TBF etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TBF etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Aralık 2010 Salı

Turgay Atasü İstifa Et.Hemen Şimdi !!!!!!!!!!!!!


   Jinekoloji Profesörü (!) fanatik Beşiktaş'lı bu zat büyük bir densizlik örneği göstererek görev -bilim etiği,ahlakı,meslek onuru,görevde tarafsızlık,objektiflik ,şeref,haysiyet kavramlarını yerle bir etmiştir.

 Basketbol federasyonu sağlık kurulu başkanı olarak devam etmekte olan bir soruşturma-araştırma-inceleme hakkında açıklama yaparak ve de kesin hüküm vererek ( B numunesi de + çıkar ve 2 yıl ceza alır) infazı bile yapmıştır.
Herifçioğlu hem doktor,hem savcı,hem hakim olmuş var mı böyle bir şey yahu ?
 Bu ne nasıl bir etik,ahlak,meslek,görev onurudur Bay Prof (!) Atasü.
Sen nasıl Prof olmuşsun ? Nasıl ders veriyorsun,nasıl bu zihniyetle görev yapıyorsun ?
 Yazıklar Olsun sana !!!!!!!!!!!!
    ''Masumiyet karinesine göre dava sonuçlanmadan herkes masumdur'' bunu bile bilmeyecek kadar bir adam (!) mısın ? Bal gibi biliyorsun ama sözkonusu olayda konu Fenerbahçeli futbolcu olduğu için her şey bir tarafa bırakıyor,tüm etik,ahlak değerleri yerle bir ediyorsun.

  Bu nasıl bir ezikliktir arkadaş ki bu kadar aleni düşmanlık yapabiliyor koskoca (!) Prof (!).

Resmi site ilk kez doğru bir açıklama ile cevap vermiş ve haklı olarak bu zat-ı muhterem'i istifaya davet etmiş.Kesinlikle doğru ,katılıyorum.

TBF hem bu bilginin sızdırılmasına engel olmayarak,hem de kurulundaki bir başkanın bu taraflı,peşin hükümlü açıklamaları ile şimdiden güvenilirliğini kaybetmiştir.
 B numunesi testinin sonuçlarının doğruluğu şimdiden tartışmalı hale gelmiştir.
Bu adamın raporuna göre nasıl karar ve - olursa - ceza vereceksiniz ?

TURGAY ATASÜ AZICIK ONURUN VARSA İSTİFA ET !!!!!
DERHAL,HEMEN ŞİMDİ !!!!!!!!!!!

16 Ekim 2010 Cumartesi

Turgay Demirel ve Aziz Yıldırım Beko Basketbol Ligini Şifrecilere 5 yıllığına Peşkeş Çektiler.


Lig Kurulu, Türkiye Basketbol Federasyonu’nun kulüplerle ilgili her türlü konuyu yine kulüplerin görüşünü alarak beraberce karara bağlama ilkesi doğrultusunda (İlkenizi yiyeyim sizin) Beko Basketbol Ligi yayın hakları sözleşmesi ile ilgili tek gündem maddesiyle toplandı. TBF Başkanı Turgay Demirel, kulüplerin federasyona verdiği yetki doğrultusunda yürütülen görüşmeler neticesinde gelinen noktaları ve varılan anlaşmayı kulüp temsilcilerine sundu.

Buna göre Digiturk platformunda yayın yapan Spormax kanalının, Beko Basketbol Ligi’nin 4 yıllık yayın hakkı beledili için ödenecek tutar kulüpler tarafından olumlu karşılanarak 
(ne kadarmış bu tutar niye açıklamıyorsunuz ? )anlaşmanın kabulü kararlaştırıldı. Spormax ile yapılacak sözleşmenin son 1 yılı opsiyonlu olmak üzere toplam 5 yılı kapsaması üzerinde de mutabakata varıldı.

Toplantıda kulüplerin görüşleri dikkate alınarak yayın hakkı anlaşmasının detayları ile ilgili çalışmaların tamamlanmasıyla sözleşmenin imza altına alınması (Oldu bittiye getiriyorlar.Ortada ne detaylı bir çalışma var ne bir şey ) ve canlı yayınlarının ilk hafta müsabakalarıyla birlikte başlaması konusunda uzlaşıldı.

************************************

 Turgay Demirel ile Aziz Yıldırım yapacağını yaptı ve Dünya 2.si olmuş bir ülkenin basketbolunu adam gibi pazarlayamayıp,son dakika golü ile şifreci kanala 5 yıllığına peşkeş çektiler.
    Ortada ihale yok.Rakam belli değil,şartlar,detaylar belli değil.İmza yok,protokol yok,
kısa bir açıklama ile 5 yıllığına şuraya verdik.Bu peşkeş demek değil de nedir ?
Resmen oldu  bittiye getirilmedir bu.Basketbol her ne kadar özerk olsa GSGM bu durumu sorgulamalıdır.Ver işi,sonradan hallederiz detayları falan filan ne demek ?

  Aziz Yıldırım futboldaki ''Kulüpler Birliği'' gibi  kurduğu ''Beko Basketbol Lig Kurulu'' ile birlikte Turgay'ın çoktan istediği ''basketbolun esaretinin devam'' kararını aldılar.
 Aziz Yıldırım zaten açık kanala karşı biri.Turgay ile aynı kafadalar. Muratlarına erdiler.
Aziz Yıldırım bir kere de taraftarını düşün be kardeşim.Futbol takımının hazırlık maçlarını bile şifreli kanaldan yayınlatan adamdan mı bekliyorsun diyenleri duyar gibiyim aslında da....

 Turgay Demirel'i de,  Aziz Yıdırım'ı da,diğer piyon kulüp yetkililerini de  kınıyorum.
 
   Dünya 2.liğinin ardından bu ilginin sönmemesi ve çocuklara,gençlere daha çok yayılması, arttırılması fırsatı varken lig maçlarınının açık kanaldan yayınlatılacağı yerde son dakikaya kadar beklettiler ve  gene basketbolu zincire vurdular.
  İhale yapılmadan nasıl 5 yıllığına hem de şifrecilere veriliyor anlayamıyorum. 
 Türk basketbolunu düşündükleri falan yok,gelecek 3 kuruşun peşindeler.Diyecekler ki başka talip yoktu.Sen adam gibi çalışma yapmazsan tabii olmaz. 
Ver TRT'ye ne olacak,şifrecilerden çok mu daha az para alacaksınız sanki.
     Yazıklar Olsun bu zihniyetteki yöneticelere.
   Bazı maçların açık kanal Skytürk'ten verilme olayı da yok  artık.
Şifreci kuruluş İngiltere PL maçlarının yayın saatlerine göre istediği saatlerde oynatır geçen sezon yaptığı gibi artık maçlarınızı.12.30'da,13.00'da geçen sene oynadığınızda ağlamayacaksınız bir daha.
    Yatacak  yeriniz yok sizin.Başınıza çalın basketbol liginizi..
Basketbol yazarlarından ve basketbol yazan bloglardan bakalım bu konuda ses çıkacak mı ?

Euroleague seyrederiz paşalar gibi NTV'den. 

TEŞEKKÜRLER NTV !!!!!!!!!!

1 Şubat 2010 Pazartesi

Turgay Demirel'den Şok İfşaat ve İtiraflar (!) !!!!!!!!!!




Bu arkadaş TBF Başkanı.İcra makamı yani.
Bir dergiye röportaj vermiş.Bazı bölümlerde komik ve ilginç ifşaatları var.

Galatasaray'da yaşanan forma skandali bu sezona damgasını vurdu. Olayları değerlendirebilir misiniz?
Ortada maalesef tatsız ve istenmeyen bir gerçek vardı. "Sporcuların bir günahı yoktu onlara antrenörü emretti ve böyle yapmak zorunda kaldılar" deniyor. Buna cezayı hafif geçsek. bundan sonra benzer olayların önüne geçemeyiz. Bu ağır bir suçtu ve karışan herkesin cezalandırılması gerekiyordu. Tufan Ersöz 29 yaşında, takım kaptanı. Antrenörü istedi diye bunu kabul eder mi? İtiraz etmez mi? Kulüp içerisindeki daha üst düzey, olaylara daha sakin ve sağduyulu birine aktarsalar ya da Federasyon'a danışsalar bu kadar ağır cezalar almazlardı. Eğer sezon sonunda ortaya çıksaydı Galatasaray oynadığı bütün maçlarda mağlup olacak. O kadar talihsiz bir olay yarat ti ki bunu yapan cüretkâr ve kendini bilmez insanlar. Kafile başkanı "Benim ne suçum vardı, o zaman malzemeciye de ceza verselerdi diyor. Bunları anlayabilmek mümkün değil. 

(HAFİF Mİ GEÇTİNİZ CEZALARI ,KÜME DÜŞÜREBİLDİNİZ Mİ TURGAY ?)

Galatasaray yeniden yapılanmaya girerken göreve Nur Gencer'i getirdi ve bir hafta sonra da geri aldı. O da bunun sizinle arasındaki sorunlardan kaynaklandığını iddia etti. Nedir aranızdaki problem?
Benim basketbola zarar veren, ahlak dışı işler yapan herkesle sorunlarım oluyor. Şimdi detaya girip saatlerce anlatmak istemiyorum ama pek çok hukuk, ahlak dışı işler yapıldığı için böyle. Ama ne Galatasaray'ın bu süreci yönetmesinde, ne de seçiminde benim bir dahlim olmadı. O kulübün kendi iç tasarrufu, benle de alakalı değil. Bunda basm da tek taraflı olarak yanlış değerlendirmeler yaptı. Spekülasyon, polemik için böyle haberler çıkü ama konunun benle bir ilgisi yok. 

(NEDİR BU PEK ÇOK HUKUK VE AHLAK DIŞI ŞEYLER TURGAY ?)

Senenin bir diğer büyük olayı da Kerem Gönlüm'de yasaklı madde çıkmış olması. Bu konudaki genel değerlendirmeniz nedir?
Benim bu konuda çok fazla yorum yapmam doğru olmaz. Birkaç sene içinde tüm gerçek çıplaklığıyla ortaya çıkacak. Ama özellikle Milli Takım'a bu durum çok zarar verdi. Beko Basketbol Ligi'nin final maçında yasaklı bir narkotik maddenin Efes Pilsen'in kurayla çekilen iki oyuncusunda da çıkmış olması tesadüf gibi gözükmüyor. Basketbol için büyük bir şanssızlık ve Efes Pilsen için de üzüntü verici bir olay. Oyuncu da savunmasında nerden girdiğini bilmediğini söyleyerek konunun çözümüne de pek yardımcı olmadı. Kurallar da açık. Gerekenler yapıldı ve tahkim de cezayı onayladı. Madde bir tek Kerem'de olsaydı ve vücuduna nerden girdiğim söylemeseydi müsabakalardan iki yıl men alacaktı. Ama aynı madde kurayla çekilen iki oyuncuda da bulununca bunun tesadüflüğü ortadan kalkıyor. Bireysel bir olay gibi gözükmüyor. 

( E HER ŞEY ORTADA ,NEDEN BİR KAÇ SENE SONRA TÜM GERÇEKLER ORTAYA ÇIKACAK ŞİMDİ ORTAYA ÇIKMIYOR ? NEDEN GEREĞİNİ YAPMIYORSUNUZ,YAPTIRMIYORSUNUZ ?)

Diğer oyuncuda madde sınırın altında çıktı. Cezalar açıklanmadan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım tarafından kamuoyuna diğer oyuncunun adı verilerek açıklama yapıldı. Kamuoyunun böyle bilgilenmesi doğru muydu?
Olayda iki taraf var. Final müsabakasında iki kulübün oyuncularına da doping kontrolü yapılıyor. Final serisini kazanan kulüpte doping maddesi olduğu ortaya çıkıyor. Bu da çok profesyonelce seçilmiş, enteresan bir madde. Laboratuar raporu geldikten sonra, ikinci sporcu da test verdiği için ve cathine de belli bir eşik değerinin altında olunca doping sayılmıyor. Ama bu hareketin organize olup olmadığına dair şüpheleri uyandırıyor. Fenerbahçe, ikinci oyuncuda da madde olduğuna dair duyum aldıklarını bildirdi. Kerem Gönlüm, B numunesini açtırırken de Köln'deki laboratuara diğer oyuncuda da maddenin olup olmadığı yazılı olarak soruldu. Laboratuardan gelen cevap her iki kulübe de iletildi ve Fenerbahçe açıklama yaptı. Kimlerden örnek alındığı da zaten belli, o yüzden oyuncunun adının söylenmesinde de bir sorun yok. Esas Türkiye'ye girmesi narkotik olarak yasal olmayan bir maddenin maç günü iki oyuncuda birden çıkmasının soruşturulması gerekiyor. Belli bir süre sonra kamuoyu her şeyi öğrenir. Hiçbir şey gizli kalmaz. İlla birileri konuşacaktır. 

(KİM SORUŞTURACAK BUNU ? NİYE YOLU AÇMADINIZ,SORUŞTURULMASINA,
ORTAYA ÇIKMASINA ÇALIŞMADINIZ ? KİMDEN KORKUYORSUNUZ ? )
Final serisinde çok tatsız şiddet olayları da yaşandı. Verilen cezalar caydırıcı oldu mu?
Biz beş maç seyircisiz oynama cezası verdik ve Fenerbahçe buna itiraz dahi etmedi. "Biz bütün tahriklere rağmen maç sonunda olan olayları kontrol edemedik. Bu 3-5 kişi de olsa Fenerbahçe'nin sorumluluğundadır" dediler. Fenerbahçe-Galatasaray maçında biz beş maç ceza vermiştik ama tahkim onu iki maça indirdi. Orada bir oyuncuya da saldırı vardı. Bunlar ümit ediyorum caydırıcı olmuştur. Fenerbahçe'nin final serisindeki diğer maçlarında bu tarz başka hiçbir şey yaşanmadı. Üçüncü maçı 15 sayı öndeyken kaybetmelerine rağmen tatsızlık çıkmadı. Bu olay basketbol adına tabii ki üzücüydü. 

( 5 MAÇTAN 2 MAÇA İNDİRTDİĞİNİZ CEZA ÇOOOOKKKKK CAYDIRICI OLDU CANIM?

 Fenerbahçe ise hiç beklenmeyen farklarla mağlubiyetler aldı ve kader maçında son periyoda kadar hiç savunma yapmayarak maçı kaybetti
Geçen sene ilk 16, önceki sene ilk sekiz arasındalardı. Bu sene çok sakatlık yaşadılar. Sezon başında takıma guard olarak getirilen Solomon nerdeyse ikinci maçtan itibaren yer almadı. Disiplinsizlikleri yüzünden ülkesine döndü. Guardsız kalınca zorlandılar. Tam Ukic gibi iyi bir guard bulmuşken elenmeleri basketbol açısından üzüntü verici oldu. Sakatlıklar düzelse ilk 16'da çok başarılı olabilirdi. Bir hafta öncesinde Fenerbahçe'nin tur atlaması yüzde 80, Efes Pilsen'in ise yüzde 20 bile değildi. Ama basketbol bu, sadece sahada oynanıyor diyemeyiz. 
     
( NEDİR BUNUN AÇILIMI BİRAZ DAHA AÇSANIZ ? SİZ FİBA'DA ETKİN GÖREVDE
DEĞİLMİSİNİZ ? NİYE SEYİRCİ KALIYORSUNUZ ? )
..........

Adamın yaptığı açıklamalar dehşet verici ama bunu yapan icranın başı,herhangi biri değil.
Bu adamı seçtiren Aziz Yıldırım ve Mahmut Uslu niye susuyorlar,neden Fenerbahçe'nin
haklarının yenmesine göz yumuyorlar ? Türk Basketbolunun menfaatleri Fenerbahçe'nin 
menfaatlerinden çok mu daha önemli acaba ?
Sorular ....... Sorular  ..... Sorular .....
Cevapsız Sorular ......

30 Aralık 2009 Çarşamba

GSGM Tahkim Kurulu gs cc'nin itirazına neden cevap veremiyor ?

http://img513.imageshack.us/img513/5530/haberic188214.jpg


Sahtekar takımın yaptığı skandal'a Oyak Renault kulubünün yaptığı itiraza 1 Ay sonra red cevap veren TBF,sonra skandalın belgelerle ortaya çıkarılmasından sonra etekleri tutuşmuş ve bin bir baskı ve telkinlerden sonra KÜME DÜŞÜRME yerine 5 puan silme gibi komik bir ceza ile geçiştirmişti.
 Maçası yememişti bu ''Şaibelerin Kralı'' takımını düşürmeyi.
  Ona rağmen yüzsüz sahtekar takım bu komik cezaya bile itiraz etti.Çünkü lobileri sayesinde
sonuç alacaklarını biliyorlardı.Tıpkı yaratıklarının yaptığı olaylara verilen 4 maçlık seyircisiz oynama  cezasının 2 maça indirilmesi gibi.
 Yapılan itirazı görüşecek olan Tahkim Kurulu Aylar geçmesine rağmen görüşmüyor ve gs cc'nin alacağı sonuçları takip ediyordu.Duruma göre ''küme düşürmeme projesi''nin adımlarından biri uygulanacak ve ceza indirilecek veya silinecekti.
 Son gelen haber ,gene toplantıyı erteledileri yönündeydi.

   İşte Milliyet'te çıkan ilgili haber ;



Forma skandalı nedeniyle 5 maçta hükmen yenik sayılan ve 5 puanı da silinen gs cc’nin itirazını Tahkim Kurulu’nun yılbaşından sonra değerlendireceği öğrenildi.
Sarı-kırmızılı kulübün hem puan silme, hem de oyuncularına verilen cezalar nedeniyle yaptığı itirazın bu hafta sonuçlanmasını beklediği ancak Tahkim Kurulu’nun tarihi toplantıyı ertelediği öğrenildi. Alınan duyumlar,  gs cc'ye  5 puanın iade edileceği veoyuncu cezalarında indirime gideceği yönünde.

Yoruma gerek var mı ?
 Yeryüzünde bu kulüp kadar şaibe,alavare,dalavere,etik dışı ,makyavelist bir kulüp 
bulunabilir mi acaba ?


19 Aralık 2009 Cumartesi

GSGM Tahkim Kurulundan Skandal Kararlar !!!!!!!



GSGM Tahkim Kurulu 2 itirazı karara bağlamış.
Birincisi, yeryüzünde şaibe,hile,katakulli denilince akla ilk gelen malum camianın FBÜ maçında
aldığı 4 maç seyircisiz  + 40 bin lira para cezasını 2 Maç seyircisiz + 20 bin liraya indirmiş.
İkincisi de Dopingçi oyuncunun ve kulübünün cezasınında, 1 yıl hak marumiyetini  1 yıl müsabakalardan
men.Doping yaptıran kulübe verilen 30 bin liralık cezayı da silmiş.
 Allah aşkına aklını,vicdanını satmamış kim bu kararların objektif ve hakkaniyetle alındığını iddia edebilir.
FBÜ'ye Dopingçiler maçından sonra sahaya giren taraftarlar yüzünden 5 Maç seyircisiz cezasına

 itirazı reddeden aynı kurum maç bitmeden sahaya giren ve oyunculara fiili saldırı yapan yaratıkların
cezasını 2 Maç'a indiriyor.
 Yazıklar Olsun.Allah Sizi bildiği gibi yapsın.
Lanet Olsun hepinize.
Tabii bu kararları Mahmut Uslu ve Aziz Yıldırım'ın seçtirdiği Turgay Demirel telkin etmediyse biz de
bir şey bilmiyoruz.4 Ay sonra verilen karar,4 Ay sonra itiraza cevap.
gs'ye verilen komik ceza ve tahkimden kuşa çevirilme yolu.
Hepsi planlı,organize işler.
Siz bunları desteklemeye devam edin Aziz Yıldırım ve Mamut Uslu.

22 Kasım 2009 Pazar

Yazıklar Olsun gs'li TBF hani İHRAÇ ?

http://www.ajansspor.com/resim/tbf_logo.jpg
İşte Nalga skandalı cezaları!

Türkiye Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulu ve Disiplin Kurulu, Cemal Nalga olayı ile ilgili toplanarak dosyayı karara bağladı. 21 ve 22 Kasım 2009 tarihlerinde ayrı ayrı toplanan TBF Disiplin Kurulu ve TBF Yönetim Kurulu, Galatasaray Cafe Crown sporcusu Cemal Nalga’nın cezalı olduğu müsabakalarda oynatılması ile ilgili olarak kendi yetkilerindeki konularda TBF Disiplin Kurulu’nun önerilerini de dikkate alarak aşağıdaki kararları almışlardır.

TBF Yönetim Kurulu Kararı
15-17 Eylül 2009 tarihlerinde düzenlenen İstanbul Cup Uluslararası Basketbol Turnuvası kapsamında 16.09.2009 tarihinde oynanan ‘Galatasaray CC – Cibona Zagreb’ müsabakasında diskalifiye edilen Cemal Nalga’nın, TBF Disiplin Kurulu’nun 24.09.2009 tarihli toplantısında 5 (beş) maç müsabakalardan men cezası ile başlayan süreç içerisinde;

17.11.2009 tarihinde Federasyonumuza ulaşan bilgiler üzerine yapılan tahkikat sonucunda Galatasaray CC takımının resmi yazılı dilekçesinin ve ekli belgelerin aksine adı geçen sporcunun 24-26 Eylül 2009 tarihlerinde Almanya’da; EnBW Ludwigsburg ve Deutsche Bank Skyliners takımları ile oynanan hazırlık müsabakalarında Galatasaray CC sporcusu Tufan Ersöz’ün formasını giyerek ve Tufan Ersöz’ün ismi altında oynamak suretiyle fiilen ve resmi müsabaka kâğıdında bu oyuncunun adıyla kaydedilmiş olarak yer aldığı belirlenmiştir.

Bu tespit ile Galatasaray CC takım yöneticileri tarafından Federasyonumuza sunulan belgelerin gerçeği yansıtmadığı ve sporcunun, verilen cezasını tamamlamadan, Teknosa Türkiye Kupası eleme grubu müsabakalarında ve Beko Basketbol Ligi normal sezon ilk 5 (beş) hafta müsabakalarında cezalı durumda oynadığı anlaşılmıştır.

Oluşan bu yeni durum üzerine ilgili organizasyonların sorumluluğunu üstlenen kurul olarak Yönetim Kurulumuzca ‘Yarışma Yönergesi’nin 26.3 ve 26.4 maddeleri kapsamında konu TBF Disiplin Kurulu’na sevk edilmiş ve bu kurulun görüş ve mütalaaları doğrultusunda;

a) 15.11.2009 tarihinde oynanan ‘Galatasaray CC – Fenerbahçe Ülker’ Beko Basketbol Ligi müsabakasında yapılan itirazın usül ve esas yönünden geçerli olması sonucuyla maçın sonucunun Fenerbahçe Ülker takımı lehine hükmen (20-0) galibiyet ve Galatasaray CC takımına sıfır (0) puan, Fenerbahçe Ülker takımına iki (2) puan verilecek şekilde tesciline,

b) 10-12 Ekim 2009 tarihlerinde Konya’da düzenlenen Teknosa Türkiye Kupası Eleme ‘C’ Grubu müsabakalarında cezalı durumda oyuncu oynatmış olması sebebiyle ‘Galatasaray CC – Pınar Karşıyaka’, ‘Tofaş – Galatasaray CC’ ve ‘Mersin Büyükşehir Belediyesi – Galatasaray CC’ müsabaka sonuçlarının Pınar Karşıyaka, Tofaş ve Mersin Büyükşehir Belediyesi lehine hükmen (20-0) galibiyet ve Galatasaray CC takımına sıfır (0) puan, rakiplerine ikişer (2) puan verilecek şekilde tesciline, bu sonuçlarla Teknosa Türkiye Kupası Eleme ‘C’ Grubu puan durumunun yeniden tanzim edilerek ilan edilen kupa statüsü gereği ilk iki sırada yer alma hakkını kazanan takımlara Teknosa Türkiye Kupası Sekizli Final müsabakalarına katılma hakkı verilmesine,

c) Beko Basketbol Ligi’nde Cemal Nalga’nın cezalı durumda oynadığı ‘Galatasaray CC – Oyak Renault’, ‘Kepez Belediyesi – Galatasaray CC’, ‘Galatasaray CC – Erdemir’ ve ‘Banvit – Galatasaray CC’ müsabakalarının sonuçlarının Oyak Renault, Kepez Belediyesi, Erdemir ve Banvit lehine hükmen (20-0) galibiyet ve Galatasaray CC takımına sıfır (0) puan, rakiplerine ikişer (2) puan verilecek şekilde tesciline, bu sonuçlarla Beko Basketbol Ligi puan durumunun yeniden tanzim edilmesine,

d) Cemal Nalga’nın cezalı olduğu dönem içerisinde oynadığı hazırlık maçlarında başka bir sporcunun formasını giydirerek takımda yer vermesi, bu sporcunun adını gizleyerek resmi müsabaka kâğıdına başka bir sporcunun adını kaydettirmesi, soruşturma dönemi içerisinde Federasyonumuza sunulan resmi belge ve yazışmalarda gerçeği yansıtmayan beyanlarda bulunması ile sportmenliğe aykırı davranışlarda bulunan, gerçeği yansıtmayan sahte evrak ile Federasyonumuzu ve kamuoyunu yanıltarak basketbol sporuna, kupa ve lig organizasyonlarına zarar veren Galatasaray CC takımının bu dönem içerisinde oynadığı resmi lig maçları sayısı kadar olan toplam beş (5) puanın (mevcut ve gelecekte kazanacağı puanlar dikkate alınarak) silinmesine,

Yönetim Kurulumuzca oybirliği ile karar verilmiştir.

TBF Disiplin Kurulu Kararı

1. Galatasaray CC takımı sporcusu Cemal Nalga’nın, cezalı olduğu dönemde diğer bir sporcu Tufan Ersöz’ün forması ve ismi altında oynamış olmasının tespiti nedeniyle TBF Yönetim Kurulu tarafından sevk edilen dosya TBF Disiplin Kurulu’nca incelenmiştir.

Olay, TBF Disiplin Kurulu’nca, sportmenliğe aykırı davranışlarda bulunarak, gerçeği yansıtmayan sahte evrakla Federasyon ve kamuoyunu yanıltarak, basketbol sporuna ve lige zarar vermek, ceza süresini beklememek gibi suça esas fiiller dikkate alınarak değerlendirilmiş ve TBF Disiplin Yönergesi’nin ilgili hükümleri kapsamında; sporcular, idareciler ve antrenörler için TBF Disiplin Yönergesi’ndeki cezalara hükmedilmiş, Kulüp açısından ise hükmen mağlubiyet ve puan indirme cezaları öngörülerek yetkili TBF Yönetim Kurulu’nun takdirine sunulmuştur.

Bu kapsamda;

a.) Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısının ve Basketbol Şube Sorumlusu Yiğit Şardan’ın Kulübü temsil ettiği ve şubenin sorumluluğunu taşıdığı, bu görevini icra ederken, (böyle bir olayı sonradan öğrendiği kabul edilse dahi) birinci dereceden sorumluluğunun ve görevini layıkıyla yerine getirmemesi sebebiyle talimatlara aykırı durum hâsıl olduğundan Disiplin Yönergesi 35. Maddesi çerçevesinde kendisinin 6 (altı) Ay Hak Mahrumiyeti ve 10.000 TL Para Cezası ile tecziyesine,

b.) Galatasaray CC Genel Menajeri Ali Türsan’ın şubede taşıdığı sorumluluk ve görev alanı içerisinde, üstüne düşen sorumluluğu (böyle bir olayı sonradan öğrense dahi) layıkıyla yerine getirmeyerek mer’i talimatlara aykırı durumun hasıl olmasına yol açması nedeniyle, Disiplin Yönergesi’nin 35. Maddesi gereğince 6 (altı) Ay Hak Mahrumiyeti ve 5.000 TL Para Cezası ile tecziyesine,

c.) Galatasaray CC Menajeri Mert Uyguç’un taşıdığı sorumluluk çerçevesinde takımda idari olarak birince derece sorumlu olmasına rağmen sözkonusu sahtecilik olayına doğrudan katıldığı ve sonrasında TBF’na verdiği 29.09.2009 tarihli Kulüp antetli yazısında da talimatlara aykırı ve Fedarasyonu aldatan tutumuna devam ederek TBF’ye sporcu Cemal Nalga’nın oynamadığı yönünde ıslak imzalı dilekçe vererek hukuka aykırı fiile devam ettiği anlaşıldığından kendisine Disiplin Yönergesi’nin 23.1 Maddesi gereğince 2 (iki) Yıl Hak Mahrumiyeti ve 10.000 TL Para Cezası ile tecziyesine,

d.) Galatasaray CC Antrenörü Okan Çevik’in görevini kötüye kullanarak, sporcu ve yöneticiler üzerinde baskı kurarak, sahtecilik ve Federasyonu kandırmak suçunu bilerek kasten işlediği tahkikat sonucunda ve imzaladığı müsabaka tutanaklarında açıkça belirlendiğinden, kendisinin Disiplin Yönergesi’nin 23.1 Maddesi gereğince 3 (üç) Yıl Hak Mahrumiyeti ve 10.000 TL para cezası ile tecziyesine,

e.) Galatasaray CC Yardımcı Antrenörü Cengiz Karadağ’ın, olayı birinci dereceden organize eden, üstü durumundaki baş antrenörün baskısı altında olmakla birlikte, bilerek sahtecilik ve Federasyonu kandırmak suçuna katıldığı kanaatiyle, kendisinin Disiplin Yönergesi’nin 23.1 Maddesi çerçevesinde 1 (bir) Yıl Hak Mahrumiyeti ve 5.000 TL para cezası ile tecziyesine,

f.) Galatasaray CC Teknik Danışmanı Koray Mincinozlu’nun olaydaki rolü itibariyle birinci derecede sorumluluk taşımamakla birlikte Kulüpteki teknik danışman konumu ve tecrübesi ile olaya zımnen muvafakat ederek iştirak etmesi neticesi ile kendisinin, Disiplin Yönergesi’nin 23.1 Maddesi gereğince 2 (iki) Yıl Hak Mahrumiyeti ve 5.000 TL Para Cezası ile tecziyesine,

g.) Galatasaray CC Sporcusu Cemal Nalga’nın profesyonel bir sporcu olarak ve bilerek cezalı olduğu dönemde diğer bir takım arkadaşının forması ve ismi altında müsabakaya iştirak ederek sportmenliğe aykırı, sahtecilik ve Federasyonu kandırmak suçunu işlediği anlaşılmakla birlikte, genç sporcunun antrenörün baskısı altında bu suçu işlediği de gözetilerek, kendisinin Disiplin Yönergesinin 23.1 Maddesi gereğince 2 (iki) Yıl Hak Mahrumiyeti ve 10.000 TL Para Cezası ile tecziyesine, ayrıca suçun bir bütünlük ve devamlılık içerisinde işlendiği dikkate alınarak Disiplin Yönergesi’nin içtima hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına,

h.) Galatasaray CC Sporcusu Tufan Ersöz’ün, sahtekarlık ve Federasyonu kandırmak suçuna bilgisi dahilinde iştirak ettiği anlaşılmakla, diğer taraftan antrenörün ve kulüp yetkililerinin baskısı altında olduğu da dikkate alınarak, Disiplin Yönergesi’nin 23.1 Maddesi gereğince kendisinin 1 (bir) Yıl Hak Mahrumiyeti ve 5.000 TL Para Cezası ile tecziyesine, ancak sporcunun olaya müdahale yetkisinin sınırlı olması dikkate alınarak, süre cezası açısından, Disiplin Yönergesi’nin 14. Maddesi kapsamında cezanın 2/3 oranında indirilerek netice olarak 4 (dört) Ay Hak Mahrumiyeti ve 5.000 TL Para Cezası ile tecziyesine, karar verilmiştir.

2. 15.11.2009 tarihinde oynanan ‘Galatasaray CC – Fenerbahçe Ülker’ Beko Basketbol Ligi müsabakasında çıkan olaylarla ilgili olarak TBF Disiplin Kurulu;

a) Galatasaray CC takımına yönelik 4 (dört) maç seyircisiz oynama ve 40.000-TL para cezası ile,

b) Fenerbahçe Ülker sporcusu Tarence Kinsey’e 2 (iki) maç müsabakalardan men ve 3.000-TL para cezası ile, tecziyesine karar vermiştir.

3. 15.11.2009 tarihinde oynanan ‘Beşiktaş Cola Turka – Efes Pilsen’ Beko Basketbol Ligi müsabakası sırasında çıkan seyirci olayları ile ilgili olarak soruşturma halen devam etmektedir.

Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur. 


****************
   Eyyamcı SUÇ ORTAĞI gs'li Turgay Demirel federasyonu YEMEDİ DEĞİL Mİ İHRAÇ VERMEK ?
YAHU ORTADA ALENİ SAHTEKARLIK VAR ALOOOOOOOOOOOOOOOO !!!!!!!!!!!!!!
SAHTEKARLIĞIN CEZASI DA BELLİ.
NİYE ATAMADINIZ ŞU DERİN DEVLETİN,LOBİLERİN TAKIMINI.
SUÇ ORTAĞISINIZ ZATEN.
YAZIKLAR OLSUN SİZE.
YAPACAĞINIZ TEK İŞ.
İSTİFA ETMEK VE SAHTEKAR TAKIMI ŞUTLAMAKTI.
  NTV'deki yalakalar da çıkmış kararlar normal ,verilmesi gereken cezalar verildi diyor.
-5 puan ve kalan 24 maçtan 20 galibiyet almaları gerek,zaten düşerler diyorlar.
Yahu ne önemi var biz KURALLARI UYGULAMADIKLARI İÇİN TEPKİ GÖSTERİYORUZ.
SİZE DE YAZIKLAR OLSUN NTV VE KAAN KURAL EZİK TAYFASI.
   Fenerbahçe maçından da 4 maç seyircisiz vermişler şaka gibi.
Bizim Dopingçilerle biten maçtan sonra 4-5 dakika süren olaylara 5 maç,maç süresi
40 dakika kadar duran ve maç devam ederken olan olaylara 4 maç.
Adaletinizi seveyim Aslan Turgay Federasyonu.
Seni seçtirenlere de yuh olsun.
Kıl dı,tüydü,ıvır,zıvır kararlar ile kamuoyu ile dalga geçiyorlar.
Ulan gs'liler bile İHRAÇ bekliyordu,Faruk Süren Çarşamba günü Divan Toplantısında çekilme
dahil her şeyi konuşacağız diyor bunlar kalkmış,6 Ay,1 yıl,2 yıl,10 bin Lira falan filan.
  Şu sahtekar,rezil,makyavelist takıma hak ettiğini verecek 1 tane adam gibi kurum ve kişi yok yahu.
LANET OLSUN.


  BU SAHTEKARLARIN DA BUNLARI DAHA ÖNCE 2 KEZ YAPTIĞI ORTAYA ÇIKTI.

gs Daha Önce de  2 Kez Yapmış.

Ayrıca bu tür lisans sahtekarlıkları daha önce de yapılmış. Bizim bulduğumuz, 1958 yılının 18 Eylül’ünde yapılan kürek yarışlarında da Sönmez Gönenç isimli kürekçi Oktay Ozan lisansı ile yarışmış ve 19 Eylül 1958 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nden bulduğumuz habere göre o tarihte lisans sahtekarlığından 4 tek dümencili teknesi diskalifiye edilmiş. Ama o zamanki Galatasaray Başkanı Sadık Giz istifa falan etmemiş. Doğalı da bu. Ayrıca Cumhuriyet’deki haberin sonunda şöyle denmiş o zaman:

“Bu ikinci hadise. Galatasaray Kulübü’nün biri futbolda diğeri de kürekte olmak üzere bu ikinci lisans hadisesedir. Elinde sayılamayacak kadar çok sporcusu bulunan bu kulübün böyle hareketlere girişmesi cidden utanılacak bir hadisedir”. Yani demek ki önceden bir de futbolda yapılmış.

Tercüman Gazetesi



18 Kasım 2009 Çarşamba

gs'den Asrın Sahtekarlığı : Rezilsiniz !!!!!!!!!! Tufan görünümlü Cemal (!)


Tufan görünümlü Cemal!

(Resim:ajansspor.com )

(Resimler : Salsabasket.net)

Galatasaray Cafe Crown'ın, cezalı oyuncusu Cemal Nalga'yı hazırlık maçlarında Tufan Ersöz'ün formasıyla oynattığı ortaya çıktı.

    Galatasaraylı Cemal Nalga'nın, Basketbol Federasyonu'nun, "Şu maçlarda oynamadı, cezasını doldurdu" dediği karşılaşmaların ikisinde takım arkadaşı Tufan'ın formasını giyerek oynadığı belirlendi.

Galatasaray Cafe Crown’lı Cemal Nalga, 16 Eylül tarihinde Cibona Zagreb ile oynanan hazırlık maçında rakibine yumruk attığı gerekçesiyle beş maç ceza almıştı. Oyak Renault, 17 Ekim'de Abdi İpekçi Spor Salonu'ndaki maçın ardından Basketbol Federasyonu'na Cemal Nalga'nın cezasını tamamlamadığına dair bir itirazda bulunmuştu.

Basketbol Federasyonu ise "Cemal Nalga'nın aldığı 5 maçlık men cezasının, takımının sonraki tarihte oynadığı 'beş hazırlık maçında' yer almaması suretiyle infaz edildiğine” kanaat getirmişti.

Basketbol Federasyonu'nun resmi sitesinden Cemal Nalga'nın oynamadığı beş maç listelenmiş ve 24 Eylül 2009 tarihindeki Skyliners ve 26 Eylül 2009 tarihindeki EnBW Ludwigsburg maçları da Cemal'in ceza aldığı maçlar arasında gösterilmişti.

Ludwigsburg takımının resmi internet sitesinde bulunan istatistik kağıdında, Cemal Nalga'nın adı sarı-kırmızılı takımın kadrosunda görünmüyordu. Ancak Skyliners ve Ludwigsburg maçlarıyla ilgili internet üzerindeki  fotoğraf ve videolarda Nalga'nın 7 numaralı 'Tufan Ersöz' formasıyla oynadığı ortaya çıktı.

Bu gelişme üzerine Fenerbahçe Ülker ve Oyak Renault itirazda bulunurken, Pınar Karşıyaka da Cemal'in cezasına itiraz edeceğini açıkladı.

NTV Spor

Skandalı ortaya O çıkardı.



Galatasaray Cafe Crown´lu oyuncu Cemal Nalga´nın 5 maçlık cezası sırasında Almanya´da 2 hazırlık maçında oynadığını ortaya çıkaran Oyak Renault Menajeri Sabri Can‚ olayın tüm yönlerini turkbaskete anlattı. TBF Yönetim Kurulu´nun itirazlarını reddetmesinin ardından Galatasaray Cafe Crown´un Deutsche Bank Skyliners ve EnBW Ludwigsburg maçlarını istatiklerini incelediğinde tuhaf şeylerle karşılaştığını söylerek‚ şunları kaydetti: ´´ Uzun bir süredir sakat olan Tufan Ersöz´ün Skyliners karşısında iki sayılık atışlarda 2/6 ‚ serbest atışlarda 5/7 isabet sağladığını gördüm. Ancak burada düşündürücü olan iyi bir şutör olan Ersöz´ün hiç üç sayılık atış denemesinde bile bulunmadığı ve 4 ribaund almasıydı.

Yine EEnBW Ludwigsburg maçında da üçlük denemeyen Tufan (!)‚ iki sayılık atışlarda 1/6‚ serbest atışlarda ise 6/12 isabet sağlayarak‚ 9 ribaund almıştı. Ardından Cemal Nalga´nın Frankfurt maçında Aubrey Reese ile mücadelesini gösteren bir fotoğrafta buldum. Sonrası çorap söküğü gibi geldi. Görüntülerde hiç şüphe uyandırmayacak ölçüde Cemal Nalga´nın oyunda yer aldığı görülüyordu.´´


Konunun sahte evrakla Basketbol Federasyonu´nun kandırılması olduğuna dikkat çeken Sabri Can‚ ´´Artık sorun sadece Oyak Renault´un değil‚ tüm Türk Basketbolunun olmuştur. TBF Yönetim Kurulu´nun kararına itiraz etmeye hazırlanırken bu belgelere ulaştık. Sanırım sadece ligde sadece biz değil‚ Türkiye Kupası´nda mücadele eden 3 kulüpte bu konuya itiraz edecektir.´´ şeklinde konuştu.

Kulüp olarak Basketbol Federasyonu´nun vereceği karara güvendiklerini söyleyen Can‚ konunun takipçisi olmaya devam edeceklerini söyledi.

Turkbasket


Kurallar ne diyor?
Disiplin yönergesinin "Sahtecilik ve Federasyonu Kandırmak" başlıklı 23. maddesinin içeriği aynen aşağıdaki şekilde;   
23.1
. Lisans veya herhangi bir belge üzerinde değişiklik veya sahtecilik yapan veya gerçek olmayan evrak düzenleyen ve bunları bilerek kullanan veya kullandıranlar bir yıldan üç yıla kadar yarışmalardan men veya o kadar süre ile hak mahrumiyeti cezası ve 10.000.-TL' sına kadar para cezası verilir.
23.2. Olayın tekrarı halinde sürekli hak mahrumiyeti cezası verilir. Ayrıca bu davranış içerisinde bulunanlar için Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur.
23.3. Kuruluşun sahtecilik ve kandırma suçlarına katılması halinde, olayın durumuna göre ligden ihraç edilme ve 10.000. TL'sına kadar para cezası verilir.

Bundan sonra ne olacak?
TBF, Galatasaray Kulübü, teknik heyeti ve Cemal Nalga'yı acilen sözlü ifadelerini vermeleri için savunmaya çağırdı. Söz konusu kişilerin ve kulübün yarın ve en geç cuma günü ifade vermesi gerekiyor.  Tedbirli olarak ceza kuruluna sevkedilecek Cemal Nalga, cuma günü oynanacak Efes Pilsen maçında forma giyemeyecek.   

Kurallar gereği, Galatasaray'ın ligin başından bugüne kadar oynadığı tüm maçlarda hükmen yenik sayılması, Cemal Nalga ve olaya karışan tüm ilgili kişilerin 1 yıldan 3 yıla kadar men cezası almaları gerek. Daha da önemlisi, Galatasaray Spor Kulübü'nün, federasyon ve ilgili birimleri kandırmak amacıyla evrakta sahtecilik yaptıkları için ligden ihraç edilmesi gerekiyor ama Türkiye Basketbol Federasyonu bunu yapabilecek mi? hep birlikte göreceğiz..


http://www.fanatikbasket.net

***************************
  Sahtekarlar !!!!!!!!!!!!!
Rezilsiniz ,kepazesiniz.
Her zamanki gibisiniz.
Bir kere de dürüst,mert bir iş yapın.
Sürekli alavare,dalavere,bedava,beleş,etik ,ahlak dışı,ali cengiz oyunları kısacası
''BAŞARIYA GİDEN HER YOL MÜBAHTIR''  
Makyavelist felsefesi.
Ulan Makyavel bile yaşasaydı bu kadarını görünce pes derdi.

  Peki gs'li Turgay Demirel Federasyonu ;

1-Dünyada eşi benzeri görülmeyen verilen cezanın hazırlık maçlarında çekilmesi garabetini nasıl
uygulayabiliyor ?
 O zaman Nedim Karakaş'ın (İlk kez doğru söylemiş) dediği gibi ''Biz de 5 Maçlık seyircisiz oynama'' cezamızı hazırlık maçlarında çekerdik. 

 Nedim Karakaş, Galatasaray Cafe Crown'ın, oynamayarak cezasının bir bölümünü tamamladığını öne sürdüğü Cemal Nalga'nın, ENBW Ludwigsburg ve Deutsche Bank
Skyliners maçlarında, Tufan Ersöz'ün 7 numaralı formasıyla oynadığının belirlendiğini belirterek, ''Artık buna kimsenin göz yumabilecek hali yok. Burada federasyon, Galatasaray Cafe Crown tarafından aldatılmıştır. Federasyona verilen belgeler yanıltıcıdır'' dedi.

Nalga'nın bu maçlarda oynamaması durumunda bile cezasını tamamlamadığını ileri süren Karakaş, ''Kural olarak, üst üste 5 maçı aralıksız oynamaması lazım. Cemal, arada 1 maç oynayarak bu kuralı zaten bozmuştur. Biz bunu bildiğimiz için, disiplin kurulu başkanı Akın Süel'e, daha 2 ay önce Cemal'in oynaması halinde itiraz edeceğimizi söylemiştik'' diye konuştu.

Karakaş, Nalga'nın, cezasını özel maçlarda çekmesinin de doğru olmadığını kaydederek, ''Böyle saçmalık olmaz. Federasyon kendi kafasına göre kural çıkarıyor. O zaman
biz de niye cezalarımızı özel maçlarda çekmiyoruz. Halen resmi maçlarda seyircisiz oynuyoruz'' dedi.

YANLIŞ MI ?

2-Aynı federasyon adam gibi ayrıntlı bir inceleme yapmadan O.Renault'un itirazını neden reddediyor.? (Hem de 1 Ay sonra cevap vererek)
Halbuki oynadıkları 2 Alman takımının koçları da Murat Didin ve Tolga Öngören.
Açıp sorabilirlerdi pek ala ama yapmadılar.(!)
(Tabii 1.maddedeki uygulamayı yapan birileri haliyle reddeder.)
Hadi bakalım ASLAN ÇOCUĞU TBF BU YENİ DURUMA NE DİYECEKSİN GÖRECEĞİZ !!!!

SON DAKİKA :

HAHAHAHAHAHAHAAAAAAAAAAAAAAAAA
Ben bu postu girdikten hemen sonra gs Yönetimi şok bir karar almış.:)))
Şimdi Kanaltürk'te Fransa - İrlanda maçını seyrediyorum.
Spiker Son Dakika haberi diye verdi.
gs Yönetimi Cemal Nalga Skandalında sorumlu olan tüm gs basketbol yönetiminin görevine son vermiş.
  Bla Bla Bla Bla !!!!!!!!!!!!!!!!!
Süper bir karar (!) almışlar değil mi ?
Külahıma anlatsınlar.
Köşeye sıkışıp,çıkış yolu bulamayınca topu şubeye at kurtul.
Hahahahahahaaaaaa.
Yemezler Ednanım,Bolatım  
''gs TÜRKİYE'dir '' değil mi ? 


Neyse 
SKANDALI,KEPAZELİĞİ,REZİLLİĞİNİZİ KABUL ETTİNİZ.
BU DA BİR GELİŞMEDİR.



30 Eylül 2009 Çarşamba

Fenerbahçe Yönetimi Doping Olayı İçin Nihayet Konuştu.



Asbaşkanımız Şekip Mosturoğlu, Efes Pilsen oyuncusu Kerem Gönlüm'ün, Beko Basketbol Ligi Final Serisi 5.maçında dopingli madde kullanmasına ilişkin tartışmaların devam etmesi üzerine bir basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısına Başkanımız Aziz Yıldırım, yönetim kurulu üyelerimiz, Yüksek Divan Kurulu Başkanımız Yüksel Günay, Maali işler Koordinatörümüz Abdülkadir Kuşin, Kulübümüz Genel Müdürü Serkan Acar, Fenerbahçe Ülker Erkek Basketbol Takımımızın Menajeri Cenk Renda, Şube Direktörümüz Nedim Karakaş da katıldı.

Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri'ndeki toplantıda Asbaşkanlarımızdan Şekip Mosturoğlu şunları söyledi: "Değerli Basın mensupları, İlke ve düşünceleri bizlere ışık olan Mustafa Kemal Atatürk'ün "Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim" sözünde yer alan ahlaklı sporcu kavramının, bugün sizlerle paylaşacağımız, "bu çok önemli" konunun temel hareket noktasını oluşturduğunu düşünüyorum.

Türkiye Doping Kontrol Merkezi Başkanı Sayın Prof. Dr. Aytekin Semizer'in dostum Kısmet Erkiner'in, bilimsel bir çalışmasına yazmış olduğu önsözü sizlerle paylaşmak istiyorum.

"….Spor güç ister. Bu hiçbir zaman yalnızca bedensel ve sportif güç değildir, fakat aynı zamanda sağlam bir karakter, tutarlı bir dünya görüşü ile iyilik ve güzelliğin birleşik gücüdür. İşte fair play bu gücün bir dile gelişidir. Okullar, kulüpler ve ülkeler, sporda önemli başarıları elde etmek isteyebilirler. Böyle bir gelişmenin yolu, başarılı olabilecek sporculara doping yaptırmak değil, herkese spor yaptırmak ve spora bilimsel olarak gereken önemi vermektir. Dopinge karşı direnmek ve direnen sporcuya destek vermek önemli bir görev ve sorumluluktur. Olumsuz, kötü ve dürüst olmayana direnmek gerekir."

2008-2009 Türkiye Basketbol Liginde bildiğiniz gibi Efes Pilsen takımı şampiyon olmuştur. Takımımızla Play-off maçları oynayan Efes Pilsen, kendi evinde oynadığı iki maçı kaybetmesinin ardından, son yılların en iyi geri dönüş performanslarından birini göstererek, arka arkaya kazandığı 4 maçın ardından şampiyonluğa ulaşmıştır.

Final serisinden sonra, Efes Pilsen'in muhteşem geri dönüşünün ardında yatan nedenler arasında, doping iddiaları da güçlü bir şekilde dillendirilmeye başlanmıştır. Tam bu esnada play-off serisinin 5. maçının ardından alınan doping numunelerinden Kerem Gönlüm'e ait olanında, "cathine" yoğunluğunun 5 mg/ml'den fazla olduğu (10.7 mikrogram/mililitre) tespit edilmiştir. Bunun hemen ardından Kerem Gönlüm 18.08.2008 tarihinde Radyospor'a bir açıklama yapmış ve bu açıklamasında;

"o dönemde biz sürekli kamptaydık. Verilenler, yenilenler, içilenler hepsi aynıydı."
"örneğin pilot uçağa gider ve kumanda odasına oturur. Benzin dolduruldu mu içerisi temizlendi mi ve benzeri ayrıntılarla uğraşmaz; çünkü ekibine güvenir." şeklinde bir söylemde bulunmuştur.

Kerem Gönlüm'ün bu söyleminde son derece çarpıcı ve açık ipuçları bulunmaktadır. Kerem Gönlüm bu açıklamasında, tevil yoluyla vücuduna giren ve doping ihtiva eden maddenin kamp sırasında alınmış olduğunu, bunun sonucu olarak, kampta bulunan tüm sporcuların da benzer şekilde ve aynı içerikte maddeler yemek ve içmek suretiyle vücutlarına benzer maddenin girmiş olacağını ikrar ve ifade etmiştir. Daha da ötesinde bu faaliyetin "ekibin" bilgisinde olduğunu belirtmiş ve bir sporcunun ekip tarafından verilen bir maddede doping ihtiva eden bir madde olabileceğinden şüphelenmeyeceğini ifade etmiştir.

Bu ifadeler üzerine 20.08.2009 tarihinde Türkiye Basketbol Federasyonu'na yazılı bir müracaat yapılarak, Kerem Gönlüm ile birlikte aynı maçta doping testine giren Mario Kasun'a ait numunede "cathine" maddesine rastlanıp rastlanmadığı hususu sorulmuştur. Bu çok önemli konuya birazdan döneceğim.

Değerli arkadaşlar bu aşamada sizlerle "Cathine" maddesi hakkında kısa fakat son derece önemli olduğunu düşündüğüm bazı bilgileri paylaşmak istiyorum.

"Cathine" maddesi insan vücudunda bulunmayan (yani vücut tarafından üretilmeyen) ve analiz sırasında tespit edilmesi halinde dışarıdan alındığı kesin olan, "eksojen" bir maddedir. "Cathine" maddesi bilimsel adı Catha edulis
( Celastrus edulus ) olarak geçen bir bitkiden elde edilmektedir. Epedhra adlı bir bitkinin çok çeşitli türlerinden biri olan catha edulis, yaprağında çeşitli etken maddeler taşır. Tüm dünyada yasa dışıdır. Kimyasal yapısında Efedrin içeren ve kısaca GAT şeklinde isimlendirilen bu madde aynı zamanda yasadışı bir doping maddesidir. Çiğnenerek dil altı yoluyla vücuda emilen kimyasallar, merkezi sinir sistemini uyararak devreye girer. Kullanıldıktan 30 dakika sonra etki etmeye başlayan ve 80 dakika sonra maksimum etkisi göstermeye başlayan bu maddenin, kullanıldıktan 3 saat sonra vücuttaki değeri yarılanmakta, 24 saat sonra ise vücuttan tamamen atılmaktadır. Yüksek dozda kullanımı öldürücüdür. Uzun süreli kullanımı ise alışkanlık yaratıcıdır.

Yine Türkiye'nin de imzalamak suretiyle tarafı olduğu ve 7.3.1981 tarih ve 17272 sayılı resmi gazetede yayınlanan, 1971 tarihli "Psikotrop Maddeler Sözleşmesi" ile kullanımının kamu sağlığını tehdit etmesi ve sosyal sorunlar yaratma endişesi sebebi ile yasaklandığı "psikotrop" maddeler arasında, 3 nolu cetvelde "cathine" maddesi de belirtilmiştir.

Bu madde ile ilgili sayısız bilimsel çalışma arasında en dikkat çekici olanlardan birisi de Sayın Doç. Dr. Rüştü Güner tarafından hazırlanan makaledir. "Uyarıcılar" başlığı ile yayınlanan makalesinde Sayın Güner, "uyarıcı" niteliği bulunan maddelerin merkezi sinir sistemi üzerinde doğrudan etki yaptıklarını belirterek yorgunluğun sahadaki performansın düşmanı olduğunu, dinlenme, yeterli uyku ve uygun bir diyetle bu düşmanla savaşılabileceğini, ancak bu savaşı daha başında kaybettiklerini düşünenlerin bu savaşı kazanabilmek için uyarcı maddeler kullandıklarını ifade etmektedir.

Aynı çalışmasında Güner sporcuların uyarıcı maddeleri uyanıklığı, konsantrasyon gücünü arttırdığı ve yorgunluğu giderdiği için kullandıklarını ifade etmektedir. Yine bu çalışmada "cathine" maddesi uyarıcılar arasında sayılmaktadır. Danıştığımız uzmanlar "cathine" maddesinin vücuda girmesinin ardından beynin çalışmasının arttığını, beynin vücuda; dinlendiği, diri olduğu komutunu ilettiğini, bunun sonucunda da vücut direncinin fazladan arttığını söylemektedir. Bu maddeyi almış bir insanın, 3 gün 3 gece sürekli yoğun efor sarf etse bile yorgunluk hissetmediği ifade edilmektedir. Bu özelliklerinin yanı sıra bu maddeyi kullanan sporcuların konsantrasyonlarının arttığı ve baskıya dirençli hale geldikleri de ifade edilmektedir.

Yukarıda izah ettiğimiz bu etkileri sebebi ile WADA da "cathine" maddesinin test numunesinde mililitrede 5 miligramdan fazla bulunması halini doping olarak kabul etmektedir. Literatürde bu maddenin doping olarak tespit edildiği vaka sayısındaki azlığın, maddenin yarılama ömrünün süratinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Bu maddenin tespit edildiği az sayıdaki vakanın dağ bisikleti ve boks sporundaki yarışmalara katılan sporcularda saptanmış olması da dikkat çekicidir. Her iki spor disiplininde de dayanıklılığın ön planda olması ve ardı ardına yorucu yarışma tekrarlarının yapılıyor olması söz konusu maddenin etkinliği açısından son derece önemli ipuçları vermektedir.

Atina Yaz Olimpiyat Oyunlarında Kenyalı bir boksörün oyunlardan diskalifiye edildiği ve WADA tarafından kendisine 2 yıl men cezası verildiği bilinmektedir. Atina Yaz Olimpiyatları öncesinde Amerikalı bir boksörde de "cathine" maddesi tespit edilmiştir. Bir başka örnek ise Belçikalı bir bisikletçi ile alakalıdır.

Bu açıklamalardan sonra size konuşmamın başında bahis ettiğim 20.08.2009 tarihinde Türkiye Basketbol Federasyonuna yapmış olduğumuz başvuruya Türkiye Basketbol Federasyonunun vermiş olduğu cevapla devam etmek istiyorum. Bu özel belge şimdi ekrana da yansıyor. Görüyorsunuz, Türkiye Basketbol Federasyonu başvurumuz üzerine vermiş olduğu 26.09.2009 tarihli cevabında Kerem Gönlüm ile birlikte doping testine giren Mario Kasun'dan alınan numunede "cathine" yoğunluğunun yaklaşık 3 mg olduğunu bildirmiştir.

İnsan vücudu tarafından üretilmeyen, doping literatüründe ise adına sıkça rastlanılmayan cathine maddesine altı maçlık bir seride, doping kontrolü yapılan tek maçta ve rastgele seçilen iki Efes Pilsenli sporcudan alınan numunede de rastlanılmış olmasını, tesadüfle açıklayabilmek güç olmasının ötesinde imkansızdır.

Cathine'nin Efes Pilsenli her iki sporcudan da alınan numunede çıkmış olması bu maddenin organize bir şekilde kullanıldığına karinedir. Hiçbir şekilde Efes Pilsen Kulübü yönetim kurulu başkanı, yöneticileri ve kulüp başkanının bu organizasyondan haberleri olmadığının altını çiziyoruz. Yine Efes Pilsen Kulübünün kurumsal olarak böyle bir organizasyon içinde olmadığını ifade ediyoruz.

Ancak bununla birlikte bu inancımızı pekiştirmenin ve kamu vicdanında oluşan şüphenin giderilmesi için, Efes Pilsen yönetim kurulu ve başkanının bizzat Kerem Gönlüm tarafından işaret edilen ekip içinden, bu organize olayın sorumlarını tespit ederek ortaya çıkarmalarını istiyoruz.

Ülkemizde doping ile ilgili düzenlemeler son derece açıktır. Bu düzenlemeler ve kurallar neyi emrediyorsa Türkiye Basketbol Federasyonu bunun gereğini yapmalıdır. Bu sadece bizim isteğimiz değil aynı zamanda Türkiye Basketbol Federasyonu'nun kanuni görevidir. Türkiye Basketbol Federasyonu Dopingle Mücadele Yönergesi Eki Cezai Yaptırımlar başlıklı talimatın hükümleri son derece açıktır. Buna göre (mad.2 paragraf 2 ve 3);

-müsabaka sırasında, takımın birden fazla oyuncusu doping suçu işlediği tespit edilirse, o zaman takım diskalifiye edilir veya başka bir disiplin cezasına çarptırılır.
-eğer bir takımda birden fazla oyuncunun dopingle mücadele kurallarını ihlali söz konusuysa, o zaman takıma hedef testler yapılır.

Biz sadece talimatta yazılı bu açık hükmü kamuoyu ile paylaşıyor ve bunun gereğini yapmasını Türkiye Basketbol Federasyonundan talep ediyoruz. Buna ilişkin yazılı müracaatımızı da bu gün Türkiye Basketbol Federasyonuna ileteceğiz.

Bunun yanı sıra Kerem Gönlüm'ün sporculuk açısından böylesine acı bir durum içine düşmüş olması bizi de üzmektedir. Ancak bizim yada başkalarının üzüntüsü bu duruma ilişkin düzenlemelerin eksiksiz olarak uygulanmasına engel olmamalıdır. Buna göre (mad.5 ve mad.6)

Alınan numunesinde yasaklı bir maddenin varlığının tespiti halinde;

-ilk kural ihlalinde iki sene müsabakadan men
-ikinci kural ihlalinde ise hayat boyu müsabakadan men cezası verilir.

Yasak maddenin piyasada sık bulunan ilaçların içinde bulunması ve doping amacıyla kullanılmadığının tespiti halinde, sporcunun böyle bir maddeyi kullanım amacının sportif performansını arttırmak olmadığını kanıtlaması halinde;

-ilk ihlalde 1 seneye kadar müsabakadan men
-ikinci ihlalde 2 seneye kadar müsabakadan men
-üçüncü ihlalde ömür boyu müsabakadan men cezası verileceği şeklindedir.

Bu olayın meydana geliş şeklini, test uygulanan her iki sporcuda da aynı maddeye rastlanılmış olmasını, maddenin niteliğini, sportif performansa etkilerini değerlendirecek olan yetkili kurullar bellidir. Bu kurullar nezdinde hukuki süreç halen sürmektedir. Amacımız asla bu süreci etkilemek değildir. Ancak konuya ilişkin olarak bugüne kadar kamuoyuna kasıtlı olarak aktarılan yanlış bilgileri de düzeltmek gerekmektedir.

Kulüp olarak, özenli, cesur ve kararlı bir çalışmayla çözüme ulaştırılabilecek önemli spor skandallarından biri olduğunu düşündüğümüz bu olayın kulüpler arasındaki sportif rekabet düzeyine indirilmesi, bu eksende tartışılması son derece üzücüdür. Hele hele organize olarak yapıldığına dair bu kadar maddi kanıtın bulunduğu bu büyük olayın; kulüp fanatizmi ve çamur at izi kalsın gibi sığ kavramlar içine sığdırılması son derece acıdır. Bu yüzden öncelikle başta Efes Pilsen Kulübü başkan ve yöneticilerinden beklentimiz, Kerem Gönlüm'ün işaret ettiği ekip üzerine ışık tutmaları, olayın tüm ayrıntılarını ortaya çıkararak Türk Basketboluna hizmet etmeleridir. Kupalar ve sportif başarılar, faaliyette olduğu sürece Efes Pilsen kulübü tarafından elde edilebilecek hedeflerdir. Efes Pilsen Kulübünün sportif başarılarına ve kazandığı kupalara leke sürenler doping suçunu organize edenlerdir. Bu sebeple, Efes Pilsen Kulübü öncelikle ve ivedilikle başarılarına ve kupalarına leke sürenleri içlerinden ayıklamalıdır.

Bu olayda Kerem Gönlüm'ün örnek sporcu olup olmadığı geçmişte yaptıklarına göre değil bu olay karşısında yaptıklarına göre değerlendirilecektir. Kerem Gönlüm ancak bu maddenin vücuduna ne şekilde, hangi yoldan girdiğini, bu maddeyi kimlerin kendisine verdiğini açıkladığında örnek sporcu olabileceğini, aksi takdirde bu organizasyonu yaparak Kerem'in vücuduna bu maddeyi sokanların ellerini kollarını sallayıp normal hayatlarını sürdürürken Kerem'in sıkıntıyı çekeceğine dikkat çekmek istiyoruz.

Milli takımımızın Avrupa Şampiyonası Finallerine katılımı sebebi ile kamuoyu önüne getirmeyi geciktirdiğimiz bu konu, hattı zatında spor basını tarafından kulislerde bilinip konuşulmakta iken hiçbir şekilde gündeme taşınmamıştır. Bir dost meclisinde Başkanımız tarafından dile getirilmiş ve aynı mecliste bulunan Sayın Fatih Çekirge tarafından Hürriyet Gazetesi'nde yer alan yazı ve sorular ile kamuoyuna taşınmıştır. Bu şekilde olaya hassasiyetle gerekli önemi gösteren , konuyu kulüp ve sporcu özellinden çıkararak sosyal boyutunu gözler önüne seren yazarlara ve özellikle bu boyutuyla ilk kez gündeme taşıyan sayın Fatih Çekirge'ye şükranlarımızı sunuyoruz.

Doping gibi insanlığın top yekun mücadele ettiği, spor etiğini ayaklar altına alan ve derece hak eden sporcuların emeğinin çalınması niteliğinde bulunan bir olay hakkında yapmış olduğumuz, tamamen sosyal sorumluluk düşüncesi içindeki açıklamalarımızı, başka noktalara çeken gazeteci dostlarımızı ise anlamakta zorluk çektiğimizi ifade etmek istiyoruz. Keza basketbol konusunda kanaat önderliği yapan pek çok gazetecinin, konuyu adeta görmezden gelmesini de esef ve hayretle karşılıyoruz. Bu konunun aydınlatılmasının kamusal bir görev olduğunu düşünüyor, her kesimden ve basından bu konunun gündemde tutulması ve her boyutu ile araştırılması konusunda destek ve yardım bekliyoruz.

Play-off serileri sürerken sözleşmesi devam eden basketbolcumuz Mirsad Türkcan ile anlaşma ahlaksızlığına cüret eden, doping sayılan yasaklı bir maddeyi organize bir şekilde kullandıranları değil de bu olayı gündeme taşıyanları fanatizm ile suçlayanları kamuoyunun takdirine sunuyoruz.

Futbolda son 18 sezonda her sezon 1000 sporcuda ve toplam (kabaca) 20000 sporcuda doping taraması yapılmıştır. Basketbolda ise son iki sezondan bu yana doping testleri yapılmaktadır. Yapılan bunca testte "cathine" maddesine rastlanmaz iken, play-off da sadece 5.nci maçta ve kura ile yapılan seçim sonucunda saptanan iki Efes Pilsenli oyuncuda da, bu maddenin çıkmış olmasının vahameti ortadadır. Bu husus hiçbir yan açıklama ile geçiştirilemeyecek kadar vahim ve önemlidir. Bu durum karşısında Türkiye Basketbol Federasyonu'nu göreve çağırmayı bir sorumluluk olarak görmekteyiz.

Doping test sonuçlarında hem Kerem Gönlüm'de, hem de Mario Kasun'da "cathine" maddesinin bulunmuş olması olayın, yasaklı maddenin bireysel olarak kullanılması boyutunun ötesinde, topluca kullanımına işaret etmektedir. Kerem Gönlüm'ün açıklamaları da yasaklı maddenin kullanımının ekip bilgisinde olduğunu göstermektedir. Bu aşamada konuyu bu yönü ile değerlendirmek, olayın aydınlığa kavuşmasını kolaylaştıracaktır.

Bugün bilimsel açıdan gelinen düzey; konunun yapılacak hedef testler ile aydınlatılmasını mümkün kılmaktadır. Hedef testler konusunda Türkiye Basketbol Federasyonunun karar alması, Efes Pilsen Kulübü'nün ve sporcularının hedef testler konusunda Federasyon ile işbirliği içinde olmasını gerektirmektedir. Kulübümüz ve sporcularımız benzer şekilde hedef testlere tabii tutulmaya hazır olup, bu konuda her türlü işbirliğini kabul etmektedir. Beklentimiz Efes Pilsen Kulübü'nün konuya sağduyu ile yaklaşması ve üzerine düşen sorumluluğun gereğini yerine getirmesidir."




Nihayet diyelim.
Kendi seçtikleri Turgay Demirel federasyonu ve yılların Makyavelist Vampir Müessese
takımı bakalım ne ses verecekler ?
Ve Tanjeviç'in ''Harika Çocuğu'' Kerem Gönlüm bakalım vicdanı rahatsız olup seri boyunca
o ilaçları kimin verdiğini açıklayacak mı ?
Artı Bay Tanjeviç ihtiyaç varken dopingçi'nin yerine arkadaşı Kaya Peker'i neden
kadroya almadı onu da açıklasın.
Bir de hala sözde Fenerbahçe taraftarları çıkıpta Efes Türk Basketbolünün idolüdür,insanlar basketbolü sevmiştir,sempatim vardı böyle yapacaklarını bilmiyordum diye saçmalayan
tipler var ortalıkta ki deli olur insan.
Yahu bunlar hep böyleydi zaten GÜNAYDIN EFESSEVER FENERLİLER !!!!!!!!

2 Kasım 2008 Pazar

Fenerbahçe Ülker 3/3 yaptı.73-69

Fenerbahçe Ülker, Evinde Kazandı (73-69)

02.11.2008 16:02

Beko Basketbol Ligi'nde üçüncü hafta mücadelesinde Fenerbahçe Ülker, Abdi İpekçi Spor Salonu'nda Mersin Büyükşehir Belediyesi'ni 73-69'luk skorla mağlup etti.


Beko Basketbol Ligi'nde üçüncü hafta mücadelesinde Fenerbahçe Ülker, Abdi İpekçi Spor Salonu'nda Mersin Büyükşehir Belediyesi'ni 73-69'luk skorla mağlup etti.

İlk dakika içerisinde iki takımda hücumları değerlendiremezken, Mersin Büyükşehir Belediyesi ilk basketini Kimani Ffriend ile buldu. Gasper Vidmar'ın asistinde Mirsad Türkcan ile oyuna ağırlığını koyan Fenerbahçe Ülker, 3.dakikada skoru 7-5'e getirdi. Temponun fazla yükselmediği bölümde Damir Mrsic ile üç sayılık basket bulan Sarı Lacivertliler, 5.dakika sonunda 12-7'lik skor üstünlüğünü yakaladı. Ön alandaki baskılı savunmasıyla rakibini top kaybına zorlayan Sarı Lacivertliler karşısında Mersin temsilcisi, Lester Mc Calebb'in Marques Green'e karşı post-up'larıyla etkili oldu ve Edward Basden'in üç sayılık basketiyle de skoru eşitledi (14-14). Hücum ribaundlarındaki etkinliğiyle skor üstünlüğünü eline alan Mersin Büyükşehir Belediyesi, son 1.30 dakikaya girilirken skoru da 15-17 yaptı. Son dakikaya alan savunmasıyla giren konuk ekip, Kimani Ffriend ile serbest atış çizgisinden kullandığı 4 atıştan da isabet çıkartamadı. Periyot, Gordan Giricek'in basketi sonrasında Fenerbahçe Ülker'in 19-17 üstünlüğüyle tamamlandı.

İkinci periyodun ilk hücumunda Fenerbahçe Ülker, Oğuz Savaş ile pota altından basket buldu. Ancak bu hücumun hemen sonrasında Mersin Büyükşehir Belediyesi rakibine Lester Mc Calebb'in turnikesi ve Chris Lofton'un da üç sayılık basketiyle karşılık vererek 21-22'lik skorla öne geçti. Gordan Giricek'in serbest atış çizgisinden bulduğu sayılarla 23-22 ile yeniden skor üstünlüğünü eline alan Fenerbahçe Ülker, ikinci periyotun ilk bölümlerinde de savunma ribaundlarında zorlandı. Savunmadaki direncini arttıran ve oyunu yavaşlatan Mersin temsilcisi, Chris Lofton'un turnike basketiyle 16.dakikada skoru 25-26 yaptı. Toparlanan ev sahibi ekip, Gasper Vidmar, Oğuz Savaş ve Devin Smith üçlüsüyle yakaladığı 8-0'lık seriyle farkı 7 sayıya çıkarttı (33-26). Fenerbahçe Ülker, devre sonunda da soyunma odasına 34-26 önde giden taraf oldu.

Karşılıklı basketlerle başlayan mücadelenin ilk bölümlerinde Fenerbahçe Ülker, Mirsad Türkcan ve Marquis Green ikilisiyle sayılar buldu. Konuk ekip Mersin Büyükşehir Belediyesi ise dış atışlardaki başarısının yanında pota altında da Kimani Ffriend'i iyi kullandı. İlk yarıya oranla savunmada daha dirençli bir görüntü çizen konuk ekip, 24.dakikaya girilirken farkı da 5 sayıya indirdi (39-34). Aldığı molanın ardından ilk hücumu Chris Lofton ile üç sayılık basket olarak değerlendiren Mersin Büyükşehir Belediyesi, Lester Mc Calebb'in de devreye girmesiyle 39-41 öne geçti. Devin Smith'in üç sayılık basketiyle hücumdaki suskunluğunu bozan Fenerbahçe Ülker, Marquis Green'in de serbest atışlarıyla skoru 44-41'e getirdi. Hücumda Devin Smith ile Damir Mrsic ikilisiyle toparlanan Sarı Laciverliler, savunma direncinin de artmasıyla son iki dakikaya 49-45 önde girdi. Son bölümde Damir Mrsic'in dış atışları ile etkili olan Fenerbahçe Ülker, son periyota da 54-47 üstünlükle girdi.

Mücadelenin final periyoduna iki takımda karşılıklı top kayıplarıyla başladı. Boş hücumların ardından ilk iki dakikada skor değişmezken, Fenerbahçe Ülker 54-47'lik skor üstünlüğünü korudu. Periyottaki ilk basketini Emir Preldzic ile bulan Sarı Lacivertliler, pota altında Kimani Ffriend'i durdurmakta zorlandı. Emir Preldzic'in hücum organizasyonunda söz alması ve Oğuz Savaş'ın da boyalı alanı iyi kullanmasıyla Fenerbahçe Ülker farkı 12 sayıya çıkarttı (63-51). Mersin Büyükşehir Belediyesi molanın ardından Kimani Ffriend ile basket faul ile üç sayı birden buldu. Devin Smith ile Mirsad Türkcan ikilisinin sayılarıyla hücumda skor bulan ve kontrolü de elinden bırakmayan Fenerbahçe Ülker, son dakikaya girilirken 70-61'lik skor üstünlüğünü korudu. Kimani Ffriend ile Chris Lofton ikilisiyle dört sayı birden bulan Mersin Büyükşehir Belediyesi, 17 saniye kala skoru 70-67'ye getirdi. Taktik faulleri Marquis Green ve Mirsad Türkcan ile değerlendiren Fenerbahçe Ülker, karşılaşmadan da 73-69 galibiyetle ayrılan.

SALON: Abdi İpekçi Spor Salonu

HAKEMLER: Engin Kennerman - Yener Yılmaz - Sencer Yılmaz

FENERBAHÇE ÜLKER (73): Marques Green 7 (3 ribaund- 5 asist), Mirsad Türkcan 15 (4 ribaund- 1 asist), Rasim Başak (1 ribaund), Gordan Giricek 6 (1 ribaund- 2 asist), Damir Kaan Mrsic 11 (3 ribaund), Gasper Vidmar 2 (4 ribaund- 1 asist), Hakan Demirel, Enes Kanter 2 (4 ribaund), Oğuz Savaş 10 (1 ribaund), Devin Smith 14 (8 ribaund- 1 asist), Emir Preldzic 6 (6 ribaund- 5 asist)

MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ (69): Christopher Franklin Lofton 28 (3 ribaund- 1 asist), Lester Mc Calebb 10 (1 asist), Altan Erol (1 asist), Ümit Sonkol 6 (4 ribaund- 2 asist), İnanç Koç (5 ribaund- 3 asist), Eddie Basden 6 (10 ribaund- 1 asist), Kimani Ffriend 19 (12 ribaund), Onur Aydın (4 ribaund)

1.PERİYOT: 19-17
2.PERİYOT: 15- 9
3.PERİYOT: 20-21
4.PERİYOT: 19-22












Önce maçı izleyemememize neden olanları muhabbetle (!) anarak başlıyorum.
Allah sizi bildiği gibi yapsın.
Maçı gene İstatistiklerden takip edebildim.
Zor maç olacağı belliydi.Ama kazandığımız için mutluyum.
Takımı tebrik ediyorum.
Malum çok önemli sakatlarımız var,eksik takım ve hafta içi EL maçının yorgunluğu
böyle dişli rakipler önünde kendini gösterecekti.
2.çeyrekte yaptığımız iyi savunmanın neticesinde 15-9'luk yaptığımız ufak fark bizi
galip getirdi.Zira 2.yarı Mersin önde idi.3.çeyrek 20-21,4.çeyrek 19-22.
Yani 2.çeyrekte yediğimiz sadece 9 sayı bize maçı getirdi.
Hafta içi Alba Berlin maçında olduğu gibi gene Mirsad - Mrsiç co.şirketi sahnede idi.
diyebiliriz.Mirsad 22.56dk. 15s,4r. / Mrsiç 25.44 dk.11s,3r. (8/3 üçlük)
Devin Smith gene yerel de iyi.27.55dk.14s,8r. ile takımın en iyisiydi.
Oğuz da 10 sayı ile katkıda bulundu.
Green neden potaya bakmıyor bilemiyorum.22.34 dk.7s,5a.Daha fazla sayı atmalı.
Maçın bizim açımızdan gizli bir kahramanı vardı.
Emir Preldziç 19.38dk.da 6s,6r,5a ile çok önemli katkı yaptı.Bravo Emir.
Ancak serbest atışları kötü.6/2.
Hakan Dmirel gene fos.03.35 dk.da hiç bir şey yok.O yüzden Mrsiç daha fazla sahada
kalıyor ve yıpranıyor,diri kalamıyor,savunmada da aksatıyor takımı.
Hakan biraz katkı koyabilse,olaya ortak olsa çok iyi olacak ama nerede ?
4.sene.Hala biz Hakan'ı bekliyoruz.
Gricek'in sakatlığı geçmiş,güzel.23.18 dk 6s,2a.Kendini fazla zorlamadı.
Vidmar 17.35 dk. 2s,4r. ile her zamanki gibi beklenen katkıyı verememiş.
Enes bile 09.57 dk.da 2s,4r.ile ondan daha iyi katkı vermiş.Bravo Enes.
Toplam Ribauntumuz 35,Asist 15,Serbest atış yüzdemiz kötü.21/11 % 52.3
Üçlük yüzdemiz 18/6 (% 33.3)
Mersin de Ahmet Kandemir KSK'de oldğu gibi iyi takım kurmuş.
Yabancıları çok iyi.Lofton 28 sayı attı.Gerçi bizim her maçta mutlaka birini kahraman
yapma durumumuz var.Ömer Onan'ın yokluğu önemli sorun olmuş.
Eski bjk'li Kimani Ffriend de 19s,12r. ile etkili olmuş.
Eski göz ağrımız Eddie Basden her zamanki gibiydi.6s,10r.2tk.3tç.
Mc Calep 10s. 4 yabancının dışında sadece Ümit Sonkol 6 sayı ile katkı vermiş.
5.isim yok.Bu da kötü aslında.Yıkmışlar Lofton'un üstüne takımı o kadar.
Denk rakiplerini yenerler ama büyük takımlara yetmez.
38 r.9a toplamları var.
Ben bizim serbest atış yüzdemizin düşük olduğunu söyledim ama Mersin'in facia ötesi.
Maçın kaderini bu da etkiledi.
22/4 (% 18.1) Kimani Ffriend 11/1 ,Basden 6/1,Mc Caleb 5/2.

Maçın tekrarı FB TV'de 22.30'da gözüküyor.Eğer doğruysa tabii.

http://www.fenerbahce.org/kurumsal/detay.asp?ContentID=335

8 Ekim 2008 Çarşamba

Basketbol Cumhurbaşkanlığı Kupaları´nın Yayıncı Kuruluşları Belli Oldu.

11 Ekim Cumartesi günü oynanacak olan Erkekler ve Bayanlar Cumhurbaşkanlığı Kupaları´nın yayıncı kuruluşları belli oldu.

Basketbolun en önemli ve anlamlı organizasyonu olan Cumhurbaşkanlığı Kupasının yeni sahipleri 11 Ekim 2008 Cumartesi günü Ankarada oynanacak karşılaşmalarla belirlenirken‚ maçların yayıncı kuruluşları da belli oldu.

11 Ekim Cumartesi günü Ankara Atatürk Spor Salonu´nda oynanacak olan Cumhurbaşkanlığı Kupaları´nda‚ bayanlarda Fenerbahçe ile Galatasaray‚ erkeklerde ise Fenerbahçe Ülker ile Türk Telekom karşı karşıya gelecek.

Bayanlar Cumhurbaşkanlığı Kupası saat 14:00´de oynanırken‚ bu mücadele Kanal 24 ekranlarından canlı olarak yayınlanacak. Saat 17:30´da başlayacak olan Erkekler Cumhurbaşkanlığı Kupası mücadelesi ise Sky Türk ve Digiturk´ün spormax kanallarından ortak olarak yayınlanacak.

Kaynak:TBF Resmi Sitesi

****************************
Çok şükür yani.
Hayret yahu.Basketbol maçlarını bile izleyemeyecek duruma geldik artık.
Pesssssssss doğrusu Turgay Demirel.

Etiketler