Bogdan Tanjeviç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bogdan Tanjeviç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2010 Pazar

Fenerbahçe Ülker - Antalya B.B. 94-88 !!!!



Çekişmeli geçen mücadeleyi Fenerbahçe Ülker kazandı.
20.03.2010
Sarı lacivertliler TBL'nin 24. haftasının açılış maçında konuk ettiği Antalya Büyükşehir Belediyesi'ni özellikle son dakikaları çekişmeye sahne olan mücadele sonunda 94-88 yendi. 
Fenerbahçe Ülker 24. haftanın açılış maçında konuk ettiği Antalya Büyükşehir Belediye’yi 94-88 yendi. Maça Mirsad Türkcan’ın turnikesi ve ardından 3 sayılık basketi ile Fenerbahçe Ülker hızlı başladı. Ancak pota altını iyi kullanan Antalya BŞB, Patrick Oliver Femerling’in tipi, Brian Keith Greene’nin basketi ile karşılık verdi. İlk 2.5 dakika 5-4 Fenerbahçe Ülker üstünlüğüyle geçildi. Fenerbahçe Ülker Roko Ukiç, Mirsad, Oğuz Savaş, Tarence Anthony Kinsey ile sayı üretirken, konuk takım Aaron Lee Jackson, Caner Şentürk ile karşılık vermeye çalıştı. Ancak 5. dakika 16-9 Fenerbahçe Ülker üstünlüğüyle geçildi. Pota altında da etkili olan sarı lacivertliler oyunun kontrolünü eline aldı. 6. dakikada Kinsey’in üçlüğü ve 19-11’lik skorla Fenerbahçe Ülker 8 sayılık fark yaptı.
Sarı lacivertlilerin savunmadaki hataları iyi değerlendiren Antalya BŞB, Jackson, Femerling ve Adnan Önder Külçebaş ile sayılar üretti. Son 1 dakikaya girilirken Jackson’ın 3 sayılık basketi ve 24-23’lük skorla Antalya BŞB farkı 1 sayıya indirdi. 1. Periyot da 26-25 Fenerbahçe Ülker üstünlüğüyle sona erdi.
İkinci periyota iyi başlayan Antalya BŞB, Greene’nin basket faulüyle 1.5 dakika geride kalırken 26-28’lik skorla ilk kez öne geçti. Konuk takım Darryl James Thompson ve Oktay Yılmaz ile sayılar bulurken, Fenerbahçe Ülker Emir Preldzic ve Semih Erden ile skor üretti. 15. dakika 34-34 geçildi. Damir Kaan Mrsic ve Preldzic’in basketleriyle Fenerbahçe Ülker 17. dakikaya 39-34’lük skorla önde girdi. Antalya BŞB Önder Külçebaş ve Femerling ile farkın açılmasını önlemeye çalıştı. Ancak Giricek ve Semih’in basketleriyle 19. dakikaya Fenerbahçe Ülker 48-40 önde girdi. Sarı lacivertliler devre sonunda soyunma odasına da 50-44 önde gitti.
3. periyota Kinsey’in üçlüğü, Oğuz’un basketiyle yine hızlı başlayan Fenerbahçe Ülker oldu. Yaptığı iyi savunma yanında rakibinin hücumlardan boş dönmesini de iyi değerlendirip 3.5 dakika sadece Greene’nin serbes atışı ve Jackson’ın basketine izin verip Ukiç ve Kinsey ile de skor üreten Fenerbahçe Ülker, 62-47’lik skorla farkı 15 sayıya kadar çıkardı. Fenerbahçe Ülker’in hücumda yaptığı hataları iyi değerlendiren konuk takım Femerling, Caner, Greene, Salih Uğraşan ve Jackson’ın sayılarıyla 28. dakikada 65-57’lik skorla farkı 8 sayıya indirdi.
Pota altında etkili olan Fenerbahçe Ülker Preldzic’in serbest atışları, Mirsad, Greer ile skor üretirken, Antalya BŞB Thompson, Önder Külçebaş ve Femerling ile sayılar buldu. 3. Periyotu da Fenerbahçe Ülker 74-65 önde bitirdi.
İçeriden iyi oynayan dışarıdan da iyi şut yüzdesi ile atışlar yapan Fenerbahçe, son çeyreğe Mirsad ve Preldziç, Ömer Onan’ın sayıları ile başladı. Konuk takım Önder Külçebaş’ın peşpeşe sayıları ile farkın açılmasını önlemeye çalıştı. Son 6.5 dakikaya Fenerbahçe Ülker 83-70 önde girdi. Antalya BŞB’de Greene’nin ard arda iki üçlüğüne ev sahibi takım Ukiç’in turnikesi ile karşılık verdi. 35. dakikada 85-76 Fenerbahçe Ülker üstünüğüyle geçildi. Jackson, Caner ve Thompson ile peşpeşe sayılar bulan Antalya BŞB, bitime 2.5 dakika kala 85-81’lik skorla farkı 4 sayıya kadar indirdi. Fenerbahçe Preldzic ile üst üste basketler bulurken Önder Külçebaş’ın üçlüğü, Jackson ile Greene’nin serbest atışlarıyla son 30 saniyeye girilirken 90-88’lik skorla fark 2 sayıydı. Ancak Kinyes ve Preldzic’in kazanılan serbest atışları sayıya çevirmesiyle Fenerbahçe Ülker salondan 94-88 galip ayrıldı.


SALON: Abdi İpekçi
HAKEMLER: Engin Kennerman, İsmail Özgün- Özlem Yalman
FENERBAHÇE ÜLKER (94): Roko Leni Ukiç 8 (1 ribaund-4 asist) , Mirsad Türkcan 17 (7 ribaund-2 asist) , Ömer Onan 4 (1 ribaund-2 asist), Semih Erden 8 (4 ribaund-2 asist), Gordon Giricek 5 (3 ribaund-2 asist), Damir kaan Mrsiç 4 (1 asist), Lynn Terence Greer 6 (3 asist), Oğuz Savaş 9 (3 ribaund), Tarence Anthony Kinsey 17 (1 ribaund), Emir Preldzic 17 (7 ribaund-2 asist)
ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE (88): Brain Keith Greene 17 (5 ribaund), Darryl James Thompson 1/ (2 ribaund-4 asist), Aaron Lee Jackson 23 (6 ribaund-1 asist), Patrick Oliver Femerling 13 (1 ribaund-1 asist) , Adnan Önder Külçebaş 13 (5 ribaund), Caner Şentürk 6 (3 ribaund) , Salih Uğraşan 3(1 asist), Oktay Yılmaz 3
1.PERİYOT: 26-25
2.PERİYOT: 24-19
3.PERİYOT: 24-21
4.PERİYOT: 20-23 

http://img339.imageshack.us/img339/4264/antp.jpg
 http://img339.imageshack.us/img339/1660/ant1i.jpg







Tanjeviç ile ilgili üzücü haberlerin gölgesinde çıktığımız maçta zorlanmamıza
rağmen 2.bir kazaya izin vermeyerek kazanmışız.
  Maçı ne canlı ne tekrar izleyebildim.
O yüzden bir değerlendirme yapacak durumda değilim.
Tanjeviç ile ilgili de tetkik sonuçlarını beklemek lazım.
Umarım iyi çıkar.
Kendisini ''FBÜ Basketbol Takımı Antrenörü'' olarak icraatlarını hep
eleştirdim,beğenmediğimi hep dile getirdim burada ama sağlık konusu
başka.Çok çok geçmiş olsun ve acil şifa dileklerimle üzüntülerimi
bildiriyorum.

15 Ocak 2010 Cuma

Filmin Sonu : Aziz Yıldırım,Mahmut ve Bogdan hep beraber içine ettiler.Fenerbahçe Ülker Sonuncu olarak elendi.




SALON: Abdi İpekçi Spor Salonu

HAKEMLER: Fabio Facchini (İtalya) – Sreten Radovic (Hırvatistan) – Luis Lopes (Portekiz)

FENERBAHÇE ÜLKER (68): Roko Ukic 20 (6 ribaund- 4 asist), Mirsad Türkcan 2 (2 ribaund), Ömer Onan 5 (2 ribaund- 1 asist), Rasim Başak, Semih Erden 8 (10 ribaund), Gordan Giricek 16 (8 ribaund), Damir Kaan Mrsic (1 ribaund- 2 asist), Oğuz Savaş 2 (1 ribaund- 2 asist), Tarence Kinsey 11 (1 ribaund), Emir Preldzic 4 (3 ribaund- 2 asist)

ZALGİRİS KAUNAS (76): Marcus Brown 17 (5 ribaund- 4 asist), Aleksandar Capin 4 (4 ribaund- 2 asist), Martynas Pocius 18 (4 ribaund- 4 asist), Mantas Kalnietis 13 (3 ribaund- 2 asist), Mirza Begic 6 (3 ribaund), Dainius Salenga 5 (2 ribaund- 2 asist), Sander Vene 2 (2 ribaund)

1.PERİYOT: 19-23
2.PERİYOT: 18-20
3.PERİYOT: 14-25
4.PERİYOT: 17- 8



GROUP A
*Regal FC Barcelona
10-0
*Montepaschi Siena
8-2
*Zalgiris
3-7
*Cibona
3-7
Asvel Basket
3-7
Fenerbahce Ulker
3-7

Yorum yapmaya bile gerek görmüyorum.
 Buradan bugünleri görerek defalarca yazdık ama çok bilenler şimdi konuşsunlar 
bakalım.

 http://www.alpergunay.com/images/2tanjevic.jpg
Aziz Yıldırım,Mahmut Uslu,Bogdan ve oyuncular hep beraber içine ettiler.
2010 masalları ile yalakaları,şak şakçıları,Padişahım Çok yaşacıları avuttular
 ama defalarca ''KRAL ÇIPLAK'' diyen bizleri asla.
Şimdi eserleri ile övünsünler ve KINA YAKSINLAR artık.
Hem de hakiki Hicaz kınasından.



Bir sözüm de oyunculara.
Hadi yukarıdakiler belli ihanet içindeler.
Sizlere ne demeli.
Daha 2 gün önce gelen Ukiç'in oynadığı oyundan da mı utanmadınız beeeee.
Yazıklar Olsun size de.
Neyse çıksak ne olacaktı 40-50 sayı fark yemeye devam edecektik.
Hiç olmazsa onları görmeyeceğiz.

22 Kasım 2009 Pazar

Turşusunu kurun !!!!!!!!!!!!!



Geçtiğimiz günlerde defalarca karşı yönde açıklamalar yapmış olmamıza rağmen, bugün yine bazı gazetelerde Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımı Antrenörü Bogdan Tanjeviç'in takımdan ayrılacağına ilişkin haberler yer almaktadır.
Bir kez daha altını çizerek tekrarlıyoruz ki Fenerbahçe Ülker Sayın Bogdan Tanjeviç ve ekibi ile yoluna devam etmektedir.
Bıkmadan, usanmadan aynı iddiaları haber adı altında okuyucularına sunanların ne yapmak istedikleri, hangi amaca hizmet ettikleri merak konusudur.
Spor kamuoyu teknik kadromuzu ve oyuncularımızı yıpratmayı hedefleyen bu haberlere itibar etmemelidir.
 
Fenerbahçe Spor Kulübü
*******************
   Allah muhabbetinizi arttırsın,Allah sizi ömür boyu birbirinizden hiç ayırmasın Aziz Yıldırım ve
Bogdan.Turşusunu kurun bu Dinazorun.
  Takımın,taraftarın durumunu ipleyen kim Padişah ne diyorsa ,nasıl istiyorsa öyle olur.
    Eğer yüklü tazminat yüzünden kovamıyorlarsa bu Dinazoru,nasıl böyle ballı börek ,dolgun,
ağır sözleşmeyi  kim yaptıysa ONLAR CEBİNDEN ÖDESİN !!!!!!!!!!!!!

lllllllllllllllll

11 Kasım 2009 Çarşamba

King Solomon'un ağzından işte gerçekler !!!!!!!!!!!!!



Fenerbahçe Ülker ile  ilişkisi kesilen Willie Solomon, gitmeye mecbur kaldığını söyledi, “Bu durumun sorumlusu ne benim, ne de taraftar. Tek suçlu , yıldız oyuncudan nefret eden,Mehmet Okur'u bile oynatmayı beceremeyen antrenördür” dedi

Fenerbahçe taraftarı belki de çok uzun zamandır hiçbir yabancıyı bu kadar çok sevmedi. Futbolda Alex neyse, basketbolda da Solomon  oydu. Evet, biraz fazla deli doluydu, çılgındı, kontrolü çok zordu. Ancak Avrupa’da oynadığı tüm takımlarda kupa sevinci yaşaması, onu farklı kılıyordu. Sadece 2008-2009 sezonunda Fenerbahçe Ülker  formasıyla şampiyonluğa ulaşamayan yıldız oyuncuya göre, geçen yıl ayrılma kararı aldığı sarı-lacivertli formaya yeniden dönüşünü de taraftara duyduğu aşk nedeniyleydi. Ancak büyük aşk şimdilik bitti. Coach Bogdan Tanjevic ile yıldızı bir türlü barışmayan Solomon ile Fenerbahçe Ülker arasındaki kontrat feshedildi. Solomon ‘tekrar görüşeceğiz’ diyerek ülkesine giderken, yanında sadece MİLLİYET vardı. Biz sözü ona verdik, bakın o neler söyledi...

- Herkes şunu bilsin ki, ben gitmek istemiyordum. Gitmek isteyen bir oyuncuyu zaten burada tutamazsınız. Bu durumun sorumlusu ne kulüptür, ne taraftar, ne de benim. Tek suçlu Tanjevic’tir. O saha dışında iyi bir insan, yemeklerde ya da dışarıda bir yere gittiğimizde iyi biri ama saha içinde yıldız oyuncudan nefret ediyor.

- Evet haklısınız, idmana gitmemek de suçtur ve ben bu suçu işledim. Bile bile yaptım. Bunun hata olduğunu biliyorum ama artık sabrım kalmadı. Tanjevic’le oturup konuşuyorduk ama hiçbir şey değişmiyordu, onun tavırları hep aynıydı. Böyle devam edince ben de artık onun çevresinde olmak istemedim.

- Ben her zaman   şampiyonluk için oynarım, bunu isterim. Taraftar da hemen şampiyonluk istiyor. Çünkü burası Fenerbahçe. Burada ‘2010’da şampiyon olalım, 5 yıl sonra başarılı olalım’ diye hedef belirlenemez. Gelecek yıllarda kazanılacak başarı için burada değilim. Ama iki sene önce de geleceğin planları yapılıyordu, bu sene de... Sıkıldım bundan.

- Evet kulübe gidip özür diledim. Ama Fenerbahçe ve taraftardan diledim, kesinlikle Tanjevic’ten değil. Onun olduğu yerde artık ben olmam. O giderse Fenerbahçe’ye yeniden dönebilirim. Çünkü taraftarı çok seviyorum. Ama Tanjevic varken asla...

- Kolay bir oyuncu olmadığımı biliyorum. Çünkü ben yıldız bir basketbolcuyum. Aydın Örs ile çalışırken de kadro dışı kaldım, doğru. Ama ona saygı duyuyordum ve gidip özür diledim. O beni nasıl kullanacağını çok iyi biliyordu. Sonuçta da nasıl şampiyon olduğumuzu herkes gördü.

- 2 yıl önce Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı Fenerbahçe’ye kazandıran basketi attığımda benden iyisi yoktu. Çünkü daha Tanjevic yeni gelmişti ve bana çıkıp bu maçı kazan demişti. Dediğini yaptım, bana o kadar iyiydi ki. Ama daha sonra bu ilgiyi sevmedi. Benim parlamamı istemedi. İşte ben o anda durumun farkına vardım.

- Şimdi ilk olarak evime gitmek istiyorum. Daha sonra menajerimle konuşup karar vereceğiz. Avrupa’ya dönme ihtimalim yüksek. Bu  Türkiye'de olabilir. Yani belli değil. Kesin olan tek şey, bir daha Tanjevic ile aynı ortamda bulunmayacağım.

- Geçen sezon başında takımdan ayrılmaya karar vermiştim.NBA  ya da Avrupa’ya, ne olursa olsun gidecektim, bunu yaptım. Sonra istediğim ortamı bulamadım, sezon bittiğinde de basketbol oynama isteğim için tekrar bile bile Tanjevic’in takımına geldim. Ama gelirken onun için gelmemiştim. Fenerbahçe’yi ve taraftarını seviyorum. Beni çok iyi motive ediyorlardı. Onları özlediğim için takıma döndüm, bir şeylerin değişeceğini düşündüm ama yanılmışım.


‘Takımın çoğu aynı fikirde’
- Umarım Fenerbahçe Ülker sezonu şampiyon olarak bitirir, Euroleagu'de de final-four oynar. Bunu gerçekten çok istiyorum ama Tanjevic’le çok zor. İşin ilginci takımdaki birçok oyuncu da benimle aynı şeyleri düşünüyor ama onlar haklı olarak konuşamaz. Çünkü kontratları var. Ben de bu zamana kadar konuşmadım ama artık ayrıldığıma göre bunları söyleyebilirim.

‘Ben niye kıskanayım?’
- Greer ya da Kinsey’le aramda kıskançlık olduğu konuşuluyor. Şimdi herkese söylüyorum. Girin internete, sırayla benim ve onların ismini yazın. Kimin neler yaptığına, nerelerde oynadığına bakın. Yani kariyerlerimizi, başarılarımızı karşılaştırın. Benim söyleyecek bir sözüm yok. Ama kimin kimi kıskanması gerektiği çok açık ortada. Onun dışında takım arkadaşlarımla aramda sorun yoktu. İyi anlaşıyorduk, birbirimize saygımız vardı ama coachun bize yoktu.

Mehmet Okur’u bile oynatamıyor’
- Düşünün Mehmet Okur NBA’de All Star oldu, şampiyonluk yaşadı. Daha ne yapabilir ki. O bile  Milli Takım'da oynayamıyor, oynatılmıyor. Ben Mehmet’in neler yaşadığını çok iyi anlıyorum. Tanjevic kendi oynatabileceği isimlerle çok mutlu ama benim gibi yıldız ve kariyerli isimlerle bir arada olmaktan hiç hoşnut değil. Çünkü ilginin ana merkezinde kendisi olmak istiyor, bizim sahneye çıkmamızdan çekiniyor.

- Oynattığı sistemi bir türlü anlayamadım. Ben anlamamışsam kimse de anlayamaz. Ben takımın oyun kurucusuyum ve öncelikle coacha inanmam lazımdı, ama inanmıyorum. O da bana güven duymuyor, gözümün içine bakmıyor. Böyle bir yerde nasıl durabilirim ki?

Ümit Avcı'nın Milliyet'teki Özel Röportajı.

Solomon kimdir?
Doğum T.: 20 Temmuz 1977, Doğum Yeri: ABD
Boyu: 1.87, Kilosu: 84, Oynadığı takımlar: Memphis Grizzlies, Aris, Hapoel Kudüs, Efes Pilsen, Maccabi Tel Aviv, Fenerbahçe Ülker, Toronto Raptors, Sacramento Kings

Fenerbahçe performansı
2006-2007: 33 maç: 12.64 sayı, 4.9 asist, 3.1 ribaunt
2007-2008: 33 maç: 14.18 sayı, 5.7 asist, 3.3 ribaunt
2008-2009: 15 maç: 11.67 sayı, 3.5 asist, 2.5 ribaunt
2009-2010: 2 maç: 6 sayı, 2.5 asist, 2 ribaunt

************
 Öncelikle kendisini çok takdir ettiğim,ara sıra iletişimim de olan Ümit Avcı'ya bu önemli ve röportaj
başarısı için tebrik ve teşekkür ediyorum.
  Solomon'un söylediklerinin hepsine harfi harfine inanıyorum.
Helal Olsun kendisine.
Dobra Dobra her şeyi açıklamış.
Bu Subjektif bir bakış açısı değil.
Yalan mı söyledikleri ?
Tanjeviç'in körü körüne destekçileri dahi bunu kabul edecektir.
Yıldız oyunculardan nefret eden ama mecbur kalınca onlara sarılan iki yüzlü biridir Bogdan.
Milli takıma Barış Hersek'i alan  biri yahu.Barış Hersek Banvit'te süre bile almıyor.
 Kral sen kafanı yorma.Sen her zaman bizim kalbimizdesin.
Bize yaşattıkların yeter.
Yolun Açık Olsun ....

8 Kasım 2009 Pazar

Birazcık Onurun,Haysiyetin varsa İstifa et Bogdan. 80-67 !!!!


Derbide Gülen Efes Pilsen Oldu.

Beko Basketbol Ligi 4. Haftasında Efes Pilsen ile Fenerbahçe Ülker arasında oynanan derbi mücadelesinde 80-67’lik skorla gülen taraf Efes Pilsen oldu. 
Beko Basketbol Ligi 4. Haftasında Efes Pilsen ile Fenerbahçe Ülker arasında oynanan derbi mücadelesinde 80-67’lik skorla gülen taraf Efes Pilsen oldu.

Karşılaşmanın ilk sayısını Efes Pilsen Kaya Peker ile kaydederken Fenerbahçe Ülker’in ilk sayısı Oğuz Savaş’ın elinden geldi. Bu dakikadan sonra iki takım da karşılıklı sayılar kaydederken konuk ekipte Semih Erden pota altından kaydettiği üst üste sayılarla Fenerbahçe Ülker’i 4-7 öne geçirdi. Maçın ilk dakikalarında iki takım da kontrollü bir basketbol sergilerken ilk çeyreğin son 2 dakikasına girilirken Efes Pilsen Kaya Peker’in sayısı ile skor üstünlüğünü yeniden eline geçirdi (10-9) Ömer Aşık ve Ömer Onan ile rakibine gecikmeden yanıt veren Fenerbahçe Ülker skoru 10-14’e getirirken Efes Pilsen çeyreğin son saniyelerinde Bostjan Nachbar’ın sayıları ile skoru 12-14 yaptı ve çeyrek bu sonuçla tamamlandı.

İkinci çeyrek de iki takımın karşılıklı sayılarıyla başladı. Ömer Aşık’ın elinden bulduğu tek isabetli serbest atış ile sayısını 15’e çıkaran Fenerbahçe rakibinin Sinan Güler ve Ender Arslan ile bulduğu sayılara engel olamadı ve Efes Pilsen 16-15 öne geçti. Bu dakikalarda Ender ve Sinan ikilisi ile Fenerbahçe Ülker karşısında etkili olan Efes Pilsen çeyreğin ilk 2 dakikası sonunda skoru 19-15’e taşıdı. Bu dakikadan sonra Tarence Kinsey ve Semih Erden ile üst üste sayılar üreten Sarı Lacivertliler ilk yarının son 5 dakikasına girilirken skoru üstünlüğünü yeniden eline geçirdi (19-20) Fenerbahçe Ülker’in orta alanda üst üste yaptığı top kayıplarını iyi değerlendiren Efes Pilsen üst üste ürettiği sayılarla ilk yarının son dakikasına da 29-26 önde girdi. Devrenin kalan süresinde skor üstünlüğünü rakibine kaptırmayan Efes Pilsen soyunma odasına da 33-29 önde girdi.

Fenerbahçe Ülker ikinci yarının hemen başında Tarence Kinsey ile 3 sayılık basket üreterek farkı yeniden 1 sayıya indirirken (33-32) Efes Pilsen rakibine yanıt vermekte gecikmedi ve Ender Arslan’ın 3 sayılık basketiyle skoru 36-32’ye taşıdı. Oldukça çekişmeli geçen üçüncü çeyrekte her iki takım da karşılıklı sayılar ürettiler. Çeyreğin son iki dakikasına Efes Pilsen 46-43 önde girerken Fenerbahçe Ülker Ömer Onan’ın kullandığı serbest atışlardan bulduğu sayılarla skoru 46-45 yaptı. Bu dakikadan sonra da Efes Pilsen’in sayı bulamadan döndüğü iki hücumu iyi değerlendiren Fenerbahçe Ülker skora eşitlik getirdi ve final periyoduna 48-48’lik beraberlikle girildi.

Final periyodunun hemen başında Nachbar ile üç sayılık isabet sağlayan Efes Pilsen skor üstünlüğünü de geline geçirirken (51-48) Fenerbahçe Ülker adına bu çeyreğin ilk sayısı Semih Erden’in elinden geldi. Ömer Onan’ın ürettiği sayı ile de 51-52 öne geçen Fenerbahçe Ülker, Efes Pilsen’in Ender Arslan ile bulduğu üç sayılık baskete engel olamadı ve skoru yeniden 54-52 Efes Pilsen’in lehine oldu. Bu dakikadan sonra Rakocevic’in üçlüğü ile skoru 57-52 yapan Efes Pilsen, yine aynı oyuncusunun basketiyle 59-54 öne geçti. Efes Pilsen’in sayılarına Lynn Greer ile karşılık veren Fenerbahçe Ülker skoru 59-57’ye taşısa da Lacivert Beyazlılar Nachbar’ın üst üste sayılarıyla skoru 64-59 yaptı. Bu dakikadan sonra iki takım da karşılıklı sayılar üretmeye devam ederken final çeyreğinin etkili ismi Nachbar takımını 67-60 öne geçiren sayıyı kaydetti ve Efes Pilsen maçın son 2 dakikasına bu skorla üstün girdi. Karşılaşmanın kalan süresinde oyun üstünlüğünü elinden bırakmayan Efes Pilsen üst üste bulduğu sayılarla farkı arttırdı ve maçı 80-67 kazandı.

EFES PİLSEN : Mario Kasun 2 (2 ribaund, 1 asist), Charles Smith 4 (6 ribaund, 4 asist), Igor Rakocevic 17 (2 ribaund, 6 asist), Kerem Tunçeri 2, Marvis Thornton (2 ribaund, 1 asist), Kaya Peker 14 (4 ribaund, 1 asist), Bostjan Nachbar 15 (3 ribaund, 1 asist), Sinan Güler 9 (4 ribaund, 1 asist), Erder Arslan 17 (4 ribaund, 2 asist)

FENERBAHÇE ÜLKER: Ömer Onan 8 (2 ribaund, 3 asist), Semih Erden 10 (5 ribaund, 2 asist), Gordon Giricek 6 (5 ribaund, 1 asist), Damir Mrsic (1 ribaund, 2 asist), Lynn Greer 18 (1 ribaund, 4 asist), Oğuz Savaş 9 (5 ribaund), Tarence Kinsey 4 (4 ribaund, 1 asist), Ömer Aşık 12 (6 ribaund, 1 asist)

1.PERİYOT: 12-14
2.PERİYOT: 21-15
3.PERİYOT: 15-19
4.PERİYOT: 32-19

 

17669788.jpg 
  
Fazla  bir şey yazmaya gerek yok.
Ne Yüzsüz adamsın be Bogdan ? 
Git Artık.
Ömrümüzü yedin be ömrümüzü.
İhanet ediyorsunuz Sen ve Seni göreve getiren ve hala orada tutan Beyzadeler.
Bu kaçıncı kardeşim ?
Bile Bile lades demekten bıktık.Bu artık İHANET boyutuna vardı.
Kıçı kırık Dopingçiler aynı şekilde üst üste 6 maç kazanıyorlar ve BOGDAN hala 
“ Maçın son iki dakikasına kadar iyi bir oyun ortaya koyduk aslında. Son iki dakikada ise sanırım bir konsantrasyon eksikliği yaşadık. Efes pilsen güçlü bir ekip ve bu ekip karşısında Emir Preldzic’in eksikliğini hissettik. Ayrıca Sinan Güler ve Ender Arslan da bugün çok etkili bir oyun sergilediler ve takımlarına maçı kazandıran isimler oldular” diyor.
  32 sayı yemişsin son çeyrekte hala son 2 dakikaya kadar başa baş oynadık,Sinan Güler,Ender etkili oldular diyorsun.
 Son çeyrekte 1 tane mola almadın be adam.
Nachbar diye bilinen iyi bir dış atıcı adam üst üste 3 üçlük attı (15 sayısının 11'ini son çeyrekte attı) sen seyirciler gibi seyrettin.
Ne önlem aldın be adam ?
 Taraftar para vererek maçı seyrediyor sen milyon euro alarak maçı seyrediyorsun.
Oyun kurucu ve 4 numaradaki zaafiyeti,oradaki kara deliği çocuklar bile görüyoru bıraktım 
GERİ ZEKALILAR bile görüyor artık.
 Bunu görmemek için ARTIK İHANET İÇİNDE olmak lazım diyorum.
  Tüm yıl  boyunca normal sezonda sadece 2 mağlubiyet alan Aydın Örs'ün takımını 
yedin bitirdin beee.
Şu ligte sadece tek 1 rakibi var sen her maç aynı şekilde kepaze oluyorsun be adam.
 BİRAZCIK ONURUN,HAYSİYETİN,ŞEREFİN VARSA İSTİFA ET,ÇEKGİT !!!
  Hala bu adama destek çıkanlar varsa onlarda İHANET içindedir.
Senin emeğini çalan adamlardan birine methiyeler düzen,sevgilerini,aşkını sunan bir adamdan
ne bekliyor Aziz Yıldırım ve Mahmut anlayan beri gelsin.
 Aragones Dinazorundan hiç mi ders almadın Aziz Yıldırım ?

 Adam kovulup yüklü tazminat kapmak peşinde,takım umurunda değil.

 Yalakaları,Şakşakçıları ,Bık bık bık ötüyorlar ,taraftar bu takımı yalnız bırakıyor 
da falan da filan da.
Ulan soğuttu,bitirdi insanlardaki hevesi bu adam hala taraftara mok atıyorsunuz gafiller !!!!!!!!


22 Eylül 2009 Salı

Aziz Yıldırım Doping'e Öfkelenirken,Hocası Doping'çiye Aşık !!!

Dünkü Hürriyet'te Siyasi Yazarlardan Fatih Çekirge'nin köşesinde ilginç bir kısım
vardı.Şöyle ;

BİR yemekte karşılaştık. Yanında İkinci Başkanı Nihat Özdemir.

Aziz Yıldırım

Aziz Yıldırım her zamanki gibi keskin.

Soruyor:

- Medya neden Efes’in doping olayının üzerine gitmedi. Gidemiyor mu?

O sırada Spor Müdürümüz Esat Yılmaer orada.

Esat “Gitmez olur muyuz. Sorduk, araştırdık, yazdık...”

Bu defa Yıldırım bana dönüyor:

- Bakın işte buradan söylüyorum. Medya Efes’e bu konuda torpil yapıyor. Bu olay bir Fenerli oyuncuda çıksaydı, dünyada bizim peşimizi bırakmazlardı. Yerden yere vururlardı.

Soruyorum:

- Peki Başkan, ne yapacaksın?

- Yazar mısın?

- Tabii yazarım, neden çekineceğim ki? Aziz Yıldırım bu defa daha keskin bir üslupla şöyle diyor:

- Bayramdan sonra bütün işim bu. Bu konunun peşine düşeceğim. Başka hangi sporculara verilmiş araştıralım bakalım. Ben soruyorum medya neden bu işin peşini bıraktı. Ben araştıralım diyorum. Bu doping olayı çıksın ortaya. Bakalım başka kimlere verilmiş o ilaç?

Bana gelen iddialara göre de o maçta takımın çoğunda doping var. Bu nedenle mutlaka araştırılmalı.

Ben Galatasaraylıyım. Ama Aziz Yıldırım’ı hem insan hem de başkan olarak severim. Fenerbahçe’ye çok şey yaptı. Doğru, dürüst eğilip bükülmeyen bir başkan imajını spor camiasına kattı. Spor basınının kimseye torpil yapacağına inanmam. Bu nedenle diyorum ki; “Aziz Yıldırım’ın bu sesine spor basını sesiz kalmasın. Üstüne gitsin bu doping olayının.”

Belli ki olay Kerem Gönlüm’den ibaret değil...

***************

Birincisi ; İyi güzel de Sayın Aziz Yıldırım niye Doping olayı ilk açığa çıktığı hadi

B Numunesini de bekleyelim,ondan sonra çıkıp canlı yayında basın toplantısı yapıp,

Türkiye'yi ayağa kaldırmadın,Şampiyonluğumuz çalındı demedin ?

Medyayı eleştiriyorsun iyi de kendi medyanı kullan.

Bayramdan sonra bütün işim bu.Bu konunun peşine düşeceğim diyorsun.

Hadi bakalım bekliyoruz.

Diğerleri gibi yalan olmasın da ...

Mesela şu lig bittikten sonra Hakem Hataları için düzenleyeceğiniz basın toplantısı gibi.

İşe aslında çok sevgili kendi hocanız Tanjeviç'ten başlayabilirsiniz mesela.

Şöyle diyebilirsiniz ;

Ya Hoca gel bakalım buraya.

Eyvallah Sen Milli takım Koçusun,Kerem Gönlüm de senin orada oyuncun ama

bu adam ve muhtemel diğerleri bizim emeklerimizi Şampiyonluğumuzu çalmışlardır.

Sen habire her yerde bu etik düşmanı,ahlak fakiri basketbolcuya övgüler düzüp duruyorsun.

Nedir bu Kerem Gönlüm aşkı Allah aşkına diyebilirsin.

Ne diyor Bay Tanjeviç Kerem Gönlüm için bir bakalım ;

Bogdan Tanjevic, doping testi sonucu pozitif çıkan Kerem Gönlüm'e büyük saygısı olduğunu belirterek, "bir hata yapmadığını umuyoruz" dedi.

Antrenör Bogdan Tanjevic, Atatürk Havalimanı'nda yaptığı açıklamada, Kerem Gönlüm'ün idrar örneğinde yasaklı maddelerden 'cathene'e rastlanmasıyla ilgili soru üzerine, "çok üzgünüm. kendisine çok büyük saygım var. En çok inandığım, en iyi oyunculardan bir tanesi" dedi.

Gönlüm'ün hem saha içinde, hem saha dışında olumlu bir hayat felsefesi olduğunu ifade eden Tanjevic, "Büyük bir eksiklik hissediyoruz şu an. Bizimle beraber olmasını çok isterim" şeklinde konuştu.

"Bizim elimizde onun gibi bir oyuncu yok. Ayrıca Türkiye'de de onun gibi bir oyuncu yok. Ama takımın durumunun iyi olduğunu düşünüyorum. Takım oyununda onun eksikliğini hissettirmemeye çalışacağız. Kerem'in bir hata yapmadığını umuyoruz."

http://www.sporaks.com/aks/images/stories/basketbol/keremgonlum_1b.jpg

21.08.2009

Kerem Gönlüm'ün eksikliğini çok hissettik. Kadroda olamamasından dolayı büyük üzüntü yaşıyorum. Eğer Kerem Gönlüm'le beraber olsaydık 8'de 8 yapıp finale kadar gelebilirdik. Bizim en iyi savunmacımız ve ribauntçularımızdan biri. Hem hücumda, hem savunmada açıkları kapatabilen biri. Çok iyi ve pozitif bir insandı.

21.09.2009

Aşka bakın aşka.

Ne Kerem Gönlüm'müş be kardeşim.

Tamam Sen Milli takım Koçusun.Milli takımı her zaman Asli görevin gördün.

Fenerbahçe'yi tali görevin gördün.Yani Milli Takım 1.Görevin,Fenerbahçe'de onun

yanında 2.görevin olarak gördün.

Tüm uygulamalarında da bunu bariz olarak gördük.

Nasıl Fenerbahçe'ye geldiğini de biliyoruz.

Turgay Demirel Milli takımdan ayrılmaman için kankası Mahmut Uslu'dan rica etti ve

sana Aydın Örs gibi bir Efsane Koçu bir kalemde silerek Fenerbahçe'ye pazarladı.

Her şeye rağmen eleştirsekte netice de FB Antrenörüsün diye kimimiz kerhen,kimimiz

gönülden,kimimiz mecburen destek verdik.

Ama Hocam Sen ikide bir çıkıp F.Bahçe'nin yani Senin de emeklerini çalan bir adama

methiyeler sunman bizi deli ediyor.

Nedir bu ya ?

Çok iyi ve pozitif bir insandır,Saha içinde ve dışında olumlu bir hayat felsefesi vardır,ona

büyük saygı duyuyorum,böyle bir şey yapmamıştır gibi sözler ne iş hocam.

Ayıptır yahu.

Bal gibi de yapmış herif işte.

Başkan'ına göre başkaları da varmış.

Evet Sayın Aziz Yıldırım işe Sayın Koçunuzdan başlayabilirsiniz.

Buyrun !!!!!!!!!!!

21 Haziran 2009 Pazar

Bogdan Tanjeviç Gitmeli !!!!!!!!!!!












Hep Tanjevic´i Destekledim ama Artık Ben de Gitsin Diyorum...

Tanjevic genç oyuncularla bir sistem takımı kurmayı seven bir koç.
Kariyeri basketbola kazandırdığı çok yönlü oyuncular
(Dejan Bodiroga ve Gregor Fucka gibi)
ve oynattığı sistemli ve disiplinli basketbolla
sürpriz takımlarla kazandığı şampiyonluklarla dolu.

Fenerbahçe´ye de bu amaçlarla geldi.
Camia destek olsa‚ sistemini anlayıp sabırlı olsa
bunu başarabilirdi.
Rakiplerine nazaran kısıtlı bir bütçeyle geçen sene
EL´de son 8´e kalmamız bunun bir göstergesi.

Ancak olmadı.
Bunun iki temel nedeni var:
1. Camia destek olmadı.
2. Kimi yanlış seçimlerinde inatçılığa varan bir ısrar gösterdi.

Tanjevic sistemini oturtmak için normal sezonda rotasyonunu
çok acımasızca kullandı.
Oyuncuların neredeyse tümünü eşit sürelerde tuttu takımda.
Bu takımı bir makina gibi işleyen bir hale getirmek için bence doğru bir karardı.
Maçlarda çok sık mola almaması da bu stratejinin bir sonucu.
Tanjevic maçın kırılma anlarında oyuncularının sorumluluk almasını istiyor.
Bütün o 3. çeyrek sendromunun en önemli nedeni de bu bence.
Bunun faydasını 2. maçta gördük bence.
Özellikle maç sonunda takım iyi inisiyatif aldı ve gitti denilen maçı çevirdi.

Sonraki 4 maçtaki hakem hatalarını bir kenara atalım şimdilik.
Tanjevic´in hatalarına odaklanalım.
3. maçta sonlarda fark erirken ve Solomon saçmalarken seyretti.
Ömer Onan´ı da kenarda unuttu ve mola alıp müdahale etmedi.
Bu hatasını kendisi de kabul etti.
Ben o özeleştiriyi verince bir daha aynı hatayı yapmaz diye umutlanmıştım.
Ancak maalesef aynı hatayı devam ettirdi.

Hepimiz çok daha iyi hatırlarız diye son maça geleceğim.
Maçı 3 sayı farkla yani başabaş bitirmiş olmamıza karşın
aslında genel olarak iyi oynamadık.
Örneğin pota altında Kaya´yı durduramadık.
Aynı taktikle Kaya üst üste 4-5 basket buldu.
Tanjevic ona önlem almadı.

Son 4 maçta Efes´in baskılı presine karşı da çözüm üretemedi.
Halbuki Solomon pres ve baskılı savunma yüzünden
top kaybedince saçmalamaya başlayan bir oyuncu.
Bunu da engelleyemedi Tanjevic.
Bu da bence Tanjevic´in "sistem" ısrarından kaynaklanıyor.
Yıldız oyuncundan faydalanmasını bileceksin.
Eksiklerinin ortaya çıkmasına ise izin vermeyeceksin.
Bu "sistem"den fedakarlık yapacağın anlamına gelmiyor.
Ama Tanjevic´in en büyük eksikliği işte...
gErgin de bunun üstüne giderek seriyi çevirmesini bildi.

Tanjevic´in bir huyu da maçlara savunma beşlisiyle başlaması.
En iyi 5´i değil savunması en sağlam 5´i kullanıyor maçlarda.
Bu bir tercih. Doğru yanlış tartışılır ama nedenini görmek lazım.
Ancak bu tercih Efes karşısında tutmadı.
Sürekli Efes´in attığı adıma bakıp ona göre taktik yaptık.
Bu da aslında takımı edilgen hale soktu.
Bu taktik 2. maçı kazanmamızı sağladı.
Efes´in o maçtaki 4 kısasına maç sonunda Mirsad+4 kısayla yanıt verdik
ve bu değişiklik maçı getirdi.

Ancak‚ gördük ki aynı taktik 6. maçın sonunda işe yaramadı.
Maçın sonunu hatırlayın.
O kadar kısa kalmıştık ki‚ bütün ribaundları Efes topladı.
Ve Tanjevic bunu görüp uzunları devreye sokamadı.

Halbuki Efes´e karşı bu kadar edilgen oynayacağımıza
biz risk alıp kendi hücum kozlarımızı öne sürsek farklı olabilirdi.
Örneğin pota altında biz daha iyiydik.
Özellikle maç sonunda Efes´in bütün uzunları faul problemi yaşıyordu.
Efes´in 4 kısasına aynen karşılık vermek yerine uzunlarımızı devreye soksak
bence avantaj bize geçerdi.
Ve (skorda) başabaş giden maçı çevirebilirdik.

Tanjevic´i eleştirmeyi burada kesiyorum.
Zaten herkesin gördüğü şeyleri tekrar etmeyeyim.
Fakat şunu söylemeden de geçemeyeceğim
psikoljik savaşı da kaybetti Tanjevic.
3. maçta son anda kaybeden takımı toparlayamadı.
Taraftar da panikledi.
Halbuki başta Tanjevic değil de Aydın Örs gibi
taraftarın arkasında güvendiği ve arkasında duracağı
bir koç olsaydı‚ kesinlikle farklı olurdu.
Belki 3. maçtaki o kırılma noktasında bile gerekli müdahaleleri görür
seriyi 4-0 alırdık.

Tanjevic transfer seçimlerinde de hata yaptı.
Gricek´i saymıyorum. Sakat olmasa kesinlikle çok faydalı olurdu.
Ama sanırım o da hafif sakatlığı bilinerek alındı.
Fakat o sakatlık ağırlaştı.
Galiba bir risk alındı ama tutmadı.

Smith örneğin.
Aslında iyi bir takım oyuncusu ve hücum ve savunma özellikleri dengeli.
Tanjevic´in "sistem"i için kesinlikle iyi bir seçim.
Ama bir "winner" da değil.
Maalesef Tanjevic özellikle son maçta Smith´in maçı koparmasını bekledi.
Son şutları hep ona attırdı.
Kaybetme olasılığı yüksek bir riskti.
Nitekim maç sonunda gördük‚ Smith´in kaçan şutları ve
kaptırdığı toplarla verdik maçı.
Bu da Tanjevic´in anlamsız "ısrar"larından biriydi.

Green ise kesinlikle yanlış bir seçimdi.
Solomon gibi bir oyun kurucunun yanında iyi bir yedek ya da
tamamlayıcı olabilir‚ ama sezonun çoğunda Solomon yokken
tamamen ona güvendi. Büyük hata.
Finalde de gördük Efes gibi iyi savunma yapan takımlara karşı
boyu nedeniyle siliniyor.
Eeee‚ her takım da Telekom gibi az defans yapmıyor ki!
Green bırakın şut atmayı‚ pas bile atamadı.
Yaptığı bütün top kayıpları Efes´in Green´in paslarına el uzatması yüzünden oldu.
Hatta top bile getiremedi. Efes´in baskılı savunması karşısında ezildi.
İnsan o boydaki oyuncunun en azından iyi top sürmesini bekliyor.
Yapamadı.

Şimdi gelelim en önemli maddeye...
Camia destek olmadı Tanjevic´e.
Bunda en önemli yanlış yönetimin.
100. yılımızda eze eze şampiyon yapan Aydın Örs´ü
hele hele taraftarın‚ hepimizin‚ sevgilisi Örs´e
şampiyonluğu kutlamasına bie izin vermeden
yol göstermek kimsenin içine sinmedi.

Biz müessese kulübü değiliz.
Ahlaki değerler‚ sevgi-saygı‚ forma aşkı
bizim gibi kulüpler için çok önemli.
Bizi biz yapan değerler bunlar.
Örs´ün gönderilmesi‚ Tanjevic´e verilecek desteği sıfıra indirdi.
İbrahim´in tekrar alınmaması da tuz biber oldu.
Sahada sanki bize yabancı bir takım oluşuyordu.
Bu içimiz sinmedi bir türlü...

Halbuki başta da belirttiğim gibi Tanjevic´in "sistem"ini oturtması
sabır ve zaman istiyor.
Bu sabrı ve zamanı aslında büyük Fenerbahçe taraftarı gösterebilirdi.
Ama Örs´ün gönderilmesini kimse kabullenemediği için
olmayacak duaya amin demek gibi oldu.

Ben açıkçası Tanjevic´in neler yapabileceğini gördüğüm için
hep başarılı olmasını istedim.
Çünkü hedef f4´tü. Ve bizim 3-5 katımız bütçelerle oynayan
PAO‚ CSKA‚ Barcelona gibi takımları ancak
Siena ya da Partizan gibi "sistem" takımı olursanız zorlayabilirsiniz.
Bunun için genç oyuncu da yetiştirmeniz gerekir.
Hakan Demirel‚ Oğuz‚ Semih (ve sonra Ömer Aşık) gibi gençler
ve Solomon‚ Mirsad‚ İbrahim‚ Mrsic ve Ömer Onan gibi
forma aşkıyla oynayan tecrübeli oyuncularla bu yapılabilirdi.
Üstelik Tanjevic gelecek vaat eden Emir ve Vidmar´ı da getiriyordu.

Ama aşı tutmadı.
Tanjevic başarılı mı değil mi onu tartışmıyorum.
Açık söyleyeyim bu sene şampiyon olsak da fikrim değişmeyecekti.
CAMİANIN DESTEĞİ OLMAYAN TANJEVİC´LE
İSTENEN BAŞARI GELMEZ!

Küçük bir örnek.
Tanjevic´i kabullenemeyen camia Emir ve Vidmar´ı da
Tanjevic´in çocukları olarak görüp
onları da (haklı olarak) benimseyemedi.
Genç‚ önü açık ama tecrübesiz olduğu için de pek çok eksiği
olan bu çocuklara da tepki oluştu.

Emir daha yetenekli.
O atlattı ve taraftarın sevgi ve güvenini kazandı.
Hak etti de bence.
Özellikle son maçta tüm takım‚ hatta biz tribündekiler maç gitti diye
bakarken o sorumluluk alıp maça ortak etti bizi.

Ama Vidmar çok yavaş gelişiyor.
Pivot oynayan oyuncularda bu biraz normal de.
Çünkü sadece tecrübe için değil‚ yapılı olmak için de zaman gerekiyor.
Ancak Vidmar´a ihtiyacı olan destek ve sabır gösterilmedi.
Bunu kimseyi eleştirmek için söylemiyorum.
Zaten kendimden örnek vereceğim.

Son maç.
Vidmar maçın başında çok mükemmel oynamadı‚ doğru.
Ama çok kötü de değildi.
Hatta uzunlarımız içinde aslında en çok katkı veren oyuncuydu.
Mesela Semih´le karşılaştırayım.
Vidmar´ın 7 dakikada 4 ribaundu var.
Semih´in 12 dakikada 2 ribaundu...
Vidmar faul kaçırdığında bütün tribün homurdandık.
Eeee‚ Semih de 2 serbest atışta 0 yaptı...
Üstelik Vidmar hiç top kaybı yapmadı son maçta (belki de ilk kez)
ama Semih´in iki top kaybı var.
Semih´i evladımız olarak görüyoruz kızamıyoruz.
(İşte bütün bu nedenlerden dolayı Tanjevic gitsin istiyorum.
Taraftarda hakkaniyet‚ emeğe saygı bırakmadı.)
Ayrıca Vidmar varken Kaya da Kasun da
sanırım bir kez pota altından sayı buldular.
Vidmar´dan sonra kim girdi hatırlamıyorum‚ sanırım Oğuz´du‚
ama o girince Kaya dağıttı pota altını...

Semih´i severim‚ tutarım‚ kalmasını da isterim.
Ama şunu da gördüm.
Son maçta Semih´in hatalarına daha az kızdık tribünde.
(Kimse alınmasın. Bunu ben de yaptım)

Bu sadece bir örnek.
Tanjevic´i taraftar kabullenemedi.
Kredisi artık sıfır.
Bu saatten sonda ne "sistem" oturtabilir
ne de destek alabilir.

Efes Pilsen Rakocevic´i de alarak yatırımlarına devam edeceğini gösterdi.
Takımımızın bir silkinmeye de ihtiyacı var.
Tanjevic bunu yapamaz.

Umarım yönetim inat etmez ve Aydın Örs´ü
(en azından CEO olarak) tekrar başa getirir.
Yoksa seneye normal sezonda 4. olur.
Yarı finalde de Efes´e eleniriz...

ÖZGÜR

En başta oyumu söyleyeyim : KESİNLİKLE GİTMELİ.

Gelmesi en baştan bir hataydı.
Milli takımı bırakacağım tehditlerine Turgay Demirel aman
kaçırmayayım acil bir kulüp bulmalıyım diyerek ‚Mahmut Uslu´dan
yardım istedi ve taraftarın Sevgilisi olmuş ‚başarılı hoca
Aydın Örs´ü bile bu uğurda bir kalemde silip geçtiler.
(Kimse CEO´luk teklif edildi‚kendisi kabul etmedi masalları
söylemesin)
Serde FENERBAHÇE´ lilik var‚basketbolu da çok seviyoruz.
Bağrımıza taş basıp Fenerbahçe için destekledik.
Geçen yıl King Solomon sayesinde gelen Şampiyonluk´la
büyük bir kredi kazandı.
Bu sezona King´siz başladık.Sakatlıklar‚şanssızlıklar ile 8
mağlubiyetle ve EL´de daha ileri gidemeyerek geldik Finallere.
King dönmüştü ama hazırdı değildi‚Avrupa Basketbolunu
unutmuş gibiydi sanki.Üstüne Tanjeviç´in dönüşüne ´´benim kalıplarım
dan çıkmayacak´´ şartı ile geldiği için bocaladı.
Üstüne Efes´in üstüne sıkştırmalı‚faullü sert savunması ve
takımda başka hücum obsiyonları işlemeyince (Tanjeviç´in olmayan
hücum setleri) herkes faturayı Solomon´a kesti.
Bence o kadar yüklenmeyi hak etmiyor.
6 maçta ilk maçtaki Ömer Onan´ın 20 sayılık çıkışı gibi ‚
2.bir skor obsiyonu oyuncu çıkarabildik mi ?
Ne Oğuz´un hücum yönünü kullanabildik - 6 maçta 41dakika
oynamış çocuk.Elindeki bu silahı kullanmayan hocaya ne denir ? -
ne de Ömer Onan´ı son 4 maçta bir daha ilk 2 maç gibi kullanabildik.
Veya başka altenatifler uyguladık.
Hal böyle olunca Solomon´da iş başa düştü deyip mecburen zorladı.
Ondan sonra da Solomon hediye etti oldu.
Teknik olarak Özgür çok güzel özetlemiş.
Bir önemli ekleme yapayım.
Hadi hücumda kısır kaldık‚tıkandık (-dırıldık) bari savunmada
önlem alalım.
1 KERE BİLE ALAN SAVUNMASI DENEMEDİ 6 MAÇTA.
Halbuki zaman zaman yaptığı 1-2-1 alan savunmasını denemeli idi.
Ergin bile alan savunmasına 2 üst üste üçlük bulduğumuz maçın
birinde inat etti vazgeçmedi‚sonraki hücumları kesti.
Ne kadar nefret etsek te kabul etmek lazım.
Gergin teknik olarak Tanjeviç´i MAT etmiştir.
Tanjeviç‚Gergin´in hamlelerine karşı bir çözüm bulamamıştır.
Sadece 1.maçta 4 kısasına aynı şekilde karşılık verdi ve tuttu.
Ama sonra tutmadı işte.
Burada Shumpert´i Gergin çok iyi kullandı.C.Smith´in etkisiz
eleman haline getirildiği bir seriyi Shumpert ve Thornton ile
kazandılar.Bu 2 oyuncu hep miss match - eşleşme sorunu
yaşattılar.İşte o zaman 1-2-1 alan savunması bir çare
olarak denenebilirdi.
Bu sadece 1 teknik eleştiri.

Tanjeviç sistem adamı.
Eyvallah ta benim bildiğim sistemler sürekli güncellenir
günün şartlarına uydurulur.
Ama Tanjeviç modası geçmiş sistemlerde inat etti.
Çağa ayak uyduramıyor.

Rotasyonlar‚mola almama inatları‚formayı adaletli dağıtmama‚
oyuncuların kendisine karşı sevgisizlikleri ‚yabancı tercihleri
v.s. gibi daha sayılabiecek pek çok neden ile misyonunu doldurmuştur.

Nasıl Futbolda Revizyon yapıyoruz diyerek Daum´a sarılındıysa da
gidip Aydın Örs´ün kapısında yatsınlar.

Gerçi Transfer başlığında şöyle bir mesaj gördüm ;

´´Diğer bir yandan da Fenerbahçe Ülker cephesinde hareketli anlar yaşandı. Başkan Aziz Yıldırım‚ Tanjevic ile perşembe günü görüşmek için randevu verdi. Ancak Yıldırım yurtdışına çıkınca bu görüşme yapılmadı. Yıldırım´ın soyunma odasına‚ "Ben buradayken Tanjevic hiç bir yere gitmeyecek" demesi Karadağlı coachun kalacağı şeklinde yorumlandı. Ancak Yıldırım´ın bir operasyona gitme olasılığı da ciddiyetini koruyor.´´

Eğer doğruysa Allah selamet versin diyecek bir şeyim yok.

Etiketler