25 Aralık 2009 Cuma

Süperlig İlk Yarı Değerlendirmesi - 2 (Teknik Direktör Raporu)


18 takıma, 24 teknik adam..


18 takıma, 24 teknik adam..

 Süper Lig'de 2009-2010 sezonunun ilk yarısında, 18 takımda toplam 24 teknik direktör görev aldı.

17 hafta içinde 18 takımdan 5'inde teknik direktör değişikliklerine gidilirken, 13 takım ise sezona başladıkları teknik direktörlerle ilk yarıyı tamamladılar.

Ligde 18 takımdan yalnızca 6'sı, sezona yabancı teknik adamlarla başlarken, bunlardan Ankaraspor'da Alman Jurgen Rober, 4. hafta sonunda takımın ligden düşürülmesi, Trabzonspor'da da Belçikalı Hugo Broos, başarısızlık nedeniyle 13. hafta sonunda görevi bırakmak zorunda kaldılar.

Yabancı teknik adamlardan Fenerbahçe'de Alman Christoph Daum, Galatasaray'da Hollandalı Frank Rijkaard, Gaziantepspor'da Portekizli Jose Couceiro ve Gençlerbirliği'nde de Alman Thomas Doll, görevlerini sürdürüyorlar.

Bu sezon şu ana dek 2 teknik direktör eskiten tek takım 17. sıradaki Denizlispor oldu. Yeşil-siyahlılarda, ligdeki başarısız sonuçlar nedeniyle 4. haftanın sonunda Erhan Altın, 9. haftanın sonunda da Nurullah Sağlam görevlerinden ayrıldılar. Denizlispor, ilk yarıyı Hakan Kutlu ile tamamladı.

Ankaragücü'nde ise 12. haftanın sonunda Hikmet Karaman'ın ayrılmasından sonra hiçbir teknik adamla anlaşma sağlanamayınca, antrenör Fikret Yılmaz, takımın başında 5 maç  sahaya çıktı.

Turkcell Süper Lig ekiplerinde, teknik direktörlerin takımlarda şu ana dek görev yaptıkları hafta sayıları şöyle:
Ankaraspor: Jurgen Rober (4)
Antalyaspor: Mehmet Özdilek (17)
Beşiktaş: Mustafa Denizli (17)
Bursaspor: Ertuğrul Sağlam (17)
Denizlispor: Erhan Altın (4), Nurullah Sağlam (5), Hakan Kutlu (7)
Diyarbakırspor: Ziya Doğan (17)
Eskişehirspor: Rıza Çalımbay (17)
Fenerbahçe: Christoph Daum (17)
Galatasaray: Frank Rijkaard (17)
Gaziantepspor: Jose Couceiro (17)
Gençlerbirliği: Thomas Doll (17)
İstanbul Büyükşehir Belediyesi: Abdullah Avcı (17)
Kasımpaşa: Besim Durmuş (4), Yılmaz Vural (13)
Kayserispor: Tolunay Kafkas (17)
Manisaspor: Mesut Bakkal (17)
Ankaragücü: Hikmet Karaman (12), Fikret Yılmaz (5)
Sivasspor: Bülent Uygun (8), Muhsin Ertuğral (9)
Trabzonspor: Hugo Broos (13), Şenol Güneş (3) 


yeni teknik direktörlere yönelen takımlar, yollarına yeni isimlerle ilerlemeye çalışıyor. Ligde en son Ankaragücü, Hikmet Karaman ile yollarını ayırdıktan sonra Fransız teknik adam Roger Lemerre ile anlaşma sağladı.

Geçen sezon ligde şampiyonluk kovalayan Sivasspor ise Bülent Uygun  ile yollarını 8. haftada ayırırken, yerine Muhsin Ertuğral getirildi. Karadeniz ekibi Trabzonspor'da ise Belçikalı teknik adam Hugo Broos'un görevine son verilirken Şenol Güneş ile ''yola devam'' kararı aldı.

Başarı gelmezse, teknik direktör gidiyor

Sezona kötü başlangıç yapan Denizlispor ise sezon içinde 2 teknik adamla yollarını aydı.

Ligde teknik direktör değişimi yapan takımlar şöyle:

TAKIM TEKNİK DİREKTÖR (ESKİ) YENİ
Denizlispor (Erhan Altın ve Nurullah Sağlam) Hakan Kutlu
Kasımpaşa (Besim Durmuş) Yılmaz Vural
Ankaragücü (Hikmet Karaman) Roger Lemerre
Sivasspor (Bülent Uygun) Muhsin Ertuğral
Trabzonspor (Hugo Broos) Şenol Güneş 


Süperlig İlk Yarı Değerlendirmesi - 1 (Golcüler Yabancılardan)





Turkcell Süper Lig'de mücadele eden 17 takımdaki toplam 487 futbolcu yer alıyor. Bunların 131'ini yabancı futbolcular oluşturuyor.

Yabancı futbolcular, Turkcell Süper Lig'deki toplam futbolcuların yüzde 26,8'ini, başka bir deyişle yaklaşık 4'te birini oluştururken, atılan gollerin yarıdan fazlası yabancı futbolculara ait.

Ligin  ilk yarısında takımlar 140 maçta rakip kalelere toplam 359 gol bırakırken, bu gollerin 186'sında (yüzde 51,6) yabancı futbolcuların imzası var.

İlk yarının en golcü futbolcusu 13 golle, Kayserispor'un Zaire asıllı Portekizli golcüsü Makakula oldu. Makakula'yı 9'ar golle Galatasaray'dan Herry Kewell ile Gaziantepspor'dan Julio Cesar De Souza takip etti. En fazla gol atan 10 oyuncu sıralamasında yer alan tek Türk futbolcu ise 6 golle Gençlerbirliği'nden Mustafa Pektemek oldu.

Sezonun ilk yarısında rakip fileleri havalandıran tek kaleci olarak, Diyarbakırspor 4-0 yendikleri maçta, penaltıdan takımının ikinci golünü atan Bursaspor'un Bulgar kalecisi Ivankov kayıtlara geçti.

-YABANCILARI EN FAZLA KART GÖREN, KAYSERİSPOR-

Sezonun ilk yarısında toplam 638 sarı, 37 kırmızı kart çıkarken, sarı kartların 221'ini, kırmızı kartların da 16'sını yabancı futbolcular gördü. Yabancı futbolcuları en fazla kart gören takım ise Kayserispor oldu. Kayserispor'un yabancı futbolcuları toplam 22 sarı, 1 kırmızı kart gördü. Ligin ilk yarısında en fazla kart gören yabancı futbolcular ise 7'şer kartla Kayserispor'dan Cangele ile Makakula. Cangele toplam 6 sarı, 1 kırmızı kart görürken, Makakula da 7 sarı kart  gördü. 

NOT: 
Gol sayılarıyla ilgili istatistiklerde, ligden düşürülen Ankaraspor'un ilk 4 haftadaki maçlarında atılan goller değerlendirmeye alınmış, federasyon kararı gereği verilen, diğer 13 hafta ile ilk 4 haftadaki 3-0'lık hükmen sonuçlardaki 3'er goller değerlendirmede gözönüne alınmamıştır. Ankaraspor'un ilk 4 haftadaki maçlarında gösterilen kartlar da federasyonun kararı nedeniyle değerlendirme dahilindedir.

Yürrüüüüüüüüü Anca Gidersin !!!! Selçuk Dereli bırakmış.



 Çapsız,hakemlikle uzaktan yakından alakası olmayan,Türk Futbolunun Kara dönemi Haluk Ulusoy'un
Prensi ,tek sermayesi Fenerbahçe Düşmanlığı olan vatandaş hiç haketmediği halde listesinde bulunduğu
FİFA 'da kademe atlayamayınca hakemliği bırakmış.
  Yani küsmüş beyimiz.Hahahahahahaaaaaaaaa.
Hangi çapınla sitem ediyorsun Dereli ?

  Şu kısma dikkat ;
Hakemlik kariyerinde biri Türkiye Kupası yarı final mücadelesi olmak üzere altı derbi maçı bulunan Dereli, üç büyükler arasında en çok Fenerbahçe'nin maçını yönetti. 
  İşte bu.Üç büyükler arasında en çok Fenerbahçe maçını yönetmiş.
Neden ?
 Haluk Ulusoy döneminde tetikçilik yapması için.

 İsabetli karar almış.Türk Futbolundan bir mikrop eksilmiş oldu.

24 Aralık 2009 Perşembe

Sarı Meleklerden 6S'ye bu sene 2. terbiye...

1. Öncelikle Fenerbahçe'nin bir SPOR kulübü olarak geldiği noktayı göstermesi açısından önemli bir maçtı. Şu iki resim arasındaki fark her şeyi anlatıyor:

Galatasaray tribünü:


Fenerbahçe tribünü:


Unutmadan söyleyeyim. Bu maçta ev sahibi 6S'ydi. Üstelik bizim aynı saatlerde Altay'la futbol maçımız ve Telekom'la basketbol maçımız vardı. Buna rağmen tamamen dolu tribünlerimiz.

Kimi voleybol forumlarında "voleybol monşerleri"nin Fenerbahçe seyircisini küçümsediğini görüyorum. Neymiş efendim, futbol taraftarları salonlardan uzak dursunmuş... Peki siz değil miydiniz, salonlar boş diyen? Normalde voleybol izlemeyen ama artık maçlara gelenler tabii ki futbol taraftarı. Olay da bu zaten, "futbol taraftarı"nı "spor taraftarı" haline getirmek. Yani futbolla yatıp kalkan Türk insanını, basketbolu da, voleybolu da izleyen bir noktaya getirmek.
Bunun gerçekleşmesi için Fenerbahçe, 6S, 8JK gibi Türk sporunun lokomotif kulüplerine büyük iş düşüyor. Müessese kulüpleri amatör branşları doldurdukça, sporun Türk hakıyla buluşması gerçekleşmez. Ancak dün tribünlerdeki şu manzara bu yarışta Fenerbahçe'nin tek başına olduğunu gösteriyor. Ya da daha doğru bir ifadeyle açık ara önde olduğunu...

Son olarak şunu söyleyeyim. Fırsat buldukça Burhan Felek'teki maçları izleyen biri olarak Fenerbahçe tribünlerinin son derece efendi, sportmen, voleybol konusunda bilinçli ve bu bilincini sürekli geliştiren bir yapıda olduğunu belirteyim.
Ne diyelim, kıskananlar çatlasın...

Lütfen kimse "voleybol monşerleri"nin gazına gelmesin. Fenerbahçe bu gidişle bu ülkeye voleybolu sevdirecek göreceksiniz. Dertleri de bu zaten. Bu spor kitleselleşirse, kendi monşerlikleri biter. Çünkü bilgi ne kadar yayılırsa, bilgisizlik içinde "monşer" kesilenlerin aslında ne kadar "cahil" olduğu da ortaya çıkar...

2. Maçla ilgili çok şey yazmaya gerek yok. Ezdik geçtik. Set skorlarına, oyun içinde zaman zaman geride kalmamıza kimse takılmasın. Fenerbahçe bir aydır çok yoğun tempoda maç oynuyor. Yurtdışı deplasmanları, İtalya'da Asystel Navaro'yle yapılan hazırlık maçları vs. Takım çok kritik olmayan maçlarda kendini çok sıkmadan adeta bir "aktif dinlenme" yapıyor. Bugünkü maçı da öyle değerlendirmek lazım.

3. Şimdi maçla ilgili ayrıntılı değerlendirmelere geçebiliriz. Öncelikle bütün taraftarların sene başından beri tartıştığı konuya tekrar gelmek lazım: Naz mı Frauke mi? Ben fikrimi baştan söyleyeyim: Tabii ki Naz. Fakat birkaç soru işareti var hala... Naz'a çok torpil geçiyoruz camia olarak. Kızımız-kardeşimiz gibi kolluyoruz. Bu yüzden de çok objektif davranamıyoruz Naz hakkında.

Ama bu maçta net bir şey vardı: Naz Gamova'yı oynatamıyor! Frauke ise Hem Gamova'ya istediği yüksek topları atıyor hem de Osmokrovic'in beklediği hızlı pasları...
Naz bir tek Eda'yla iyi anlaşıyor. Bu da sanırım Naz'dan değil, Eda'dan kaynaklanıyor. Çünkü bugün Frauke'yle de iyi oynadılar.

Naz bence kendine çekidüzen vermeli, havalara girmemeli. Eczacı'da bir şımarıklığı vardı. Umarım bu huyunu düzeltmiştir de başımıza dert olmaz. Ben korkuyorum açıkçası.

Ben hala Naz'da ısrar edilmesi taraftarıyım. Ama Naz'ın Frauke'ye nazaran çok çok muhteşem olduğunu düşünmüyorum. Mesele tecrübe meselesi değil. Herkes öyle görüp hata yapıyor bence. Çünkü Naz da tecrübeli diye işin içinden çıkılıveriyor. Doğru tecrübeli, belki uluslararası arenada Frauke'den bile tecrübeli! Ama gencecik bir oyuncunun biraz da "pişmesi" gerekir. Bu salt tecrübe kazanmak değildir. Eksiklerini görebilmek, antrenörünü dinleyip kendini geliştirmek ve karakterini oturtmak.

Kimse Brandt'a kızmasın. Hele hele vatandaşı diye Bleçikalı pasöre daha çok şans veriyor demek çok yanlış. Bence Naz'a gayet iyi şans veriyor ve önünü açıyor. Bu konuda bir numara zaten. Artk gerisi Naz'a kalmış. Kendini geliştirirse dünyanın en iyi pasörlerinden birisi olur. Şu haliyle "ben zaten muhteşemim" diye düşünürse yedek pasör olarak kalır...

4. Şimdi de istatistikleri bir görelim:


İstatistikleri değerlendirmeye Osmokrovic'le başlamak istiyorum. Herkes Osmokrovic'e haksızlık ediyor. Şu takımda yokluğu en çok hissedilecek oyuncu Osmokrovic'tir bence. 2. sıraya da Eda'yı koyarım. Erkek takımımızın şampiyon olduğu sene Grbic'in etkisini herkes hatırlar. 40 yaşında olmasına, artık gücünü kaybettiği için top öldürememesine rağmen, ağırlığı, liderliği ve etrafına verdiği güvenle o sene şampiyonluğu getiren isimlerden biriydi. Aynı şekilde erkek basketboldaki Mrsic'i de sayabiliriz. Bence Osmokrovic de o misyona sahip bir oyuncu. Ancak çok daha önemli bir artısı daha var: Hala top öldürebiliyor. Yani Osmokrovic çok tecrübeli olmasına karşın hala çok diri ve çok güçlü. 33 yaşında, ama gücünün zirvesinde geldi Fenerbahçe'ye. Unutulmasın geçen sene İtalya'da sayı kraliçesiydi! Servisleri tam Brandt'ın istediği gibi, çok etkili taktik servisler. Manşetleri liberolarımızdan bile daha düzgün. Lokum gibi top atıyor pasöre. Savunmada çok dikkatli ve gayretli. Takımı da ateşliyor. Uzun boylu ve iyi sıçrıyor, blokları da çok etkili. Vuruşları deseniz, çok dikkatli izleyin derim. Rakip blokta en ufak bir hata varsa güm diye çiviliyor. Güçlü yani. Blok düzgün yerleşmişse bazen hiç riske girmeden çok güzel blok-aut yaptırıyor. Hele hele rakip savunma iyi yerleşememişse güzel plaseler indiriyor. Bazen keşke bu takımda Gamova ve Seda gibi iki düzgün smaçör olmasa da Osmokrovic daha çok top alsa, bir voleybol oyuncusunun ne kadar zeki olabildiğini görsek...

Bugünkü maçta da görevlerini yaptı. Örneğin servis karşılaması harika. 6S'liler 50 servisin 21'ini onun üstüne atmışlar ama o %71 mükemmel yüzdeyle karşılamış. Harika! Manşet hatası da sıfır! Yani maç boyu anlamadım niye servisi Osmokrovic'in üstüne atıyorlar diye! Oyundan düşürmek için olsa, bu takımın tek hücum silahı o değil ki! Oyundan düşürsen ne olacak, Seda var, Eda var. Daha da önemlisi Gamova var! Bana sorsalar servisleri kimin karşılamasını istersin diye, Osmokrovic'i seçerim. Rakip antrenör de sağ olsun oyunculara öyle taktik vermiş. Bunun yerine Seda'ya yıksalardı servisi zorlanabilirdik.

5. Gamova ise nedense kendini pek sıkmıyor gibi görünüyor. Takım sıkıştı mı çok iyi toplar öldürüyor, ama genelde beklenenden az performans sergiliyor. Ama ben pasörlerle uyum sorunu mu var, yoksa Gamova'dan mı kaynaklanıyor hala tam emin değilim. Ama Şampiyonlar Liginde set başına 5.22 ile en skorer oyuncu olması Gamova'nın şu haliyla bile ne kadar faydalı olduğunu gösteriyor. Galatasaray maçında savunmadaki önemi de görülmüştür sanırım. Gamova blokta oldu mu smaçörler ona yakalanmamak için paralelden kaçıp çapraza vuruyor. Biz de savunmayı ona göre kurup daha kolay top çıkarıyoruz. Bugün Djerisilo hırs yaptı, inat etti paralele vurup Gamova'nın bloğunu geçeceğim diye, 2 kere üst üste bloğu beynine yedi! 3. denemesinde de gileye taktı! Seti de o an kopardık zaten...

Üstelik istediğimiz düzelde değil dediğimiz Gamova 16 sayı yapmış. Hatırlatayım, bu 6S'nin tüm pasları atarak beslediği Djerisilo'yla aynı! Djerisilo 32 kez pas almış, Gamova ise 25. Ama toplam sayıları aynı! Bir karşılaştırma daha: Djerisilo 9 servis atmış, Gamova ise 15. Yani servisleri de çok daha iyi! Gamova'nın performansından çok memnun değilim. Daha iyi olması gerektiğini düşünüyorum. Ama yine de dünyanın en iyi çaprazlarından biri olduğunu da biliyorum. Şu anki haliyle bile bizi Türkiye'de şampiyon yapar, Şampiyonlar Ligi'nde de Dörtlü Final'e çıkarır. Ama pasörlerle iyi anlaşır, performansı artarsa, işte o zaman Şampiyonlar Ligi kupasını kazanabiliriz!

6. Takım olarak %58 mükemmel servis karşılamamız var ki, bu çok iyi. Seda'nın manşeti de çok yi değil, ama çok kötü de değil. Örneğin 6S'de Deniz bir maden: 22 manşette 3 hata, %41 olumlu, %18 mükemmel.
Seda ise 12 manşette 2 hata ve %58 olumlu ve %33 mükemmel yüzdeyle manşet almış. Sevindirici. Manşetini daha da geliştirirse, maç içinde Songül'le değişmek zorunda kalmaz. Böylece hücum yönünden daha çok yararlanabiliriz. Bu da rakip blokları daha da zorlar.

7. Eda'nın hücum yüzdesi çok iyi gidiyor. Zaten verimlilikte ve hücum yüzdesinde Şampiyonlar Liginde de Pesaro'lu Guiggi'nin ardından 2. Ama ben bloklarda hala bir eksikliği olduğunu düşünüyorum. Bu maçta da sadece 1 blok yapmış. Ama Eczacı Süper kupa maçında ve Vakıfbank maçında 6-7 blok yapmıştı. Bir istikrarsızlık var yani. Ama hücumları gerçekten de muhteşem. Tek ayak hücumlarında 3 metrenin içine güm diye indirmek bayan voleybolda sık görülmez.

8. Oyuncularda sayı dağılımı çok düzgün. Seda 12, Osmokrovic 12 Eda 11, Gamova 16. Tek eksiğimiz Çiğdem oluyor. Tamam sakat sakat oynadı. Çok verimli değildi. Bloklara bile çok zıplamadan çıkabiliyordu. Ama 10 sayı alabildiği bir maç hatırlamıyorum. Eda düzeyinde bir orta oyuncumuz daha olsa, Poljak gibi, Gioli gibi, o zaman daha da iyi olurduk. Ama Çiğdem yine de bu takımın kaptanı ve ben hala çok faydalı olduğunu düşünüyorum.

9. Bir de istatistik kağıdının çok önemseyen alt bölümüyle ilgili bir şeye dikkat çekmek istiyorum. "1st attack after negative reception" yani "olumlu karşılanmayan servisten sonra yapılan atak"ta Fenerbahçe %44'le oynamış. Yani iyi servis karşılayamadığımız ataklarımızda bile %44 sayı almışız. Bu iyi bir yüzde. Mesela 6S'ye bakın, %39'da kalmışlar. Üstelik onlar bu şekilde 18 atak yapmışlar, 2 nata 4 de blok yemişler. Biz ise 9 atak, 0 blok, 1 hata. Yani hem daha iyi servis karşılamışız, sadece 9 tane bu şekilde atağımız var, hem de blok yemeyip daha az hata yapmışız. Bu da kötü manşetleri bile sayıya çevirebildiğimiz gösteriyor. İstatistik kağıtlarını incelemeyi sevenlere tavsiyem bu bölümü de es geçmesinler. Önemli sonuçlar çıkabiliyor.

Bu arada istatistik kağıdıyla ilgili bir not daha ekleyeyim. Kimi renktaşlar, istatistik kağıdının yalnızca bizim takımımızın yer aldığı üst bölümünü koyuyorlar. Bence doğru değil. Rakibin nerelerde hata yaptığını da görelim. Ayrıca insanlar bizim oyuncuları rakip oyuncularla karşılaştırarak inceleyebilsin.

10. Mehmet Ali Aydınlar'a belki bininci kez olacak ama tekrar teşekkür etmek istiyorum. Voleybolu izlemeyi seven ve bir Fenerbahçe aşığı biri olarak şu takımı izlemek kadar keyif verici bir şey olamaz benim için. Ondan tek bir isteğim var, ne yapsın etsin, ya bu sene ya da seneye Şampiyonlar Ligi Dörtlü Finalini Türkiye'ye getirsin... Ha unutmadan, bir de Eda'nın yanına iyi bir orta oyuncu. Gioli'yi gözüme kestirdim zaten. Dinamo maçında takımından ve Oksana'dan pek memnun değil gibi görünüyordu!

Fenerbahçe Ziraat Türkiye Kupasında da Lider.3-0 !!!!


Stat: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu
Hakemler: Özgüç Türkalp xxx, Muharrem Yılmaz xxx, Mehmet Metin xxx
Fenerbahçe: Volkan Babacan xxx, Bekir xx, Lugano xxx, Bilica xxx, Dos Santos xxx, Mehmet Topuz xxx (Dk. 72 Ali xx), Deniz xx (Dk. 61 Deivid xx), Cristian xx, Uğur xx, Özer xxx (Dk. 83 Abdülkadir ?), Semih x
Altay: Soner xx, Yüksel x, Yiğitcan xx, Onur xx, Mesut xx, Alp xx, Eyyüp Hasan x (Dk. 74 Metin x), Musa Çağıran xx, Musa Sinan xx (Dk. 83 İsa ?), Burak x (Dk. 61 Şehmus x), Cenk Ahmet xx
Goller: Dk. 35 ve 78 Özer, Dk. 57 Mehmet Topuz
Sarı Kartlar: Dk. 66 Bilica, Dk. 87 Semih (Fenerbahçe), Dk. 88 Cenk Ahmet (Altay)



 Fenerbahçe - Altay (Türkiye Kupası) / 48
Maçın Yıldızı ; Özer Hurmacı
haber baslikhaber baslik

Fenerbahçe - Altay (Türkiye Kupası) / 37

Fenerbahçe - Altay (Türkiye Kupası) / 12

Tribünler Boş
 Fenerbahçe - Altay (Türkiye Kupası) / 47
Zemin rezalet.

Fenerbahçe - Altay (Türkiye Kupası) / 44

Fenerbahçe - Altay (Türkiye Kupası) / 43



Mehmet Topuz nihayet.

Fenerbahçe - Altay (Türkiye Kupası) / 26

Fenerbahçe - Altay (Türkiye Kupası) / 23

Fenerbahçe - Altay (Türkiye Kupası) / 19

1-Üçüncü kulvarda da lider olmak güzel.
2-Özer harika.Tebrikler.Nazar değmesin.
Boşuna mı kendimizi yırttık bu çocuğa şans ver Daum,oynamazsa nasıl hazır
olacak diye.12 günde 4 maç oynadı üst üste ve işte klasını gösteriyor.
3-Mehmet Topuz da nihayet gol attı ve biraz kendini gösterdi.
Haklı olarak kendisinden ve Özer'den çok şey bekliyoruz.
4-Semih etkisiz.Bu takıma ne Semih ne Guiza gol ilacı olabilir.
Defalarca yazdık,yazıyoruz.Adam gibi 2 tane Golcü santrfor lazım bu takıma.
5-A.Santos sol bekte sıkıntı yaratır.Beğenmedim.
Koşuşu zaten ilginç bir oyuncu.Bize orada seri,çabuk,kemik gibi sert adam lazım.
RC gibi değil.Onun savunması iyi olanı.
6-Deniz ,Selçuk oynayacağına oynasın daha iyi.
7-Bekir yeri olmamasına rağmen iyiydi.Beğendim.
8-Volkan Babacan da hata yapmadı.İyiydi.
9-Tribünler bilet fiyatlarını TK'da düşürmelerine rağmen  boş.
10-Zemin rezalet.Bu zemin fikstür avantajını bile alır götürür dikkat.
Aziz Yıldırım 12 yılda şu Kurbağalıdere'nin akıntısına bir çözüm bulamadı haliyle de
zemine tabii.

11-Altay takımı cesur,atak oynadı ama tecrübesizler.
İyi gençleri var.Kaleci Soner,Stoper Yiğitcan,orta sahada Mesut Çaytemel,Musa Çağıran

forvette Cenk Ahmet dikkat  çeken gençlerdi.
12-TRT Teşekkürler.
Şifreci ,tekelcilerden futbolu az da olsa zincilerinden kurtardılar.

Fenerbahçe Ülker'den Çok Önemli Deplasman Galibiyeti.68-70 !!!


  
Fenerbahçe Ülker, Ankara'da Türk Telekom'u Geçti
23.12.2009

Fenerbahçe Ülker, Ankara Atatürk Spor Salonu'nda oynanan karşılaşmada Türk Telekom'u 70-68'lik skorla mağlup etti.

Beko Basketbol Ligi'nde 11.hafta mücadelesinde Fenerbahçe Ülker, Ankara Atatürk Spor Salonu'nda Türk Telekom'u 70-68'lik skorla geçti.

Türk Telekom, karşılaşmaya Ersin'in basketiyle başlarken, Fenerbahçe Ülker rakibine Kinsey ile karşılık verdi. Her iki takımın da sayı bulmakta zorlandığı bu dakikalarda Ömer Onan'ın dış şuttan bulduğu basketle öne geçen Fenerbahçe Ülker, Kinsey'in de skor üretmesiyle 5. dakikayı 7-5 önde geçti. Pota altından Hüseyin, dış atışlardan da Bekir ile sonuca giden başkent temsilcisi, savunmasında da başarılı bir görüntü sergileyince, 9-2'lik seri yakaladı ve 7. dakikaya 14-9 üstün girdi. Hüseyin, Bekir ve Ersin ile art arda basketler bulan Türk Telekom, ilk çeyreği 21-14 önde bitirdi.

2. periyoda Fenerbahçe Ülker, tam saha baskı yaparak başladı. Her iki takım da çeyreğin ilk dakikalarında üst üste hücumlardan boş dönerken, Semih ile serbest atışların birini sayıya çeviren sarı-lacivertliler, Rasim ve Giricek ile de art arda iki tane 3 sayılık basket buldu ve 7-0'lık seriyle 14. dakika içinde skorda eşitliği sağladı: (21-21). Bu çeyrekteki ilk sayılarına Serkan ile ulaşan Türk Telekom, Kaan'ın basketlerine engel olamadı ve 16. dakika 26-23 sarı-lacivertliler lehine geçildi. Rakibine oranla daha organize bir görüntü sergileyen Fenerbahçe Ülker, gerek savunmada, gerekse de hücumda başarılı bir oyun ortaya koydu ve devreyi 34-27 üstün tamamladı.

Türk Telekom, 3. çeyreğe hücumda etkili başladı. Ersin ile pota altından, Serkan ile de dış atıştan bulduğu sayılarla 4-0'lık seri yakalayan başkent temsilcisi, 22. dakikada farkı 3 sayıya (34-31) indirdi. Kinsey ve Semih'in basketleriyle farkın daha da kapanmasına izin vermeyen Fenerbahçe Ülker, Kaan'ın 3 sayılık basketiyle 24. dakikayı da 10 sayı farkla 41-31 önde geçti. Yaptığı başarılı savunmayla rakibini hataya zorlayan ve Hüseyin ile pota altından üst üste basketler üreten Türk Telekom, yakaladığı 10-2'lik seriyle 28. dakikada farkı 2 sayıya kadar indirdi: (43-41). Oğuz'un boyalı alandan art arda attığı 2 basketle oyunun kontrolünü yeniden eline alan Fenerbahçe Ülker, bu çeyreği de 47-43 üstün geçti.

Fenerbahçe Ülker, son periyodun ilk dakikası içinde Semih ve Preldzic'in basketleriyle farkı yeniden 8 sayıya çıkardı: (51-43). Lang ile pota altını etkili kullanan rakibine Semih'in sayılarıyla karşılık veren sarı-lacivertliler, 33. dakikaya 56-49 önde girdi. Serkan ve Mallet'in de skora katkı yapmasıyla 7-2'lik seri yakalayan Türk Telekom, 36. dakika içinde farkı bir kez daha 2 sayıya (58-56) indirdi. Büyük çekişmenin yaşandığı son bölümde son dakikaya 65-62 Fenerbahçe Ülker üstünlüğüyle girilirken, taktik faulleri sayıya çeviren sarı-lacivertliler, karşılaşmadan 70-68 galip ayrıldı.

SALON: Ankara Atatürk Spor Salonu

HAKEMLER: Recep Ankaralı - Ahmet Ersan Ergüler - Zafer Yılmaz

TÜRK TELEKOM (68): Kris Lang 8 (2 ribaund), Serkan Erdoğan 8 (2 ribaund- 3 asist), Lamayne Wilson 5 (5 ribaund), Bekir Yarangüme 6 (3 ribaund- 3 asist), Tutku Açık 7 (1 ribaund- 2 asist), Hüseyin Beşok 16 (5 ribaund), Andre Owens 4 (2 ribaund- 4 asist), Soner Şentürk (1 ribaund), Ersin Dağlı 10 (3 ribaund- 2 asist), Demond Mallet 4 (2 ribaund- 4 asist)

FENERBAHÇE ÜLKER (70): Ömer Onan 6 (3 ribaund- 1 asist), Rasim Başak 3 (2 ribaund- 1 asist), Semih Erden 10 (9 ribaund), Gordan Giricek 14 (2 ribaund- 4 asist), Damir Kaan Mrsic 9 (2 ribaund- 1 asist), Oğuz Savaş 8 (3 ribaund- 1 asist), Tarence Kinsey 11 (5 ribaund- 1 asist), Serhat Çetin (2 ribaund- 1 asist), Emir Preldzic 9 (6 ribaund- 2 asist)

1.PERİYOT: 21-14
2.PERİYOT: 6 -20
3.PERİYOT: 16-13
4.PERİYOT: 25-23


 http://img8.imageshack.us/img8/5503/telekom.jpg


 Her ne kadar Telekom eski gücünde olmasa da - Efes'i yenmelerine rağmen - şu şartlarda
alınmış çok önemli galibiyet. 
 Enteresan yani.Sorumlular hala şu takım için hiç bir şey yapmıyorlar.
Maçı yeni izliyorum.Şu anda 2.çeyrek daha yeni başladı.
İlk çeyrekte guard sorunumuz çok açık ortaya çıktı.Damir'i 5 dk.oynatıp çıkardı.
Emir Guard.Serhat 2 numara oynuyor.
Gricek iyi başladı.Ve iyi bitirmiş zaten.En skorerer ismimiz olmuş.
 1.çeyrekte 21-14 geride olmamıza rağmen 2.çeyrekte 20-6'lık bir oyun süper olmuş.
Bu serinin meyvelerini maçın sonuna kadar yemişiz  zaten.

 Ribauntlarda 34-26 önde olmamız ilginç.Uzunlarımızın eksik olmasına rağmen.
Sebep ; Emir ve Kinsey'in 6 ve 5 ile önemli katkı yapmaları.
21/10 . % 48 serbest atış yüzdemiz çok kötü.
18/8 % 44 üçlük yüzdemiz ile bunu kapatmışız.

Oyuncuları mücadelerleri ve galibiyet için kutluyorum.

G.Saray'da Set alamadı.0-3 !!!!!!!!!









Fenerbahçe Acıbadem yarı finalin eşiğinde.

23/12/2009
Ezeli rakiplerin karşı karşıya geldiği Teledünya Türkiye Kupası çeyrek finali ilk maçında gülen taraf 3-0 kazanan Fenerbahçe Acıbadem oldu.
Karşılıklı sayılarla başlayan mücadelenin ilk teknik molasına gelinirken Deniz’in iki file hatası ve Özlem’in hızlı hücumu auta vurması sonucu konuk FB Acıbadem 5-8’lik üstünlüğü yakaladı. Natasa Osmokrovic’in servislerine karşı manşet getirmekte zorlanan Galatasaray, bir türlü top öldüremedi ve 9-15 geriye düştü. Bu anda sayı üreterek servise giden Valeska Menezes, libero Nihan’ı sürekli hataya zorlayarak takımının kolay sayılar bulmasını sağladı, Eda’nın hızlı hücumu sonrası ikinci ara 13-16 geçildi. Setin sonuna doğru Galatasaray servisleri Seda, Fenerbahçe ise Deniz üzerine yıkarak rakip hücumları bozmaya çalıştı, bu düşüncesini daha iyi uygulayan Fenerbahçe ilk seti 19-25 kazandı.
İkinci sette Sırp oyuncuları Natasa Krsmanovic ve Ivana Derisilo ile ayakta kalan Galatasaray, rakibinin dev oyuncusu Ekaterina Gamova’nın ürettiği sayılara engel olamayınca ilk araya 7-8 geride girdi. Sarı kırmızılı takımın yaşadığı manşet problemine, pasör Elif’in hatalı tercihleri ve yanlış pasları da eklenince Fenerbahçe Acıbadem ikinci arada farkı 7 sayıya kadar çıkardı 9-16. Ancak farkı açmanın verdiği rehavetle konsantrasyonu azalan konuk ekip, Naz’ın hücumda pasları istediği gibi yönlendirememesi sonucu farkın azalmasına engel olamadı ve antrenör Jan De Brandt’ın molasına kadar 3 sayıya indi 15-18. G.Saray antrenörü Gökhan Edman’ın 17-22’de kullandığı ikinci molasından sonra Özlem’in etkili servisleri ev sahibi takımı sete tekrar ortak etti 20-22, ancak Natasa Osmokrovic’in kritik hücumunu Ayça’nın manşet hatası takip etti, Ivana Djerisilo’yu bloklayan Hırvat yıldız Osmokrovic setin skorunu ilan etti 20-25.
Üçüncü setin başlangıcında 1.tempo oyuncularını daha alçak paslarla kullanan G.Saray pasörü Elif, Djerisilo’yu da hızlandırarak takımını organize bir şekilde kullandı. Bunun sonucunda G.Saray ilk kez bir teknik molaya önde girdi 8-6. FB Acıbadem pasörü Naz’ın gerek smaçörlerine, gerekse orta oyuncularına attığı yüksek paslar sayıya dönüşmeyince skor 12-8 oldu ve antrenör De Brandt  Frauke Dirickx’i oyuna sürdü. Hızlı paslarla oyunu domine eden Belçikalı pasörle FB Acıbadem eşitliği kısa sürede yakaladı 13-13. Fenerbahçe’nin 15-16 üstünlüğüyle geçilen ikinci aradan sonra Seda, İpek, Gamova üçlüsüyle rakibinin top öldürmesine imkan vermeyen FB Acıbadem skoru 15-20’ye getirdi. Hücum yapamayan G.Saray, bloklarla sayı üretse de rakibine yetişemedi. Bu seti de 20-25 kazanan FB Acıbadem, maçı 3-0 kazanarak turu büyük ölçüde garantiledi.

Salon : TVF 50. Yıl
Hakemler : Ebru Meriçkan, Temel Öneri
Galatasaray: Deniz x, Özlem xx, Djerisilo xxx, Valeska x, Krsmanovic xxx, Elif x, Ayça(L) xx,
Neslihan x, Burcu x, Dilara x
Fenerbahçe Acıbadem: Çiğdem x, Gamova xxx, Osmokrovic xxx, Eda xxx, Naz xx, Seda xxx,
Nihan(L) xx, İpek x, Songül xx, Dirickx xxx
Setler : 19-25 , 20-25 , 20-25
Süre : 75 dakika (22-27-26)







http://img29.imageshack.us/img29/6527/fbab.jpg





 






 

 












 Tebrikler Sarı Melekler'e.

gs çok iyi hazırlanmış.En iyi oyunlarını oynadılar sonuç bu.

İyi servis  atarak Nati'yi oyundan düşürmeye çalıştılar,bunun yanı sıra çok iyi defans yaptılar

ama unuttukları bir şey vardı :)) manşette ne yapacaklardı ?

 Ayça gibi liberon varsa ne yapsan nafile Gökhan Edman.

Sadece Ayça değil tabii Deniz ve Menezes aynen madendi.

  Biz aynen Biala maçında olduğu gibi istediğimiz zaman vitesi yükselttik,tempoyu

kendimiz ayarladık.Zavallı  gs'li kızlar ilk 2 sette farkı 2 sayıya indirdiklerinde

3.sette öne geçtiklerinde nasıl seviniyorlardı.Kazara set alsalar dünyalar onların olacaktı.:))

 İstatistikler henüz yayınlanmamış.

Takım yorgun.Top öldürmekte ve zaman zaman Özlem falan iyi servis attıklarında manşette

sıkıntı yaşadık.Bloklarımızda ancak 3.sette son dilimde etkili oldu.

 Naz'ı bugün beğenmedim.İyi paslar atamadı.3.sette 12-8 geride iken Jan akıllı bir

değişiklikle Frauke'yi aldı ve seti döndürdü.Frauke oyuna girdikten sonra harika oynadı.

 Özellikle Gamova'ya tam istediği yüksek topları attı,bir keresinde manşet ile bile 4 numaraya

Seda'ya güzel bir yüksek top attı.Serviste mükemmeldi.

Önde Seda,Gamova,İpek'in olduğu turumuzda rakibin 1 numara mevkiisini iyi kıstırdı ve

üst üste etkili servislerine getirilemeyen manşetlerin sonucunda yapılan hücumlara bloklarımızı

iyi yerleştirdik ve 20-15 öne geçtik ,seti ve maçı garantiledik.

  Nati her zamanki gibi istikrarlı oyununu sürdürdü.

Büyük oyuncu her zaman böyle oynar.Vasat'ın altına düştüğü maç yok.

 Gamova'ya dublaj yapıyor,sonra sağa kayıyor gene az kalsın top çıkarmaya çalışıyor.

Manşette zaman zaman zorlasalarda bozamadılar gene de.Hücumda akıllıydı.

 Gamova daha net hücumlar yapmalı.

Neticede en büyük silahımız servislerimizi konuşturduk.O kadar çok serviste silahımız var ki

rakip kime çare bulsun ?

 Bu servislerimiz sayesinde manşetteki zaafımız fazla öne çıkmıyor şimdilik.

gs de İvana ve Özlem çok fazla motive olmuşlardı ve çıldırdılar.

Hakem İvana'ya fazla müsamaha gösterdi.Nalet hatun ilaçcılardayken delirttiği smaç

servislerine bile döndü ama nafile.Az canımızı yakmamıştı.Şimdi bu hallerini izlerken yüreğimin

yağları eriyor valla.
Edit : İstatistikler yayınlanmış ve Özgür gayet ayrıntılı ve güzel yorumlamış.

23 Aralık 2009 Çarşamba

Adamım Messi ''Duble'' Yılın Futbolcusu !!!!!!!!!


Barcelona'nın Arjantinli yıldızı Lionel Messi, Altın Top'tan sonra 'FIFA Dünyada YılınFutbolcusu' ödülünün de sahibi oldu.

FIFA dünyanın en iyi futbolcusu olarak Lionel Messi'yi seçti.

FIFA'nın İsviçre'de yer alan merkezinde yapılan gala gecesinde, teknik adamlar ve milli takım kaptanlarının verdiği oylarla, FC Barcelonalı 22 yaşındaki forvet Messi, Kaka, Ronaldo, Xavi ve Iniesta'yı geride bırakarak 'Dünyada Yılın En iyi Futbolcusu' ödülünü almaya hak kazandı.  
FIFA'nın 18 yıldır geleneksel olarak verdiği ödüle, aday olduğu 3. yılda sahip olmayı başaran Messi, bu ödülü alan ilk Arjantinli oyuncu oldu. 

Geçtiğimiz yıl Şampiyonlar Ligi'nde 9 gol atıp, takımı Barcelona'nın bir sezonda 6 kupa alarak tarihe geçmesinde büyük pay sahibi olan 22 yaşındaki futbolcu, aynı zamanda tarihte bu ödülü alan 7. Barcelona'lı oldu.
Messi, takımı FC Barcelona'nın 2009 yılında kazandığı 6 kupada da önemli katkı yapmıştı. 2004 yılından bu yana FC Barcelona'da forma giyen Messi, Katalan ekibinde 168 maçta 78 gol atma başarısını gösterdi.
YILIN 11'i
FIFA'nın 50 bin futbolcunun oyuyla seçtiği yılın takımı da açıklandı.


Yılın en iyi 11'i şu isimlerden oluştu; Casillas (Real Madrid), Terry (Chelsea), Vidic (Manchester United), Dani Alves (Barcelona), Evra (Manchester United), Xavi (Barcelona), Iniesta (Barcelona), Gerrard (Liverpool), Messi (Barcelona), Ronaldo (Real Madrid), Torres (Liverpool).

Dünyada yılın en iyi bayan futbolcusu ödülünü ise son 3 yılda olduğu gibi Brezilyalı Marta kazandı.

***********
Helal Olsun.
Yakışır Adamıma.
Tebrikler ''Wonderkid''

SüperLig 17.Hafta Değerlendirmesi...

http://bilginette.com/wp-content/uploads/2009/09/futbol_super_lig_takimlar.jpg


HAFTANIN SONUÇLARI
G.Saray - G.Birliği: 1-0
(Kewell Dk. 77)

Trabzon - F.Bahçe: 0-1
(Güiza Dk. Dk. 57)

Beşiktaş - Bursa : 2-3
(Ozan Dk. 19,Nobre Dk. 56,Bobo Dk. 63 pen., Ergiç Dk. 86,Zapotochny  Dk. 89)
 

 Kayseri - Antalya 1-2
(Korhan Dk. 5, Makukula Dk. 48 k.k., Ömer Dk. 90)
 

Kasımpaşa - Manisa 3-1
(Moritz Dk. 19, Gökhan Dk. 23, Ergün Dk. 42 k.k., Sancak Dk. 82)
 

 Eskişehir - D.Bakır: 0-0

G.Antep - Denizli: 2-1
(Beto Dk. 2, Julio Cesar Souza Dk. 51, Roberts Dk. 78)
 

Ankaragücü - Sivas 2-3
(Sedat Dk. 12, İbrahim Dk. 14, Metin Dk. 61 ve 89, Baki Dk. 90 k.k.)














HAFTANIN TAKIMI
FENERBAHÇE:


Yeniden zirveye yaklaşma hesapları yapan Trabzonspor’u deplasmanda yenerek hem özgüvenini yeniden kazandı, hem de ilk yarıyı lider kapadı. Futbol olarak vasatı aşamasa da, sahada gösterdği mücadele ile alkışlandı, bileğinin hakkıyla üç puanı aldı.

HAFTANIN PORTRESİ 
Ozan İpek (Bursa)
Beşiktaş savunmasının başını döndürdü, ağır sahaya rağmen bütün hünerlerini ortaya döktü. Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle hem ofansta, hem defansta göründü, bir gol, bir asist ile Bursaspor’u İnönü’de güldürdü.

HAFTANIN HOCASI 
Mehmet Özdilek (Antalya)
Galatasaray maçında yaptığı hatalardan gerekli dersleri çıkardığını Kayseri’de gösterdi. Takımını çok iyi idare etti, taktik açıdan eksiksizdi. Birçok oyuncusu olmamasına rağmen rakibin zaaflarından yararlanmasını bildi.



 ************
   Fenerbahçe ciddiye aldığı,iyi konsantre olduğu  ve istediği her maçı kazanabileceğini
Şenol Güneş ile yalancı bir bahar havası yaşayan Trabzon'u - ki FB düşmanlığını anlatmaya
gerek yok - kendi evinde ''etkisiz eleman'' santroru Guiza'nın atılabilecek golü atamayıp
atılamayacak golü atması ile gösterdi.
 Bu galibiyet çok stratejik bir galibiyet oldu.
Takım devreyi krizi atlatmış,moralli ve lider olarak kapattı ve 2 yarı oynayacağı 16 maçta
4 kez İstanbul dışına çıkacak olma avantajı ile Şampiyonluk yolunda büyük avantaj sağladı.
 Tabii bu avantajı değerlendirmek önce yönetimin transfer hamlesinde sonra teknik heyet
ve futbolcuların iyi hazırlık dönemi geçirmesine bağlı.
  gs yeryüzünün,kainatın en ballı takımı olduğunu bir kere daha göstererek son 2 haftada 0 puan
alacakken 6 puan alarak yarışa devam etti.Zaten asla kopmaz(kopartılmazlar)
 G.Birliği maça defansın göbeğindeki 2 çok önemli oyuncusu Radeljiç ve Kaptan İlhan Eker'den
yoksun çıkınca göbekte bek oynayan Aykut'u ve yanında 18 yaşındaki genç takım oyuncusu
Mahmut Boz'u oynatmak zorunda kaldı.Bu yüzden ilk yarı çok mahkum oynadılar. 
 2.yarıya cesaretli çıkarak 15 dakikada maçı farka götürecek saç baş yolduran pozisyonlar
kaçırdılar.Orhan Şam'ın direkten dönen kafası tam bir gs piç balıydı da Kahe'nin kaçırdıklarına
ne demeli.Akıllara zarardı.Ve bir hızlı çıkışta golü buldular ve kazandılar.
 Hiçte haketmeden.Son dönemde Kewell takımı sırtlıyor.
  gs'den cacık olmaz aslında bu balları ve hakem desteği olmasa.
Ama işte derin güçlerin takımı her yönüyle ne de olsa...
  Beşiktaş'ın hep yazdığımız yalancı baharı bitti.Sulu sahada hakem desteği ile 2-1
öne geçmelerine rağmen 86 ve 89'da ilahi adaletin bir tecellisi olarak kovduğu isimlerin
intikamını gördüler.İpi çeken gol hala parasının bir kısmını ödedikleri,sözleşmesinde
bize karşı oynama önerisini reddeden ve yerine 4,5 m.euro'ya Ferrari'yi aldıkları Zapo'dan
geldi.Bursaspor'u dirençli,cesur oyunundan ve 15 yıl sonra İnönü'de kazandıkları için
kutluyorum.Mustafa Denizli hala müneccimlik yapsın ''Bu sene Şampiyonluk geçen yıldan
daha kolay olacak'' diye.Ligin bitiş tarihi 30.hafta imiş Bay Ballı Dürülülü'ye göre.
 Son 3 maçtır kazanamıyorlar derken bu akşam kupada Manisa'ya da yenildiler.

 Kayseri ise daha ilk haftadan liderliğin ağırlığını kaldıramadı ve geçen hafta gs'ye 3 puanı
hediye eden Antalya'ya evinde kaybetti.

  İlginç olan Makukula'nın gol atma güdülerinin kaleleri ayırt etmemesiydi.
Bu hafta 2.kez kendi kalesine gol attı.İlkini gs maçında atmıştı.

  Haftanın başarılı takımlarından biri de Kasımpaşa idi.Yılmaz Vural büyük özverisiyle
takımını toplama bir ekiple 8 maçtır yenilgi yüzü göstermezken,hem ligte tutunma yolunda
ivme kazandırıyor hem de kendi kariyerini parlatıyor ve Milli takıma talibim deme hakkını
kazanıyor.Önemli başarıdır gerçekten.Takımda sezon başı alınan 6 yabancıyı bir kenara
koyarak sadece Keller ve eski Moritz ile devam ediyor,6 yabancıya kendinize kulüp bulun
diyor.İşte Yılmaz Vural'ın açıklamaları ;
  HAFTANIN AÇIKLAMASI: YILMAZ VURAL (KASIMPAŞA)
Haftanın açıklaması bölümünün müdavimlerin başında kuşkusuz Yılmaz Vural geliyor. Tecrübeli teknik adam Manisaspor’u yendikleri maçın ardından kendisine uzatılan mikrofonlara ilginç açıklamalarda bulundu. Yabancı futbolculardan duyulan memnuniyetsizliği belki de hiçbir teknik adam böyle yansıtmamıştı medyaya... “Maalesef bu 6 kardeşimizden istediğimiz kadar istifade edemedik. 6 yabancı arkadaşımızdan ricamız, kendilerine kulüp bulmaları yönünde olacak” İşte bu sözlerle ‘Haftanın açıklaması’ Yılmaz Vural’a gidiyor... Maçtan sonra en önemli sözlerinden biri de “Milli takıma hala talibim” ifadesi olmuştu.

   Bu haftaya kaçan goller damgasıı vurdu.

İnanması güç goller kaçtı.Baş rollerde Eskişehirspor'dan olaylı bir şekilde kaçan Süleyman
Youla,G.Birliği'nden Kahe,bizim Guiza,Bursaspor'dan Sercan vardı.
 Sercan dedik ama ben herkes gibi ona yüklenmiyorum ve onun büyük futbolcu olacağını
düşünüyorum..Henüz çok genç.Bitirici vuruşları halledebilirse herkes zaman görür.
İnönü'de bu ağır sahada Ferrari'nin belini kırarak pozisyonlar girmek,sulu zeminde
sprint ile top sürmek herkesin harcı değil.Keşke Aziz Yıldırım alabilse de Fener 10  yıl
santrfor sorununu halledebilse.
  Ligin dibinde ise işler belirginleşiyor.
Ali İpek'in Denizli'si 2.takım olacak.Ali İpek 3-4 oyuncu alarak kurtulacağız diyor ama
artık arkasında eskisi gibi Haluk Abisi yok.
 Sivas Baki sayesinde altın bir 3 puan kazandı ve ikinci yarıya moralli girme fırsatı buldu.
Yapacakları transferlerle ve Mehmet Yıldız dönebilirse hızla yükselirler.
Muhsin Ertuğral Afrika'dan bildiği oyuncular aldıracaktır.
 Ankaragücü Gökçeklerin elinde oyuncak oluyor.Saçma bir hoca krizi ile Hikmet Karaman'ı
gönderdiler ve daha yeni işsiz Roger Lemerre ve Köln'den kayınpeder hasta dönmek zorundayım bahanesi ile kaçan Ümit Özat ile anlaştılar.
 Gene transfer yapacaklardır ama işleri zor.
Para krizi devam eden Diyarbakır da ikinci devre 3.takım olma adayıdır bence.

Etiketler