Hıncal Uluç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hıncal Uluç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2009 Pazar

Hınç-Al ''90 Dakika''dan kovulmasına çıldırdı.

12 yıldır hem bol sıfırlı cukkayı götüren hem de her hafta başı zehir kusan ''Türk Futbolu'nun

Habis Ur''larından Fularlı Vatandaş kovulmasını Gazeteden öğrenmiş ve çok kızmış,

kırılmış :)))))))))))))))))

İşte Yazısı ;

90 Dakika.. 90 bin dedikodu!..

Üzüldüm.. Üzülmenin ötesinde fena halde de kızdım, öfkelendim.. 90 Dakika’nın bitmesine, bitme sebebine değil..
Haşmet geçen pazartesi harika bir yazı yazdı.. “Forma giymiş patronlar” diye.. “Yeni sezon başlarken, spor medyasında ‘Kirli’ bir temizlik başlayacak” diyerek..
Onunla bağlayarak dediler ki..
“NTV’nin bağlı olduğu Doğuş’un patronu Ferit Şahenk, maçlarda kendini kaybedecek kadar fanatik bir Fenerlidir. 90 Dakika ise, içlerindeki Fener gönüllüsü Mehmet Yılmaz dahil Aziz Yıldırım’ı fena eleştiriyor. Aziz baskı yaptı. Bitirtti..”
İhtimal vermem..
Ferit Bey dostum.. NTV Yönetim Kurulu Başkanı ki, o da Fenerli’dir, Erman Yerdelen enseye tokat denecek ölçüde 40 yıllık arkadaşım.. Bunca yıldır program yapıyoruz.. Söylediklerimizden rahatsız olsalar, yahu şaka yollu ima ederler.. Hatırlamıyorum.. Hele Erman, tersine, hep alkışladı..
Dediler ki..
Ekonomik kriz, NTV’yi de vurmuş.. Bizim program pahalı gelmiş. Yerine daha ucuzunu koyacaklarmış..
Ayıp!..
12 yıl önce Kenan’ın bana geldiği günden beri, NTV’den bir, tek bir kişi benim para konuştuğumu, “Bana ne veriyorsunuz” dediğimi, zam istediğimi söylesin, sadece ekranı değil, kalemi de bırakırım. Ben hayatımda kimseyle para konuşmadım. Para pazarlığı yapmadım, para için çalışmadım.. Bana kaç para verdiklerini hâlâ bilmiyorum. Çünkü, Doğuş, telif ücretimi kendi bankası Garanti’ye yatırıyor. Ben Yapı Kredi ile çalışıyorum. Ordaki para geçimimi sağlıyor. Garanti’de ne var, ne oluyor bilmiyorum. Sorsunlar müdürlerine, Hıncal bir defa açıp “Kaç para yattı, kaç param oldu, benim biriken paramı şöyle değerlendirin, bono, döviz alın” dedi mi?.
Para bu benim için..
Ercan (Arıklı) “Geri zekâlı” derdi.. Öyleyim zahir..
Şimdi 90 Dakika NTV’ye pahalı gelmeye başlamışsa, bu oturulur benimle konuşulmaz mı?..
Sebep para olamaz.. İnanmam..
Peki ne?..
O da umurumda değil. Televizyon onların.. İstedikleri gibi tasarruf hakları var. Bıkmış, usanmış olabilirler. Kanalı baştan aşağı revize etmek istiyor olabilirler.. Bana ne?..
Beni kızdıran, öfkelendiren, bitişin şekli..
12 yıldır “Gık” demeden, 500 program yapan Hıncal, işine son verildiğini Vatan gazetesinde okumamalıydı..
Biz, oradaki dostlarımız, Patron Şahenk, Yönetim Kurulu Başkanı Yerdelen, Genel Müdür Cem Aydın tarafından uğurlanmalıydık.. Haşmet’e, Mehmet’e ve bana, yayında birer çiçek verilerek teşekkür edilmeliydi..
Biz de, bu ekran cehenneminde 12 yıl arkamızda duran NTV yönetimine ve seyircilerimize teşekkür etmeli, el sallayıp veda etmeliydik..
Hem de Hürriyet okurlarının oylarıyla “Yılın Spor Programı” seçilip Altın Kelebek aldığımız hafta kapalı kapılar ardında alınan kararlarla kovulduğumuzu gazete haberleriyle öğrenmemeliydik..
Evet dostlar..
İşin adı bu..
Bize reva görülen muamelenin adı, resmen “Kovmak”tır..
Şimdi siz benim yerimde olun da kızmayın, delirmeyin bakalım..
Diyeceksiniz ki “Kızma.. Sen değil misin ‘Ben ne iş, ne özel hayatımda kimseyi ve hiçbir kurumu terk etmedim. Ya beni terk ettiler, ya kovdular’ diyen.. Alışık olmalısın..”
Haklısınız..
Alışık olmalıyım. Ama yaşlanıyorum galiba.. Giderek daha da duygusal oluyorum.
NTV’nin bu tavrını sindirmem zor olacak!..
Haa!..Bu arada en çok sorulan soru.. “Ne yapacağız?..”
Valla, Haşo da, Mehmet de, ayni şok öfkeyi yaşıyor. Bu kafa ile karar vermek yanlış olur.. Bize hemen “Aynen gelin” diyen 3 büyük kanala “Hele bir hazmedelim, sağlıklı kararı ancak ondan sonra verebiliriz” dedik..
Bugüne dek de Haşo, Mehmet ve ben bir araya gelip bir şey de konuşmadık!..

Sabah Gazetesi

12.7.2009 11:07


Geç bunları Anam Babam geççççççççççççççççç.

Kovulman fena koymuş.:))))))))))

Hezeyanlarını anlayabiliyoruz da diğerleri faso fiso.

Her zamanki gibi abartmışsın.O dostum,bu dostum,para konuşmam falan filan.

3 büyük kanal hemen gelin demiş.Hikaye.

Tek teklif Doğan Grubunun adına TÜRK eklediği (!) (Rezillik)

Amerikan kanalıdır o kadar.Orada devam edersin kinini kusmaya.


Konu ile ilgili Hürriyet'te Mevlüt Tezel imzalı güzel bir yazı var.

Şu sıralar medya kulislerinde en büyük dedikodu 90 Dakikanın yayından kaldırılması üzerine dönüyor.

O kadar komik komplo teorileri üretiliyor ki‚ hepsini toplasan mini bir stand-up gösterisi çıkar ortaya. Güya Aziz Yıldırım‚ H-ıncal Uluçun komplo teorilerine ve sürekli Fenerbahçeyi eleştirmesine kızmış ve koyu bir Fenerbahçeli olan Ferit Şahenkten bu programı yayından kaldırmasını rica etmiş. Evet‚ ciddi ciddi bu konuşuluyor ve en akla yatkın komplo teorisi olarak da öne sürülüyor.

Arkadaşlar NTVden‚ büyük bir markadan bahsediyoruz‚ Anadoludaki yerel bir kanaldan değil.

Peki‚ 90 Dakika niye yayından kaldırıldı?

Eğer geçmişe dair iyi arşiv tutuyorsanız‚ biraz araştırmacı gazetecilik misyonuna soyunursanız bu soruya çok kolay yanıt verebilirsiniz.
Hatırlarsanız bundan altı ay önce NTV‚ iki haftalığına reyting ölçümlerine girmişti ve bu durum medya sitelerinde de haber olmuştu. İşte o süreç içinde 90 Dakikanın en az reyting alan NTV programlardan biri olduğu ortaya çıktı. Aynı şekilde NTV ile özdeşleşmiş bir başka program olan Eko Diyalogun da çok az reyting aldığı gözlendi ve bu programın da yayından kaldırılmasına karar verildi. Yani durum bu kadar açık‚ komplo teorileri üretmeye gerek yok.

Evet‚ 90 Dakika futbol programları arasında bir efsaneydi ama her efsane gibi o da zamana yenildi. 12 yıl gibi uzun bir sürede büyük bir metal yorgunluğu yaşadı‚ H-ıncal Uluçun yaşlanma sürecini bir belgesel gibi canlı canlı izledik. Arada Mehmet Demirkol ve Mehmet Yakup Yılmaz taze kan olarak devreye girdiler. Ama onlar da büyük düşüşü durduramadılar.

Peki‚ bundan sonra ne olacak?

Benim tahminim Hınç-al Uluç‚ var gücüyle NTVye yüklenecek. Bu kanalda gözüne çarpan en küçük bir hatayı bile affetmeyecek‚ sürekli NTVyi eleştirecek. Sayın Uluç‚ TRT ile yolları ayrıldıktan sonra da aynısını yapmıştı. İnşallah bu kez yapmaz‚ durumu olgunlukla karşılar.

Çünkü NTVnin bu kararı alması spor basını adına da çok büyük bir hamle olacak. Artık alttan‚ dünya futbolunu çok iyi takip eden yeni bir nesil geliyor. Aralarından bugün en ünlü futbol kalemlerini ceplerinden çıkaracak blog yazarları var. Bu yeni genç neslin komplo teorilerine‚ dedikodulara‚ uzun sıkıcı sohbetlere karnı tok. Artık Telegoldeki kahve muhabbetlerine‚ Ahmet Çakarın ırkçı açıklamalarına katlanmak istemiyorlar. Uğur Vardanın deyimiyle Ömer Üründülün Maracanadaki 1950 model futbolda kalmış görüşlerini dinlemekten de usandılar. Artık daha entelektüel‚ çağımız futbol felsefesine yakışan yorumlar istiyorlar.

Aslında NTV‚ NTV Spor kanalıyla bu yeni neslin isteklerine yavaş yavaş cevap vermeye başlamıştı. Şimdi 90 Dakikayı yayından kaldırarak daha da büyük bir adım attılar. Evet‚ zor yolu seçtiler ama bu zor yol ileride Türk futbol medyasının klişelerini kökünden değiştirecek.

Tabii bu büyük değişim kolay olmayacak‚ yakında futbol medyamız büyük savaşlara sahne olacak.

****************

Raiting meselesi doğrudur.

Ancak asıl mesele Hıncal´ın para mühim değil
palavrasına inanmamak lazım‚para konusu da en önemli sebep olabilir.

6 Temmuz 2009 Pazartesi

NTV Nihayet ''90 Dakika Programı''nı bitirdi.



'90 Dakika' son düdüğü çaldı!

NTV yönetimi ‘kriz’i neden gösterip bir ekran klasiği olan ve ‘500’ bölümü geçen ünlü spor programını sezon öncesinde yayından kaldırdı

BİR ekran klasiği olan pazartesi akşamlarının vazgeçilmezi “90 Dakika” yayından kalktı. NTV yönetimi, yeni sezondan itibaren 1998 yılından beri ekranlarda olan başarılı spor programının yayınına son verme kararı aldı. Spor ve futbol tartışma programları arasında yıllardır hep ödül alan 90 Dakika’yı 11 yıl önce Kenan Onuk başlatmıştı. Onuk’un 2005 yılında vefat etmesinden sonra sunuculuk bayrağını Fuat Akdağ devraldı.

ZAMAN zaman yorumcu değişiklikleri yaşayan programda Hıncal Uluç ve Haşmet Babaoğlu yıllardır yer alırken ekibe uzun bir dönem önce de Mehmet Yakup Yılmaz katılmıştı. Yayınlandığı dönemlerde en çok eleştiriyi F.Bahçe yönetimleri ve sarı-lacivertli taraftarlardan alan programın sona erdirilmesinin gerekçesi ise ekonomik kriz olarak gösterildi...

NTV yönetimi krizi gerekçe gösterip yorumculara bu kararı bildirirken 90 Dakika’nın sona erdirilmesi ve sebebi büyük tartışmalara yol açabilir. Bu konuda birçok spekülasyonun ortaya atılması bekleniyor. Program yayınlandığı dönemde sayısız ödül alırken 500’den fazla bölümle ekrana gelmeyi başaran ender spor yayınlarından birisi olmuştu.

Fualarlı'nın ''Hık Deyicisi'' Haşmet bugünkü yazısında nankörlüğün doruklarında gezmiş ;

Takım formalı medya patronları ve gelecek sezon.


Medya patronlarının fanatik takım taraftarı olması tuhafınıza gidiyor mu hiç?
Hayır.
Forma giyip pozlar vermeleri veya tuttukları kulübün yöneticileriyle fazla içli dışlı olmaları sizde rahatsızlık uyandırıyor mu?
Hayır.
Hepimiz takım taraftarıyız...
Aynı kültürü paylaşıyoruz. Hep birlikte ipin ucunu kaçırıp dünyayı tuttuğumuz takımın renklerinden ibaret sanıyoruz.
Medya patronları da bizim gibi bir insan nihayetinde!
Hatta belki içinizden şöyle diyorsunuz...
Bizim canımız can da‚ medya patronlarının ki‚ patlıcan mı?

***

İyi de...
Bir de şöyle düşünün...
Hangi kulüp başkanı objektif yorum ve habercilikten hoşlanıyor.
Hatta bazıları bundan nefret ediyor. Koşullar el verse gazetelere‚ televizyonlara baskın yapacaklar.
Onlara göre...
Medya sadece kendilerinin istediği ve izin verdiği haberleri yapmalı!
Futbol yorumcuları da yağdanlık olmalı!
Şimdi söyleyin bakalım...
Bu başkanlar takımlarının "hastası" medya patronlarını etkilemezler mi?
O formalı medya patronları da bir yıl‚ iki yıl direnseler bile‚ onca tazyik karşısında eninde sonunda pes edip başkanların isteklerine boyun eğmezler mi?

***

Ne demek bu şimdi‚ diyeceksiniz...
Şu demek...
Önümüzdeki Süper Lig sezonu kıran kırana geçecek!
Görüyorsunuz‚ büyük kulüpler krizi falan umursamadan çılgıncasına para harcıyor.
Ne için?
Ne pahasına olursa olsun‚ şampiyon olmak için!..
Bu durumda‚ kulüp yöneticilerinin kendi takımlarının fanatik taraftarı olan medya patronlarını‚ hatta reklam verenleri "göreve çağırmaları" ihtimalini yabana atmamalıyız.
Yani demem o ki...
Önümüzdeki sezon başlamadan önce medyada çok kirli bir "temizlik operasyonu" başlayabilir.
Kimsenin günahını almak istemem!
Ancak içimde tatsız bir his var!

Haşmet Babaoğlu


************
Yani Çok şükür demek lazım.
Yıllardır fularlı'nın insanları yalan,yanlış,kasıtlı bilgilerle ve yorumlarla insanları
zehirlemesinden başka ne işe yaradı şu program Fuat Akdağ ve NTV yetkililerine
sormak lazım.
Türk Futboluna ''Kötülük Tohumları'' eken bir Kale yıkılmış oldu.
Darısı diğerlerinin başına.
''Ekonomik kriz '' gerekçesi falan yalan.Ferit Şahenk'e büyük tepkiler oldu F.Bahçe
taraftarlarından.
Değer miydi 3-5 kuruş reklam alacağız diye zehir kusan birinin
milyonları kahretmesine.
Sayısız Ödül almış hikaye.Üniversitelerin adet yerini bulsun diye önünen gelen
popüler kişi ve kurum,programlara dağıttığı plaketler.
Düzenleyicilerin tuttukları takımlara bağlı şeyler bunlar.
Tarihin Çöplüğünde yerini aldı nihayet ....

6 Haziran 2009 Cumartesi

Hıncal'ın Peşkeştepe İçin Tayyip Erdoğan'a Çağrısına Tayyip Erdoğan'dan Okey Geldi .

Hıncal ısrarla 2 defa Peşkeştepe için Tayyip Erdoğan'a çağrı yapıyordu.
İnatla bu işin üstüne gidiyordu.

Tayyip Erdoğan nihayet Hıncal'ın isteğini yerine getirdi.(!)

Emir büyük yerden...

İnşası artık neredeyse yılan hikayesine dönen Seyrantepe´deki stat için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan devreye girdi, TOKİ Başkanı´na, “Bitirin” talimatını verdi



Galatasaray’a güzel haber Ankara’dan geldi... Defalarca yapımı duran, yüklenici firma ile TOKİ’yi birbirine düşüren ve Sarı-Kırmızılı yönetimi de zor durumda bırakan Seyrantepe’deki yeni stat inşatına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan el koydu. Başbakan’ın, “İşbaşı yapmakla sorunlar çözülmez. Önce yüklenici firmanın bizi ikna etmesi lazım” diyen TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar’ı aradığı öğrenildi. Erdoğan’ın Bayraktar’a çok net bir talimat verdiği ve “Bu stat konusu artık çok fazla uzadı. Sorunlarını duymaktan bıktım. Bu işi bir an önce bitirin” ifadelerini kullandığı vurgulandı. Firmaya verdikleri sürenin dolduğuna değinen Bayraktar ise, “Eğer sözler yerine gelmezse ihale yolu açık. İhaleden sonuç çıkmazsa stadı TOKİ yapar” dedi.

Kritik günler
Bu gelişmelerin ardından gözler son kez yüklenici firmaya çevrildi. Sarı-Kırmızılı yönetim Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın tavrıyla rahatlarken, bu gelişmenin ardından kombine ve loca satışlarının da artması bekleniyor.

Fanatik - 06.06.2009

http://fanatik.ekolay.net/fanatik/GALATASARAY-Emir-b%C3%BCy%C3%BCk-yerden_4_HDetail_32_135400_19.htm


*************
Defalarca yazdığımı bir kere daha tekrarlıyorum.
Hepinizi Allaha havale ediyorum.

2 Haziran 2009 Salı

Hıncal Peşkeştepe İçin Saldırmaya Devam Ediyor !!!!!!!!

Amaç Galatasaray'ı durdurmak mı?..

Ben Eren Talu'nun yerinde olsam, şu anda Aslantepe ile ilgili her şeyi durdurur Toplu Konut İdaresi Başkanı Erdoğan Bayraktar hakkında enaz 100 milyon dolarlık bir tazminat davası açardım..
Başkanın TRTTurk'te yaptığı ve cumartesi günü tüm gazetelerde yayınlanan sözleri inanılır gibi değil. Ne bir üst düzey bürokrata yakışıyor, ne de iş ahlakına..
Başkan Eren Talu'yu yok etmek, Aslantepe'nin geleceğini tehlikeye atmak ve tam da transfer sezonu öncesi Galatasaray'ın elini kolunu bağlamak için konuşuyor sanki.. İnanılır gibi değil.. Gerçekten inanılır gibi değil..
Aslantepe, bu ülkenin en gözde mimarlarından ve çok başarılı iş adamlarından biri Eren Talu'nun, sırf Galatasaraylı olduğu için bulaştığı bir proje. İşler tıkır tıkır yürürken, patlak veren küresel kriz en çok Arap dünyasını vurunca, Eren'in Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki ortağı ödeme yapamaz hale geldi. İşler gecikti. Eren, yerli bankalara baş vurdu. Halk Bankası kredi açmayı kabul etti. Bunun için TOKİ'nin garantörlüğünü istedi. TOKİ, sadece kefil olabileceğini bildirdi. İşler bu noktada kilitlenir gibi oldu.
Projenin altında Başbakanın imzası vardı. Bu yüzden durumu anlatan yazımızı, Başbakan'a hitaben kaleme aldık. Galatasaray'ın içinde bulunduğu mali krizden ancak Aslantepe loca ve koltuklarının peşin satımı ile kurtulabileceğini anlattık ve "Galatasaray'ın kaderi, Fenerli Başbakanın elinde" diye de bir ironik çağrı yaptık..
Tahminimiz iki devlet kurumu arasındaki, kelime farklarından doğan yapay anlaşmazlığın başbakanın müdahalesi ile çok çabuk çözüleceği ve Aslantepe'de çalışmaların, dolayısı ile de loca ve koltuk satışlarının hızlanacağıydı.
Biz bu müdahaleyi beklerken, TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar'ın sözlerini okuyup donduk ve kaldık.
Eren Talu, bir yandan Arap ortaklarını sıkıştırır, bir yandan Halk Bankası kredisi için son pürüzleri çözmeye çalışırken, TOKİ Başkanı aniden ortaya çıktı ve Talu'ya çekilen ihtarnameyi kamuoyuna bakın nasıl açıkladı..
"Bekleme süremiz 30 gün, ama elimde olsa, bugün feshederim o işi. Eğer siz sağlamsanız, işinizi iyi yapıyorsanız, kriz hangi dönemde olursa olsun para bulunur. Para bulmak kolay şeydir. Zor olan şey beceri, zor olan şey adam bulmak. Artık deniz bitti. Seyrantepe projesini devam ettirmeyeceğiz."
Ne diyor Bayraktar.. "Eren Talu adam değil. Beceriksizin teki. 30 gün daha boşuna bekleyeceğiz.. Sonra ihaleyi ondan alacağız."
Kim Bayraktar?.. İhalenin sahibi.. Kim Bayraktar?.. Projenin altında imzası olan başbakanın İstanbul Belediye Başkanlığı ekibinden alıp, buraya getirdiği, en güvendiği kişilerden.. Yani yakın adamı..,Şimdi o Bayraktar böyle konuşuyorsa, siz Arap sermayesi, siz Türk Bankası olsanız, Eren Talu'ya artık yatırım yapar, kredi açar mısınız?.
Bayraktar'ın sözleri Talu'yu idam eder. Talu biterse, Seyrantepe masal olur.
Peki, Başbakan işin bizzat peşindeyken, onun en has adamı bunu nasıl yapar?.
Ortada bir "İyi polis, kötü polis" oyunu mu var?.
Bir işi bu ülkede Başbakan isteyecek de, onun adamları engelleyecek.. Olacak şey mi?.
Ama daha evvel de oldu.
İnan Kıraç'ın o rüya gibi Tepebaşı Frank Gehry Projesi, başbakanın kesin talimatına rağmen, onun Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve onun bürokratı İbrahim Şahin tarafından engellendi. TRT ile İstanbul Belediyesi arasındaki sahte anlaşmazlık, İstanbul'a dünya çapında bir ilgi sağlayacak belki de tarihin sonuncu Gehry projesini durdurdu.
Şimdi de Aslantepe duracak..
TOKİ ihaleyi geri aldı diyelim. Eren'in de eli armut toplamayacak. O da hakları için dava açacak. Bu dava sona erene kadar inşaat duracak. Bu ülkede ilk müteahhitten alınan projelerin kaderlerine şöyle bir bakın. Çoğu yarım kalmış, biten de yıllarca gecikmiştir. Aslantepe'nin başına gelecek olan da budur.
Söylendiği gibi Bayraktar'ın kafasında işi vermeyi planladığı yakını, dostu bir başka müteahhit olsa bile, yeniden ihale açılması, işin ona devri ve çalışmaların yeniden başlaması yıllar alacaktır.
Bence asıl hesap da budur. İşi geciktirmek ve Galatasaray'ı bitirmek..
Eren Talu derhal dava açmalı, bu davaya Galatasaray Kulübü de müdahil olarak katılmalıdır.

***************
Yatacak yeri yok bu adamın ya.
Nasıl konuyu kendi penceresinden bakarak,abartarak, tek taraflı saldırıyor inanılır gibi değil.
Fenerli Yazarlar ders alsınlar bundan.
Tek başına nasıl da takımı için mücadele ediyor görüyorsunuz .
Eren Talu bu ülkenin en gözde mimarlarından ve çok başarılı iş adamlarından biriymiş.
Hadi ya.
Eti ne budu ne ?
Hangi büyük iş yapmış şimdiye kadar.
Tek tanınmışlığı Defne Samyeli'nin eşi olması ve gs yönetiminde bir dönem bulunması.

26 Mayıs 2009 Salı

Hıncal'dan Peşkeştepe İçin Tayyip Erdoğan'a Çağrı !!!!!!!!

6.Saray'ın kaderi, Fenerli Başbakan'ın elinde..

Oldukça tahrik edici bir başlık var değil mi, yazının başında.. Öyle..
Çünkü durum acil..
Onun için bilerek tahrik ediyorum..

Önce olaylar..
Pazar günü iki gazetede, ayni konuda çok farklı iki haber çıktı..
İlki Hürriyet'te..
6alatasaray inşaatı devam eden Seyrantepe Stadı'nda 87 locayı satmış ve 30 milyon doları kasasına koymuştu. Bu hızla, geri kalan loca ve VİP koltuklarının da kısa zamanda satışıyla 100 milyon dolar daha bekleniyordu.
Hürriyet'in haberi 6alatasaray camiası için müthiş bir müjdeydi.
Böylece 6alatasaray içinde bulunduğu büyük mali krizi atlatabilecek, yığılmış borçlarını tasfiye edecek ve geleceğe güvenle bakacak hale gelecekti. Bu ayni zamanda yeni sezon için düşünülen teknik direktör ve oyuncu transferlerinde de, daha özgür ve daha seçici olabilmek demekti.
Hürriyet okuyanların yüzü gülerken, Haber Türk alanlar fena halde sarsıldılar.
Seyrantepe Stadı inşaatının durdurulması, Eren Talu'dan geri alınması ve yeniden ihaleye çıkarılması gündemdeydi.

Bu inşaatın, sonu belirsiz bir tarihe ertelenmesi, yani satışların bıçak gibi kesilmesi anlamına geliyordu..
Yani Galatasaray'ı içinden çıkılması adeta imkânsız bir mali kriz bekliyordu..


İşin ilginç yanı, her iki gazetenin haberi de doğruydu..
Localar peynir ekmek gibi satılıyordu, ama stadın kaderi de henüz belli değildi.

Küresel kriz, parayı parayla kazanan Arap sermayesini fena halde etkilemiş, özellikle Arapların paralarını yatıran banka ve finans kurumlarının hemen hepsi batmıştı. Bu yüzden Eren Talu'nun Katarlı ortakları ödeme güçlüğüne düşmüşler, stadyum inşaatı durma noktasına gelmişti.
Bunun üzerine Talu, yerli kredi kaynaklarına başvurmuştu.

Bir devlet bankası, kredi açmayı kabul etmişti. Stat inşaatını ihaleye çıkaran Toplu Konut İdaresi (TOKİ) de, krediye kefil olacağını açıklamıştı.

İşler tam yoluna girmişken, banka içinden bir bürokrat "Kefalet yetmez. TOKİ garantör olmalı" diye itiraz etti..


(Alnından Öpüyorum O Bürokratın)

TOKİ'nin "Bizim kuruluş yasamızda böyle bir şey yok. Olmayan bir yetkiyi kullanamayız. Kefalet yeterli" demesi itirazı kaldırmadı ve son aşamaya gelmiş işlemler askıya alındı.

Şimdi kredi gecikirse, TOKİ, işlerin ilerlemediği gerekçesi ile Eren Talu'ya ihtarname çekme ve ihaleyi ondan alma durumuna gelebilecek. O zaman da yeniden ihale açılması, bu ihaleyi kazananın inşaatı devralıp çalışmaya başlaması çok uzun bir ertelemeye sebep olacak. Stadın bitişi meçhul bir tarihe kalacağı için, loca ve koltuk satışları da duracak..


Peki durumu kim kurtarabilir?.

Aslantepe projesinin altında imzası bulunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan..

TOKİ de, banka da, neticede devlet kurumları.. Başbakan müdahale eder ve "Hızlandırın" derse iş biter..
Demezse..
6alatasaray biter..


"Galatasaray'ın kaderi, Fenerli Başbakan'ın elinde" derken bunu kast ediyorum. Başbakanın şu günlerdeki iş yoğunluğu içinde Galatasaray'ın sorunlarına eğilme şansının çok az olduğunun da farkındayım.
Tahrik edici başlığın sebebi de, işte bu!..


http://www.sporyazarlari.com/FFutbol/galatasaray/hincal-uluc/26-05-2009/gsarayin-kaderi,-fenerli-basbakanin-elinde/111330.aspx

Habertürk'ün Haberi Şöyleydi ;

6.Saray´a Seyrantepe Şoku !

Seyrantepe´de olaysız gün geçmiyor. 15 gün içerisinde kredi bulunamazsa Eren Talu´nun aldığı ihale kesin olarak feshedilecek. Proje başka firmaya verilecek. Habertürk´ün haberine göre: "Galatasaray´ın üst kullanım hakkını 49 yıllığına elinde bulundurduğu Seyrantepe´de inşa edilen Türk Telekom Arena´da Eren Talu son şansını kullanıyor. Stat inşaatının finansman sıkıntısı nedeniyle yaklaşık üç aydır durma noktasında olduğu projeyi Toplu Konut İdaresi´nin (TOKİ) kesin olarak Talu´dan alması gündemde.
Alınan bilgilere göre‚ TOKİ kefaletine rağmen Halkbank´ın vermediği 115 milyon TL´lik kaynak gelecek 15 gün içinde bir biçimde temin edilemezse‚ yüklenici Mimar Eren Talu ve Abu Dabili ortaklarının proje üzerindeki hakları TOKİ tarafından feshedilecek. İptal gerçekleşirse‚ Seyrantepe´deki inşaatı ve Mecidiyeköy´deki Ali Sami Yen Stadyumu´nun yerine yapılacak projeyi başka bir şirket üstlenecek.

BU DEFA KARAR KESİN

Mart ayında işçilerin paralarını alamadıkları gerekçesiyle Galatasaray bayrağını yarıya indirmeleri ve eylem yapmaları sonucu yeni bir mali krizin yaşandığı gözler önüne serilen Seyrantepe projesinde inşaat da bir süredir temsili olarak yürüyor.

Edinilen bilgilere göre‚ TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar gelecek hafta başında Talu´ya ihtarname çekecek ve 15 gün kadar olan yasal sürede 115 milyon TL´lik kredinin gelmesini bekleyecek. Aksi halde‚ Seyrantepe ihalesi bu defa kesin olarak Talu´dan alınacak.

YAZIN DA UYARI YAPILDI

Haziran 2008´de TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar‚ Eren Talu´yu işaret ederek‚ Programa uymuyorlar. Düzeltmezlerse temmuzun ilk haftasında ikinci bir ihtar çekmek zorundayız. İhtardan sonra işler düzelmezse‚ 20 gün sonra‚ temmuz sonunda ihaleyi iptal ederiz demişti. Talu ise revizeli iş programı uyguladıklarını belirtmiş ve inşaattaki kayıp zaman giderilmişti.

Bayraktar bankaya kadar gidip görüştü

Halkbank´ın TOKİ´nin kefaletine rağmen 115 milyon TL´lik krediyi çıkarmaması üzerine Başkan Erdoğan Bayraktar´ın Halkbank Genel Müdürlüğü´ne kadar gittiği de gelen bilgiler arasında. Bayraktar´ın bankanın yönetim kurulu başkanı ile görüştüğü ve Para geri ödenmezse TOKİ ödeyecek‚ biz kefiliz deyip krediyi istediği‚ ancak bankanın buna rağmen teklifi kabul etmeyip Biz parayı size verelim‚ siz kullanın yanıtını verdiği bildiriliyor. Ancak krediyi bu şekilde TOKİ´nin kullanma hakkı bulunmadığı için finansman sorunu çözülemiyor.

Ağaoğlu: Halkbank ile hiç çalışmadım

Ağaoğlu Şirketler Grubu Başkanı Ali Ağaoğlu‚ Seyrantepe projesiyle ilgili yazılı açıklama yaptı. Eren Talu´nun kendisiyle görüşmek için randevu talep ettiğini‚ Talu ve Abu Dabili ortakları ile Ataşehir´deki ofisinde iki kez görüştüğünü belirten Ağaoğlu‚ açıklamasında‚ Türk sporunun en değerli kurumlarından biri olan ve gönlümde ikinci takım olarak yer alan‚ daha önce sponsorluklarla desteklediğim güzide Galatasaray camiasına ve Türk sporuna kazandırılacak önemli bir stadyumun durumuyla ilgilenmeyi bir sorumluluk addettim. Başka örneklerde de görüldüğü gibi‚ yabancı sermayenin eksik ve yanlış bilgilerle yanıltılarak zarara uğratılması sonucu Türk ekonomisinin itibar kaybetmesine engel olmak amacıyla ve projeyi ticari anlamda da uygun gördüğümüz için soruna çözüm üretmek istedik dedi. Proje için Halkbank´tan çıkacak krediye banka üzerinde ağırlığı olduğu için engel olduğu öne sürülen Ağaoğlu‚ Halkbank´ta kişisel bir hesabı veya şirketleri namına bir hesabı olmadığını‚ söz konusu bankayla bugüne dek hiçbir projesinde birlikte çalışmadığını da açıkladı.

234.5 milyon TL TOKİ´ye kalacak

Seyrantepe ihalesi‚ yaklaşık 2 yıl önce‚ Ağustos 2008´de TOKİ tarafından rekabet oluşmadı ve tatmin edici gelir payı teklif edilmedi´ gerekçesiyle bir kez daha iptal edilmişti. İlk ihaleyi Bozoğlu İnşaat kazanmış‚ ancak iptal sonrası verilen yeni teklifler sonucu ikinci ihale Eren Talu-Alke İnşaat ortak girişiminde kalmıştı. Ortak girişimin önerdiği toplam gelir miktarı 777 milyon 777 bin 777 TL‚ İdare´ye ödenecek tutar ise 234 milyon 567 bin 890 TL olmuştu. Ancak ihalenin kazanıldığı dönemden beri Talu´ya yönelik eleştiriler hiç bitmedi. Yeterli finansman kaynağı sağlanamadığı için Talu önce ABD´li Crescent Heights ile ortak olma yoluna gitmiş‚ fakat geçtiğimiz yaz Körfez sermayeli Abu Dhabi Groop ve Al Zarooni ortaklığını kendi konsorsiyumuna dahil etmişti."

Kaynak: Habertürk

*************************
Adam tek başına nasıl kamuoyu oluşturuyor görüyormusunuz ?

İŞ BİTTİ.
HINCAL YAZDIYSA TAYYİP ERDOĞAN HEMEN YERİNE GETİRİR.
BAŞLATAN,TÜM ENGELLERİ KALDIRAN DA KENDİSİ DEĞİL MİYDİ ZATEN ?

Göreceğiz bakalım.

Ama benim çoktan Allaha havale işlemim geçerliliğini her zaman koruyor.

Etiketler