3 Haziran 2015 Çarşamba

Moda'dan Ada'ya.. Paul Watson !!!

Moda'dan Ada'ya..
Yılların alışkanlığı ve sözlüklerin değişmez kuralı olarak beyan edeceğiniz fikirlerinize tanım eklemeden giriş yapmak hoş bir davranış sayılmaz. Dolayısıyla ilk önce tanım yapalım ve tabir-i caizse ziyan olmayalım.

Futbol:
Tanım: Futbol, on birer oyuncudan oluşan iki takım arasında, kendine özgü küresel bir topla oynanan takım sporu. 21. yüzyıl itibarıyla 200'ün üzerinde ülkede 250 milyonu aşkın oyuncu tarafından oynanmaktadır ve dünyadaki en popüler spordur.
34.000 nüfuslu küçük bir adadaki insanlar için futbol, dışarıdan bakıldığında 22 adamın yuvarlak bir şeyin peşinden koşarak yapmaya uğraştıkları bir şey gibi görünebilir ama günümüz şartlarında, özellikle boğazına kadar endüstriye, paraya ve kirli işlere bulaşan bu güzel oyun pek de masum sayılmaz. Koca koca takım elbiseli adamların milyonları peşinden deplasman deplasman sürükleyen takımların kaderiyle masa başlarında oynadığı, sponsorların ve zenginlerin son zamanlarda en güzel düşlerini süsleyen en albenili oyun olan futbol, kendisine yöneltilen çirkin bakışlara rağmen onu hala deli gibi sevenlerin muzaffer desteğiyle temiz kalma mücadelesine devam ediyor.

Hayat, her türlü teknik ve duygusal desteğe rağmen kavga edilmesi kaçınılmaz olan bir olgu. Bu kavgada insan yanında sadece en sevdiklerini değil, en çok bağlandıklarını da görmek ister. Onların desteğini nabızlarında hissederek yola devam etmenin hazzını tatmak en güzel duygudur belki de.
Juventus taraftarı Michael için de geçerli sayılabilir tüm bunlar. 14 yaşındaki Michael ve 5 arkadaşı Cuggiono'daki bir köprüden, 6,5 feet derinliğindeki bir nehre atlıyorlar. Sudayken Michael'ın kalbi duruyor. Defibrilator sayesinde hayat döndürülüyor ve kaldırıldığı hastanede 4 hafta komada kalıyor. 

Tanrı onu ailesine ve sevenlerine bağışlarken Michael'ın uyanır uyanmaz sorduğu soru "Juventus hala Şampiyonlar Ligi'nde mi?" oluyor. Doktoru bunun kariyerindeki en muhteşem an olduğunu söylüyor. Juventus'un sadece Şampiyonlar Ligi finaline kaldığını değil Serie A'yı da kazandığını öğrenen Michael uyandığının ertesi günü tüm bunları kutlamak için bir mojito istiyor. Futbolun mücadelesine duymamız gereken saygıyı Michael'ın önünde ayağa kalkarak gösterebiliriz sanırım.

"Bir kitap okudum ve hayatım değişti!" mottosu çok sık karşılaşılan bir mottodur ve hızla tüketildiği için samimiyetini günden güne kaybetmektedir. Buna karşın gerçek hayatın peri masalları ise tüm hızıyla dünyanın en ücra yerlerinde devam etmekte. Paul Watson ve Ayağa Oyna Pohnpei'nin masalı da sürükler cinsten.
Paul Watson 1984 yılında Kanada'nın Lethbridge şehrinde doğdu. Bristol - İngiltere'de büyüdü ve Leeds Üniversitesi'nde İtalyanca okudu. Okulu bitirince Channel 4 isimli bir televizyon kanalının Football Italia isimli web sitesinde çalıştı. Hayatını futbol yazarlığı yaparak, mutsuz ve sıkkın bir şekilde kazandı. Ta ki hayalinin peşinden koşmaya karar verene kadar.

Mutsuz insanların da hayalleri vardır. Tutkuyla bağlı oldukları hayalleri. Paul de futbolu çok seviyordu. Kafka'nın Milena'sını sevdiği gibi. Aslında Milena'nın yerini çok sevdiği kız arkadaşı Lizzie almıştı ama onun yanında tarihin en iyi arkadaşı Max Brodd'u kıskandıracak cinsten bir adam vardı: Matt Conrad. Sadece hayatları değil hayalleri de ortaktı; uluslararası bir futbol maçında oynamak.
Son derece ütopik görünen bu hayal Paul ve Matt için öyle değildi. Onları hayallerinin uçukluğuyla yıldıramazdınız zira o hayal, uğruna daha sonra Mikronezya Federal Devleteri'ne gitmelerini sağlayacak kadar güçlüydü.

Paul çalışıyor, Matt ise ikinci büyük hayali yönetmenlik için son derece prestijli bir Amerikan kursundan başvurusunun olumlu sonuçlandığı haberini beklemek için evde kalıyordu. İşin araştırma kısmı haliyle Matt'e kalmıştı. FIFA listeleri taranmış, oynayabilecekleri herhangi bir profesyonel takım bulabilme ümidiyle saatler saatleri kovalamıştı. Umutları tükenmiyordu ama gözleri ve elleri yoruluyordu. Yoğun uğraşlar sonuçsuz kalmak üzereyken Matt tünelin ucundaki ışıktı adeta. Yap diye bir yer bulmuştu. Mikronezya Federal Devletleri'ne bağlı olan Yap, 6300 kişilik küçük bir adaydı. Ama ilgi çeken şey bu değildi. Yap Adası bir futbol maçında Pohnpei isimli komşu bir adayı yenmişti. Ufak bir araştırma sonucunda Pohnpei'nin bugüne dek alınmış herhangi bir galibiyeti olmadığını bulmuşlardı. Hedef açıktı: Pohnpei'de oynamak.
Kurdukları hayal güçlenmeye başlayınca Paul bu güzel sırrı kardeşi Mark'la paylaştı. Mark küçük bir araştırma sonrasında kötü haberi verdi. Pohnpei'de futbol oynamak istiyorlarsa Mikronezya vatandaşı olmaları gerekiyordu. Şartlar açıktı; ya 5 yıl Mikronezya Federal Devletleri'nde kalacaklar, ya Mikronezya Federal Devletleri'nden bir kadınla evlenecekler ya da bağlı bulundukları ülkenin pasaportunu yırtıp, vatandaşlık yemini edip Mikronezya vatandaşı olacaklardı. Pohnpei'de futbol oynama hayalleri suya düşmüştü ama başka bir hayal hemen canlanmıştı: Antrenörlük yapmak.

Antrenörlük yapmak için herhangi bir engel kalmadığı anlaşılınca Pohnpei Futbol Federasyonu'na sayısız mail yolladılar. Hepsi duvara çarpıp geri gelirken günün birinde Charles Musana isimli bir adam bu sessiz çığlığa cevap verdi. Charles, Pohnpei futbol Federasyonu başkan yardımcısıydı ve işi için birkaç gün sonra İngiltere'ye uçmak üzereydi. Paul ve Matt, müthiş bir heyecan içinde Charles'a randevu verirken heyecandan ölmek üzereydiler. Hayallerine resmen yaklaşıyorlardı.

Charles'la ufak bir kafede ve yağmuru bir İngiltere akşamında yapılan görüşmeden sonra hayal ettikleri şeyin ne denli zor olduğunu anladılar. Charles tüm iyi niyetiyle yardımcı olmak istiyordu ama Pohnpei'de futbol çok yabancı bir kavramdı. 3-5 genç, o da spor olsun diye oynuyor, kimse futbolu ciddiye almıyordu. İngiltere'den kalkıp Pohnpei'ye gideceklerse bunu göze almaları gerekirdi.

Paul konuyu kız arkadaşı Lizzie'ye açtı. "Burda kalıp keşke gitseydim diyeceğine gitmeni tercih ederim." dedi Lizzie. Bunun üzerine Paul işi bıraktı, çeşitli ekonomik hamleler yapıldı, havayolu şirketleri araştırıldı ve iki kişilik yer ayırtıldı. Paul ve Matt gidiyorlardı.

25 saatlik bir uçak yolculuğunun ardından yanlarında getirdikleri kramponlar, tozluklar, binbir uğraş sonucu kulüplerden edindikleri Yeovil Town ve Norwich City formalarıyla Pohnpei'e vardılar. Aşırı nem ve yağmur suratlarına tokat gibi çarptı. Yağmurun ne zaman kesileceğini merak ederlerken girdikleri küçük baklal dükkanında Ocak ayında başlayıp Aralık ayında sona erdiğini öğrendiler ve 1-0 geriye düştüler.

Küçük bir ada olan Pohnpei'in kendi gibi küçük ve kurbağalarla kaplı bir futbol sahası vardı. Orada onları daha sonra takımın önemli oyuncularından olacak Ryan karşıladı. Charles'ın bahsettiği üzere futbolla kimse ilgilenmiyordu. Takım kurmak, onları resmi bir maça hazırlamak ve en büyük hayal olan antrenör olarak resmi bir maç kazanmak giderek zorlaşan bir hal almaya başlamıştı.

Ryan'ın yardımları ve yanlarında getirdikleri malzelemelerin çekiciliği sayesinde biraz dikkate değer bulunmaya başladılar. Adadaki diğer gençler yavaş yavaş futbolla ilgilenmişlerdi. Paul'un Pohnpei'ye gelmeden evvel defalarca izlediği antrenman tekniklerini gösterebileceği kalabalığa ulaşmayı başarmışlardı. İş şimdi teknik kısımda ve futbolu bir uzak doğu sporu zanneden bu gençleri eğitmekteydi.

Bu konuda yardımlarına Pohnpei'nin en iyi futbolcusu Dilshan Senarathgoda yetişti. Dilshan saygı duyulan bir futbolcuydu ve liderlik meziyetleri muazzamdı. Oluşturmaya çalıştıkları takımı Dilshan'ın etrafında organize edebilirlerdi ve o buna gerçekten uygundu.

Uzun süren uğraşlar, türlü aksaklıklar, çetin zoruklar sonunda bir takım kurmayı başardılar. Bu esnada Lizzie domuz gribine yakalandı ve Paul birkaç kez İngiltere'ye gitmek zorunda kaldı. Her gidişince sürekli sponsor aradı. Sponsor onlar için hayati bir önem taşıyordu çünkü ilk resmi maçlarını oynayacakları Guam'a yolculuk yapabilmek için para gerekliydi. Peri masalının gerçeğe dönüşmesi an meselesiydi ama sponsor bulmaları, forma yaptırmaları, uçakta yer ayırtıp Guam'a gitmeleri için devasa bir para gerekliydi. İşler burada tıkanıyordu.

Lizzie için İngiltere'ye döndükleri zaman Matt, uzun süredir hayalini kurduğu yönetmenlik kursuna kabul ediliğini öğrendi. Bu, yolların bir süreliğine ayrılması demekti. Paul, Lizzie'yi İngiltere'de, Matt'i ise New York'ta bırakıp Pohnpei'nin yolunu tuttu.

Paul'ün yokluğunda liderlik özellikleri tartışılmaz olan Dilshan takımı harika yönetmişti. Guam'da yapılacak resmi maç için takım hazırdı ama Guam'a gitmeyi sağlayacak finansal destekten hala yoksundular. Paul takımın önünde yalancı durumuna düşmemek için geceleri uykusuz kalmaya son derece alışmışken yardım New York'taki dostundan geldi. Matt parayı bulmuştu.
Matt'in arkaşadı Larry Coyne bir lojistik şirketinde yüksek bir mevkiideydi ve eğer formalarının önüne Coyne Hava Yolları yazarlarsa onlara 10.000 Sterlin vermeye hazır olduklarını söylemişti. Pohnpei'nin mavi-beyaz adidas formalarının önünde Coyne Hava Yolları reklamı çok şık durmuştu. Başarmak üzereydiler.

Formalar, sponsorun sağladığı finansman ve Matt'i de yanına alarak geldiği memleketinden üçüncü kez Pohnpei'ye dönen Paul için o harika an gelip çatmıştı. Guam'a bir takım olarak gidiyorlardı ve belki de tarihe geçeceklerdi. Hayatlarında ilk kez uçağa binen 16 adam, Paul ve Matt, Guam'daydılar ve önlerinde Rovers, Crushers ve Guam 19 Yaş Milli Takımı'yla yapacakları 3 maç vardı. 

İlk maçı Rovers'la oynadılar. Klasik 4-4-2 başladılar. Takım Dilshan ve yanındaki defansif orta saha Nick etrafında kurulmuştu. Fena oynamıyorlardı ama heyecan üzerlerinde baskı oluşturmuştu. Maçı 3-2 kaybettiler ama aslında kaybetmeyi hiç de hak etmemişlerdi.

Kaldıkları tesislerde yönetmen olan Matt'in kaydettiği maç görüntülerini tekrar tekrar izlediler. Bireysel hatalarını fark ettiler ve ertesi günkü Crushers maçı için adeta yerlerinde duramıyorlardı. O maçı kesinlikle kazanacak ve tarihe geçeceklerdi.

Crushers maçı için belirlenen saatten önce uyandılar, kahvaltıdan sonra zıpkın gibi fırlayarak sahaya gittiler. Rakip fena görünmüyordu ama bir önceki gün alınan acı mağlubiyet stres yaratabilirdi. Paul sistemiyle pek oynayan bir teknik adam değildi. Zaten elindeki 16 adamla farklı varyasyonlar yapması da pek beklenemezdi. Rovers maçındaki gibi klasik 4-4-2 başladılar. Fırtına gibi girdiler maça ve 15 dakika içinde 3-0 yaptılar. Oluyordu. Hayal gerçeğe dönüşüyordu. 

Devreye 4-0'la girdiler. Devre arasında yapılan takım konuşmasında kimse gevşemedi, kimsede rehavetten eser bile yoktu. Aralarındaki uyumla Tsubasa ve yılmaz yardımcısı Misaki'yi andıran Dilshan ve Nick önderliğinde skor çabucak 6-0 oldu. Basit bir hatayla 6-1'e gelen oyun, son 15 dakikada atılan golle 7-1 oldu ve maç bu şekilde sona erdi. Kazanmışlardı. Hayal, gerçeğe dönüşmüştü.
 Sevinç gösterileri, sonsuz gurur ve kıvançla birlikte gidilen tesislerde ertesi günkü Guam 19 Yaş Milli Takımı'yla yapılacak maç kafalardaydı. Ama aslında herkes 7-1 biten maçın hiç bitmemiş olmasını diliyordu.

 Guam Milli Takımı'yla yapılacak maç için sahaya geldiler. Klasik bir takım konuşmasının ardından maç başladı. İlk 20 dakikaya Pohnpei iyi başlasa da bireysel hatalarla skor bir anda 2-0 olmuştu. Geri düşmüşlerdi. Devre sonuna kadar oyunu ellerinde tutmalarına rağmen skor 3-0 olmuştu. İlk yarı bu şekilde sona erdi. Maçın başında çiseleyen yağmur ikinci yarının başında dehşet bir sürate ulaştı. Göz gözü görmez oldu. Yağmur Pohnpei'nin en sevdiği şeydi. Bunu avantaja çevirmek istedilerse de başarılı olamadılar. Hakem bu şekilde devam edilemeyeceğini her iki takım antrenörüne de iletti ve maç 3-0 Guam Milli Takımı lehine tescil edildi. Bu maçı kaybetmişlerdi ama onlar zaten çoktan tarihe geçmişlerdi.
Pohnpei'ye döndüklerinde sadece tarihe geçmediklerini anladılar. Zaferi kazanan oyuncular halkın yoğun ilgisiyle karşılaşıyordu. Çocuklar, zaferi kazananlardan o anları anlatmalarını istiyordu. Eskiden kurbağaların ev sahibi olduğu saha artık futbol oynamak isteyen gençleri ağırlıyordu. Peri masalı gerçek olmuştu, başarmışlardı.

Salt halkın değil Mikronezya Federal Devleti'nin de dikkatini çektiler. Futbol artık öncelik önemi edindi. Dilshan Pohnpei futbol takımının antrenörüydü ve artık bir maaş bile alacaktı.

Paul Watson delice tutunduğu hayaline kavuşmanın haklı mutluluğunu yaşadı. Belki de hala yaşıyordur. 2014 yılında Moğolistan takımı Bayangol'dan gelen teklif üzerine oraya gitti ve orda teknik direktörlük yapmaya başladı. Futbol hala kirletilemeyecek kadar güzel. Dünyanın bir ucundaki insanların umut ışığı ve çocukların gözlerindeki sevinç parıltısı...
Paul Watson ve macerasına dair bir belgesel projesi var Matt Conrad'in. 

Şöyle bir site tasarlamışlar. Belki ilginizi çeker.


Derleyen : Onur GARİP 

26 Mayıs 2015 Salı

İstifa Et Başkan / Kurumsallaşma Süreci ve Ali Koç'un Küstürülmesi (2010)


Doğru hamle doğru zamanda yapılmaz ise...

Doğruluğunu ve geçerliliğini yitirir...

Aziz Başkan,


2006 - 2007 sezonu bitiminde ayağına gelen fırsatı,sırf kişisel egosu ve inadı 

uğruna elinin tersi ile itmiştir...!!!

Fenerbahçeli iş adamlarının,transfer karşılığı hibe edeceklerini taahhüt ettiği 60 


milyon USD'yi,sırf o insanlara gebe kalmamak adına,paranoya ve ego'suna 

yenilerek,kullanmamıştır...!!!

Kulübün o sezon harcadığı para ile birleştirildiğinde,100 milyon USD'lik bir 


transfer bütçesinden bahsediyoruz ...!!!

100 milyon USD ile değil Tank gibi Uçak Gemisi gibi takım kurulurdu ...!!!

Fenerbahçe'nin 10 yılı garanti altına alınırdı ...!!!

İllaki UEFA kupasını alırdın ...!!!

Marka değerin artardı...

O parayı da rahat rahat çıkartırdın...!!!

Ama Aziz Başkan ne yaptı Ney

Camiayı Endüstriyel futbol'a feda etti ...!!!

12 yıl oldu ...!!!

Avrupa'da Sportif başarın yok ...!!!

İnter'i yendin,Sevillayı eledin,Chelsea'yı perişan ettin ...!!!

Öyle bir rüzgar yakaladın ki,yapan gereken tek şey,o rüzgarı da arkana alıp,

100 milyon USD ile Avrupada ses getirecek,Turkcell süper liginin tozunu atacak,

rakiplerinle aranda kapanmayacak bir mesafe açacak,bir takım kurmaktı ...!!!

Yapmadın ...!!!

Ne uğruna Ney

İnat,Ego ve Paronoya ...!!!

İşte bugün gelinen nokta ...!!!

Camia'da kan gövdeyi götürüyor ...!!!

İnsanlar aslında farkında asıl suçlunun da,

Benim gösterdiğim cesareti gösteremiyorlar...!!!

Hatayı ve suçluyu farklı yerlerde aramak zorunda hissediyorlar kendilerini...

Genlerimizde var,

Minnet duygusu ile doluyuz...

Geçmişte alkışlayıp,

Bizi bırakma,

Tesis,ekonomik güç,stad, yaptın,

Grupları bitirdin,

Senin gibi başkan gelmez dediğimiz adama,

Şimdi git demek zorumuza gidiyor...!!!

Öyle ya,

Yaptıkları ortada,

inkar edenin gözü çıksın...

Ama bir adam Balık avlayacağım diye,doğal ortamı yok ediyorsa...

zararlı zararsız ayrımı yapmadan,ortalığı ateşe veriyorsa...

Yav yanlış yaptın başkan diyeni dahi kovalıyorsa...

Yanında yalnızca onay makamı istiyor ve bunlara pirim veriyorsa...

Paranoya halinde her insana hırsız ve Anti Fenerbahçe'li gözü ile bakıyorsa...

Bu camianın gelecekteki En Büyük Başkan adayı Ali Koç'u dahi küstürüyorsa...

Kendi kurduğu yapıyı ve onun getireceği değerleri kendisi erezyona uğratmaya 


başladı ise...

5 senedir sabretmekle ben zaten geç kalmışım...

" Daha fazla yıpranmadan,sevgimiz ve saygımız yitip gitmeden İstifa et Başkan "



************************************************

Kurumsallaşma sürecinde iki kulüp model alınmıştır…

İtalya’dan Milan,İngiltere’den M.United 


Ali Koç’un Başkanlığını yürüttüğü kurul Koç grubunun’da danışmanlığını yapan

yabancı bir danışmanlık firması ile bu iki klübü incelemiş,

hazırlanan raporlarda M.United’in Model alınmasına karar verilmiştir…

Ardından,M.United’ın kurumsal yapısını oluşturan ve denetleyen firma ile

anlaşma sağlanarak,kurumsallaşma süreci başlamıştır…

Firmanın kurumsallaşma haritasını oluşturabilmesi için

Fenerbahçe Spor Klübünden istediği bütün araştırma ve geliştirme

( AR-GE ) çalışması,Ali Koç’un başında olduğu,Koç Grubuna Danışmanlık

veren firma tarafından hazırlanmıştır…!!!

Kurumsallaşma sürecini planlayan,gerekli yapılanma için

kullanılmaya elverişli potansiyel kaynakları belirleyerek,

ülke ekonomisine göre bunların gerçekleştirileceği zaman

ve yol haritasını belirleyen Ali Koç’tur…!!!

Aziz Başkan son derece uzak olduğu ancak yapılmasının

gerekliliğine inandığı bu sürecin yalnızca koruyucusu ve

takipçisi olmuştur…!!!

Bugün gelinen noktada Ali Koç küstürülmüştür..

Sebebi ise,kendisi tarafından oluşturulan kurumsal yapıya uygun 


olmayan yönetim şekli ve kurumsal yapıyı zedeleyecek kararların 

alınmasıdır…

Kurumsallaşma ve Marka yönetimi kitabında aynen şu ifade yer alır…

''Geleneksel yöntemlerle yönetilen bir şirket için en zor aşama,

kurumsal yapıya geçiş ve marka yönetimidir..''


Çünkü,yıllarca kendi kararlarını kendisi almış bir Patron’a

artık sen yalnızca denetleyeceksin ve onay vereceksin demek

ve bunu kabul ettirmek işin en zor ve tehlikeli kısmıdır…

Çünkü,

Kurumsal yapıyı önce patronlar deler…
Gerçekler geçmişte yazıyor ...
Bugünde aramaya gerek yok...


26.02.2010 Müjdat Ural

16 Mayıs 2015 Cumartesi

FC Barcelona'da Elefant Blau Platformu Devrimi !!!!

Barca’nın Altın Dönemi
Barca’da değişim sloganıyla 1978’de Başkanlık koltuğuna oturan, Josep Lluis Nunez’in dönemi 22 yıl sürecek, bu dönemin başlarında Kulüp gelirlerinde ciddi bir büyüme yakalayacak, finansal açıdan düzlüğe çıkacak, üye sayısını ve aktiflerini de önemli oranda artıracak, tüm bu değişimin sonucu olarak  Futbol Tarihi ve İstatistiği Uluslararası Federasyonu (IFFHS) tarafından sportif başarıları nedeniyle, 1997’de“dünyanın en iyi kulübü” seçilecekti. Bu dönemin en özel ve başarılı yılları ise 1990-94 arasında “Rüya Takım”ın 4 kez üst üste İspanya Ligi Şampiyonluğunu kazanması ve aynı zamanda Avrupa Şampiyon Kulüpler Şampiyonu olmasıyla yaşanacaktı.
Parlak sportif başarılarla adeta bir rüya gibi geçen yıllardan sonra, 1995’de sıfır finansal borç ve 30 milyon Euro nakte sahip Barca, Nunez yönetiminin son dönemlerinde yapılan yanlış transferler ve beceriksiz yöneticilerin kötü yönetimiyle ulusal ve uluslararası organizasyonlarda sportif başarısızlıklığın da önemli katkısıyla hızlı bir düşüş dönemine giriyor, sadece birkaç yıl içerisinde 90 milyon Euro’ya ulaşan borçlarında etkisiyle, Kulüp tarihinde görülmemiş bir şekilde üyeler arasında kutuplaşmalar oluşmaya başlıyordu.
Elefant Blau Platformu
Birkaç yıla sığan son derece kısa bir dönem içerisinde, Barca’nın yüzyıllık değerlerindeki hızlı erezyon ve Katalonya açısından büyük önem taşıyan sosyal sorumluluk misyonundaki azalmayla, bir kaos ortamına itilen Kulüpte tepki  gecikmiyor ve Barca değerlerine büyük bir tutkuyla bağlı, onu bir hayat şekli olarak benimsemiş 5 kişilik devrimci küçük bir zümre, Elefant Blau Platformu (Barcelona şehrinin simgelerinden Mavi Fil), uzun vadeli stratejik hareketini 1998 yılında başlatıyordu. Barcelona’lı genç bir avukat olan Joan Laporta liderliğinde, her biri finans, pazarlama, danışmanlık ve denetim alanlarındaki kariyerleriyle kendilerini kanıtlamış olan Elefant Blau Platformu, mevcut yönetimin icraatleriyle Barca’da kuruluşundan beri var olan demokratik kültürü sistematik bir şekilde yok ettiğini ve bu talihsiz gidişatın Kulübü büyük bir ekonomik girdaba sürüklediği gibi, Kulübün gerçek ekonomik durumu hakkında üyelerin her geçen gün daha az bilgiye sahip olma durumunda kaldıklarını öne sürerek, Nunez’in Başkanlıkdan istifasını istiyorlardı.

Oyunu kurallarına göre organize bir şekilde oynayan Elefant Blau, Mart 1999’da 4.600 üyenin imzasıyla bir gensoru önergesi veriyor ve Kulübün yüksek borçları neticesinde bir ekonomik krize girmesinin önlenmesi amacıyla Başkan Nunez’in istifasını resmen talep ediyordu. Laporta ve arkadaşları, Barca’nın önümüzdeki yıllarda belli bir kesim tarafından yönetilmesi ve başka kimsenin bu işe yeltenmemesi amacıyla yüksek borçlanmanın kasden yapıldığını iddia ediyorlar ve 20 yıldan fazla süredir Başkanlık koltuğunda oturan ve yozlaşan Nunez’in artık bu işi götürmemesi gerektiğini üyelere anlatıyorladı. Oylanan önerge 14.000’den fazla üyenin Nunez’in istifası lehine oy kullanmasıyla sonuçlanacak ve 2000 yılı başında Nunez Kulüp Başkanlığından istifa edecekti. Barca hızla yeni Başkanlık seçimlerine gidecek ve Nunez’in 2. Başkanı Joan Gaspart ile Elephant Blau Platformu’nun desteklediği matbaacı ve reklamcı Lluis Bassat kozlarını paylaşacaklar, kıran kırana geçen yarışı ise Nunez statükosunun devamı olan Gaspart, oyların %55’ini alarak kazanacaktı.
Barca’da Statüko Devam Ediyor...
Finansal durumu düzlüğe çıkarmak adına, yeni Başkan Gaspart birazda hazırlıksız olarak Barca’yı yeniden organize etmeye soyunuyor ve bu kapsamda Kulübü; Spor Branşları; Ekonomi & Finans; Pazarlama; Sosyal İletişim ve Aktif Yönetimi olmak üzere 5 ana birime ayırıyor ve tüm birimlerin başına 5 Başkan ve 5 Başkan Yardımcısı atıyordu. Gaspart ayrıca Barca’nın tüm faaliyette bulunduğu alanları 100 direktörün kontrolüne alıyor ve belirsiz görev tanımları nedeniyle efektif olarak çalışma şansı olmayan bu sistemi aradan bir yıl dahi geçmeden lav ediyordu. Gaspart’ın ilk yılı olan 2001’de 92 milyon Euro’luk futbolcu transferi yapılıyor, 2002’de ise transfer ücretleri astronomik bir artışla 189 milyon Euro’ya ulaşıyor ve böylelikle 2 yılda 281 milyon Euro’luk transfer harcaması yapılıyordu. Gaspart Başkanlığa geldiğinde 82 milyon Euro seviyesinde olan net borç, 2 yıl içerisinde 181 milyon Euro’ya çıkıyor ve karşılığında günah keçisi olarak 6 ayda bir değişen 4 teknik direktörle birlikte hiçbir sportif başarı gelmediği gibi, Kulüp üyeleri ve taraftarlar arasında daha da derin bir kutuplaşma neticesinde kaos ortamına sürükleniyor, başarılarla dolu şanlı tarihine rağmen İspanyol basınında alay konusu olarak sıradan bir kulüp olma yolunda tam gaz ilerliyordu. Kulübün gelirleri de önemli oranda düşüş gösteriyor ve üyeler ile taraftarların Kulübün kötü yönetimiyle Barca aşklarına gem vurarak Nou Camp’ı boş bırakmak ve kulüp logolu ürünlere itibar etmemek üzere Kulüplerine yabancılaşmaları, Barca’yı dünya kulüpleri gelir liginde, 2002 yılında 13. sıraya kadar geriletiyordu.
Aralık 2002’ye gelindiğinde hasarlı finansal duruma ve bölünmeye artık yeter diyen 133 Barca taraftar organizasyonu ve 200 üye bir manifesto verecek ve Başkan Gaspart’ın istifasını isteyecekti. Şubat 2003’de açıklanan finansal tablolarla, Barca toplamda 230 milyon Euro ile İspanya’nın en yüksek borca sahip Kulübü talihsiz ünvanını eline geçirecek ve ardından Barca camiasında en azından demokrasinin temel kuralları işleyecek ve böylesine başarısız bir tabloya imzasını atmış olan Gaspart Başkanlıkdan istifa edecekti.
Barca’da Yine Seçim Zamanı, bu sefer Elephant Blau Sahnede...
Ağır finansal yüklerin etkisiyle sosyal açıdan kırılma noktasına gelen Barca’da yeni seçimler Kulübü düzlüğe çıkarmanın belki de son şansı olarak büyük bir önem kazanıyor ve Barca’nın bu zor gününde 6 aday seçimlere girmeye karar veriyor, en büyük aday ise bir önceki seçimleri kıl payı kaybetmiş Bassat oluyordu.
İşte bu aşamada Elephant Blau Platformu, Barca’nın geleceğini şekillendirecek stratejik bir karar alacak ve genç olmaları nedeniyle Kulüp içerisinde tam olarak tanınmamalarına rağmen, bir önceki seçimlerde Bassat’ı desteklediklerinde, Bassat’ın kendi seçim stratejisini kullanarak kendilerini pasifize etmesi neticesinde göz göre göre gelen sandık yenilgisi nedeniyle derslerini acı olarak aldıklarını düşüncesinden hareketle, 6 aday içerisinde kendilerine şans tanımayan yakın çevrelerinin yeniden Bassat’ı destekleme yönündeki telkinlerini kulak ardı ederek, 2003 seçimlerine bu sefer tek başlarına girmeyi tercih edeceklerdi. Rakiplerine göre farklıklarını tüm Barca camiasına göstermeye ant içmiş Elephant Blau Platformu, Barca tarihinde bir ilki gerçekleştirecek ve uzun zamandır bir gölge kabine şeklinde takip ettikleri Kulüplerinin finansal durumunu düzeltmek amacıyla Kulübün finansal modelini yeniden kurgulayacaklar ve ortaya en ince detaylarıyla çalışan bir iş planı çıkacaktı.,

Makrodan mikroya gelerek futbol endüstrisini mercek altına alan iş planın öncelikli tespitleri; futbolun dünyada yılda %10-25 arasında büyüyen önemli bir endüstri haline gelmesi; futbolun iş modelinin ulusaldan ziyade uluslararası bir kimliğe bürünmesi gerekliliği; futbol endüstrisinin global olarak büyük kulüpler ve diğerleri olarak bir yol ayrımına gitmekte olduğu ve Barca’nın yeniden dünyanın büyük kulüpleri arasındaki yerini almak üzere yeni bir strateji geliştirmesinin elzem olduğu şeklinde olacaktı. Bu yeni stratejilerini ise: en iyi oyuncuları almak; ulusal ve uluslararası şampiyonlukları kazanmak; global bazda Barca’ya sadık bir taraftar kitlesini oluşturmak, gelirleri artırmak ve yeniden en iyi oyuncuları almak gibi başlangıçta basit gözüken fakat başarısı detaylarda gizli bir fasit döngü yaratma üzerine oturtacaklardı.
Elephant Blue Platformu, 2003 Başkanlık seçimlerine hazırlanırken hiçbirşeyi şansa bırakmayacak, attığı her adımı önceden planlayarak stratejik düşündüğünü Barca camiasına kanıtlayacaktı. Öncelikle avukat, danışman, spor yöneticisi, küresel şirketlerde ve bankalarda yöneticilik yapmış, Barca değerlerine sahip çıkan ve Kulübü hayatının önemli bir parçası olarak gören koyu Barca taraftarı ve üyesi sıkı bir takım biraraya geliyor ve birbirine bağlı, farklı özellikleri nedeniyle birbirini tamamlayan bu anahtar ekibe, ABD Başkanlık seçimlerinde Bush’un danışmanlığı yapmış politik danışmanlarda seçim için destek veriyordu.
Barca’nın mevcut durumunu detaylı olarak irdeleyen ve kritik durumdan çıkış stratejilerini net olarak anlatan 100 sayfalık iş planının Barca tarihinde bir ilk olarak hazırlanarak, tüm üyelere gönderilmesi,“komple değişim” mesajlarının altının zamanı belirlenmiş projelerle doldurularak kamuoyuna yansıtılması, yapılan toplantılar ve ülke basınının efektif olarak kullanılmasıyla, yapılmak istenenlerin başta üyeler olmak üzere Barca taraftarlarıyla açık olarak paylaşılması gibi hedefe ulaşan rasyonel stratejilerle Elephant Blue Platformu, seçim kampanyalarının başında anketlerde %2 civarında olan oy oranlarını, 2 ay gibi kısa bir sürede %30’lara çıkararak, ana Başkan adayı Bassat’la olan arayı kapatacak ve Haziran 2003’de yapılan seçimlerde, Barca tarihinde rekor sayıda üyenin (27.138) oylarını alarak, %53’e karşı %32 ile Bassat’a açık bir üstünlük sağlayarak yönetimi devralacaklardı.
Artık Barca’da değişim rüzgarları bütün süratiyle esmeye başlamıştı.
Biraz da Elephant Blue Platformu’nun Barca’da büyük bir başarıyla uyguladıkları köklü reform stratejilerinden bahsedelim.
FC Barcelona: Bir Başarı Öyküsü - II
Geçen hafta FC Barcelona’nın (“Barca”) 1899’da kuruluşundan bu yana geçen koca bir asır sonucunda köhneleşen ve imajının ciddi oranda sarsılmasına yol açan eski yönetim modeli ile organizasyon yapısından basetmiş ve bir avuç Barca sevdalısının bu yapıyı değiştirmeye yönelik uzun vadeli stratejileri neticesinde  Barca tarihinde rekor destekle yönetime gelişlerini anlatmıştım. Bu hafta ise Kulübü yönetmeye başlayan Elephant Blue Platformu’nun yıllardır Kulübün içerisinde oluşmuş ve Kulübü rekabetçi yapıdan uzaklaştıran statüskoyu kırarak büyük bir başarıyla uyguladıkları köklü reform stratejilerinden bahsedeceğim.
İspanya’da Futbolun Genel Yapılanması
Barca’nın yeni yönetim ekibinin reform stratejilerinin altında İspanyol futbolunu, özellikle de La Liga’nın genel yapılanmasını iyi etüd etmesi yatmaktaydı. Tarihsel olarak İspanya’da spor dernekleri, kar amacı gütmeyen sosyal organizasyonlar olarak faaliyetlerine başlamışlar ve adına “soci” denilen dernek üyeleri tarafından sahiplenilmişler ve bu tarihsel yapı herhangi bir kişi veya kurumun Kulübün sahibi olmasının engellenmesinin sigortası olmuştur. 1990’ların başında İspanyol ekonomisinin periyodik olarak yaşamakta olduğu ekonomik krizlerden biri sırasında, dönemin İspanyol Hükümeti spor kulüplerini A.Ş. statüsüne geçmeleri için zorlayacak ve bunun neticesinde sadece 4 büyük İspanyol kulübü, Barca, Real Madrid, Athletic de Bilbao ve Osasuna, kamuoyundaki güçlü etkileri sayesinde ayrıcalıklı olarak muamele görerek bu akıbetden paçayı sıyıracaklardı. Bu 4 büyük Kulüp, yüzyıl kadar evvel kuruldukları şekilde “Spor Derneği” olarak eski yönetim tarzlarıyla yönetilmeye devam edeceklerdi.
Barca’nın Eski Organizasyon Yapısı
Barca’da seçimler 4 yılda bir Başkan ve Yönetim Kurulunu belirlemek üzere yapılmakta, en az 1 senelik üye olan 18 yaşın üzerindeki Kulüp üyeleri seçimlerde oy kullanabilmekte. Her 2 yılda bir, noter huzurunda çekilen kura ile belirlenen 2.500 Kulüp üyesi, en kıdemli 600 üye ve Yönetim tarafından seçilen 60 üye bir Kongre çatısı altında biraraya gelerek, Kulübün İdari Organı’nı oluştururlar ve periyodik toplantılar ile Yıllık Olağan Genel Kurul Toplantısı’nı yaparak yönetimin icraatlerini denetlerler. Sözkonusu 3.160 Kulüp üyesinin en fazla %10’unun toplantılara katılmasının olağan karşılanmasıyla birlikte, toplantılara katılan üyeler Kulübü ilgilendiren tüm hususları aralarında tartışırlar ve gerektiğinde karar alınması için oylamaya başvururlar. Organizasyon şemasına gelince, Kulüp tüzüğüne göre Başkan, 3.160 üyeden oluşan Kulübün İdari Organı’na rapor etmekte ve 14 kişiden oluşan Yönetim Kurulu ile birlikte herhangi bir ücret almadan görev yapmaktaydı. Barca tarihi boyunca Yönetim Kurulu düzenli olarak toplanmakla birlikte, Yönetim Kurulu üyelerinin zamanlarının çok az kısmını Kulübü yönetmek için kullanması son derece doğal karşılanan bir davranışdı. Bu davranış kalıbının doğal bir sonucu olarak sorunlara kalıcı çözüm bulunmadan anlık aksiyonlarla gün kurtarılıyor, projeler ciddiyetle ele alınmıyor, Kulüp işleri Yönetim Kurulu üyelerinin tanıdıkları olan yetersiz profesyonellere teslim ediliyor, yıllık hedefler doğru olarak belirlenemiyor, konulan hedefler takip edilmiyor, başarılar karşısında ödül, başarısızlıklar karşısında ise ceza sistemi mevcut olmadığından, kimin ne yaptığı tespit edilemiyor, alınan yanlış kararlar neticesinde borçlar tavan yapıyor, karşılığında sportif başarı gelmiyor, üyeler içten içe bölünerek Kulüplerinden uzaklaşıyor ve bu kaos ortamı içerisinde Kulübü yönetmek imkansız bir hale geliyordu.
Bütün bu olumsuzlukların doğal bir sonucu olarak, yanlış iş planları neticesinde ortaya çıkan stratejik kararları, sonuçlarını fazlaca umursamadan uygulayan ve Kulübü finansal, sportif ve sosyal açıdan bir türlü başarılı bir konuma getiremeyen Başkan ve Yönetim Kurulları, ne yaparlarsa yapsınlar ibra olunmakta, denetim ve sorgulama fonksiyonlarını layikiyle yerine getirmeyen üyeler ise “her ne olursa olsun, gelenekler gereği” Olağan Genel Kurullarında ibra ettikleri yönetimleri ayakta alkışlayarak, hep beraber “mutlu ve umutlu” bir şekilde evlerinin yolunu tutmaktaydılar.
Elephant Blue Platformu Kulübün uzun zamandır etüd ettikleri ve endüstriyel futbolun gerçekleriyle uyuşmayan bu gayriciddi yönetim felsefesini rasyonel yönetim kalıplarıyla değiştirmek üzere dört elle sarılarak işlerine başladılar.

Elephant Blue Platformu İş Başında...
15 Haziran 2003’deki seçim sonrası hemen iş başı yapan, seçim öncesinin eski gölge kabinesi, sonrasının ise yeni Yönetim Kurulu aralarında daha önceden kararlaştırdıkları görev dağılımını hızla efektif hale getirecekler ve detay diagnostik bir çalışmayla 45 maddelik acil bir uygulama planını devreye sokacaklardı. Yapılan çalışmalar neticesinde Kulübün gerçek ekonomik durumu birkaç hafta içerisinde tespit edilecek ve gerçek zararın, bir önceki Yönetimi tarafından 72 milyon Euro olarak açıklanan resmi rakamdan da fazla, gösterilmeyen vergi ve bazı fonların maliyetleriyle, sözleşme imzalanan futbolcuların tazminatlarını da dikkate alınca 164 milyon Euro olduğu görülecekti.
Elephant Blue Platformu iş başına gelmeden önceki 2002-03 sezonunda Barca’nın gelirleri sadece 125 milyon Euro’da kalıyor, yanlış sporcu transferlerinin yoğun etkisiyle giderler 195 milyon Euro’ya ulaşıyor ve Kulüp 70 milyon Euro zarar ediyordu. Kulübün zarar etmeye devam etmemesi için, 30 Haziran 2003’de iş başına gelindiğinde 1. öncelikli hedef “sıfır bütçe açığı” olarak belirleniyor ve ne olursa olsun zarar edilmemesi önceliğinin sağlanması için Yönetim kendisine tam olarak 12 ay limit koyuyordu.
Acil Aksiyon Planı
Durum tespitinden sonra, Yönetim kendi kaynaklarından 25 milyon Euro’yu sıcak para olarak Kulübün kullanımına sunacak, bununla birlikte, Yönetim, Kulübü karlı çalışan bir hale sokan stratejik iş planını tüm detaylarıyla borçlu Bankalarla paylaşacak ve iş planına onları da inandırarak, Ağustos 2003’de Kulübün iştiraklerine yapacakları avans ödemesi olan 35 milyon Euro’yu Temmuz’da yapmaları sağlanacak ve böylelikle yeni Yönetim finansal darboğazın aşılması için gerekli nakit akımlarını yaratarak neredeyse çıkmaza girmiş olan ekonomik sistemi döndürmeye başlayacaktı.
Yeni organizasyonun beyni olan 5 kişilik anahtar ekip direktör pozisyonlarını doldurmak üzere işlerinden istifa edecek ve herhangi bir ücret almadan, tahminlerinden de kötü olan durumu tersine çevirerek ilk 1 yıllık büyük değişimi kurgulayabilmek ve yönetmek üzere için tüm mesailerini Barca’ya vereceklerdi.

Yeni yönetim, 3 bacağı olan bir uygulama planı geliştirerek; net hedefler ortaya koyacak; organizasyon yapısını değiştirecek ve korkusuzca agresif adımlar atarak değişimi an ve an gerçekleştireceklerdi. Kulübün yeniden kendi ayakları üzerinde durabilmesini sağlamak amacıyla kendilerine 12 aylık bir süre tanıyan yeni yönetim, yeni organizasyon modelinde ağırlıklı olarak eski yönetimlerin akraba ve tanıdıkları, ambiane bir tanımla “adamları” olan Kulübün tüm eski profesyonel yöneticilerinin görevlerine son verecek, belirlenen yeni  organizasyon şemasını geçiş döneminde kendileri doldurarak, iş planlarının “şok fazı” adı verilen başlangıç döneminde 6 ayda organizasyonu ayağa kaldıracaktı. Seçilmiş yönetim her bir ana fonksiyon alanı için çalışma grupları oluşturuyor ve en ağır hasarın olduğu hayati öneme sahip finansal alanda en yoğun çalışmalarını gerçekleştiriyordu.

Yönetim Komitesi 9 kişiden oluşurken, ilk 1 ayda 7 tanesi işden çıkarılıyor, onların görevlerini yeni Yönetim  Kurulu devralırken, departmanlar arası eğitim önem kazanıyordu. Geçiş döneminde organizasyonu yönetmek için iyi reputasyona sahip danışmanlar yönetici pozisyonları için işe alınırken, 1 yıl içerisinde üstün nitelikli yeni personel Barca profesyonelleri arasına katılıyordu. Elephant Blue Platformu yönetiminin Kulüpde bir devrim niteliği taşıyan reform projesinin en önemli kısımlarından biri personelin iyi profesyonellerden oluşması olarak ele alınırken, değişen bu durum kısa bir sürede finansal sonuçlara da yansıyor, Kulüp yeni kurulmuş gibi davranarak, spor kulübü yönetim bilgisi limitli olsa da profesyonel kariyerleri başarılı yeni personelin arasına katmaya devam ediyor ve bu yeni Ekibin yarattığı farklılığın etkisiyle, Kulüp daha ilk yıl operasyonel açıdan kara geçiyordu.

Ekonomik, Sportif ve Sosyal Alandaki Hedefler...
Yeni yönetim hedefini, uygulayacağı küresel marka stratejisiyle Barca’yı ekonomik anlamda başarılı bir Kulüp haline getirmek olarak belirliyor ve bu hedefe ulaşmak için ekonomik, sportif ve sosyal olmak üzere 3 ana fonksiyon alanı oluşturuyordu.

Ekonomik alanda, rekor yıllık zarar eden yüksek mali borca sahip Barca’da öncelikli hedef maliyetleri kısma, gelirleri artırma ve borçları uzun vadeye yayarak yeniden yapılandırmaolarak belirleniyor, bu hedefler için ayrı stratejik planlar ortaya konuluyor ve son tarihleri de belli olmak üzere iddalı bir program en ufak detayıyla çiziliyordu.

Sportif alanda yetkili teknik sekreterlik pozisyonu oluşturuluyor, teknik direktörün sekretere rapor etmesi kararlaştırılıyor ve finansal hedefler doğrultusunda sadece 1 yıldız alımı hedefleniyor, sportif başarı hedefi ise ilk yıl için 2. planda tutuluyor, İspanya Ligi’ni ilk 4 arasında bitirerek Şampiyonlar Ligi’ne katılma hakkını elde etmek tek başarı kriteri olarak belirleniyordu.

Sosyal alanda ise hedef, yoğun bir kutuplaşma yaşanan taraftar ve üyeler arasındaki ilişkiyi düzelterek bunları birbirlerine ve Kulübe entegre etmek olarak belirleniyor ve son yıllarda unutulmaya başlanmış Barca değerlerinin yeniden ön plana çıkarılması olarak amaçlanıyordu.

Son derece detaylı olarak hazırlanış ve saat gibi tıkır tıkır işleyen iş planı meyvelerini vermekde gecikmeyecek ve banka borçları 151 milyon Euro’luk bir sendikasyon kredisiyle 2010 yılına kadar yayılacaktı. “Sıfır” bütçe açığı hedefiyle, başta futbolcular olmak üzere sporcu sözleşmeleri, kendileriyle yeniden görüşülerek pazarlık edilecek ve neredeyse tamamının kabulüyle garantili ödeme yerine performans bazlı ödeme sistemine geçilecek ve böylelikle sporcu ücretlerinde %23’lük azalma sağlanacak, özellikle futbolun yönetiminde büyük önem taşıyan ücret/ciro rasyosu %88’den, önemli bir düşüşle ideal bir oran olan %50’ye indirilecekdi.

Haftalık raporlama ile giderler kuruşu kuruşuna takip edilecek, gelirleri artırmak için ise üye aidatları %40 oranında yükseltilecek, aidiyet duygusunu artırmak ve Barca’nın en önemli aktifi olarak öne çıkan üye unsurunu daha efektif olarak kullanmak üzere Kulübe 50.000 yeni üye kazandırılarak, üye sayısı 150.000’e çıkarılacaktı. 2006-07 sezonunda, her Kulüp üyesi Barca’nın bir parçası olma onuruna ulaşmak amacıyla yılda 142 Euro öderken, Barcelona şehri dışında yaşayan üyeler lokal üyeler kadar ekonomik avantajlara sahip olmamakla birlikte; bedava müze turu, maç günü biletlerini almakda öncelik, indirimli maç günü bileti alma gibi maddi, biraz uzakdan da olsa camianın bir parçası olma gibi manevi avantajlar elde ediyorlardı.

Sezonluk futbol kombine kartlarında daha ilk yıldan önemli oranda zam yapılacak, eski Yönetimlerin tanıdıklarına verilen bedava biletler bıçak gibi kesilecek, Kulüpde yıllardır beklenilen köklü ve olumlu değişimi fark eden üye ile taraftarlar ise bu tarihi dönemeçde kendi paylarına düşen rolü oynamak üzere 98.800 kişi kapasiteli Nou Camp’da doluluk oranını %100’e taşıyacaktı.

Bu arada Stadda 36 yeni loca inşa edilecek ve hemen satılacak, şimdiye kadar sadece futbol katedrali olan Nou Camp, firmalar için düzenlenen akşam yemekleri, toplantılar, galalar, havai fişek şovları ve futbolcuların hazır bulunduğu imza toplantıları gibi aktivitelerle haftanın 7 günü 24 saat durmadan çalışan ve para kazanan bir eğlence merkezi haline dönüşecekti. TV De Catalunya ile 5 yıllık, yıl başına 54 milyon Euro’luk yayın anlaşması yapılacak ve kısa süreye sığdırılan bu inanılmaz atılımla, gelirler 1. yılın sonunda %37 oranında artarak, Kulübün 1,5 milyon Euro operasyonel kara geçmesini sağlayacaktı.  

Barca’da ekonomik açıdan büyük bir başarıyla sonuçlanan 1. reform yılı sırasında, camiada oluşan pozitif enerjiyle futbol takımının şansı ligin sonlarına doğru yaver gidiyor ve 2000 Avrupa Şampiyonasında Hollanda Milli Takımını çalıştırdıkdan sonra ilk önemli sınavı için Barca Yönetiminin tam desteğiyle ilk transfer olarak 5 yıllık sözleşmeyle takımın teknik direktörlüğüne getirilen sadece 41 yaşındaki Rijkaard liderliğinde sanki bir kolej takımıymış gibi birbirlerine kitlenen ve Nou Camp tribünlerinin yoğun desteğini alan tek yıldızı Ronaldinho’nun da önemli katkısıyla, futbol takımı 2003-04 sezonunu Real Madrid’in ardından 2. sırada bitirerek uzun yıllar sonra Şampiyonlar Ligi vizesi alınıyor, böylelikle sportif başarı hedefini tutturan Kulüp önemli bir gelir kalemine daha kavuşuyordu.

Reformlar 1. yıl sonrasında da Barca’da hız kesmeden devam ediyor, kriz yılını borcun yeniden yapılandırılması ve üyelerden yeni kaynak girişiyle bertaraf eden Kulüp, TV kanalı Canal Barca’yı kuruyor ve 25.000 öde-izle müşterisiyle ilk yıldan karlı bir hale getiriyordu. 2006’da TV sözleşmesinin son 2 yılı 210 milyon Euro’ya MediaPro’ya devredilecek, sonrasında ise yıllık 150 milyon Euro’ya 5 yıllık anlaşma yapılacaktı. Nike ile teknik sponsorluk için %50-50 JV kurulacak ve yıllık 30 milyon Euro gelir getiren bir hale getirilecekti.
Bu önemli ekonomik başarılar sportif alana da yansıyacak, 2003-2007 dönemine 2 lig Şampiyonluğu ve 1 Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu sığdırılacaktı.

Tüm bu başarılar Kulübün hiçbir aktifi satılmadan ortaya çıkıyor ve Barca Yönetimi, Nou Camp ile yanındaki 15.000 kapasiteli stada ek olarak, bir paten pisti, 8.000 kişilik kapalı spor salonu, genç oyuncular için yurtlar gibi varlıklarını elinde tutmayı başarırken, 300.000 m2’lik bir spor kompleksi yatırımını da gerçekleştirerek, 2006’da kullanıma açıyordu. Kusursuzca uygulanan doğru stratejilerle gelirlerin önemli ölçüde artışının etkisiyle, sportif başarılar sadece profesyonel futbol branşıyla sınırlı kalmayacak, Barca’nın diğer profesyonel branşları basketbol, hentbol ve hokeye de yansıyacak, bunları amatör branşlar olan voleybol, atletizm, rugby, beyzbol, buz pateni, bisiklet, salon futbolu ve bayan futbolunda ard arda kazanılan başarılar takip edecekti.

Yeniden Yapılanmanın Sonuçları...
Elephant Blue Platformu’nun iş başına gelerek köklü değişimi başlattıkları, 2003 Haziran’ında toplam 230 milyon Euro borç, 110 milyon Euro oyuncu ücreti (%88 ücret/ciro rasyosu), sadece 123 milyon Euro ciro, 164 milyon Euro gerçek zarar ve 1999-2003 arası “sıfır” kupa ile 2003 sezonunda lig 6.cılığından; sadece 4 yılda gelinen tabloda; ciro 290 milyon Euro’ya ulaşmış, dünya gelirler liginde 13.’lükden 3.’lüğe gelinmiş, %50’ye düşürülen ücret/ciro rasyosunun da olumlu etkisiyle bütçede hiçbir yıl açık verilmemiş, yeni borç alınmamış; ilk yıldan itibaren operasyonel karlılık sağlanmış; her gelir kaleminde 2 kattan fazla artış yaşanmış; bunlar yapılırken Kulübün hiçbir varlığı satılmamış ama yeni tesisleşme yatırımları yapılmış; taraftar ve üyeler arasında birlik sağlanmış, üye sayısı artmış ve “bir futbol kulübünden çok daha fazlası anlayışı” sadece sportif başarı endeksli anlayışın yerini almıştır.

İşte tüm bu önemli başarılar, son dönemlerde dünya kulüplerinde yaşanan değişimler içerisinde Barca’yı farklı bir konuma sokuyor ve mükemmel bir şekilde organize edilen değişim süreci Barca markasını küresel bazda değerli bir konuma taşıyarak, tüm spor kulüpleri için önemli bir gösterge ve rol modeli haline getiriyordu.
Kaynak: Deloitte, 2006/2007 Football Money League, Şubat 2008

29 Ağustos 2014 Cuma

SÜPER LİG 2014-2015 SEZONU BAŞLARKEN TAKIM KADROLARI VE İDEAL 11'LERİ !!!


AKHİSAR BELEDİYESPOR




TRANSFER RAPORU
* Son gün Trabzonspor'dan Kadir Keleş'i kiraladılar.

TAKIM KADROLARI



* Bu sezon büyük bir değişime gittiler.Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu'nun sadece Milli takım yardımcı antrenörlüğü görevini yürütmek istemesinden sonra gene bir proje teknik adam
Mustafa Reşit Akçay'ı getirdiler takımın başına.Ve kadroda hem sayısal anlamda revizyona 
gittiler hem de sistem anlamında değişiklik yapacaklar.
 9 yeni futbolcu transfer edip içerinde banko 11'de oynayan oyuncuların da olduğu 
13 futbolcu gönderdiler.
 En dikkat çekici transfer hamleleri ;
 250 bin euro kendisine 70 bin euro da kulübüne isteği üzerine ödedikleri Omar Niasse'yi Haziran başında sözleşmesini uzatıp 5,5m.euro'ya Lokomotiv Moskova'ya satmaları ve yerine bir önceki sezon oynayan Teofanis Gekas'ı tekrar aldılar.Halef-Selef bu kez  durumu bu kez tersine oldu Gekas'ın yerine alınan Niasse büyük bir kar ile satıldı bu kez  Nisasse'nin yerine Gekas alındı.

 Diğer önemli hamleleri ; 
Stoper de Brezilyalı Douglas Ferreira (Douglao)'yı almaları. 
28 yaşındaki oyuncu son olarak Katar liginde kiralık oynamış.Önceki takımları ise Coritiba,
İnternacional,Rio Claro, Nantes (Fransa),Kavala (Yunanistan) ve Braga (Portekiz)

Saidi Ntibazonkiza.Burunduli.27 yaşındaki Sol kanat oyuncusu son olarak Polonya'nın
Cracovia takımında oynamış.

Gilles Arnaud Sutchuin Djoum.Kamerun asıllı Belçikalı oyuncu.25 yaşındaki orta saha
oyuncusu son olarak Hollanda'nın Roda takımında oynadı.Belçika U19 ve U20 
takımlarında da oynadı.

Didier Zokora.Açıkcası bu herifin hala bu ülkeden ekmek yedirilmesi düşüncesinden utanıyorum.Mustafa Reşit Akçay eski öğrencisini Bilal'i hücumda daha iyi değerlendirmek üzere arkasında oynatmak için bu tip'i almış.

Mustafa Reşit Akçay sistemi de değiştiriyor mecburen.Niasse varken hızlı hücuma çıkmayı
iyi yapan,defans arkasına koşularla işleyen sistemi şimdi Gekas ile ceza sahası içinde etkili
olan forvet ağırlıklı sisteme dönüştürecek.
 Akçay ayrıca Çağdaş Atan'ın yerine Sol bek'e Çağlar Birinci'yi almasına rağmen 
Güray Vural'ı Caner Erkin gibi Sol bek oynatmak istiyormuş.

İDEAL 11'LERİ

Mustafa Reşit Akçay'ın elinde alternatifli iyi bir kadro var.
Sağ bek de Ahmet Cebe yerine Kerim Zengin,Mehmet Akyüz gibi ofansif isimler veya
Sonko'yu Stoper'e yerleştirip Uğur Demirok'u da deneyebilir orada.
Orta Saha da yeni transfer Arnaud Ön liberoda,Bruno da ileri de Gekas'a iyi alternatif
isimler.Ayrıca Çağlar Birincide Sol bek alternatifi.Güray Sol öndeki yerinde de oynayabilir.

BALIKESİRSPOR



TRANSFER RAPORU

TAKIM KADROSU



Ligin yeni takımı.Kendilerini 2 lig atlatan Şampiyon teknik adam İsmail Ertekin ile
devam ediyorlar.Doğru karar.3.sezonu olacak.İstikrar önemlidir.
1.lig kadroları hemen hemen değişti bu genel de doğru değildir ama 
gerçekten yetersiz kalacaktı.Önemli transferlerle iyi bir kadro yaptılar.
Başarılı Başkan Tuna Aktürk Belediye seçimlerinden sonra yeni Başkan'ın
desteğini alamasa da elinden geleni yapıyor 3 yıl içinde Avrupa kupalarına
katılacak bir takım hedefliyoruz diyor.
Önemli transferleri ; 
Gökhan Ünal ve Sercan Yıldırım gibi düşüşte ve yeniden çıkış arayan eski yıldızlara
bir ikinci şans verdiler.
Yabancı transferleri ; 
En önemli transferleri Alanzinho.Gerçekten tam bir maestro.Ölü Gökhan Ünal ve
Sercan Yıldırım'ı diriltecek kadar etkili servis yapıyor.
Nuno Andre Coelho.28 yaşındaki Stoper Portekiz'in Braga takımından.
Ronald Vargas.28 yaşındaki Venezuela'lı Orta saha oyuncusu Belçika'nın Anderlecht takımından70 günlük bir çaba ile alındı.AEK,Sevilla gibi talipleri vardı CL oynamış çok
 etkili bir oyuncu.

Andre Santos.
25 yaşındaki orta saha oyuncusu Portekiz'in V.Guimares takımından.
Portekizli oyuncu daha önce İspanya'nın Deportivo La Coruna ve Portekiz'in
Sporting Lizbon takımında forma giymişti.

Ante Kulusiç.Gençlerbirliği'nden tecrübeli Stoper.
İDEAL 11'LERİ : 


Kalede sıkıntı yaşayacaklarını düşünüyorum.Geçen sezon Şampiyon olurken de 
Gana'lı Richard Kinson'un facia performansını Emrullah Şalk örtmüş ve
toparlamıştı.Tecrübeli Kenan Hasagiç'i TC.pasaportu ile oynatmak istediler ama
olmadı.Trabzon'dan Zeki Ayvaz'ı kiraladılar.İkisi yeter mi ? işareti.
 Defans göbeği Stoperler iyi.Alternatifleri geçen sezondan Hasan Hatipoğlu ve Şanlıurfaspor'dan alınan Abdülhamit Bilici.
Sağ ve Sol bekler de idare eder.Sağ bek alternatifi
Fenerbahçe'de birden parlayıp kaybolan Okan Alkan yeniden doğuş arayacak.
Sol bek alternatifi Manisaspor'dan alınan Bülent Cevahir.
Ön liberoda 6.yabancı konumunda kalan Khalifa Jabbie de var.Yerli alternatif
Aykut Çeviker ve Manisaspor'dan Eray Ataseven. 
Forvet arkasıAlanzinho ve Vargas çok iyi obsiyonlar zaten.
Sercan Yıldırım'ı Sol kanat da oynatıyor Ertekin.
Sağ da İlhan Depe veya Golcü Muğdat şans bulabilir.
En uçta Gökhan Ünal yeniden doğuşu oynayacak.Alternatifleri Muğdat Çelik,
Ali Öztürk,Manisaspor'dan Murat Gürbüzerol ,Burak Çalık,Sinan Uzun  gibi.

BEŞİKTAŞ


TRANSFER RAPORU
* Son gün Ukrayna'nı Metalist Kharkiv takımından Arjantinli Orta saha oyuncusu
Jose Sosa'yı kiraladılar.
Gökhan Süzen'i de bedelsiz olarak ücretinin bir kısmını karşılayarak Gaziantepspor'a
kiraladılar.

TAKIM KADROSU

İDEAL 11'İ : 



Bu sezon geçen sezon kaçırdıkları 2.liği yakalarlar.

BURSASPOR



TRANSFER RAPORU
* Son gün Fransa'nın  Sochoaux takımından 23 yaşındaki forvet oyuncusu 
Cedric Bakambu'yu aldılar.

TAKIM KADROSU

İDEAL 11'İ  ; 

Kalede sorun yaşayacaklarını düşünüyorum.Yabancı kontenjanı ve maliyet yüksekliği
nedeniyle Frei'den kurtulmak istiyorlar.Harun'un yedeği genç Onurcan Piri.
Defans sağlam bekler ve Stoperler olarak Civelli gitmezse iyi alternatif.
Holmen ve Josue transferleriyle tabii Avrupa'dan elendikten sonra Şenol Güneş'in
eli genişledi Holmen yedek bile kalabilir kontenjan meselesinde Traore veya
O oynayacak.Belluschi ve Josue üretkenlik sağlayabilir forvete destek konusunda.
Tabii Porto'dan gelen Josue'nin performansı belirleyici olacaktır
Kanatlarda Aydın Karabulut'u çizdi Güneş Sol da Ferhat ve Ozan İpek oynar
Sağ da Volkan Şen.Fernandao'ya alternatif yabancı arıyorlar.Enes,Batuhan olmuyor.
Geçen sezon 8.olmuşlardır yabancı santrfor da alırlarsa bu kadro ile ilk 5'e
oynamaları lazım.

Ç.RİZESPOR

TRANSFER RAPORU

TAKIM KADROSU
TFF Sitesinde henüz lisanlar çıkmamış.

İDEAL 11'İ : 



Kalede Serkan Kırıntılı ve Aykut Erçetin sorun yaratmazlar.
Sağ ve Sol bek yedeklerini herhalde bol miktarda olan Stoperler den bozarak yaparlar.
Godfrey Oboabona,Sezer Özmen,Orhan Ovacıklı,Oğuzhan Berber Stoper alternatifleri.
 Orta saha da Ön libero da Kıvanç'ın yerinde Kağan Söylemezgiller de oynayabilir.
10 numara alternatifleri Antalyaspor'dan Murat Duruer - Sol da da oynayabilir - ve 
Kayserispor'dan Engin Bekdemir .
Kanatlarda Liman Abdi,Eren Albayrak.Ümit Korkmaz. 
Kweuke'nin alternatifleri de Deniz Kadah ve Tevfik Köse.
3 yıllık sözleşme imzalayan Mehmet Özdilek Holosko'nun kiralanmasıyla biraz
rahatladı.8 yabancıyı tamamladılar Kweuke'ye bir şey olursa zorlanabilirler.

ESKİŞEHİRSPOR

TRANSFER RAPORU

TAKIM KADROSU



İDEAL 11'İ 

Ertuğruls Sağlam 2.senesinde hem ekonomik sıkıntı çeken yönetimini rahatlatmak
 için hem de Kamara,Servet,Necati gibi yaşlı oyuncuları genç oyuncularla değiştirmek
için akıllı bir transfer politikası izledi.Transferi gündemde olan Erkan Zengin ve Tarık
Çamdal'ın satışı olmadığı için de böyle temkinli davrandılar.Ancak bir iki güne
Tarık Çamdal gs'ye gidecek büyük olasılıkla - üzülürüm - 
Buna rağmen fena kadro kurmadılar.
Kalede Boffin'in alternatifleri Sinan Ören,Kayacan Erdoğan ve Altay'dan yeni
transfer Ali Şaşal  Vural.
Defans ilk haftalar sakatlık problemiyle sıkıntılı.Defansın göbeğindeki ideal ikili
Diego ve Akaminko sakat 5 hafta falan kaçıracaklar sanırım.Onlar gelene kadar
tecrübeli kaptan Sezgin Coşkun,yeni transferler Fethiyespor'dan Birol Parlak
ve Nürnberg'den Berkay Dabanlı idare edecekler.
Sağ bek alternatifi zaten Tarık gidince orada Kamil Ahmet Çörekci oynar.
Sol bek de yeni transfer Ergün Teber ve Özgür Çek rekabet edeceklerdir.
Orta Sahada ön libero hala sakat olan Aytaç Kara döndüğünde iyi alternatif.
Kanatlarda Erman Kılıç en iyi alternatif.Tabii Serdar Özkan'ı forvet arkasına koyduk
ama kanatlarda da oynar ve Erman ile yer değiştirebilirler.Serdar Özkan'ı
almaları iyi oldu onlar için Sivas'dan ayrılmıştı.
Orta sahada Causiç,Erkut,Onur Bayramoğlu gibi genç yetenek alternatifler de var.
Sol ayaklı ancak sağ kanat da oynayan yeni transfer İbrahim Sissoko ofansif forvet de
oynayabiliyormuş.23 yaşında Wolfsburg'dan gelen bu oyuncunun kariyerinde 
Panathinaikos,Deportivo var.

Forvet de en iyi transfer Santrfor Rogelio Funes Mori.Benfica'dan kiralanan
Arjantinli oyuncu 23 yaşında.Geçtiğimiz sezon River Plate ve Benfica II takımında 
13 gol atmış.Adından çok söz ettirecek bir transfer.
Mori'nin alternatifleri Bjk'den Ömer Şişmanoğlu ,Bochum'dan Mirkan Aydın
ve Wolfsburg 2.takımında 21 yaşındaki Andaç Güleryüz.
Kadroda 7 yabancıları var.8.yabancı Henri Bienvenü ise idmanlara çıkmıyor
Eskişehir de mekanlarda takılıyormuş.(transfermerkez)
  Hedefleri ilk 4 Avrupa Kupalarına katılmak,kupada final oynamak.
Geçtiğimiz yıl 12.olup kupada final oynamışlardı.Ertuğrul Sağlam seneye
açılacak yeni stadımızda Avrupa kupası oynamak hedefimiz diyor.

FENERBAHÇE

TRANSFER RAPORU

                                          Semih Ergül - Alanyaspor'a 2 yıl kiralandı.

TAKIM KADROSU
* 28 Ağustos 2014.Şu an Saat : 20.30 ve Diego'nun lisansı hala çıkmadı.

İDEAL 11'İ;

* Fenerbahçe 'kendi ayağına kurşun sıkmazsa' defalarca olduğu gibi bu 
Başkan,yönetim ve teknik direktöre rağmen bile Şampiyonluğun favorisidir.

GALATASARAY

TRANSFER RAPORU
* Son gün Napoli'den Goran Pandev ve Blerim Dzemaili ile Eskişehirspor'dan
Tarık Çamdal'ı aldılar.
Amrabat'ı Malaga'ya,Danny'i Granada'ya,Ontivero'yu Gaziantepspor'a kiraladılar.

TAKIM KADROSU

İDEAL 11'İ ; 

Transferin son günlerinde Sağ bek (Tarık Çamdal),Stoper ve Santrfor alacaklar.
Ona göre bu 11 değişecektir.Bu sezon ilk 2'ye giremezler.

GAZİANTEPSPOR

TRANSFER RAPORU
* G.Saray'dan Ontivero,Beşiktaş'dan Gökhan Süzen 

TAKIM KADROSU
Daha lisanslarını çıkaramadıkları çok oyuncu var.

İDEAL 11

Elazığspor'u küme düşüren Okan Buruk ile anlaştılar.Takımı yeniden yapılandırıp
gençleştiriyoruz diye 15 yeni oyuncu alıp 14 oyuncu gönderdiler.
Kalede Karcemarskas rakipsiz.5.sezonu.Yedekleri genç isimler 22 yaşındaki
Sercan Hacıoğlu ve St.Pauli'den 20 yaşındaki Alkan Tunca yetersiz görüldü
ve Ts'dan Bora Sevim (30) ve Ç.Rize'den Eray Birniçan (26) alındı.
Defansın sağında El Yasa'nın alternatifi Koray Arslan ve Barış Yardımcı.
Sol bek Şenol Can'ın alternatifi gene Barış Yardımcı.
Stoperlerin ikisi de yeni transfer.Coritiba'dan Chico ilk kez Avrupa'ya çıkıyor.
27 yaşında.Kiralık.Gbenga Arakoyo.Nijerya U20 takımında oynamış 22 yaşında
İsveç'in Mjallby takımından geldi.
Alternatifleri Giles Binya ama sanıryorum gönderilecek.
Orta sahada Ön libero Bekir Ozan uzun süredir bu görevde ve takımda.
Alternatifi Samsunpor'dan Erdem Şen.İbrahim Halil Yaşar da var.
Bu mevkinin yanında Abdülkadir Kayalı,Nürnberg'den Muhammed İldiz
ve Brezilya'nın Commercial takımından 22 yaşındaki Patrick var.
Ancak ileride çift forvet oynatırsa benim yaptığım gibi bu oyuncular
bekleyecek. Ofansif orta saha pozisyonunda yeni transfer John Chibuike.
26 yaşında Norveç'in Rosenborg takımından geldi.
Vücudunu iyi kullanan,tekniği iyi bir oyuncu deniyor.Razak Traore'nin
yerine benzer bir adam almışlar sanırım.Alternatifi VVV-Venlo - Hollanda'dan
gelen Oğuzhan Türk 28 yaşında.
Sağ kanat da geçen yıl iyi performans gösteren Fransa'dan gelen gurbetçi
Mustafa Durak'ın alternatifi 18 yaşındaki genç Mehmet Çolak.
Sol da İbrahim Akın yeniden doğma şansı arayacak.Alternatifi yok Chibuike'yi
burada oynatabilirler.
Forvet de Honduras Milli takımından 32 yaşındaki Carlo Costly.Real Espana
takımından.
Alternatifleri Semih Aydilek,Oğulcan Çağlayan genç yetenek,Türkiye U19 takımından
ve FSV Frankfurt takımından Emre Nefiz (20) ile yeni transfer Fransa'nın Ajaccio
takımından Gine'li  Aboubacar Demba Camara.20 yaşında.4 yıllık.
Geçen yıl kümede zor kaldılar ama bu sezon Okan Buruk düşürdüğü 2.takım
olabilir bu kadroları bence yetersiz.Artık Cenk Tosun da,Traore de  yok.

GENÇLERBİRLİĞİ



TRANSFER RAPORU

TAKIM KADROSU

İDEAL 11'İ ; 

Teknik Direktör Kemal Özdeş daha ilk çalışma sonrası Cavcav tarafından kovuldu.
Yerine Pilot takımları Hacettepe'yi 3.lig'den 2.lig'e çıkaran Mustafa Kaplan getirildi.
Takımın yıldızı Jimmy Durmaz'ı 4-5 m.euro'lara büyük külüplere kakalamaya çalışan
Cavcav elinde kalınca 2m.euro'ya Olimpiakos'a sattı.Jimmy büyük kayıp.
Sözleşmeleri biten ve yenilenmeyen Ermin Zec,Ante Kulusiç,Oktay Delibalta,
Ellerinde Tomiç,Petroviç,Lekiç (Geçen sezon İspanya 2.ligine kiralandı),Smiljaniç
gibi gene sakat Stoper Radzkov gibi yabancılar var elden çıkaramıyorlar.
6 yabancıya lisans çıkardılar Lekiç,Smiljaniç ve Radzkov'un çıkmadı.
Orta sahada kullanabilecekleri Orhan Gülle,Özgür İleri,Doğa Kaya gibi isimler
Sol kanat da Deniz Naki gibi ileride Artun gibi yetenekler de var.
Kalede İsveçli Dahlin'i de kullanabilirler ben yabancı kontenjanını harcamamak için
kullanmadım.
En iyi transferleri Romanya FC Vaslui den 25 yaşındaki Liviu Antal.
Son  2 sezonda 20 gol 16 asist ile oynamış.

Gençlerbirliği bu sezon da korkulu rüya görebilir ancak ayrılan yıldızları ve 
Cavcav'ın can simidi gibi sarılıp sihirli değnek dokunuşu yapan Mehmet Özdilek 
artık yok.Tecrübesiz Mustafa Kaplan bu yetersiz kadro ile ne yapar ? işareti.
Muhtemelen Cavcav sezon içinde Yılmaz Vural veya Hikmet Karaman'a kurtar bizi
hoca diye sarılacaktır. 

İSTANBUL BAŞAKŞEHİRSPOR

TRANSFER RAPORU
* Son gün Beşiktaş'dan Eneramo ile Sezer Öztürk ve S.Arabistan Al Ahli
takımından oyun kurucu Mossoro (Jose Marcio da Costa)'yu aldılar.

TAKIM KADROSU

İDEAL 11'İ ; 


Adı değişen,yeni stad'a kavuşan Belediye takımı Abdullah Avcı'yı
kürkçü dükkanına döndürdü Göksel Gümüşdağ'ı da.
Abdullah Avcı 3 yabancı transferi yaptırdı.
Jeremy Perbet.Villareal'in Fransız Golcüsü.30 yaşında.3 yıllık.
La Liga da 66 son üç sezonda 21 gol atmış.

Alexandru  Epureanu.Moldova Milli takım Kaptanı.Stoper.Anzi Mahaçkale'den.
27 ayşında.61 kez Milli.

Rajko Rotman.Slovenya Milli takımı oyuncusu.Orta Sahada.Sağ kanat.25 yaşında.3+1

Jose Marcio da Costa (Mossoro) 
S.Arabistan'ın Al Ahli takımından 31 yaşındaki Orta saha - oyun kurucu - 
5 sezon Braga takımında oynadı gs'ye de golü atan oyuncuydu.


Ve Semih Şentürk (Hazırlık maçlarında oynamadı),Uğur Uçar,Ferhat Öztorun,
Ufuk Ceylan,Yalçın Ayhan,Volkan Babacan gibi yerli takviyeleri de yapıldı.
 Kalede Ufuk Ceylan ve Volkan Babacan rekabet edecekler.
Sağ bek de Rızvan Şahin ve Uğur Uçar.Sol bek de Ferhat Öztorun ve Alpaslan Erdem.
Stoper de Yalçın ve Epureanu'nun alternatifleri Can Arat ,Orhan Ak.
Ön liberoda Sedat Ağçay ve Mahmut Tekdemir var.Kanatlar da yeni transfer
Rotman,Edin Visca,Enver Cenk Şahin.Semih'i uçtaki Perbet'in biraz arkasında
oynatabilir.Son 2 hazırlık maçında benim koyduğum 11'de Semih yoktu yerine
Ömer Can Sokullu oynadı.Doka var alternatif olarak Wellington Brito da Silva ''Tom''

6.yabancı olarak kadroda.Perbet ve Semih'in alternatifi de Mehmet Batdal.

Ne yaparlar  ? 
Fena değil kadroları ancak 1 tane daha iyi stoper almalılar.2 yabancı hakları da var.
İlk 8 içinde yer alabilirler.

KARDEMİR  KARABÜKSPOR

TRANSFER RAPORU

TAKIM KADROSU

İDEAL 11'İ 

Kalede Boy Waterman çok istikrarlı geçen yıl tüm maçlarda oynadı.Yedeği E.Frankfurt
takımından transfer edilen 21 yaşındaki Aykut Özer var.
Defansın sağında Erdem Özgeç.Alternatifi şu an Sol bek oynayan Tanju Kayhan.
Sol bek alternatifleri ise Emre Özkan ve Erkan Kaş.
Stoperler Kaptan Larrys Mabila ve Antalyaspor'dan transferEmre Güngör.
Alternatifleri Murat Akça,Ön libero da kullanılan Yiğit İncedemir de buraya çekilebilir.
Genç Onur Cenik de var.
Orta Saha da Ön libero Yiğit İncedemir ve Samba Sow.Alternatifleri Musa Çağıran
Aykut Akgün.Ofansif orta saha Furkan Özcal gs'ye döndü tekrar isteniyor
bırakılırsa.Gaziantep'den gelen Razak Traore ve Hakan Özmert var.
FB'den kiralık genç İbrahim Serdar Aydın var.
Kanatlar da Sağ da Ahmet İlhan Özek Sol da Erkan Kaş var.
Razak Traore ve Valentin Viola Sol kanat da da oynayabilir.Onur Ayık da var.
Sağ da da oynatılabilir bu oyuncular.
Forvet de Kumbela,Viola,Akpala,Turgay Bahadır,Onur Ayık gibi isimler var.

 Önemli transferleri ; 
Valentin Nicolas Viola.23 Yaşında Arjantin'li Golcü Sporting Lizbon'dan kiralık.
İlk St.Etienne maçında kısa sürede fiziky yeterliliği ve tekniği ile göz doldurdu.
Bu sezon adından söz ettirecek isimlerden biri.Forvetin her yerinde oynayabiliyor.
Dominick Kumbela.D.Kongo'lu.E.Braunsweig den.30 yaşında.Etkili Santrfor.
Karabükspor İncelemesi için yararlandığım  http://dinamospor.blogspot.com.tr/ a
 teşekkürler.

KASIMPAŞA


TRANSFER RAPORU

TAKIM KADROSU

İDEAL 11'İ : 

Geçtiğimiz dönemlerdeki transfer hareketliliği yoktu Paşa da bu defa.
Tek flaş transferleri Eren Derdiyok oldu ancak O da daha ilk idmanda
ön çapraz bağlarını kopardı ve 6 Ay yok.Andre de Castro kiralıktı bonservisi
alındı.Yetenekli genç Türk oyuncular Atilla Turan  (22)
Fransa'nın Reims takımından ve Alpaslan Öztürk (21) S.Liege'den kiralandı.
Takımdan ayrılan isimler ise Kaleci İlker Avcıbay,Stoper Yalçın Ayhan ve Sağ bek
El Yasa oldu.
Kadro oturmuş durumda sadece Atilla Turan Sol bek olarak girer.Alternatifi 
Sancak Kaplan ve 18 yaşındaki Fırat Bilem.
Sağ bek de El Yasa'dan sonra Orhan Şam veya Erhan Kartal forma alır.
Stoperlerde Donk'un yanında Yalçın Ayhan'ın yerine tecrübeli İlhan Eker veya
24 yaşındaki Barış Başdaş var.
Orta Saha da çok alternatif var.Ön libero da Alpaslan Öztürk,Coulibaly,
Kubilay Aktaş,Muhsin Yıldırım var.
Andre Castro'nun alternatifleri Fritzler.Kanatlarda Sağ da Viudez ciddi
alternatif 5 yabancı kuralına takılıyor.Halil Çolak var.
Forvet de Adem Büyük , Malki de oynayabilir.
Şota'nın takımı bu sezon da Avrupa kupaları şansını kovalayacaktır.

KAYSERİ ERCİYESSPOR

TRANSFER RAPORU
                                          Yeni transfer.Jacques Zoua Daogari.
Ts'dan Caner Osmanpaşa'yı kiraladılar.

TAKIM KADROSU

İDEAL 11'İ ; 
Geçen sezon ''Hikmet Karaman mucizesi'' ile kümede kalmayı başaran 
Kayseri Erciyes Karaman'ın daha yukarı hedeflerin karşılayacak gücümüz
yok diyerek yolları ayırdı anca Bülent Korkmaz'ın isteklerini karşılıyor.
Bülent Korkmaz daha önce 2007 de  ligin 2.yarısında çalıştırdığı K.Erciyesspor'u
2.yarıda 26 puan toplayıp 37 puana ulaşmalarına rağmen  küme düşmüşlerdi. 
Şimdi tekrar geldi 2.kez küme düşürmemek için transfer 
istiyor habire.'iyi oyuncular transfer etmek istiyoruz,nokta atışı yapmak
istiyoruz 3 olur 4 olur 5 olur ' demişti Zoua'yı aldılar.Sabri'yi istiyor.
Bülent Korkmaz 2 sezon önce de Kasım'da aldığı İBB'yi düşürmüştü.
Öncesinde Karabük'ü kurtardığını da söyleyelim.gs macerası başarısız oldu.
 Transferde  Yasin Öztekin'i gs'ye sattılar.Geçen sezon Sunderland'dan kiralık oynayan
Bakaya  Traore  takımına geri döndü sonra Bursaspor'a gitti.İspanya'nın Granada
takımından kiralanan defans oyuncusu Pape Diakhate geri döndü.Üstün Bilgi
Kocaeli Birlikspor'a gitti.Edinho ve Kader Mangane'nin bonservisleri alındı.
Karabükspor'da sözleşmesi biten İlhan Parlak ve Eskişehir'den aynı şekilde
Necati Ateş alındı.
Kalede geçtiğimiz sezon Kayserispor'dan kiralanan ve oldukça başarılı olan
Gökhan Değirmenci ile yeniden anlaşıldı.Yedekleri Elazığspor'dan Zülküf Özer ve 
21 yaşındaki Yusuf Balcıoğlu.
Defans da Sağ bek Cem Can'ın alternatifi Mehmet Akgün ve Mahmut Özen.
Sol bek de Anıl Karaer, Emre Öztürk,Uğur Demirkol rekabet edecek.
Stoperler Afrikalı John Boye ve Kader Mangane'nin alternatifleri Bilal Kılıç ve 
Vedat Demiryürek.
Orta Saha da Ön liberolar da Afrikalı Yacouba Sylla ve Georges Mandjek.
Ofansif orta Saha Necati Ateş,Kerim Avcı ve Seniad İbriçiç.5 yabancı kuralı
 İbriçiç'e yaramıyor.Kanatlarda Sağ da Murat Yıldırım,Barış Memiş,İlker Sayan 
Cenk Ahmet'in  alternatifleri.
Sol da İlhan Parlak'ı yazdık çünkü Santrfor da Edinho ve Zoua var.
Edinho şu an sakat.Gençler Tayyip Kanarya ve Yakup Ramazan Zorlu da var.
Björn Vleminckx şu anda 8.yabancı ama ile yollar ayrılacak sanırım lisansı
çıkmamış tff'ye göre.

3 yeni yabancı transferleri ; 
John Boye.Fransa'nın Rennes takımından.27 yaşında.Stoper.Gana'lı.2 yıllık.

Yacouba Sylla.24 yaşında.Aston Villa'dan Kiralık.Mali'li.

Jacques.Zoua Daogari.22 yaşında.Kamerun.Hamburg'dan Kiralık.

Bu sezonda kümede kalma mücadelesi vercekler.

MERSİN İDMAN YURDU

TRANSFER RAPORU 
* Son gün Bulgar Kaleci Nikolay Mihaylov'u aldılar.26 yaşında Verona'dan.

TAKIM KADROSU

İDEAL 11'İ ; 

Kalede sıkıntı yaşayacaklardır.Beşiktaş'dan tanınan Günay Güvenç'in yanına Sivasspor'un
yedek kalecilerinden Nihat Şahin alındı.Muammer Yıldırım 3.Kaleci.Transfer şart buraya.
Defansın Sağında Antalyaspor'dan Serkan Balcı.Alternatifleri Serkan Yanık ve Hakan Olkan.
Sol bek de Wedeson var.Alternatifleri Hatayspor'dan genç Mehmet Enes Sığırcı.
Stoper bölgesinde epey alternatif var.Tecrübeli Servet'in yanında yeni tranfer Lorent Sadiku
oynar sanırım.Alternatifleri geçen yıldan  Milan Mitroviç,Efe Halil Özarslan ve Enes Sığırcı.
Orta Saha da pek çok futbolcu var.Ön liberoda sağlam biri yok yalnız Çalımbay Sadiku'yu
burada oynatıp Stoper'e Efe'yi veya Mitroviç'i çekebilir.Mehmet Taş Nazilli Belediyespor'dan Ön libero ama henüz banko oynayamaz.,Kudbettin Tekin Oğrak da alternatiflerden.
Ofansif orta saha da yeni transfer Abdül Khalili,Nurullah Kaya,Berkan Afşarlı,Mahmut Temur
Maurat Ceylan,Güven Varol,Oktay Delibalta gibi çok isim var.
Forvet de Santrfor olarak yeni transferler Marko Futacs,Bolivyalı Ricardo Pedrile Suarez,
Welliton gibi 3 yeni yabancı var.Yerli alternatifleri Sinan Kaloğlu,Eren Tozlu,Cem Sultan.
Kanatlarda Sağ kanat da yeni yabancı Prejuce Nakoulma iyi bir transfer.Adem Güven alternatif.
Sol da Tita var.Sinan Kaloğlu kanatlarda da değerlendirilebilir.
Yeni Yabancıları ; 
 Prejuce Nakoulma.Gornik Zarbze Polonya'dan..Burkina Faso'lu.27 yaşında.Sağ açık.
Geçen sezon 10 gol 6 asist ile oynamış.
Abdül Rahman Khalili.Orta Saha.22 yaşında.İsveç U21 Milli takımı oyuncusu.
Lorent Sadiku.23 Yaşında.İsveç'in Helsinbors takımından.Stoper.Ön libero.
Welliton.Spartak Moskova'dan Brezilyalı forvet.

  Marko Futacs.Macar oyuncu. 1,96 lık dev oyuncu Leicester’den transfer edildi. 
Ricardo Pedriel.Daha önce Giresunpor ve Sivasspor'da oynamış Bolivya'lı oyuncu.

SİVASSPOR


TRANSFER RAPORU 
* Serdar Özkan daha sonra ayrılıp Eskişehirspor'a gitmiştir.
Fenerbahçe'den Ertuğrul Taşkıran'ı kiraladılar.

TAKIM KADROSU

 İDEAL 11 ; 

Geçtiğimiz sezon Roberto Carlos'un ilk yılında iyi başlayıp uzun süre türbulansa girip
daha sonra toparlayarak Avrupa Kupalarına gitmeye hak kazandıkları halde
(CL şansları bile vardı uzun süre) malum nedenden dolayı yasak geldi.
 Bu sezon da bunu gerçekleştirebilirler.Utaka bu sezon başı daha formda yanında
yeni transfer Chrisantus'dan da çok şey bekleniyor.Stopere İbrahim Toraman 
zorunlu sürgün geldi.Batuhan Karadeniz de aynı şekilde iyi bir rezerv olur
Gerisi oturmuş kadro zaten.Tek sorunları kalede.Korcan bazen hatalı goller yiyor.
Fenerbahçe'den Ertuğrul'u istiyorlar ama sonuç alamadılar.
(* Şimdi okudum sezon sonuna kadar Ertuğrul Taşkıran'ı kiralamışlar)
Kadroya baktığımızda ; 
Kalede Korcan var yedeği 2,5 sezondur Türkiye de olan isveç pasaportu da taşıyan
Gurbetçi Deniz Öksüz var.26 yaşında.Ertuğrul Taşkıran.
Savunmada Sağ bek Cicinho ve yedeği Abdurrahman Dereli.Sol bek Ziya Erdal 
ve yedeği 1461 Trabzon'dan yeni transfer Berk Neziroğulları.
Stoper bölgesinde Manuel da Costa,İbrahim Toraman,Ümit Kurt,Ahmet Şahbaz.
Gayet iyi bir rotasyon oldu.
Orta Saha da Ön libero Kadir Bekmezci,oyunu iki yönlü oynayabilen Adem Koçak.
Mehdi Taouil ,Hakan Arslan gibi iyi alternatifleri var.
Kanatları da çok sağlam.Sağ da Burhan Eşer alternatifi Azerbaycan Milli takmında da oynayan Cihan Özkara.Sol da Gol Kralı olmuş Atıf Şeyşu.Alternatifi Samsunspor'dan yeni transfer
Musa Sinan Yılmazer.
Forvet de John Utaka'ya partner gene vatandaşı Nijeryalı Macauley Chrisantus.
Alternatifler Batuhan Karadeniz ve Fethiye de Golcülüğünü gösteren kiradan 
dönen Ahmet Aras var.
Yeni Yabancı Transferi : Macauley Chrisantus.
''Macauley Chrisantus: 2007 yılında U-17 Dünya Kupası'nın gol kralı ve en değerli futbolcusu olmuştu (Toni Kroos ve Bojan Krkic'in önünde). Turnuvadan sonra Hamburg'a transfer oldu. Çeşitli Alman takımlarında kiralık oynadı. Altyapısını Almanya'da almış olmasıda büyük avantaj ancak bir türlü istenilen performansa ulaşamadı. Geçen sezonu Las Palmas'ta 28 maçta 9 gol 2 asist ile tamamladı. Atletik yapısına diyecek yok ama maç içerisinde dalgınlığı olabiliyor''
 Sivas Cumhuriyet Kupasında sakatlandı en az 3 hafta yok.

TORKU KONYASPOR

TRANSFER RAPORU
* Son gün İnter'den 24 yaşındaki Sloven kaleci Vid Belec'i kiraladılar.

TAKIM KADROSU

İDEAL 11'İ
Geçtiğimiz sezonu Mesut Bakkal'ın gelişinden sonra iyi futbol oynayarak 11.sırada 
bitirmişlerdi.Yeni sezona Mesut Bakkal ile yeni transferleri ve 42 bin kişilik yeni
Stadları ile giriyorlar.Hazırlık maçlarında da göz doldurdular TSYD Ankara Kupasını
Gençlerbirliği'ni 4-1 yenerek aldılar.Mesut Bakkal'ın elinde bol alternatifli gerçekten
iyi bir kadro oldu.Hedef daha yukarılar olmalı.Taraftarları ilk 5 ve Avrupa diyor.
Hleb'i ellerinde tutmaları,Djalma Campos'un bonservisini almaları,Cprian Marica gibi 
bir forvet almalar,gene Udinese'den GabrielTorje'yi kiralamaları,Dimitar Rangelov 
gibi tecrübeli bir forvet almaları önemliydi.Gekas'ın yerini fazlasıyla doldurdular.
Kadroyu incelediğimizde ; 
Kaya Tarakçı artık 33 yaşında Süperlig de 1.Kaleci konumuna geldi.Hep 1.lig'lerde
oynadı.Ancak Konyaspor Kaleci arayışında.Onların da gözü Fenerbahçe'den
Ertuğrul Taşkıran da.Kaya'nın yedekleri Belçika'dan 20 yaşındaki Oğuzhan Berber.
Savunma da Sağ bek Ali Turan,Benjamin Fucs ve Tolga Ünlü arasında 
Sol bek Özgür Özkaya ve Mehmet Uslu arasında rekabete neden olacak.
Abdullah Çoban da var.
Stoper bölgesinde yoğunluk var.Jagos Vukoviç,Elvis Kokoloviç,Selim Ay varken
Mesut Bakkal Uğur İnceman'ın gelişiyle Ali Çamdalı'yı da buraya çekmiş.
Ali Turan'ın da bir Stoper olduğunu unutmayalım.Anadolu Selçukluspor'dan Volkan
 Fındıklı da diğer alternatif Stoper.
Orta Saha da Ön Libero daAli Çamdalı,Mehmet Güven var.Anadolu Selçukluspor'dan
çok şey beklenen Vedat Bora da diğer alternatif.Uğur İnceman ,Barış Örücü,Okan 
Derici gibiOrta Saha ortasında oynayacak oyuncuları da var.
Forvet arkası pozisyonunda Alexandr Hleb gibi bir usta.24 yaşında Rcep 
Aydın gibi bir yetenek var.Kanatlarda Sağ da Djalma Campos,Gabriel Torje
Sol da Ömer Ali hem Sağ da hem burada oynayabiliyor.Hasan Kabze de 
burada oynar.Forvet de Cprian Marica gibi bir Santrfor.Forvet arkası da
oynayabilen Bulgar Dimitar Rangelov ,Hasan Kabze iyi alternatifler.
Yabancı Transferleri ; 
Cprian Marica.29 yaşındaki Rumen forvet Getafe'den transfer.
     
Gabriel Torje.25 yaşında Rumen orta saha - Sağ kanat oyuncusu.Udinese'den kiralık.

Dimitar Rangelov.31 yaşındaki Bulgar Forvet İsviçre'nin Luzern takımında transfer.


TRABZONSPOR

TRANSFER RAPORU
* Son gün Olimpiakos'dan Stoper Avram Papadoupolos,Spartak Moskova'dan
Gana'lı forvet Majedd Waris ve Fransa'nın Guingamp takımından forvet
Mustapha Yatabare'yi aldılar.
Florent Malouda,Gosutavo Colman ile yolları ayırıp.Bourceanu,Gökhan Karadeniz'i kiraladılar.

TAKIM KADROSU

İDEAL 11 ; 
Transferde çılgın attılar.18 futbolcu alıp 31 futbolcu gönderdiler.
Hocaları Vahid Çılgın.Hala 2 adam istiyor. Başkanları IHOO Çılgın.
Vahid o kadar değişik adam oynatıyor ki kimi nereye koyacağımı bilemedim.
Sol bek İshak 2 Rostov maçında yok sanırım Musa Nizam orada oynadı mesela.
Umarım küme düşerler :))

GENEL DEĞERLENDİRME 

  Sakatlıksız,belasız kavga dövüşsüz iyi bir lig olmasını dilerim.
Tüm takımlara başarılar dilemek isterdim ama bazı takımlar var onlar olduğu
için diyemiyorum.
Fenerbahçe Ligi gene Şampiyon bitirir.Favoridir.
2.bu sezon Beşiktaş olur.
G.Saray 3.olur.
Diğer sıralar için Sivasspor,Bursaspor,Konyaspor,Kasımpaşa Eskişehirspor,
Karabükspor,Akhisar mücadele edecektir.
Malum takım inşaallah bomba  patlatır ve hüsrana uğrar. Gaziantepspor,Gençlerbirliği,Balıkesirspor,Ç.Rizespor,Kayseri Erciyes,
Başakşehir lig de tutunmaya ve orta sıralarda yer almaya çalışacaklardır.

NOT : 
Yararlandığım kaynaklar tff.org,mackolik.com, http://this11.com/ ve özellikle 
http://www.transfermerkez.com/ sitesine çok teşekkürler.

Etiketler