Tanjeviç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tanjeviç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Haziran 2009 Pazar

Bogdan Tanjeviç Gitmeli !!!!!!!!!!!












Hep Tanjevic´i Destekledim ama Artık Ben de Gitsin Diyorum...

Tanjevic genç oyuncularla bir sistem takımı kurmayı seven bir koç.
Kariyeri basketbola kazandırdığı çok yönlü oyuncular
(Dejan Bodiroga ve Gregor Fucka gibi)
ve oynattığı sistemli ve disiplinli basketbolla
sürpriz takımlarla kazandığı şampiyonluklarla dolu.

Fenerbahçe´ye de bu amaçlarla geldi.
Camia destek olsa‚ sistemini anlayıp sabırlı olsa
bunu başarabilirdi.
Rakiplerine nazaran kısıtlı bir bütçeyle geçen sene
EL´de son 8´e kalmamız bunun bir göstergesi.

Ancak olmadı.
Bunun iki temel nedeni var:
1. Camia destek olmadı.
2. Kimi yanlış seçimlerinde inatçılığa varan bir ısrar gösterdi.

Tanjevic sistemini oturtmak için normal sezonda rotasyonunu
çok acımasızca kullandı.
Oyuncuların neredeyse tümünü eşit sürelerde tuttu takımda.
Bu takımı bir makina gibi işleyen bir hale getirmek için bence doğru bir karardı.
Maçlarda çok sık mola almaması da bu stratejinin bir sonucu.
Tanjevic maçın kırılma anlarında oyuncularının sorumluluk almasını istiyor.
Bütün o 3. çeyrek sendromunun en önemli nedeni de bu bence.
Bunun faydasını 2. maçta gördük bence.
Özellikle maç sonunda takım iyi inisiyatif aldı ve gitti denilen maçı çevirdi.

Sonraki 4 maçtaki hakem hatalarını bir kenara atalım şimdilik.
Tanjevic´in hatalarına odaklanalım.
3. maçta sonlarda fark erirken ve Solomon saçmalarken seyretti.
Ömer Onan´ı da kenarda unuttu ve mola alıp müdahale etmedi.
Bu hatasını kendisi de kabul etti.
Ben o özeleştiriyi verince bir daha aynı hatayı yapmaz diye umutlanmıştım.
Ancak maalesef aynı hatayı devam ettirdi.

Hepimiz çok daha iyi hatırlarız diye son maça geleceğim.
Maçı 3 sayı farkla yani başabaş bitirmiş olmamıza karşın
aslında genel olarak iyi oynamadık.
Örneğin pota altında Kaya´yı durduramadık.
Aynı taktikle Kaya üst üste 4-5 basket buldu.
Tanjevic ona önlem almadı.

Son 4 maçta Efes´in baskılı presine karşı da çözüm üretemedi.
Halbuki Solomon pres ve baskılı savunma yüzünden
top kaybedince saçmalamaya başlayan bir oyuncu.
Bunu da engelleyemedi Tanjevic.
Bu da bence Tanjevic´in "sistem" ısrarından kaynaklanıyor.
Yıldız oyuncundan faydalanmasını bileceksin.
Eksiklerinin ortaya çıkmasına ise izin vermeyeceksin.
Bu "sistem"den fedakarlık yapacağın anlamına gelmiyor.
Ama Tanjevic´in en büyük eksikliği işte...
gErgin de bunun üstüne giderek seriyi çevirmesini bildi.

Tanjevic´in bir huyu da maçlara savunma beşlisiyle başlaması.
En iyi 5´i değil savunması en sağlam 5´i kullanıyor maçlarda.
Bu bir tercih. Doğru yanlış tartışılır ama nedenini görmek lazım.
Ancak bu tercih Efes karşısında tutmadı.
Sürekli Efes´in attığı adıma bakıp ona göre taktik yaptık.
Bu da aslında takımı edilgen hale soktu.
Bu taktik 2. maçı kazanmamızı sağladı.
Efes´in o maçtaki 4 kısasına maç sonunda Mirsad+4 kısayla yanıt verdik
ve bu değişiklik maçı getirdi.

Ancak‚ gördük ki aynı taktik 6. maçın sonunda işe yaramadı.
Maçın sonunu hatırlayın.
O kadar kısa kalmıştık ki‚ bütün ribaundları Efes topladı.
Ve Tanjevic bunu görüp uzunları devreye sokamadı.

Halbuki Efes´e karşı bu kadar edilgen oynayacağımıza
biz risk alıp kendi hücum kozlarımızı öne sürsek farklı olabilirdi.
Örneğin pota altında biz daha iyiydik.
Özellikle maç sonunda Efes´in bütün uzunları faul problemi yaşıyordu.
Efes´in 4 kısasına aynen karşılık vermek yerine uzunlarımızı devreye soksak
bence avantaj bize geçerdi.
Ve (skorda) başabaş giden maçı çevirebilirdik.

Tanjevic´i eleştirmeyi burada kesiyorum.
Zaten herkesin gördüğü şeyleri tekrar etmeyeyim.
Fakat şunu söylemeden de geçemeyeceğim
psikoljik savaşı da kaybetti Tanjevic.
3. maçta son anda kaybeden takımı toparlayamadı.
Taraftar da panikledi.
Halbuki başta Tanjevic değil de Aydın Örs gibi
taraftarın arkasında güvendiği ve arkasında duracağı
bir koç olsaydı‚ kesinlikle farklı olurdu.
Belki 3. maçtaki o kırılma noktasında bile gerekli müdahaleleri görür
seriyi 4-0 alırdık.

Tanjevic transfer seçimlerinde de hata yaptı.
Gricek´i saymıyorum. Sakat olmasa kesinlikle çok faydalı olurdu.
Ama sanırım o da hafif sakatlığı bilinerek alındı.
Fakat o sakatlık ağırlaştı.
Galiba bir risk alındı ama tutmadı.

Smith örneğin.
Aslında iyi bir takım oyuncusu ve hücum ve savunma özellikleri dengeli.
Tanjevic´in "sistem"i için kesinlikle iyi bir seçim.
Ama bir "winner" da değil.
Maalesef Tanjevic özellikle son maçta Smith´in maçı koparmasını bekledi.
Son şutları hep ona attırdı.
Kaybetme olasılığı yüksek bir riskti.
Nitekim maç sonunda gördük‚ Smith´in kaçan şutları ve
kaptırdığı toplarla verdik maçı.
Bu da Tanjevic´in anlamsız "ısrar"larından biriydi.

Green ise kesinlikle yanlış bir seçimdi.
Solomon gibi bir oyun kurucunun yanında iyi bir yedek ya da
tamamlayıcı olabilir‚ ama sezonun çoğunda Solomon yokken
tamamen ona güvendi. Büyük hata.
Finalde de gördük Efes gibi iyi savunma yapan takımlara karşı
boyu nedeniyle siliniyor.
Eeee‚ her takım da Telekom gibi az defans yapmıyor ki!
Green bırakın şut atmayı‚ pas bile atamadı.
Yaptığı bütün top kayıpları Efes´in Green´in paslarına el uzatması yüzünden oldu.
Hatta top bile getiremedi. Efes´in baskılı savunması karşısında ezildi.
İnsan o boydaki oyuncunun en azından iyi top sürmesini bekliyor.
Yapamadı.

Şimdi gelelim en önemli maddeye...
Camia destek olmadı Tanjevic´e.
Bunda en önemli yanlış yönetimin.
100. yılımızda eze eze şampiyon yapan Aydın Örs´ü
hele hele taraftarın‚ hepimizin‚ sevgilisi Örs´e
şampiyonluğu kutlamasına bie izin vermeden
yol göstermek kimsenin içine sinmedi.

Biz müessese kulübü değiliz.
Ahlaki değerler‚ sevgi-saygı‚ forma aşkı
bizim gibi kulüpler için çok önemli.
Bizi biz yapan değerler bunlar.
Örs´ün gönderilmesi‚ Tanjevic´e verilecek desteği sıfıra indirdi.
İbrahim´in tekrar alınmaması da tuz biber oldu.
Sahada sanki bize yabancı bir takım oluşuyordu.
Bu içimiz sinmedi bir türlü...

Halbuki başta da belirttiğim gibi Tanjevic´in "sistem"ini oturtması
sabır ve zaman istiyor.
Bu sabrı ve zamanı aslında büyük Fenerbahçe taraftarı gösterebilirdi.
Ama Örs´ün gönderilmesini kimse kabullenemediği için
olmayacak duaya amin demek gibi oldu.

Ben açıkçası Tanjevic´in neler yapabileceğini gördüğüm için
hep başarılı olmasını istedim.
Çünkü hedef f4´tü. Ve bizim 3-5 katımız bütçelerle oynayan
PAO‚ CSKA‚ Barcelona gibi takımları ancak
Siena ya da Partizan gibi "sistem" takımı olursanız zorlayabilirsiniz.
Bunun için genç oyuncu da yetiştirmeniz gerekir.
Hakan Demirel‚ Oğuz‚ Semih (ve sonra Ömer Aşık) gibi gençler
ve Solomon‚ Mirsad‚ İbrahim‚ Mrsic ve Ömer Onan gibi
forma aşkıyla oynayan tecrübeli oyuncularla bu yapılabilirdi.
Üstelik Tanjevic gelecek vaat eden Emir ve Vidmar´ı da getiriyordu.

Ama aşı tutmadı.
Tanjevic başarılı mı değil mi onu tartışmıyorum.
Açık söyleyeyim bu sene şampiyon olsak da fikrim değişmeyecekti.
CAMİANIN DESTEĞİ OLMAYAN TANJEVİC´LE
İSTENEN BAŞARI GELMEZ!

Küçük bir örnek.
Tanjevic´i kabullenemeyen camia Emir ve Vidmar´ı da
Tanjevic´in çocukları olarak görüp
onları da (haklı olarak) benimseyemedi.
Genç‚ önü açık ama tecrübesiz olduğu için de pek çok eksiği
olan bu çocuklara da tepki oluştu.

Emir daha yetenekli.
O atlattı ve taraftarın sevgi ve güvenini kazandı.
Hak etti de bence.
Özellikle son maçta tüm takım‚ hatta biz tribündekiler maç gitti diye
bakarken o sorumluluk alıp maça ortak etti bizi.

Ama Vidmar çok yavaş gelişiyor.
Pivot oynayan oyuncularda bu biraz normal de.
Çünkü sadece tecrübe için değil‚ yapılı olmak için de zaman gerekiyor.
Ancak Vidmar´a ihtiyacı olan destek ve sabır gösterilmedi.
Bunu kimseyi eleştirmek için söylemiyorum.
Zaten kendimden örnek vereceğim.

Son maç.
Vidmar maçın başında çok mükemmel oynamadı‚ doğru.
Ama çok kötü de değildi.
Hatta uzunlarımız içinde aslında en çok katkı veren oyuncuydu.
Mesela Semih´le karşılaştırayım.
Vidmar´ın 7 dakikada 4 ribaundu var.
Semih´in 12 dakikada 2 ribaundu...
Vidmar faul kaçırdığında bütün tribün homurdandık.
Eeee‚ Semih de 2 serbest atışta 0 yaptı...
Üstelik Vidmar hiç top kaybı yapmadı son maçta (belki de ilk kez)
ama Semih´in iki top kaybı var.
Semih´i evladımız olarak görüyoruz kızamıyoruz.
(İşte bütün bu nedenlerden dolayı Tanjevic gitsin istiyorum.
Taraftarda hakkaniyet‚ emeğe saygı bırakmadı.)
Ayrıca Vidmar varken Kaya da Kasun da
sanırım bir kez pota altından sayı buldular.
Vidmar´dan sonra kim girdi hatırlamıyorum‚ sanırım Oğuz´du‚
ama o girince Kaya dağıttı pota altını...

Semih´i severim‚ tutarım‚ kalmasını da isterim.
Ama şunu da gördüm.
Son maçta Semih´in hatalarına daha az kızdık tribünde.
(Kimse alınmasın. Bunu ben de yaptım)

Bu sadece bir örnek.
Tanjevic´i taraftar kabullenemedi.
Kredisi artık sıfır.
Bu saatten sonda ne "sistem" oturtabilir
ne de destek alabilir.

Efes Pilsen Rakocevic´i de alarak yatırımlarına devam edeceğini gösterdi.
Takımımızın bir silkinmeye de ihtiyacı var.
Tanjevic bunu yapamaz.

Umarım yönetim inat etmez ve Aydın Örs´ü
(en azından CEO olarak) tekrar başa getirir.
Yoksa seneye normal sezonda 4. olur.
Yarı finalde de Efes´e eleniriz...

ÖZGÜR

En başta oyumu söyleyeyim : KESİNLİKLE GİTMELİ.

Gelmesi en baştan bir hataydı.
Milli takımı bırakacağım tehditlerine Turgay Demirel aman
kaçırmayayım acil bir kulüp bulmalıyım diyerek ‚Mahmut Uslu´dan
yardım istedi ve taraftarın Sevgilisi olmuş ‚başarılı hoca
Aydın Örs´ü bile bu uğurda bir kalemde silip geçtiler.
(Kimse CEO´luk teklif edildi‚kendisi kabul etmedi masalları
söylemesin)
Serde FENERBAHÇE´ lilik var‚basketbolu da çok seviyoruz.
Bağrımıza taş basıp Fenerbahçe için destekledik.
Geçen yıl King Solomon sayesinde gelen Şampiyonluk´la
büyük bir kredi kazandı.
Bu sezona King´siz başladık.Sakatlıklar‚şanssızlıklar ile 8
mağlubiyetle ve EL´de daha ileri gidemeyerek geldik Finallere.
King dönmüştü ama hazırdı değildi‚Avrupa Basketbolunu
unutmuş gibiydi sanki.Üstüne Tanjeviç´in dönüşüne ´´benim kalıplarım
dan çıkmayacak´´ şartı ile geldiği için bocaladı.
Üstüne Efes´in üstüne sıkştırmalı‚faullü sert savunması ve
takımda başka hücum obsiyonları işlemeyince (Tanjeviç´in olmayan
hücum setleri) herkes faturayı Solomon´a kesti.
Bence o kadar yüklenmeyi hak etmiyor.
6 maçta ilk maçtaki Ömer Onan´ın 20 sayılık çıkışı gibi ‚
2.bir skor obsiyonu oyuncu çıkarabildik mi ?
Ne Oğuz´un hücum yönünü kullanabildik - 6 maçta 41dakika
oynamış çocuk.Elindeki bu silahı kullanmayan hocaya ne denir ? -
ne de Ömer Onan´ı son 4 maçta bir daha ilk 2 maç gibi kullanabildik.
Veya başka altenatifler uyguladık.
Hal böyle olunca Solomon´da iş başa düştü deyip mecburen zorladı.
Ondan sonra da Solomon hediye etti oldu.
Teknik olarak Özgür çok güzel özetlemiş.
Bir önemli ekleme yapayım.
Hadi hücumda kısır kaldık‚tıkandık (-dırıldık) bari savunmada
önlem alalım.
1 KERE BİLE ALAN SAVUNMASI DENEMEDİ 6 MAÇTA.
Halbuki zaman zaman yaptığı 1-2-1 alan savunmasını denemeli idi.
Ergin bile alan savunmasına 2 üst üste üçlük bulduğumuz maçın
birinde inat etti vazgeçmedi‚sonraki hücumları kesti.
Ne kadar nefret etsek te kabul etmek lazım.
Gergin teknik olarak Tanjeviç´i MAT etmiştir.
Tanjeviç‚Gergin´in hamlelerine karşı bir çözüm bulamamıştır.
Sadece 1.maçta 4 kısasına aynı şekilde karşılık verdi ve tuttu.
Ama sonra tutmadı işte.
Burada Shumpert´i Gergin çok iyi kullandı.C.Smith´in etkisiz
eleman haline getirildiği bir seriyi Shumpert ve Thornton ile
kazandılar.Bu 2 oyuncu hep miss match - eşleşme sorunu
yaşattılar.İşte o zaman 1-2-1 alan savunması bir çare
olarak denenebilirdi.
Bu sadece 1 teknik eleştiri.

Tanjeviç sistem adamı.
Eyvallah ta benim bildiğim sistemler sürekli güncellenir
günün şartlarına uydurulur.
Ama Tanjeviç modası geçmiş sistemlerde inat etti.
Çağa ayak uyduramıyor.

Rotasyonlar‚mola almama inatları‚formayı adaletli dağıtmama‚
oyuncuların kendisine karşı sevgisizlikleri ‚yabancı tercihleri
v.s. gibi daha sayılabiecek pek çok neden ile misyonunu doldurmuştur.

Nasıl Futbolda Revizyon yapıyoruz diyerek Daum´a sarılındıysa da
gidip Aydın Örs´ün kapısında yatsınlar.

Gerçi Transfer başlığında şöyle bir mesaj gördüm ;

´´Diğer bir yandan da Fenerbahçe Ülker cephesinde hareketli anlar yaşandı. Başkan Aziz Yıldırım‚ Tanjevic ile perşembe günü görüşmek için randevu verdi. Ancak Yıldırım yurtdışına çıkınca bu görüşme yapılmadı. Yıldırım´ın soyunma odasına‚ "Ben buradayken Tanjevic hiç bir yere gitmeyecek" demesi Karadağlı coachun kalacağı şeklinde yorumlandı. Ancak Yıldırım´ın bir operasyona gitme olasılığı da ciddiyetini koruyor.´´

Eğer doğruysa Allah selamet versin diyecek bir şeyim yok.

6 Mart 2009 Cuma

Solomon Geri mi dönüyor !!!!!!!!!!!!

Kral’ın geri dönüşü
Uzun süredir Solomon’u geri almak için uğraşan sarı-lacivertliler mutlu sona ulaşmak üzere

KAAN KURAL / VATAN


Sacramento ile sözleşmesini fesh etmeye hazırlanan Solomon yakında formasına kavuşacak.

F.BAHÇE taraftarının en büyük dileği gerçek olmak üzere. Türkiye’de King Solomon (Sultan Süleyman) olarak anılan, adına maçlarda pankartlar açılan taraftarın gönlünde çok özel yere sahip olan Solomon geri dönüyor. Son iki yılda şampiyonluğa ulaşan F.Bahçe Ülker’in lideri Solomon, bu sezon başında NBA rüyasını gerçekleştirmek için Toronto Raptors’la anlaşmış ancak Kanada takımında istediğini bulamamıştı. İspanyol Jose Calderon’un arkasında Hırvat Roko Ukiç ile dakika almak için mücadele eden Solomon çok kötü bir sezon geçiren Raptors’da bir türlü koç Sam Mitchell ile anlaşamamış, Mitchell’ın kovulmasıyla daha da karışan takımda yeni koç eski F.Bahçe oyuncusu Jay Triano ile de bir türlü iyi ilişkiler kuramamıştı. Sonuçta Solomon takas döneminin sonunda Sacramento yolunu tuttu. NBA’in finansal olarak en zor durumdaki takımı olan Kings bütçe kısmaya çalışıyor ve oyuncularını birer ikişer elden çıkarıyor. En son Drew Gooden’ı da gönderen Sacramento’nun Solomon’un sözleşmesini de karşılıklı olarak fesh etmeye ve biraz daha tasarruf etmeye hazır olduğu biliniyor.

MARQUEZ Green’in F.Bahçe’nin hedefleri düzeyinde bir oyun kurucu olmadığı ortaya çıktıktan sonra aylardır Solomon’u geri getirmeye çalışan F.Bahçe Ülker yönetimi şimdi aradığı fırsatı yakalamış görünüyor. Bu transferin gerçeklemesi an meselesi. Ortada sadece 1-2 pürüz var.

BİRİNCİSİ Sacramento’nun asıl oyun kurucusu Beno Udrih’in sakatlığında Solomon’a ihtiyacı var. Son iki maçta takıma yeni katılmış olmasına karşın 9/12 isabetle 17 sayı, 6 ribaund yapan Solomon, Sacramento’ya değerini biraz olsun gösterdi. Kings yine de Solomon’u bırakmaya hazır. Asıl önemli pürüz ise Solomon’un geçen sezon sonunda koç Bogdan Tanjeviç’le pek de dostane ayrılmamış olması. Amerikalı yıldız F.Bahçe’de oynamak istiyor. Toronto gazetelerine verdiği demeçte atmosferi özlediğini zaten itiraf etmişti ancak Tanjeviç’le ilgili çok rahat değil.

ANCAK bunların hepsi pürüz. Geçen sezona oranla çok kan kaybeden ve Beko Basketbol Ligi’nde 4. sıraya düşen, 10 defa üst üste yendiği Efes’e bu sezon iki maçta da yenilen F.Bahçe Ülker’in yeniden ’en iyi takım’ olmak için Solomon’a, Solomon’un da yeniden krallığına dönmeye ihtiyacı var. Pazar günkü dev Efes maçına yetişmeyecek ama Solomon’u gelecek hafta içinde bile sarı-lacivertli forma ile görebiliriz.

************************
Bu haberleri bir süredir ben de camia içinden duyuyordum.Kaan Kural'ın yazması da
olayın artık sona yaklaştığını gösteriyor.
Mahmut Uslu Tanjeviç'in inadını kırabilirse Kral dönebilir.
Başka şansları yok.
Kaosa düşmüş takım için bir şey yapmak lazımdı.Aslında Tanjeviç'in istifa etmesi gerekirdi ama
yapmıyor.Yönetimin istikrar kelimesinden ne anladığını (!) futboldan biliyoruz,gönderemiyorlar da.
Başka ne yapmaları gerekiyordu ? 17 Nisan'a kadar transfer şansın olduğuna göre
inadı bırakıp,takımı takviye etmek.
Ama oyuncu bulamıyorlarmış ya.(!)
Yapılacak en iyi iş Kral'ı geri döndürmekti.Bu gerçek bir şok etkisi olur.
Nihayet hata yaptıklarını anladılar ve tükürdükleri yalıyorlar.
Solomon gelirse bu demektir.
Gelsin de onların neye uğradıkları umurumda değil.
Mahmut Uslu Tanjeviç'e rağmen Solomon'u getirmeli ve sezon sonunda Tanjeviç'i gönderip
olursa Aydın Örs,kabul etmezse de Çetin Yılmaz'ı takımın başına getirmeli.

1 Mart 2009 Pazar

Tanjeviç Söz Sen de !!!!! Fenerbahçe Ülker'den bir Rezillik daha. 95-110


Derbiyi Beşiktaş Cola Turka Kazandı (110-95)
01.03.2009 19:03

Beko Basketbol Ligi’nde 20.haftasında derbi mücadelesinde Beşiktaş Cola Turka evinde konuk ettiği Fenerbahçe Ülker’i 110-95 mağlup ederek 11.galibiyetini elde etti.


Beko Basketbol Ligi’nde 20.haftasında derbi mücadelesinde Beşiktaş Cola Turka evinde konuk ettiği Fenerbahçe Ülker’i 110-95 mağlup ederek 11.galibiyetini elde etti.

Mücadeleye Jimmy Baxter’ın basketi ile başlayan Beşiktaş Cola Turka, Oğuz Savaş’ın sayılarına tekrar Jimmy Baxter ile karşılık verdi (4-2). Mirsad Türkcan ve Oğuz Savaş ile üst üste üçlükler bulan Fenerbahçe Ülker skoru 4-8’e getirdi. Dennis Mims ve Cevher Özer ile sayılar üreterek oyunda tutunmaya çalışan ev sahibi ekip skoru 9-11’e getirdi. Ancak üst üste top kayıpları yapan Beşiktaş Cola Turka karşısında Marques Green ve Ömer Onan ikilisi ile üst üste 6 sayı üreten Sarı Lacivertliler skoru 12-19’a taşıdı. Jimmy Baxter ve Dennis Mims ile sayılar bularak tekrar oyuna ortak olan Beşiktaş Cola Turka periyodun son 1.44 dakikasına 21-23’lük skorla girdi. Son dakikada Kzell Wesson - Mire Chatman ile üst üste basketler bulan Beşiktaş Cola Turka ilk periyodu da 28-26 önde tamamladı.

İkinci periyoda Marques Green’in üçlüğü ile başlayan Fenerbahçe Ülker 28-29 öne geçti. Mire Chatman’ın turnikeden bulduğu sayılarla öne geçen Beşiktaş Cola Turka ise Cevher Özer ile skoru 32-29’a getirdi. Mirsad Türkcan’ın sayılarına Adem Ören, Kzell Wesson ve Haluk Yıldırım’ın üst üste bulduğu basketlerle karşılık veren ev sahibi ekip, ilk yarının son 5 dakikasına 40-37’lik skorla girdi. Muratcan Güler’in üçlüğü ile farkı 5 sayıya çıkaran Beşiktaş Cola Turka skoru 42-37’ye getirdi. Kzell Wesson’un sayıları ile Siyah Beyazlılar farkı 7’ye çıkardı (46-39). Emir Preldzic ve Rasim Başak ile üst üste basketler bularak 7-0’lık seri yakalayan Fenerbahçe Ülker ise 46-46 eşitliği yakaladı. Muratcan Güler’in üçlüğü ile tekrar öne geçen Beşiktaş Cola Turka, aynı oyuncunun smacı ile 18.dakikaya 51-46’lık skorla girdi. Ancak savunmasını sertleştiren Fenerbahçe Ülker, Gasper Vidmar ve Mirsad Türkcan ile 6-0’lık seri buldu ve periyodun son 49 saniyesine 51-52 önde girdi. Damir Mrsic’in turnikeden bulduğu sayılarla serisini 8-0’a çıkaran Sarı Lacivertliler farkı 3’e çıkardı (51-54). Bu seriye Cevher Özer’in sayıları ile son veren Beşiktaş Cola Turka, Jimmy Baxter’ın son saniye basketi ile soyunma odasına 56-54 önde girdi.

İkinci yarıya hızlı başlayan Beşiktaş Cola Turka, Jimmy Baxter ile üst üste basketler buldu. Skora Mire Chatman’ın da katkısıyla 2 dakikalık sürede 9-0’lık seri yakalayan Siyah Beyazlılar, farkı da 11 sayıya çıkardı (65-54). Beşiktaş Cola Turka, Mire Chatman’ın serbest atış çizgisinden bulduğu sayı ile seriyi 12-0’a çıkardı. İlk 2.5 dakikada sayı bulamayan Fenerbahçe Ülker, Damir Mrsic’in üçlüğü ile 23.dakikaya 66-57’lik skorla girdi. Fenerbahçe Ülker’i isabetsiz atışlara zorlayan Beşiktaş Cola Turka, Mire Chatman’ın smacı, Haluk Yıldırım’ın üçlüğü ve Kzell Wesson’un boyalı alandan bulduğu sayılar ile farkı 15 sayıya çıkardı (75-60). Savunmasını sertleştiren Fenerbahçe Ülker, Marques Green, Damir Mrsic ve Semih Erden ile üst üste basketler bularak farkı eritti. Mirsad Türkcan’ın da katkısıyla Beşiktaş Cola Turka karşısında 4-13’lük seri yakalayan Fenerbahçe Ülker son 10 dakikaya da 79-73’lük skorla girdi.

Final periyoduna Cevher Özer’in basketi ile başlayan Beşiktaş Cola Turka, Marques Green’in sayılarına Mehmet Yağmur ile karşılık verdi (83-76). Mirsad Türkcan ile üst üste sayılar bulan Sarı Lacivertliler, farkı 4’e indirdi. Ancak Cevher Özer ile üst üste 5 sayı bulan Beşiktaş Cola Turka, Jimmy Baxter ve Adem Ören’in de üçlükleri ile farkı tekrar açtı. Beşiktaş Cola Turka, normal sürenin son 4.30 dakikasına da 10 sayılık fark ile 95-85 önde girdi. Cevher Özer’in üçlüğü ile ev sahibi ekip farkı 13’e çıkardı. Jimmy Baxter’ın sayıları ile son 3 dakikaya 102-85 önde giren Beşiktaş Cola Turka farkın kapanmasına izin vermedi. Adem Ören’in üçlüğü ile son 1.45 dakikaya 105-87 önde giren ev sahibi ekip mücadeleden de 110-95 galip ayrıldı.


SALON: Beşiktaş Cola Turka Arena

HAKEMLER: Rüştü Nuran, Yener Yılmaz, Kaan Büyükçil

BEŞİKTAŞ COLA TURKA (110): Mehmet Yağmur 2 (1 ribaund, 1 asist), Muratcan Güler 9 (6 ribaund, 3 asist), Jimmy Baxter 25 (2 asist), Haluk Yıldırım 6 (2 ribaund, 3 asist), Dennis Mims 7 (2 ribaund, 2 asist), Adem Ören 8 (5 ribaund, 4 asist), Mire Chatman 18 (5 ribaund, 9 asist), Cevher Özer 22 (5 ribaund, 1 asist), Kzell Wesson 13 (5 ribaund, 3 asist).

FENERBAHÇE ÜLKER (95): Marques Green 26 (1 ribaund, 4 asist), Mirsad Türkcan 15 (3 ribaund, 2 asist), Ömer Onan 4 (1 asist), Rasim Başak 2 (1 ribaund, 1 asist), Semih Erden 8 (1 asist), Gordan Giricek 5 (2 ribaund, 2 asist), Damir Mrsic 14 (2 asist), Gasper Vidmar 4, Can Maxim Mutaf, Oğuz Savaş 7 (1 ribaund, 1 asist), Emir Preldzic 10 (4 ribaund, 3 asist)

1.PERİYOT: 28-26
2.PERİYOT: 28-28
3.PERİYOT: 23-19
4.PERİYOT: 31-22






BAY BASKETBOL PROFESÖRÜ (!) LÜTFEN GEREĞİNİ YAP.

Beklediğim bir sonuçtu.Bunu Hakan Demir'in istifa edip,Burak Bıyıktay'ı
getirdiklerinde burada haberde de söylemiştim.gs de bizim maç öncesi aynı şeyi
yaptı,gene mi yenileceğiz acaba demiştim.
Sağolsunlar (!) Bay Basketbol Profesörü (!) ve öğrencileri beni yanıltmadılar.
Futbol takımındaki ruhsuzluk buraya da sirayet etmiş demiştim Cibona maçında
ve bu maça işaret ederek aksi bir sonuçta Tanjeviç istifa etmelidir demiştim.
Ve bağıra bağıra buradan söylüyorum azıcık onurun varsa istifa edersin ve
takımın önünü açarsın.Sen yapmazsan da seni görevden alamayan yöneticelere de
yazıklar olsun.
O şak şakçı,aşırı korumacı yalakalar da kına yaksınlar artık.
Evet bu hezimette de en az Tanjeviç ve oyuncular kadar suçludur o şakşakçılar.
Hep aynı teranelerle,bir maç kaybedilince çıkıyorsunuz ortaya diye eleştiri yapanları
hain ilan eden,yalaka ve dalkavuklar şimdi gene yazsınlar.
Milyon kere yazıyoruz anlamıyor ahmaklar.
Bir takım elbette maç kaybedecek,her maçı kazanacak diye bir şey yok.
Ama yenilmek var yenilmek var.
Savaşarak,vuruşarak yenilmek var kimsenin bir şey diyemeyeceği.
Ruhsuzca,gamsızca teslimiyetçi bir şekilde yenilmek var.
Bu takım maalesef 2.sini yapıyor hep.
Şu hale bakın ;
Antrenörü bırakmış,menajerinin hoca olduğu,sıradan yerliler ve sokak basketbolcusu
ucuz yabancılardan oluşan,maddi kriz içinde isyanları oynayan bir takımdan 110 sayı yiyorsun,ribauntlarda 31-12,Asistlerde 28-17 gibi eziliyorsun.
4 Uzunun toplam 4 ribaunt almışlar.Semih,Vidmar 0,Mirsad 3,Oğuz 1.
Semih 17.58,Vidmar 06.54 dk.da hiç ribaunt alamamışlar.Skandal yahu.
Dünya Yıldızı dediğin Gricek 3/1 üçlük,2/1 ikilik ile 5 şut kullanmış 21.47 dk.da 5 sayı.
Bu nedir ya ? Bu takımın hocası yok mu kardeşim demezler mi adama .
40 senedir hocalık yapıyormuş.Ölünceye kadar yap.Zihniyetin,mantaliten eskimişse,
modası geçmişse olacağı budur.
Geçen yıl da bu şekilde ezeli rakiplerden farklı hezimet mağlubiyetler almıştık.
Şansımız yaver gitmiş,play off'ta önümüz açılmıştı ve takım kimyası bize çok uygun
Efes'i süpürmüş Şampiyon olmuştuk.
Bu sezonda aynısı olacak diye rüya görenler var.Ama gerçekler öyle mi ?
O Efes geçen seneki Efes mi ?
gs,telekom ve diğerleri ?
Ve asıl önemlisi bizim takım aynı takım mı ?
Takımda çok açık bir şekilde erezyon var.Bir şeylerin kötü gittiği belli.
Ama hiç bir şey yapmıyorlar ve yapmayacaklar.
Bizim yönetimin bu gibi kriz durumlarında en iyi yaptığı iş; başlarını deve kuşu gibi
kuma gömmek ve 3 maymunu oynayıp işi zamana bırakmak,unutturmak.
Nereye kadar ? Ta ki bir sonraki hüsrana kadar.Sonra gene aynı taktik.
Basketbol bu.Gene Şampiyon olunabilir ama şimdiden görünen ufuk karanlık.
Sezon başında Cumhurbaşkanlığı Kupası gitti,Euroleague gitti,Türkiye Kupası gitti.
Elde kaldı Lig.
gs'nin kaybettiği haftada 2.lig için kazanman lazımken,ezeli rakibine teslim
oluyorsun ve tribünlerdeki yaratıklara ağızlarından salyalar aka aka,hiç susmadan
küfür ettirerek orgazm yaşatıyorsun.
Ne demeli ki.Haftaya da Efes maçı var,ondan önce CSKA deplasmanı.Offff ki Offff.
Bir rezalet daha istemiyorum.
Son söz olarak tekrarlıyorum;
Tanjeviç gerekeni yap ve lütfen İstifa et !!!!!!!!!!!!!!!!!

Etiketler