Hidayet Türkoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hidayet Türkoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ekim 2011 Cumartesi

Nedir Bu İbrahim Kutluay Düşmanlığı?


Türk Milli Erkek Basketbol Takımı'nın Litvanya'da düzenlenen Euro 2011 basketbol şampiyonasında yaşattığı hayal kırıklığından sonra yayıncı kuruluşta yorumculuk yapan efsane basketbolcu İbrahim Kutluay haklı olarak bazı serzenişlerde bulunmuş, takım kaptanı Hidayet başta olmak üzere kimi isimler hakkında eleştiriler yapmıştı. Bunun üzerine statükodan her zaman olduğu gibi tepkiler geldi. Hidayet'in bir yerde İbo posterini kaldırttığını okuduk. NBA yorumculuğundan ekmek yediği için Hido ile iyi ilişkilerde bulunma mecburiyetinde olduğunu varsayan Kaan Kural başta olmak üzere bir İbrahim düşmanlığı aldı başını gitti. Litvanya rezaletinden çok İbo'nun sözleri konuşulur oldu. Sanki hezimetten İbo sorumluydu. Ne yapsındı yani? Kötü oynayan kişiye milyonların gözünün içine bakarak "iyi oynadı" mı deseydi? Yoksa yorumculuğun ne anlamı kalırdı?

Aslında İbrahim Kutluay'ın her fırsatta böyle tacizlere uğramasının nedenini biz biliyoruz. İbrahim'in saf ve samimi Fenerbahçeli kimliği... Düşmanlık ve tacizlerin bir kısmı Hido'ya yaranmak içinse, diğer yarısı da bu nedenle... Şimdi kimse karşımıza geçip İbo'nun zamanında kariyerini düşünerek Fenerbahçe'den ayrılma kararını filan önümüze sürmesin. Zamanında Fenerbahçe'ye küfreden Fatih Akyel, götoğlanları diyen Tümer Metin, Emre Belözoğlu, Kaya Peker gibileri bağrına basanlar, İbo'nun kariyer tercihini sorguya çekecekse yuh olsun derim. Alex bile her kontrat sezonunun ortasında yönetimi harekete geçirmek için "tekliflere açığım" haberleri sızdırırken, İbo'nun para için değil, kariyer amacıyla değişik bir maceraya atılmasını "Fenerbahçe'ye ihanet etti" diye yorumlayıp, hemen ardından, Emre'leri, Kaya'ları ayakta alkışlamak en hafifiyle budalalıktır. İbo'yu bizden ayrılma kararıyla değil, biz 2008 Ocak ayında ona sırtımızı döndüğümüzde, Galatasaray ve Beşiktaş'tan gelen teklifleri elinin tersiyle itmesini baz alarak değerlendirin.

İbrahim, Fenerbahçe altyapısından yetişen en önemli uluslararası markadır. Bunu futbol dahil, tüm branşlar adına söylüyorum.

O, sadece altyapıdan yetişen birisi değil, gerçekten Fenerbahçeli bir değerdir. Ne yazık ki, Tümer Metin de onunla aynı dönemde ve aynı gerekçeyle (askerlik) takımdan ayrılmış, ne tesadüf ki ikiside Yunanistan'ın yolunu tutmuş ve dönüşlerinde Tümer'e açılan kucaklar İbo'ya kapanmıştır.

İbo ve Harun'un son resmi maçıydı. 2009 TB2L, yükselme maçları... Antalya'da oynanıyor. Birgün önce Tofaşa yenildiler. O gün Bornova ile oynuyorlar. Aynı saatte Kepezin salonunda Tofaş-Trabzon maçı var. İTÜ'nün kesin kazanması ve sanırım Tofaş'ın kaybetmesini beklemesi gerek... Ben tabii İbo'yu izlemek için Kepezin salonunda değil, Atatürk Salonundayım. Üzerimde haliyle Fenerbahçe forması... Ön sıradayım. Tek Fenerbahçe formalı... İbo ısınırken göz göze geldik, üzerimdeki forma nedeniyle... Gülümseyip elimi kalbime götürdüm, kalbimizdesin anlamında... O da gülümsedi ve aynı şekilde elini kalbine koydu. Nereden bilebilirdim; İbo'nun son resmi maçı olacağını?..

Vefası olmayanın vicdanı yoktur. Vicdanı olmayanı da ben adamdan saymam. İbo'ya yapılan vefasızlığı affetmek mümkün değil!

Neyse, gelelim bu satırların nerden icap ettiğine... Meriç Tunca adlı birisi de İbo'ya sallamış. Hemde 12 Eylül tarihinde... Bu yazıdan yeni haberdar oldum. forum.fenerbasket'te bir dostum bizi haberdar etmek için üzüntü ve öfkeyle paylaşmış; dün orda gördüm. Yazı şu:

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/18714251.asp?hid=18714332

Şimdi yazının Milli takım kısmı beni zerrece ilgilendirmiyor. Zaten 03 Temmuz'dan bugüne yaşanan süreç ortadayken, Fenerbahçe dışında hiç bir takımla dertlenecek durumda değilim. Beni ilgilendiren kısım NBA'in sırtından İbo'ya (bir Fenerbahçe efsanesine) çamur attığı ve baştan sona palavra olan satırlar... Yani şunlar:

(Ve şunu da hiç unutmasın; Cebinden 1.5 milyon dolar ödeyip, 22 Eylül 2004'te NBA'in sıra takımlarından Seattle SuperSonics'e gidip, sezon boyunca sadece 5 maçta oyuna giren, toplam 12 dakika süre alıp, 1 isabetsiz şut, 1 top kaybı ve 1 ribauntla Amerika macerasını tamamlayan kimdi acaba?.. )

İşte, atmasyonculuk ile yazarlık birbirine girdiği günden beridir bu türden ezbere laflar, palavralar tartışılmaz gerçek diye insanların önüne sunuluyor. Madde madde cevaplar:

1) İbo'nun ödediği para iddia edildiği gibi 1.5 milyon değil, sadece 1 milyon dolardır. Yani neredeyse yazılanın yarısıdır. Sanırım "yazım daha dikkat çekici olsun" diye rakama yarım milyon ilave etmiş. O parayı da kontratının bir şartını yerine getirebilmek için ödedi. Değil NBA'e, Yalovaspor'a da gitse, kontratta böyle bir madde olması durumunda o bedeli ödeyecekti. Kontratın gereğini yerine getirmek ne zamandır ayıplanır oldu? Ülker'e o bedeli ödedi ve karşılığında Supersonic'le 2 yıllığına toplam 3.400.000 dolarlık kontrat imzaladı. Yani diyeceğim İbo'nun NBA macerasından öyle çok büyük bir zararı olmadı. Yarım sezonluk alacağı (zaten o kadar kaldı) aşağı yukarı bonservis bedeline denk geldi; devamında Panathiniakos'ta geçirdiği yarım sezonda kazancı oldu. Ülker'de kalsaydı zaten Ülker'den senede 1.000.000 civarı para alacaktı

2) Sadece İbo değil, Avrupanın en mühim oyuncuları bile kontrat gereği bu bedelleri ödemektedir; hemde sırf NBA'e gidebilmek için... Carlos Navarro Barcelona'ya ne kadar ödedi bir araştırsın bakalım? Bir sezonu neredeyse boğaz tokluğuna oynadı. Çünkü kazandığını Barcelona'ya fesih bedeli olarak ödedi.

3) Splitter Caja Laboral'a aynı şekilde tazminat ödedi. Scola öyle... Hepsi ödedi. Bu durum onları asla küçültmez. Rudy Fernandez, Rubio...

4) Ve ASIL BOMBA... HİDAYET NBA'e GİDİŞ İZNİ ALABİLMEK İÇİN 2000 YILINDA EFES'e (İBO'nun ÜLKER'e ÖDEDİĞİ GİBİ) 1.000.000 DOLAR CİVARINDA BİR PARA ÖDEMİŞ; O DÖNEMDE O KADAR PARASI OLMADIĞI İÇİN BANKALARI KREDİ İÇİN KAPI KAPI DOLAŞMIŞTIR. İnanmıyorsa Hido'ya sorsun; NBA'e gitmek için cebinden ne kadar harcadın desin?

5) Gelelim Seattle'nin sıradan takım oluşu meselesine... 2004-05 sezonu öncesi Kaan Kural bol keseden sallıyordu: "Seattle grubunda sonuncu olur, 30 galibiyet alması mucize" filan... O sezon (İbo'nun Seattle'a katıldığı) Seattle 50 kadar galibiyet aldı; ilk dört sıradan play-off'lara girdi. İlk turda 4-2 ile Sacremento'yu geçti. Batı yarı finalinde O SEZONU ŞAMPİYON BİTİREN SPURS ile kıran kırana bir seri oynadı. 4-2 ile elendi ama kafa kafayaydı maçlar. Zaten onları geçen takım NBA şampiyonu oldu.

6) Gelelim İbo'nun rakamlarına... İbo süre alamadıysa bunun asıl sorumlusu Nate McMilan'dır. ama ona da kızmamak lazım; çünkü takım kazanıyordu ve dengeleri bozmak istemiyordu. Üstelik aynı pozisyonda oynayan Ray Allen gibi bir starın olduğu yerde İbo'ya fazla süre vermezdi. Ağzıyla kuş tutsa bile... İnsanlar Ray Allen'ı izlemek için bilet alıyordu. Ray Allen şu anda NBA tarihinin EN FAZLA ÜÇLÜK ATAN oyuncusu; geçen yıl Reggie Miller'dan devraldı koltuğu. Bir kere gerçek bir süperstar... Muhtemelen Hall Of Fame'e seçilecek kariyerini noktaladığında.

İbo'nun diğer şanssızlığı da Phil Jackson'ın geçtiğimiz senelerde "uzaylı" lakabını taktığı Radmanovic'in muhtemelen kariyerinin tek harika sezonunu geçirmek için İbo'nun gelmesini beklemiş olmasıydı. Böyle bir talihsizlik...

Yani İbo yanlış takım seçmişti; ona ihtiyacı olan bir takımda yer almalıydı. Hidayet kendi pozisyonunda oynayan LeBron James'in takımına gitse aynısını yaşamayacak mı? Şimdi yıllar sonra İbo'yu yanlış takım seçti diye küçümsemek ancak budalalara has bir durumdur. O dönem Seattle'ın iddia edildiği gibi zayıf bir takım olduğuna inanmak ise Kaan Kural kaynaklı bir şehir efsanesidir.

7) İbo'nun "SEZON BOYU 5 maçta süre almasına" ise diyecek birşey bulamıyorum. NBA sezonunun 2 ay sürdüğünü ve Ocak ayında tamamlandığını bilmiyordum; bu "uzman(!)" yazarımız sayesinde öğrenmiş olduk. Güler misin, ağlar mısın?

Kısacası NBA'e gitmek uğruna zarar etmeyi göze almak ayıplanıyorsa önce Navarro gibileri ayıplasınlar. Onlar daha büyük bedeller ödedi. İbo ise Hido Efes'e ne verdiyse onu verdi.

11 Temmuz 2009 Cumartesi

Hayırlı Olsun Hido !!!!!

Ve Hido resmen Toronto'da!

Hayırlı Olsun.

Başarılar Hidayet.

Seninle Gurur duyuyorum.

Çok çalışarak emeklerinin karşılığını böyle güzel bir sözleşme (5 yıllığına

53 m.dolar ile Türk Spor Tarihinin En İyi Sözleşmesi) ile aldın.

Başarıların devam etmesi ve 5 yıl sonra ÇUBUKLU forma içinde görmek dileğiyle ....

14 Haziran 2009 Pazar

Orlando Magic'ten Hidayet İçin Tarihi Karar...



ABD Profesyonel Basketbol Ligi’nde (NBA) final oynayan Orlando Magic, bu sezon sözleşmesi sona eren milli basketbolcu Hidayet Türkoğlu’nu takımda tutmak için tarihinde ilk kez lüks vergisi ödemeyi göze aldı.
Florida takımı Magic’in Başkanı Bob Wander Weide, NBA’in taraftar sitesi Fan House’a yaptığı açıklamada, Hido’yu takımın "çekirdek oyuncusu" olarak ifade etti.
Takımın sahibi Devos Ailesi adına açıklama yapan Weide, "Aile şu anda finallerde olmanın mutluluğunu yaşıyor. Hidayet bu takımın çekirdeği. Dwight ve Rashard’ın sözleşmeleri 2012’de sona erecek. Hidayet ise Temmuz başında free-agent (serbest oyuncu) konumuna düşecek. İstediği takımla görüşme yapma hakkına sahip" dedi.
Hidayet’le tekrar sözleşme imzalamaları durumunda NBA kuralları gereği limiti aştıkları için lüks vergisi ödemeleri gerekeceğini kaydeden Weide, "Magic, tarihi boyunca lüks vergisi ödemedi, ama Devos ailesi bu takımın çekirdeğini birarada tutmak pahasına tarihinde ilk kez bu vergiyi ödemeyi onaylayabileceğini söyledi" diye konuştu.
Magic’in bu sezon takımdaki oyunculara ödeyeceği toplam paranın 68.7 milyon dolar olduğu belirtilirken, bu rakamın 71.1 milyon dolarlık lüks vergisi ödeme sınırına çok yakın olduğu ifade edildi. Rakamın NBA Ligi’nde düşen gelirlerle birlikte 2009-2010 sezonunda 69.4 milyon dolar olacağı tahmin ediliyor. Orlando takımı, Türkoğlu ile yeni bir anlaşma yapması durumunda da rakamı aşacağı için NBA kuralları gereği lüks vergisi ödemek durumunda kalacak.

NBA YAZARI SCHMITZ: "HİDAYET’İN DEĞERİ ÇOK ARTTI"

Magic takımını yakından bilen Orlando Sentinel gazetesi yazarlarından Brian Schmitz de "Türk" olarak hitap ettiği Hidayet Türkoğlu’nun 2004’te 36.7 milyon dolarlık bir anlaşma imzaladığını vurgulayarak, "Onun tarafı, Hido’nun Golden State’in kısa forvet Corey Maggette’ye ödediği 50 milyon dolardan çok daha değerli olduğuna inanıyor. Hidayet, ya bu yıl serbest oyuncu hakkını kullanıp çıkacak en iyi teklifi değerlendirecek ve takımdan ayrılacak, ya da bir yıllık opsiyonunu daha kullanıp önümüzdeki sene sonu daha iyi bir teklif gelmesini bekleyecek" dedi.
Schmitz, NBA’de final oynamanın verdiği artılar ve maçlardaki yüksek performansı ile Hidayet’in değerinin arttığını kaydederek, bu yıl çok daha iyi bir teklif alacağını tahmin ettiğinin de altını çizdi.
Orlando’nun yerel gazetesi Sentinel’in NBA yorumcusu Schmitz, Mart ayında 30 yaşına basan ve son önemli uzun vadeli sözleşmesini imzalamaya hazırlanan Türk oyuncunun gelecek teklifi değerlendirmesinin de hakkı olduğunu ifade etti.
Otoriteler, Hidayet’in gösterdiği performansla 10-12 milyon dolar aralığında bir yıllık gelir değerine sahip olduğunu söyledi. Magic’te Rashard Lewis 16.4 milyon dolar, Dwight Howard da 13.1 milyon dolar kazanıyor.

HİDAYET, BASIN TOPLANTISI DÜZENLEDİ
ABD Profesyonel Basketbol Ligi (NBA) final serisinde Los Angeles takımına karşı 3-1 geride olan Magic’te, milli basketbolcu Hidayet Türkoğlu ve takım antrenörü Stan Van Gundy, basın toplantısı düzenleyerek soruları yanıtladı.
Pazartesi günü TSİ sabaha karşı 15.00’da serideki beşinci maçlarına çıkacak Lakers ve Magicli basketbolcular, günü maçın oynanacağı Amway Arena’da
antrenman yaparak geçirdiler.
Antrenman sonrası Magic takımı adına basın toplantısı düzenleyen Türkoğlu, Amerikalı medya mensuplarının sorularını yanıtladı.
Los Angeles Times gazetesi muhabirinin "Daha önce NBA finallerinde 3-1 geriye düşen hiçbir takım şampiyon olamadı. Bu istatistiğe karşı birşeyler
söyleyecek misin" şeklindeki sorusunu Türk oyuncu, "Tarih yazmak isteriz. Böyle bir başarının parçası olmak bana mutluluk verecek. Önce buradaki son maçı kazanıp seriyi Los Angeles’a tekrar taşımalıyız" diye yanıtladı.
Final serisinde kaybettikleri 3 maçtan 2’sini son saniyelerdeki hatalarla verdiklerini belirten Türkoğlu, iki takım arasında fark bulunmadığını ve 3 maçı da kazanacak güçte olduklarını söyledi.
3-1 geride olmanın aslında kendilerine çok şey öğrettiğini ve bunun bir fırsat olduğunu kaydeden Hido, "Şimdi sadece bizde olduğuna inandığım takım
ruhunu gösterme zamanı. Daha önce de böyle zor durumlarla karşı karşıya kaldık. Kazanıp Los Angeles’a gideceğiz ve yedinci maça çıkacağız" dedi.

HİDAYET’İN İSTATİSTİKLERİ YÜKSELEN GRAFİĞİNİN KANITI

Grafiğini her geçen gün yükselten Hidayet’in NBA tarafından yayınlanan istatistikleri de Magic’in takım olarak seride 3-1 geriye düşmesine rağmen, milli basketbolcunun yükselen bireysel performansını rakamlarla onaylıyor.
NBA verilerine göre normal sezonun tamamlanmasının ardından başlayan play-off’larda ilk turda 11.8 sayı ortalaması ile oynayan Hidayet, Doğu
Konferansı’nın yarı finallerinde Boston Celtics’e karşı bu rakımı 16.3’e yükseltti.
Sezonun en güçlü takımı olarak gösterilen ve NBA otoritelerince şampiyonluğun en güçlü adayı olduğu belirtilen Cleveland Cavaliers’e karşı
konferans finallerinde şampiyonluk mücadelesi veren Orlando takımında, Hidayet sayı ortalamasını 17.2’ye çıkararak grafiğini sezon ortalamasının da yukarısına taşımayı başardı ve şampiyonluk kupasını kaldırdı.
Doğu-Batı şampiyonlarının oynadığı NBA finallerinde ise Magic ilk dört maçta seride 3-1 geride olmasına ve takım performansının düşük olmasına rağmen Milli basketbolcu grafiğini zirveye çıkararak 19.5’lik sayı ortalamasına ulaştı. Hidayet’in son 3 maçtaki sayıları ise 22, 18 ve 25 olarak kayıtlara geçti.
Finallerde, 19.5 sayının yanında, 4.7 ribaunt, 4.9 asist ortalaması ile mücadele eden Türkoğlu, Lakers’a karşı son dört maçtaki performansıyla takımının da en skorer oyuncusu konumunda bulunuyor.
Türkoğlu’nu, finallerdeki 17.3’lük performnasıyla Rashard Lewis, 16.5’lik performansıyla da Dwight Howard takip ediyor.

MEHMET OKUR:

"HİDO UMARIM ŞAMPİYONLUK HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRİR"

ULAŞ SAĞ - İZMİR / DHA

İzmir'de ailesiyle birlikte tatilini geçiren Utah Jazz'in yıldız pivotu Mehmet Okur, Orlando Magic formasıyla NBA final serisinde Los Angeles Lakers'a karşı müthiş performans gösteren Hidayet'in takımı için çok özel bir oyuncu olduğunu söyledi.

Pınar Karşıyaka'nın maçlarını oynadığı Karşıyaka Arena'da Hırvat kondisyoner Goran Zufar'la birlikte antrenman yapan Okur, Hido'yla sık sık konuştuğunu belirterek, "Final serisi oynayacağı için çok heyecanlıydı. Bu heyecanını sahaya olumlu yansıtıyor. Üstün performansının alkışlanması da onu çok mutlu ediyor. Şampiyonluğun hayalini kuruyor, umarım bu rüyası gerçek olur" dedi.

Detroit Pistons'la 2003-2004 sezonunda bir şampiyonluk yaşayarak "NBA'de şampiyon olan ilk Türk" olarak tarihe geçen Okur, "Orlando-Lakers serisiyle ilgili tahmin yapamam. Ancak Lakers'ın bir adım önde olduğunu söylemek gerekir. Aslında Hidayet ve takım arkadaşlarının çok önemli bir avantajı vardı. Özellikle kendi evlerindeki ikinci maçta yapılan basit hatalar, kaçan kolay fauller onları çok üzdü. Hidayet'in çok iyi oynadığı karşılaşmalarda, bazı basit hatalar nedeniyle kaybetmeleri beni daha da çok üzdü. Yine de herşey bitmiş değil. Alacakları bir galibiyet yine şampiyonluğu ortaya getirecektir" diye konuştu. Hidayet'le karşılıklı final oynamayı hep hayal ettikleri vurgulayan 2.11'lik dev pivot, "Türk spor tarihinin en büyük olayı olurdu. Çok isterdik, ancak bu sezon benim takımım Utah Jazz için iyi geçmedi. Bireysel olarak ben iyi bir yıl geçirmeme rağmen, takımdaki sakatlıklar bizi çok zorladı. Neticede ligi iyi bir yerde bitiremedik ve Play-Off 1. Turu'nda Lakers gibi güçlü bir rakiple eşleştik. Benim de sakatlığım nedeniyle tam kapasiteyle oynayamadığım seriyi kaybederek elendik. Gelecek sezon, Hidayet'le karşılıklı final oynamayı çok isterim" şeklinde konuştu.

********

Çoktan hak etti daha dolgun bir sözleşmeyi Hido.

Büyük gelişme gösterdi.Helal Olsun.

Gurur duymamak elde değil.

Bu fırsatı iyi değerlendirip 1 yıllık uzatma obsiyonunu değil ,gelecek en iyi ve yüksek

teklifi kabul etmeli.

Takımı da şanssız gidiyor.Yazık 2 kez uzatmada kaybettiler.

Final Oynamaları bile büyük başarı ama böylesi kaybetmekte çok yıkıcı.

Ama Kobe'ya yaptığı son saniye bloğu ömür boyu unutulmayacaktır.

Şansın bol,bahtın açık olsun FENERBAHÇELİ HİDO !!!!!!!!!!!


2 Mayıs 2009 Cumartesi

Hidayet kavga etti, oyundan atıldı...



NBA'de Orlando Magic, Dwight Howard'sız çıktığı deplasmanda Philedelphia'yı 114- 89 yendi ve seriyi 4-2 yaparak playoff'ta ikinci tura yükseldi. Bu karşılaşmada 12 sayı ile oynayan Hidayet, son periyotta Philedelphia 76'lı Dalembert ile kavga edince, ikinci teknik faulünü alarak oyundan atıldı.
Rakibin sert faulüne sinirlenen Hido, yumruklarını konuştururken, araya giren takım arkadaşları tarafından hemen soyunma odasına götürüldü.

Orlando Magic, Hidayet Türkoğlu’nun iki teknik faulle ihraç edildiği maçta Philadelphia’yı deplasmanda 114-89 yenerek seriyi 4-2 yaptı ve Doğu Konferansı’nda adını yarı finale yazdırdı.

NBA’de Hidayet Türkoğlu’nun takımı Orlando Magic, Doğu Konferansı ilk tur 6. maçında deplasmanda Philadelphia 76’ers’ı 114-89 mağlup ederek, seriyi 4-2’ye getirdi ve Konferans Yarı Finali’ne yükseldi. Hidayet, 12 sayı, 5 asist, 3 ribaunt ile oynarken, rakip potaya 29 sayı bırakan Rashard Lewis ve 21 sayı üreten Rafer Alston, galibiyette önemli pay sahibi oldular.

Karşılaşmada 28 dakika forma giyen Türkoğlu, rakibi Samuel Dalembert ile hem oyun alanında hem de yedek kulübesinde girdiği tartışmalar yüzünden aldığı iki teknik faul sonunda, Dalembert ile birlikte maçın bitimine 6.24 dakika kala ihraç edildi.

Bir diğer Doğu Konferansı mücadelesinde ise son şampiyon Boston Celtics, üç uzatmaya giden nefesleri kesen maçta deplasmanda Chicago Bulls’a 128-127 mağlup olarak, serinin 3-3’e gelmesine engel olamadı.
Batı Konferansı’nda Houston Rockets, evinde Portland Trail Blazers’ı 92-76 yenerek, seride 4-2 öne geçti ve konferans yarı finalinde Los Angeles Lakers’ın rakibi oldu.

***************

Vay Hido'da artık tam bir NBA oyuncusu olmuş.:))))))

21 Şubat 2009 Cumartesi

FİBA Avrupada Yılın Basketbolcuları Belli Oldu !!!!!



İlk altıda Hidayet var


Uluslararası Basketbol Federasyonları Birliği (FIBA), Avrupa'da yılın en iyi basketbolcusu olarak İspanyol yıldız Pau Gasol'ü seçti.
























FIBA, Avrupa'da, basketbolseverler ve otoritelerin verdiği oylarla İspanyolların yıldız oyuncusu Pau Gasol'ün 2008 yılının 'En İyi Oyuncusu' seçildiğini açıkladı. İspanya Milli Takımı'yla Pekin Olimpiyatları'nda gümüş madalya kazanan ve NBA ekiplerinden LA Lakers'ın formasını giyen Pau Gasol, yine NBA ekiplerinden Portland Trail Blazers'ın formasını giyen vatandaşı Rudy Fernandez'in önünde 'Avrupa'da yılın en iyi oyuncusu' seçildi. 3. sırayı ise, bu ödülü 2005'te kazanan NBA ekiplerinden Dallas

Maverciks'in Alman yıldızı Dirk Nowitzki aldı.

Gasol, 2008 Pekin Olimpiyatları'nda İspanya Milli Takımı ile gümüş madalya kazanmıştı. İspanya'da sayı, ribaund ve blok kategorilerinde ilk sırada yer alan 2 metre 15 santimetre boyundaki tecrübeli Katalan pivot, Olimpiyatların final maçında ABD karşısında 21 sayı ve 6 ribaunt ile oynayarak dikkat çekmişti.

FIBA Avrupa Başkanı George Vassilakopoulos, Pau Gasol'ün ödülü almasıyla ilgili olarak, "Pau Gasol'un Pekin'deki başarımı onun bu ödülü ne kadar hakettiğini kanıtladı" dedi.

Sıralamada ilk üç Gasol, Fernandez ve Nowitzki olarak gerçekleşirken, Ramunas Siskauskas (Litvanya) dördüncü, Tony Parker (Fransa) beşinci oldu.

Basketbol hayatını NBA ekiplerinden Orlando Magic'te sürdüren ve A Milli Takım'ın, yenilgi almadan 2009 Avrupa Basketbol Şampiyonası'na katılma hakkı elde ettiği süreçte Ay-yıldızı formayla iyi bir performans gösteren Hidayet Türkoğlu, listede 6. sırada yer aldı.

NBA ekiplerinden Utah Jazz'da oynayan, ancak A Milli Takım'ın Avrupa Şampiyonası Elemeleri'nde oynadığı maçlarda forma giymeyen Mehmet Okur'un yer almadığı listede zirvenin ilk 2 sırasında ise İspanyol basketbolcular yer aldı.

'Avrupa'da yılın en iyi basketbolcusu' listesi şöyle:

1 - Pau Gasol (İspanya)

2 - Rudy Fernandez (İspanya)

3 - Dirk Nowitzki (Almanya)

4 - Ramunas Siskauskas (Litvanya)

5 - Tony Parker (Fransa)

6 - HİDAYET TÜRKOĞLU (Türkiye)

7 - Andrei Kirilenko (Rusya)

8 - Luol Deng (İngiltere)

9 - Andris Biedrins (Letonya)

10 - Dimitris Diamantidis (Yunanistan)

11 - Nikola Pekovic (Sırbistan)

12 - Zoran Planinic (Hırvatistan)


MENEXPERTPUBLICTOTAL
Pau Gasol131
Rudy Fernandez262
Dirk Nowitzki352.6
Ramunas Siskauskas443.2
Tony Parker574.2
Hidayet Turkoglu614.3
Andrei Kirilenko795.8
Luol Deng8116.7
Andris Biedrins1027.2
Dimitris Diamantidis9127.5
Nikola Pekovic11108.7
Zoran Planinic1289.2


Bayanlarda ise yılın en iyi Avrupalı oyuncusu ödülünü Ekaterinburg'un pivotu Maria Stepanova üst üste 3. kez kazandı.


http://www.basquetebol.org/photo/451989-553881.jpg



This is the third FIBA Europe Women's Player of the Year Award for Stepanova.


WOMENEXPERTPUBLICTOTAL
Maria Stepanova191.6
Anete Jekabsone-Zogota231.7
Amaya Valdemoro382.9
Ann Wauters4103.8
Tatiana Shchegoleva5124.7
Agnieszka Bibrzycka674.9
Anna Montanana755.4
Zuzana Zirkova846
Anna Vajda1017.1
Yelena Leuchanka9137.6
Shay Doron1127.9
Olexandra Gorbunova1269
Sandrine Gruda131410.5
Evanthia Maltsi141110.9

Yılın Genç Erkek Basketbolcusu ise Ricky Rubio oldu.

FIBA Europe Young Men's Player of the Year Voting

YOUNG MENEXPERTPUBLICRANKING
Ricky Rubio120.9
Danilo Gallinari251.9
Kosta Koufos372.8
Omri Casspi463.4
Milan Macvan5114.6
Vladimir Dasic685
Donatas Motiejunas735.2
Enes Kanter815.7
Tomas Satoransky946.7
Nikos Pappas10108
Mario Delas1198.6
Miroslav Raduljica12129.6

Yılın Genç Bayan Basketbolcusu Litvanyalı Gintare Petronyte oldu.

Gintare Petronyte (Lithuania)

Petronyte played key minutes for Lithuania as they qualified for EuroBasket Women 2009.

FIBA Europe Young Women's Player of the Year Voting

YOUNG WOMENEXPERTPUBLICRanking
Gintare Petronyte151.2
Sonja Petrovic 272.1
Alba Torrens342.5
Natalia Vieru483.6
Frida Eldebrink533.8
Snezana Aleksic695.1
Sabine Niedola725.1
Aurime Rinkeviciute866.2
Bahar Caglar1017.1
Diandra Tchatchouang9107.3

Etiketler