Takımın şu son 3-4 maçını izledim.
Eksiklikler tabii ki ortada.
1 numaramız yok. 4 numaramız da yok. Ama takım bir onur mücadelesi veriyor.
Çok önemli oyuncularımız da sakat.
AMA
Şu hiç anlayamadığımız, Fenerbahçe'de bir türlü tutmayan "Tanjevic Rotasyonu" sona erdi.
Mecburen. Tabii ki sakatlanan oyuncularımız için üzülüyoruz. Ama her işte bir hayır vardır denir ya, bu sakatlıklarda da bir hayır varmış demek.
Dikkat edin maçlarda 9 oyuncuyla oynuyoruz.
Erbil, Kerem ve Can da 12 kişilik kadro dolsun diye eklenen genç yeteneklerimiz. Süre almamaları normal.
Bu aslında bizim takım için avantaj oldu.
Böylece oyuncularımız 20-30 dakika sahada kalabiliyorlar.
Eli sıcak şutörümüz 3 basketten sonra kenara alınmıyor.
Uzunlarımız bir iki saçmaladığında kenara alınıp fırça yemiyor, sahada kalmaya devam ediyor ve oyunda kaldıkça hatalarını düzeltiyor.
Ve daha da önemlisi Kaptan Mrsic inisiyatif alıyor.
Evet, şu an dümende Tanjevic değil kaptan Mrsic var. Karakterini de takıma yansıtmış.
Buyurun kanıtı şu fotoğraf:
Bu bana umut veriyor.
Peki diğer takımlar?
8JK ve Türk Telekom yarı finalden öteye gidemez.
Finalde Efes'le karşılaşırız.
Ancak Efes de Kerem Gönlüm'ün yokluğunda pota altında çok sıkıntı çekiyor.
Üstelik Euroleague'de aldıkları kötü sonuçlar da canlarını sıkıyordur herhalde.
Aynen geçen seneki gibi. Dörtlü Final hedefleyip son 16'ya bile kalamayacaklar.
Bu durumda Ergin Ataman'ın görevine son verilebilir.
Bu benim en iyimser senaryom. Böyle bir durumda Efes bize rakip olamaz. Dağılabilirler.
Ama Ergin Ataman takımın başında kalsa bile, Fenerbahçe sahaya karakterini yansıtırsa
Ve Tanjevic mecburen terk ettiği rotasyonuna tekrar sarılmazsa
Bu sene Efes'i yenebiliriz diye düşünüyorum.
Bilmiyorum aşırı iyimser miyim?
Bence iyimser davranmışsın Gürol hocam. Sakatlar iyileşince Bogan bey yine meşhur rotasyonunu hatırlar ve takımın içine eder. Ayrıca Bogdan beyin E.Ataman karşısında geçen sene nasıl aciz kaldığını gördük. Bu sene ne değişecek ki? Yine basiretsiz bir şekilde izleyecek. Efes geçen seneki Efes değil ama kadro olarak bizden sanki çok az da olsa öndeler. Bizim Bogdan Bey eksimizi de düşünürsek şansımız daha da azalıyor malesef. Pozitif düşünmek lazım elbette ama Bogdan beyin olduğu yerde pozitif birşey düşünmek çok zor. Ayrıca iyi bir guard transferimiz şart.
YanıtlaSilMurat'cım post benim değil Özgür'ün.:))
YanıtlaSilBen de aynısını yazacaktım çok iyimserdin Özgür'cüm.
Evet şu anki tespitlerin çok doğru.
Sakatlıklar yüzünden eğrisi doğrusuna
denk geldi ve rotasyon yapamıyor
Bogdan.Eminim bu onu kudurtuyordur
kalırsa PLF Finallerinde bildiğini
okuyacaktır zira.
Yoksa yeterli süre alan oyunculardaki çıkışları görüyoruz.
Bknz.Gricek ,Semih.
Semih'ten ben adam olmaz derim hep ama kendini aşıyor.
Yani Bogdan varken iyimserlik
çok çok iyiniyetliliktir Özgür'cüm.
Gürol Abi,
YanıtlaSilİyimserim tabii biliyorsunuz. Ama hayatımda ilk kez sakatlıkların takıma olumlu etki yarattığını görüyorum.
Düşünsenize.
Avrupa çapındaki bir oyun kurucu takımı terk etmiş. Bir ikincisi sakat.
Avrupa'nın en iyi 4 numarası sakat. Onun yedeği sakatlıktan yeni çıkmış, tam verimli hale gelememiş. Üstelik en verimli zamanında bile istenen katkıyı hiç sunamamış biri.
Türkiye'nin en çok gelecek vaat eden 5 numarası sakatlanmış. Hem de en zayıf noktası faul atışlarını bile düzeltmişken...
4 sakat oyuncumuza bir de fedakarlık yapıp sakat sakat oynayan Ömer Onan'ı da ekleyelim...
Çok ilginç yani... Ben aslında buna işaret etmek istemiştim. Ama Tanjevic ders alır ya da birileri (AZİZSİLİN) müdahale edip kulağını çekerse bu takım şampiyon olur.
Biliyorum abicim demek istediklerini.
YanıtlaSilHakikaten şu an ki bulunduğumuz durumda alınan sonuçlar (TBL) bir mucize.
Ama o sakatlar nasıl olsa Play Off Finallerinde iyileşmiş olacaklar
ve kalırsa - ki bence kesin - gene
Bogdan'ın çok sevdiği rotasyon manyaklıklarına ve egolarına kalacağız.
O yüzden bu sene Şampiyonuz diyemiyorum ben.
Azizsilin mi bilmem ama Bogdan
asla ders almaz ve kimseyi dinlemez.