Kirli Düzen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kirli Düzen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mart 2011 Perşembe

Kirli Düzenin Son Şampiyonluk Adayı Trabzonspor !!!


    Milli takım gündeminden tekrar Süperlig gündemine dönelim.
Evet ''Kirli düzenin Son Şampiyonluk  Adayı bu kez Trabzonspor''.
 Futbolcuların emeklerine saygısızlık yapmak istemiyorum ama gerçekler ortada.Bu Trabzonspor'un Şampiyonluğa oynaması ''Futbol Cinayetidir''.
 ''MHK'nin kucağında,olağanüstü bir bal,PFDK kıyakları  ve çok garip (!) lojistik desteklerle (!) gidiyorlar.
Şurada ''Böyle Çemişgezekspor'da Şampiyonluğa oynar Nankör Sadri Efendi '' demiştik ;
http://golsmacservis.blogspot.com/2011/03/boyle-cemisgezeksporda-sampiyonluga.html   Gerçekten de her hafta inanılmaz,akıl almaz,aleni,fütursuzca bir hakem desteği var.Böyle kepaze bir kollamayı 1996-2000 dönemi gs'sinde görmüştük daha önce.Bana o yılları hatırlatıyor.

Şurada MHK desteği var ; En iyimser hesaplama ile şu ana kadar 19 puan hakem hataları(!)ndan kazanç sağladılar ;
http://golsmacservis.blogspot.com/2011/03/iste-trabzonsporun-hakem-hatalar-ile.html
 Hemen hemen hepsini Metin Tokat'ın haftalık değerlendirmelerinden çıkardım.
Hani ''Yavuz Hırsız ev sahibi bastırır'' misali yaygara koparıp TFF'yi ve MHK'yi suçluyorlar.
Tablo ortada işte.
Mini bir bilanço çıkaralım isterseniz ;

* Gösterilmeyen kartların doğuracağı sonuçları kaale almadan yapalım.
2.Hafta
3-2 kaybettiğimiz maç Bünyamin adam gibi (!) yönetse en kötü berabere biterdi.O halde haksız 2 puan kazanmış oluyorlar,biz ise 1 puan kaybediyoruz.
6.Hafta
. 0-0 kaldıkları Kayseri deplasmanında Kayseri'nin nizami golü verilmedi.1 puan haksız kazanç.
12.Hafta
. 0-2 kazandıkları Bursa deplasmanında Bursa'nın verilmeyen penaltısı + Ceyhun'un 2.sarıdan atılması sonucu değiştirebilirdi ama bu maçtan bir şey çıkarmıyorum gene de.
13.Hafta.
sahalarındaki 0-0'lık Eskişehir maçında Colman kırmızı kart görmesi sonucu değiştirebilirdi.
14.Hafta.
1-3 kazandıkları G.Antep deplasmanında ve 37.dakikada verilen penaltı ve kırmızı kart sonuca direkt etki etmiştir.Bu maç berabere bitebilirdi.Haksız kazanç 2 puan.
16.Hafta.
1-3 kazandıkları İBB deplasmanında 1-1 iken verilen haksız penaltı sonucu etkilemiştir.Berabere bitebilirdi.Haksız kazanç 2 puan.
17.Hafta
. 82.dakikaya kadar golü bulamadıkları,çok zorlandıkları 3-0'lık Karabük maçında Engin devre sonunda 2.sarıdan kırmızı kart görse,ikinci yarı 10 kişi oynayacak Trabzon bu maçı kazanabilirmiydi ?
Üstelik bu maçta 34.cü dakikada Giray Emenike'yi sakatlayıp  devre dışı bırakıyor.Bence bu maçta berabere bitebilirdi ama neyse diyelim.
22.Hafta.
1-2 kazandıkları Manisa deplasmanında 1-1 iken Manisa'nın Kahe'ye verilmeyen penaltısı kesinlikle sonucu etkilemiştir.85.dakikada bu penaltı verilip,gol olsa Ts döndürebilirmiydi ?
Bu maçtan 3 puan haksız kazanç sağlamışlardır.
23.Hafta
.3-3'lük Kayseri maçından kesinlikle 1 puanı haksız almışlardır.
24.Hafta
.1-2 kazandıkları Bjk maçından da 3 puan haksız kazanmışlardır.
25.Hafta
1-0 kazandıkları Kasımpaşa maçında haksız 3 puan almışlardır.Hadi beraberlik olsa haksız 2 puan.
26.Hafta
1-2 kazandıkları G.Birliği maçından da haksız 3 puan almışlardır.Bu maçı da berabere bitirmiş olsalardı da 2 puan haksız kazanç.
 Kabak gibi ortada toplam 18 puan haksız kazançları var.Bizim ilk maçtan almamız gereken en kötü beraberlikten 1 puanı da koyarsak toplam 19 puan haksız kazanç var ortada.  ''Ağız İshali Sadri'' böyle Şampiyonluğa mezardaki Dedem de oynar ?
Hala yüzsüz,yüzsüz çıkıp konuşabilecekmisiniz ?


  MHK demişken büyük bir bomba (!) daha var.
Trabzon aleyhine ligde tam 63 hafta ve 688 gündür penaltı düdüğü çalınmıyor. F.Bahçe ise son 3 sezonda aleyhine verilen 9 penaltı ile zirve yapmış durumda.
 Hürriyet Muhabiri Ahmet Ercanlar'ın araştırması bu çarpıcı gerçeği (!) ortaya çıkardı.


Spor Toto Süper Lig’in son 10 yılındaki 4 Büyükler’in penaltı raporuna bakıldığında ilginç bir istatistik ortaya çıkıyor. Bu sezon averajla 2. sırada bulunan Trabzonspor'un aleyhine tam 63 haftadır penaltı düdüğü çalınmıyor.
Son olarak 2008-09 sezonunun 30. haftasında Kayserispor’u 4-1 yendiği karşılaşmada aleyhine penaltı düdüğü çalınan ve o günden bugüne kadar tam 63 haftadır ve 688 gündür aleyhine penaltı verilmeyen bordo mavililer ilginç bir rekora doğru ilerliyor.
Trabzonspor'a karşı son yıllarda tek bir penaltı verilmezken, son 3 sezonda en çok penaltı düdüğü ise Fenerbahçe aleyhine çalınmış. Bu süreçte sarı lacivertliler, rakiplerine verilen 9 penaltı ile zirve yapmış durumda.G.Saray ve Beşiktaş'ın aleyhine ise 7’şer penaltı kararı verilirken, Trabzonspor aleyine ise 3 kez penaltı noktası gösterilmiş.
Fenerbahçe aleyhine bu sezon verilen 3 penaltının, ikisini kaleciler Volkan ve Mert kurtarmayı başardılar.
http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/17337240.asp
Ahmet ERCANLAR

 Faruk Özak 1 Mayıs 2009'dan beri Spor Bakanı.Yani 690 gündür.Ts aleyhine  688 gündür penaltı çalınmıyor.
 Tesadüf mü acaba ?
Yoruma gerek var mı ?

***************
   Ve inanılmaz bir balları var.Gene ''1996-2000 gs'si'' ve Milne dönemi bjk'sini hatırlatıyor.Son dakikalarda 90 dakika maçı bırakmıyorlar arkadaş klişesini bile rahmet okutacak bir bal.Olamaz böyle bir bal.Ben buna ''piç balı'' diyorum.
 Son 6 haftanın 5'inde 85.dakikadan sonra attıkları gollerle  kazandıkları ''9 puan'' var.
21.Hafta Sivas - Ts 2-3 3.gol 85'te (2  puan)
22.Hafta Manisa - Ts 1-2 2.gol  86'da (2 puan)
23.Hafta Ts - Kayseri 3-3 3.gol 86'da (1 puan)
24.Hafta Bjk -Ts 2.gol 88'de (2 puan)
26.Hafta G.Birliği - Ts 2.gol 90+1 (2 puan)

   Önceki haftalarda da kazandıkları maçlar var ;
11.Hafta Ts - gs 2-0 75-90
16.Hafta İBB-Ts 1-3 72'de 2.gol
17.Hafta Ts - Karabük 3-0 82-89-94

 ***************
   Gelelim Lojistik (!) desteklere ;
MHK'nın aleni desteği kabak gibi ortada dedik PFDK geri durur mu ?
 
Trabzonspor-Trabzonspor'un başı dertte!

Ts-Kayserispor maçından  sonra Yunus Yıldırım'ın yüzüne darbe geliyor.Bizim gs maçından 3 maç seyircisiz vermişler,tahkim 2 maça indirmişti.Seyircisiz Kasımpaşa maçını 1-3 kaybederek Şampiyonluğu kaybetmiştik.Trabzon'a ise sadece 1 maç saha kapatma veriliyor ve Karadenizlilerin yoğun olduğu Kocaeli'ne veriliyor maç ve ''Hakem Kararı İle'' Kasımpaşa'yı 1-0 yeniyorlar.
 Artı bu maçta edilen küfürlerden hiç bir ceza almıyorlar.
   Gs - Fenerbahçe maçında gs seyircisinin bilerek sahayı kapattırmak için yaptığı hareketlerden ise gs'ye 1 maç seyircisiz oynama cezası veriliyor.Neden 1 maç seyircisiz de Trabzon'a Kocaeli'de 15 bin seyircili ?
 Bunu izah edebilecek şahıs var mı ?

Gelelim son oynanan G.Birliği maçına ;

 İlhan Cavcav maçtan sonra şok bir açıklama yapıyor,Ts'li 5-6 Oyuncunun kendi futbolcularına soyunma odasını basıp ''Satılmış  Köpekler'' dediğini söylüyordu ;

 

Bu 5-6 futbolcunun başını Burak Yılmaz'ın çektiği ve hepsini gözlemcinin gördüğü ve raporuna siyasi baskı yüzünden sadece Burak Yılmaz'ın ''Adam gibi oynayın lan'' dediğinin yazıldığı ama ceza almayacağı söylendi ve denilen çıktı.Hiç bir ceza almadılar.FB oyuncuları yapsaydı bunu şimdi her birine en az 3'er maç verilmişti.

 Ayrıca ; Trabzonspor seyircisi 1-0 mağlup durumda olduğu dakikalarda sürekli olarak  ''Fener´in uşağı .... hakemler'' diye tempo tuttu.Ancak  şöyle bir garip (!) karar çıktı bu hafta PFDK'dan ;

TRABZONSPOR A.Ş. ´nin‚ 20.03.2011 tarihinde oynanan GENÇLERBİRLİĞİ - TRABZONSPOR A.Ş. Spor Toto Süper Lig futbol müsabakasında‚ taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 10.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına‚

Aynı müsabakada TRABZON SPOR A.Ş. hakkında‚ taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle sevk yapılmış ise de‚ isnat edilen ihlalin unsurları oluşmadığından CEZA TAYİNİNE YER OLMADIĞINA‚
  Herhalde edilen küfürler yeterli (!) olmamış.
    Her maçta bunu yapıyorlar.Yukarıda bahsettiğimiz Yunus Yıldırım'ın kafasını yardıkları maçta Burak´ın pozisyonundan sonra‚ dakikalarca hakemin anasına‚ avradına küfür etmişler‚ bırakın küfür yüzünden ceza almayı‚ disiplin kuruluna sevk edilmediler bile.
http://www.tff.org/default.aspx?pageID=246&ftxtID=11983
  Trabzonspor Adaleti (!) bu işte.

* Ayrıca rakip takımların oyuncularının Trabzonspor maçlarındaki performansları da çok ilginçti (!).
Tıpkı geçen yıl Bursaspor maçlarında Bjk'li İ.Toraman ve Kayserispor'un devre arasında getirdiği ,sezon sonunda gönderdiği  (!) Mısırlı Mohammed Shavky'nin performansları (!) gibi.
Beşiktaş - Trabzonspor maçında Bjk'li futbolcuların ilginç performansları (!) ile G.Birliği futbolcularının belki de devre arasında soyunma odası basıldıktan sonra şu resimdeki dizilişleri gibi.
 * Fikstürleri de çok ilginç.Bizimle oynayan takımla 2 hafta sonra oynuyorlar.Bizim maçtan yıpranan ve çok şey kaybeden takımlarla oynama avantajlarıda oluyor.Böyle de bir talihleride var.

* Wikileaks belgelerinde Örtülü ödenekten Trabzonspor'a para verildiğinin yer alması da çok ilginç (!) bir anektot olarak hafızalara kazındı.

  İşte böyle Şampiyonluğa oynuyor Trabzonspor.Umarım sonuca ulaşmaz.
Ne yazık ki  sanki Allah'ta ''Yürü ya kulum '' diyor.Şans Melekleri,Futbol İlahları hep yanlarında.
Sadri efendi başlık resminde olduğu gibi ''Tanrının çizdiği senaryoyu oynuyoruz'' sözü ile yukarıdaki cümlemi kastediyor.
 İlahi Adalet varsa yerini bulmalı.Bu kadar haksızlık olmaz.
Futbolun adaleti varsa Fenerbahçe 3.travma yaşamamalı.Yazık olmasın.
 Tek tesellim ,Aykut Kocaman'a da Allahın yardım ettiği ve Yeni Malatya maçının ardından istifa edeceği halde kararın yarın sabaha bıraktırılması ve oradan buraya gelen ince bir kader çizgisinin de sanki ''Allah Aykut Kocaman'ın yanında'' dedirtiyor.Bu yazdıklarım çoğu kişiye anlamsız gelebilir ama İnanç sahibi ve İlahi Adalete inanan,futbolda şansın olduğuna inananlar için çok garip değil.
 Fenerbahçe tek başına herkese karşı doğrulukla,dürüstlükle yarışını sürdürüyor.Ki 2 kere imtihansa bu imtihanı çok iyi verdi.3.kez sınama olmamalı.
 İNŞAALLAH  O KUPA HER ŞEYE,HERKESE RAĞMEN ALEX REİS'İN ELİNDE YÜKSELECEK.
AMİN.

17 Ekim 2008 Cuma

Cesur Yürek Hasan Ali Atasoy'un sorularına cevap verebilecek bir delikanlı çıkacak mı ?

FB Tribünlerinden gelme,usta Gazeteci,Cesur Yürek Hasan Ali Atasoy 2 gündür Fanatik
Gazetesindeki köşesinden Futbol Camiasına bazı sorular soruyor cevaplanması için.
Pek çok sorunun cevabı sorunun içinde gizli.Genede şu kirli düzenden birileri çıkıp
delikanlı gibi cevap verebilecek birileri çıkar mı ?
Hiç sanmıyorum.
Ben de tıpkı kendisi gibi kayda geçirmek üzere buraya sorularını alıyorum.
Türkiye de futbolu asıl yönetenler (Sadece Federasyon değil) belli.Bir avuç çığırtkan
kanaat önderiymiş gibi Türk Futboluna yön veriyorlar.
İsimleri de belli.Sorulardaki muhataplar.Futbolun F'sinden anlamayan,analiz yeteneği
olmayan,şovmen,polemik ustaları,egosantrik adamlar ne yazık ki hem cukkaları götürüyorlar
hem egolarını tatmin ediyorlar,hem de futbolu yönetiyorlar.
Yıllardır her tarafı kirlenmiş bu düzen ne zaman değişecek bilmiyorum.

NOT: Hasan Ali Atasoy'un bu düzenin başındaki isimlerden biri tarafından zamanında çalıştığı
Skytürk'ten kovdurulduğunu da hatırlatalım.

Soruları alalım buraya.

Merak ettiğim sorular (1)

14.10.2008

1- Ahmet Çakarı kim neden öldürme kastıyla vurdu veya vurdurdu? Tetikçisi ya da azmettireni kimdir? Sayın Cerrah o günden bugüne hangi bulgulara ulaşabildi? Çakarın elinde 13 sayfalık bir el yazısı itiraf var mı? Varsa kendi gazetesi bile neden yayınlayamadı? Aynı tehdit günümüzde de geçerli mi? Sayın Zekeriya Öz‚ bu konuda ne düşünmektedir?

2- Ertuğrul Sağlam‚ Beşiktaşa nasıl getirildi? Eğer öyle değilse Başbakan ve Cumhurbaşkanı kendisini niçin arar? Peki ya aynı makamlar Hakan Şükürü niçin kabul ederler? Onu alkışlayan gazetecilerin konumu‚ durumu ve gerekçeleri nelerdir?

3- Sinan Engin ile Çakıcı görüşmeleri ayan beyan ortalığa saçılmışken‚ Lucescu hangi gasptan söz edebiliyor? İki şampiyonluğunda da yaşanan rezaletler gün gibi ortadayken‚ kendisi mağdur mudur‚ gasp edenlerin tarafında mıdır? Çalıştığı kulüpler Onun şampiyon yaptığına zerre kadar inansaydı‚ bu kadar kolay gönderilebilir miydi?

4- Rahmetli Hasan Doğanın siyasetle geldiğini haklı olarak söyleyenler‚ Mesut Yılmaz ve Mehmet Ağarı hl apolitik bir esnaf mı zannediyorlar? Sami Yende loca sahibi olan Ulusoyun kestirdiği kurbanları‚ Çakıcının şoförünün hem poliste hem savcılıkta hem de mahkemede itiraf ettiği el yazısı talimatı nereleriyle sindiriyorlar?

5- Çıkar amaçlı suç çeteleri futbolun‚ kulüplerin‚ tribünlerin‚ menacerlik kurumunun ve federasyonların içine ne kadar sirayet etmiş durumdadır? Cemaat ve tarikat futbolculara‚ hocalara ve spor medyasına ne ölçüde hakim durumdadır?

6- Galatasaray ile sözleşme imzalayıp antrenmana çıkan İlhan Mansız‚ nasıl bir gecede Beşiktaşlı olmuştur? Galatasaraydan neden en küçük bir tepki yükselmemiştir?

7- Teknik direktör tercihleri ağırlıklı olarak liykate mi‚ siyasete mi‚ tarikat telkinine mi‚ ucuz banka kredisi şartına mı‚ federasyona mı‚ kumar borçlarına mı‚ yoksa yayıncı kuruluşa şirin görünme kriterine göre mi işlemektedir?

8- Fenerbahçe Başkanı‚ ilk istifasını kendisi bile bilmezken‚ bazı gazeteciler nereden ve nasıl bilmiştir?

9- Canlı‚ yanlı ve zanlı yayında‚ kameralara parmak sallanarak iln edilen medya getirir‚ medya götürür‚ ona göre haa! felsefesinin dayanağı nedir? Çakıl taşlarını temizlemek onların görevi midir?

10- Demirören grubuna ait iki tüpgaz firmasının sponsorluğunda TV programı yapıp keseyi doldurmak‚ sonrasında da güya önceden muhalif olduğu bir federasyon başkanının emri altındayken eski gizli patronuna bodoslama sallamak nasıl bir duygudur?

11- Başkan adayı bir muhalifin radyosuna doluşup‚ maaş karşılığı mevcut yönetime aralıksız sallamak etik bir duruş mudur? Patronları‚ kendi saflarındaki bazı gazetecileri bu yolla doyuracağını çete davası dosyasındaki dinleme kayıtlarında‚ Tahir Kıran Beye 4 yıl öncesinden söylemiş midir?

12- Bir tribün grubu kulübün kalbi olabiliyorsa‚ istisnasız bütün organları hangi kişi ve kurullara denk düşmektedir? Yöresel keriz dalgalarından sonra duruş/kuruş paritesi hangisinin lehinde abartılı bir şekilde açılmıştır?

http://fanatik.ekolay.net/fanatik/De...33&authorid=57

Cevabını arayan sorular (II)

17.10.2008

Kaldığımız yerden soruları sormaya devam ediyoruz. Cevap gelmeyeceğini ve gelse de kimse tarafından umursanmayacağını bile bile‚ sadece tarihe kayıt düşmek adına ve de başımızı belaya sokma pahasına sormaya devam ediyoruz.

1- Gazeteci Feridun Niğdelioğlu kendisini kimin‚ neden bıçakladığını bilmekte midir? Engin Verel kendisini yaralayan kişiyi ya da bunu yaptıranı adı gibi tanımakta mıdır? Abdullah Çevrim abimize saldıran kişi kimdir? Yoksa yanıtları bilmiyormuş gibi yaparak‚ tıpkı Rüştü olayında olduğu gibi‚ ihaleyi Aziz Yıldırımın üzerine yığmak daha mı karizmatik bir durumdur?

2- Deniz Derinsu‚ Gürcan Bilgiç‚ Feridun Niğdelioğlu ve İbrahim Seten ile Tahir Kıran ve Sadettin Saran arasındaki ilişkinin derinliği‚ sığlığı ya da sıklığı ne boyuttadır? Tahir Kıran Bey bu isimlere kontr haber yaptırmaktan kimselere söz etmiş midir?

3- Fenerbahçe Kulübü Başkanı bir yerlere spor müdürü ya da muhabir atamış mıdır? Onlara daire‚ araba vs almış mıdır? Herhangi bir spor müdürünün ya da muhabirinin işinden atılması ya da yükseltilmesi için‚ gazete genel yayın yönetmenleri veya patronlarından ricada bulunmuş mudur? Peki‚ diğer kulüp başkanları ve yöneticileri böyle işler yapmış mıdır‚ yapmakta mıdır?

4- Serhat Uluerenin Ahmet Çakarı diz çöktürüp geri püskürttüğü kaset nerede‚ ne zaman çekilmiştir? Kasette Ersin Düzen ve Güntekin Onay da var mıdır? Kendi işyerinde‚ mahiyetinde çalıştırdığı kişilerin şakalaşmasını gizli kamera ile kayda almak adamlığın‚ delikanlılığın‚ gazeteciliğin ve ahlkın neresine denk düşer?

5- Futbolcu Hakan Şükür‚ sadece birkaç medya sitesinde yer alan ve asla yalanlanmayan iddiadaki gibi‚ Sabah Gazetesi sahibi Ahmet Çalık ile Serhat Uluereni spor müdürü yapması için görüşmüş ve ricada bulunmuş mudur? Öyleyse bunu hangi sıfatla yapmıştır? Uluerenin aynı cemaate yakın duran Kanaltürkte görev almasında benzer faktörler rol oynamış mıdır?

6- Hakan Bilal Kutlualpi yeşil-siyah giyinecek kadar dolduruşa getirme ayinleri hangi Fenerbahçelinin evinde gerçekleştirilmiştir? Baron lakaplı büyüğümüz bu yemekli toplantıların kaçında yer almıştır?

7- Fenerbahçe-Everton maçında‚ bir kişinin yaralanması ve kulübün saha kapatma cezası almasıyla sonuçlanan olayda‚ patlayan silah kimindir? Balistik raporları ve soruşturma ne aşamadadır?

8- Son olarak meslektaşlara yönelik bir uzman ve hatta azman sorusu: Bu satırların meczup ve amigo yazarı‚ kimin tetikçisi veya beslemesidir? Medyaya kim tarafından sokulmuş‚ hangi güç tarafından kollanmaktadır? Mevl ile meblğ arasında ne tür bir tercih yapmıştır? Derdi mevt olmak mıdır? Kalemini‚ vicdanını‚ aklını ve ahlkını kaç paraya satmış veya kiralamıştır? Bunu da tarifeyi ve rayici iyi bilip‚ bu kurallara bağlı çalışanlar yanıtlasın. Nokta!

http://fanatik.ekolay.net/fanatik/De...24&authorid=57

Cevabını arayan sorular (III)

28.10.2008

Cep telefonum susmadı. Hiçbirine de geri dönmedim. Çünkü kimseyle kayıkçı ya da ‘kayıtçı’ kavgası yapmak niyetinde değilim. Bakkal Mehmet Efendi’yi ya da Emekli Ayşe Teyze’yi değil, elinde kalem tutan, gazetede köşesi, televizyonda ve radyoda programı olan kişileri muhatap alan sorular bunlar. Önce cevaplar gelsin, sonra ‘somut’ üzerinden yürüyelim. Kimseyle kişisel bir meselem yok.

1-) Beşiktaşlı bir gencin, Vietnam usulü infaz edilmesinin altında yatan ‘tamamen duygusal’ neden, takım sevgisi midir? Hangi tribünlerde, hangi organize suç çetelerinin ve cemaatlerin uzantıları vardır? Yönetim destekleme veya yıldırmanın, yıllık rantı ne kadardır? Silah taşıyan ve ‘profesyonel taraftar’ olan amigoların, hayatları ne kadar lükstür?

2-) Fenerbahçe, TMSF yönetimindeyken Adnan Sezgin üzerinden İstanbulspor’a teşvik primi vermiş midir? İddia doğruysa, Sezgin bugünkü göreve neden getirilmiştir?

3-) Ömer Güvenç ve Ferhan Tezcan, Sinan Engin’in cep telefonundan Alaattin Çakıcı’ya, “Bize sağlıklı bir Alaattin abi lazım abi!” demiş midir?

4-) Televoleci Ferruh Taşdemir, Sedat Peker’den Şansal Büyüka için ‘altın tesbih’ dilenmiş midir? Bu girişim Büyüka’nın bilgisi dışında mı gerçekleşmiştir?

5-) Taşdemir’e ait ve adının baş harflerini taşıyan FT Produksiyon ile Büyüka ve Serhat Ulueren’in bir bağı var mıdır? Cihan Oskay’ı Star TV’ye getiren 34 FT 655 plakalı siyah lüks Mercedes Vito minibüsün FT Prodüksiyon adına kayıtlı olması tesadüf müdür?

6-) Serhat Ulueren’in beden eğitimi öğretmeni eşinin, Adnan Polat’ın başında olduğu Seramikçiler Federasyonu’nun resmi yayın organı Seramik Türkiye’nin Genel Yayın Yönetmenliği’ne atanmış olması, hangi mesleki birikimin sonucudur? Eşinin bu göreve 1 Ocak 2005’te getirilmiş olması ile Ulueren’in Polat’ın bağış kampanyası için özel program yapmasının, aynı tarihlere denk gelmesi ilahi bir tesadüf müdür?

7-) 2005-2006’da Fenerbahçe açık ara öndeyken; Büyüka, Gazinocular Kralı Fahrettin Aslan’ın oğlu Sacit Aslan ile Balıkçı Kahraman’da, Prada takım elbisesine iddiaya girmiş midir?

8-) Reha Muhtar, 2004’te kendisinin davetlisi olarak gittiğimiz Reina’da, eski MHK Başkanı Bülent Yavuz’un, Ulusoy Federasyonu’nun Fenerbahçe’ye karşı tavrı konusunda “Ben olmasam daha beterlerini yaparlardı, bir çoğunu engelledim” sözlerini yazmayı düşünür mü?

9-) TMSF’nin, yönetimine el koyduğu Kanal 1’i, kamu adına minimum masrafla yönetmesi gerekirken, Serhat Ulueren’i 25 bin YTL maaşla transfer etmesi normal midir?

Doğru sorular duvarları bile yıkar! Şimdi geldik, her yıl tekrarlanan ve aylarca Türkiye’yi geren o meşhur soruya:
10-) Fenerbahçe mi şampiyon olur, Galatasaray mı, Beşiktaş mı, Trabzonspor mu?
Şimdiye kadar sorduğumuz sorular cevabını bulmadıktan sonra, bu son sorunun bir tek karşılığı vardır; Bana ne, size ne, kime ne?

http://fanatik.ekolay.net/Fanatik/Default.aspx?aType=Column&catid=34&articleid=118051&authorid=57

Etiketler