Bosna Hersek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bosna Hersek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2009 Salı

Blazeviç,Fatih Terim'i 2.Kez Mat Etti.!!!!

65964720.jpg

Bosna Hersekin hocası, Fatih Terim yönetimindeki Milli Takımımızı ikinci kez dize getirdi. Blazevic ilk olarak Euro 96’da Hırvatistan’ın başında Türkiye'yi grup maçlarında yenerken, 2010 Dünya Kupası elemelerinde de saf dışı bıraktı

Terim’in sert mizacına karşılık o, şakacı olarak tanınıyor.İsviçre’de, Bosna’da ve Hırvatistan’da orta sınıf bir sürü takımda başarısız olmuş, işsiz kaldığında sunuculuk da, muhabirlik de yapmış. Reklâmlarda samuray kılıcı bile sallamış

Blazevic’in futbolculuğunu kimse hatırlamıyor, Terim’se G.Saray’ın efsane kaptanları arasındaki yerini almış. Tabii ki o milli takıma da hiç girememiş, Türk meslektaşı 51 kez ulusal formayı taşırken... Terim’in sert mizacına karşılık, o, şakacı ve hazırcevap olarak tanınıyor.
İsviçre'de, Bosna’da ve Hırvatisan’da orta sınıf bir sürü takımda başarısız olmuş, işsiz kaldığında sunuculuk da, muhabirlik de yapmış. Reklâmlarda samuray kılıcı bile sallamış. Terim’se medyada par alarak çalışmamasını bir övünç vesikası kabul etmiş.
“Prosinecki büyü futbolcu olursa diplomamı yiyeceğim” gibi bir gafı var, ama o hikaye de Terim’in Ceyhun’u G.Saray’dan gönderip, 32 yaşında milli takıma almasına benziyor. Milliyetçi tanınıyor, Terim-Ağar ilişkisini andıran siyasi temasları da olmuş, Hırvatistan Devlet Başkanı ile dostluğu ona D.Zagreb kulübü başkanlığını getirmiş.
Terim’in parmağı koptuğunda onun iyileşmesi için bütün kent seferber olurken, Blazevic prostat kanseriyle Avusturya’da bir sağlık enstitüsünde savaşmış... Terim ülkesinde İmparator muamelesi görürken, o Fransa’da tutuklanıp iki hafta hapis bile yatmış! Ama bütün bunların sonunda bir küçük ülkeyi, küçük imkânlarıyla Dünya Kupası’nın kapısına getirmeyi de başarmış. Kaybede kaybede kazanmayı öğrenmiş Blazevic...
***
Blazevic, 1934 (1935, belki de 1937) Yugoslavya doğumlu... Hiç kimse onun doğum tarihini tam olarak bilmiyor, kendisi de o günkü ruh haline göre yaşına karar veriyor! Boşnak-Hırvat bir aileden geliyor, kendi deyimiyle “vasat” futbol kariyerine 1968’de İsviçre’de son verip, Vevey’de antrenörlüğe başlıyor. 1982’de D.Zagreb’in 24 yıllık şampiyonluk hasretine son veriyor, 84’te kovuluyor, sonra da Hırvat milliyetçisi olarak tutuklanmak üzere olduğunu iddia edip ülkeyi terk ediyor. 7 yıl İsviçre - Yunanistan ve Yugoslavya’da çalıştıktan sonra kısa bir Nantes macerası da oluyor Blazevic’in... Ama o hikaye de Marsilya şike skandalına karışıp hapse girmesiyle neticeleniyor!

Terim’le ilk kesişme
1993-94 yıllarında Terim’le kaderleri ilk kez birleşiyor. Blazevic nihayet Hırvatistan teknik direktörlüğüne ulaşırken, genç Terim de Piontek’in ardından ay-yıldızlıların patronu oluyor.
Aynı eşofmanı iki gün üste üste giymeyecek kadar özenli Terim’le, beyaz fuları ve karizmasıyla dikkat çeken Blazevic, milli takımlarını Euro 96’ya taşımayı başarıyorlar. İkisi de milliyetçiliğiyle tanınan iki hocanın etkisindeki takımlardan sevinen Hırvatlar oluyor. Bize golü atan Vlaovic, “Türklere attığım bu golü dedem görseydi benimle gurur duyardı” demeyi de ihmal etmiyor.
2010 elemeleri öncesi Bosna kabuk değiştirmiş, 13 önemli oyuncuyla yollar ayrılmış. Blazevic, Terim’le ikinci kesişmesinde özellikle Zenica’daki maçtaki iyi oyunla bir kez daha meslektaşını alt etmiş.
Şimdi savaş sonrası yaralarını sarma uğraşındaki Bosna-Hersek, tarihinde ilk kez bir büyük turnuvanın eşiğinde... Ve 72 (ya da 75) yaşındaki gururlu Blazevic, prostat kanserini bile yendikten sonra dünyada yenemeyeceği hiçbir şey olmadığını düşünüyor. Bizim de kalbimiz Afrika yolunda kardeş Bosna ile atıyor.

Uğur Meleke - Milliyet

*************

Çok güzel yazmış Uğur Meleke.

Buraya almadan geçemedim.Blazeviç beğendiğim bir hocadır ayrıca.

Mağrur,Megolaman,Kibirli,İmparatore (!)'ye ders vermesi de yüreğimi ısıtmadı değil.

Play Off'larda gönlüm Bosna'dan yana.Umarım iyi kura çekerler ve Dünya Kupasına

giderler,tarihe geçerler.

Bu arada bizim İmparatore Milan'ın başına geçme hayalleri kuruyormuş.

İyi örtünsün,bir yerleri fena açık kalmış ......

10 Eylül 2009 Perşembe

Olmadı.:(( 1-1 !!!!!!!!!!!!


Stat: Bilino Polje
Hakemler: Manuel Olegario Bartolo F. Benquerenca, Jose Manuel Silva Cardinal, Joao Ferreira (Portekiz)
Bosna-Hersek: Supiç, Spahiç, Nadareviç, Jahiç, Rahimiç, Muratoviç (Dk. 61 Pjanic), Salihoviç, Misimoviç, İbriciç (Dk. 79 Vladaviç), Dzeko, Ibiseviç (Dk. 69 Müslimoviç)
Türkiye: Volkan, Gökhan Gönül, Önder (Dk. 46 İsmail), Servet, Hakan Balta, Ceyhun, Hamit (Dk. 46 Sercan), Emre Belözoğlu, Arda, Tuncay, Semih
Goller: Dk. 5 Emre Belözoğlu (Türkiye), Dk. 25 Salihoviç (Bosna-Hersek)
Sarı Kartlar: Dk. 24 Emre Belözoğlu, Dk. 45 Arda, Dk. 64 Ceyhun, Dk. 81 Semih (Türkiye), Dk. 37 Rahimiç, Dk. 68 Pjaniç, Dk. 84 Supiç (Bosna Hersek)


Ne yazık ki Olmadı.Afrika 2010 Kaf Dağının ardında kaldı.
Artık bir mucize gerek.Zaten aslında treni çoktan kaçırmıştık.

Tarihinin en iyi jenerasyonlarından birine sahip olan Ay-Yıldızlılarımız bu sonuçla tüm dünyanın gözünün üzerinde olacağı bir turnuvadan artık çok uzak. Fatih Terim ve öğrencileri, bu maça kadar oynadığı zayıf rakiplerine karşı puanları adeta saçtı. Ermenistan'a bile mağlup olan bir Belçika'ya, ülkemizde, grupta hiçbir iddiasının olmayacağı belli olan Estonya'ya ise deplasmanda verdiğimiz puanlar bu kötü tabloyu oluşturdu. İkincilik için çekiştiğimiz Bosna'yı evimizde yenmemiz, deplasmanda bir puan almamıza rağmen, rakibimizden
4 puan geride olmamızın pek fazla izahı olamaz.
8 puan bedava kaybeden bir takımın herhalde şansta,hakemde yanında olmazdı.
Estonya maçından sonra burada ''Bosna İçin Yetmez'' demiştim oyun için.
Kafadan daha golü bulup öne geçmişken böyle bitmemeliydi.

Evet Portekiz'li Adi Hakem resmen ''baseninden faul türetti'' ve golü yedirdi ama peki biz
ne yaptık ?
Bir kere ne yazık ki takımın çok şey beklediği ,omurgamızı oluşturan 4 isimden Arda,Tuncay,
Hamit çok kötüydüler ve 4.isim Emre'yi yalnız bıraktılar.
Arda ancak son 20 dakika oynamaya başladı.Ancak daha önce burada kendisini övmüş,ülkenin
en iyi futbolcusu demiştim ama ayağında çok fazla top tuttuğunu,erken çıkarması gerektiğini
söylemiştim.Bugün gene aynıydı.İnanılmaz top ezdi,çok topla oynuyor.Olmaz.
Tuncay,gene eski savrukluğuna dönmüştü.Hamit hazır değilse oynamayacaktı,berbattı.
Garibim Emre orta sahada her yere koş,bas,top yao,pas ver ve bir de gidip gol at.
Hepsini yaptı ama tabii Ceyhun'da geriden çıkmayınca orta sahada çok yalnız kaldı ve yorgunluktan
pas hataları yaptı.
Ne yazık ki çok pas hatası yaptık.Özellikle geriden çıkarken.
Allahtan Bosna forvetleri bugün kötüydü ve değerlendiremediler.
Beklediğimden de kötüydü Bosna.Defansta riskli oyunumuzu bile değerlendiremediler.
O kıl kalecileri aslında 2.golü yemeyi çoktan hak etti ama balı yanındaydı.
En az 5 dakika vakit geçirdi.Semih'e centilmenlik dışı hareketler,çirkinlikler yaptı.
Fatih Terim Ceyhun tercihi ile çıkmıştı.Bence Mustafa Sarp olmalıydı.
2.yarıda 2 değişiklikle 3'lü defansa döndü Önder'i çıkarıp ama İsmail tercihi çok yanlıştı.
Ya Nuri ya da sağ tarafa Sabri'yi almalıydı.Sabri ,İsmail'den daha iyi katkı verirdi.
Sercan hamlesi doğruydu.Sercan karşı karşıya o golü atsa tamamdı ama olmadı.
Gökhan Gönül'de daha dikkatli olsa gol bulabilirdik.
3.Oyuncu değişikliği hakkımızı da neden kullanmadık anlamadım.
Neyse olan oldu.
Dünya Kupasında olmamamız büyük kayıp.
İnşaallah bir mucize olur.
Önce Estonya bir beraberlik yapar,sonra İspanya yener bunları.
Yenilmeyecek takım değil asla.
2 beraberlik olsa averajımız da kötü ki.Bosna + 13,biz + 3.
Üstelik Belçika maçında Arda ve Emre de cezalı.
Mucize oldu,2.olduk bu bile yetmeyebilir.
Zira 9 eleme grubundan 8 en yüksek puana sahip 2.ler Play Off oynayacak.
Grupta son sıradaki takım ile oynadığımız maçlar çıkarılacak bu hesaplamada.

12 Ekim 2008 Pazar

2010 Dünya Kupası Elemeleri : Türkiye - Bosna Hersek 2-1



İSTANBUL -İHA- STAT: BJK İnönü
HAKEMLER: Viktor Kassai xx, Gabor Eros xx, Tibor Vamos xx (Macaristan)
TÜRKİYE: Volkan xx, Sabri xxx, Servet xxx, İbrahim Kaş xxx, Hakan Balta xx, Kazım xx, Aurelio xxx, Ayhan xx (Halil dk. 64 xx), Arda xx, Batuhan x (Nuri dk. 39 xx), Mevlüt xx (Yusuf dk. 79 xx)
YEDEKLER: Tolga Zengin, Serdar Kurtuluş, Aydın, Caner
TEKNİK DİREKTÖR: Fatih Terim

BOSNA HERSEK: Hasagic xx (Brasnic dk. 75 x), Spahic x, Radeljic x, Damjanovic x, Berberovic x, Salihovic x, Muratovic x (Pjanic dk. 81 x), Rahimic x, Ibricic x (İbisevic dk. 64 x), Misimovic xx, Dzeko xx
YEDEKLER: Vladavic, Muslimovic, Mravac, Bartolovic
TEKNİK DİREKTÖR: Miroslav Blazevic
GOLLER: Dzeko (dk. 27 ve 51 k.k.), Mevlüt (dk. 66)
SARI KARTLAR: Kazım (Türkiye), Radeljic, Pjanic (Bosna Hersek)

***************************************************************************
Terim'in sürekli macera arayan tercihleri ne zaman bitecek bilmiyorum ?
İnanılır gibi değil.Böyle bir maça 17 yaşındaki Batuhan ile başlamak nasıl bir mantalite bilmiyorum.Anladık Semih,Nihat,Gökhan Ünal sakat.Ümit Karan da aynı.Sağlam olsa da zaten düşünmüyorsun.Fatih Tekke ne yaptı da kan davası güdüyorsun da kadroya almıyorsun ?
Halil ve Mehmet Yıldız'ı almışsın kadroya.Oynat işte.Batuhan nereden çıktı yahu.
Al işte yanlış tercih yüzünden çocuğu da yaktın.
Orta Sahada Yusuf banko oynar.Ama bakıyoruz yok.Batuhan çıkıyor,Halil gireceğine Nuri giriyor.Orta saha alacaksan 1.obsiyon neden Yusuf değil.Nuri de iyi oynadı ama neden ?
Tek yaptığı doğru Kazım'ı ikinci yarı Mevlüt'ün yanına sürmesiydi.
İkinci yarı yaptığımız tempo yetti.Sahanın yıldızı tartışmasız Sabri idi.
Mevlüt'te kaçırdı kaçırdı nihayet attı.
Maçın kaderini Dzeko belirledi.Aynı kaleye aynı şekilde 2 gol attı.Kadere bakın.:)))
Bosna'yı beğenmedim.İbiseviç neden ilk 11 başlamaz anlamadım.
Defansın göbeğinde oynayan Kaptan Elvir Spahiç (L.Moskova) çok iyi oyuncu.
Dzeko da elbette iyi oyuncu.
Sonuç olarak Terim'in kumarları bir yerde fena patlayacak.
Dikkat !!!!!!!!!!!!!

Etiketler