya Restaurant yıllık ortalama 7.000-10.000 TL‚ kahvehaneler ise 1.000 -3.000 TL arasında ödeme yapmaktadır.

Digitürk Genel müdürünün açıklamasına göre 2003 yılında 300.000 olan Lig Tv üye sayısı da % 170 den fazla bir artışla 800.000 e ulaşmıştır. 500.000 civarında olan Digitürk üye sayısı da 2‚3 Milyon kişiye ulaşmıştır.

Lig Tv üyelerin yaklaşık 100.000 i ticari üye‚ 700.000 ise bireysel üyedir. Burada kısa bir hesap yapalım.

100.000 Ticari üye yıllık ortalama 3.000 TL den 300 milyon TL‚ 700.000 bireysel üye ise yıllık ortalama 550 TL den yıllık 335 Milyon TL ödeme yapmaktadır. Digitürk reklam ve Pazarlama gelirleri hariç sadece üyelerden yılda en az 635 Milyon TL para kazanmaktadır.

Digitürkün Lig Tv ile satışa sunduğu Lig Tv üyesi olmayan üye sayısı ise1‚5 Milyon üyedir. Lig Tv olmasa Digitürkün sadece sinema paketi ile bırakın 1‚5 milyon üye ye‚ 100.000 üye ye ulaşması da mümkün değildir. Dolayısıyla Lig Tv üyesi olmayan 1‚5 Milyon Digitürk üyesinin yılda ödediği ( 170 TL x1‚5 Milyon= ) 225 Milyon TL de naklen maç yayında dolayı kazanılan ekstra bir gelirdir.

Bu arada belirtmeden geçemeyelim. Yayıncı kuruluşun İddia oyunları oynatan kuruluşla olan organik bağını açıklama gerek yok. Ki buradan elde edilen gelirleri hesaplamalara dahil etmedik.

Sonuç:

Son 10 yılda Avrupa daki yayın gelirleri döviz bazında % 50- 100 ün üzerinde artış göstermesine rağmen TÜRKİYE deki yayın gelirleri; lig ve kupanın isim hakların da yayın gelirine dahil edilmesi‚ kupa maçların ve radyo yayınların naklen yayın kapsamına alınmasına rağmen dolar bazında % 20 den fazla düşmüştür. Naklen Maç Yayın gelirlerinin çok büyük kısmı Şansal Büyüka nın açıklamaların aksine Türk futbolu yerine Digitürk e aktarılmıştır.

Lig Tv nin üye sayısı son 4 yılda % 100 den fazla artmasına ‚ Lig Tv üyelik bedellerinin % 100 e yakın artmasına rağmen; Digitürkün reklam ve Pazarlama gelirleri hariç sadece üye gelirleri en az 860 Milyon TL olmasına rağmen klüplerimize aktardığı yıllık ödeme 220 Milyon TL yani 100 Milyon Eurodur. Buna yeni ulaşmıştır.

TFF nin yaptığı Naklen yayın sözleşmesine ve uygulamalarına en fazla itiraz eden Fenerbahçe yönetimi ve Aziz Yıldırım olmuştur. Fenerbahçe yönetimi itiraz ettikçe yayın sözleşmesinin tarafları olan Lig Tv yönetimin yanlı yayınları ile‚ Ulusoy TFFsi ve Hakemlerin aleyhte uygulamaları ile karşılaşması ve bunlardan zarar görmesi de manidardır. Yayın sözleşmesi ve uygulamalarına itiraz etmeyen veya bunları dillendirmeyen GS ve BJK ın gerek yayıncı kuruluş gerekse TFF ve hakemlerince ödüllendirildiği de bir gerçektir.

Sonuç olarak; Yayın gelirlerin Türk futbolu yerine yayıncı kuruluşa aktarılmasının engellenmesi; Yeni yayın ihalesinde bu gerçeklerinde göz önünde bulundurularak yeni ihale muhammen bedelinin en az 400 -450 Milyon Dolar olarak belirlenmesi gerekir.


Ahmet Bedir Koyun

Etiketler