6 Nisan 2012 Cuma

Hafta Sonu Spor Ekranı



06.04.2012 Cuma

19:00 G.Saray MP - Kayseri KASKİ (gs tv)
19:00 T.Telekom - G.Saray MP (LİG TV 3)
20:00 Fenerbahçe - Mersin B.B.(FB TV)
20:00 DÇ.Karabükspor - Beşiktaş (LİG TV)
20:30 Karşıyaka - Ankara Karayolları (ART)


07.04.2012 Cumartesi
12:00 Ziraatbankası - G.Saray YK (gs tv)
12:30 Ajax - Beşiktaş U17 Aegon Cup (EUROSPORT 2)
14:00 Fenerbahçe Ülker - Banvit (LİG TV 3)
14:00 FC Barcelona - Bayern Münich U17 Aegon Cup (EUROSPORT 2)
14:00 İstanbul Güngörenspor - Denizlispor (TRT SPOR)
14:00 Ankara Karayolları - Sarıyer Belediye (ART)
15:30 Ajax - M.United U17 Aegon Cup (EUROSPORT 2)
15:30 Ankaragücü - Kayserispor (LİG TV)
16:00 Fenerbahçe Grundig - Halkbankası (SPORTS TV - 
TELEDÜNYA 3D - FB TV)
16:00 Beşiktaş MG - Hacettepe (LİG TV 3)
16:00 Milan - Fiorentina (ICTIMAI TV)
16:00 Optimum Ted Kolejliler - Selçuk Üni.(TBFTV.ORG)
16:30 Wolfsburg - B.Dortmund (TRT HD - TRT HABER)
18:00 Fenerbahçe Universal - Vakıfbank TT (SPORTS TV)
19:00 Fenerbahçe - MP Antalyaspor (LİG TV)
19:00 Bursaspor - Gaziantepspor (LİG TV 3)
19:00 İstanbul B.Belediyespor - Gençlerbirliği (SALON 2)
19:00 Samsunspor - Sivasspor (LİG TV 2)
19:00 Eskişehirspor - Mersin İ.Y.(SALON 3)
19:00 Göztepe - Kasımpaşa (TRT SPOR)
19:00 Bursa B.Belediye - Karşıyaka (ART)
19:30 B.Mönchengladbach - H.Berlin (TRT HD)
19:30 Palermo - Juventus (ICTIMAI TV)
20:30 Eczacıbaşı V. - G.Saray (SPORTS TV)
21:00 Zaragoza - Barcelona (NTV SPOR)
22:00 Lazio - Napoli (ICTIMAI TV)


08.04.2012 Pazar
12:00 Erkekler Voleybol TK 3.cülük Maçı (SPORTS TV - TELEDÜNYA 3D)
13:00 Levante - A.Madrit (NTV SPOR)
14:00 Ankara Karayolları - Bursa B.Belediye (ART)
14:00 Boluspor - Konyaspor (TRT 1)
14:00 Giresunspor - Kartalspor (TRT 6)
14:00 Akhisar Belediyespor - Bucaspor (TRT SPOR)
14:30 Bozüyükspor - Şanlıurfaspor (KANAL BİZ)
15:30 Orduspor - Trabzonspor (LİG TV)
15:30 Bayern Münich - AC Milan U17 Aegon Cup (EUROSPORT 2)
16:00 Bandırma Kırmızı - Anadolu Efes (LİG TV 3)
16:30 Erkekler Voleybol TK Final Maçı (SPORTS TV - TELEDÜNYA 3D)
16:30 Schalke 04 - Hannover 96 (TRT HD - TRT HABER)
16:30 Adanaspor - K.Erciyesspor (TRT ANADOLU)
16:30 Ç.Rizespor - Karşıyaka (TRT SPOR)
18:30 Hamburg - B.Leverkusen (TRT HD)
19:00 Manisaspor - G.Saray (LİG TV)
19:00 Sarıyer Belediyesi - Karşıyaka (ART)
19:00 Sakaryaspor - Elazığspor (TRT SPOR)
19:00 A.Bilbao - Sevilla (NTV SPOR)
20:30 Aroma Bayanlar Voleybol Ligi Finali 1.Maç (SPORTS TV)
22:30 Real Madrit - Valencia (NTV SPOR)

4 Nisan 2012 Çarşamba

Trabzonspor - Fenerbahçe : 1-1 (Direkler Engel Oldu) !!!


* 40 yılın başı bir iyi futbol oynadık maalesef Onda da Aykut Kocaman'ın gereksiz ve anlamsız Emre güç gösterisi,bitmek bilmeyen bireysel hatalar ve 3 topun direkten dönmesi şanssızlığı (direk yamuk demeyeceğiz biz) kudurmuşların vahşi ortamında galip gelmemizi engelledi.Yazık oldu.
* Aykut Kocaman'ın Emre'yi kadroya bile almaması Ona değil takıma verilen cezadır.Şu maçta Emre olsaydı galip gelirdik.Rakipte Zokora yokken,biz bu avantajı Emre'yi oynatmayarak geri çevirdik.
* Ayrıca Stoch'u kesmesi de anlamsız.Yerine oynayan Caner iyi oynamış ama 3 maç cezadan çıkmasına rağmen sarı kart görmüş,kırmızı kart görmesin diye
ikinci yarı çıkarmış.Caner'in çıkması planlarımızı bozdu diyor Aykut Kocaman.
Ne diyelim ?
* Alex'in de sakatlanıp çıkması 3 direkten dönen top ile birlikte büyük şanssızlıktı.Anlaşılan Şans melekleri şöyle bir kepaze ortamda bile köpeklerin yanındaydı.
* Sonrasında Alex'in yerine giren Özer'in nefret ettiğim bir orta saha oyuncusunun asla yapmamasını istediğim geriye dönmesi sonucu Yobo ve nihayetinde Bekir'in ortaklığı ile malum cins herife gol attırmayı başardık (!)
* Maç öncesi böyle bir oyun ve sonuç beklemesem de izledikten sonra kaçan 2 puana hayıflanmamak elde değil.
* Oyun ve istek Play Off öncesi ümit verdi biraz.
* Ortam ve Şehir ile ilgili bir şey yazmak zul.Allaha havale ediyorum.
Bu pankartın sahibi eleman bir genç kız tecavüz sanığıymış.

Off! Rapora bak!
Sahaya 1 değil 2 bıçak atıldı. Ucu açık şekilde fırlatılan ikinci bıçağın sapı, temsilci Candemir Özdemir’in sağ omzuna isabet etti. Bu kesici alet TFF’ye gönderildi. PFDK’dan Trabzon’a en az 3 maç ceza gelmesi bekleniyor
04/04/12 09:06


 Trabzonspor - Fenerbahçe maçında yaşanan olayların yankıları büyüyerek devam ediyor.

Bordo-Mavili tribünlerden Volkan Demirel'e  atılan bıçağın yanı sıra sahaya bir başka bıçağın daha atıldığı belirlendi. Bu durum temsilciler tarafından hazırlanan raporlarla gün yüzüne çıktı. Karşılaşmanın temsilcisi Raşit Yüksel’in federasyona gönderdiği raporda, ikinci bıçağın TFF'nin 3 numaralı temsilcisi Candemir Özdemir'in   sırtına isabet ettiği bildirildi. Bu durum raporlara şu şekilde yansıdı:

F.BAHÇE YEDEK KULÜBESİNE SAVRULMUŞ
“Kapalı tribün G blokta oturan seyirciler arasında, gol sevinci yaşayan misafir takım yedek kulübesindeki oyuncular hedef alınarak, 7 adet çakmak, 1 adet ağzı açık vaziyette toplam uzunluğu 22 santimetre olan (Raporun bir sayfasında bıçağın boyu 27 santim olarak yer alıyor) siyah saplı bir çakı atılmıştır. Çakı, görevli olan ve bu esnada yedek kulübesinin yanında bulunan Candemir Özdemir'in  sağ omzunun arkasına isabet etmiş, ancak tıbbi müdahale gerektirecek bir durum oluşmamıştır”

ÖZDEMİR ÖLÜMDEN DÖNMÜŞ
Medyadan sorumlu temsilci olduğu için rapor tutamayan ve yaşadıklarını diğer 2 temsilciye anlatan Candemir Özdemir'in   Trabzon’da adeta ölümden döndüğü bu şekilde ortaya çıktı. Olayı gören tribündeki temsilci Halit Arslan ise bıçağın havada dönerek geldiğini ve bu şekilde büyük bir tehlikenin atlatıldığını bildirdi.

SAHA KOMİSERİ BIÇAĞI KAYBETTİ!
Volkan Demirel'e atılan bıçak konusunda ise skandal bir sorumsuzluk örneği yaşandı. Volkan’ın 4. hakem Suat Arslanboğa’ya verdiği bıçağın, görevli saha komiseri tarafından adeta ‘yok edildiği’ ortaya çıktı. Suat Arslanboğa’nın bıçağı verdiği Trabzonlu saha komiseri, daha sonra bıçağı kaybettiğini söyledi. Temsilciler tarafından saha komiserinin üzeri aranmasına karşın bıçak bir türlü bulunamadı. Bu akıl almaz gelişme de temsilciler tarafından rapor edildi. H.Avni Aker Stadı’ndaki olaylar nedeniyle Trabzonspor'a asgari 3 maç saha kapatma ya da seyircisiz oynama cezası geleceği öne sürüldü. Disiplin Kurulu’nun yarın yapacağı toplantıda bu ceza belli olacak.

NELER ATTILAR NELER
Volkan Demirel'e yağmur gibi yabancı madde yağdı, ama bunlar milli kaleciye isabet etmedi. Atılan
8 pet şişeden biri ise Alex’e geldi.

Temsilci Raşit Yüksel’in raporunda tribünlerden atılan yabancı maddeler tek tek tutulmuş. Bunlardan en çok nasibini alan isim ise Volkan Demirel olmuş. Isınma hareketlerinden maç bitimine kadar milli kaleciye aralarında 4 de ayakkabının bulunduğu yabancı cisim yağmış. Bunların hiçbiri hedefi bulamamış. 54. dakikada Alex de Souza'nın  korner atışı sırasında karşılaştığı olaylar da raporda şöyle aktarılıyor:
“Alex’e 8 adet pet şişe bardağı atılmış, 1 adeti oyuncunun sol göğsüne isabet etmiş ancak tıbbi müdahale gerektirecek durum oluşmamıştır.”

Oyunun 2 kez olmak üzere toplam 5 dakika 40 saniye durduğu belirtilen raporda 2 simitin kime atıldığı da şu şekilde yer alıyor:
“52. dakikada kapalı tribünde oturan seyirciler tarafından anılan tribünün önünde bulunan müsabakanın 1. yardımcı hakemine yönelik bir kararı sonrası ağzı kapalı beyaz poşet içinde 2 adet simit, 1 plastik çakmak atılmıştır.”

Ayrıca Fenerbahçe'li Stoch’a maç boyu 2 plastik sopa, 3 pet şişe,Gökhan Gönül'e de 4 pet şişe atıldığı rapora kayıt düşülmüş.

VOLKAN’A FIRLATILANLAR
62 pet şişe
59 çakmak
2 torpil
39 içi boş bayrak sopası (60 cm)
1 adet ağzı açık bıçak (Yaklaşık 20 cm)
18 adet ufo
2 siyah renkli ayakkabı
2 beyaz spor ayakkabı

(htspor)

Sporda şiddette promosyonlu dönem!



REZİLLİK!
Bayrampaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli Polis Ruhi Akbulut'un yazısı
Bakalım ne ceza verme lütfunda bulunacak ülkeyi yönetenler çok sevdikleri bu güruha.

* Hakem Fırat Aydınus verdiği gol de nasıl derslik bir uygulama yaptıysa maalesef Gökhan Gönül'e Olcan'ın yaptığı penaltıyı vermeyerek sonucu etkilemiştir.Olcan topa müdahale etmek istiyor ama geç kalıyor ve topa müdahale edemeden Gökhan'a müdahale ederek düşürüyor.Net Penaltıydı.


Markus Merk'te penaltı dedi.

* Selçuk topu uzaklaştırdıktan sonra BY'ın ayağına basıyor.Bir şey yok,devam.

* Ve Gol pozisyonu.Tartışılmayacak bir gol ama Fenerbahçe attı mı saatlerce gerzekçe yorumlar olur.

Halbuki gs - Bjk maçında Melo'nun attığı şu gol daha tartışmalıydı ama kimse bir şey konuşmadı.

Derslik karar

UEFA HAKEM KOMITESI ÜYESI UILENBERG, MERKEZ HAKEM KURULU YETKILILERINI ARAYARAK, TRABZON-FENERBAHÇE MAÇINDA CRISTIAN’IN GOLÜNÜ GEÇERLI SAYAN FIRAT AYDINUS’A TEŞEKKÜR ETTI, POZISYONUN HAKEM SEMINERINDE DERS OLACAĞINI BILDIRDI

02:30 | 04 Nisan 2012
Derslik karar
Aydınus geriden gelen Cristian’ın golünü geçerli saymıştı.

SPOR SERVİSİ
 Trabzonspor - Fenerbahçe maçının FIFA kokartlı hakemi Fırat Aydınus'a TFF Merkez Hakem Kurulu Eğitimcisi ve UEFA Hakem Komitesi Üyesi Jaap Uilenberg’den özel teşekkür geldi.
Fırat Aydınus, Avni Aker Stadı’nda pazar akşamı oynanan karşılaşmanın 41. dakikasında Cristian Baroni'nin  attığı golü, yardımcısı Serkan Ok’un, Moussa Sow için kaldırdığı ofsayt bayrağına rağmen geçerli saymıştı. Aydınus’un spor kamuoyunda tartışma yaratan bu kararı, UEFA Hakem Komitesi Üyesi Uilenberg’den övgü aldı.
Spor Toto Süper Lig  maçlarını her hafta dikkatle takip eden Jaap Uilenberg’in, Merkez Hakem Kurulu yetkililerini arayarak pozisyonu doğru yorumladığı için Fırat Aydınus’a teşekkür ettiği ortaya çıktı. Hollandalı hakem hocası, Cristian’ın golle sonuçlanan pozisyonunun hakem seminerlerinde ders olarak gösterileceğini de bildirdi.
Jaap Uilenberg’in bu golün pasif ofsaytla ilgili birçok soruya yanıt olabileceğini düşündüğü ifade edildi.
NOT : Ulienberg daha önce olduğu gibi bu haberi de söylediği halde yalanladı.
Hep yaptıkları bir şey.
********
KURAL NE DİYOR?
FIFA kitapçığının 105. sayfasındaki 3. grafikte benzer bir pozisyon ele alınmış. “Gol nizami” diyenlerin çoğu “A oyuncusu ofsaytla cezalandırılmaz, çünkü topa dokunmamıştır” ifadesine dikkat çekiyor.
F.Bahçeli Cristian’ın golü ofsayt mı değil mi çözülemedi. Çünkü MHK eski başkanları bile bu konuda ikiye bölündü
HATA DİYENLER
BÜLENT YAVUZ : Top Caner’in ayağından çıktığında Sow ofsayttaydı. Dursa, topa koşmasa yardımcı da bayrak kaldırmayacakı. Ancak Sow topa hareketlendi.
ERMAN TOROĞLU: Bana göre ofsayt. Net ofsayt pozisyonundaki Sow pozisyonun içinde. Trabzonlular ofsayt diye bırakınca, Baroni golü atıyor.
MARCUS MERK : Hakem çok cesur bir karar verdi. Bence yardımcı haklıydı. Çünkü bu gol ofsayttı. Burada önemli olan Sow’un topa hareketlenmesi.
SERDAR TATLI: Ofsaytta bulunan Sow topa hareketleniyor. Bu hareket, Baroni’ye bir avantaj sağladığından, gol iptal edilmeliydi.
AHMET ÇAKAR : Sow sabit durmayıp ya da aksi yöne koşmayıp topun olduğu yere doğru kısa bir koşu yapıyor. Pas olarak atılan top Sow’un ayağının birkaç santim önünden geçerek Cristian tarafından gol yapılıyor. Sow, Giray’ın da koşu yolunu belli oranda tıkıyor. İptalle hata yapılmıştır.
DOĞRU DİYENLER
OĞUZ SARVAN: Gol kararı doğru. Herhangi bir ihlal yok. Oyun kuralları 2005 yılında değişti. Türk hakemlerine de bu doğrultuda bilgi verildi. Almanya dışında, Avrupa’nın tüm ülkelerinde bu kural işliyor.
SELÇUK DERELİ : Yardımcısının bayrağına rağmen devam kararı doğruydu. Rehber kitapçığına göre açık ofsayt için topa dokunması, rakibin topla oynamasını engellemesi gerekir. Sow bunlardan birini yapmadı.
MUSTAFA ÇULCU: Gol nizami. Kesinlikle ofsayt yok.
LALE ORTA: Yeni oyun kuralları doğrultusunda kesinlikle gol nizami. Ofsayt da hakem doğru karar verdi.
CEM PAPİLA: Tartışılmayacak kadar net bir pozisyon. Kuralları iyi takip eden ve yorumlayan herkes bu pozisyonda ofsayt olmadığını bilir.

Ok: Bayrağımı erken kaldırdım
Cristian’ın golünden önce Sow’un ofsayt pozisyonda olduğunu düşünerek bayrağını kaldıran Fırat Aydınus’un FIFA kokartlı yardımcısı Serkan Ok, yakın çevresine itirafta bulundu. Ok’un, “Fenerbahçeli futbolcu Sow’un ofsayt pozisyonunda olduğunu görünce hemen bayrağımı kaldırarak aceleci davrandım. Arkadan gelen Cristian topla yeniden buluşunca bayrağımı indirdim” dediği öğrenildi.

MHK Başkanı Zekeriya Alp ''Gol '' dedi.!!!
Bugün’ün haberine göre Fırat Aydınus’un pozisyonda doğru bir karar verdiğini belirten Alp, “Bu sadece benim düşüncem değil, Merkez Hakem Kurulu’nda bulunan tüm arkadaşlarım bu konuda hem fikirdir. Pozisyon ofsayt değil goldür. Fırat Aydınus’un arkasındayız. Söyleyeceğim bundan ibarettir” şeklinde konuştu.

Tamamen yorum farkı

FIRAT AYDINUS’UN, TRABZONSPOR-FENERBAHÇE MAÇINDA CRISTIAN’IN VURUŞUNDA GOL KARARI VERMESI TARTIŞMAYA YOL AÇTI. FIFA KURAL KITABI’NIN OFSAYTLA ILGILI 3. VE 8. GRAFIKLERI, AYDINUS’UN YORUMUNA UYUM GÖSTERIYOR

02:30 | 03 Nisan 2012
Tamamen yorum farkı
Trabzonspor-Fenerbahçe maçının FIFA kokartlı hakemi Fırat Aydınus, Cristian’ın 41. dakikada ağlarla buluşan vuruşunda, yardımcısı Serkan Ok’un “ofsayt” bayrağına rağmen gol kararı vererek, spor kamuoyunda “kural” tartışması başlattı.
Lig TV’nin hakem yorumcusu Markus Merk,Serdar Tatlı, Erman Toroğlu ve Ahmet Çakar, Sow’un ofsayt pozisyonunda olduğunu savundu. Selçuk DereliAli Aydın ve Lale Orta ise Fırat Aydınus’un gol kararında haklı olduğunu dile getirdi.
Ortaya çıkan tartışma üzerine 2011-2012 sezonu FIFA Kural Kitabı’nda yer alan ilgili ofsayt pozisyonu grafiklerini inceledik. FIFA Kural Kitabı’nın 59’uncu sayfasından itibaren başlayan, “İlave talimatlar ve hakemler için rehber” bölümünde, ofsaytın modern tanımı resimlerle örneklendiriliyor:
Topa dokunursa ofsayt:
Sayfa 106, grafik 1’de “Rakibine müdahalesi bulunmayan ofsayt pozisyonundaki hücum oyuncusu (A) topa dokunuyor. Yardımcı hakem, oyuncu topa dokunduğu anda bayrağını kaldırmalıdır.”
Topa dokunmuyor, ofsayt değil:
Sayfa 105, grafik 3’te ofsayt pozisyonundaki hücum oyuncusu (A) topa doğru koşuyor ve ofsayt pozisyonunda bulunmayan takım arkadaşı (B) de topa doğru koşuyor ve topla oynuyor. (A) oyuncusu ofsaytla cezalandırılmaz, çünkü topa dokunmamıştır.
Kalecinin görüş çizgisini engellerse ofsayt:
Sayfa 108, grafik 6’da “Ofsayt pozisyonundaki hücum oyuncusu (A), rakip kalecinin görüş çizgisini engellemektedir. Oyuncu ofsaytla cezalandırılmalıdır.”
Topla oynamazsa, rakibinin topla oynamasını önlemezse ofsayt değil:
Sayfa 109, grafik 8’de “Ofsayt pozisyonundaki hücum oyuncusu A (topla oynamıyor), topa doğru koşuyor fakat rakibinin topla oynamasını ya da oynayabilmesini önlemiyor. A, B’yi aldatan veya dikkatini dağıtan bir jest ya da hareket de yapmıyor. Pozisyon ofsayt değil.
Fenerbahçeli Cristian’ın golünde de Sow’un durumu, grafik 8’deki duruma çok benziyor.
Kitaba çok uygun
Pozisyon, FIFA Kural Kitabı’ndaki, “Rakibe müdahale etmek” başlıklı grafiğin bire bir kopyası gibi. Sadece grafiğe bakarak Fırat Aydınus’un re’sen devam kararını anlamak mümkün. Kitap yeterli değilse, Adebayor’un Kadıköy’de, Fenerbahçe’ye attığı golde Fröjdfeldt’in kararını da üstüne koyabiliriz.
“Sow topa hareketlendiği için ofsayttır” diyenlerin argümanları bence eksik. Eğer, “Sow topa hareketlenip, Giray’ın koşu yolunu kapattı” diye bir iddiada bulunuluyorsa, o bir kademe daha mantıklı. Ama benim tamamen kişisel görüşüm Sow’un, Giray’a da herhangi bir engelleme, önleme hareketinin bulunmadığı yönünde.
UĞUR MELEKE

31 Mart 2012 Cumartesi

Kraliçeler Okyanus'u Geçip Derede Boğuldu : 70-74 (Final Rüyası Bitti)



SALON: Abdi İpekçi Spor Salonu

HAKEMLER: Ademir Zurapovic – Andris Aunkrogers – Haydn Jones

FENERBAHÇE (70): Elina Babkina 7 (1 asist), Zane Tamane 14 (8 ribaund- 2 asist), Birsel Vardarlı 7 (4 ribaund- 6 asist), Esmeral Tunçluer 4 (1 ribaund), Nevriye Yılmaz 6 (5 ribaund), Ivana Matovic 11 (2 ribaund), Angel McCoughtry 21 (9 ribaund- 5 asist). 

RIVAS ECOPOLIS (74): Laura Nicholls 6 (7 ribaund- 1 asist), Essence Carson 17 (5 ribaund- 3 asist), Elisa Aguilar 9 (3 ribaund- 1 asist) , Vega Gimeno (1 ribaund- 1 asist), Amaya Valdemoro 2, Asjha Jones 20 (11 ribaund- 3 asist), Anna Cruz 10 (5 ribaund- 4 asist), Gema Garcia 3 (1 asist), Sandra Pirsic 7 (2 ribaund)

1.PERİYOT: 15-22
2.PERİYOT: 22-20
3.PERİYOT: 9 -16
4.PERİYOT: 24-16 


* Maalesef bir çuval inciri mahvettik.Korktuğum başıma geldi.
Okyanusu geçip derede boğulmayalım aman dikkat diyordum ne yazık ki oldu.
Resmen harakiri yaptık ve 40 yılda bir gelecek Avrupa Şampiyonluğu şansını kendi ellerimizle teptik.
* Doğrusu hep 16/16 yaptık,namağlup geldik dedik ama lig maçları dahil çok az iyi maç oynadık.Kronik sorunlarımız hep devam etti.
* Bir sürü bahane söyleyebiliriz bazıları haklı ama ne fayda.Çok üzgünüm.
* Şu Rivas takımı senin dengin mi Allah aşkına.İlk gs maçlarını kazandıktan sonra bir oyuncuları şöyle diyordu ''Biz 8 takım içinde en düşük bütçeye sahip takımız.Buraya eğlenmeye geldik'' Bu takımı finale çıkardık ne diyelim ki ?
* F8 öncesi tüm sakatlık,hastalık,formsuzluk v.s. ne sorun varsa sıfırlayıp çıkmak lazımdı.En ufak hatayı affetmiyorlar.
* Evet en önemli oyuncumuz Penny yoktu ama bu maçı Penny olmadan da kazanabilirdik ama arkadaşları Onu aratmayacak mücadele koyarlarsa.
Koca maç üzerlerinde ölü toprağı varmış gibiydiler - yorgun olabilir tamam da - 
son 3-4 dakika silkindiler,gene geri gelip ortak olmaya başardılar ama yetmedi.
Yetmez tabii.Baştan beri neredeydik ?
* Hoş bu maçı kazansaydık bu oyun ve mantalite ile Ros Caceres karşısında hiç şansımız olmazdı ama en azından Final oynamış olurduk.
* Koç inanılmaz bir kararla lig'te Homend Antakya maçında bile ancak maç kopmuşsa 1-2 dk.süre verdiği Olcay'ı dünün yıldızı Babkina varken 36'lık kurt Agilar'ın karşısına nasıl dikti.Eeee formsuz matmazeller Nevriye,Esmeral ve 2 günü sonunda tükenmiş Matoviç ile dağınık Angel ile farkı yedik ve tüm maç boyu geriden yakalamak için çabala babam çabala.Zaten dünün mental ve fiziksel yorgunluğu ortada,buna Penny'nin yokluğu,gs maçında ego tatmini için geldikleri belli olan taraftarın yalnız bırakması ve bunu fırsat bilen FIBA'nın 5.sınıf İspanyol lobisi tetikçisi yavşak hakemlerin dehşet kararları ile Final rüyamızdan uyandık.Çok kötü oldu çoookkk.
* Tek ayakta kalan 3.günde de Tamane oldu.Helal Olsun.
* Eziklerin kafa üstü çakıldığı,hüsrana uğradığı bir durumda Onları sevindirip,yalnız bırakmazsak olmazdı zaten (!)
* Bari 3.cü bitirelim.
* Turnuva bittikten sonra değerlendirme yazısında konuşacak çok şey var.
Mesela oynatamayacağın Cappie yerine Avrupalı bir atletik uzun veya geçen sezon ki Zagota gibi bir şutör neden almadık ?
Mesela Nevriye 3 maçtır rezil oynarken,Matoviç 2 maçın sonunda yorgunluktan bitmişken Newlin orada vazo görevi için mi oturuyordu ?

30 Mart 2012 Cuma

Çifte Zafer: Hem Parkede, Hem Trübünde...

Öncelikle belirtmeliyim ki, çok mutluyum. Sadece parkedeki zafer için değil, trübünlerde kurduğumuz üstünlük içinde mutluyum.

Beni en az parkedeki zafer kadar trübünlerin zaferi sevindirdi. Parkedeki zafere de, trübündeki zaferi tescillendirdiği ve şenlendirdiği için ayrıca sevindim. Çünkü kazanmakla anlamı daha da büyüdü trübündeki zaferin.

Şimdi misafir olarak basketbol forumlarını dolaşıyordum. Bir NBA forumunda, Galatasaraylı çocuğun birisi bir imza yapmış. Muhtemelen haftalar öncesinde... Bize laf atıyor: "Siz trübünde çekirdek çıtlatırsınız; biz rakiplerin kulaklarını çınlatırız." Her mesajın altında bu imza çıkıyor. Amacım bir kişinin düşüncesine takılmak değil, ama genel bir psikolojiyi, yanlış bir zannı temsil ettiği için özellikle örnek olarak bunu kullanıyorum. Çünkü belki yüzbinlerce Galatasaray'lı ergende aynı yanlış zan var. Oysa abilerine sorup öğrenmeleri gerekirdi.

Kim kimin kulaklarını çınlattı, salonların efendisi hangi taraftar; dün maçı izleyen herkes gördü. Artık bir daha salonların efendisi muhabbetine girmesinler. Ayıp olur, pişkinlik olur. Meydanı boş bulup bağırmaya benzemez bu işler; trübünün hası yarı yarıyada belli olur.

Bir kez daha görüldü ki, Türkiye'de Fenerbahçe taraftarıyla yarışacak trübün potansiyeli kimsede yok. Fenerbahçe taraftarı bir ayağa kalkarsa, "bre destur" diye bir doğrulursa kimse duramaz karşısında. Fenerbahçe taraftarının önündeki en büyük engel, el freni, hız kesici unsur Aziz Yıldırım'ın anlamsız trübün politikalarıdır. Rakipler yatıp kalkıp Aziz Yıldırım'a dua etsin.

Shaktar maçından sonra ikinci defa eski ve gerçek Fenerbahçe trübünlerinin kokusunu duymanın huzur ve mutluluğunu yaşıyorum bu sezon.

Bu maç kendi evimizde ve yeni salonda olsaydı, hem vallahi, hem billahi bu ambiyansın dörtte biri olmazdı. Günahı, vebalı bu yönetimindir. Demek ki, Fenerbahçe yönetimi Fenerbahçe trübünlerindeki potansiyeli kullanmak bir yana dursun, kullanmak istemiyor.

Eğer bu turnuva Fenerbahçe'nin ev sahipliğinde olsaydı, kesinlikle bu ambiyansı oluşturamazdık. Taraftar böyle özgürce bir organizasyon yapamaz, türlü saçmalıklarla taraftarın bütün şevki kırılırdı. Ya saçma bilet fiyatları, ya başka şeyler...

Dün akşam Abdi İpekçi'deki coşkunun DÖRTTE BİRİNİ bile, üstelik en önemli maçlarda dahi güya kendimize ait yeni salonda oluşturabiliyor muyuz? Yukarıda yemin verdim: HAYIR.

Öyleyse yönetim oturup düşünecek. Nerde yanlış yapıyoruz diyecek.

Bugün takımı uyandıran taraftardır. Yıllar sonra takım taraftarı değil, taraftar takımı coşturdu. Hikaye budur. Asıl düşünülmesi gereken budur. Bundan sonra yönetimin hedefi bu coşkuyu kendi salonumuza nasıl taşırız sorusuna cevap aramak olmalıdır. Kimse beleşçiler edebiyatı yapmasın. Dün kimse bedava biletle oraya girmedi.

Maça gelecek olursak: Babkina'ya ayrı bir parantez açmak lazım. Kazanılan zaferin Birsel ve Tamane ile birlikte üç yıldızından birisiydi. Birsel ve Tamane'nin yaptıkları ondan beklenenlerdi. Ama herhalde maç öncesi koç dahil kimse Babkina'dan bu katkıyı beklemiyordu. Koç dahil diyorum; çünkü bir önceki gün sadece rakibe faul yaptırmak için 1 dakika oyuna alındı.

Eğer Penny'nin sakatlığından sonra Babkina'nın o katkısı olmasaydı kesinlikle kazanamayacaktık. Horakova'yı nasıl geçen yıl TKBL final serisinin 3. maçında yaptıklarıyla hatırlıyorsak, ki şampiyonluğun kilidi olan maçtı, Babkina'yı da bu maçla hatırlayacağım. Tabii daha iyilerini ve daha mühimlerini oynarsa ayrı... Oynaması da gerekiyor. Çünkü dün kimse bir şey beklemezken ışık verdi, maçın akışını değiştirdi. Ama bugün ve inşallah Pazar günü artık bir şey bekliyoruz. Penny'nin yokluğunda beklemeye de mecburuz.

Bu arada, sırf trübünde otursun diye iki yabancıya para ödüyoruz türlü düşünceler varsa, umarım artık silinmiştir. Geniş rotasyonun önemi özellikle Penny'nin turnuvayı kapatmasından sonra çok daha iyi anlaşılmıştır. Buralarda başarı isteniyorsa A planının yanında her duruma göre B planında, C planında olacak. İyi ki sözleşmesi filan feshedilmemiş. Ak akçe kara gün içindir diye boşuna dememişler. Geçen yıl Horakova kariyerine yakışır iki büyük maç oynadı; bütün bir sezonu kurtardı. Bazen bütün sezon yatar ve iki efsane maç oynar, şampiyonluğu getirirsin. Kazandığını son kuruşuna kadar helal ettirirsin.

Maçın akışını değiştiren üç oyuncu vardı:

-Birsel
-Tamane
-Babkina

Babkina'dan bahsettik. Kimsenin bir şey beklemediği Babkina'nın kenardan gelip, bir türlü hızlandıramadığımız hücuma bir anda çeşitlilik ve tempo kazandırdı.

Gelelim maçın diğer kahramanı Tamane'ye... İki gün üst üste iyi oynayan tek oyuncumuzdu. Hem Famila maçının üç iyi ve ayakta kalan isminden birisiydi. Matovic hücumda, Penny hem hücum hem müdafaada ve Tamane savunmada takımı ayakta tutmuştu.

Dün akşam Galatasaray maçının da en iyi üç isminden birisiydi. Bu defa sadece müdafaasıyla değil, rakibin Matovic'i çok iyi savunduğu ve soğuttuğu, Nevriye'nin de uzuuun zamandır üzerinden atamadığı durgunluğunun devam ettiği gecede hücumda ürettikleriyle de yıldızlaştı.

Fakat bazen pota altından kolay basketleri bitirmekte sorun yaşıyor. Biraz acele ve sert bırakıyor. Dün -sanırım- 19 sayı atmıştı, en az üç kolay basketi de kaçırdı. Yoksa 25'i bulacaktı.

Turnuvada iki gün üst üste iyi oynayan tek oyuncu olması nedeniyle ayrıca kutluyorum. Umarım bu seriyi dörde çıkarır.

Amaaaaa... Dün Birsel maçın ikinci devresinde öyle işler yaptı ki... KESİNLİKLE ASSOLİST BİRSEL'dir. MVP odur. Öyle bir anda sahneye çıktı ki... Bu maç hatırlandıkça akla gelecek ilk performans olacak. Sete sette çaresiz kalıp tıkandığımız dakikalarda ard arda attığı şutlarla hem rakibi çözdü, hem skoru taşıdı, hem bizim adımıza oyunu açtı.

Bu arada, Birsel'in sayı katkısı kadar ribaunt katkısını da gözardı etmemek lazım. Zaten biz Fowles'lı Galatasaray'ı da -eşitlemek şart değil- ribauntlarda makul düzeyde bir oran yakalamak kaydıyla ligde de rahat yeneriz. Bunun için kısaların, özellikle Angel ve Birsel'in ribaunt katkısı çok mühim. Birsel isterse her maç en az 5 ribaunt çeker. O sezgi ve beceri var.

Maçla ilgili söyleyeceklerim, ahval ve şerait bundan ibarettir.

Bugün oynanacak maça gelecek olursak...
Denizi geçip ırmakta boğulmayalım. Eskiden hep final-four'un kapısından dönerdik. Şimdi finalin kapısındayız. Ve yeni bir destan yazmak bizim elimizde...

Penny'nin yokluğunda ısrarla uzunları beslemeye mecburuz. Kilidi Matovic'in çözeceği bir maç olacaktır. Nevriye'nin de bu akşam kıpırdanacağını düşünenlerdenim. Matovic-Nevriye nasıl geçen sezonun en sıkıntılı günlerinde bu takımı taşıdı ve o süreçte ikisi toplam nerdeyse 40 sayı ortalamaya oynadıysa, şu kalan iki maçta da bunu yapabilirler.

Nevriye, Matovic ve Tamane üçlüsünden bu akşam ve Pazar günü gelecek toplam 90 sayı bizi şampiyon yapar. Bu üçlü kalan iki maçı 45 sayı ortalamayla oynarsa rüya gerçek olur, olmaz denen olur. 20-15-10. Üç uzundan iki maçta beklediğim ortalamalar.

Tabii işler sıkıştığında Angel ve Birsel insiyatif alacak. Babkina dün gösterdiği ışığın devamını getirecek. Esmeral -çok bir şey beklemiyorum- rakibe çalışır gibi oynamayacak. Koç aşırı rotasyona kaçmayacak. SON TOPA KADAR KOVALARIZ ŞAMPİYONLUĞU.

G.Saray MP - Fenerbahçe : 67-75 (Avrupa'da da Terbiye) !!!




SALON: Abdi İpekçi Spor Salonu

GALATASARAY MEDİCAL PARK (67): Epifaniya Prints 17 (1 ribaund- 5 asist), Bahar Çağlar 7 (4 ribaund), Işıl Alben (2 ribaund- 2 asist), Ivanka Matic 3 (1 ribaund), Diana Taurasi 20 (5 ribaund- 1 asist), Şaziye İvegin 2, Ticha Penicheiro (2 ribaund- 1 asist), Tina Charles 19 (12 ribaund), Egle Sulciute 1 (2 ribaund)

FENERBAHÇE (75): Elina Babkina 5 (2 ribaund- 4 asist), Zane Tamane 19 (9 ribaund- 1 asist), Birsel Vardarlı 17 (5 ribaund- 2 asist), Esmeral Tunçluer 2 (4 ribaund- 1 asist), Nevriye Yılmaz 3 (5 ribaund- 5 asist), Penny Taylor 4 (1 ribaund), Ivana Matovic 9 (7 ribaund- 3 asist), Angel McCoughtry 16 (4 ribaund- 1 asist).

1.PERİYOT: 26-18
2.PERİYOT: 19-18

3.PERİYOT: 12-23
4.PERİYOT: 10-16


** Tebrikler Kraliçeler.Tebrikler teknik heyet.Tebrikler büyük taraftar.
* Koçun dediği gibi maçın iki farklı yüzü vardı.İlk yarı gs son şansı olmasının da getirdiği hırs ile sertlikle agresif  başladı.Hakemler de izin verince çabuk sindik.
Buna Angel'ın erken üçlemesi.-2.Çeyreğin başında - ,Penny'nin sakatlanması,dün iyi oynayan Matoviç'in durgun,katkı vermeyenlerin de aynı durumlarını sürdürmesi ile kabus gibi 9 sayı geride kapattık.
Sinirden kapattım.Açıkcası 8 sayıdan az farklı kayıba razıydım.
Şu anda tekrarını izledim bunları yazmadan önce ama ikinci yarı izlemeden,haber almadan aklım orada,kalbim küt küt,dualarla geçirdim.
Bitmiştir diye tek hamlede FB TV'yi açtım,hala bitmemiş alt yazı geçiyor
Fenerbahçe 69 gs mp 64 diye.İnanamadım ve hemen gene kapattım.
Şimdi izleyince daha 3 dakika olduğunu anlıyorum.O 3 dakika geçmek bilmedi
3 saat gibiydi.Sonunda açtığımda skoru görünce dünyalar benim oldu.
Anlamıştım ama içimdeki sıkıntı giderek azalmış ve geçmişti.
* İkinci yarı bambaşka oynamışız.
5,5 dk.da 18-4'lük seri ile eziklerin feleğini şaşırtmışız.
İyi savunma yapmışız.George alan savunması ve değişik savunma örnekleri ile
ilk yarıda 45 sayı yiyen takımı 3.çeyrek 12,son çeyrek 10 sayı yedirtmiş.Bravo.
* Penny'nin sakatlığı büyük şanssızlık.Her şey bitti derken,zaten 9 sayı farkla içeri girmişiz.Yerine oynayan ve Birsel ile birlikte çift guard oynayan Babkina'nın müthiş katkısı olmuş.Penny'nin sakatlığı Babkina'ya şans olmuş.
Babkina ikili oyunlarla Tamane ve Matoviç'i besledi.Sayı olmayan turnikeler de olmasına rağmen 4 kritik asisti var.23 dk.5s.4a.
Babkina'nın bu oyunu Birsel'i rahatlatarak skora soyundurdu.İlk 2 üçlüğünü güvensiz,öylesine atmıştı maçın başında ama 2.yarı müthiş İşte bizim Birsel'imiz bu dedirtmiş.Dün 34 dk.0 sayı ile çıkarken bugün 34 dk.17s.5r.2a.
6/3 üçlük atmış.
* Ve Tamane.Dün de iyiydi ama bugün mükemmeldi.Kaçan turnikeleri de olsaydı tadından yenmeyecekti.23 dk.14/7 isabetle 19s.9r.1a.1tç.3blk.ile
maçın yıldızıydı.
* Angel faul problemine rağmen ikinci yarı toparladı.25 dk.13/7 isabetle 16s.4r.
* Dar rotasyondan şikayet ediyorduk bugün 8 oyuncumuz skora katkıda bulunmuş.Bu güzel.Esmeral gene 5/0 ile oynamış ama savunması ve son anlardaki 2 serbest atışı atması ve 1 kritik ribauntu ile gene de faydalı oldu.
* Sonuçta ikinci yarı yüreğimizi ortaya koyduk,savaştık ve kazandık.
İkinci yarı skoru 39-22.
* 17 top kaybımız çok maalesef.
* Ancak asistlerde 17-9 öndeyiz.
* Ribauntlarda 41-35 üstünüz.
* Zaten kağıt üstünde onlardan üstündük ama işte parkeye yansıtmak lazım.
* Taraftarımız müthişti.90'ların tribün ruhu geri geldi.İkinci yarı ittiler resmen
takımı ve galibiyette pay sahibi oldular.
* Günün Sözü : ''Fener'in Işığı Üflemekle Sönmez'' - Semih Özsoy
* gs mp Prince'i katakulli ile kıta dışı oynatmasına rağmen (3.cü kıta dışı) gene fayda etmedi.Dolarasi ve Tina yoruldular.Dolarasi tek başına zorladı gene.
İlk gün olduğu gibi 20 sayı ile oynamış ama 34 dk.24/6.% 25 isabet ve -12 ile oynamış.Zavallıııııııııııı.
Tina'nın normal katkısı var,Prince her bizim maçta olduğu gibi 17s.lık katkı yaptı ama yeterli olmadı.
Işıl gibi zavallı ,ezik sıfırcı loser bir oyun kurucun olursa kaderine katlanırsın.

* Sonuçta gs mp bizim iki katı bütçemizle dünya para harcayarak ev sahipliği aldığı F8'de 2/0 çekerek 2.günden Babayı almış oldu :))
* Maçın yayıncısı Skytürk 360'ı da kınıyorum.Maç öncesi bir türlü reklamdan yayına bağlanamadılar.Maç sonrası da üzüntüden (!) anında yayından çıktılar.
Maç sonrası görüntü ve röportajlarını göremedik.
Alllahtan kendi kanalımız FB TV var da maç sonunu yaşayabildik.
Teşekkürler FB TV .

Etiketler