Mehmet Topuz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mehmet Topuz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Eylül 2009 Salı

Gizli kaptan Mehmet Topuz...


Bursa maçındaki hakem katliamı yeteri kadar anlatıldı.
Ben bir de farklı bir gözlemimi iletmek istiyorum.

Aşağıdaki fotoğraflar Bursaspor maçından.
Mehmet Topuz´a dikkat edin.
Bütün sarı kart pozisyonlarında var.
Alex´le birlikte takımı hakeme "yedirmemiş"ler.

Bu yıl "gizli kaptan" diyebileceğimiz lider özellikli çok oyuncumuz var.
Roberto Carlos‚ Emre‚ Semih‚ Volkan. Alex´in yokluğunda kaptan olarak
sahay çıktıkları da oluyor.
Bu isimlere bir de Mehmet Topuz´u eklemek lazım.
Rizespor hazırlık maçında kaptan olmasının yalnızca QTM´e kapak takmak için
olmadığı da böylece ortaya çıkmış oldu...

Bu listeye en kısa sürede Özer de eklenecektir emin olun.

Buyurun fotoğraflar:























Ve tabii Alex´le "çocuklar gibi şen" el ele tutuşarak yaşadıkları
şu gol sevinçleri:





Ne dersiniz‚ bir iki maç sonra‚ Erman Toroğlu´ndan bu sefer de
"Mehmet Topuz´dan hakeme saldırı" yorumu dinleyeceğiz galiba.

Not: Dün nedense blogspot'a bir türlü giremedim. Biraz geciken bir not oldu...

15 Ağustos 2009 Cumartesi

Hazırlık Maçı : Mehmet Topuz Sahneye Çıktı.1-2 !!!



HAKEMLER: Abdullah Kalafat, Fethi Kayış, Osman Tüfekçi
ÇAYKUR RİZESPOR: Yavuz (6) - Hasan (6), (Dk.86 Bahadır), Mehmet (5)(Dk.75 Hakan 4), Mustafa (5)(Dk.86 Mesut Yılmaz), Murat (5)(Dk.86 Eyüp Kadri)- Engin (5)(Dk.86 Semih), Kenan (6)(Dk.86 Adem),8 Diakhate (6), Çağrı (6)(Dk.65 Mesut Özkalkan 4)-Mithat (6)(Dk.71 Umut 4), Riberio (7)
FENERBAHÇE: Mert (6) Ali Bilgin (6)(Dk.84 Serhat), Bilica (6)(Dk.84 Devrimcan), Bekir (6), Vederson (7)(Dk.84 Furkan)- Selçuk (7), Cristian (6) (Dk.76 Özer Hurmacı 6),Deniz Barış (6), Mehmet Topuz (7)- Uğur Boral (6)(Dk.84 Abdülkadir), Deivid (7)(Dk.84 Onur)
GOLLER: Riberio (Dk.20), Deivid (Dk.30, Mehmet Topuz (Dk.64)
SARI KART: Bekir (Çaykur Rizespor)

Hafta ortasında bu kadar yoğun tempoda nereden çıktı bu maç demiştim ama
iyi oldu.Neden mi ?
Yönetim ve Futbolcu kadrosu olarak ''Tam kadro'' giderek ''Türkiye'de En fazla
FB Taraftarı''nın olduğu az sayıdaki kentlerden Rize'ye güzel bir jest yapılmış
oldu ve FB'nin büyüklüğü bir kere daha ''Dost'a Düşman'a '' gösterildi.
Yeni Stad ''Rizespor'a ve Türk Futboluna'' Hayırlı Olsun.
Kısa kısa ;
Mehmet Topuz iyi oyununu nefis bir golle süsledi ve son günlerdeki
negatif havayı tam tersine çevirdi ve büyük moralde kazandı.
Çok iyi oldu.Çok sevindim.
Özer'in son 15 dk.süre alması ve klasını göstermesine de çok sevindim.
2 Kaliteli oyuncu daha geliyor demektir bu.
Ali Bilgin bir kere daha ''Ben bu takıma 1o gömlek hafif geliyorum '' dedi.
Deniz sağ bekte çok iyi oynadı.
Uğur Boral'da Ali Bilgin gibi aynı yolda gidiyor. - 1.goldeki güzel ortasına rağmen -

13 Ağustos 2009 Perşembe

Anadolu'da herkes iki takım tutar. Biri kesin Fenerbahçe'dir...

Bugün çok keyifliyim...

Rizespor'u 2-1 yendiğimiz için değil.
Mehmet Topuz'un çok iyi futbolunu 90 dakika boynca sahada gördüğüm için de değil.
Özer'i çubukluyla sahada görebildiğim için de değil.
Onur'u, Furkan', Mert'i, Abdülkadir'i sahada gördüğüm için,
yani Fenerbahçe'nin 10 yıllık geleceğiyle tanıştığım için de değil.

Emre'yi, Alex'i, Roberto Carlos'u, Semih'i sahada görmediğim için.

Evet, yanlış anlamadınız.
Bakın şu fotoğrafa:



Bu fotoğraf neyi anlatıyor?
Fenerbahçe'nin büyüklüğünü...

Rize'deki stadın açılışına Fenerbahçe davet edilmiş,
bu dört oyuncumuz sakatlıkları olduğu için kadroda yer alamamış.
Fakat, takımla birlikte Rize'ye gelmişler.
Ama gelip de tribüne oturmamışlar.
Yedek kulübesinin yanına oturmuşlar.

Bu tablo takım ruhu vs. için hoşuma gitmedi.
Bu başka bir ruh...
Bu Fenerbahçe ruhu...
Başka takımda olmaz.
Çünkü Fenerbahçe Türkiye'nin en büyük sivil toplum kuruluşudur.
O 4 sakat oyuncumuz, Türkiye'de Fenerahçe düşmanı olmayan herkesin
büyük futbolculuğunu kabullendiği 4 oyuncumuz...
Onlar o stada o gitmese lur muydu?
Olmazdı.
Açılışın anlamı kalır mıydı?
Kalmazdı.

Bakın, gayet ciddi bir şekilde takım elbise de giymişler,
saha kenarında yerlerini almışlar.
Bu Rize'ye saygıdır. Rizeliye saygıdır.

Biz bazen İstanbul'da 8JK ve 6S ile çekişmekten
Rizeliyi, Kayseriliyi, Konyalıyı, Sakaryalıyı unutuyoruz.
Ama hepimizin kökleri Anadolu'da değil mi?
En lüks uydu kentte oturanımızın bile anası babası
olmadı ninesi dedesi köyden göçme değil mi?

Bakın, Fenerbahçe unutmuyor o köklerini...
Anadolu'da herkesin düşlerini süsleyen o 4 oyuncu
Rize'ye Rizeliye, Anadolu'ya saygısını gösteriyor.

Bu bambaşka bir duygu.
Teşekkürler Fenerbahçe, teşekkürler yönetim...

Bu yüzden stad açılışlarına hep Fenerbahçe'yi çağırırlar.
Ve bu yüzden Fenerbahçe hep gider o açılışlara...

Ve işte bu yüzden Anadolu'da herkes iki takım tutar.
Diğeri memleketine göre değişir ama biri kesin Fenerbahçe'dir...

Çünkü Fenerbahçe Türkiye'dir...
Çünkü Fenerbahçe halktır...

Yeri gelmişken küçük bir hatırlatma:
Pahalı bilet Fenerbahçe'yi halktan uzaklaştırır...
İster istemez...

10 Temmuz 2009 Cuma

Fenerbahçe'nin Yeni Transferleri İncelemesi

Hürriyet Gazetesi Korkut Göze Yeni Transferleri inceliyor.
Mehmet Topuz ,Fabio Bilica ve Özer Hurmacı incelemeleri de ilgi çekici.

MEHMET TOPUZ



Vahşi ve Utangaç

Sahada kazanmak için her yolu dener. Boğuşur ve savaşır. Hırsını sahanın her noktasına taşır. Özel yaşamında suratına bakınca kızarır. Kameralar onun için bir azap. Genelde söyleşilerden de kaçar.

EN çarpıcı özelliği farkedilir fiziğidir. Kafasına döktüğü avuç dolusu jöle ve ensesinde topladığı uzun parlak saçları ile yarattığı tip onu başkalarından hemen ayırır.

İlk bakışta uçarı ve bitirim bir görüntünün yaratıcısıdır. Birkaç kelime konuşunca, para ve şöhretle süslü bu görüntünün arkasında bambaşka bir karekterin belirtileri hemen sırıtır. Uysal, saygılı ve utangaç...

Doğan Haber Ajansı Kayseri muhabiri sevgili Oktay Ensari’nin anlatımına göre, tam bir Anadolu adamı! /_np/8794/8318794.jpg

Kayseri’deki yılları dar bir çevrenin mütevazı sınırları içinde geçti. Alpaslan mahallesindeki, Divan Pastanesi boş saatlerindeki değişmeyen mekanıydı.

Bir-iki bardak çay, kuru bir pasta ile çevresinde hayranları ve yanından hiç ayrılmayan eniştesi... Gün böyle geçerdi. Suratına bakan herkese selam verir. Oturuyorsa, tanıyıp da yanına yaklaşanı ayakta karşılar.

Öyle kasılma filan gibi şeyler yok.

Ancak, iş konuşmaya gelince hemen kabuğuna çekilir, gerçek kimliğine bürünür. Asosyal yönü burada hemen belirir.

O an kaçmak, dünyasına sığınmak ister. Kameralardan da sıkılır. Maç sonrası röportajları var ya, Mehmet için cehennem azabıdır. Bu huyu hiç değişmedi.

Fenerbahçe’ye böyle bir Anadolu adamı geldi. İstanbul’da değişir mi, bilemiyorum!

Unutmadan söyleyeyim, Topuz henüz 26 yaşında ve bekar.

***

YALAN haberden fazlası ile etkilenir. Her sezon sonu derleme haberlerle onu 3 Büyükler’den birine gönderenlere illet olur. Hele, “Topuz imzayı attı” şeklindeki haberler dünyasını alt üst eder. Bunu yazanlarla selamı sabahı keser.

Duygularının coştu var. Buraya Cumhurbaşkanlarının, Başbakanların fotoğrafları asılır. Bir gün orada resmimi görünce şaşırdım. İyice yaklaştım. Bu, ben miyim diye uzun süre baktım. O günü ve mutluluğumu hiç unutamam.

Bu sakin ve uysal adamı çıldırtan bir olayın arkasındaki sır perdesi hala kalkmamıştır. Bir özel turnuvada oynanan Çaykur Rizespor-Kayserispor maçında ufak bir itişme olur. Ve ortalık birbirine girer. Gerisini Topuz’un ağzından dinleyelim...

İki oyuncu itişmeye başladı. Ben kenardaydım, bunu görünce oraya ayırmaya koştum. İş tatlıya bağlandı. Bu sırada Emre Toraman gelip bana vurdu. Ne olduğunu anlayamadım. Ancak, fena bozuldum. Hiç unutmadım bunu. Hala, neden vurduğunu merak ederim.

Görenler anlattı, bu yumruğa fena bozulmuş Mehmet Topuz. 4 kişi zor zaptetmiş. Bu sakin adamı kenara alana kadar akla karayı seçmişler... Bir de yanlış anlaşılan ufak bir tartışmaya açıklık getirdi Topuz...

Fatih Ceylan, Kayseri’de oynarken Gaziantepspor maçının son dakikalarında aramızda ufak bir tartışma geçti. Ve yanlış yorumlandı. Fatih’e bir pas verdim. O da bana kaleye vurmam gerektiğini söyledi. Biraz da kızdı. Bazı kişiler bunu büyüttü. Oysa, her ikimiz de o anda takımımızın çıkarını düşünüyorduk. Bunun tartışmasını yaptık. Bu diyalog kavga gibi algılandı. Ve benim şımarıklığıma verildi.

Çok üzüldüm.

İşte, meslek yaşamında Topuz’u bir çıldırtan bir de üzen iki olay. Başka bir vukuatı yok.

***

GEÇEN sezon toplam 28 maç oynadı. 23 kez pozisyona girdi, 9 gol attı. 3 asisti var. 98 şut attı, 35’i kaleyi buldu.

Şut, Mehmet Topuz’un en önemli silahı. Kaleyi gördüğü an hiç çekinmeden vuruyor. Yer ve mesafe ayırt etmeden...

Her idman sonrası yaklaşık 25-30 dakika şut idmanı yapar Topuz. Duran ve hareketli toplarla tek başına çalışır. Bu arada frikik denemeleri de idmanın ayrı bir bölümüdür.

Kayserispor’da hemen hemen her bölgede oynamıştır. Espri ile karışık der ki...

Sadece kalecilik yapmadım. Ona da fırsat olmadı!

Bir kez de stoper oynamıştır. Yine kendi söylemi ile bayağı başarı da sağlamıştır. Zaten Kayserispor’da oynadığı ilk mevki de sağbektir.

Bir farklılığı da hocasının verdiği her görevi yürekten kabullenmesidir. Önce oynar, sonra tartışır.

Yani, kötü oynadıysa, gider hocasına söyler...

Ben bu bölgenin adamı değilim!

***

Geçen sezonu 4 sarı kart ile tamamladı. Hiç kızarmadı... 46 top çaldı, 23 kez pozisyona girdi ve 9 gol attı. 3 de asisti var.

Topuz’u izlerken, ondaki farklı özellikleri net çizgilerle görmek mümkün...

Uzun fuleli deparları, savaşçı kimliği, taş gibi şutları, frikik atışlarındaki becerisi, sahanın her bölgesini aynı başarı ile kullanması ve hiç düşmeyen temposu...

Topuz’u farklı kılan bu özellikler 3 Büyükler’in her sezon iştahını kabarttı ve onu transfer borsasının gözdesi yaptı.

Her sezon lig biterken sevgili Oktay Ensari’ye şaka ile karışık hep sorarım.

Bu sezon Topuz’u kime pazarlayacaksınız?

Yine sezon sonrası aynı soruyu yönelttim Ensari’ye... Kısa ve kesin bir yanıt verdi.

Topuz, bu kez yuvadan uçuyor. Ama kime verecekler yemin billah ben de bilmiyorum.

Güldüm ve ben de kısa kestim...

Kayserili işini bilir. Kim fazla verirse ona gönderirsiniz!

**********************

FABİO BİLİCA



Popescu'dan Sonra En İyisi



Fenerbahçe’nin stoperi hayatında bir kez kaleye geçti. Venezia forması giyerken, meşhur Shevchenko’nun penaltısını kurtardı. Ve bir iddia: Bilica, kaliteli ve çok iyi bir futbolcu olmasına karşın uzun süre ondan yararlanamazsınız. Çünkü, istikrarlı değil.

YEDİ çocuklu bir aile babası. Üç kez evlendi. Sivasspor’da oynadığı tek sezonu üçüncü eşinden dünyaya gelen çocuğu ile geçirdi.

Sivas halkı ile sıkı bir dostluk kurdu Bilica. F.Bahçe’ye transferini öğrendikten sonra söylediği duygu dolu sözler, bu sevginin samimi bir itirafıydı... /_np/9592/8339592.jpg

Kulübüm istemeseydi, buralardan gitmezdim. Yine de Sivasspor’un bu transferden para kazanması beni mutlu etti!

Bilica boş zamanlarını Sivas sokaklarını arşınlamakla geçirdi. En ücra köşelerine daldı, her caddeyi dolaştı. Bazen bir kafede veya bir restorantta mola verdi Sivas turlarına... Günleri hep böyle geçti.

Evde müzik dinlemeye bayılır. Üstelik bütün mahalleye de dinletir. Setin sesini sonuna kadar açar ve başlar dan setmeye. Hele, kasette bir Latin müziği çalıyorsa...

Bıkmadan-usanmadan aksiyon filmleri izler Bilica. Ve beğendiğini de birkaç kez seyreder. Değişmeyen bir hobisi vardır. Hep İtalyan marka giyinir. Yedek kaleci Akın Vardar, Sivasspor’daki can dostuydu. İbrahim Dağaşan ve Sergio ile iyi bir diyalog kurmuştu.

Zaman zaman F.Bahçeli Alex ve ünlü Ronaldinho ile telefon görüşmeleri yapardı. Sivas’ta geçirdiği tek sezonda bu eski dostlarla ilişkiyi hiç kesmedi. Nereden kaynaklanıyordu bu dostluk?

Bilica, 1998-2000 yılları arasında 16 kez Brezilya U-20 Milli Takım formasını giydi. 2000 Sydney Olimpiyat Oyunları’nda da Ronaldinho, Alex ve Lucio gibi ünlülerle Brezilya Olimpiyat Takımı’nda yer aldı. Sonra her biri ayrı ülkeye gitti. Ancak, dostluklar süregeldi...

BİLİCA, tam 6 yıl İtalya’da oynadı.

Her futbolcunun başaracağı bir iş değil.

Forma giydiği İtalyan takımları sırası ile...

Venezia, Brescia, Palermo ve Ancona.

Ayrıca Avrupa’da, Almanya’nın FC Köln, Fransa’nın FC Istres ve Romanya’nın Cluj takımlarında da yer aldı.

Sivasspor’da geçen sezon müthiş bir grafik çizdi Bilica!

34 maçın tümünde oynadı. Rakipten 92 top çaldı, 15’ini kaptırdı. Attığı isabetli pas sayısı 855. 30 faul yaptı, 78 kez faule maruz kaldı.

Gördüğü sarı kart 6. Tek kırmızı kartı var!

Tam adı: Fabio Alves da Silva Bilica.

Yaşı: 30. Boyu: 1.87. Doğum yeri: Campina Grande (Brezilya)

BILICA’nın meslek yaşamı anılarla dolu.

Ünlü Shevchenko’nun attığı penaltıyı kurtarması anılarının baş köşesini süslüyor.

Venezia’da oynarken, kaleye geçmek zorunda kalır Bilica.

Teknik direktörün bir işareti ile kaleye yönelir. Gerisini Bilica’dan dinleyelim...

Önce irkildim. Ancak, kazağı üzerime geçirdiğim an tüm korkularım bitti. Ve özgüven kazandım.

Bu arada bir başka şanssızlık gelip Bilica’yı yakalar. Milan bir penaltı atışı kazanır. Atışı kullanacak isim de ünlü Shevchenko...

Yine Bilica’ya dönelim ve hikayenin gerisine kulak verelim...

Dikkatle Ukraynalı futbolcuyu izlemeye başladım.

Topa doğru koşarken atacağı köşeyi kestirdim. Ve o yöne doğru uzandım.

Topun elime değdiği an penaltıyı kurtardığımı anladım. Büyük bir mutluluk duydum.

SİVASSPOR’da hep yıldız futbolcu muamelesi gördü. Her futbolcu onu farklı bir yere koydu. Ve yine hiçbiri Bilica’nın değerini inkar etmek gibi bir komplekse girmedi.

Bir röportajda Eskişehirspor’un stoperi El Saka’ya sorarlar...

Türkiye’ye gelen en iyi yabancı stoper kim?

El Saka hiç düşünmeden yanıtlar...

Popescu ve Bilica!

Bunu Bilica’ya anlatırlar. Brezilyalı kısa bir yanıt verir...

Popescu gibi bir futbolcu ile adımın anılması bana gurur verdi!

Yeri geldi hemen söyleyeyim... Ülkemize gelen en mütevazı yabancılardan biri Bilica. Tartışmaya girmeyi hiç sevmez. En önemli özelliğini de şu sözlerle vurgular...

Bir stoper için yeterli tekniğe sahibim. Bu da bana oyunu iyi okumak ve iyi oyun kurmak gibi bir özelliği getirdi. Ayrıca, attığım isabetli pas sayısı bir stoper için bir hayli fazla.

VE bir iddia: BILICA’nın Romanya’dan Sivasspor’a transferi bir hikaye gibi... Rumen teknik direktör Multescu’nun yardımcılığını yapan Yüksel Yeşilova, Bilica’yı Sivasspor’a önerir.

Ancak, bazı şeyleri de söyleme gereğini hisseder. Önce iyi ve kaliteli bir futbolcu olduğunu vurgular. Ardından da çok istikrarlı değildir diye bir not düşer. Ve şöyle tamamlar...

Uzun yıllar yararlanamazsınız. Romanya’dan ayrılışın nedeni de bu!

Oysa Bilica, Sivasspor’da nefis bir portre çizdi. Ligde her maçta görev yaptı. Eski teknik direktörü Bülent Uygun’un da belirttiği gibi yüzde yüz randıman sağladı, arkadaşlarına hep pozitif enerji saçtı.

Ve transferin gözdeleri listesine girdi!

Sivasspor Başkanı sayın Mecnun Odyakmaz’ın, Bilica’nın transferi ile ilgili sözleri adeta beklenmedik bir ayrılığın ezikliğini taşıyor...

300 bin Euro’ya aldığınız bir futbolcu değerini 3-4 milyon Euro’ya yükseltirse, istemeseniz de satmak zorunda kalıyorsunuz!

Doğru söylüyor sevgili başkan... Çark kolay dönmüyor. Bu alemde yaşamak için bazen sevdiklerinizi de gözden çıkartıyorsunuz.

******************

ÖZER HURMACI



Küsmezse Şahane Oynar


Direkt kaleyi hedefler. Kafası hep havadadır. Ve oyunu kelimesi kelimesine okur. Çocukken Zidane hayranıydı. Şimdi, Kaka’yı beğeniyor.

ÖNCE özelliklerinden bir demet sunuyorum Özer’in... Bire birde adamın adeta midesinden geçer. Her iki ayağını da aynı beceri ile kullanır. Beli ve bileği çok esnektir. Çalım atarken bu iki özelliğinden yararlanır. Ve rakibin kafasını karıştırır.
Direkt kaleye oynamayı sever. Oyunda değişik bölgelere koşar. Ve beklenmedik bir yerden çıkıp pozisyon yaratır. Kafa hep havadadır ve oyunu kelimesi kelimesine okur.
Özer‘in diğer yüzünde duygusal alışkanlıkların net çizgileri görülür. İdmanlarda takımın ağabeylerinden biri bağırırsa... İkili mücadelede biri tavır koyar ve işi tartışmaya kadar götürürse hemen alınır.
Böyle ortamlarda keyfi kaçar. Tepki şekli, o andaki duygu alemine bağlıdır. Ya alınarak çeker gider. Ya da işi uzatır.
Başına dertler açacak, hatta belaya sokacak kötü bir huyunu daha söyleyeceğim. Maça kendini öyle kaptırır ki... Ters bir karar veya harekette hakeme agresif bir tavır takınır. Bu huyu hiç değişmedi.
Özer, 1986 doğumlu. 20 Kasım’da 23’üne basacak. 1.74 boyunda, Almanya doğumlu. Yani, gurbetçilerimizden biri.
Dayısı Başbakan lakaplı Trabzonspor’un eski futbolcularından Lemi Çelik... Eniştesi, Trabzonspor ve G.Birliği’nde bir zamanlar teknik direktörlük yapan Sadi Tekelioğlu.
Çocukluğu Trabzonspor maçlarını izleyerek geçti. Hangi takımı tuttuğunu soranlara herkesi güldüren bir yanıt verirmiş...
Lemi’yi tutuyorum!
* * *
ŞİMDİ hemen gerilere dönüyorum. Ve Özer’in bilinmeyen yönlerini onu en yakından tanıyan Hürriyet Ankara spor muhabiri sevgili Özgür Şahiner’in notları ile sunuyorum.
Futbol, Özer için adeta bir oyundu. Bacak arası yapmak, topuk atmak gibi... İşin gerçeğini geç anladı. Almanya’da yetiştiği takım Kasseyl’de oynarken hocası Wolfgaug Zieuaeck, Özer’e öyle bir makas atar ki...
6 ay takımın yüzünü göremez!
Bu eylem Özer’i tüm kötü alışkanlıklarından kurtarır. Ona yeni bir kimlik getirir. Artık takımın 10 numarası ve kaptanıdır...
Bir ara Türkiye’ye gelmeyi kafasına koyar. Ankaraspor’daki ilk idmanında eli ayağı birbirine dolaşır. Karşısında Yusuf Şimşek, Ümit Karan gibi ünlüleri görünce bir korku tüm benliğini sarar.
O da ne? Biraz ileride Vederson, Tita, Jaba pas idmanı yapıyor.
Morali iyice bozulur. Yine de yetenekleri ile farklı kimliğinden örnekler sunar idmanda. Ama bir sürpriz Özer’in tüm umutlarını alıp götürür... Kısa bir dönem Keçiörenspor’a kiralanır. Kimselere söyleyemez bu işi. Hele Almanya’daki arkadaşlarına lafını bile etmez...
Duyarlar diye ödü kopar!
Onun Ankaraspor’daki çıkışı ve şöhreti Aykut Kocaman ile başlar. Ve Aykut Hocası ile ilgili küçük bir anısı var Özer’in...
Trabzonspor’un F.Bahçe’ye yenildiği ve şampiyonluğu kaçırdığı bir maç var ya... O maçta Aykut Hoca’nın golünden sonra hüngür hüngür ağladım.
Yıllar sonra Aykut Hoca Ankaraspor’un başına gelince, hemen ağabeyime haber verdim. 10 yıl önce beni ağlatan adam, şimdi benim hocam oldu. O zaman ağlattı, şimdi güldürsün deyince, ağabeyim de çok duygulandı.
Bu ikili Ankaraspor’dan sonra şimdi de F.Bahçe’de buluştu.
* * *
HOBİLERİNDEN bir kaçı... Hızlı araba kullanmaktan nefret eder. Böyle kullananlara da gördüğü yerde kızar. Ters ters bakar. Özellikle Almanya’daki eski arkadaşları ile telefon görüşmesi yapmaktan keyif alır.
İçki, sigara gibi alışkanlıkları yoktur. İki gün ayağı topa değmesin huzursuzluk başlar. Tavlada çok iddialıdır. Herkese meydan okur. Fırsat yakalarsa, bowling oynar.
Az daha unutuyordum... Liseyi Almanya’da bitirdi. Almanca, Fransızca ve İngilizce konuşur.
Onun için favori ligler İngiltere ve İspanya’dır. Pek söylemez ama bu iki lig hep aklında ve gönlündedir.
Hayatında en çok duyduğu iki kelime vardır Özer’in. Her antrenöründen işittiği iki kelime...
Çok yeteneklisin!
Çocukken Zidane hayranıydı.
Şimdi Kaka’yı beğeniyor.
İki yıl önce Özer G.Saray’ın da gündemine geldi. Feldkamp kesinlikle alınmasını önerdi. Para konusunda anlaşamadılar. İş yattı.
O artık Fenerli!
Özer’i tanımayanlar veya izlemeyenler için ben de iki kelime ekleyeceğim...
Keyif alacaksınız!

BEKİR İRTEGÜN

Bu savaşta o da var


24 yaşındaki futbolcu sezgilerinin çok güçlü olduğunu söylüyor. Süper Lig’de korktuğu santrfor yok. Ancak, Nobre ile uğraşmanın zorluğunu da hatırlatmadan yapamıyor.

ESKİ hocası Nurullah Sağlam’ın söylediği gibi adamlığı birinci sınıf. Huyu suyu da dört dörtlük.
İstanbul bozar mı Bekir’i bilemem... Söyleşimin ilk sorusu da buydu. Tok bir yanıt verdi. Azarlar gibi...
Bir sorumluluk yüklendim ihanet edemem. Kolay değil F.Bahçe’de oynayacağım!
Yine de ısrar ettim. Biraz daha kurcaladım...
Üstelik 24 yaşındasın ve evli de değilsin.
Bozulmam için bir neden mi?
Bekir İrtegün ile böyle başladı söyleşimiz. Gaziantepspor’un alt yapısından yetişti. A takıma alan da Nurullah Hoca.
Öyleyse sözü Nurullah Sağlam’a bırakıyorum. Anlatsın Bekir İrtegün’ü...
Çabuk, süratli ve dayanıklı. F.Bahçe’de direkt oynayacağına inanıyorum.
Eksik, henüz istenilen düzeye gelmeyen tarafı nedir?
Sadece zaman zaman topu oyuna sokmakta zorlanır. Bunun dışında iyi ölçekli bir oyuncu.
Bekir’in bu yönünü kendine de sordum. Bakın ne dedi?
Bu sadece kişiden kaynaklanan bir sorun değil.
Seçenek sunulursa, yani, sağın solun iyiyse, orta alanda iyi diyalog kuracağın kişiler varsa... Topu oyuna da sokarsın, oyunu da yönlendirirsin.
Teknik açıdan en beğendiğin yönün nedir?
Sezgilerim. Gerçekten bu yönüm çok güçlüdür. Bir de stoperde olması gereken özellikler vardır.
Örnek aldığın bir futbolcu var mı?
Hayır kimseyi örnek almadım.
Mevkinde beğendiğin isimler?
Süper Lig’de Servet Çetin ve Lugano.
Yabancılardan?
Barcelona’da oynayan Pique ve Juventus’ta oynayan Cannavaro.
Süper Lig’de en korktuğun santrfor?
Korktuğum yok. Ama çok uğraştıran biri var.
Kimdir o?
Mert Nobre. Bir dakika boş durmaz. Oraya buraya koşar. Sırtına çıkar. Uğraştırır...
* * *
HOBİLERİNE gelince, Bekir’in bu yönlerini Doğan Haber Ajansı muhabiri Ahmet Kaya’dan aldım.
Sohbetli kahvaltılar Bekir için büyük bir keyif. Kebap çeşitleri elbette favori yemek... Evin tadını iyi çıkartır Bekir. Yalnızlık onu hiç bozmaz. Müzik dinler. Özellikle slow parçaları seçer.
Bekir, Gaziantep’i özleyeceğini ama İstanbul’da yabancılık çekmeyeceğini söylüyor.
Sordum Bekir’e... Tanıyor musun İstanbul’u?
15 yaşından bu yana milli takımlara gider gelirim. Bu nedenle İstanbul’a yabancı değilim.
Antep’in nesini özlersin?
Arkadaşlık ortamı Gaziantep’in en büyük artılarından biridir. Hani, kolej havası derler ya... Böyle bir ortam vardır.
Tam 55 kez milli formayı taşıdı Bekir. 26 kez A Genç Milli, 26 kez 21 Yaşaltı Milli Takım ve 3 kez de A Milli Takım...
1.85 m boyunda ve 76 kilo. Futbol yaşamında sadece bir kez kırmızı kart gördü. Onu da kendinden dinleyelim...
Ankaragücü ile oynadığımız maçlardan biriydi. Hatırladığım kadar ilk 5 dakika içindeydik. Rakiple birlikte bir topa girdik ve yere yuvarlandık. Vedat Yüksel düdüğünü çaldı. Faul yaptığımı söyledi. Sonra da kırmızı kartını çıkardı. Pozisyonumu son adam gibi değerlendirdi.
* * *
BEKİR’i F.Bahçe’nin dışında iki büyük kulüp daha istemiş. G.Saray ve Trabzonspor. Ancak, konuşmalara göre, o F.Bahçe’ye gideceğini biliyormuş.
Peki, transfer haberini alınca, yani, seni istediklerini duyunca neler hissettin?
Kendimi bu transfere hazırlamıştım. Ocak ayından beri F.Bahçe’ye transferim konuşuluyordu. Yine de heyecanlandım.
F.Bahçe’de büyük bir olasılıkla Bilica ile yan yana oynayacaksın. Ne diyeceksin?
Orada Önder Turacı da var.
Doğru söylüyorsun. Yine de Bilica ile birlikte oynarsanız, gerekli uyumu sağlar mısınız?
Kesinlikle. Birbirimizi tamamlayan özelliklerimiz var. Bir sorun yaşamayız.
Bilica’yı nasıl tanımlarsın?
Kısacası, kalite bir oyuncu.
* * *
GAZİANTEPSPOR’da 125 Süper Lig maçı 27 kez de Türkiye Kupası maçı oynadı Bekir İrtegün... Böylesine uzun maratonun sadece tek maçı Bekir’de derin izler bırakmış. Bu kötü günü Bekir’in ağzından dinleyelim...
Geçen sezon Konyaspor maçında solbek oynadım. Solbek yoktu, zorunluluktan bu bölgede görev yaptım. Herkes bilir, benim solbekle yakından uzaktan bir alakam yoktur. Üstelik kötü de oynamadım. Ancak, bir-iki pozisyonda taraftarın “Bekir dışarı” şeklindeki sözleri beni bir hayli üzdü.
Bekir, her şeye karşın bu kötü anıyı unuttuğunu söylüyor. Ve Gaziantep’ten sevgi dolu duygularla ayrılıyor.
Sana son bir temenni sevgili Bekir... Dilerim F.Bahçe’de uzun yıllar oynarsın. Ve bu arada bir imza da nikah masasında atarsın.
İstanbul’a evlenmeye değil F.Bahçe’de oynamaya geldim. Önce jübilemi yapar sonra nikah masasına otururum. Acelem yok. Daha 24 yaşındayım sevgili ağabeyciğim!




15 Haziran 2009 Pazartesi

Fenerbahçe'de Mehmet Topuz Şov !!!!!!!!!!



Fenerbahçemizin Kayserispor'dan transfer ettiği Mehmet Topuz Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda taraftarımıza ve basına açık bir imza töreniyle kendisini Fenerbahçeli yapan imzayı attı. Başkanımız Aziz Yıldırım, yönetim kurulu üyelerimizin ve taraftarımızın bulunduğu imza töreni oldukça coşkulu bir havada geçti.

İmza töreninde Başkanımız Aziz Yıldırım, "Bir transferin nasıl yapılacağını bugün burada yaşayarak göstereceğiz. Değerli Fenerbahçeliler, Mehmet Topuz değerli bir Türk futbolcusudur. 3 yıldır Fenerbahçe formasını giymesi için uğraş verdik. Kayserispor Başkanı ve yöneticilerine teşekkür ediyoruz. Çünkü Mehmet, Kayseri'de yetişti. Mehmet'e emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Beşiktaş Kulübü de büyük bir camiadır. Transferin nasıl yapılacağı ile ilgili heyecandan dolayı hata yapmış olabilirler. Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray ve diğer kulüpler Türk futbolunun mihenk taşıdır. Bundan sonraki transferlerde inşallah daha dostane şekillerde aşılır" diye konuştu.

Fenerbahçemizin yeni transferi Mehmet Topuz ise "Şu an çok mutlu ve heyecanlıyım. Hayatımın en zor 3 haftasını geçirdim. Ama artık eskiyi konuşmak istemiyorum. Uzun yıllar Fenerbahçe formasını giymek istiyorum. Şu anda ihtiyacım olan taraftarımızın güveni, ikincisi de tatil. Fenerbahçe'nin şampiyonluğunda büyük payım olaca, bunu hepiniz göreceksiniz. Haftanın ilk gününde buraya geldiğiniz için taraftarlarımıza ve bu transfer sırasında yanımızda olan herkese ayrıca yönetim kurulu üyelerimize teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu.

Daha sonra Mehmet Topuz Fenerbahçe formasını giyerek sahaya geldi ve kendisini taraftarlarımızın ve basın mensuplarının önünde Fenerbahçeli yapan imzayı yaptı, Oyuncumuz, imzanın ardından "Bir gün Fenerbahçeli olacak" yazılı şapkayı kafasına taktı. Mehmet Topuz'un bu hareketi taraftarımızdan büyük alkış aldı.

Mehmet Topuz transferiyle ilgili olarak yöneticilerimizden İlhan Ekşioğlu, "Gerçekten Fenerbahçe ve camiasına yakışan bir imza töreni gerçekleşti. Çok önemli bir futbolcuyu kulübümüze kazandırmış bulunuyoruz. Bize yakışan bir transfer süreci olmuştur. Bu transfer hem Mehmet'e hem de Fenerbahçe'ye hayırlı olur" diye konuştu.

Genel Sekreterimiz Vedat Olcay ise Mehmet Topuz transferiyle ilgili olarak şunları söyledi: "Son yıllarda Türkiye'de yetişen yıldızlardan birini kulübümüzde görmekten çok mutluyum. Camiamıza, takımımıza katkısı olacağını düşünüyorum herkese hayırlı olsun."

Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Cihan Kamer ise "Mehmet Topuz'un hayırlı olmasını diliyorum. Hakkını verecektir. Fenerbahçe'nin, formanın ve taraftarının hakkını verecektir. Umarım taraftarımızı başkanımızın da dediği gibi 3 yıl üst üste şampiyon yaparak mutlu ederiz" diye konuştu.

Asbaşkanlarımızdan Ali Koç ise imza töreninin son bölümünde söz alarak "Mehmet Topuz camiamıza hayırlı olsun. Başkanımız söylenecekleri söyledi. İyi ki geldiniz sağ olun var olun… Yeni transferler devam edecek. Fenercell'den duyduğunuz haberlere inanın ve bizi izlemeye devam edin" diye konuştu.

Mehmet Topuz, imza töreninin ardından Fenerium'da taraftarlarımızla buluştu. Taraftarlarımızın şapka ve formalarını imzalayan Mehmet Topuz taraftarlarımızla hatıra fotoğrafı da çektirdi.























*************
Tam bir gövde gösterisiydi.
İŞTE FENERBAHÇE'NİN BÜYÜKLÜĞÜ BUDUR.
Tüylerim diken diken,gözlerim yaşlı gurur duydum.
Emeği geçenlere çok çok teşekkürler.
Mehmet'te tam karizma ha.Çubuklu da çok yakıştı.
Allah utandırmasın.Başarılar Mehmet.

Son olarak şunu bir kere daha diyorum ;

FENERBAHÇE'NİN BÜYÜKLÜĞÜNÜ ANLAMAYANLARDA AKIL ARAMAK APTALLIK OLUR !!!!!!!!!!!!

13 Haziran 2009 Cumartesi

Mehmet Topuz Resmi Sözleşmeyi İmzaladı !!!



Başkanımız Aziz Yıldırım, Kayserisporlu futbolcu Mehmet Topuz ile resmi sözleşme imzaladı. Kulüp binasının yönetim kurulu odasında düzenlenen imza törenine Başkanımız Aziz Yıldırım'ın yanısıra yöneticilerimiz ve Kayserispor Başkanı Recep Mamur ile Kayserispor genel menajeri Süleyman Hurma katıldı. Fenerbahçemizin klasik çubuklu formasıyla kendisini sarı-lacivertli renklere bağlayan imzayı atan Mehmet Topuz'u yöneticilerimiz alkışladı ve sırasıyla tebrik etti.

Taraftara açık imza töreni

Mehmet Topuz'un imza töreninin Pazartesi günü saat 11.30'da Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu tribününde taraftara açık olarak yapılacağı açıklandı.







*************

Böyle transfer görülmedi

“Beşiktaşlıyım” dediği gün Fenerbahçe bonservisini aldı. Oynar-oynamaz tartışmaları yapılırken, Aziz Yıldırım, özel uçakla Mehmet Topuz´u İstanbul´a getirdi. İşte yılın olayı ve yaşananlar...

Aziz Yıldırım, özel uçak tutup Kayseri’den getirdiği Mehmet?Topuz’a dün 3 yıllık imza attırdı. Fenerbahçe Tesisleri’ndeki sade tören yarın 11.30’da yerini gövde gösterisine bırakacak. Milli futbolcu, medya ordusunun önünde Saracoğlu’na çıkacak

FANATİK, yılan hikayesine dönen Topuz olayının perde arkasını yazdı...

Menacerleri Mehmet Topuz’u alacak kulüplerin nabzını yoklamaya başlamıştı. 1 Haziran’da Mehmet Topuz, geleceğinin ne olacağı konusunu netleştirmek için Başkan Recep Mamur’la masaya oturdu. Kayserispor, sözleşmesi önümüzdeki sezon bitecek olan Topuz’a sözleşmeyi uzatma teklifi yapıyor, kulübünden yılda 3.2 milyon TL kazanan futbolcu, Ailem ve geleceğim var. 4.2 milyon istiyorum” diyordu. “Ekonomik kriz var. Sana 4.2 verirsek, diğer tüm futbolcuların toplamı kadar olur, denge kalmaz” yanıtını alınca da, “Müsaade edin gitmek istiyorum” karşılığını veriyordu. “Şu an sana teklif yok, kulüplerle konuşmaya başlayalım” sözlerini de duyunca, menacerleri ile Antalya’nın yolunu tutuyordu.

‘Aman gelme Başkan!’
Topuz, Antalya’ya tatile gitmişken Mamur ilk kontağı daha önce görüştüğü Aziz Yıldırım’la kuruyor, Fenerbahçe Başkanı’nın, “Özel uçakla Kayseri’ye gelelim. Transferi bitirelim” teklifine karşı çıkıyordu. Mamur, “Havaalanına geldiğinizde bütün Türkiye’nin haberi olur. Görüşmeleri gizli götürelim. Ben geleyim dikkat çekmesin” diyerek, 4 Haziran Perşembe günü tek başına uçağa atladığı gibi İstanbul’a geliyordu. İki başkan başbaşa görüşüp prensipte anlaşıyor, Fenerbahçe bazı detaylar için pazartesiye kadar süre istiyor, Mamur da aynı gün Kayseri’ye dönüyordu.

Beşiktaş’la anlaştı ama...
Yaptığı ilk görüşmede Yıldırım’ın, “Kulübünle görüşmeden senle hiçbir detay konuşmam. Ama şunu bil seni alacağız. Bekle” cevabını alan, ancak başkanı soğuk bulan Topuz, devre arasında Yusuf’u Beşiktaş’a getiren menaceri Metin Korkmaz’a anlatıyor, “Paraya değil maneviyata ihtiyacım var” dedikten sonra bu noktada devreye Beşiktaş giriyordu. Yıldırım Demirören, iki başkanın prensip anlaşmasına vardığı gün, tatilini yarıda kesip yöneticiler Kenan Öner, Mario Berk ve Şeref Yalçın’la Antalya’nın yolunu tutuyordu. Bu durum karşısında heyecanlanan Topuz, Beşiktaş’la bonservisinin alınması garantisiyle prensip anlaşmasına varıyor ve hayatı boyunca taraftarların unutmayacağı sözler söylüyordu: “Çocukluğumdan beri beşiktaş’lıyım. Beşiktaş forması giymek istiyorum. 50 milyon Euro verseler başka forma giymem.”

Başkanlar çılgına döndü
Fenerbahçe ve Kayseri cephesi, olayı televizyonda öğrenince çılgına dönüyor, ertesi gün Yıldırım Demirören’in Topuz’un transferi için Fenerbahçe’nin ısrarı hakkında, “Beşiktaşlıyım diyen bir futbolcuyu almaya çalışmak ezikliktir” deyişi ortamı iyice geriyor. Yıldız futbolcunun siyah-beyaz formayla verdiği görüntü Beşiktaşlılar’ı mutluluğa boğuyordu. Mamur, “Biz Fenerbahçe’ye söz verdik” derken, 3 başkanın katılıp tartıştığı Telegol programı transferi yine gündemin birinci maddesi olarak tutuyordu. Demirören, Çakar’la tartışıyor, daha sonra özür dilemesine neden olan, “Sen de önümüzdeki hafta küçük Çakar’la çıkarsın” laflarını ediveriyordu. Aziz Yıldırım ise “Futbolcu kaçırma devirleri eskide kaldı. İstersem onu oradan aldırırım ama yapmayacağız. Transferden vazgeçmeyeceğim” diyordu.

Tazminat dudak uçuklatıyor
Kamuoyunda “Köle ticareti” tartışmaları yapılırken Mamur yakın çevresine, “Beşiktaş, Fener’in verdiği parayı veremez. Önce Holosko için Manisa’ya ve Ekrem transferi için Antep’e borçlarını ödesinler. Mahkeme kanalıyla paramızı tahsil etmekle uğraşamayız” diyordu. Pazartesi iki kulüp yönetimi istanbul’da tekrar biraraya geldi. Sözleşme imzalandı ve sözleşmeye konulan tazminat maddesi inanılmazdı: Kayseri; Topuz’u Fenerbahçe’den başka bir kulübe verirse ya da Sarı-Lacivertliler, bu futbolcuyu almaktan vazgeçerse diğerine 10 milyon Euro ödeyecekti. Mamur bir başka açıklamayla siyasi baskının önünü kesiyordu: Cumhurbaşkanımız Kayserili’dir. Kimse onun bu transfer için devreye girmesini beklemesin!

Taraftar bağrına basacaktır’
Mehmet kafası karışık bir biçimde olayın nasıl neticeleneceğini beklerken, Beşiktaş sporcuyu asla baskı altında tutmadığını açıklıyor; geçen cuma Aziz Yıldırım’ın yakın arkadaşı Bülent İşcen, futbolcuya, “Gençsin. Forma giymen de önemli değil, sözlerin de. Seni onbinler karşılayacak ve Fenerbahçe taraftarı bağrına basacak” diyordu. Beşiktaş’ın çözüm üretememesi Topuz’un kafasını karıştırıyor, diğer menaceri salı günü Taner’in Belediye’ye transferi için İstanbul’a geldiğinde, Fenerbahçe’ye, “Beşiktaş işi bitiremedi. Sizdeyiz” mesajını veriyordu.

Demirören inada bindirdi
Çarşamba günü FANATİK’te çıkan “Topuz Fener’e imza attı” haberi gündeme bomba gibi düşerken herkes son kozlarını oynuyordu. Transferin gerçekleşmeyeceğini anlayan Demirören’in yakın dostları Başkan’ı uyarıyor, “Fener işi bitirdi. Çık, ‘Futbolcuya zulüm yapılıyor. Beşiktaşlı bir oyuncuya daha fazla baskı yapılmasına müsaade edemiyoruz. Transferde yokuz’ de, kendini de kurtar, çocuğu da” diyorlar ama Demirören inadından vazgeçmeyip kalesine gol atıyordu. Demirören’le hiç görüşmeyen Topuz, perşembe Beşiktaş Başkanı’nı otelinde ziyaret ediyor, Nihat’ın transferi için İspanya’ya uçacak olan Demirören isim vermeden, “Topuz’un birlikte oynamaktan keyif alacağı büyük bir futbolcuyla döneceğim” diyor; Topuz ise, “Evime dönüyorum. Hakkınızı helal edin” deyip vedalaşıyordu.

15 dakika yetti
Topuz’un Beşiktaş’a transferini daha çok isteyen menacer Metin Korkmaz, Antalya’da kalırken, Topuz, ailesi ve diğer menaceri Hakan Şirin’le Kayseri’nin yolunu tutuyordu. Kayseri eski Başkanı Mete Eke’nin bağ evinde, Beşiktaş adına Mehmet üstünde baskı olmadığını görmek isteyen bir milletvekili olduğu halde Recep Mamur’la yapılan ilk görüşmeden sonuç alınamıyor, saat 22.00 sıralarında ise Aziz Yıldırım, Şekip Mosturoğlu, Semih Özsoy ve bir kaç arkadaşları Hurma’yla birlikte Topuz’u getirmek için Kayseri’nin yolunu tutuyordu. Görüşmeler 15 dakika kadar sürdü. 8 gün önce Beşiktaş forması giyen Topuz, Aziz Yıldırım’la İstanbul’a dönüp Fenerbahçe formasıyla mutlu-mesut poz veriyordu.

****

O formayı sadece tuttum, giymedim

Mehmet Topuz, 5 Haziran Cuma günü medyaya yansıyan Beşiktaş formalı fotoğrafları için çarpıcı bir açıklama yaptı.

Kamuoyunda büyük yankı yaratan o fotoğrafın hileli olduğunu öne süren yıldız futbolcu, "Ben Beşiktaş forması giymedim. Evet, formayı elimde tuttum ama asla giymedim. O fotoğraf fotomontaj. Fotoğraftaki kafa benim ama vücut benim değil" ifadesini kullandı.

Öte yandan, Topuz ile Beşiktaş arasındaki görüşmelere aracılık eden menajer Metin Korkmaz, futbolcunun her şeyi hür iradesiyle yaptığını vurgulayarak, "Bu olayın başından sonuna kadar biz bu futbolcuya ne forma giydirdik, ne de ’Ben Beşiktaşlıyım’ demesini söyledik. Her şeyi hür iradesiyle yaptı" dedi. Korkmaz, kendisinin hiçbir şekilde Fenerbahçeli yöneticilerle görüşmediğini de belirterek, "Ben sadece Beşiktaş cephesiyle görüştüm. Fenerbahçe ile görüşmeleri ortağım Hakan Şirin yürüttü" diye konuştu.

*************

Hoşgeldin.

Hayırlı Olsun Mehmet.

Başarılar Diliyorum.

Aziz Yıldırım'ı en çok eleştiren biri olarakta büyük prestij konusu olan

bu transferi gerçekleştirerek sözünü tuttuğu,herkese ders verdiği için de

kutlamak boynumun borcudur.Ders'te çıkarılmalı bu transferden,uyanık

olunmalı ve geç kalınmamalı bazı şeylerde.

Fenercell tanıtımı için de güzel bir fırsat oldu ve kulüp bunu iyi değerlendirdi.

Kayserispor Kulübünü de tebrik ediyorum sözlerinde durdukları için.

''Renksiz Semt Takımı'' da hasbelkader 6 yıl sonra kazara bir Şampiyonluk görmüşken,

haddini bilmeden boyundan büyük işlere kalkışınca ,kiminle aşık attığını

unutunca böyle kapağı yer ve oturur işte.

''Haddinizi bilin Asla Büyük Olamazsınız''

''Bu Memlekette sadece FENERBAHÇE istediği oyuncuyu alır,diğer

küçükler FENERBAHÇE'nin istemediklerini alır ancak''

''Mehmet'i FENERBAHÇE,Topuz'u 8jk Aldı ''


Etiketler