teşvik iddiaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
teşvik iddiaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Temmuz 2011 Pazar

TFF Bir kere daha çark etti.Top Etik Kurulunda !!!!



Şurada TFF'nin olayın ilk çıktığındaki görüşlerinin değiştiğini  ve sonrasında neler olacağını yazmıştık ; 

TFF Çark Etmeye Başladı.Bundan Sonra Ne Olacak ?


Ne karar almışlardı o zaman ?
* Harekete geçmek için Savcının İddianamesi beklenecek.
* Süper Kupa 31 Temmuz'da Erzurum'da oynanacak.
* Ligler planlandığı gibi 5 Ağustos'ta başlayacak.
* Avrupa Kupalarına lig tescil edildiği gibi belirlenen takımlar gidecek.

2.Dalga yapıldı ve bu kez ''ÖZEL DAVET (!)  İLE '' Beşiktaş,Trabzonspor'dan ve diğer takımlardan bazı isimler çağırıldı.İfadelerden sonra bilindiği gibi Beşiktaş'tan Serdal Adalı ve Tayfur Havutçu tutuklandı.Trabzonspor'dan Sadri Şener ve bazı yöneticiler tutuksuz yargılanmak üzere bırakıldı,tutuklanması muhtemel Nevzat Şakar ise hastanelik oldu,10 gün içinde gelip ifade verecek dendi.Baktık ki kalp hastası,yoğun bakımlık Nevzat Şakar ifade yerine şov yapıyordu bugün.
Ayrıca İBB'den İbrahim Akın ve İskender Alın'da tutuklandı ve basına ''İtiraf ettikleri (!)'' haberi uçuruldu.
Sonradan İbrahim Akın Avukatı vasıtasıyla Savcılık ifadesinde ''Savcının Baskısı ile '' öyle ifade verdiğini söyleyerek ''düzeltme'' yaptırdı.Aziz Yıldırım'ın Avukatı Faik Işık'tan öğreniyoruz ki Savcı CMK'ya aykırı olarak suç işleyerek ''Sen namazında,niyazında bir adamsın,itiraf et  bırakılırsın'' gibi sözlerle kandırarak ''hukuksuz delil yaratma'' (suç) yoluna gitmiş.
   Bu 2.Dalga ile birlikte tam bu sırada ''köşede tam siper kıs kıs gülerek fırsat kollayan 'Oportünist,makyavelist' aşağılık camianın başkanı Aysel pardon Aysal beklenen açıklamayı yaparak ''TFF'yi eleştirdi ve çabuk karar alınmasını '' istedi.
  İşte tam buradan M.Ali Aydınlar ve TFF bir kez daha çark ederek önceki söyledikleri her şeyi    -  sadece UEFA'ya danışarak Avrupa Kupalarına katılacak takımlar listesi hariç - yuttular. 
* İddianame'yi bekleyeceğiz dedikten sonra bu kez ''hukuksuz olarak'' Savcılıktan belgelerin gönderilip,bir kozmik oda kurulacak ve 5 kişilik TFF Etik Kurulu bu delilleri (!) inceleyip kanaat raporu hazırlayacak.
* Ligler 5 Ağustos'ta başlayacak dedikten sonra MAA "Gorevde Bulundugum Sürece Ligler Ağustos Sonundan Önce Başlamayacak" dedi.
* Süper Kupa ise son derece keyfi ve salakça bir gerekçe ile ertelendi.


   Bjk hemen ''Şov yaparak'' aklanıncaya kadar kupayı iade ediyoruz demişti.Her zamanki şaklabanlıklarından biri olan bu salakça kararın ne kadar vahim olduğunu sonradan öğreniyorduk.UEFA demiş ki ''Bir UEFA yetkilisi, TFF heyetine sordu: 'İyi, güzel. Türk takımları aynen devam ediyor da bu kupayı iade hikayesi ne demek? Beşiktaş kupayı iade etmek istiyor. Bir şüphe varsa bilelim, biz de Avrupa Ligi hakkını donduralım'.Akşam-Hakan Yaşar .
TFF izah edinceye kadar akla karayı seçmiş.
Bu ''Duruş takımı (!) '' madem kupayı iade etme kararı aldı,tüm kazandığı primleri de iade edecek ve UEFA'dan da çekilecekti.Bunların hiç birini yapmayıp,sadece şov yaptılar.Gene bunun üzerinden ''Etik Şampiyonu (!) QTM Fenerbahçe neden iade etmedi,sınıfta kaldı '' çığlıkları atmıştı.
 Dönersek yeniden ; 
TFF'nin Süper Kupayı erteleme gerekçesi ne biliyormusunuz ?
''Bjk kupayı iade etme kararı almıştı ya ondan '' 
Kargalar bile güler buna.
   Fenerbahçe yönetimi haklı olarak bu kararı eleştiren bir bildiri yayınladı.TFF ise buna ''Yavuz Hırsız ev sahibi bastırırmış'' kabilinden güya sert -  cürümleri kadar yer yakarlar - bir cevap verdi.Fenerbahçe'yi kararı etkilemek için TFF'yi tehdit etmekle suçladı.
''Fenerbahçe hukuki süreci etkilemeye çalışıyor
Hukuki sürecin işlediği bir dönemde, bu süreci etkileyebilecek her türlü baskı ve beyan etik dışı olduğu gibi hukuken de suçtur. Maalesef daha önce bazı kulüplerimizin de yaptığı ve 21 Temmuz tarihinde Fenerbahçe gibi Türk futbolunun en köklü kurumlarından birisinden gelen, kamuoyunu ve hukuki süreci etkilemeye yönelik açıklama federasyonumuzda derin bir hayal kırıklığı yaratmıştır''



MAA gözden iyice düştün,batıyorsun haberin olsun.


  Etik Kuruluna,nasıl karar vermeleri gerektiğine geleceğim ama bu operasyonun başından beri söylediğimiz,yazdığımız ve haklı çıktığımız - Avukatlar da bizim söylediklerimizi söylüyor - bazı noktaları ve hukuksuzlukları hatırlatalım.
1-Bu tertip  kesinlikle siyasi bir operasyondur.Süreçte gördük zaten Aziz Yıldırım'ı medya üzerinden tetikçilerle PR çalışması yaptırılıp linç ayinleri ile itibarsızlaştırıp bitirmek.
Başkan'ın ilk gözaltına alındığında ''Siyasi kitap istemesi'' özellikle Oda TV'de ve çok az sağduyulu bazı yerlerde  çok iyi işlendiği gibi Aziz Yıldırım'ın Nato Müteahitliği işinde cemaatin pay almak istemesinden kaynaklı (Çalık Grubu ismi) ''Güç Savaşları'',buna paralel olarak aynı zihniyetin Fenerbahçe'yi ele geçirme planları ''asıl büyük resimdir''
 Aziz Yıldırım'ın ''Bir Farkla'' başlığında kaleme aldığı bu süreçten tutuksuz yargılanıp aklanıp çıktıktan sonra (İsteği bu ama olmuyor tutuksuz yargılanma isteği) ''artık kenara çekileceğini ve Fenerbahçe'yi dışarıdan kalbinde yaşatacağı'' mealindeki sözleri ile
“Geçiş sürecinin ardından da gururla taşıdığım ve namusumla, onurumla yerine getirmek adına gecemi gündüzüme kattığım şerefli görevim son bulacak.”
Yani…
Diyor ki…
“Arkadaşlar ben bu tezgâhın bana ne kurduğunun farkına vardım. Siz benim Fenerbahçe başkanlığımı bırakmamı istiyorsunuz. Tamam. Bırakırım. Ancak siz de beni Metris’ten çıkarın. İtiraz dilekçemdeki tahliye talebimi kabul edin!”

Aziz Yıldırım cezaevinden bırakılırsa, Fenerbahçe’yi bırakacağının teminatıydı bu mektup.
Oda tv.com'da çıkan ve aynen düşündüğüm bir yorum.
 bugünkü Divan Kurulunda Yüksel Günay'ın şu konuşması ; 

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası´na bağlı‚ Atatürk devrimlerine sadık‚ koruyan ve o düzende kalmaya kararlı 23 milyon kişilik bir topluluğuz ´´Planlanan iddialar ve tehditlere maruz kalacak kadar sahipsiz değiliz. Kulüp olarak laik düzende‚ laik anlayışla‚ yalnız spor yapıyoruz''


 En önemlisi de neden 12 Haziran seçimlerinden sonrası beklenmiştir.


Evet hala dangalak kafalar bu operasyonun siyasi olmadığını düşünüyorlar mı ?


Gelelim bu operasyonun  başından beri söylediğim ''İleri demokrasi Guguk (!)'undaki garabetlere ; 
1-8 Ay boyunca telefonlar dinlendiği,sonrasında emniyetin 19 maçta şike ve teşvik delillerle saptanmıştır basın bildirisinde yer aldığı halde neden bu şike ve teşviklere suç üstü yapılmadı ? ve eş zamanlı DHA aracılığıyla Aziz Yıldırım'ın gözaltına alınışı,8 silah bulunması,Sedat Peker resmi kurgu montaj videosunun servis edilmesi hukuksuzluktur,suç işlemişlerdir.
İddianame hazırlanmadan polisin elindeki belge,bulgu neyse delil olarak kabul edilemez.
2-Aziz Yıldırım'ın ''Eşgal tespit fotoğrafının operasyonun medya sponsorlarından Habertürk gazetesine (!) sızdırılması.E canım o polis tespit edildi zaten men edilecek zırva.
3-Soruşturma Gizli'yken Avukatlar bile görmemişken,basına gizlilik ihlali edilerek servis edilmesi.
Bu görevi de F tipi cici çocuk Mehmet Baransu ve Ekrem Açıkel başta üstlenmişlerdir.
İşin garibi Baransu bu gizlilik ihlalleri ve buna göre yazdığı yazılardan hakkında açılan yüzlerce davalardan toplam 350 yılla yargılanırken tutuksuz gezmesi ve üstelik bu suçları işlemeye devam etmesi.Aziz Yıldırım ise Silahlı Çete lideri v.s. den 87 yılla yargılanacak ve ciddi sağlık sorunlarına rağmen tutuklu yargılanıyor.
4-Telefon dinlemelerinin hukuksuz yapılması.Şike,teşvik olaylarında yapılamaması.Onun içinde olayı ''Şike yapmak için örgüt kurmak'' adına çevirmeleri.
5-Sporda Düzensizliği Önleme kanununda itirafçılık müessesesi olmadığı halde şüphelilere baskı yapılması.Sorguda yasak suç teşkil eden usullere başvurulması.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun (CMK) 148. maddesinde; İFADE ALMA VE SORGUDA YASAK USULLER
6-TFF henüz İddianame hazırlanmadan eldeki belgeler ''delil statüsüne'' geçmemişken gizli bir soruşturmadan o belgelere alabilme hakkına sahip.Sahip olduğu haklarda ve CMK'da yok.
7-Sporda Düzensizliği Önleme kanununda eksiklikler var.Oraya ''Mahkeme kararı beklenmelidir'' eklenmeliydi.Şimdi diyelim Etik Kurulu rapor verdi,TFF Şike vardır dedi.Peki devam eden ceza davasını bu karar etkilemeyecek mi ? Hakim niye uğraşacak en az 4-5 sene süren dava için ''TFF Şike kararı verdi demek ki suçlusunuz diye karar vermeyecek mi ? Hakimin kararı etkilenmiş olmayacak mı ? Hukuki bir sakatlık yok mu burada ? Böyle şey olur mu ? Tam tersi de geçerli.
8-Bu davanın ceza mahkemesinde değil Spor Mahkemesinde görülmesi gerektiği.
Avukat Faik Işık'tan ; 


Soruşturma dosyasında yer alan veya dosya harici gizlenen dökümanların; sanıkların ve savunmanın istememesine rağmen GİZLİLİK KARARI İLE kendilerinden gizlendiği bir ortamda TFF'ye belgelerin verilmesi; BİZZAT SORUŞTURMA YETKİLİLERİ TARAFINDAN SORUŞTURMANIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL (TCK m285) VE GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇUNU (TCK m257) OLUŞTURMAKTADIR. Bu kozmik odaya, kozmoz/cosmos (uzay)a dair astrolojik veriler getirilip kozmonotlar tarafından incelenmediğine göre; hukuk maddeleri uyarınca gizlilik kararlarının MAYMUNCUK olarak kullanılmaması gerektiği; her çok sanıklı olayda ÖRGÜTLÜ SUÇLULUK var deyip SAVUNMANIN, SANIK HAKLARININ, İNSAN HAKLARININ İHLAL EDİLMESİ, avukatlık mesleğinin yapılamaz hale getirilmesine ilişkin ANAYASAYA AYKIRILIK İTİRAZ DİLEKÇEMİZ de Istanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi önündedir.


HUKUKA AYKIRILIKLARIN YERİNDE TESPİTİ İÇİN İVEDİLİKLE MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRİLMESİ, SORUŞTURMANIN SELAMETİ İÇİN ARTIK ŞÜPHELİLERLE HUKUKEN HASIM HALİNE GELEN MEVCUT SORUŞTURMA MAKAMLARINDAN BASINA DEMEÇ VE DOKÜMAN VERMEYEN, zoraki şekilde silahlı örgüt tanımlaması ile kendini görevlendiren ÖZEL YETKİLİ savcı ve mahkemeler yerine 6222 Sayılı Yasanın aradığı "SPOR MAHKEMESİ" TAYİN EDİP, İNSAN HAKLARINI HERŞEYDEN ÜSTÜN TUTAN YARGI MENSUPLARINA VERİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ.


Burada Başkan'ın açıklamalarını koyalım ;
Bugün üzülerek görüyorum ki; savunma hakkını kullanamamamız Kulübümüze de zarar vermeye başlamıştır. Tek taraflı iddialar üzerinden yapılan yorumlarla bizler ve kulübümüz suçlu ilan edilmeye çalışılmaktadır. Ben ve arkadaşlarımın tutukluluğu, Kulübümüzün savunma hakkını kullanmasını zorlaştırmaktadır.

Türkiye Futbol Federasyonu, iddianamenin en önemli delil olduğunu savunmaktadır. Oysa ki; iddianame adı üzerinde olduğu şekilde sadece iddialardan ibarettir. Aslolan; iddianameye karşı savunma sonucunda verilecek mahkeme kararıdır. TFF bünyesinde oluşturulan kozmik oda denilen oluşuma, Fenerbahçe Spor Kulübü ve şahsım, aleyhimde iddia ve emniyet birimlerince oluşturulmuş dokümanlar sunulacağını, basın yayın organlarından öğrenmiş bulunmaktayım.

"EMİN OLUN Kİ; YAPILACAK YARGILAMA SONUCUNDA, ŞAHSIMIN VE ARKADAŞLARIMIN AKLANACAĞINA OLAN İNANCIM TAMDIR. FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ VE YÖNETİMİ, ASLA HUKUKUN DIŞINA ÇIKMAMIŞTIR. VERİLMEYECEK TEK BİR HESABIMIZ YOKTUR"

Şu ana dek nelerden ibaret olduğunu ve hukuka uygun olup olmadıkları konusunda hiçbir bilgi sahibi olmadığımız, hakkında 'GİZLİLİK KARARI' bulunan bu belgelere karşı, gerek şahsımın gerekse Kulübümün inceleme yapması sağlanmaması; bu konuda savunmamızı dinlemeksizin karar verilmesi, hukukun en temel ilkelerine aykırıdır. Emin olun ki; yapılacak yargılama sonucunda, şahsımın ve arkadaşlarımın aklanacağına olan inancım tamdır. Fenerbahçe Spor Kulübü ve yönetimi, asla hukukun dışına çıkmamıştır. Verilmeyecek tek bir hesabımız yoktur.

Bugün gözaltında tutulmam, polisin kendi internet sitesinde yayınladığı bilgiler, basın açıklamalarıyla, kamuoyunu yanıltmaya yönelik bilgi kirliliği oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bu noktada, sadece savunma hakkımızı eksiksiz kullanmak yeterli olacaktır. Hazırlık soruşturması sırasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü, delillerin %99'unun toplandığını ifade etmiştir. Soruşturma savcısı alınan ifadesinin ardından, Sayın Sadri Şener için 'adli kontrol tedbiri uygulamasına' karar vererek Sayın Şener'i tutuksuz yargılamak üzere serbest bırakmıştır. Şahıslarımıza ve bu bağlamda Kulübümüze yönelik asılsız iddialara karşı Kulübümüzün gerçek anlamda savunulabilmesi için soruşturma dosyasında daha önce yapılan adli kontrol hakkının, bizlere de tanınması hakkaniyete uygun olacaktır."



9-TFF Ana Statüsünden Küme düşürme yetkilerinin olmaması.
Milliyet’ten gündemi sarsan iddia: TFF ve Etik Kurul’un küme düşürme yetkisi yok!23.07.2011
Milliyet.com.tr’de bugün yayınlanan bir haber spor dünyasının gündemindeki şike olayının üstüne bomba gibi düştü. Milliyet spor muhabiri Mustafa Anıklı’nın haberine göre TFF ve Etik Kurul’un, mevcut kanun ve statülere göre takımları küme düşürme yetkisi yok! Konuyu gündeme getiren İÜ Hukuk Fakültesi öğretim üyesi veeski PFDK üyesi Doç. Dr. Mahmut Kaşıkçı’ya göre hukuken TFF ve Etik Kurul’un böyle bir yetkisi yok. Küme düşürme kararını ancak PFDK ve Tahkim Kurulu verebiliyor.



Hiçbir takımı düşürme yetkileri yok!

Bu önemli ve sansasyonel hukuki iddia İÜ Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç.Dr. Mahmut Kaşıkçı tarafından gündeme getirildi.

Konuyla ilgili olarak Milliyet Spor’dan Mustafa Anıkan imzasıyla bugün milliyet.com.tr’de yayınlanan haber şöyle:

“TFF Yönetim Kurulu, şike dosyasını Etik Kurul'a bıraktı ama hukuksal olarak ne Etik Kurulu'nun, ne de yönetimin küme düşürme yetkisi olduğu ortaya çıktı. İÜ Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mahmut Kaşıkçı, kanun ve statüye göre, kararı ancak ilk derece hukuk kurullarının (bu olayda PFDK ile Tahkim Kurulu'nun) verebileceğine dikkat çekti

Savcılıktan şikeyle ilgili delilleri alan Türkiye Futbol Federasyonu, topu Etik Kurulu'nun kucağına bırakırken, "Onlar düşüncelerini bildirecek, yönetim kurulu da kararını verecek" dedi.

Federasyon Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, talimatın kendilerine verdiği yetkiyle bunu yapacağını belirtiyor ama, hukukçular bunun kanun ve statü nedeniyle mümkün olamayacağını belirtiyor. Yani Federasyon, "X takımı küme düşürdüm ya da düşürmedim veyahut bir başka ceza uyguladım" dese bile bu kez hukuksal bir kaos ortaya çıkacak.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi ve PFDK eski üyesi Doç. Dr. Mahmut Kaşıkçı, alınacak böyle bir kararın hukuka aykırı ve geçersiz olacağını savundu. 5894 Sayılı Kuruluş Yasası ile TFF'nin Ana Statüsü (m. 35) incelendiğinde, yönetim kuruluna ancak idari yetkilerin verildiğini hatırlatan Kaşıkçı, Statünün 58/2 maddesinde tüm disiplin ihlalleri konusunda yargılama ve karar verme yetkisinin disiplin kurullarına, sonrasında da Tahkim Kurulu'na ait olduğuna dikkat çekti.

Ayrıca yasada ve ana statüde yer almayan bir yargısal yetkinin TFF Yönetim Kurulu tarafından çıkarılan bir talimat ile düzenlenemeyeceğini belirten Kaşıkçı, bu durumun hem kural koyan, hem yargılayan hem de ceza verenin aynı makam olması sonucunu doğuracağını ve böylesi bir uygulamanın mevzuata aykırılığın yanısıra hukuka ve hakkaniyete de aykırı olacağını da ifade etti.

Ne olur?

Bu durumda TFF Yönetim Kurulu, disipline ihlali gerekçesi ile kulüp ya da kişilere bir ceza vermeye kalkarsa (Küme düşürme, ömür boyu men v.s.) bunun Tahkim Kurulu'ndan dönme ihtimali oldukça yüksek... Kulüplerin lehine bir karar çıkarsa da, liglerde yer alan diğer takımlar da Tahkim Kurulu'na müracaat edip, kararın iptalini isteyebilir. 

(Mustafa Anıklı-Milliyet Spor)

************

58/2 maddesi

Disiplin Kurulları, kulüpler ve kişiler tarafından sergilenen tüm disiplin ihlalleri veya sportmenlik dışı davranışları ele alır ve karara bağlar.”



10-Sporda şiddet ve düzensizliği önleme hakkındaki yasadaki yanlışlık.


Kemal Kapulluoğlu, hukuk öğrenimini fakültede, futbolu ise aynı yıllarda federasyonda öğrenmiş. Spor hukuku uzmanlarının (!) ekranlarda cirit attığı şu günlerde, kenarda kalmayı tercih ediyor. Zaman zaman gülüyor, çoğunlukla sinirleniyor... Ama süreci dikkatle izliyor.
Kapulluoğlu, TFF’de başkan vekilliği yapmış, Türkiye’nin futboldaki uluslar arası sorunlarında da sorumluluk üstlenmiş bir hukukçu.
Bugün merak ve endişeyle izlediğimiz “şike-teşvik” sürecinin, 6222 sayılı yasa ile yürürlüğe giren bir yanlıştan kaynaklandığına inanıyor.
“- Sporda şiddet ve düzensizliği önleme hakkındaki yasaya şike ve teşvik suçunu dahil eder, bu suça ölçüsüz biçimde 5-12 yıl ceza öngörürseniz, büyük bir yanlışa imza atmışsınız demektir. Zamanında bu yasa hazırlanırken hiç kimse önünü arkasını düşünmedi. Kimse bizim görüşümüzü almadı. Şimdi ortada yaşanan süreç, oldukça zor bir süreçtir. Çünkü iddianame 3-4 aydan önce açıklanmaz. Federasyon, iddianamenin açıklanmasından sonra meseleyi inceleyip 1-2 ayda karar veremez. Federasyonun kararı, sezon sonunu bulur!”
Kapulluoğlu, Türkiye Futbol Federasyonu’nun şiddeti önleme yasası çıkarken, aktif rol aldığını ve şike teşvik suçlarını o yasa kapsamına dahil ettirmekle kendi “erk”inden vazgeçtiğini söylüyor.
Sonra bıçak gibi keskin bir hüküm cümlesi ekliyor :
“Futbol, genel yargıyı kabul edemez! İhtisas mahkemelerinin yargı sisteminde yerini alması zorunludur!”
Genel yargının sorgu, iddianame ve duruşma süreçleri, ağır çalışıyor. Adil bir karar için de sürecin aceleye getirilmemesi gerekiyor. Daha da ilginç olanı, sporda, özelde de futbolda kullanılan terimlerin, yapılan konuşmaların, sosyal ilişkilerin genel yargıda kolay anlaşılamaması gerçeği. Bazı soruların çok komik olduğu dikkat çekiyor. Ama gülemiyorsunuz, çünkü savcılık kendi kuralları ve hukuk sistemiyle o soruyu sormak zorunda.
Oysa FIFA, genel yargıyı zorunlu kılacak bir hukuk sistemi yoksa, ulusal federasyonların kendi içlerinde hukuksal kurulları (Tahkim, Hukuk, Disiplin, Etik) oluşturmasını öngörüyor...
Kapulluoğlu’na göre Futbol Disiplin Talimatı’nda şike ile ilgili cezaların verilebilmesi için elbette kanaat önemli Ama o kanaatı oluşturacak bilgi ve belge toplama, telefon dinlemesi, banka hesaplarının elde edilmesi gibi yetkiler TFF’de yok... Şiddet yasasına şike ve teşvik için ağır cezaları koyan anlayış, pekala TFF’na da bilgi, belge, kanıt toplama yetkisini verebilirdi.
Yaşadığımız süreç, biraz da federasyonun kendi erklerinden biri olan sportif yargılama ve ceza verme yetkisinin önemli bir bölümünü genel yargıya devretmesinden doğuyor.

Atilla Gökçe


11-
SPOR HUKUKU ENSTİTÜSÜ
BASIN AÇIKLAMASI
20 Temmuz 2011
TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU'NA AÇIK ÇAĞRIMIZDIR:
"LÜTFEN, AÇIKLAMALARINIZDA HUKUKİ OLUNUZ"

Türkiye Futbol Federasyonu, gündeminde bulunan şike soruşturması kapsamında yürüttüğü
çalışmalarına ilişkin, 19 Temmuz 2011 tarihinde bir açıklamada bulunmuştur.
Ancak, bu açıklama kamuoyunu aydınlatmaktan çok, yeni soru işaretlerine neden olmuştur.
Özellikle, “süper kupa finalinin ertelenmesi” kararının, Federasyon mevzuatının hangi
hükümlerine göre ve ne gerekçeyle verilmiş olduğu belirtilmemiştir.
Ayrıca, Federasyon tarafından adli organlara, yapılan başvuruların hangi hukuki temellere
dayandırıldığı ve bu adli makamlardan alınan resmi cevapların dayanak ve içerikleri kamuoyu
ile paylaşılmamıştır.
Bu nedenle aşağıdaki soruları Sayın TFF yetkililerine yöneltmek istiyoruz.
A) Genel nitelikteki sorularımız:
1. Federasyonunuzdan beklenecek kararların hangi hususlarda olacaklarını “jenerik olarak“
açıklar mısınız?
2. Vermiş olduğunuz kararların hangi hukuki belgenin hangi hükmüne göre hangi organınızca
alınmış olduğunu belirtir misiniz?
3. Adli yargı organlarına yapmış olduğunuz başvuruları nereye, ne zaman, hangi içerikle yapmış
olduğunuzu belirtir misiniz?
4. Size verilen olumlu - olumsuz yanıtların hangi mercilerce ne surette verilmiş olduğunu
belirtir misiniz?
B) Bu bağlamda, somut olarak da tekrar soruyoruz:
1. Süper kupa karşılaşmasını, mevzuatınızın hangi hükmüne göre, hangi gerekçe ile ertelediniz?
2. Adli yargıdan talep ettiğiniz belgeleri, neye dayanarak talep ettiniz?
3. Belgelerin TFF’ye verilmesini hangi merci, hangi gerekçe ile ve ne tür bir kararla mümkün
kılmıştır?
4. Belgelerin hangi öncelikle ve kıstasla, peyderpey ve seçilerek verilmesi nasıl mümkün
olabilmektedir?
Bu soruları hukuk adına, kamu oyunun bir birimi olarak ve sadece yapıcı olmak kaygısı ile ve
de kamuoyunu tatmin edebilmeniz için soruyoruz.
Bu sorularımızı, LÜTFEN VE LÜTFEN, “siz kim oluyorsunuz da bize bunları soruyorsunuz” veya
“kimsenin aklına ihtiyacımız yok gibi” cevaplar vermek yerine; her aklı dinleyerek ve
değerlendirerek karşılamanız, Federasyon’unuza ve yargısına güven ve saygıyı artıracağına
özellikle işaret etmek isteriz..
Saygılarımızla,
SPOR HUKUKU ENSTİTÜSÜ



Yani kısaca ; 
Evrensel hukuk kurallarını hiçe sayıp, delil göstermeden tutuklu yargılama(!), gizli delil(!), makamda psikolojik baskı(!), insan haklarına tahammülsüzlük(!), yargı kararı beklenmeden sportif ceza(!) gibi kavramlar icat edilmiş durumda.


  Şimdi gelelim Etik Kurulu'na ; 
Önce TFF Etik Kurulu kimlerden oluşuyor tanıyalım  ;
Oturanlar : Sağ başta Başkan Prof.Dr.Oğuz Atalay,Prof.Dr.İlyas Atalay.
Ayaktakiler : Sağdan sola Raportör Mertay Kugay,Avukat Kemal Işkın Keleşoğlu,sol başta Başkan vekili Yrd.Doç.Dr.Burak Öder.
 http://www.tff.org/default.aspx?pageID=912


Bir forumda şu bilgi paylaşılmış ; 
Oğuz Atalay ile ilgili bir bilgi bulamadım.
Burak Oder hasta beşiktaşlı olarak nitelenmiş.
İlyas Doğan'ın Zaman gazetesinde makalesine denk geldim.
Kemal Işkın Keleşoğlu, Büyükanıt davasında Fikri Sağlar'ın avukatıymış.
Mertay Kugay 2005-2009 arası Beşiktaş Basketbol Şubesi İdari Menajerliği yapmış.



* Eski Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker burada yok,Tahkim Kurulu Başkanı bunu belirtelim.
Onun da şöyle açıklaması var  ;
Tahkim Kurulu’nun yeni Başkanı Hasan Gerçeker, ‘Küme düşürme için yargı kararı beklenecek mi?’ tartışmalarına ışık tutacak şu açıklamayı yaptı: “Disiplin uygulamaları için kanaat yeterli. Bazen adli yargılmanının sonucu beklemek gerekibiliyor Ancak adli süreci beklemek gibi bir zorunluluk yok.”




Etik kurulu oluşturulan Kozmik Oda (!)'da Savcılık tarafından özel ayıklanmış 26 Klasörde 100 bin sayfa tape ,görüntü ve ifadelerden oluşan dökümanlara göre şike veya teşvik var mı yok mu karar verecek,raporunu  TFF Yönetim kuruluna sunacak.


 Çok titiz çalışmaları gerekiyor zira Emniyet ve Savcılık dinleme ve ses kayıtları diye her konuşmayı koymuş dosyaya.Burada çok önemli bir nokta var.Mecnun Odyakmaz cezaevinden kulüpler birliği vakfı üyesi başkanlara gönderdiği mektupta bunu belirtmiş ; 
 Olayları bir de  benim tarafından dinlemenizi isterim. Gözaltına alınış tarzı terör örgütü üyelerine yapılanla aynı. Onur kırıcı. Konuyu takip eden polis, savcı ve hakimler futbol literatürüne uzak. Çocukça sorular sordular. Misafir takıma verdiğimiz yemekteki pastırma, baklava gibi hediyeler bile şike metası olarak algılanmış. Rakip takımın 11’ini öğrenmek suç. Soruları duysanız gülmekten cevap bulamazsınız. Böyle sorgudan adalet çıkmaz.


 Gerçekten de öyle Futbol Ailesi içindeki herkesin bir biri ile maç öncesi ,sonrası yaptığı yorum ,kritikleri delil diye almış koymuşlar.Aşağıda bazı örnekler vereceğim.
Sadece Aziz Yıldırım,bazı yöneticilerimiz ve diğerlerini dinledikleri için bunlar var ellerinde.
Trabzon,gs,bjk başkanlarını da adam akıllı aylarca dinleseler aynı şeyleri göreceklerdir.
    Ha hiç bir şey yok mu ? Kafamı karıştıran bazı şeyler var elbette özellikle İbrahim Akın'ın 100 bin dolar aldığının kaydı varsa ve İlhan Ekşioğlu sıkıntı yaratabilir.Bizimkiler 3.travma yaşamamak için işi sıkı tutmuş,bazı tedbirler almışlar,Trabzon'un teşvik gönderip göndermediğini öğrenmek için yaptıkları çalışmalar,rakipte kim oynuyor kim oynamıyor,bazı menajerler ile futbolcularına telkinler v.s. gibi.


Mesela ;


(13.03.2011) FENERBAHÇE-KONYASPOR MAÇINDA ŞİKE İDDİASI

"TRABZON GÖNDERMİŞ Mİ?"

Aziz YILDIRIM Serkan ACAR'ı ARIYOR.

Yıldırım: "Ona sor bakalım, bu Trabzon buna bir şey göndermiş mi?"

Acar: "Yarın konuşacağız başkanım"

(Yapılan fiziki takip neticesinde, Konyaspor teknik direktörü Yılmaz Vural'ın maçtan bir gün sonra 14 Mart'ta Dereağzı Tesisleri'ne geldiği anlaşılıyor.)


Konyaspor'a Trabzon'un teşvik gönderip göndermediği araştırılıyor ne var bunda ?
Fenerbahçe Konyaspor'u yenmek için Yılmaz Vural ile şike yapmışsa amatöre düşsün,futbol şubesini kapatsın kardeşim böyle şey mi olur ?


Ancak bunların sonuçları teşvik ve şike ile sonuçlanmış mı bu önemli.


Etik kurulu üyelerinin bizzat bunu tespit etmelere gerekiyor.Yoksa tapelerden,ses kayıtlarından da kanaat oluşturabilirler ama ne kadar adaletli olur ? 

Yazacağım bazı noktaları çok değer verdiğim bir hukukçu ağabeyim çok güzel şekilde özetlemiş ; 


Etik Kurul Üyelerine Uyarı!

1) Savcılığın size gönderdiği belgeleri kuşkuyla inceleyiniz.

Savcılık makamının asli görevi‚ suç şüphesini objektif bir şekilde araştırmak‚ lehte ve aleyhte olan tüm delilleri toplayıp maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına hizmet etmektir.

Ancak basına yansıyan şüpheli ifadelerinden anlaşıldığına göre savcılık‚ şüphelilere kanuna aykırı vaadde bulunmak suretiyle soruşturma kapsamındaki belli kişi ve kurumları hedef alarak delil üretme gayretindedir.Bu savcı için TCK m.257 de tanımlanan görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gibi bu şekilde elde edilen ifadeler CMK m.148 ve 217 gereği delil olarak değerlendirilemez.

2) Sizler sadece savcılıktan gönderilen klasörler ve içerisinde delil olduğu iddia edilen ´´bulgu´´larla hareket edemezsiniz.

Etik Kurul Talimatı´nın 7 nci maddesinin (2) no.lu bendinde belirtildiği üzere savcılık bulguları dışında Kurulunuza intikal ettirilen müsabakalarla ilgili olarak her türlü resmi ya da özel
kuruluştan bilgi ve belge isteyebileceğiniz gibi o müsabakalarda görevli hakemleri‚ gözlemcileri‚ temsilcileri‚ ilgili futbolcuları ve
yöneticileri‚ aracı kişileri ve bunların dışında olayın aydınlatılmasına yardımcı olabilecek kişileri çağırıp dinleyebilirsiniz.

Emniyet ve savcılık olağan bir maç öncesi yemeğini şike anlaşmasının toplantısı olarak değerlendirebilir.

Siz bu değerlendirme ile yetinemezsiniz.Mutlaka o maç ile ilgili hakem‚ gözlemci ve temsilci raporlarını inceleyin‚ gerekirse bu raporları düzenleyen kişilerin ifadesine başvurun.

3) Etik Kurul Talimatının 7 nci maddesinin (5) no.lu bendi size delilleri serbestçe değerlendirme yetkisi vermiştir.Bu yetkinin savcıya verilmediğini sadece ve sadece mahkemeye verildiğini anımsayarak sizin de mahkeme gibi hareket etmenizin beklendiğini unutmayın.

Adil olun.

Kendinizi baskı altında hissedip birilerinin yönlendirmesi ve isteği doğrultusunda karar vermeyin.

Unutmayın ki‚ bir kişiye yapılan adaletsizlik tüm topluma yönelmiş bir tehdittir.

Ekrem Erdoğan


 M.Ali Aydınlar topu tamamen Etik kuruluna atmış durumda.Onların kararını aynen uygularız diyor.


 Bir gazetecinin “Belge elinizde yokken sağlıklı karar veremiyoruz demiştiniz. Şimdi belgeler elinize ulaştı” şeklindeki sözleri üzerine Aydınlar, “Ben sağlıklı karar veremiyoruz demedim. Belge yokken nasıl karar vereceğiz? Belge elimize bugün geldi. Kararı verecek olan da biz değiliz. Etik Kurulu bu kararı verecek. Etik Kurul 'şike' ya da 'teşvik primi var' derse biz talimatları uygulayacağız” dedi.

“Hızlı alınmayan bir karar, Avrupa kupalarına katılacak ya da katılamayan takımlar açısından mağduriyetler yaratır mı” şeklindeki soru üzerine de Aydınlar, “Onu kulüpler düşünecek. Biz göreve gelmeden önce, 31 Mayıs'ta katılacak takımlar bildirilmiş. UEFA kendi takvimini uyguluyor. UEFA bu saatten sonra, yani 31 Mayıs'tan sonra herhangi bir değişikliği kabul etmiyor” diye konuştu.

Savunma avukatlarının dosyaları görüp göremeyeceğine ilişkin soruya ise Aydınlar, “Buna Etik Kurul karar verir. Savunmasını alacağı kişilere dosyayı göstereceğini sanmıyorum, çünkü dosyada gizlilik kararı devam ediyor ancak savunmalarını alabilir. Buna Etik Kurulu karar verecek. Bu konu benim konum değil, çünkü ben hukukçu değilim” yanıtını verdi.


  Çok hatalı bir yaklaşım var burada.Etik kurulu ''gerek görürse'' savunma avukatlarının savunmalarını alabilir diyor.Burada basbayağı mahkeme gibi davranılmalı.
Şüpheliler cezaevinde olduğu için savunma yapamayacaklar.Avukatları ise gerek görülürse ve de ''Gizlilik Kararı (!) olduğu için dosyayı göremeden savunma yapabileceklermiş.
 Engizisyon veya Yassıada mahkemeleri mi burası ? Böyle şey mi olur ?
1-Avukatlar savunmalarını rahatlıkla ve tüm imkanlarla yapabilmeliler.
2-Sözkonusu tüm maçlar etik kurulu üyelerince değil bilirkişi tayin edilecek futboldan anlayan uzmanlardan oluşan bir heyet tarafından ayrıntılı ve incelikle izlenmeli.
3-Maçların hakem,gözlemciler (Hakem ve federasyon)in raporlarını incelemeli.Gerektiğinde bu kişileri çağırıp,görüşleri alınmalı.
4-Dediğim gibi sadece aleyhte deiller (!) değil lehte deliller de değerlendirilmeli.
Mesela ; Ümit Karan suçlanıyor tapelerinden ama ''hem Fener'i hem Trabzon'u yeneceğiz'' diyor.Bu çok önemli bir delil.
Mesela Şekip Mosturoğlu, “Teşvik parası gönderildiğini gazetelerden duydum” diyor, bu ifade basına “Teşvik gönderildiğini duydum” diye sızdırılıyor. Şimdi bu “ayıklamaya” nasıl güveneceğiz?
Bir örnek daha: Emniyet, Sivas’ta bir otomobilin bagajına konulan çantada şike parası olduğunu iddia ediyor. O gün orada bulunan tanıklardan Ertuğrul Özkök ise o çantada protokol biletleri olduğunu gördüğünü yazdı. Federasyon etik kurulu ve hukukçuları hangisini ciddiye alacak? O gün orada bulunan tanıkların ifadelerine de başvuracak mı?

 Etik Kurulu ne yapacak hukuki açıdan bakacak belgelere ve kanaat oluşturacak.

  Bir de atlanılan çok önemli nokta var ; hani suçlanan diğer takımlar ? 7 takım var deniliyordu.
Bank Asya'dan çıkan Mersin İ.Y.Giresunspor,Kartalspor var deniliyor ama bu takımlarla ilgili bir soruşturma yok.Sadece Giresunspor ile ilgili şiddet olayları var.
 Trabzonspor'dan Nevzat Şakar'ın ifadesi ne oldu ? Adı geçen bir sürü oyuncu var,onlar nerede ?
Savcı efendi aniden 2 Ay'lık tatile çıktı.
 Daha soruşturma devam ediyorken (söylenenlere göre diyoruz çünkü 3.4.dalga gelecek,140 kişi daha alınacak deniliyor)  hemen nasıl karar almaya gidiliyor anlamak mümkün değil.


Nihat Özdemir'in Divan'da konu ile ilgili açıklaması ;

“TFF bu süreci kendi düzenlemelerine uygun bir şekilde yürütmek yasal zorunluluğu altındadır. Bu açıdan, değerlendirildiğinde asıl mesele, ne kadar kısa bir sürede karar verileceği değil, verilecek kararın adil bir yargılama neticesi olarak hukuka ve hakkaniyete uygun bir şekilde çıkıp çıkmayacağıdır. Süreç içerisinde kişi ve kurumları gereksiz bir aceleyle yanlış karar almaya yönelten her türlü yorumdan ve değerlendirmeden başta futbol ailesinin fertleri ve basın olmak üzere herkesin kaçınması gerekmektedir. Bu noktada, bazı odaklar tarafından, Futbol Federasyonu'nun engizisyon mahkemeleri gibi çalışmasını ve herhangi bir delil ve belgeye dayanmadan, başarılarla dolu 104 yıllık geçmişe sahip kulübümüz aleyhinde karar almasını temenni etmek, en temel hukuk prensiplerinden biri olan 'savunma hakkının ihlali' olacağı aşikardır.”



 Ve bu konuda çok ilginç ve çarpıcı bir yazı ; 
Fener'e etik çözüm
Kozmik odaya şikeyle ilgili Şok bir belge gelmezse F.Bahçe küme düşmekten kurtuluyor

Şike dosyası Etik gözlem altında, kurul Fener'in 9 maçını izleyecek. Eğer sahada şike izi görülmezse Fener ve diğer takımlar ligde kalacak, kurumlar yanmayacak. AYRICA EN AZ 40 KİŞİYE 3 YIL VE ÖMÜR BOYU HAK MAHRUMİYETİ CEZASI GELİYOR

Önce fikri takip yapalım... Geçen hafta ne yazmıştık... Şimdi ne oldu! Olayları bir hatırlayalım:
A) Süper Kupa ertelenecek. 
B) UEFA toplantısı rutin... Hiçbir değişiklik yapılmayacak, yeni bir gelişme olmayacak.
C) Beşiktaş'ın kupa iadesi 'etik' kalacak, 'kupa verdim' demekle alınmayacak.
D) Lig 15 gün içinde revize edilecek...
Peki Pazartesi-Salı ekseninde neler oldu, daha önemlisi bundan sonra neler olacak? Bunları da edindiğimiz bilgiler ışığında anlatalım, fikirlerle tamamlayalım... Herkese de önlerini görmeleri için ışık tutmaya çalışalım.
Bir kere TFF müthiş bir lobi baskısı altında... Öğrendiğime göre Başkan Mehmet Ali Aydınlar'a öyle presler yapılıyor ki, Emre Belözoğlu'nun şok presi bile solda sıfır kalır. Bu yüzden Aydınlar zorda. Konuşmalarına dikkat ederseniz, hep düşünerek, durarak söze başlıyor. Bu tabii ki ince eleyip sıkı dokuma durumu. Ancak bazılarına göre bu, kararsızlık ifadesi ama bana göre değil.

BU HARİTA TFF'NİN
Hatta Futbol Federasyonu yönetiminin kararlı bir şekilde uygulamak istediği eylem planı belli.
Şike suçlarını bireysel uygulamak, kurumlara dokunmamak...
Bunu UEFA'ya geçtiğimiz pazartesi anlattılar.. 'Biz 30-40 kişiye 1-3 yıl arasında ve çoğuna ömür boyu hak mahrumiyeti cezaları vereceğiz, küme düşürme olmayacak. Şu anki gelişmelere göre planımız bu' dediler. (Bilindiği gibi ilk dalgadan 61, ikinciden 22 kişi sorguya alındı, 31'i tutuklandı, tutuksuz yargılalanlar var. Ve 3. dalga da bekleniyor)
UEFA da 'O zaman Avrupa kupalarına takımlarınızı aynen alırım' dedi... Ve Futbol Federasyonu kararlarını çok da sorgulama durumu olmadı.
Plan böyle de öncelikle Fener ve ismi şike ile geçen kulüpler Beşiktaş, Trabzon, Sivas, Mersin İY., Giresun ve Kartal bu işten nasıl kurtulacak? 
Önceki gün dikkatinizi çekmiştir. F.Bahçe, altı çizilecek bir cümle kurdu: TFF talimatları incelendiğinde görülecektir ki, yetki Etik Kurulu'na aittir.
Bariz yol gösterme durumu gibi algılanabilir. Ama bu Futbol Federasyonu'nun da düşündüğü çözüm zaten...

18 TAKIMLA DEVAM!
Ben söyleyeyim... Fener'i küme düşerecek deliller var... Ancak bu deliller şikenin sahaya yansıdığını ispatlamıyor... İşte TFF de bu yüzden Etik Kurulu'na çok özel bir sorumluluk verecek. Diyecek ki; 'Şu şike var denen 9 maçı incele, var mı yok mu karar ver'...
Evet.. Fener'i kurtaracak yol bu... 9 maçın kasetleri Prof. Dr.Oğuz Atalay başkanlığındaki 5 kişilik kurulda izlenecek.
Kurul 'Şike var' kanaatine varırsa Fener düşecek, 'Sahada şike yok' derse Futbol Federasyonu yönetimi cezaları kişisel verip kurumları koruyacak.
Süper Lig de 18 takımla ve aynen devam edecek.

Hakan Yaşar - Akşam Gazetesi Spor Müdürü


 Şimdi de adi basından sadece Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım'ı linç edecek,idam edecek tutanaklardan bazı örneklere bakalım ; 



Cemaatin Gazetesi Bugün'ün Telegol ekibi tarafından hazırlanan başlığına bir bakar mısınız ?


Bir de içeriğe bakalım gerçekten de Yıldırım'ı yakan kayıtlar mı ?


BUNLARA HADDİNİ BİLDİRMEM LAZIM

Yıldırım 8 Mart'ta Özgener ile bir görüşme daha gerçekleştiriyor. Burada Yıldırım, "Göksel ile beraber oturduk bütün kulüp başkanlarını aradım. Perşembe günü 2 de şey yapıyoruz onun için telefonlar ediyorduk onun için konuşmadım sana.  Geliyorlar hepsi geliyor" diyor. Özgener de "Tüp kafanın yaptığı açıklamayı görüyor musun" diye soruyor. Ardından Yıldırım, "Kulüplere yazı gönderdik Adnan'ı aradım bulamadım. Gelsin de hepsine bir geçireyim de akılları başına gelsin" şeklinde konuşuyor.

Özgener de bunu onaylayarak "Aynen öyle" diyor. Yıldırım ise devamında "Kulüpler birliği başkanı ayağı sesim çıkmıyor bütün finalleri verdim siz hangi federasyon zamanında şampiyon oldunuz diyeceğim. Bursa çıktı dedi. Fenerbahçe şike yapacak dedi yaptım mı son maç, sen Trabzon başkanısın senden en ufak bir isteğimiz oldu mu" ifadelerini kullanıyor.
Özgener, "Trabzon'un yaptığı da hiç olmadı başkanım bugün ya" demesi üzerine Yıldırım şunları söylüyor: " Salak tamam mı, açıklamayı yapıyor diyor ki Beşiktaş-Trabzon maçını Beşiktaş beraberliğe bağlamışız. Geri zekalı bunlar ya, ama bunlara bir haddini bildirmem lazım." Özgener ise "Bende yarın bir açıklama yapmayı düşünüyorum başkanım" demesi üzerine Yıldırım "Sen yarın değil de öbür gün yap acele etme" diye yönlendiriyor.

Burada ne var ?
Güya Aziz Yıldırım Mahmut Özgener'e talimat veriyor havası verilmeye çalışılıyor.
Diğer kulüp Başkanlarının da Federasyon başkanı ile yaptığı telefon görüşmeleri bunlar.

*************
EMENİKE OYNASA YENERLERDİ

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, 09 Mayıs 2011 tarihinde gece yarısında sonra 00.17'de ünü spor yorumcusu Rıdvan Dilmen'i arıyor. Yıldırım, 8 Mayıs 2001'de oynanan Kardemir Karabükspor Fenerbahçe ile ilgili Dilmen'e maçın Fenerbahçe lehine 1-0 bitmesi nedeniyle "Kurtardık yani bence de maçta" dediği görülüyor. Dilmen'in ise karşılık olarak "Muhteşem oynadık ama yalnız Emenike oynasaydı yenerlerdi bizi valla yenerlerdi" dediği tespit ediliyor.
 

Aynı şekilde Aziz Yıldırım her zaman görüştüğü,arasının iyi olduğu Rıdvan Dilmen ile maç sonrası bir değerlendirme yapmış.Ne var bunda ?

 * Bu arada Rıdvan'a sallayan dangalak,bidon kafalı Fener'liler de artık görsün Başkan ile her zaman aralarının iyi olduğunu,Başkan'ın Onun görüşlerine önem verdiğini.


**************
BAŞKANIM BU PARA NEREDEN?

Bunun üzerine Sümer, "Onun üstüne aslında biz gitsek başkanım biz biraz öne çıkarsak onu" diyor. Yıldırım ise "Ya taktikli olarak biraz şey olmamız lazım sakin olmamız lazım son iki maç artık. İyi değil vaziyet yani şey yapmamak lazım artık yani kavga dövüşü çekecek kaldıracak halimiz yok yani. Karabük 60 milyar prim vermiş, her ..... yediler yani" ifadelerini kullanıyor. Sümer'in "Başkanım nerden geliyor bu para?" sorusuna ise Yıldırım "Trabzonlu işadamları topluyorlar gönderiyorlar kardeşim" yanıtını veriyor. 
  Burada da sanırım İletişim direktörü Mehmet Sümer ile konuşuyor Başkan.Karabük - Trabzon maçındaki teşvik ile ilgili konuşuyorlar.Mehmet Sümer bu teşvik verdiklerini öne çıkarsak diyor,Başkan'da sakin olmak lazım,kavga dövüşü çekecek,kaldıracak halimiz yok diyor.Bunda da ne var ? Ki bu lehte delil olarak bile kullanılması lazım.

**************
KUDDİSİ'DEN SONRA İYİYİZ

Aziz Yıldırım'ın Futbol Federasyonu eski Başkanı Mahmut Özgener ile 5 Nisan 2011 tarihinde yaptığı bir görüşmede tutanaklara yansıdı. Yıldırım, "Kuddüsi'den sonra iyiyiz. Herif geçirdi bize yani ya resmen geçirdi. Çok kötü yaptı kötü" demesi dikkat çekiyor. Özgener' ardından "Siz Levent'e birşey söylemişsiniz ben söyledim Özkan'a yarın yollayacak" diyor. 

ÖZKAN'A TALİMATI VERDİM

Yıldırım bu görüşmeden sonra FB Mali İşler Müdürü Tamer Yelkovan'ı arıyor. Yıldırım, "Federasyon başkanı aradı şimdi dedi ki Levent'le bir haber göndermişsin ben Özkan'a talimatı verdim yarın tamam dedi. Garantide yani tamam" diyor. Yelkovan da "İşlem sağlam yürüyor. Ben yarın sabahtan..." şeklinde konuşuyor.  

Burada federasyondan tesis için galiba belli bir para verilmiş kulübe.Bahsedilen O konu ama iddia ettikleri TFF'den aldığımız bu para ile şike,teşvik yapmışız.Komediye bakarmısınız ?

Daha önce çıktı bu kayıtlarda oradan hatırlıyorum.


*************
BUNLARIN FİKSTÜRÜ KOLAY

Ertesi gün ise Özgener, TFF Yönetim Kurulu üyesi ve Milli Takımlar sorumlusu Mehmet Levent Kızıl'ı arıyor. Bu konuşmada Kızıl, "Akşam Aziz Bey 50 kere teşekkür etti haberin olsun" diyor. Özgener de "Estağfurullah ya, ya onları hiç böyle olmazdı onlar demek ki Levo ya" diyor. Kızıl "Abi ben biliyorum ... seneden beri şampiyon değil şey değil çok ... yani  abi orda  aslında çok zengin adamlar var ama atmıyorlar demek ki yada bu adam istemiyor gururlu adam" diye konuşuyor.  Özgener'in "Ya belki bizimki istemiyor abi. Bu hafta çok önemli hala bence bunların fikstürü daha kolay bu haftayı geçerse" demesi üzerine Kızıl, "7 haftada kimse seri yapamaz abi" diyor.

Normal bir telefon konuşması.Ne var burada ? Demeye getiriyorlar ki bu işler için parayı oradaki zenginler vermiyor,ya da gururlu adam istemiyor ama biz TFF olarak verdik''

Olaya bakın.Fenerbahçe şike veya teşvik için para bulamıyor,federasyon veriyor.


GOL OLMAYACAK AZİZ BEY ÖLDÜRÜRDÜ

TFF Yönetim Kurulu üyesi ve Milli Takımlar sorumlusu Mehmet Levent Kızıl, 16 Nisan'da Ankaragücü'nün eski yöneticisi Mümtaz Karakaya'yı arıyor. Kızıl, "Yandık var ya" diyor. Ardından Karakaya "Böyle bi o.... çocuğu hakem olur mu ya" diye tepki gösteriyor. Kızıl ise "Golü de vermedi. Yandık yandık ve yattık. Telefonu da kapattım 5 kere aramış. Mahmut da kapattı abi inşallah bari yensin de" diyerek endişelerini iletiyor. Aynı gün kendisine arayan Ömer adlı bir kişiye Kızıl, "Hakem Feneri mahvetti Hüseyin Göcek. Vallahi billahi inanamazsın ödüm koptu gol olmayacak diye, Aziz bey öldürürdü bizi" diyor.


Gaziantep maçında Hüseyin Göcek'in katletmesi ile ilgili Aziz Yıldırım'ın kızacağını konuşuyorlar.
Diğer kulüp başkanları da canları yanınca aramıyorlar mı ,bağırmıyorlar mı ?


Bir de aynı gazetede bu başlık var  ;


Aziz Yıldırım'dan şike itirafı
23 Temmuz 2011 Cumartesi, 01:59
İşte Aziz Yıldırım'a sorulan ancak cevap vermediği telefon kayıtları...

"ŞİKENİN BAŞI ÖZGENER!"

Fenerbahçe'nin başkanı, federasyon eski yöneticisi Karakaya'yı arıyor. "Oğuz Sarvan (MHK eski başkanı) istifa edecek! Yoksa basın toplantısı yapacağım" diyor.  Kendisine ceza verileceği bilgisini aldığını belirtip "Eğer savunma isterlere, çok ağır yazacağım. 'Şikenin başı federasyon başkanıdır' diyeceğim" ifadesini kullanıyor

Futboldaki şike ve teşvik primi soruşturması kapsamında yapılan tele-takibin, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ile ilgili olan bölümleri bir süre önce kendisine sorulmuştu. BUGÜN, Emniyet Müdürlüğü'ndeki bu sorguda Yıldırım'a yöneltilen ancak kendisinin susma hakkını kullandığı için cevapsız kalan tele-takip unsurlarına ulaştı.
Söz konusu konuşmalarda dikkat çekici olanlardan birisi, Merkez Hakem Kurulu Başkanı Oğuz Sarvan ile ilgili. Yıldırım, 17 Nisan'da federasyon eski yöneticisi Levent Kızıl'ı arıyor. "Yarkın sana geleceğim. Oğuz Sarvan istifa edecek! Bak, eğer istifa etmezse bir çarşamba günü basın toplantısı yapacağım. Bırakacak abi!" diyor. Bir gün sonra takımın teknik direktörü Aykut Kocaman ile konuşan Yıldırım, "Federasyona gideceğim. Bu hakemlerle ilgili birşey yapayım tamam mı?" ifadelerini kullanıyor.


19 Nisan'da bu kez federasyon eski idarecilerinden Mümtaz Karakaya ile görüşüyor: "Bak bana ceza-meza ayağı yapıyorlar. Yani bak duman ederim haberleri olsun. Bütün millet sahaya inecek, bana madalya vermeleri lazım. Heykelimi dikmeliler. Ama ceza veriyorlar. Gönderiyorlarsa sahip çıkmıyorlar mallarına! 20. dakikada, 21. dakikada hata yapıyor. Bak söylüyorum, ceza olursa, disiplin kurulundakilerin bir tanesi yeni listede olmaz. Bunu pazarlık haline getiririm." 

Yıldırım Karakaya ile konuşmasına şöyle devam ediyor: "Eğer benden savunma isterlerse, çağır ağır yazacağım. Hakem şike yapmıştır diyeceğim. Şikenin başı da federasyon başkanıdır diye yazarım, haberiniz olsun!"
Yıldırım'ın kastettiği maç Kadıköy'deki Gaziantepspor karşılaşması. Bu maçta son dakikalarda Fenerbahçe öne geçmiş, çıkan olaylarda Yıldırım sahaya inerek taraftarı engellemeye çalışmıştı.

**********
BENİM SEÇTİKLERİM BANA CEZA VERİYOR

Bu ifade de tele-takibe takıldı. Özgener bırakma kararı alırken "Futbolu perde arkasında yönetmeye çalışan ego sahibi kişiler var" demişti

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, 22 Nisan'da bu kez bir başkasıyla konuşuyor. "Tahkim'e gideceğim. 'Benim seçtirdiğim adamlar bana ceza veriyor' diyeceğim. Bir tanesi bir daha olmayacak şeyde, diyeceğim. Pazarlığın birincisi bu olacak" ifadelerini kullanıyor. Hedefinde ise yine Federasyon Başkanı Mahmut Özgener var. Tele-takipe takılan konuşmada Yıldırım şöyle devam ediyor: "Mahmut tarafsızlığını göstermeye çalışıyor. Yıldırım'ın adamı değilim havasında. Federasyon başkanı, hakem komitesi; yahu şike varsa şikeyi onlar yapıyor diyeceğim!"



Olaya bakarmısınız ? Başlık ''Aziz Yıldırım'dan Şike İtirafı''
Nerede ulan adi herifler Aziz Yıldırım'ın şike itirafı ? Canı yanmış,saydırıyor Federasyon başkanı, hakem komitesi; yahu şike varsa şikeyi onlar yapıyor diyeceğim!" diyor.


Bu da Habertürk ....................
Linklerini vermiyorum.Fanatik oradan alıp,yayınlamış onların linki.
İşte o diyaloglar!
http://fanatik.ekolay.net/Default.aspx?aType=Detail&KategoriID=34&ArticleID=23216



Manşete bakar mısınız ? 
''Rakip Soyunma Odasında Yenilme Taktiği Verdi''
Kepazelik bu ya ?
Daha önce işlediğimiz gibi Eskişehirspor tesislerini gezerken,soyunma odasında tahtayı görüyor ve şaka ile 'Böyle oynarsanız yeneriz sizi diyor''.Bu kadar.Ama manşete bakın ?
Ondan sonra ''Ne habersiniz ? Ne Türk'sünüz ? diye bu lavuklara tepki gösterince suçlu FB taraftarı oluyor.


Bu da ilk günlerde çıkan Çalık Grubunun gazetesinde ''Fenerbahçe'nin İnfaz Kararları''
1-Süperlig Şampiyonluğu elinde alınacak.
2-Şampiyonlar liginde oynatılmayacak.
3-Fenerbahçe Sivas ve Eskişehir ile birlikte küme düşecek.
4-Bank Asya ligine - puanla başlayacak.
5-Aziz Yıldırım 6 suçtan 60 yılla yargılacak.




  Gördünüz mü ? Hüküm verilmemiş mi ?
Ondan sonra Fenerbahçe Taraftarı niye Basına tepki gösteriyor diye FB muhabirleri,gazeteciler ağlanıp,sızlanıyorlar.


 Sonuç olarak ; TFF Etik kurulu çok titiz çalışmalı ve karar vermeli.Öyle ayıklanarak gönderilmiş belgeleri yorumlayıp şike var tamam derse büyük vebal altına girerler.
Olumsuz bir karar çıkarsa Tahkim ve CAS süreci olduğunu da hatırlatalım.


Son olarak ,son günlerde Fenerbahçe camiasında ve özellikle taraftarların gözünde bir fenomen haline gelen Avukat Faik Işık ile ilgili bir şey yazalım ;
 Gerçekten ilaç gibi geldi.Halkın anlayacağı dilden hem nalına hem mıhına vuruyor.
Şu günlerde yönetim şok içinde içine kapanmış sadece bildirilerle mücadele ederken,FB TV susmuşken,taraftarı her daim ayakta tutacak birine ihtiyaç vardı.O Faik Işık oldu.
 Çok zeki birisi.Tatildeyim,bulunduğum yerde özellikle açtırdım,dün akşamki programı izledim.
Bu sürecin bizim açımızdan düşmanları Taraf,Habertürk,Baransu gibilerle iletişim kurdu.
Taraf'a ilk röportajı verdi,Baransu ile buluştu ve HT'te canlı yayına çıktı.Orada sen iyi gazetecisin diyerek ve esprili bir dille çok güzel tokatları attı.Baransu kendi dediği gibi şimdiye kadar katıldığı 15 programda peşin hüküm ile söylediği hiç bir şeyi söyleyemedi.Bir taraftan sen iyi gazetecisin (!) diyor ters manyel,diğer taraftan hakim,savcı,polis olma işini yap diyor.
Düşman tarafından yüklendi öncelikle.Ayrıca soruşturma için de şike var mı yok mu dan önce hukuksuzluklardan ve Savcı'dan gidiyor.Bu da doğru.
  
Faik Işık ve Baransu cici çocuk gs ile ilgili bilgi,belge istediler programda.
Biz çalışmamızın linkini koyalım  ; 
TFF Bunları da Araştır-1-Galatasaray Şaibe Dosyası.
http://golsmacservis.blogspot.com/2011/07/tff-bunlar-da-arastr-1-galatasaray.html

 Ve en yeni  taze dosya numarasını da verelim hemen ; 
 Ankara 1 Ağır Ceza Mahkemesi... 
Dosya No: 2009/190 

Dosya numarasını verdiği hiç bir şey yapılmayan 2 yıl önceki maçlarla ilgili G.Saray  eski Sportif Direktör  Adnan Sezgin'in telefon konuşmaları.

 Hemen bu TFF bu dosyayı da işleme alsın.

NOT : 
Tatildeyim ama gündemi takip etmeye çalışıyorum.Net imkanı bulduğumda gün boyunca önceden aldığım bu notları derleyip,ancak bu hale getirebildim.
Daha fazla kişiye paylaştırılırsa iyi olur.

12 Temmuz 2011 Salı

TFF BUNLARI DA ARAŞTIR : TRABZONSPOR ŞAİBELERİ DOSYASI !!!!



******************************************************************************************************

1-Wikileaks Belgelerinde Örtülü Ödenek'ten Trabzonspor'a verilen paralar.


Trabzonspor WikiLeaks'e girdi!
Wikileaks belgelerinde Türkiye'ye dair iddialar her bir belgede genişleyerek devam ediyor. Trabzonspor da bu iddialardan nasibini aldı...
08/06/2005 tarihli Edelman'ın siyasi işler danışmanı John Kunstadter tarafından kaleme alınan,"gizli" ibareli notun 7. maddesinde, Devlet Bakanı Faruk Nafiz ÖZAK, milli görüş kökenli bir Trabzon'lu olarak rapor ediliyor ve sakin, itaatkar, ağırbaşlı olarak nitelendiriliyor.
Raporun devamında AKP'nin ve Başbakan Erdoğan'ın mevcut popüleritesini korumak adına sporun da kullanıldığı ve bu çerçevede 2004 yerel seçimlerinde AKP'nin Trabzon'da yaşadığı bozgunun tekrarlanmaması adına Devlet Bakanı ÖZAK'ın Trabzonspor seçimlerine müdahil olarak uzun süre kendisinin de yönetiminde görev aldığı ve 1996 yılına kadar 2.5 yıl başkanlığını da yaptığı Trabzonspor'un başına AKP çizgisine yakın bir başkan seçilmesini sağladığı ve aynı zamanda Trabzonspor'a Başbakanlığın örtülü ödeneğinden karşılanarak futbolcu alımında kullanılmak üzere milyonlarca dolar ayırıldığını ifade ediyor.
Örtülü ödeneğin denetlenmesi konusunda süregelen tartışmaların uzun zamandan beri unutulmasına rağmen bu iddia örtülü ödenek tartışmalarını tekrar alevlendireceğe benziyor.
(Oda TV)
Trabzonspor - Erdoğan - Milyonlarca Dolar

05ANKARA3199 numaralı belgede geçen ifade aynen şöyle: "Erdogan reportedly agreed to transfer several million dollars from one of the Prime Ministry's hidden reserves to permit TRABZONSPOR under Ozak to purchase better players." meali, "Erdoğan gizli kasalarından biriyle (veya örtülü ödenek) Trabzonspor'a daha iyi futbolcular transfer etmesi için Özak'a milyonlarca dolar yollamayı kabul etti." [1]

Osman Acar'ın "Plaka Kardeşliği" yazısına yaptığı yorumdan sonra öğrendiğim bu durumun nasıl bu güne kadar bu kadar az konuşulduğunu, içinde bulunduğumuz ülkenin halini bir an olsun düşünmek için vesile sayabiliriz.

Başbakanın gizli kasaları olduğu, bu kasalarda da anlaşıldığı üzere bir kaç milyon doları bulunduğu yönündeki Amerikan Büyükelçiliği resmi yazısı yabana atılabilir bir şey değil. Başbakan'ın gerçekten gizli kasaları var mı? Gizli kasaları varsa neden gizli? Başbakanın verdiği mal beyanını hepimiz biliyoruz, mal beyanında "bir kaç milyon dolarını" beyan etmiyor ve milletle paylaşmıyorsa o zaman bu en başta bir suç değil mi?

Başbakan bu milyonlarca doları nasıl kazanmış? Hangi işleri ve eylemleri milyonlarca dolarlık bir ödemeye konu olmuş? Başbakanlık yaparken Başbakanlık maaşı dışında ne tipte kazançlar sağlıyor?


Şayet bahsedilen örtülü ödenek ise, Başbakanın örtülü ödeneği kendi siyasi amaçları için harcama hakkı olmadığı da ortada.

Bu iddia doğru mu değil mi? En azından araştırmaya değmez mi? Bir ülkenin Başbakanının milyonlarca dolarlık gizli kasaları olup olmadığı veya örtülü ödeneği bu şekilde keyfi kullanıp kullanmadığı bir millet için önemli bir husus değil mi?

Ancak olayın bir yönü daha var, gerçekten de Başbakan Trabzonspor daha iyi transferler yapsın diye milyonlarca dolar verdi mi? Bir Başbakan bir spor kulübü transfer yapsın diye, gizli - kapaklı milyonlarca dolar nasıl verir? Bu parayı kulüp kabul etti mi? Yoksa bu para kulübün kasasına hiç girmedi de Özak kendisi mi bu parayı kabul edip transfer yaptı? Nitekim Nuri Albayrak'ın Trabzonspor başkanlığı yaptığını biliyoruz. Nuri Albayrak'ın Başbakanla yakınlığı da bir sır değil. Nuri Albayrak'ın ibra edilmediği olaylı kongreden sonra seçilen Sadri Şener de bir dönem Nuri Albayrak ile çalıştı.[2]

2004 yılında yapılan yerel seçimlerde biliyorsunuz Trabzon Belediye Başkanlığı'nı CHP'li Volkan Canalioğlu kazandı. Aynı dönemlerde AK Parti'nin futbol üzerinden bir strateji geliştirdiği konuşulmaya başlandı. İddialara göre AK Parti, futbolun çok önemli yer tuttuğu Trabzonla bağlarını Trabzonspor üzerinden tekrar kurmak istiyordu. Tayyip Erdoğan'ın yakınındaki iki ismin, Özak ve Nuri Albayrak'ın, doğrudan kulübe müdahale etmeleri, Nuri Albayrak'ın da Başkanlığı kazanması bu stratejinin eseriydi. Gerçekten de 2009 yılında yapılan yerel seçimlerde, Trabzon belediyesi AK Parti tarafından kazanıldı.

Seçim hesaplarının, gizli kasalardan milyonlarca dolar verilerek Trabzonspora yatırım yapılması iddiasıyla bir ilişkisi var mı? Gerçekten de seçim kazanmak için böyle bir operasyon yapıldı mı?

12 Haziran seçimleri yaklaşırken, Trabzon'daki tüm milletvekilliklerini kazanmak isteyen AK Parti başka operasyonlar da yapıyor mu?

Futbol, gerçekten sadece sahada oynanmıyor. Sormak lazım, acaba bugün sahadaki sonucu neler belirliyor?

[1] http://www.wikileaks.ch/cable/2005/06/05ANKARA3199.html#par7
[2] Radikal, Tayyip Erdoğan'a Ağır Suçlama, 14.02.2002,
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=29277

*****************************
2- OLAY HAKEMDEN MÜTHİŞ İTİRAFLAR : BÜLENT YAVUZ İSTEDİ SAMSUNSPOR´UN BİR PENALTISINI VERMEDİM.


Bülent Yavuz " TRABZONSPOR KAZANIRSA İYİ OLUR ! "




 10 Şubat Şubat 2002de Futbolda Şike Çetesi suçlamasıyla tutuklanan‚ bir ay ceza evinde kaldıktan sonra 2 milyar lira tazminatla tahliye olan hakem SADIK İLHAN‚ 10 Şubat 2002 tarihinde oynanan SAMSUNSPOR-TRABZONSPOR maçında ev sahibi ekibin penaltısını bilerek vermediğini söyledi.

21 Ekim 2003 Salı 03:20
STAR TV`de yayınlanan TELE GOL adlı programa katılan SADIK İLHAN‚ Maça atandıktan sonra Merkez Hakem Komitesi Başkanı BÜLENT YAVUZ beni odasına çağırdı ve Sadıkçığım‚ seninle ilk kez böyle bir toplantı yapıyorum. TRABZONSPOR kazanırsa iyi olur. dedi. Bu beni oldukça etkiledi ki ilk yarının son dakikasında TRABZONSPOR 1-0 öndeyken SAMSUNSPOR`un bir penaltısını vermedim. Maçı 2-1 TRABZONSPOR kazandı. SAMSUNSPOR küme düşseydi vicdan azabı çekerdim. diyerek çok önemli bir itirafta bulundu. SADIK İLHAN‚ Ben astsubay olarak DİYARBAKIR`da uzun süre görev yaptığım için Beni D.BAKIRSPOR`un maçlarına vermeyin. dedim. Fakat D.BAKIRSPOR`un 1. Lige çıktığı sezon deplasmandaki 2 maça beni atadılar. D.BAKIRSPOR‚ bu maçları hak ederek kazandı. dedi.

Sunucu GÜNTEKİN ONAY ve yorumcu AHMET ÇAKAR‚ Merkez Hakem Komitesi Başkanı BÜLENT YAVUZ`a defalarca çağrı yapmasına rağmen BÜLENT YAVUZ programa bağlanmadı. Suskunluğunu daha sonra bozan BÜLENT YAVUZ‚ Böyle abuk sabuk şeylerle uğraşamam. diyerek SADIK İLHAN`ın açıklamalarına sert tepki gösterdi. BÜLENT YAVUZ‚ SAMSUNSPOR-TRABZONSPOR maçıyla ilgili olarak‚ Uzun süredir hakemlik yapmıyor. Bu iddialarını neden o zaman kamuoyuna açıklamamış. Bu dürüst bir davranış değil. Elbetteki haklarımı mahkemede arayacağım. diye konuştu. BÜLENT YAVUZ‚ liglerin devam ettiğini ve kendilerinin tamamen buna konsantre olduklarını belirterek‚ Bunlar hoş şeyler değil. Bizim gündemimizde sadece hakem camiası nasıl başarılı olur o var. dedi.

2001-2002 sezonunun 22. haftasında oynanan SAMSUNSPOR-TRABZONSPOR maçı‚ küme düşme korkusu yaşayan her iki takım açısından büyük önem taşıyordu. Özellikle TRABZONSPOR‚ tarihinin en kötü dönemini yaşayarak taraftarlarını üzüyordu. İkinci yarının ilk dört maçında sadece BURSASPOR`dan bir puan alabilen ve kendi sahasında BEŞİKTAŞ`a 5-0‚ DİYARBAKIRSPOR`a 2-0‚ deplasmanda da G.ANTEPSPOR`a 5-2 mağlup olarak dibe doğru hızla inen Bordo-Mavili takım için SAMSUNSPOR deplasmanı çok kritikti. TRABZONSPOR‚ 36. dakikada SOMMERS ile 1-0 öne geçti. 45. dakikada Samsunsporlu MUSTAFA KOCABEY ceza alanında düşürüldü; fakat Sadık İlhan pozisyonu devam ettirdi. 59. dakikada ev sahibi ekipten VURAL kırmızı kart gördü. 10 dakika sonra AURELİO farkı ikiye çıkardı. 81. dakikada HAKKI farkı bire indirdiyse de bu puan için yeterli olmadı. Karşılaşmadan sonra SAMSUNSPOR yönetimi‚ hakem SADIK İLHAN`dan şikayetçi oldu ve bir daha kendi maçlarına atanmamasını istedi. Bu maçtan bir hafta sonra Futbolda Şike Çetesi skandalı ortaya çıktı ve SADIK İLHAN tutuklandı. Sezon sonunda Samsun bir‚ Trabzon da 3 puan farkla kümede kaldı.

------------

Star Tv’de önceki gece yayınlanan ‘Tele Gol’ adlı programa katılan Sadık İlhan, “Maça atandıktan sonra Merkez Hakem Komitesi Başkanı Bülent Yavuz beni odasına çağırdı ve ‘Sadıkçığım, seninle ilk kez böyle bir toplantı yapıyorum. Trabzonspor kazanırsa iyi olur.’ dedi. Bu beni oldukça etkiledi ki ilk yarının son dakikasında Trabzonspor 1-0 öndeyken Samsunspor’un bir penaltısını vermedim. Maçı 2-1 Trabzonspor kazandı. Samsunspor küme düşseydi vicdan azabı çekerdim.” diyerek çok önemli bir itirafta bulundu.

  Trabzonspor O Sene Şike Olmasa Ligden Düşecekti.



 http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=103255


***************
3-Yılmaz Vural, İnegöl'de katıldığı bir panelde 1992'deki unutulmaz Bursaspor - Trabzonspor kupa finalinde Yeşil beyazlı takımın Rumen kalecisi Nitu'nun şike yaptığını iddia etti.


Yılmaz Vural: Bursaspor kalecisi Nitu 1992′de şike yaptı!
Kasımpaşaspor Teknik Direktörü Yılmaz Vural, İnegöl'de katıldığı bir panelde 1992'deki unutulmaz Bursaspor - Trabzonspor kupa finalinde Yeşil beyazlı takımın Rumen kalecisi Nitu'nun şike yaptığını iddia etti.

http://www.futbolistan.net/tag/trabzonspor-sike

Şokkk Trabzonspor şike yaptı !!
Yılmaz Vural'dan şike itirafı!

Kasımpaşa Teknik Direktörü Yılmaz Vural, Bursaspor'u çalıştırdığı dönemde, yeşil-beyazlı takımın 1992 yılında Türkiye Kupası'nda 3-0'ın rövanşında Trabzospor'a karşı Avni Aker Stadı'nda 5-1 kaybettiği maçta, Rumen kaleci Nitu'nun şike yaptığı bilgisini aldığını söyledi.

İnegöl Belediyespor tarafından düzenlenen söyleşiye futbolcu Gökhan Güleç ile birlikte katılan Vural, Türkiye’de çok uzun süredir antrenörlük yaptığını, 20 takım çalıştırdığını belirtti.

Vural, bu süre içinde unutamadığınız maçlar var mı yönündeki soru üzerine, Bursaspor’u çalıştırırken, 1992 yılında Türkiye Kupası’nda Trabzonspor’a yenilmesinin üzüntüsünü hala yaşadığını vurguladı.
Daha sonra Trabzon’a gittiğinde, o dönem Bursaspor’un kalesini koruyan Rumen Nitu’nun şike yaptığına dair bilgi aldığını ifade eden Vural, şöyle konuştu:

"Bursa’dan Trabzon’a gittiğimde, orada insanlarla sohbet ederken, bizim Rumen kalecimizin maçı sattığını, şu kadar para aldığını...Bana o akşam telefon edildi, ’sakın bu kaleciyi oynatma’...Fakat adam bizi ilk maçta uçurmuş, en iyi top oynayan adam. Arkasında genç bir kaleci var. Ona da değer vermedik. İnandık, güvendik. Vurdukları, her 40 metreden attıkları top gol oldu. Yanİ böyle de bir durum yaşadım. Çok üzüldüğüm bir maçtır o. Çok sevindiğim maçlar olmadı mı? Oldu. Ama onları çok hatırlamıyorum."
http://www.trabzonforum.com/index.php?topic=34022.0



*************************


4-Alman basınına göre Türkiye'deki 2 şikeli maç.





Trabzon-Antalya 3-3 Maçında şike iddiası.
2009-2010 Sezonu





Turkspor.net isimli internet sitesinde yer alan habere göre şikeye adı karışan kulüplerin isimleri şöyle: Hacettepe, Kocaeli, Trabzonspor, Antalyaspor.

Turkspor.net'in Bild'i kaynak göstererek verdiği haberde Hacettepe-Kocaelispor'un lig, Trabzonspor-Antalyaspor'un ise Türkiye Kupası maçında karşılaştığı ifade edildi.

Hangi takımların direkt şikeye ya da bahse katılmış oldukları, kimlerin kullanıldıklarının soruşturma neticesinde ortaya çıkacağı belirtilen haberde, iki müsabakada da benzerliklerin göze çarptığı vurgulandı.

Hacettepe-Kocaeli müsabakası 4-0, Antalya-Trabzon maçı ise 3-3 neticelenmişti. İşin en ilginç tarafı olarak ise bu iki karşılaşmanın en önemli benzerlik noktasının her iki maçta da son 5 dakikada ikişer golden toplam 4 gol atılması gösterildi. Gol dakikaları şöyle:

Hacettepe-Kocaelispor: 58' (0-1) Ramal Hüseynov, 77' (0-2) Emirhan Önder, 86' (0-3) Uğur Daşdemir, 89' (0-4) Uğur Daşdemir. 

Antalya-Trabzonspor: 3' (0-1) Ceyhun Gülselam (Trabzon), 25' (1-1) Pacome Dijehoua (Antalya), 57' (2-1) Ahmet Kuru (Antalya), 77' (2-2) Hakan Özmert (k.k.) (Trabzon), 84' (2-3) Ceyhun Gülselam (Trabzon), 90' (3-3) Hakan Özmert (Antalya).

http://www.haber5.com/news_details?id=36844



Dünyayı ve Türkiye'yi sarsan 'bahis ve şike' skandalıyla ilgili ilginç iddialar... Almanya'da çıkarılan bahis skandalında, Türkiye'deki 29 maçın da maniple edildiği ileri sürülmüştü. Şike iddialarında skoru ile dikkat çeken iki maç:
İsmail EREL'in haberi

Almanya'da ortaya çıkarılan ve Avrupa'yı sarsan şike skandalında Deniz Ç. adındaki bir Türk de tutuklandı. "Türkiye'den incelenen 29 karşılaşmanın sekizi Süper Lig'den" iddiası ortaya atıldı. Geçen sezonki Trabzon-Antalya ve Hacettepe-Kocaeli maçları mercek altında...

Almanya'da Bochum Savcılığı'nın soruşturmasıyla gün ışığına çıkan şike skandalının baş aktörlerinden birinin Deniz Ç. isimli bir Türk olduğu öğrenildi. Savcılığın, fuhuş sektöründe faal olduğu iddia edilen Deniz Ç.'nin telefonlarını dinlerken tesadüfen şike görüşmelerini belirlediği ve skandalın bu yolla ortaya çıktığı da iddialar arasında. Herten kentinde yaşayan Deniz Ç. dışında aynı şehirden 6 kişi daha tutuklandı. Türkiye Süper Ligi'nde oynanan 8 maçta şike yapıldığı öğrenilirken, maçlardan ikisinin Trabzonspor'un Antalya ile oynadığı kupa grup maçı (3-3) ve Hacettepe-Kocaeli (Son hafta Hacettepe 4-0 yenilirken bütün goller son yarım saatte geldi) maçı olduğu bildirildi.

BAHİS BÜROSU VAR

30-35 yaşlarında olan Deniz Ç'nin 1994'te bir yıl hapis yattığı ve bahis bürosu dışında cafe ve diskotek işlettiği belirtildi. Deniz Ç.'nin avukatı Burkhard Benecken, müvekkilinin yüksek meblağlarda bahis yatırmakla suçlandığını belirterek, "Savcılıktan dosyayı isteyip müvekkilim hakkındaki suçlamaları öğrenmeden bir açıklama yapmayacağım. Ancak dosyayı inceledikten sonra eminim ki iddiaların yersiz olduğu görülecektir. Savcılık, müvekkilimin Real Madrid ve Bayern Münih'in üzerine 100 bin Euro yatırdığı bahis kuponlarını ele geçirmiş. Real Madrid ve Bayern Münih gibi takımları neyle kandırabilirsiniz?" ifadesini kullandı. Avukatın verdiği bilgiye göre müvekkili Deniz Ç. hakkındaki tutuklama kararında Türkiye Süper Ligi'nde şike yapıldığı ileri sürülüyor. Benecken, "Burada Trabzonspor adı da geçiyor" diye konuştu.



http://www.haber7.com/haber/20091122/TrabzonAntalya-macinda-sike-iddiasi.php




5-2010-2011 Sezonu G.Birliği - Trabzonspor maçı sonrası ; 


Trabzon için çıktık


G.Birliği'nin gurbetçi oyuncuları F.Bahçe karşısında Trabzon için de oynadıklarını belirtti ve ekledi..
 G.Birliği'nin gurbetçi oyuncuları Serkan Çalık, Aykut ve Hurşit, F.Bahçe karşısında Bordo-Mavili takım için de oynadıklarını belirterek "2-0'dan 2-2'yi bulduk ama arzuladığımız galibiyeti alamadık" dediler


Ankara 19 MayIs Stadı'nda Fenerbahçe'yi ağırlayan Gençlerbirliği'nde gurbetçi oyuncular takımlarından çok Trabzonspor'a mücadele etti.

Hafta içinde F.Bahçe karşısında Trabzonspor için oynayacaklarını söyleyen Serkan Çalık, Aykut ve Hurşit, dünkü maçta görevlerini eksiksiz yaptı.

Star'ın haberine göre, Hurşit, 2-2'lik beraberliği getiren harika golü atarken büyük sevinç yaşadı. Karşılaşma sonrası attığı golün kendisi için anlamlı olduğunu belirten Hollanda doğumlu Hurşit, "Trabzonspor'un şampiyon olmasını daha çok istiyoruz. Sahada da elimden geleni yaptım" dedi.

Aslen Trabzonlu olan Almanya doğumlu Serkan ise, "Takımımız kadar, Trabzonspor için de oynadık ve sahada en iyisini verdik, ama kazanamadık" dedi.

http://haber.gazetevatan.com/trabzon-icin-ciktik/363947/5/Haber



Ayrıca bu maçtan sonra İlhan Cavcav'ın şu sözleri ve hiç bir ceza verilmemesi ; 


İlhan Cavcav maçtan sonra şok bir açıklama yapıyor,Ts'li 5-6 Oyuncunun kendi futbolcularına soyunma odasını basıp ''Satılmış  Köpekler'' dediğini söylüyordu ;

Bu 5-6 futbolcunun başını Burak Yılmaz'ın çektiği ve hepsini gözlemcinin gördüğü ve raporuna siyasi baskı yüzünden sadece Burak Yılmaz'ın ''Adam gibi oynayın lan'' dediğinin yazıldığı ama ceza almayacağı söylendi ve denilen çıktı.Hiç bir ceza almadılar.FB oyuncuları yapsaydı bunu şimdi her birine en az 3'er maç verilmişti.



****************
6-26.05.2001 34.Hafta G.Saray - Trabzonspor 4-0 Maçı 


 Fenerbahçe´nin puan kaybetmesi halinde 2. sıradaki G.Saray'a 3 gol lazım şampiyon olabilmesi için. 

İlk yarıda 21‚41‚45. dakikalarda biri penaltıdan 3 gol atıverir‚ikinci yarıda 1 tane daha atıp maçı 4-0 alır. 

Yanlız ilginç olan bir yanı daha vardır maçın. Aynı saatte başlayan Fenerbahçe şampiyonluğunu ilan etmiş taraftarlar tur atmaya başlamış‚fakat aradan 8-10 dakika geçmesine rağmen bu maçın hala oynanmaya devam etmesidir. 

İşte tam bitiş düdüğüyle beraber ´´ Yavuz hırsız ev sahibini bastırır. ´´ taktiklerini devreye sokarak 
ertesi gün‚ ´´ Aziz Yıldırım ts lilere (puan almasanız bile bari en azından 1 farkla yenilin) diye teşfik primi teklif etti´´ palavrasını ortaya atıp ZANLI konumundan MÜŞTEKİ konumuna geçmeyi başarmışlardır... 

TIPKI BU GÜN OLDUĞU GİBİ...

http://kralspor.ensonhaber.com/sikemi-gormek-istiyorsunuz-2011-07-08.html

****************
7-2010-2011 Sezonu, 23. Hafta, Trabzonspor 3-3 Kayserispor maçından sonra çıkan olaylarla ilgili verilen seyircisiz oynama yerine Kocaeli'de seyircili oynama cezası pardon ödülü.


Olayların video görüntüsünü izlemek için TIKLAYINIZ !

Trabzonspor-Trabzonspor'un başı dertte!




8-Bu sezonki şaibeleri 


http://golsmacservis.blogspot.com/2011/03/kirli-duzenin-son-sampiyonluk-aday.html


http://golsmacservis.blogspot.com/2011/03/iste-trabzonsporun-hakem-hatalar-ile.html


Buca - Trabzon maçındaki galibiyet golü 


http://www.vidyoara.com/izle/10150183531762561/bucaspor-trabzonspor-1-2-2-gol-umuttttttttt/


9-Soruşturma içerisinde güya geçen Karabükspor - Fenerbahçe maçından önce eski oyuncuları Kaleci Bülent Ataman ile teşvik primi gönderilmesi iddiası.




KARABÜK'E TRABZON'DAN TEŞVİK PRİMİ  BOMBASI - KARABÜKNETHABER.COM

http://www.karabuknethaber.com/haber_detay.asp?haberID=1819

Bülent Ataman’ın sahaya maç bitmeden ayakkabı atmasını  ve  “Bu paradan Emenike’ye 1 kuruş bile vermemsözünün açıklamasını.




10-Trabzonspor Eski Başkanı Faruk Özak'ın Spor Bakanı seçildiği tarihten itibaren yani 2009'da 30.Haftadaki Kayseri - Trabzonspor maçında Cangele'ye yapılan penaltıdan başka aleyhlerine haftalardır penaltı verilmemesini.


**************


11-Bu sezon basında yer alan Sadri Şener'in Ankaragücü - Fenerbahçe maçından önce Fatih Tekke'ye ''Fenerbahçe'ye gol heykelini dikelim'' ve lig sonunda ''Fenerbahçe Şampiyon olmadı ki niye tebrik edeyim'' sözlerini.


*******************
12-Şampiyonluğun kızıştığı anda Trabzon´a 6 milyon 40 bin TL yardım?

Uefa stadı denetlemiş de‚ 20 eksik bulmuş da‚ Sadri Başbakan´a çıkmış da‚ Başbakan Spor bakanına talimat vermiş de‚ bu 20 eksiğin tamamlanması için‚ Trabzon yöneticisinin tabiri ile 6 trilyon 40 milyar lira verilmiş de...

http://www.ligtv.com.tr/VideoHaber/?r=1&hid=9

Bu ne iştir? Stadda 6 milyon liralık ne eksik varmış?

Bir taraftan devlet bunlara bedavadan stad yapıyor‚ denizi dolduma çalışmalar çoktan başlamış.

Bir taraftan da mevcut stadın eksiği için 6 milyon 40 bin lira veriliyor!

Bu nasıl bir iştir?

Daha önce 2 defa Şampiyonlar Ligi ön elemesi oynanmış bir stadda bu eksikler neymiş? Doğu bloku ülkelerinde dandik stadlarda şampiyonlar ligi maçları oynanırken bu iş nereden çıktı?

O para nereye gidecek?

Yine mi örtülü ödenekten para veriliyor Trabzon´a? 2004´te bizimle şampiyonluk yarışı yaparlarken de böyle bir olay yaşanmıştı!

Bu paralar stada mı‚ yoksa Fenerbahçe´nin rakiplerine mi gidecek?

Şampiyonluk yarışı kızışmışken bu paranın verilmesi utanç verici. Eğer gerçekten stad için harcanacaksa neden ligin bitmesi beklenmiyor?





13-Trabzon Borçtan Nasıl Kurtuldu?

(1)
http://www.gunebakis.com.tr/haber.php?id=40994

...
85 Milyon Liradan Kurtuldu
TRABZONSPOR Başkanı Sadri Şener‚ Trabzonspor için tarihi sayılacak 3-5 olaydan birini başardıklarını belirterek‚ Trabzonspor 85 milyon liralık borçtan kurtulmuştur. Deniz Yatırıma ve özellikle Bakan Faruk Özaka teşekkür ederim dedi.
...
(2)
http://www.gunebakis.com.tr/haber.php?id=43170&ayear=201
1&amonth=0
...
Arkasından Sadri başkan söyledi ki biz birinci veya ikinci olacağız bizim mevcut stadımız şampiyonlar ligine uygun değil bu stadında bize oyun oynamaya müsaade etmiyorlar burayı biraz iyileştirmemiz lazım. Sayın başbakanımız da olur dedi. Dün bize geldi dosya 7‚5 milyon lira inşallah bir hafta içinde oda Trabzonspor´un eline geçecek."
....
Bir spor bakanı olarak şunu söylemekten hiç çekinmiyorum." Bütün kulüplere hizmet ettiklerini anlatan Özak‚ sözlerine şöyle devam etti: "Buradan yine o zatı muhtereme soruyorum 30 yıldır 40 yıldır 20 yıldır son 10 yıldır Trabzonspor için ne yaptınız son 2010 ne yaptınız 2011 ne yapmayı düşünüyorsunuz. Trabzonsporu borsa belasına sokan kimdir kurtaran kimdir Sadri beyle beraber müracaat ederek Trabzonsporun önündeki 30 yılı kurtardık 300 trilyon Trabzonsporu kurtardı aksi takdirde kulüp tefeciye teslim olacaktı."

Bunları izah edebilecek bir babayiğit var mı?

Kimin parasıyla bu borçlardan kurtulmuşlar?

Cincon peşekeşinden sonra bir peşkeşte bunlara yapılacak. 300 milyondan kurtarmışsın işte! 7‚5 versinde yapsın stadını.

Ve bu yüzsüzler hala çıkıp ayarlamadan bahsediyorlar.





14-Akp Hükümetinin çok açık ilginç Trabzonspor aşkını.


En pahalı Arena





Trabzonspor'un yeni stadının sadece dolgu maliyeti 40 milyon TL. Yeni Avni Aker'in tamamlandığında yapılan harcama 200 milyon TL'yi aşacak

TT Arena'nın ardından Trabzonspor'un yeni stadının yapımı da TOKİ tarafından büyük bir hızla devam ediyor. Hafriyat ve dolgu çalışmalarının davam şantiyede, dolgu çalışmalarının en kısa sürede bitirilmesi hedefleniyor.  Sadece dolgu maliyeti 40 milyon TL'yi aşıyor. Tamamlandığında ise 200 milyon TL'yi bulması hesaplanıyor. Üst yapımı da 160 milyon TL'yi bulacak olan yeni Avni Aker bu maliyetiyle 160 milyona malolan G.Saray'ın stadını geride bırakacak.



TS KLUBU BASKANI SENER‚ DUN KATILDIGI PROGRAMDA

- BAŞBAKANIMIZ bugün siyaseti bıraksa bizim stat işi kalır. Avni Akeri renove edelim dedik‚ Başbakan da‚ 60 yaşındaki bir kadın 18 yaşında kız olmaz. Yenisini yapalım dedi.

Yani diyorki kisaca trabzonlulara‚ akp secimi kazanamazsa‚ stat isi yatar!!!
secimi biraksa demesi tamamen budur..



15-Faruk Özak ''Trabzon'u tefeciden kurtardık''

Devlet Bakanı Faruk Nafız Özak‚ Trabzonspor üzerinden siyaset yapılmaması gerektiğini belirtti.Özak‚ Trabzonspora yirmi iki liralık yardım yapmayanlar bugün Başbakanımıza‚ bize‚ Belediye Başkanımıza ve arkadaşlarımıza haksızlık yapmasınlar. Herkes çıksın ben Trabzonspora şunu yaptım desin‚ alnını karışlayacağım. Trabzonsporu borsadan kurtardık‚ tefeciye düşmüştü‚ üç yüz milyon dolar. Trabzonspor borsaya açılırken yanlış açılmıştı. Gelirin yüzde 20sini her yıl veriyordu. Şimdi onu kapattık. Trabzonspor kazanca geçti dedi

Hürriyet

Hangi para ile kimin parası ile Faruk Özak ?

16-Gökdeniz Karadeniz'in bahis şikesi .




FUTBOLUN İTİBARI BAHİSTE KAYBEDİLDİ
Trabzonspor’lu futbolcu Gökdeniz Karadeniz, Akçaabat Sebatspor-Kayserispor ve Galatasaray- Trabzonspor maçlarında bahis şikesi teşebbüsünde bulunduğu için Futbol Federasyonu tarafından Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na sevkedildi. Teşebbüs suçu sabit görülerek PFDK tarafından altı ay müsabakalarından men edildi. Ceza Tahkim Kurulu tarafından dört aya indirildi. Böylece Gökdeniz Karadeniz’in sezon sonuna kalmadan Trabzonspor’da oynaması mümkün olacak...

*****************
17-70'li yıllarda kazandıkları 6 Şampiyonlukta gs ve bjk ortalarda görünmezken Fenerbahçe ile Şampiyonluk yarışı yaptıklarında ''Karadeniz Takımları ile Kurdukları Karadeniz İttifakı''

**************


18-Bursaspor'lu  Ozan İpek - Trabzonspor kalecisi Onur'un telefon  konuşmaları;

Bursaspor’da kaset depremi
01 Haziran 2011 Çarşamba, 00:08
TÜRKİYE,  Fenerli Emre’nin  Ankaragücü’lü Kağan’a geçtiği iddia edilen mesajı konuşurken, Bursaspor’lu Ozan İpek’in geçen yıl şampiyonluk kutlamalarındaki sözleri tartışılmaya başlandı.
365spor.com sitesinde yayınlanan bahse konu görüntüler geçen sezon Bursaspor’un şampiyonluk kutlamaları sırasında Ozan İpek’in konuşmalarından ibaret. Ozan, konuşmasında Fenerbahçe’yi şampiyonluktan eden Trabzonspor’un kalecisi Onur’la maç öncesi ve sonrasında görüştüğünü ve “Sakın gol yeme, ne istersen vericem” ifadelerini kullanıyor. Bursa TV muhabiri de “Peki şimdi ne istiyormuş? sorusuna da genç futbolcu, “Beraber ABD’ye gideceğiz. Herşeyi istiyor. ‘Çok şey istiyorum’ diyor” cevabını verdi. Bursaspor’un pazarlama ve reklamdan sorumlu yöneticisi İlhan Uslu ise muhabire “Bunları kes yayınlama. Bunlar şikeye girer” uyarısında bulunuyor. Ozan İpek’in sözlerinin şike kapsamında olamayacağı, ancak “teşvik primi” olarak değerlendirilebileceği belirtiliyor. Ancak yeni çıkan “Sporda Şiddet Yasası” kapsamında teşvik de suç unsuru kabul ediliyor.  
Tahsin Han

19-Bursaspor'lu Yusuf Şimşek'i Ayartma.
2007-2008 sezonunun devre arasında sözleşmesi devam etmesine rağmen Bursaspor'lu Yusuf Şimşek ile görüşüp anlaşırlar.Yusuf ipleri koparınca Bursaspor mecburen gelin görüşelim demek zorunda kalır.Bunlar nasıl olsa Yusuf'u kafaladık diye Bursaspor'a istediğimiz rakamı kabul ettiririz diyerek işi yokuşa sürerler.Son anda araya Beşiktaş girer ve onların teklifinin kat kat fazlasını Bursaspor'a teklif ederler.Böylece Yusuf Trabzon'a değil Beşiktaş'a gider.Hem Yusuf hem Beşiktaş bu transferden karlı çıkar.
 Etik dışı davranmasına rağmen ortada kalan Trabzon sanki sütten çıkmış ak kaşık gibi 
hem Beşiktaş'ı hem Bursaspor'u suçlar :))
 (Kaynak : Bursaspor forumları)



20-TEŞVİĞİ TEKLİF EDEN FENERBAHÇE DEĞİL, TRABZONSPOR!



İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden Şike Davası'na Sivaspor Başkanı Mecnun Odyakmaz'ın savunması damgasını vurdu. Odyakmaz kulübüne teşvik teklifinde bulunan takımın Fenerbahçe değil, Trabzonspor olduğunu iddia etti. Saat 19:30'a kadar ara verilen duruşmada hakim ve Odyakmaz arasında Trabzonspor'un teşvik girişimlerine ilişkin şu diyalog yaşandı:
Hakim: Trabzonspor’dan teşvik teklifi geldi mi?
M.Odyakmaz: Evet ama Zeki Mazlum ile alakası yok. Doğrusu bu... Mehmet Yıldız düzgün çocuk bana geldi. “Bana isim sorma başkan, arkadaşlara 1 Milyon Dolar teklif etmişler Trabzonsporlular Fenebahçe'yi yenmemiz için” dedi. “Sen bu takimin başkanısın, ben kaptanıyım bana kim diye sorma ama Trabzon adına teşvik girişimi var” dedi.
“Mehmet Yıldız kimden geldiğini bilmez ama kime dendiğini bilir, savcıya söyledim” diyerek konuya açıklık getiren Odyakmaz böylelikle davanın seyrini değiştirebilecek önemli bir iddiayı gündeme getirmiş oldu.
Öte yandan futbolcu Mehmet Yıldız’ın savcılıkta Trabzonspor’dan gelen teşvik teklifini kimden duyduğunu hatırlamadığı şeklinde ifade verdiği öğrenildi.
Odatv.com
21-ERDOĞAN BAYRAKTAR ''ÇOK İNCE AYARLI ÇALIŞMA YAPIYORUZ'' !!!
09.01.2012 12:55
Trabzon’da bir açılışa katılan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, ’Trabzonspor’un hakkı olan kupasını almak için çok ince ayarlı bir çalışma’ yaptıklarını söyledi.
Trabzon Belediyesi'nin yapımını tamamladığı yolun açılış törenine katılan AKP Trabzon Milletvekili ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, konuşmasının bir bölümünde Trabzon'un Türkiye için çok önemli olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Trabzon gülerse Türkiye güler. Trabzon kalkınırsa Türkiye çok büyük mesaj verir. Şimdi bizim hakkımız olan Trabzonsporumuzun kupasını almak için de çok ince ayarlı bir çalışma yapıyoruz. İnşallah hakkı olan Trabzonsporumuzun kupasını da Trabzonspor'un müzesine getireceğiz. Allah inşallah bunu bize nasip edecek."

BORDO MAVİ KAŞKOL TAKTI
Bayraktar bu sözlerinin ardından törene katılanlardan büyük alkış aldı, açılışın ardından bir grup Trabzonspor taraftarı da Bakan Bayraktar'a bordo–mavi kaşkol taktı.
FENERBAHÇE TARAFTARI ÖFKELİ
Bakan Bayraktar'ın açıklaması, Fenerbahçeli taraftarların tepkisini çekti. Sosyal medyada Byraktar'ın açıklamaları ve açıklamayı yaparken taktığı bordo-mavi kaşkolu eleştiren taraftarlar, şampiyonluk kupasının Fenerbahçe'den alınması için 'ince bir plan'ın yürürlükte olduğunu Bakan'ın itiraf etttiğini savunuyor.
Odatv.com
 http://www.odatv.com/n.php?n=bakanin-bu-sozleri-fenerbahcelileri-cildirtacak-0901121200

22-BU BİLGİLER LİGİN KADERİNİ DEĞİŞTİRİR

29.11.2010 04:50
Wikileaks belgelerinde Türkiye'ye dair iddialar her bir belgede genişleyerek devam ediyor. 08/06/2005 tarihli Edelman'ın siyasi işler danışmanı John Kunstadter tarafından kaleme alınan,”gizli” ibareli notun 7. maddesinde, Devlet Bakanı Faruk Nafiz ÖZAK, milli görüş kökenli bir Trabzon'lu olarak rapor ediliyor ve sakin, itaatkar, ağırbaşlı olarak nitelendiriliyor. Raporun devamında AKP'nin ve Başbakan Erdoğan'ın mevcut popüleritesini korumak adına sporun da kullanıldığı ve bu çerçevede 2004 yerel seçimlerinde AKP'nin Trabzon'da yaşadığı bozgunun tekrarlanmaması adına Devlet Bakanı ÖZAK'ın Trabzonspor seçimlerine müdahil olarak uzun süre kendisinin de yönetiminde görev aldığı ve 1996 yılına kadar 2.5yıl başkanlığını da yaptığı Trabzonspor’un başına AKP çizgisine yakın bir başkan seçilmesini sağladığı ve aynı zamanda Trabzonspor'a Başbakanlığın örtülü ödeneğinden karşılanarak futbolcu alımında kullanılmak üzere milyonlarca dolar ayırıldığını ifade ediyor. Örtülü ödeneğin denetlenmesi konusunda süregelen tartışmaların uzun zamandan beri unutulmasına rağmen bu iddia örtülü ödenek tartışmalarını tekrar alevlendireceğe benziyor.
Odatv.com

23-İŞTE ŞİKE DAVASINDA HASIRALTI EDİLEN DELİLLER

20.01.2012 01:27
Geçtiğimiz 3 Temmuz günü gündemimize bomba gibi düşen Türk futbolunda şike iddiaları üzerinden aylar geçmesine rağmen sıcaklığını koruyor. Gün geçmiyor ki ortaya yeni iddialar atılmasın, futbol deyimi ile ilgili ilgisiz birileri bu topa girmesin. Evet, 3 Temmuz gerçekten bazılarının dediği gibi Türk futbolunda bir milat olmuştur. Ekonomi, spor, siyaset yazarı, din adamı, aktif, emekli milletvekili, bakanı, edebiyatçısı, herkesin futbol ve hukuk ordinaryüsü kesildiği bir milat. Burada gözden kaçırılmaması gereken nokta ülkenin içerisinde bulunduğu siyasi iklimde cemaat/AKP ekseninde yer alan tüm güç odakları ve onların silahşorlarının ilk günden beri istisnasız bir şekilde Fenerbahçe Spor Kulübü ile onun başkanının karşısındaki cephede yer alması; Odatv, Ergenekon, Balyoz davalarından tanıdığımız yargısız infaz, kamuoyu manipülasyonu, dezenformasyon taktiklerinin eksiksiz şekilde uygulanması.
“Futbol basit bir oyundur” lafı sık kullanılan bir laftır. Doğrudur, zaten daha estetik ve yarışmacı sporlar olmasına rağmen dünyanın hemen hemen yer yerinde en sevilen spor olması bu yüzdendir. Ancak, Gökhan Gönül’e sol bek oyuncusu diyen kimselerin de futbol hakkında ahkam kesmesi kabul edilebilir bir durum değil. Ne yazık ki sosyal bilimler ve spor sosyoloji ile psikolojisi gibi konulardan bihaber insanların toplumumuza, futbolumuza karşı işledikleri bu günahların bedelini yine bizler ödeyeceğiz. Zaten yaşanan siyasi olaylar nedeni ile bölünmüş, ayrıştırılmış olan toplum kendisine futbol üzerinden bilinçli ve bilinçsiz bir şekilde yaşatılan travmalar nedeni ile telafisi zor bir şekilde cepheleşmiştir. Bu onarılması güç derin fay hattını yaratan başlıca çevreler ise Pennsylvania eksenli malum medya ile onların sözde liberal işbirlikçileri ve Wikileaks belgelerinde 05ANKARA3199 referanslı kriptodaki tanımı ile; AKP içerisinde yer alan “İstanbul-Karadeniz eksenli” oluşum.(1) 
Bunların dışında iktidar tarafından hortlatılan bölgecilik ve mikro-milliyetçilik duygusu ile hareket eden CHP’li Trabzon Milletvekili Volkan Canalioğlu ve MHP’li Lütfü Türkkan gibi ülkemizin sözde muhalefet partilerinin temsilcilerinin hezeyanlarını hayretler içerisinde izledik, izliyoruz. İlginçtir bu siyasiler kendi liderleri hakkında fezleke çıkarılmışken, halkın iradesi hiçe sayılarak hapiste tutulan kendi milletvekili arkadaşları mevcut çarpık hukuk sistemi nedeniyle muzdaripken kelle ve kupa istemekte sakınca görmediler. Oysa devam eden hukuk süreci paralelinde Türkiye’deki apolitik kitlenin en azından bir bölümünü bu olay nedeni ile mobilize edebilirler ve bunu adalet sistemindeki çarpıklıkların düzeltilmesi konusunda bir baskı unsuru olarak kullanabilirlerdi.
Odatv davasından aşina olduğumuz ve 3 Temmuz sonrası hepimizin lügatine giren ‘tape’ yani telefon dinlemelerinden yapılan absürt çıkarımlara ‘Şike Davası’ iddianamesinde de rastlıyoruz. Ancak, rastlayamadığımız ve medya tarafından dillendirilmeyen Trabzonspor Kulübü ile ilgili olan ve bir kısmı iddianameden çıkarılan tapeler. Kamuoyunun nasıl manipüle edildiğini ortaya koyan bu kayıtlardan bazı örnekleri sizlerle paylaşmak istiyorum.
TAPE 1:
Olayın siyasi boyutunu ortaya koyan sayısız diyalogdan biri Trabzonspor Başkanı Sadri Şener ile kulübün Asbaşkanı Nevzat Şakar arasında geçiyor. Hatırlayacağınız üzere Süper Lig’in şampiyonunun belli olmasının ardından Trabzon şehrinde henüz şike konusu ortada yokken TFF, AKP, Aziz Yıldırım ve Başbakan Erdoğan’a karşı protesto gösterileri yapılmıştı.(2) Bu diyalogları bu bağlamda değerlendirince karşımıza çok ilginç bir tablo çıkıyor.
N.Ş: Sinan’ın bir fikri var ama anarşist anlamda bir fikir diyor ki şeyebaşbakana randevuyu iptal edelim diyor yani şey olur diyor daha çok tutuşurlar…
Şakar’ın ifadesinde net bir şekilde görüldüğü üzere Trabzon’un oy potansiyeli, Wikileaks belgelerinde belirtilen Karadeniz klikinin gücü başbakan ve iktidara karşı bir silah olarak görülüyor. Aynı dönemde yaşanan olaylar ise bu silahın kullanıldığını gösteriyor.
Aynı konuşmada Şener, böyle bir eylem sonucunda “Faruk biter”şeklinde konuşunca Şakar kendisini onaylıyor ve Şener “Erdoğan biter” diyor. Diyaloğun devamında Şener “Federasyon şeye gelir yahut da muazzam bir şekilde çok akıllı etmek lazım” şeklinde konuşuyor. Şakar ise Erdoğan Bayrak(tar)’ın “Trabzonspor şampiyon olamazsa 20 bin reyimiz gider” şeklinde konuştuğunu söylüyor ve Bayraktar’ın TOKİ başkanlığı döneminde yapılan Galatasaray Spor Kompleksi’ne atıfta bulunarak “bizi bu adam Galatasaray gibi yapar…” diye ekliyor.
TAPE 2:
Nevzat Şakar’ın “başkanım” diye hitap ettiği, Cumhuriyet Halk Partisi Trabzon Milletvekili Volkan Canalioğlu ile yaptığı telefon konuşması (Kayıt Sıra No: 3509) olayın siyasi şantaj boyutunu ortaya koyması açısından önem taşıyor.
N.Ş: … Biz burada bizi de parti olarak de şey yapabiliriz buradan istifade edebiliriz. Onun için ben seni aradım. Şimdi bu Başbakan’a yüklenelim, taraftarı bilmem neyi tahrik edelim. Siz o işi yapın, onu yapın abi.
X: Ben bir açıklama yapayım.
N.Ş: Yap abi parti olarak da yerel basını da…
Görüldüğü üzere Şakar, milletvekilinden parti ve yerel basın üzerinden gerekirse halkı tahrik ederek Başbakan’a baskı yapılmasını istiyor. Şakar aynı konuşmada “Yüklenin Başbakan’a, yüklenin ya!” diyerek serzenişte bulunuyor. X ise kendisine Erdoğan’ı protesto etmesi yönünde farklı yerlerden de baskı geldiğini söylüyor.
TAPE 3:
Bir başka dinlemede Nevzat Şakar’ın CHP’li Trabzon milletvekili Volkan Canalioğlu ile yaptığı konuşma yine kayıtlara geçiyor . Bir önceki kayıdın sonunda sözü edilen ve Başbakan’dan talep edilen 135 dönümlük arazi ile ilgili olması kuvvetle muhtemel olan konuşmanın başındaki kısımda Canalioğlu “Biz Trabzonsporuz. Biz her yer, bizim Kemal Bey de Başbakan olsa o yeri verecek bu da verecek” şeklinde konuşuyor. Şakar ise vekilden yerel medyaya açıklama yapmasını talep ediyor ve bu konuda bir partinin il başkanından olan taleplerini çeşitli isimler vererek anlatıyor. Canalioğlu ise bizzat Sadri Şener’in “mafyavari” bir adam olarak tanımladığı Şakar’ın talebi doğrultusunda açıklama yapacağını beyan ediyor.
Öte yandan siyasi gücü bir baskı ve şantaj aracı olarak kullanma durumu sadece CHP’li vekil ve Nevzat Şakar’ın konuşmalarında ortaya çıkmıyor. Halkı galeyana getirecek ve bunu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan üzerinde bir baskı unsuru olarak kullanma amaçlı komplo üzerinde partiler üstü bir konsensüs olduğu görülüyor. Nitelim bu tarz konuşma ve faaliyetler içerisinde bulunan kişiler arasında dinleme tutanaklarına göre Trabzonspor Basın Danışmanı Altuğ Atalay, kulüp Genel Saymanı Temel Kazancıoğlu ve CHP Trabzon eski İl Başkanı Cafer Hazaroğlu da var. CHP ve AKP’nin dışında Hazaroğlu, Koray üzerinden (MHP Trabzon vekili Koray Aydın olması muhtemel) Milliyetçi Hareket Partisi’ne “başka türlü girerim”şeklinde konuştuğu tespit ediliyor.(3) Nedense ulusal basında dahi yer alan halkı galeyana teşvik eden bu komplo unutuldu, unutturuldu…
TAPE 4:


Akıl ve mantık sınırlarını zorlayan, davanın tarafsızlığına gölge düşüren temel unsurlardan en önemlisi tapelerden bazı kısımların çıkarılması. Bunlardan bir tanesi Trabzonspor Başkanı Şener’in yine Şakar ile yaptığı Spor Toto tarafından yapılacak bir ödemenin sağlanması için yine siyasetin bir baskı aracı olarak kullanılması için yaptıkları görüşme. Aynı görüşmede kafa karıştıran diğer bir husus talep edilen 6 trilyon TL’lik işin 1 trilyona bitirileceğinin söylenmesi. Böylesine önemli bir konunun tapelerden çıkarılmasını iyi niyetle izah etmek son derece güç. Bu para ödenmiş midir? Ödenmişse akıbeti ne olmuştur? Sözü edilen 5 trilyonluk fark nerededir? Şike davasından öte kamuyu ilgilendiren böylesine önemli bir husus hakkında neden hukuki bir girişimde bulunulmuyor?
N.Ş: Şey başka ne diyeceğim sana, 6 trilyon küsürlük bir şey çıkarttık.
S.Ş: İyi iyi.
N.Ş Faaliyet işte ne şey yaparsalar, sordum uşaklara ki bu neye bitirir, 1 trilyona bitiririz diyorlar.
S.Ş: Tabii biz onu biraz süsleriz de şimdi şurada önemli olan şu 12 Haziran seçimine kadar Faruk, Spor Toto vasıtası üzerine aldık aldık, ondan sonra genel müdür bize o parayı vermez.
N.Ş: Vermez tabii.
S.Ş: Bunları hep yarın konuşalım da, Faruk taksit maksit diyor yani. Seçim, seçimden sonra.
N.Ş: Hatta hatta ben gelirken şey de diyeceğim Adnan beye ki parayı biraz hemen seçimden önce ver gerisini de…
TAPE 5:
Olayın siyasi kısmını bir kenara bırakarak ilk günden beri Fenerbahçe’ye karşı oynadığı ligin son maçında şike yaptığı iddia edilen ve başkanı Mecnun Odyakmaz’ın halen tutuklu bulunduğu Sivaspor ile ilgili nedense dile getirilmeyen Trabzsonspor’un teşvik iddialarına değinelim.
Tapelerde Trabzonspor’un Sivas’a teşvik primi verme çabaları içerisinde öne çıkan isim Zeki Mazlum adlı bir şahıs. Bu şahıs kendi mahkeme ifadesine göre 2008 yılından beri Trabzonspor Kulübü’nün stad güvenliği işini yapıyor. Trabzon cephesi ilk başta bu şahısın kulüp ile bir ilgilisi olmadığını iddia etmesine rağmen daha sonra Sadri Şener ifadesinde Mazlum’un stat güvenliği işini verdikleri firmanın sahibi olduğunu teyit ediyor. Ancak, burada gözden kaçan bir unsur var. Başkan, nedense kulüp ve şahsının Mazlum ile olan ilişkilerini “Zeki Mazlum Trabzon'da yaşar. Güvenlik şirketi vardır. Trabzon'daki tek güvenlik şirketinin sahibidir” ve “zorunlu nedenler ile alternatifi de olmadığı için güvenlik işi kendisindedir” şeklinde konuşarak sanki zoraki bir ilişkiymiş gibi göstermek gereğini duyar. Oysa, basit bir Google taraması ile dahi bu sözlerin gerçekleri yansıtmadığı ve Trabzon’da faaliyet izin belgeleri ile birlikte birden fazla güvenlik şirketi olduğu gerçeğine ulaşmak mümkün.(4) Ayrıca, Şener ifadesinde Mazlum’un “Trabzon’da mafyavari takıldığını” ve kendisini bu yüzden kulüpten uzak tuttuğunu, ilişkilerinin ise mesafeli olduğunu söylemiştir. Ayrıca başkan tapelerde Mazlum ile kendisi arasında geçen para ile ilgili konuşmaların ise Mazlum’un kulüpten olan alacakları ile ilgili olduğunu beyan etmiş. Bazıları gibi art niyet taşımadığımızdan Şener’in bu ifadesini kabul etsek dahi Trabzon şehrinde“mafyavari” bir kişi olduğunu söylediği Zeki Mazlum’un firması dışında güvenlik şirketi olmadığı şeklindeki gerçekleri yansıtmayan beyanının insanların yatak odalarına kadar giren tape hafiyelerince tespit edilip, dile getirilmemesi dikkat çekici bir durum değil mi?
Benzer şekilde 15.05.2011 tarihinde oynanan ve Fenerbahçe’nin 6-0 kazandığı Ankaragücü maçında açıkça Nevzat Şakar’ın Ankaragüçlü futbolculara menejer Mithat Halis ve futbolcu Aydin Toscali aracılığı ile teşvik girişiminde bulunulduğu ve bu eylemin içerisinde başkan Sadri Şener’in de yer aldığının anlaşıldığı iddia edilirken bu konuda yargı, medya ve kanaat önderlerinin sessiz kalması nasıl izah edilebilir?


Aynı müsabaka ile ilgili soruşturmada açıkça Sadri Şener’in Ankaragücü yöneticileri ile teşvik amaçlı görüşmeler yaptığı ve bu amaç doğrultusunda Ankaragücü kulübünde kiralık oynayan, bonservisi Trabzon’da bulunan Gabric adlı futbolcuyu “maçın sonucu istedikleri şekilde neticelenirse Ankaragücü’ne bedelsiz verilmesi vaadinde bulunduğu, bu suretle teşvik amaçlı anlaşma yaptığı anlaşılmıştır” denmesine rağmen bu husus neden kamuoyunun gözünden kaçırıldı?
Aynı konuda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, oğlu Ahmet Gökçek, Hamdi Akın, Sadri Şener ve Sani Şener arasındaki konuşmalar ve savcının iddiaları neden gündeme getirilmedi?



Yine savcı tarafından yapılan Trabzsonspor adına kulüp Başkanı Şener, Asbaşkanı Şakar ve Genel Saymanı Tarık Kozancıoğlu’nun “şampiyonluk mücadelesine girdikleri Fenerbahçe kulübünün oynayacağı bazı maçlardan önce, rakip takımın başkanları ve futbolcuları ile teşvik amacı ile görüşmeler yaptıkları anlaşılmıştır” saptaması neden “ince ince” hasıraltı edildi?


Benzer şekilde Fenerbahçe ile ilgili kişilerin kendi aralarında yaptıkları konuşmalarda kullanıkları ‘tarım’ ve ‘inşaat’ ile ilgili kavramlar hakkında türlü tefrikalar yapanlar nedense Nevzat Şakar’ın ‘demir işi’ (Kayıt Sıra No: 3513, 3514 vs.) ile hiç ilgilenmediler.
Dönelim CHP’li vekil Canalioğlu’na. Söz konusu olan Fenerbahçe olunca etik konusunda mangalda kül bırakmayan bu şahsın Trabzonspor ile ilgili bir futbolcu transferine noterden geçmiş tarihli resmi belge çıkartılması konusunda adı geçtiğini Türkiye’de kaç kişi biliyor?


Fenerbahçe’nin şike yaptığının iddia edildiği son Sivaspor maçı ile ilgili Trabzonspor’un başta Zeki Mazlum olmak üzere iletişim tespit tutanaklarına geçen Sadri Şener, Mecnun Odyakmaz ve farklı kişiler ile yaptığı görüşmeler hangi nedenler ile kamuoyundan gizlendi? Örneğin Mazlum’un Sivas maçına yönelik konuşmasında kullandığı “Trabzonlu iş adamları 5 milyon dolar verir vallahi. Hele AK Parti teşkilatı Trabzon şampiyon olsun diye. Trabzon’da AK Parti teşkilatı…” cümleleri hangi kaygılar ve gizli ajandalar paralelinde ‘temiz futbol’ bezirganları tarafından sümen altı edildi?



Trabzonspor’un Sivas maçı ile ilgili teşvik girişimi iddiaları ile ilgili diğer bir husus ‘Cinci Hoca’ meselesi. Burada ilginç olan futbolcu İbrahim Akın’ın bir hoca ile yaptığı görüşmenin ülkenin en önemli köşe yazarlarının köşelerinde dahi yer bulmasına rağmen bu konunun burada sıralamaya çalıştığım birçok konu gibi hiç dile getirilmemiş olması. Sivaspor – Fenerbahçe maçının berabere bitmesi için ev sahibi kulübe teşvik verilmesi amacıyla kullanılacağı iddia edilen 300.000 TL’lik bir rakkamın telaffuz edildiği konuşmalar şüpheliler tarafından “büyü parası” olarak açıklanıyor ve nedense kimse bu konuyu irdelemiyor.



Sorulması gereken diğer bir soru ise bu süreçte yaşanan yargısız infaz ve kamuoyu manipülasyonların baş aktörü olan İbrahim Seten, Serhat Ulueren, Gökmen Özdemir ve Serdar Bali gibi ‘gazeteciler’ neden dinlemelere takılan kendi telefon görüşmelerini hiç gündeme getirmediği. Örneğin, cemaat ile ilişkisi herkesçe malum olan KanalTürk’ün, spor müdürü Ulueren’in Sinan Engin ile yaptığı telefon konuşmasında açık bir şekilde dile getirdiği Erman Toroğlu’nun Aziz Yıldırım ile olan husumeti nedeniyle kanal yönetimince Ahmet Çakar’a tercih edildiği şeklindeki beyanı neden hiç dillendirilmedi?


Benzer şekilde şike soruşturmasında Sivasspor’a teşvik primi verilmesi konusunda adı geçen “futbolcu satın alınıyor” şeklinde bir konuşması dinlemelere takılan (Kayıt Sıra No: 3312) Trabzonsporlu eski futbolcu, Trabzonspor Profesyonel Futbolcular Derneği Başkanı, spor yazarı ve yorumcusu Serdar Bali hangi etik anlayışı çerçevesinde TV’lere çıkartılıp konuşturuldu? Bundan daha önemlisi bu konuşmalar iletişim tespit tutanaklarında yer alırken hangi sebeple ve kimler tarafından iddianameden çıkartıldı?



Sonuç olarak burada sıraladığım gizlenen, gözden kaçırılan Trabzonspor ile ilgili iddialar, kullanılmayan, hasır altı edilen deliller ve şike davasındaki çarpıklıklar hakkında daha sayısız örnekler verebilirim. Ancak, ruhu ve vicdanı ekonomik, siyasi çıkarlar ile körelmemiş; mikro-milliyetçilik virüsü ile dimağları zehirlenmemiş, fanatizm belası ile adalet duygusunu yitirmemiş herkesin kafasında en azından bir soru işareti uyanması için bu kadarının yeterli olacağına inanıyorum.
Mevlana’nın;
“Adalet nedir? Ağaçlara su vermek.
Zulüm nedir? Dikeni sulamak”
dizelerini hatırlayarak oyuna gelmeyelim ve diken sulayan zalimlerden olmayalım…
K. Murat YILDIZ
twitter.com/kmyildiz
Odatv.com Dipnotlar: (1) http://wikileaks.org/cable/2005/06/05ANKARA3199.html Madde 7. (C) (2) http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1140314
(3) http://www.sabah.com.tr/Gundem/2011/07/14/trabzon-halkini-galeyana-getirelim (4) http://www.ozelguvenliksirketi.net/trabzon.htm
24-Trabzonspor'a SPK'dan kar dağıtımı yapmadığı Ceza.
D. SUÇ DUYURUSU, İDARİ PARA CEZASI İLE DİĞER YAPTIRIM VE TEDBİRLER
IPC Uygulanan 
ġahıs/şirket
IPC Uygulanmasına Neden Olan 
Eylem
Eylemin Aykırılık 
Teşkil Ettiği 
Düzenleme
Verilen ŞPC Tutarı Ek 
Açıklama
1. Uzel Makina Sanayi A.Ş. Kurulumuzun Seri:VIII, No:54 “Özel 
Durumların Kamuya Açıklanmasına 
İlişkin Esaslar Tebliği”nin 18. maddesi
kapsamında yapılması gereken özel 
durum açıklamasının yapılmaması ve 
Kurulumuzun Seri:XI No:29 “Sermaye 
Piyasasında Finansal Raporlamaya 
İlişkin Esaslar Tebliği”ne aykırı şekilde
Şirketin 2010 yılına ait finansal 
tablolarıyla bunlara ilişkin bağımsız 
denetim raporlarının kamuya 
açıklanmaması
SPKn'nun 47/A 
maddesi
2011 yılındaki her 
bir ihlal için 
belirlenen asgari 
tutar olan 18.492 TL 
olmak üzere toplam 
36.984 TL
-
2.Trabzonspor Sportif 
Yatırım ve Futbol 
İşletmeciliği Ticaret A.Ş.
(Bakınız Diğer BaĢvuru 
Sonuçları md.2)
01.06.2009-31.05.2010 özel hesap 
dönemine ilişkin kar dağıtım işleminin 
gereğinin yerine getirilmemesi
SPKn'nun 47/A 
maddesi
2010 yılı için yasal 
alt sınır olan 17.170 
TL’nin iki katı olan 
34.340 TL tutarında 
idari para cezası 
uygulanmasına, 
-MERKEZ Eskişehir Yolu 8.Km No:156 06530 ANKARA Tel: (312) 292 90 90 Faks:(312) 292 90 00 www.spk.gov.tr  
İSTANBUL TEMSİLCİLİĞİ Harbiye Mah. Askerocağı Cad. No:15 34367 Şişli İSTANBUL Tel: (212) 334 55 00 Faks: (212) 334 56 00
3
E. DĠĞER BAġVURU SONUÇLARI
1. Anadolu Grup Elektrik Enerjisi Toptan Satış A.Ş.’nin, halka  açılma amacıyla esas sözleşmesinin 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 
11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18 ve 19’uncu maddelerinin tadiline, esas sözleşmesinin 19’uncu maddesinden sonra gelen 
“Kurucular” başlıklı satır ile Kurucu Listesi’nin kaldırılmasına ve 50.000.000 TL tavan ile kayıtlı sermaye sistemine geçişine izin 
verilmesi talebinin olumlu karşılanmasına karar verilmiştir.
2. Trabzonspor Sportif Yatırım ve  Futbol İşletmeciliği Ticaret A.Ş. (Şirket)’nin yönetim kurulu üyelerinin 01.06.2009-
31.05.2010 özel hesap dönemine ilişkin kar dağıtım işleminin gereğini yerine getirmemeleri nedeniyle Şirketin yönetim kurulu 
üyelerinden SPKn’nun 47/A maddesi çerçevesinde alınan savunmaların değerlendirildiği Kurulumuzun 24.02.2011 tarih ve 
6/180 sayılı kararı ile Şirketin söz konusu hesap dönemine ilişkin karının  Kurulumuzun Seri:IV, No:27 sayılı Tebliği ile 
27.01.2010 tarih ve 2/51 sayılı kararına aykırı bir şekilde dağıtılmaması nedeniyle her bir yönetim kurulu üyesi hakkında 
uygulanan idari para cezalarının Trabzon 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 10.06.2011 tarihli kararları ile iptal edildiği ve bu 
kararların Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesince onaylanarak kesinleştiği, Trabzon 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 10.06.2011 
tarihli kararlarında Kurulumuzun Seri:IV, No:27 sayılı Tebliğine aykırı davranışın Şirket sorumluluğunu gerektirdiğinin ifade
edildiği dikkate alınarak;  01.06.2009-31.05.2010 özel hesap dönemine ilişkin kar dağıtım işleminin gereğinin yerine 
getirilmemesi nedeniyle Şirkete verilen idari para cezası sonucunda Şirketin zarara uğradığı dikkate alınarak; kar dağıtım 
işlemini yerine getirmeyen Şirketin yönetim kurulu üyelerinin pay sahiplerine karşı sorumlu olduğunun, sorumluluğun şartları 
mevcut ise pay sahiplerinin zararlarını yönetim kurulu üyelerinden talep edebileceği hususunun Kurulumuz Haftalık Bülteni ile
Kamuyu Aydınlatma Platformunda ilan edilmesi suretiyle ortakların bilgilendirilmesine karar verilmiştir.
F.  DİĞER ÖZEL DURUMLAR
1. İhraç ettiği sermaye piyasası araçları bir borsada işlem görmeyen ortaklıkların özel durum açıklamalarına 
www.spk.gov.tr/apps/ofd/OzelDurumAciklamalari.aspx adresinden ulaşabilirsiniz.

http://spk.gov.tr/apps/haftalikbulten/displaybulten.aspx?yil=2012&sayi=5&submenuheader=null&
Trabzonspor Kulübü hakkında, yaklaşık 11 yıl önce, Hüseyin Avni Aker Stadı'ndaki döner sistem reklam panolarının pazarlanmasına ilişkin sözleşmenin ihlal edilmesine göz yumduğu iddiasıyla, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı doğrultusunda, haciz işlemi başlatıldı.

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25 Mayıs 2011 tarihli gerekçeli kararında, Ata Reklam Bilgisayar İnşaat Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi ''davacı'', Trabzonspor Kulübü Derneği, Mega Reklam Hizmetleri işletmecisi Mehmet Çakır, Yön Ajans Reklam Hizmetleri Sahibi Hasan Küçükdağ ve Reklam Müdürü Tuncay Erence ile İbrahim Deveci ''davalı'' taraf olarak yer aldı.

Gerekçeli kararda, davacı Ata Reklam'ın avukatı Cengiz Göksel'in mahkemeye sunduğu dava dilekçesinde, Mega Reklam Hizmetlerinin iştirakçilerinden İbrahim Deveci'nin, 2000 yılında Trabzonspor tarafından Avni Aker Stadı'nda bulunan döner sistem reklam panolarının pazarlanmasında kulüp adına görüşmeler yapmak üzere yetkili kılındığı anlatıldı.

Deveci'nin de reklam panolarının pazarlanması konusunda ''Yön Ajans''ı yetkili kıldığı belirtilen dava dilekçesinde, ardından Yön Ajans ile Ata Reklam arasında varılan anlaşmayla panoların 2000-2001 sezonunda çeşitli reklamlarda kullanılması için Ata Reklam'a kiralandığı savunuldu.

Dilekçede, panoların Ata Reklam tarafından kiralanıp ücretinin tamamının ödenmesine rağmen başka bir reklam ajansına ikinci kez satıldığını, bunun üzerine Ata Reklam'ın 2001'de davalılara gönderdiği ihtarnameye rağmen sözleşmenin ihlalinin düzeltilmediği öne sürüldü.

Bu olayda Trabzonspor'un da sözleşmenin ihlal edilmesine göz yumduğu ve yükümlülüklerini yerine getirmediği için sorumlu olduğu ileri sürülen dilekçede, Ata Reklam'ın zararının karşılanması ve davalıların cezalandırılması istendi.

-Cevap dilekçelerinden-
Davalı Trabzonspor Kulübü Derneği'nin cevap dilekçesinde ise Hüseyin Avni Aker Stadı'nda teşhir edilecek saha içi reklam panolarının pazarlanması konusunda kulüp ile Kamera Reklam Turizm AŞ arasında 1999'dan başlayıp 2001 yılı sezonlarını kapsayan bir sözleşmenin bulunduğu anlatıldı.

Bu sözleşmenin 2000-2001 sezonunu içeren ikinci yıl yorumunda ise taraflar arasında uyuşmazlık çıktığı, Kamera Reklam tarafından pazarlama yapılmadığı ve sözleşme bedelinin de ödenmediği iddia edilen aynı dilekçede, bu nedenle reklam pazarlaması yapması için İbrahim Deveci'ye kulüp adına yetki verildiği ancak bu yetkinin sözleşme yapmayı kapsamadığı belirtildi.

Deveci'nin ise davacı Ata Reklam dahil bazı işletmelerle yaptığı sözleşmeler çerçevesinde paralar aldığı ancak bu ilişkileri kulübe aksettirmediği ifade edilen dilekçede, dolayısıyla davalı taraf ile Trabzonspor Kulübü arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığı için davanın reddi istendi.

Diğer davalılardan Mega Reklam'ın işletmecisi Mehmet Çakır da dilekçesinde, Deveci'yi suçlayarak, Deveci'nin Mega Reklam adına sözleşme yetkisi bulunmadığını savundu.

Davalı Tuncay Erence de resmi yetkisi olmamasına rağmen reklam müdürü olarak görev yaptığı Yön Ajans adına Ata Reklam ile yapılan anlaşmaları imzaladığını ve tüm reklam bedelini alarak ücretini ödediğini ifade ederek, Mega Reklam'ın kendisinden aldığı parayı Trabzonspor Kulübü'ne vermediği için reklam işinin olmadığını öne sürdü.

-Karar-
Davayı karara bağlayan mahkeme ise Trabzonspor Kulübü Derneği, İbrahim Deveci, Hasan Küçükdağ ve Tuncay Erence hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar vererek, 8 bin doların Trabzonspor Kulübü Derneği, Küçükdağ ve Erence'den, 8 bin 750 doların da yine Trabzonspor Kulübü Derneği ile İbrahim Deveci'den yasal faizi ile birlikte alınarak davalı tarafa verilmesini kararlaştırdı. Mahkeme, Mehmet Çakır hakkındaki davanın ise reddine karar verdi.

Mahkemenin kararının ardından Ata Reklam'ın, mahkeme kararına rağmen alacağını alamadığı için Trabzonspor Kulübü hakkında icra takibi başlattığı ve söz konusu reklam şirketinin yetkililerinin icra işlemi için bugün kulübe geldiği belirtildi.

Ata Reklam yetkililerinden Kamuran Turan, Trabzonspor Kulübü'nden faiziyle birlikte toplam 106 bin lira alacaklarını olduğunu ancak kulübün parayı ödemediğini iddia ederek, ''Trabzonspor'dan 106 bin lira alacağımız olduğu için icra işlemi başlattık. Bu konuda haciz için Trabzon 3. İcradan karar çıkardık'' dedi.  http://www.sabah.com.tr/SabahSpor/Futbol/2012/02/20/trabzonspora-11-yillik-haciz-soku
26-Trabzonspor'un 2010-2011 Sezonundaki Helal (!) Puanları !!!

27-Karabükspor - Fenerbahçe Maçından Sonra Bülent Ataman'ın Açıklamaları.

28-SADRİ ŞENER HAKEM ATAMALARI
Zaman Gazetesi
'Oraya Çakır'ı, bize de Aydınus'u atayın'
29.12.2011 - 12:23
Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener'in hakemlerle ilgili sözleri, şike iddianamesinin ek klasörlerinde yer alıyor. Trabzonspor Asbaşkanı Nevzat Şakar ile görüşen Şener, "...işte dedim oraya Cüneyt Çakır'ı, bize de Fırat Aydınus'u atayın. Öbür haftaya bize Barış Şimşek, Fenerbahçe'ye Abdullah..." diyor.
Şike iddianamesinin ek klasörlerinde yer alan 10 Mayıs tarihli Sadri Şener-Nevzat Şakar görüşmesinde hakemlerle ilgili görüşler dile getiriliyor. Kayıtlara geçen görüşmede şu sözler sarf ediliyor:"........ N.Ş - .....Başkan bak, şeylen ilgili önümüzdeki atanacak hakemlerlen ilgili önden kestirme yaptırıyorum, haberin olsun. Atanacak olan hakemleri artık mercek altına alacağız, falan öyle bir şey düşünüyorum. S.Ş - Kim mesela? N.Ş - ...önden kestirelim biraz S.Ş - Şunu söyleyeyim; mesela Bülent Yıldırım'ın göstermediği kırmızı kart Mahmut'a aynısını söyledim, gazetelere tık yok bizimki bir hafta sürdü dedim. N.Ş - ...başkan bir de şey Fenerbahçe stadındaki şeyi o baskıyı soyunma odalarını falan filan dedim ona....lan çalışın biraz dedim ona göre çık onları konuş dedim. Oradaki baskıyı hakem şeyini... S.Ş - Tamam tamam N.Ş - Senin aklına gelen bir şey varsa şey yaptıralım S.Ş - Başka bir şey yok. İşte dedim oraya Cüneyt Çakır'ı atayın bize de Fırat Aydınus'u N.Ş - Aynen öyle, aynen öyle doğru S.Ş - Öbür haftaya ne yapacağız abi? dedi. Dedim şeyi bize atama N.Ş - Yani gırgır geçerek mi dedi? S.Ş - Yok, ciddi söyledim ya yok ki kalmadı ki N.Ş - Haftaya bir şey yapsınlar başkan....Cüneyt S.Ş - Öbür haftaya dedim bize Barış Şimşek, Fenerbahçe'ye Abdullah
N.Ş - Doğru
29-TRABZONSPOR BAŞKANI SADRİ ŞENER VE OLGUN PEKER ORTAKLIĞI
Savcılığın Bir numaralı örgüt lideri olarak iddia ettiği Olgun Peker ile Sadri Şener Ortaklığını gösteren Günebakış Kaynaklı haberi Göreceksiniz .Aziz Yıldırım  Olgun Peker Bağlantısı nedeni ile cezaevinde yattı ve örgüt'ten ceza aldı.
Çotanaklar, Bordo-Yeşil projesinde kar payından %40 alacak. İhale bugün Ankara’da yapılacak . HES’te Spor’dan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Özak devreye girdi ve Trabzonspor ile Giresunspor arasındaki uyuşmazlığı çözüme kavuşturdu Giresunspor ile Trabzonspor, Hidro Elektrik Santralı (HES) projesinde yeniden ortak oldular. Karadeniz’in iki kulübü daha önce ortaklık anlaşması yapmış ve Bordo-Yeşil Enerji Üretim Ticaret A.Ş. firması adında şirket kurmuştu. Ancak Giresunspor kulübü %35 kar payını az bularak kendisi ayrı bir şirket kurup HES projesini hayata geçirmek istemişti. Spor’dan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Özak’ın devreye girmesiyle birlikte iki kulüp arasındaki uyuşmazlık çözüme kavuşturuldu ve Trabzonspor ile Giresunspor yeniden enerjide ortak oldu. Giresunspor’un kar payından %40 alacağı kaydedildi.  İhale Bugün Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Özak’ın araya girmesi ile aradaki buzları eriten Giresunspor ve Trabzonspor’un Bordo-yeşil şirketiyle ortaklaşa yapacağı proje ihalesinin ise başkent de yapılacağı bildirildi. İhalede Yeşil-beyazlı kulübü Başkan Olgun Aydın Peker’in temsil edeceği belirtildi. Espiye Gelevera Deresi üzerine kurulacak olan HES kapsamında her iki kulüp de önemli miktarda kalıcı gelir kaynağına kavuşacak HES, Trabzonspor ve Giresunspor kardeşliğini, dayanışmasını güçlendirecek. Bu işbirliğinin Türkiye’de ve belki de dünyada bir ilk olabileceği ifade edildi.  Finans Sağlanacak HES projesiyle ilgili daha önce yapılan açıklama şu şekildeydi: “Göçen Regülâtörleri ve HES Projesi Giresun’un ili Espiye İlçesi Gelevera Deresi üzerindedir. Proje, 3 regülâtör, 20 km tünel, 400 m. cebri boru ve santral binasından oluşmaktadır. Öngörülen yatırım bedeli 80.000.000. dolardır. 56 Mw gücündeki bu projenin yıllık elektrik üretimi yaklaşık 200.000.000 Kwh olup yıllık geliri E.P.D.K fiyatları ile 15.000.000 dolardır. Trabzonspor ve Giresunspor ortaklığıyla yürütülecek bu projenin maliyetinin büyüklüğü dikkate alınarak gerçekleştirilmesi için gerekli bedel ulusal ve uluslararası finans kuruluşlarından kredi yönetimiyle sağlanacaktır. Enerji sektöründe bu yönde yaşanan olumlu gelişmeler, işimizin kolaylaşacağını göstermektedir. Bu ilki başararak hedefe ulaşmak, camialarımızın ve herkesin görevidir.”  Günebakış Gazetesi
30-HES Projesinde Engeller Nasıl Aşıldı ?

HES'ten 10 milyon dolar gelecek

16:03 | 10 Ocak 2012
HESten 10 milyon dolar gelecek
HES'ten 10 milyon dolar gelecek
Sadri Şener,HES Projesiyle ilgili hiçbir olumsuzluğun bulunmadığını bildirdi. Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener, Hidroelektrik Santrali (HES) Projesiyle ilgili hiçbir olumsuzluğun bulunmadığını bildirdi.
Şener, bordo-mavili kulübün internet sitesinden yayımlanan açıklamasında, bordo-mavili kulübün elinde bulunan HES Projesi ihalesinin nisan ya da mayıs ayında gerçekleştirilmesinin planlandığını belirterek, şunları kaydetti:
''Bu projeyle ilgili kredi sorunumuz yok. Bakanlıklarda yaşanan değişiklikler sürenin biraz uzamasına yol açtı. Projenin hayata geçirilmesiyle 8-10 milyon dolar gelir elde edeceğiz. Bir banka 35-40 milyon avro enerji kredisi verdiğine göre yaptığımız işin doğruluğu açıkça görülmektedir. Kulübümüz adına ciddi önem taşıyan bu projeyle ilgili hiçbir olumsuzluk bulunmamaktadır.''
''Bülent Yavuz maçtan önce bana Trabzonspor kazansa iyi olur'' dedi. Maçı eze eze 2-1 kazandılar ama ben gördüğüm halde Samsun'un penaltısını veremedim.'

Mahkemede aklandı
Önceki gece Telegol programında eski hakem Sadık İlhan'ın yaptığı açıklamalar gündeme bomba gibi düştü. İsmi Ali Fevzi Bir'le birlikte şike iddialarına kansan ve bu nedenle 1 ay tutuklu kalan İlhan daha sonra mahkemede beraat etmişti. İlhan, hakemlerin üzerinde büyük baskı olduğunu söyleyerek başından geçen bir olayı şöyle anlattı: "İki yıl önce Bülent Yavuz bana bir Samsun-Trabzon maçı öncesinde Trabzon kazansa iyi olur' dedi. Ben bu durum karşısında sesimi çıkaradım. Herhangi bir yere şikayette de bulunmadım. Nasıl bulunacaksın zaten. Kadıyı kadıya mı şikayet edeceksin? Allahtan Trabzon bileğinin hakkıyla eze eze kazandı. Ama Samsun'un bir penaltısını gördüğüm halde çalamadım. Görmek mi istemedim, Yavuz'un sözleri mi aklımda kaldı bilemiyorum ama çalamadım."

'D.Bakır maçı vermeyin'
MHK işleyişinin hatır şikelerine yol açtığını söyleyen İlhan, "Benim Diyarbakır'a sempatim olduğunu sağır sultan bile duydu. Diyarbakır'ın 1. lige çıkma sürecinde 'Bana Diyarbakır maçları vermeyin' dedim ama iki kez verdiler. İkisinde de Diyarbakır kazandı ama hakkıyla. Hepimiz insanız, bazı şeylerden etkileniyoruz. 3 Büyükler'in maçlarında hiçbir MHK üyesi gelip telkinde bulunamaz ama Anadolu'da işler farklı. Oradaki MHK üyeleri kulüplerle içli dışlı olmuştur. Eğer evsahibi takım yenerse, gelip 'Aferin' der şapur şupur öper, yenilirlerse surat ekşitirler" dedi.

'Rüşvet teklif edildi'
İlhan ayrıca kendisine şike teklif edildiğini de doğrulayarak şöyle konuştu: "Bana birkaç kez rüşvet teklif edildi. Birincisinde 'Aklınıza gelen en büyük rakamı yazın' dediler. Birinde de 300-400 bin dolar teklif ettiler. Hepsini geri çevirdim. Çıkıp bu maçları yönettim. Rüşvetle ilgili tüm maçlarımı dört dörtlük yönettim. Bu olayları gerekli yerlere bildirmedim. Şikayet etsen bir dert, etmesen bir dert. Hakem arkadaşlarımız bunları aşabilir aslında. Ama MHK arkasında olursa aşar. Ama MHK da başka dert."

http://haber.gazetevatan.com/0/16117/15/Haber
Spor Toto Süper Lig´in 30. haftasında Sivasspor´un deplasmanda Trabzonspor´a 2-1 mağlup olduğu karşılaşmada tam anlamıyla bir hakem faciası yaşandı. 
Karşılaşmanın hakemi Kuddusi Müftüoğlu‚ maçın başından sonuna kadar bütün takdir haklarını Trabzonspor´dan yana kullanarak eyyamcı bir yönetim sergiledi. 

Aşağıda izleyeceğiniz videoda maçı katleden hakem Kuddusi Müftüoğlu´nun yaptığı hataları göreceksiniz. Yorumu size bırakıyoruz. 

İşte Kuddusi Müftüoğlu´nun Verdiği Hatalı Kararlar: 

http://www.youtube.com/watch?v=3pganFHZpqE&feature=player_embedded  
Bir Maçta iki Tane Aynı Pozisyon iki Tane Farklı Karar ...  Üstteki Pozisyon Devam ve Gol... 
Alttaki Pozisyon Ofsayt ve İlerideki Tek Adam %100 Gol Pozisyonu ! 


Trabzonspor ile devlet arasındaki ilişki hakikaten incelenmeye muhtaç. Geçen sene her Allah'ın günü bir hükümet üyesinin Trabzon şampiyon olsun beyanlarına anlam yüklemeye çalışırken Wikileaks belgelerinde hükümetin Trabzonspor'a örtülü ödenekten para aktardığı iddiasını öğrendik. Dünyada ilk kez bir spor kulübüne hidroelektrik santali işine girmesi için devlet eliyle teşvik verildiğini Bayındırlık Bakanı'nın bizzat enerji işine girin diye Trabzonspor'a tavsiyede bulunduğu günleri de gördük. 
Varını yoğunu Trabzonspor'a gelir yaratmaya adamış bir Hükümetimiz var anladığımız kadarıyla. Bir yeni garabet durumu da bugün öğrendik Bugün Gazetesi'nden Tolga Atar'ın haberine göre:

İstanbul Kartal'da Maliye Bakanlığı'nca Trabzonspor'un kullanımına tahsis edilen gayrimenkulün 16 yıl süreyle intifa hakkını alan Opet Petrolcülük, akaryakıt istasyonunun faaliyeti durdurulunca kulübe ödediği 10 milyon 175 bin doları almak için dava açtı".
Şimdi bu haberi okuduktan sonra bir süre afalladım zira Maliye Bakanlığı'nın tahsis yetkisinin bu kadar geniş olduğunu bilmiyordum. Bu haberin doğru olduğu varsayımıyla yukarıdaki tuhaflığı size açıklamaya çalışayım. Maliye Bakanlığı'nın Hazineye ait taşınmazları tahsis etme yetkisi var. Bununla ilgili 10 Ekim 2006 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan "Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmelik" de bu tahsis yetkisinin nasıl kullanılacağı açıklanmış.Bu yönetmeliğe göre tahsis şöyle açıklanmış
Tahsis: Mülkiyeti kendilerinde kalması koşuluyla kamu idarelerince, kanunlarında belirtilen kamu hizmetlerinin yerine getirilebilmesi amacıyla mülkiyetlerindeki taşınmazların, birbirlerine veya köy tüzel kişiliklerine; Hazineye ait taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin ise, Maliye Bakanlığınca hizmetin devamı süresince kamu idarelerinin veya köy tüzel kişiliklerinin bedelsiz olarak kullanımına bırakılmasını ifade eder.
Bildiğimiz kadarıyla Trabzonspor bir kamu idaresi ya da köy tüzel kişiliği değil, bir spor kulübü, dolayısıyla Maliye Bakanlığı'nın böyle bir tahsisi neye dayanarak yaptığı bir muamma. Yani böyle bir tahsis varsa bu Kanuna uygun bir tahsis değil. Çünkü Yönetmeliğe göre devletin dernek statüsündeki herhangi bir yere tahsis yapma hakkı yok. İkinci acayipliğe gelelim. Diyelim Maliye Bakanlığı kendi çıkardığı yönetmeliği delerek Trabzonspor'a bu gayrimenkulu tahsis etti. Eğer bir spor kulübüne bir yer tahsis edilmişse bu spor kulübünün faaliyet alanıyla ilgili olmalı. Peki Trabzonspor kendisine tahsis edilmiş bir yeri ne yapmış habere göre, bir benzin istasyonuna intifa hakkı kullandırarak para almış. Şimdi yukarıda bahsettiğim yönetmeliğe göre tahsis eğer tahsis edilen idarenin tahsis amacı dışında bir kullanımı söz konusuysa otomatikman biter.  Trabzonspor'un herhalde kulüp tüzüğündeki faaliyet amacı petrol işletmeciliğidir yazmıyor, dolayısıyla açıkca tahsis amacı dışında bir kullanım var. İkinci olarak kendisine bedelsiz olarak tahsis edilen bir yeri üçüncü kişilere devretme durumu gibi bir hakkı da yok ama sağolsun Devletten "yürü ya takımım" direktifini almış Trabzonspor Opet'e burayı bir nevi kiralayıp gelir elde ediyor. Ortada şöyle bir durum var. Devlete ait bir taşınmazı kullanan üçüncü bir şirketten Trabzonspor kira alıyor ve devlet buna göz yumuyor.  Bugün gariban bir adam 10 m2 lik yere bir tezgah kursa haksız kazanç sağladın diye vatanadaşın burnundan getiren devlet alenen kanunlara aykırı şekilde 10 milyon gelir elde eden Trabzonspor'a milyonuncu kez göz yumuyor. Hidroelektrik santalleri, petrol istasyonları, örtülü ödenek paraları derken hakikaten anlıyoruz ki 61. Hükümet gerçekten Trabzon için kurulmuş. http://papazincayiri.blogspot.com/2012/03/devletten-trabzona-tesvik-primi.html
12 Mart 2012 / 07:55
Opet Petrolcülük AŞ, Trabzonspor'a 10 milyon dolarlık dava dava açtı. İşte davanın ayrıntıları...
İstanbul Kartal'da Maliye Bakanlığı'nca Trabzonspor'un kullanımına tahsis edilen gayrimenkulün 16 yıl süreyle intifa hakkını alan Opet Petrolcülük, akaryakıt istasyonunun faaliyeti durdurulunca kulübe ödediği 10 milyon 175 bin doları almak için dava açtı. Opet Petrolcülük AŞ'nin avukatı Osman Hacıbekiroğlu'nun açtığı dava dilekçesinde, Opet Petrolcülük ile Trabzonspor Kulübü Derneği ve Trabzonspor Ticari Ürünler Ticaret AŞ arasında 4 Aralık 2007'de bir protokol yapıldığı belirtildi. Dilekçe'de olayın gelişimi şöyle anlatıldı: "Protokole göre, Trabzon Ticari Ürünler Ticaret AŞ tarafından Kartal Aşağı Köyü Çayırlar Mevkii'ndeki Maliye Hazinesi adına kayıtlı taşınmaz üzerinde akaryakıt istasyonu işletileceği kararlaştırıldı. Maliye Bakanlığı'nca davalı derneğin kullanımına tahsis edilen gayrimenkulde akaryakıt istasyonu işletilebilmesi için Opet lehine 16 yıl süreyle intifa hakkı tesis edildi. Opet, davalılara toplam 10 milyon 175 bin dolar ödedi. Gayrimenkulde 16 yıl süreyle akaryakıt istasyonu işleteceğini düşünen Opet, ayrıca buraya bazı yatırımlarda bulundu. Bu sırada İstanbul 4. ve 5. İdare Mahkemeleri'nde söz konusu taşınmaz için imar ve yapı ruhsatının iptali istemiyle açılan davalardan karar çıktı. Kararlar, Danıştay tarafından onandı. Durum böyle olunca İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından dava konusu akaryakıt istasyonunun çalışma ruhsatı ile iptal edildi." İHTARNAMEYE RAĞMEN ÖDENMEDİ İmzalanan protokolde intifa hakkını akaryakıt istasyonunun işletilebilmesi koşuluna bağlandığını belirten avukat Hacıbekiroğlu, istasyonun faaliyetinin durması nedeniyle davalıların bakiye 10 milyon 175 bin doları iade etmekle yükümlü olduğunu ifade etti. Hacıbekiroğlu, noterden çekilen ihtarnameye rağmen davalıların bu bedeli iade etmediğini de belirtti. BUGÜN
Trabzonspor, maç başına toplam 2 bin 132 koltuk ücretsiz olarak kadın ve çocuklara ayrılmış iken nasıl oluyor da…..
TFF ‘nin bildirisine göre kulüplerin maç başına tribün ve koltuk sayısı Trabzonspor için kapali tribün A,B,E,F bloklarında 2 bin 132 koltuk ile sınırlanmış.
Yine TFF ‘in 7.Mart 2012 tarihli haberine göre ücretsiz olarak tribünlere alınan kadın ve çocuk seyircilerin en çok olduğu maç ise 2 bin 868 taraftar ile Trabzonspor-Galatasaray ve 2 bin 475 ile Trabzonspor-Eskişehirspor karşılaşması olmuş.
Soru - Maç başına toplam 2 bin 132 koltuk ücretsiz olarak kadın ve çocuklara ayrılmış iken nasıl oluyorda TS-GS maçına 2 bin 868 ve TS-Eskişehir Spor maçlarına 2 bin 475 adet ücretsiz bayan ve çocuk geliyor?
Seçenekler:
A) Trabzonspor yönetimi TFF ‘i kandırıp, TFF‘den daha fazla bilet ücreti almaya çalışmış.
B) Trabzonspor sayı saymayı bilmiyor.
C) Trabzonspor kadınların arasına erkekleri de alıyor.
D) Trabzonsporlu bayan taraftarlar maç esnasında doğum yapıyor.
Not; TFF‘e bazı kulüplerin bildirdikleri tribün ve kapasiteleri.
BEŞİKTAŞ A.Ş. 1000-1500 adet YENİ AÇIK
FENERBAHÇE A.Ş. 531 adet FENERİUM ÜST TRİBÜN
GALATASARAY A.Ş. 1940 adet DOĞU TRİBÜNÜ
TRABZONSPOR A.Ş. 2132 adet KAPALI TRİBÜN
(Alıntı)
Trabzonspor'un Ankaragücü ile oynadığı maçın ardından tribünlerin boşaldığı sırada iki taraftar grubu arasında tartışma çıktı, bir taraftar bıçakla yaralandı. Trabzonspor’un Ankaragücü ile oynadığı maçın ardından tribünlerin boşaldığı sırada iki taraftar grubu arasında tartışma çıktı.

Tribünde maç sonrası çıkan kavgada 18 yaşındaki Yalçın Tuncer adındaki taraftar, davul çaldığı gerekçesiyle kimliği belirsiz bir kişi tarafından 3 yerinden bıçaklandı.

Ağır yaralanan Yalçın Tuncer'in Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldüğü bildirildi. Tuncer'in tedavisine hastanede devam edildiği belirtildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.  http://www.haber365.com/Haber/Trabzonda_Futbol_Teroru/
37-''Bir Yaz Aşkı'' Trabzonspor Hisseleri !!!
4 Temmuz günü "savcı 90'dan çakarken" ,5 Temmuz günü "Silahlı Örgüt" ortaya çıkarken bu "sanat eseri" operasyonu kimler biliyordu ?

"Bilen var mıydı?" diye sormayalım. Kimler biliyordu diye soralım . Bilenler neler yapmışlar ortaya çıkarmak zor ancak aklıma yıllar öncesinden bir hikaye geliyor,onu anlatıp süratle konumuza dönelim. ... ... Lise-1'deyim. Fen Hocamız bizim sınıfla birlikte birden çok şubeye derse giriyor... Diğer şubelerden birinde bir sınav yapacak.Sınav test.Onlara gidip şöyle diyor "arkadaşlar,size yaptığımız sınavın aynısını öğle arasından sonra diğer şubeye yapacağım.Sorular da aynı olacak.Soruları öğle arasında onlara verirseniz siz çalışıp yapmış onlar sizdan alıp yapmış olur ve enayi durumuna düşersiniz" Lise-1 diyorum. Herkesin kanı kaynıyor,erkek arkadaşı olan var kız arkadaşı olan var... Öğle tatilinin 3.dakikasında sorular elimizde...Sınıfın kapısını kapıyoruz.En çalışkan 2 arkadaş soruları tahtada çözüyor...Aşağı yukarı tüm soruları ve cevapları biliyoruz.Hatta kolaylık olsun diye cevapları ezberleyenler var...Sınıfça bir karar alınıyor.Herkes işine yarayacak kadar not alsın yani notları 3-4 olan adam gidip abartarak 10 almasın diye...Kabul görüyor...Hoca geliyor sınav yapılıyor...2 gün sonra hoca sınav sonuçlarını açıklıyor...Karar şaşmış ! Sınıfta 6-7 alan bir iki kişi var gerisi 9-10...Hoca cin gibi ,aynı soruları test olarak değil klasik sınav olarak yapınca yaprak dökümü başlıyor ,notlar 2-3 civarı...Yine de kıyak yapıp ikisinin ortalamasını alıyor ve bir hayat dersi veriyor... "1.Hakkınız olmayanı almaya çalıştınız 2.Hırsınıza kurban gittiniz,sınıfın tembelleri 5-6 alsalar lafım olmazdı ama 9-10 alınca olayı çözmek için dahi olmaya gerek yok" ... ... 15 Mayıs günü Trabzonspor sahasında İBB'yi 3-1 yeniyor Şampiyonluk şansı/ümidi son haftaya kalıyor. 16 Mayıs günü Trabzonspor (TSPOR) hisse seneti 17.90 TL- İşlem Hacmi 464.000 Ligin son haftasındayız. 22 Mayıs günü Karabükspor-Trabzonspor 0-4 Bu sonuçla Trabzonspor ligi 2.bitiriyor ŞL'nde ön öleme oynayacak. 23 Mayıs TSPOR 17.65 TL -İşlem Hacmi 1.854.000 ... 9 Haziran TSPOR 13.20 TL -İşlem Hacmi 304.000 Beklenti yok,borsa yükselmiyor düşüş normal. 10 Haziran TSPOR 15.25 TL- İşlem Hacmi 3.719.000 ! Allah allah ne oldu acaba,doğru 2 gün sonra seçimler var ! 13 Haziran TSPOR 15.20 -İşlem Hacmi 4.704.000 14 Haziran TSPOR 15.85 -İşlem hacmi 3.594.000 Bir bilenler mi devrede ? 1 Temmuz TSPOR 17.85 -İşlem hacmi 440.000 "Avni Aker'den petrol fışkırdı" haberi gazetelerde yok.Başka ilginç haber var mı diye bakalım. 1-2 gün önce var aslında:
Özetle  9 Haziran'da 13.20 TL'den, 1 Temmuz'da 17.85'e uzanan "önlenemez" bir yükseliş. Not edelim kar : %35 "Hırs kötü şey" demişti Fen Hocamız ! .. 4 Temmuz TSPOR 16.50 -İşlem Hacmi 1.492.000
5 Temmuz TSPOR 17.20 İşlem hacmi: 4.432.000 Hiseeler gün içinde 14.55'e kadar düşmüş.Ancak TV'lerde Fenerbahçe düşer,diğer takımlar teşebbüsten öteye gitmemiş denmiş olabilir mi ? 7 Temmuz TSPOR 22.75- İşlem Hacmi : 6.703.000 8 Temmuz'da 23.35 TL'ye kadar çıkan senetler 21.00 TL'den kapanıyor. 11 Temmuz TSPOR 17.85 -İşlem hacmi 112.000 Ne oldu acaba ? Nüktedan başkan Sadri Şener gözaltına alınmış yazıyor. 5 Temmuz 14.55 TL'den , 8 Temmuz'a 23.35.TL'ye yolculuk Yine bir not alalım kar %60,5 (plaka hedefine yarım puan kalmış) ... Günler birbirini kovalıyor. Ligler zamanında başlayacak deniyor,sonra erteleniyor... Galiba Fenerbahçe ceza falan almayacak. 9 Ağustos TSPOR 12.20 TL- İşlem hacmi : 683.000 15 Ağustos TSPOR 15.30 -İşlem hacmi 1.095.000 18 Ağustos TSPOR 13.20 -İşlem hacmi :491.000 24 Ağustos TSPOR 13.30 -İşlem hacmi : 209.000 Hisseye ilgi de azalmış gibi ama o da ne ?
resim çok şirin ama değil mi ?
2 Eylül TSPOR 23.50 -İşlem hacmi: 2.538.000 9 Ağustos'ta 12.20 TL'den başlayan bu yolculuk da 2 Eylül'de 23.50 TL'de bir avrupa serüveni ile bitiyor Son bir not alalım .Kar : %93 Üç farklı dönemdeki karı toplasak mı ? Yapmayalım nazar değdirmeyelim... Kimler alıp satmış acaba ? Fen Hocamıza saygılarımla...
38-Trabzonspor'a haciz darbesi!

Milli futbolcunun avukatından zehir zemberek suçlama

SPOR31 Mart 2012, Cumartesi
Sezon başında Trabzonspor'dan Beşiktaş'a transfer olan milli futbolcu Egemen Korkmaz'ın avukatı Ersin Hamarat, müvekkili adına Trabzonspor Futbol İşletmeciliği A.Ş.'den alacakları için başlatılan hukuki işlemler hakkında yazılan haber içeriklerinde yanlış bilgilerin yer aldığını bildirdi.

Avukat Ersin Hamarat yaptığı yazılı açıklamada, müvekkili Egemen Korkmaz'ın Trabzonspor Futbol İşletmeciliği A.Ş. ile imzaladığı profesyonel futbolcu sözleşmesinden kaynaklanan 2010-2011 sezonu alacakları için Trabzon İcra Müdürlüğü nezdinde borçlu Trabzonspor Futbol İşletmeciliği A.Ş.'ye 17.01.2012 tarihinde icra takibi başlatıldığını, bu icra takibinin kesinleştiğini ve hiçbir ödeme yapılmadığını ifade etti.

Bu durum üzerine öncelikle Trabzonspor Futbol İşletmeciliği A.Ş.'nin, Türkiye Futbol Federasyonu'ndaki (TFF) hak edişlerine haciz konulmasının talep edildiğini aktaran Hamarat, şunları kaydetti:

''13.02.2012 tarihli haciz işleminin 22.02.2012 tarihli cevap yazısı ile TFF kayıtlarına işlendiği bilgisi iletilmiştir. Daha sonrasında ise TFF'nin 07.03.2012 ikinci cevap yazısı ile borçlu kulüp ile TFF nezdinde borç-alacak ilişkisinin bulunmadığı, söz konusu dosya borçlusu Trabzonspor Futbol İşletmeciliği A.Ş.'nin TFF nezdinde tahakkuk etmiş hak edişinin olmadığı ve 13.02.2012 tarihli haciz kaydının ayrı bir tüzel kişilik olan Trabzon Sportif Yatırım ve Futbol İşletmeciliği Tic. A.Ş.'nin cari hesabına sehven haciz kaydı işlendiği bildirilmiştir. İsim benzerliğinden kaynaklanan bu hatanın düzeltilmesi adına, dosya borçlusu Trabzonspor Futbol İşletmeciliği A.Ş. ile TFF arasında herhangi bir borç-alacak ilişkisi olmaması ve borçlunun TFF nezdinde herhangi bir alacağının bulunmaması sebebiyle, haciz kararımızın TFF'ce tatbik edilmesinin mümkün olmadığı bilgisi iletilmiş ve TFF tarafından sehven işlenen haciz kaydı işlemden kaldırılmıştır.''

TFF Futbol Kulüpleri Tescil Talimatı hükümleri gereğince devralan şirketin, devredilen şirketin borçlarından 2 yıl süreyle müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun açıkça düzenlendiğini kaydeden Hamarat, ''Olayımızda Trabzonspor Futbol İşletmeciliği A.Ş.'nin borcu kesinleşmiş olup, hiçbir ödeme yapılmamıştır. Bu durumda ilgili hükümlerin göz ardı edilerek, talebimizin reddinin hukuka aykırı olduğu açıktır. Bu işleme karşı başvuru haklarımızı saklı tuttuğumuzu bildiririz'' ifadelerini kullandı.

Hamarat, tüm bunlara ilaveten kesinleşen dosyada haciz işlemlerine devam edildiği, Trabzonspor'un sponsorlarının tamamına, banka hesaplarına ve Trabzonspor Futbol İşletmeciliği A.Ş.'nin, Trabzon Sportif Yatırım ve Futbol İşletmeciliği Tic. A.Ş.'deki hisselerine haciz işleminin tatbik edildiğini kaydederek, şu ifadeleri kullandı:

''Müvekkilim adına başlatılan icra takibi ve haciz işlemleri pek tabii ki sözleşmenin tarafı borçlu Trabzonspor Futbol İşletmeciliği A.Ş. adına başlatılmış ve yürütülmüştür. Müvekkilim Egemen Korkmaz adına, yanlış şirkete (Trabzon Sportif Yatırım ve Futbol İşletmeciliği Tic. A.Ş.) işlem başlatıldığı iddiası tamamen gerçek dışı ve asılsızdır.'
40-Trabzon forumlarında Trabzonspor - G.Saray 2-4 Maçı Hakkındaki Yorumlar (!) !!!


43-1996 yılında Trabzonspor kampında Mesut Yılmaz ''Şampiyonluk bizim olacak,Fenerbahçe bizden korksun''


44-Emenike,Sezer Öztürk ''Transfer Şikesi (!) '' ise Ünal Karaman'ın Mehmet Yıldız'a yaptığının adı nedir ?


45-Vittek ve Sapara transferlerindeki soru işareti.
Ankaragücü'nün yüksek bonservis bedelleri ile transfer ettiği Vittek 600 bin,Sapara 200 bin euro bonservis bedeli (!) ile transfer edildi.

Vittek ve Sapara Trabzonspor'da

02 Eylül 2011
Şampiyonlar Ligi için iddialı bir kadro kuran ve transferde hız kesmeyen Trabzonspor, Ankaragücü’nün Slovak yıldızları Robert Vittek ve Marek Sapara'yı kadrosuna kattı. Bu transferle yabancı oyuncu sayısı 12’ye çıkan Trabzonspor’la A.Gücü arasında yapılan anlaşma gereği Sapara için 200, Vittek için ise 600 bin Euro bonservis bedeli ödeyecek.
İMZALAR ATILDI BORSAYA BİLDİRİLDİ
Trabzonspor Sportif Yatırım ve Futbol İşletmeciliği Ticaret A.Ş.'den İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'na yapılan ve Kamuoyu Aydınlatma Platformu'nda da yer alan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Robert Vittek ve ve Marek Sapara'nın kulübümüze transferi konusunda futbolcuların kulübü MKE Ankaragücü ile anlaşmaya varılmıştır. Anlaşmaya göre MKE Ankaragücü Spor Kulübü'ne Marek Sapara'nın sözleşme fesih bedeli olarak 200 bin Euro, Robert Vittek'in sözleşme fesih bedeli olarak 600 bin Euro ödenecektir. 
Futbolcu Robert Vittek'e, 2011-12 futbol sezonu için 1 milyon 100 bin Euro garanti ücret ve 4 bin 166 Euro maç başı ücreti, 2012-13 futbol sezonu için 1 milyon 100 bin Euro garanti ücret ve 4 bin 166 Euro maç başı ücreti ödenecektir. Futbolcu Marek Sapara'ya, 2011-12 futbol sezonu için 800 bin Euro garanti ücret ve 5 bin 208 Euro maç başı ücreti, 2012-13 futbol sezonu için 800 bin Euro garanti ücret ve 5 bin 208 Euro maç başı ücreti, 2013-14 futbol sezonu için 800 bin Euro garanti ücret ve 5 bin 208 Euro maç başı ücreti ödenecektir."
* Peki Ankaragücü Vittek ve Sapara'yı alırken ne kadar bonservis ödemişti ?
Ankaragücü Robert Vittek'in Bonservisini 2.3m.euro'ya aldı.
ERCAN ATA / ANKARA DHA 17:38 | 15 Haziran 2010
Ankaragücü Yönetimi'nin uzun süredir Fransa'nın Lille OSC Kulübü ile yaptığı görüşmelerde sona gelindi ve Robert Vittek konusunda anlaşma sağlandı.
Robert Vittek ile anlaşıldığı ve kulübüne 2.3 milyon euro ödeneceği Ankaragücü yönetimi tarafından belirtildi. Daha önce 6 ay+1 yıllığına kiralanan Slovak oyuncu Vittek, artık bonservisi ile Ankaragücü'nün malı oldu.
* Ankaragücü Marek Sapara'nın bonservisini açıklamadı imza töreninde ama şu haberde görüldüğü gibi oyuncunun değeri ise 2 milyon 670 bin euro.

Ankaragücü'nde 100. yıl zenginliği

05.02.2010
Başkent ekibinde giden ve gelenlerin toplam değeri, 19 milyon Euro’ya ulaştı. Transferde en pahalı isim 2.7 milyon Euro ile Marek Sapara olurken, Kaan Söylemezgiller, 50 bin Euro ile en ucuz oyuncu olarak kayda geçti.

SÜPER Lig’deki Başkent temsilcilerinden Ankaragücü’nde Ahmet Gökçek yönetiminin koyduğu “100. yılda şampiyonluk” hedefine ulaşmak amacıyla başlatılan yeni yapılanmanın bedeli, yaklaşık 19 milyon Euro’yu buldu. Cengiz Topel Yıldırım’dan sonra Ankaragücü başkanlığına seçilen Ahmet Gökçek’in 100. yıl değişimi kapsamında yollarını ayırdığı futbolcular ile yeni transfer edilen futbolcuların toplam değeri, Almanya’nın “www.transfermarkt.de” isimli internet sitesine göre, toplam 18 milyon 793 bin Euro’ya ulaştı.
Yeni yapılanma
Son yıllarda borçlar nedeniyle büyük sıkıntılar yaşıyan sarı lacivertli kulüp, Gökçek’in başkanlığa seçilmesinin ardından 100. yıl için yeniden yapılanma sürecine girdi. Ankaraspor’dan birçok futbolcuyu kiralık olarak kadrosuna katan daha sonra da teknik direktörlük görevi için Roger Lemerre ve yardımcısı Ümit Özat ile anlaşan Gökçek yönetimi, ara transfer döneminde 8 futbolcuyu kadroya kattı. Gökçek yönetimi, teknik direktör Lemerre ve yardımcısı Ümit Özat’ın kulübe kazandırılması için verilen ücretin haricinde, yeni 8 transfer için 8 milyon 200 bin Euro bonservis bedeli ödedi. Yine Alman internet sitesindeki bilgilere göre, sarı lacivertlilerin yollarını ayırdığı futbolculardan bonservis değeri en yüksek olan isim, 1 milyon 335 bin Euro ile Luiz Henrique de Souza Santos oldu. Abdülaziz Solmaz ve Diego Padilha ise 44 bin 500 Euro’yla gönderilen futbolcular arasında bonservis bedelleri en az olan isimler olarak dikkati  çekti.
 8 oyuncu alındı
Ankaragücü Yönetimi’nin “100. yılda başarı ve yeni yapılanma” için kadroya kattığı futbolcuların bonservis bedelleri ise kelimenin tam anlamıyla el yakıyor. Yönetim, göreve geldiği günden bu yana 8’i yabancı 19 futbolcuyla yollarını ayırırken, 5’i yabancı, toplam 8 futbolcuyla sözleşme imzaladı.
En pahalısı Sapara Başkent ekibi yönetimi, Real Madrid ve Chalsea gibi dünyaca ünlü takımlarda forma giyen Kamurunlu orta saha oyuncusu Geremi’yi renklerine bağlayarak, transfer döneminin “flaş” takımları arasında yer aldı. Ankaragücü’nün yeni yabancılarından Marek Sapara Rosenborg’tan, Jerome Rothen PSG’den, Jan Rajnoch ise Mlada Boleslav takımından transfer edildi. “www.transfermarkt.de” sitesinde yer alan rakamlara göre, transfer edilen futbolculardan en pahalı isim, 2 milyon 670 bin Euroyla Marek Sapara oldu. Kağan Söylemezgiller ise 50 bin Euro bonservis ücretiyle sarı-lacivetli takıma yeni katılan oyuncular arasında bonservis ücreti en ucuz futbolcu olarak dikkati çekti.
Eski kaptan 150 bin Euro
Ankaragücü’nün bir dönem kaptanlığını da yapan ve transferin son günü Denizlispor’a gönderilen Ceyhun Eriş için Başkent temsilcisi Ege kulübünden sadece 150.000 bin Euro bedel aldı. Başkent ekibinde daha önce 2003-04 ve 2006-07 sezonlarında forma giyen Eriş, sarı lacivertli takım adına çıktığı 45 karşılaşmada 9 gol kaydetmişti. Ceyhun Eriş, Başkent ekibinde geçtiğimiz sezon sergilediği etkili performanla A Milli Takım formasını da giymeyi başarmıştı.
Ankaragücü’nde Gökçek döneminde gönderilen ve transfer edilen futbolcuların değerleri şöyle:
Gelen futbolcular: Geremi: 2.225.000 Euro, Jerome Rothen: 1.602.000 Euro, Marek Sapara: 2.670.000 Euro, Jan Rajnoch: 1.000.000 Euro, Robert Vittek: 2.300 bin Euro, Umut Sözen: 100.000 Euro, Kağan Söylemezgiller: 50.000 Euro, Uğur Demirkol: 250.000 Euro http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=13692521
* Görüldüğü gibi Trabzonspor Ankaragücü'ne yaklaşık 2 milyon 700 bin euro'ya gelen Marek Sapara'yı 200 bin euro,2 milyon 300 bin euro bonservis bedeli ile gelen Vittek'i ise 600 bin euro bonservis bedeli ödeyerek transfer etmiştir.Diyeceklerdir ki Ankaragücü'nün durumu gereği böyle gösterildi.Bilemem.Öyle olsa bile usülsüz transfer gerçekleştirildiğinin resmidir.

46.Der Spiegel'den Trabzonspor için Şok İddia !!!!
30.11.2012 - 14:51

ALMANYA’NIN DÜNYACA ÜNLÜ SAYGIN HABER DERGISI DER SPIEGEL'DEN TRABZONSPOR IÇIN ŞOK IDDIA.MUSA UÇAN'IN ÖZEL HABERI


Trabzonzede Olmak / Trabzonleaks!
Almanya’nın dünyaca ünlü saygın haber dergisi Der Spiegel, Wikileaks üzerinden Türkiye’yi tanıtıyor. Julien Assange isimli şahısın “Dünya gerçekleri öğrenmeli” diyerek bir grup hacker ile başladığı “Wikileaks” macerasında, büyükelçilik ve askeri ateşeliklerden kendi ülke başkentlerine gönderdiği kriptolu / şifreli mesajları deşifre ederek bir çok ülkeyi karıştırdı. Kuzey Afrika ve Orta Doğu’da haritaları dahi değiştirecek kadar büyük olayların fitilini yakan Wikileaks sızıntılarının Türkiye ayağında, çok enteresandır ki bir de spor kulübünün adı geçiyor.
Wikileaks belgeleri, deşifre olan kriptolardan birinde şu ifadeleri kullanıyor ;
“- Erdoğan’ın tabana mesaj vermede haraket etmeyi çok iyi bilir. Bir büyükelçilik görevlisi, buna örnek olarak Bakan Faruk Nafiz Özak ile ilgili bir olayı anlatıyor. Bu belgeye göre Başbakan Erdoğan, 2004 yılı belediye seçimlerinde Trabzon Belediyesi'ni kaptırınca, Özak’ı hemen Trabzonspor'un başına getirdi. Erdoğan daha sonra “gizli devlet kasasından” bir kaç milyon doları, yeni oyuncu alımı için Özak’a aktardı. Bu yolda elde edilen başarıyla Özak, belediye seçimleri için avantaj sağlamaya çalıştı.”
Bahsedilen sezonda Fenerbahçe 80 puanla şampiyon olurken, Trabzonspor 77, Galatasaray 76 ve Beşiktaş 69 puanla ligi tamamlarken, Trabzonspor Şampiyonlar Ligi ön elemesinde elenerek devler ligine veda etmişti.
Wikileaks belgeleri eğer doğru ise hükümetin canı çok sıkılacak ama sağlıklı bir yargı sistemi devreye girerse, Trabzonspor çok daha büyük bir vebalin ve ekonomik sıkıntının altına girecek. Şayet, Trabzonspor hesabını veremeyeceği, kaynağını gösteremeyeceği bir para ile transfer gerçekleştirdi ise FIFA ve UEFA yönetmeliklerine göre cezalandırılacağı gibi, TFF nezdinde de geriye dönük olarak cezai işlem görecektir.
Dahası, söz konusu sezonda Beşiktaş fazladan bir UEFA ön eleme maçı oynarken, hesabını veremeyeceği paralarla transfer yaptığı iddia edilen Trabzonspor, Galatasaray’dan bir puan fazla alarak Şampiyonlar Ligi’ne gitmiştir.
Yani, Wikileaks belgelerine göre Trabzon şehrinde, Trabzonspor’u çok seven Trabzonlu vatandaşlardan AKP’ye daha fazla oy çıkması için, gizli devlet ödeneğinden kulübe aktarılan birkaç milyon dolar ile Galatasaray ve Beşiktaş mağdur olmuş, Trabzonspor ise hiç hak etmediği bir şampiyonluk mücadelesi sonrası Şampiyonlar Ligi’nde ön eleme oynama hakkına sahip olmuştur.
Fenerbahçe taraftarları, Aziz Yıldırım’a tamamıyla karşı olanlar dahil (benim gibi), şike sürecinde en ufak bir şüphe duymadan kulübünü ve başkanını savunduğu gibi, şike davasının Aziz Yıldırım’ın siyasi ve ticari ilişkileri ile alakalı olduğuna inandı ve bunu tek vücut halinde savundu. Fenerbahçe Spor Kulübü gibi, milyonlarca fanatizm boyutunda takipçisi olan, başkanı TV’de bir programa katıldığında Türkiye’de reytingleri alt üst eden, kazandığında da kaybettiğinde de rakiplerinin konuştuğu, Türkiye Cumhuriyetinin en büyük dinamiklerinden biri olan koca çınarı “Bir takım cemaatlerin vitrin, para aklama, toplum şekillendirme, reklam” amacı olarak kullanmasına karşı durdu.
Leke sürülmeye çalışılan bir şampiyonluk, ağlayarak ve ağlatarak mecburen gittiğini haykırarak elden kaçan futbolcular, seyircisiz maçlar, transfer döneminde çekilen ekonomik sıkıntılar, elden alınan bir şampiyonlar ligi hakkı ve milyonlarca insanı toplum içinde sadece Fenerbahçe taraftarı olduğu için küçük düşüren bir karalama kampanyası sonucu kendi taraftarından yumurta yiyen, darp edilip saldırılan, yakınlarına “Bir daha Avni Aker’de maç izlemek istemiyorum” diyen, Facebook’ta İnci Sözlükçülerin bir numaralı “makara” malzemesi olmuş bir Sadri Şener kaldı 3 Temmuz sürecinden geriye.
Bunun yanında da Trabzonspor’u siyasi menfaatleri için kullanmış bir Faruk Özak, Trabzonspor halkının temiz duygularını ve takımlarını olan sevdasını kullanan bir Trabzonspor yönetimi, devletin ve dolaysı ile milletin parası ile yapılan transferler, haksız rekabet, Şampiyonlar Ligi hakkını, kendi öz kaynakları ile yaptığı transferlerle kurduğu bir kadro ile kovalayıp bir puanla kaybeden mağdur Galatasaray ve haksız rekabetin gölge düşürdüğü bir lig var ortada.
Tabii, eğer deşifre olan kriptolu mesajlarda yazanlar doğru ise, 2004’de kıl payı ile kaybedilen seçim sonrası 2008’de %6,8 fark ile kazanılan Trabzon belediyesini, seçim kaybedildikten sonra Trabzonspor’un başına “getirildiği” iddia edilen Faruk Özak’ı, kendi başkanlığı döneminde devlet kasasından aktarıldığı öne sürülen milyon dolarların o seçimler esnasında propaganda ve kampanya amaçlı kullanılmış olma ihtimalini ve kaybeden diğer siyasi parti ve o partiye oy verenlerin mağduriyetinin “futbol” ile alakası olmadığı için saymıyoruz bile!
Korkunç bir haksızlığa, medyanın yönlendirdiği Fenerbahçe düşmanlığına, “şike” gibi ağır bir suçlamaya ve haksız yargıya maruz kalmış bir Fenerbahçe taraftarı olarak en büyük temennim Trabzonspor taraftarının da mağdur olmaması şayet milliyetçiliği ve dürüstlüğü ile tanınan Trabzon şehrinin insanı bu tip işlerin kendi kulüplerinde dönmüş olmasını hiç hoş karşılamayacaktır.
Trabzonspor’u başkalaştıran, yabancılaştıran, olmayacak işlere amin diyerek antipati toplayan, en sonunda da başarısızlığını gizleyecek bahane bulamayıp duvara toslayan Sadri Şener yönetimi derhal istifa etmeli.
Trabzonspor, hakkında Wikileaks belgelerinde geçen bu ağır ithamları da, bizzat kendi disiplin, etik ve mali kurulundan yetkilendirilecek bir komisyon ile devletten, TFF’den, FIFA ve UEFA’dan evvel kendi araştırmalı, kulübe böyle bir leke süren şahısları ihraç edip şahısların yaptığı hatayı bizzat ifşa ederek temiz ve dürüst bir KULÜP olduğunu kanıtlamalıdır. Aksi halde er ya da geç bu işler yüzünden altından kalkamayacağı darbeler yiyecek hatta belki de koskoca kulüp tarihe karışacaktır. 

Önemli Not: Julien Assange, George Soros denen küresel kan emici çete liderinin has adamıdır. Assange’ın avukatı dahil Soros çalışanıdır ve Soros’un, Wikileaks denen oluşuma fon sağladığı ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda devletler ile ilgili dahi gizli bilgileri deşifre eden Wikileaks, sadece Soros ve Soros Ailesinin dostları hakkında hiç haber sızdırmamıştır. Fakat şu bir gerçektir ki, Wikileaks’te çıkan sızıntılar gerçektir ve Soros gibi küresel çete liderlerinin menfaati doğrultusunda günü geldiğinde deşifre edilen bilgilerden ibarettir.
Spor Türkiye Özel Haber/Musa Uçan

NOT : 
  ''Türk Futbolunu Pisliklerden temizleyeceğiz diye 
ortalığa çıkan Yeni Başkanları 'Mr.Cleanman' İbrahim Hacıosmanoğlu ''EĞER TÜRK FUTBOLUNU TEMİZLEMEK İSTİYORSA ÖNCE KENDİ KAPISININ ÖNÜNÜ SÜPÜREREK YANİ BU VERDİKLERİMİZİN HESABINI VEREREK BU İŞE SOYUNACAK '' !!!!!!!


MESELA BURADAN YANİ SON MİTİNGLERİNE KATILDIĞI AKP MİLLETVEKİLİNE CEVAP VEREREK BAŞLAYABİLİR !!!!!!!!!!




Etiketler