bjk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bjk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2011 Perşembe

İşte ''Duruş Takımı'' Beziktaş'ın Hakem Hataları ile Kazandıkları.

2.HAFTA
Beşiktaş - İBB 0-2
Hakemler :  Fırat Aydınus,Baki Tuncay Akkın,Aleks Taşcıoğlu
 
 * 43.dk.da Mehmet Yılmaz'ın elle oynadığı pozisyonda herkes bariz gol şansından kırmızı kart olmalıydı,sarı kart değil dedi ancak Kartal Fırat geçen sezonki İBB-FB maçında Guiza'ya yapılan fauldeki gibi sarı kart gösterdi.O zaman gerekçesi Guiza topa hakim değil (miş) idi.Halbuki Guiza pekala topa hakimdi.Burada ise Holosko topa hakim değil henüz.Kaldı ki Holosko Mehmet Yılmaz'ı eliyle itiyor.Bence buradaki sarı kart doğru.Geçen sezonki yanlıştı ama.İki pozisyon birbiriyle aynı değil.Aynı yorumu yaptı güya.
* 31.dk.da ceza alanı içerisinde kornerden gelen topta Mahmut Ferrari'yi itti penaltı diyorlar.Ohooooooooooo bu tip her maçta 10 pozisyon oluyor.Bunun tillahı pozisyonlarda bize kaç tane penaltı verilmedi senelerdir.Aurelio'ya künde attılar Hacettepe maçında o bile verilmedi 3 sezon önce ilk aklıma gelen pozisyon mesela.
* Rızvan - Quaresma ,Metin Depe - Holosko mücadelelerinde Rızvan ve Metin Depe'ye gösterilen sarı kartlar yanlıştı.Q7 ise Rızvan'a yaptığı hareketten sarı kart görmeliydi.
* 19'uncu dakikada İBB atağında  Ferrari'nin dirseğine gelen topta çarpma denildi ve devam edildi ama Trabzon'da  yakın mesafeden Lugano'nun koluna çarpan topta penaltı verildi.

3.HAFTA
Karabükspor - Beşiktaş  1-4  
(Tolga Özkalfa,Ali Saygın Ögel,Volkan Narinç)
 Faul ve kart yorumlarında tutarlı değildi. Mert Nobre’nin attığı 2. golde Deumi’ye yaptığı net faulü önü açık olmasına rağmen tespit edemedi. RicardoQuaresma'nın  Deumi’nin hiç teması olmadan yerde kaldığı pozisyondaki penaltı kararında oyuncunun düşüşüne aldandı. Skoru etkileyen hataları ile karşılaşmayı tartışmalı bitirdi.
(Metin Tokat)

5.HAFTA
Fenerbahçe -Beşiktaş 1-1
Hakemler : Cüneyt Çakır,Bahattin Duran,Tarık Ongun



Zapo’nun arkadan Niang’a yaptığı kontrolsüz hareket net sarı kartı da gerektiriyordu. Sadece uyarınca Fenerbahçeli oyuncular sinirlendi. Kale alanı içine ortalanan topa yetişme şansı  zor olan Aurelio ayağını kaldırarak Volkan’ın göğsüne vurdu. Sarı kart kesindi, yoruma göre kırmızı da çıkarılabilirdi. Ancak Çakır uyarı bile yapmadı.(% 100 kırmızı karttı)
Yardımcı hakem Tarık Ongun, Niang’a hatalı ofsayt bayrağı kaldırdı. Top Zapo’nun ayağından gelmişti.
(Metin Tokat)
 Bobo,Volkan temasında verdiği penaltı tartışmalıydı.Metin Tokat Volkan kontrolsüz girdi,karar doğru diyor ama ben katılmıyorum.Vermeyebilirdi.

6.HAFTA
Beşiktaş -MP Antalyaspor  2-1
Hakemler : Özgür Yankaya,Mehmet Şahan Yılmaz,Gökhan Memişoğlu
Zorlu Beşiktaş-Antalyaspor maçında skoru etkileyen ve eleştirilen Özgür Yankaya, kırmızı-beyazlı takımın son dakikadaki penaltısını da tespit edemedi.İki takım oyuncuları ile kurduğu iletişimde eşit değildi.Tabata'yı uyarırken onu sararak uyarması, aynı durumda olan Antalyaspor’lu futbolculara sert tepki vermesi buna açık örnekti. Kendisine hareketle itiraz eden Qaresma'yı görmezden geldi. Oyunun başından itibaren maçın gidişatını deneyimsizliği nedeni ile çözemedi. Faul ve kartlarında tutarlı değildi.Aurelio'nun, Necati’ye yaptığı gibi. Oyunculardan ve seyircilerden etkilendi. Uzatmada ceza alanı içinde İ.Üzülmez, Necati’yi önce formasından çekti sonra bileğine basarak düşürdü. Net bir penaltıydı.
(Metin Tokat)

11.HAFTA
Beşiktaş - Kasımpaşa 1-1  
Hakemler : Bülent Yıldırım,Ali Saygın Ögel,Muhittin Gürses
Sarı kartlı Ersan’a,Nihat’a topsuz yaptıkları faul sonrası 2. sarıdan kırmızı kart çıkarmalıydı. Nihat’ın düşürülmesine verdiği penaltı kararı doğruydu.Bobo'nun attığı golün ofsayt gerekçesiyle iptalinde haklıydı.
(Metin Tokat)


14.HAFTA
G.Saray - Beşiktaş 1-2
Hakemler : Cüneyt Çakır,Bahattin Duran,Tarık Ongun
Sarı kartlı Hilbert'e, Pino’ya yaptığı kontrolsüz hareketi nedeni ile 2. sarıdan kırmızı kartını göstermeliydi. Nobre'nin topa yükselmeden Sabri’yi elleri ile itekleyerek attığı golü faul gerekçesiyle iptalinde haklıydı.
(Metin Tokat)



15.HAFTA
Beşiktaş - Bursaspor 1-0 
Hakemler : Fırat Aydınus,Serkan Ok,Kemal Yılmaz

Volkan Şen’e gösterdiği kırmızı kartla eleştiri oklarının hedefi olan Fırat Aydınus, Beşiktaş’ın Brezilyalı oyuncusu Aurelio’ya karşı aşırı hoşgörülüydü.
  Volkan’a sarı kartını gösterdikten sonra oyuncunun hırsından dolayı gösterdiği tepkideki alkışlama hareketini yanlış algıladı. Volkan’ın hakem kararını protesto amacı yoktu. Devamlı faullü oynayan Hilbert ile Aurelio’ya karşı aşırı hoşgörülü davrandı. M.Keçeli’ye gereksiz sarı kart gösterdi. Serbest vuruş kullanılmadan öne çıkarak 9.15’i bozan İ.Üzülmez’e sarı kartını kullanıp vuruşu tekrar ettirmeliydi.
(Metin Tokat)

16.HAFTA
Eskişehirspor - Beşiktaş 2-0 
Hakemler : Bünyamin Gezer,Baki Tuncay Akkın,Serhan Malkoç
Guti'ye, oyunun durduğu anda yerde B.Ertuğrul'a attığı tekmeden sonra sarı değil kırmızı kartını çıkarmalıydı. Aynı oyuncuya rakibine kart göstermesini eliyle işaret ettiği için gösterdiği 2. sarıdan kırmızı da haklıydı. 

20.HAFTA
Beşiktaş - Karabükspor 1-1
Hakemler : M.Kamil Abitoğlu,Mehmet Emre Eyisoy,Mehmet Şahan Yılmaz
İ.Toraman’ın Emenike’ye önce topsuz olarak, ardından ceza alanı içindeki iteklemesinde vermesi gereken penaltı ile çıkarması gereken kartlarını zamanında çıkaramadı.
İ.Üzülmez’in, karşıdan kayarak Hakan’a yaptığı rakibinin sağlığını tehlikeye düşüren hareketine kırmızı kartını göstermedi. Hakan Arıkan’ın bodoslama olarak topa temas etmeden Emenike’yi ceza alanı içinde düşürmesi hem penaltı hem de bariz gol şansını engellemeden dolayı  kırmızı kart olmalıydı.Yardımcı hakemine bakarak önce düdüğü ağzına götürmesi ve son anda vazgeçmesi kabul edilebilir hata değildi.Almeida’nın vurduğu topun kale direğine çarparak çizgiyi geçmesinin tespiti çok zordu. Ne kendisi ne yardımcı hakemi bu konuda fazla suçlanamaz. Şanssız bir pozisyondu.
(Metin Tokat)
 Almeida'nın şutu goldü ama ondan önce neler verilmedi neler.Karabükspor'u yaktı.

 21.HAFTA
Ankaragücü - Beşiktaş 1-0 
Hakemler : Özgür Yankaya,Baki Tuncay Akkın,Mehmet Cem Hanoğlu
İ.Toraman, Sestak’a top uzaklaştıktan sonra dirseği ile vurdu. Yardımcı hakeminin önündeydi. Kendisi göremedi. Rakibinin sağlığını tehlikeye düşüren hareketin karşılığı kırmızı kart olmalıydı.
(Metin Tokat)
İ.Toraman ayrıca bu maçta son adam rakibini düşürdü kırmızı kart vermedi.Gene 1 sarı kartlık hareketi es geçildi.Bütün bunlar İ.Toraman 4 sarı kart sınırında olduğu için verilmedi.Çünkü sonraki hafta Fenerbahçe maçı vardı.O İT Fenerbahçe maçında 2.golü attı.Ne ilginç değil mi ?
Ayrıca Aurelio da kart sınırında olmasına rağmen kaleciye yaptığı  hareketten sarı kart görmedi.

23.HAFTA
MP Antalyaspor - Beşiktaş : 0-2
Hakemler : Bülent Yıldırım,Mustafa Sönmez,Muharrem Yılmaz

Bülent Yıldırım da Antalya'da fahiş hatalar yaptı. Kenan'ın, Beşiktaşlı İsmail tarafından düşürülmesinde penaltı verilmeliydi. Ekrem'in golü buz gibi ofsayttı ve Antalya gümledi!.. Yardımcı Mustafa Sönmez de hatalar zincirinin bir parçasıydı.

İlk  gol ofsayt .55’inci dakikada ise Beşiktaş’ın Ekrem Dağ ile kazandığı gol öncesinde, top Portekizli yıldız Quaresma’nın ayağından çıktığında Ekrem 1 metre kadar ofsayttaydı.
Antalyanın penaltısını yemişler
http://www.ligtv.com.tr/VideoHaber/?r=1&hid=88154

*********************************
  Bu ''zavallı duruş takımı'' için bilanço çıkarmaya bile gerek yok.İsteyen çıkarsın.
Özellikle de Turgay Demir.Tabii birazcık utanması,arlanması varsa.
Her şey ortada.

Fenerbahçe ''İT-The-Fuck''cıları Kudurttu.

http://img546.imageshack.us/img546/4579/aglaz.jpg

Fenerbahçe lider oldu ,Şampiyonluk rotasına girdi ya ''Klasik Kutsal (!) İT-The-Fuck'cı Temizligçi'' tayfası zırıl zırıl ağlamaya başladı.Hem de ne ağlama ?

  Yıllardır alıştık artık bu ''zavallı orta oyunu''na.Fenerbahçe kötü giderken,9 puan gerideyken her şey güzel,lig tertemiz,en ufak bir şaibe yok,TFF ,MHK son derece tarafsız,objektifti.Ne zaman Fenerbahçe kendi iç sorunlarını çözdü,devre arasında iyi çalıştı,futbolcular formanın kıymetini anladılar ve adam gibi mücadele etmeye başladılar haliyle başarılı sonuçlar gelmeye başladı,hakemler biraz insafa geldi,ligteki diğer takımlar kendi derdine düştü,puan aslanın ağzına düştü ve temizligçilerde şapka düştü,kel göründü.Ondan sonra da aynaya bakmadan utanma,arlanma olmadan pişkin pişkin komik açıklamalar,kağıttan kaplan sanal kahramanlık yapmaya başladılar.
 Beziktaş ve Lazyo yönetimleri aynı anda açıklama yaptılar.Yetmedi ''Ağız İshali Sadri'' bir radyoya bağlanarak daha önce kankası Aziz Yıldırım'a Kulüpler Birliği Başkanlığı için övgüler düzerken,şimdi İstifa etmeli diyor.
 Temizligçilerin diğer halkasından da ses gecikmedi.ANAP hükümetlerinde ''gs'den Sorumlu Bakan'' olan Işın Çelebi 2.Başkan olarak ''ağlama seansına'' katıldı.Devr-i iktidarlarında Başbakanları Mesut Yılmaz ile birlikte devletin tüm imkanlarını gs'ye peşkeş çekmiş adamdır bu göbekli zat.Örtülü ödenekten ne kadar verdiniz,Vakıfbank'tan ne kadar kredi verdiniz ve sildiniz ? hepsi malum.
 Açıklamalara burada yer vermemize gerek yok ama ''Ünlü Duruş Takımı''nın açıklamasından şu kısımı koyayım zira gülmekten koltuktan düştüm :))))))))))
''Öte yandan‚ tüm bu kasıtlı hareketlere‚ Beşiktaş Jimnastik Kulübünün "Dünya Kulübü" olma yolunda diğer kulüpleri geçtiğinin açıkça farkedilmesi‚ ayrıca bu konuda duyulan haset ve kıskançlığın bariz bir şekilde ortaya çıkması neticesinde başvurulduğu da tarafımızdan memnuniyetle farkedilmektedir''
Allah iyiliğinizi versin emi.Dünya Kulübü ha.8taşşşşşş.4*4 Eziktaş :))))))))))))))
Bu arada ''Ağız İshali Sadri '' ''Türkiye'nin 4/3'ü bizim Şampiyon olmamızı istiyor'' vecizesini yumurtlamıştı ama galiba öyle değil.Zira çok şükür ki kendileri gibi nankör olmayan ve Aziz Yıldırım'ın Kulüpler Birliği Başkanı olarak yaptıklarının farkında olan (Ben asla KBB olmasını istemedim ve bize zararı olduğunu,bırakmasını defalarca yazdım) Bucaspor,Antalyaspor ve Manisaspor cephesinden açıklamalara tepki gelmekte gecikmedi.Memlekette hala omurgalı kişilikler varmış neyse ki.

 G.Birliği'nden Ts için oynadık diyen 3 futbolcu Aykut,Serkan Çalık ve Hurşit'i,Buğsanın ezik futbolcusu Ozan İpek'i ve faul olduğu belli iken hala El değmemiş lig istiyoruz pankartı açabilen bu haftaki rakibimiz haddini bilmez Konyaspor'u da unutmuyoruz.

 ''Ağız İshali Sadri''nin işler iyi giderken şu lafları söylediğini Habertürk'ten Halil Özer yazdı ;
 2 Ağustos 2010'da Halil Özer'e şöyle demiş ;
Trabzonspor-Ağır sözler
"2 Ağustosta başkan Sadri Şener bana aynen şöyle demişti: ''Allah´tan Aziz başkan bu görevde. Ben olsam yapamazdım. Herhangi bir kulübün dosyasını bile hiç üşenmeden 2 saat inceliyor. O elini kaldırınca ben de kaldırıyorum. Çünkü hepimizin hakkını koruyor." 

   Ayrıca 15 Aralık'ta da yayıncı kuruluşta katıldığı  programda söylediği Aziz Yıldırım´ı övücü sözleri yayınlamışlar.İnsanlar Omurgalı olacak,yanar döner olmayacak.Karadeniz insanı hani Mert olurdu ?
 Nankörün alası bunlar.Son yayın ihalesindeki Aziz Yıldırım'ın kazandırdıklarını bir yana bırakalım,defalarca diğer kulüpler Trabzonspor'un havuzdan aldığı payın haksız yere yüksek olduğunu ve düşürülmesi gerektiğini söylerlerken,Aziz Yıldırım onlara karşı çıkıp,Trabzonspor'un yanında yer almış,rakam aynen kalmıştı.
Artı Sadri ile Aziz Bey kanka oldukları için,transferde Selçuk İnan ile anlaşmışken,Sadri'nin ricası ile onlara bırakmıştık.Gene Egemen bonservisi elinde kulübe kadar gelmişken onlar istiyor diye reddetmişti Aziz Bey.
Ve son olarakta Gökhan Ünal'ı bize kakalamak için istediğini yapmıştık hem de sezon başında Eskişehir'e kiraladığımız Burak Yılmaz'ı da Sadri istedi diye geri alıp,bonus olarak vermiştik.O Burak Yılmaz bizi Şampiyonluktan etmişti Allahın sopası yok işte ne yazık ki.Aziz Bey'e kızdığımız olayların en önemlisidir bu.
 Artı Ts taraftarına Kadıköy'de her zaman büyük bir misafirperverlik gösterilmiş hatta bizim taraftarın tepkisini çeken sıcak çay ikramı bile yapmıştık.Daha neler neler ? Ama nankörlük para ile değil tabii.
 Aziz Bey  şimdi biraz anladı mı acaba ?
   Bakın daha yeni Erzurum'daki Üniversite oyunlarındaki şu samimi fotoğrafa ;
Kulüpler Birliği olarak gitmişlerdi.Her şey güzeldi.Çünkü 9 puan fark vardı.
  Aziz Bey Kulüpler Birliği Başkanı olarak , yayın haklarını tavan yaptırırken,kulüplerin vergi borçlarını affettirirken,stad izinlerini hallederken,yabancı hakkını artırırken  çok iyiydi değil mi Sadri ?
  ''Duruş takımı'' için bir şey demeye gerek yok.Aynı anda açıklama yapmaları ve destek vermeleri hafta sonu ''yattıklarının resmi itirafıdır''  Çukurdasınız çukurda ''Allahın ezik,renksiz semt takımı''
  Şaibeli bir şekilde muamma fonlarla kulübü büyük bir borç taahhüdüne sokarak içi geçmiş yıldızcıkları alıp,Avrupa liginde Final oynayacağız,17'de 17 yapacağız rüyaları görürken tokadı yiyip duruş pozisyonuna geçince aklınız başınıza geldi demiştik ama nafileymiş.Hala akıllanmamışsınız.
 Misyonunuz ''Fenerbahçe başarılı olmasın'' değil mi ? 100 yılı aşmış bir kulübün misyonu ''Beziktaş Şampiyon'' olmalı değil ''Fenerbahçe Şampiyon olmasın''.Bu kadar net.Sokaktan çevirin bir kargayı sorun bakalım Beziktaş'ın Şampiyon olmasını mı ,Fenerbahçe'nin Şampiyonluğunun engellenmesini mi istersin diye ikincisini tercih edecektir.Niye ? ÇÜNKÜ EZİKLİK ZOR ZANAATTIR.

  Mahmut Özgener ve MHK'sını yerden yere vuruyorlar.Peki bakalım Özgener döneminde ne olmuş ?

2008 Şampiyon 6s Kupa Kayseri
2009 Şampiyon 8jk Kupa 8jk  
2010 Şampiyon Buğsa Kupa Trabzon

* 8jk 2 kupayı da aldığı o sezonun devre arasında da görüntülü basın toplantısı yapmış,ağlamışlardı ve ikinci yarı bariz lehlerine hatalarla Sivas'ın elinden Şampiyonluğu çalmışlardı.

İşte 2‚5 yılın karnesi

KUPALAR


Lig


Beşiktaş 1

Bursaspor 1

Türkiye Kupası


Beşiktaş 1

Trabzonspor 1

FENERBAHÇE

Sarı kart: 198
Kırmızı kart: 13
Penaltı: 10

BEŞİKTAŞ

Sarı kart: 157
Kırmızı kart: 15
Penaltı: 11

GALATASARAY

Sarı kart: 203
Kırmızı kart: 16
Penaltı: 13

TRABZON

Sarı kart: 193
Kırmızı kart: 7
Penaltı: 12

Ahmet Ercanlar - Hürriyet

   Fularlı lavuğun başını çektiği ''Fenerli Federasyon'' bu işte.
Ulan Allahtan korkmaz,utanmaz,arlanmaz aşağılık güruh ; Fenerbahçe sizin gibi gayri meşru yollara tevessül etseydi 2 kez 2006 ve 2010'da son maçta Şampiyonluk kaybetmez,29 senedir de alamadığı Türkiye Kupasını alırdı.Mercimek kadar beyniniz yok mu yoksa işinize gelmiyor mu bunu söylemek ?
 Fenerbahçe şike,şaibe,hinlik,cinlik ,hakem satın alma v.s. pisliklere asla itibar etmez.
Onun için İslam Baba ; ''Fenerbahçe'nin büyüklüğü ne Şampiyonluk büyüklüğü,ne kupa büyüklüğüdür,onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür.Adıkonamaz'' sözünü boşuna söylememiştir.
 Bilumum Anti Fenerbahçe şer cephesinin anlamak istemediği budur işte.

TÜRKİYE'DE TEK BÜYÜK VAR.O DA FENERBAHÇE !!!

Fenerbahçe adamı kudurtur.
Fenerbahçe adamı renkten renge sokar.
Fenerbahçe fena koyar.
Fenerbahçe çok pis koyar.
Fenerbahçe acı koyar.
İt ürür ,kervan yürür.



 NOT : 
Trabzonspor'un ve Beziktaş'ın hakemlerle kazandıkları puanların dökümünü de ayrı ayrı başlıkta yayınlayacağım.

20 Şubat 2011 Pazar

Beşiktaş - Fenerbahçe Maç Öncesi !!!

* Maça 2,5 saat kala yazmak için geç kaldık ama bir kaç satır karalayalım.
* Uzun uzun analiz yapmak isterdim ama hem geç hem de ne yazık ki içimde sıkıntı var.
Ümidim az.
* Evet pek ümitli değilim.Kabusta gördüm zaten.Beraberliğe çok sevinirim açıkcası.
* Kiev hezimeti ezikleri ''Olmak ya da olmamak '' maçı haline getirdi.Çok konsantre ve çok istekli olacaklardır.Bu tür maçlarda favori olan,iyi olan değil ''çok isteyen'' kazanır.Umarım bizim son 5 maçtır kazanmamız ve rakiplerin puan kaybı ''İlle de kazanmak zorundayız'' şartından ''beraberlik obsiyonumuz var'' haline gelmiş durumumuz maça arzu ve isteğimizi düşürmemiştir.
* Tabii ezikler ''çok isteyecekler'', ''kendilerini affettirme maçı'' olarak görecekler dememiz onlara avantaj da olabilir ''büyük baskı'' dezavantaj da olabilir.Umarım üstlerindeki bu baskı onların hata yapma şansını artırırır ve sinir katsayılarını arttırıp,kart görüp eksik kalma riskini doğurur.
* Kadrolar önemliydi.Alınan son bilgilere göre onlarda Bobo ve Sivok yabancı kontenjanı dışı kalmışlar.
Bobo bizim maçları seven bir elemandı.Yokluğuna sevindim.Sivok konusunda kararsızım. Elbette Ferrari'nin Ona göre daha ağır oluşu ve uzun süredir oynamaması ve olaydan kopuk oluşu da avantaj ama Sivok çok faullü oynayan ve kart görme riski çok olan bir stoperdi.O açıdan da oynamasını isterdim.
Bjk'nin Şu 11'le çıkacağı söyleniyor ;
  Rüştü   - Ekrem Dağ, İbrahim Toraman, Ferrari, İsmail Köybaşı -  Necip - Ernst - Guti - Simao, Quaresma, Almeida
  İyi bir kadro gibi görünüyor.Tabii falsoları da yok değil.4 Ofansif oyuncu (Guti-Quaresma,Simao ve Almeida)nun defans yapmamalarını formsuz ve güçsüz bir Aurelio ile Fernandes ne kadar tolere edebilecek ? (demiştim Necip ve Ersnt oynuyormuş,daha iyi gibi onlar adına) ,Defansif yönü zayıf olan İsmail  ? ,Göbekte ağır Ferrari ve saatli bomba İ.Toraman.
Kaleci Hakan Arıkan bombası.(demiştim Rüştü oynuyormuş.Ona da güveniyoruz :))) Ve son 6 maçta gol yemeden maç bitirmeyen takım savunmaları ciddi dezavantajları.Duran toplarda en büyük sorunları.11 tane duran top golü yemişler şimdiye kadar.
Ve en büyük dezavantajları ve bizim avantajımız Schuster bana göre.Ona çok güveniyorum.
 Avantajları da Guti'nin defansımızın arkasına atacağı toplar,kanatlardaki Simao ve Quaresma,Almeida'nın fizik üstünlüğü ile her topu indirebilmesi sayılabilir.Tabii ki saha ve seyirci avantajları.
* Bizim ise en büyük sorunumuz Emre ve Gökhan Gönül'ün durumlarıydı.Son bilgiler Gökhan Gönül'ün ağrılarının hala devam ettiğiydi.Emre de oynayabilir.GG oynamazsa büyük eksiklik.Bekir oynar ama Q7 karşısında maalesef çok zorlanır.Kart sınırında olması sorun değil haftaya için ama bu maçta kart riski fazla olur.Hele de Cüneyt Çakır gibi ota,moka kart gösterme meraklısı bir tip hakem varken.
 Bizim 11'imiz belli.
Volkan, Gökhan, Lugano, Yobo, Andre Santos, Mehmet Topuz, Selçuk, Emre, Dia, Alex, Niang. 
Son haftalardaki form durumumuz,motivasyonumuz avantaj.Alex gibi bir ustanın olması,Mehmet Topuz'un formu,Lugano'nun formu aynı şekilde avantajlarımızdan biri.Duran toplarda Lugano'ya güveniyorum.
Defanslarının arkasına Niang ve Dia hızlı bir şekilde sızmalı.Bjk'nin defansta çok açık verdiğini bilmeyen yok.Aykut Kocaman umarım bu zaaflarını anlatmıştır.
* İlk golü atmamız çok önemli.Zira zaten patlamaya hazır bomba halinde olan seyircileri terse dönecektir dakikalar ilerledikçe.Kaldı ki şöyle  bir istatistikte var ;
''Beşiktaş bu sezon öne geçtiği 8 maçı da kazanırken, geriye düştükleri 13 karşılaşmanın sadece birinden üç puan çıkarabildi. Siyah-beyazlı ekip, skor olarak geriye düştüğü maçlarda sadece deplasmanda Kardemir Karabükspor’u yenebildi. Diğer 12’sinden 7’sini yitirdi, 5’inde berabere kalarak, mutlaka puan yitirdi''
 * Yüreğimizi ortaya koymalıyız.Mücadele etmemiz yeter.Zaten yorgunlar ve son maçlarda fizik olarak düşüş içindeler.Biz ise iyiyiz.60'dan sonra biten Fener yok artık.
* Yönetim üstüne düşeni yapmış.1,5 m.dolar prim vermiş ve 30 bin dolar peşin olarakta hesaplarına yatırmış.
Daha ne olsun artık ?
* Önde basan oyun anlayışımızı gene uygulayacağımızı düşünüyorum ama bunu sürekli yapamayız.Kontrollü yapmak lazım.Zira maçın sonlarında kondisyon sorunu çekmeyelim.
* Sakin olmalıyız.Gerginlik onlara zarar verir.Tahriklere kapılmamalıyız. Özellikle Lugano.Bu maçta takımı kırmızı kart görerek eksik bırakan ihanet etmiş demektir.Aman haaaaaaaaa.
* A.Santos'un arkasına dikkat.Simao veya Q7 kanat değiştirdiğinde oranın kademesine dikkat.
* Maçın kilidi orta sahada.Orta sahada üstünlük sağlayabilirsek kazanma şansımız artar.

* BEŞİKTAŞ-F.BAHÇE ARASINDAKi AVANTAJLAR

465 KANAT AKINI

Ligin en iyi kanat akını yapan takımlarından Beşiktaş. Tam 465 kanat akını yapıp bunlardan 119’unda isabet sağladı. Simao, Almeida ve Fernandes’in transferinin ardından ligin ikinci yarısının ilk 4 haftasında ise tam 132 kanat akını ile açık ara ligin en çok kanat akını yapan takımı durumuna geldi siyah beyazlılar. Fenerbahçe ise bu 4 haftalık dönemde sadece 71 kanat akını yaptı.

FENER TOP HIRSIZI!

Sarı lacivertliler 542 top çalma ile ligin en çok top çalan takımı. Beşiktaş ise 404 top çalma ile ligin bu konudaki en başarısız ikinci takımı. Siyah beyazlılar ayrıca 507 top kaybı ile ligde en çok top kaybeden takım. Fenerbahçe eğer rakibinin oyun kurmasını top çalmaları ile engelleyip orta alan hakimiyetini eline alırsa karşılaşmayı kazanma adına avantaj sağlar.

Kritik dakikalar

61-75

Fenerbahçe bu dakikalarda sezon başından beri 7 gol yedi. Sarı lacivertliler en çok golü bu dakikalarda kalesinde görürken, bu dakika diliminde Beşiktaş ise 6 gol ile en çok golü atmayı başardı.

16-30

Fenerbahçe bu dakikalar arasında tam 16 gol attı. Beşiktaş bu dakikalarda Fenerbahçe’ye karşı çok daha dikkatli olmalı. Siyah beyazlılar bu dakika dilimi içinde rakiplerinden sadece iki gol yedi.

* Cüneyt Çakır maça etki edecektir.Umarım bizi yakmaz.Hiç güvenmiyorum Ona.
* Sonuç ; en başta dediğim gibi beraberliğe razıyım.Kazanırsak ''yeme de yanında yat '' olur.
* Başarılar oyuncularımıza.Allah yardımcıları olsun.
AMİN

* Akşam Gazetesinin koyu bjk'li ama çok sevdiğim yazarı Burhan Ayeri'den;
ÖZEL NOT: 
Beşiktaş bugün de Fenerbahçe'ye kaybederse 'Bu akşam ölürüm beni kimse tutamaz' yeniden hit olur. Tek fark, şarkıyı Schuster'in seslendirecek olması. Belki Yıldırım Demirören vokal yapar. Hatta  '17'de 17'nin mucidi' Sinan Engin ile destekleyicisi Mustafa Denizli dahi katkıda bulunabilir.
İnşaallah dediklerin çıkar Burhan Baba :))

2 Şubat 2011 Çarşamba

Vergi Yüzsüzü İkiz Kardeşlere (gs-bjk) bu kaçıncı kıyak ?


http://www.canlitivizle.com/wp-content/uploads/2010/11/gs_bjk__.jpg

G.Saray´a vergi müjdesi!

Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar A.Ş‚ vergi konusunda uzlaşma sağladığını duyurdu.


Galatasaray Sportif´in Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) yayımlanan açıklamasında‚ 7 Eylül 2010 tarihinde Galatasaray Sportif ile birleşmesi tescil edilen Galatarasay Spor ve Futbol İşletmeciliği Ticaret A.Ş´ye tebliğ edilen vergi inceleme raporlarına istinaden; 2005-2009 hesap dönemleri için 29‚30 milyon lira vergi aslı ve 43‚95 milyon lira vergi ziyaı cezası talep edildiği ve bu tutarlara ilişkin olarak uzlaşma başvurusunda bulunulduğunun duyurulduğu hatırlatıldı.


Açıklamada‚ uzlaşmanın sonuçlandığı‚ ödenecek vergi tutarının 2‚93 milyon lira olarak belirlendiği‚ vergi ziyaı cezasının ise kaldırıldığı bildirildi.
--------------------------------------------
Beşiktaş´a vergi müjdesi!


Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi Ve Ticaret A.Ş.‚ 2005-2009 hesap dönemleri için talep edilen vergi aslı‚ ceza ve gecikme faizleriyle ile ilgili olarak uzlaşma sağlandığını bildirdi.
Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş´nin Kamuyu Aydınlatma Platformu´nda (KAP) yayımlanan özel durum açıklamasında‚ 2005-2009 hesap dönemleri için şirketten 38.5 milyon lira vergi aslı ve 57‚75 milyon lira vergi ziyaı cezası talep edildiği söz konusu vergi inceleme raporları ve talep edilen vergi aslı‚ ceza ve gecikme faizleriyle ile ilgili olarak uzlaşma başvurusunda bulunulduğunun duyurulduğu hatırlatıldı.


Açıklamada‚ 31 Ocak 2011 tarihinde gerçekleşen uzlaşma neticesinde‚ 38‚5 milyon lira vergi aslındaki tarhiyatın (mükellefin vergi borcunu ödeyebilmesi için ödeyeceği miktarın hesaplanması veya bulunması işlemi) iptal edildiği‚ 3 milyon 907 bin 773 liranın ödenmesi‚ ayrıca söz konusu vergi aslına ait vergi ziyaı cezasının da iptal edilmesi konusunda uzlaşma sağlandığı ifade edildi. 

 *************************
    Bu nedir arkadaş ya ?
YETER ARTIK YA YETER !!!!!!!!!!!
Bu kaçıncı kıyak,peşkeş,iltimas falan filan ................... ?
Bizim başımız kel mi ? Benim maaşımın elime geçmeden % 35'i direk vergi olarak kesiliyor.Aldığım benzinin % 70'i aynı şekilde daha bir sürü kalemde aynı şekilde.Ondan sonra hükümet çıkıyor bir kalemde bu yüzsüzlerin vergi borçlarını siliyor.Kime sordunuz kardeşim ya kime ?
 Fenerbahçe vergisini doğru düzgün ödesin ama ikiz kardeşler'e kıyak yapılsın.
600 trilyon peşkeş ile stad yapılsın,diğerine sit alanı - koruma alanına stad izni verilsin,ayrıca kamu bankalarından ucuz krediler verilsin,faizleri silinsin.
  ONDAN SONRA BUNUN ADI EŞİT ŞARTLARDA REKABET EDİLİYOR OLSUN.
PEHHHHHHH.
HADİ CANIM SEN DE.HADİ ORADAN HADİ ORADAN !!!!!!!!!!!!
 1 kuruş hakkımı dahi helal etmiyorum.Ahirette iki elim yakalarında hepsinin.
Tabii bu vergi afları için Kulüpler Birliği Başkanı olarak bizzat Aziz Yıldırım'ın çaba gösterdiğini de hatırlatmadan geçmiyorum.Ona da en derin sevgilerimi (!)  gönderiyorum.
 Fenerbahçe Başkanı olarak vergini tam öde,ama kulüpler birliği başkanı olarak diğer kulüplerin vergi borçlarının affedilmesi için rol oyna.Helal Olsun Aziz Yıldırım sana.
 Onun için defalarca yazdım,bırak FB Başkanlığını git misyonun olan Türk Futbolunu kalkındırmaya Kulüpler Birliğinde veya AKP'den gir siyasete Bakan ol bırak yakamızı.
 Yaşadık işte gene transferdeki fiyaskolarını.
Neyse .............

22 Kasım 2010 Pazartesi

''Makatlar Küfür Kompleksi''nde Karga Terbiyesi : 67-74 !!!


Derbi Fenerbahçe Ülker’in
21.11.2010
Ligin 6. haftasında, İstanbul derbisinde karşılaşan Fenerbahçe Ülker ve Beşiktaş Cola Turka’nın mücadelesinde 67-74’lük skorla gülen taraf, deplasmanda oynayan Sarı Lacivertliler oldu.

Beşiktaş Cola Turka Arena’da oynanan, haftanın en önemli mücadelesinde, salondan 74-67’lik galibiyetle ayrılan Fenerbahçe Ülker, 6. hafta sonunda, Beko Basketbol Ligi’ndeki yenilgisiz liderliğini sürdürdü.

Karşılaşma Fedor Likholitov’un pota altından bulduğu üst üste sayılarla başladı. Mire Chatman’la da serbest atıştan sayılar bulan Beşiktaş Cola Turka’ya, Fenerbahçe Ülker, Emir Preldzic’in turnikesi ile yanıt verdi ve ilk 2 dakika, Siyah Beyazlılar’ın 6-2’lik üstünlüğü ile geçildi. Cevher Özer ve Ömer Onan’ın karşılıklı sayıları sonucu, 4. dakika geçilirken de 11-8 ile ev sahibinin üstünlüğü devam etti. Takip eden bölümde, iki takım da karşılıklı isabetler kaydedince, periyotun son 3 dakikasına 17-15’lik skorla girildi. Bu dakika içinde Ömer Onan’ın hızlı hücumdan bulduğu turnike, maçta ilk kez skoru dengeledi (17-17). Sonrasında ise Cevher ve Likholitov’un sayılarına, Oğuz ve Marko Tomas’la yanıt veren Fenerbahçe Ülker, 1:17 kala, 21-22 ile ilk kez öne geçti. Kalan sürede de yine Tomas ve Oğuz’la sayılar üreten konuk ekip, ilk periyotu 21-27 önde tamamladı.

İkinci periyotun ilk sayılarını da üst üste hücum ribauntları neticesinde Tomas’la Fenerbahçe Ülker buldu. Ardından Oğuz Savaş’la da serbest atıştan sayılar üreten Sarı Lacivertliler, 21-31’lik skorla farkı 10 sayıya kadar çıkarttı. Ev sahibi adına yanıt veren isim ise Likholitov oldu. Pota altında etkili bir oyun sergileyen uzun oyuncu, 6:13 kala, skoru 25-31’e getirdi. Ardından Beşiktaş Cola Turka’nın Bekir Yarangüme ile farkı 4’e kadar indirmesi üzerine, 5:44 kala, Fenerbahçe Ülker mola aldı. Moladan sonra, iki takım da topu içeriye indirerek hücum etmeye çalışsa da bunda daha başarılı olan taraf Fenerbahçe Ülker oldu ve 29-39’luk skorla fark tekrar çift hanelere çıktı. Cevher Özer’in üçlüğü ise son 2 dakikaya girilirken skoru 33-39’a getirdi. Kalan sürede Tomas’ın serbest atıştan tek sayısına, Ogilvy ile pota altından yanıt veren Beşiktaş Cola Turka, farkı 5 sayıya indirdi ve devre arasına 35-40’lık skorla gidildi.

Üçüncü periyotun ilk sayılarını da Cevher’in turnikesiyle Beşiktaş Cola Turka buldu. Sonrasında Ömer Onan ve Likholitov’un karşılıklı sayıları sonucu da ilk 2 dakika, 39-42’lik Fenerbahçe Ülker üstünlüğü ile geçildi. Takip eden bölümde ise Bekir Yarangüme ve Likholitov ile sayılar üreten Beşiktaş Cola Turka, periyotun 5. dakikası içinde, 44-44 ile skoru eşitledi. Sonrasında, 2 dakika süren sessizliği Kinsey’nin serbest atışları bozdu ve son 4 dakikaya girilirken Fenerbahçe Ülker 44-46 ile üstünlüğü geri aldı ancak, hemen ardından Cevher ve Bekir’le sayılar bulan Beşiktaş Cola Turka, son 3 dakikaya 49-46 önde girdi. Ogilvy ve Iverson’ın sayıları sonucu, Siyah Beyazlılar farkı 7 sayıya kadar yükseltse de Mirsad ve Oğuz’un sayılarıyla son dakika içinde, Fenerbahçe Ülker 53-53 ile skoru tekrar eşitledi ve final periyotuna bu skorla gidildi.

Ogilvy ile son periyotun ilk sayılarını bulan Beşiktaş Cola Turka, ilk 2 dakikayı da 58-56 önde geçti. Ardından Marko Tomas’ın üçlüğü ile öne geçen Fenerbahçe Ülker, Ömer Onan ile bir üçlük daha bulunca, 3. dakika dolarken 58-62’lik üstünlük sağladı. Takip eden bölümde, iki takım da hücumlardan boş dönerken Mirsad ile bir turnikeden faydalanan Fenerbahçe Ülker, son 5 dakikaya da 58-64 önde girdi. Ardından ev sahibi, Serhat Çetin ile, konuk ekip de Roko Ukic ile birer üçlük buldu ve sayı farkı korundu. Mücadelenin son 3 dakikasına da 6 sayılık farkla 63-69 Fenerbahçe üstünlüğü ile girilirken Lavrinovic’in sayıları, 2:30 kala, farkı 8’e taşıdı. Beşiktaş Cola Turka adına Cevher Özer’in bulduğu üçlük ise son 2 dakikaya girilirken skoru 66-71’e getirdi. Likholitov’un isabet kaydettiği tek serbest atış ise son dakika öncesinde, farkı 4’e indirdi. Kalan sürede ise Mirsad ve Ömer Onan’la sayılar üretip rakibine skor üretme şansı vermeyen Sarı Lacivertliler, zorlu Beşiktaş Cola Turka deplasmanından, 67-74’lük galibiyetle ayrıldı.

SALON: Beşiktaş Cola Turka Arena

HAKEMLER: Murat Biricik, Mehmet Serdar Ünal, Kaan Büyükçil

BEŞİKTAŞ COLA TURKA (67): Allen Iverson 2 (4 ribaunt), Fedor Likholitov 22 (9 ribaunt), İsmail Çevik (1 ribaunt), Bekir Yarangüme 7 (2 ribaunt – 5 asist), Mustafa Abi, Cüneyt Erden (1 asist), Serhat Çetin 6 (1 ribaunt), Michal Ignerski (1 ribaunt), Mire Chatman 5 (12 ribaunt – 6 asist), Cevher Özer 19 (6 ribaunt – 2 asist), Andrew Ogilvy 6 (1 ribaunt)

FENERBAHÇE ÜLKER (74): Roko Ukic 10 (3 ribaunt – 2 asist), Mirsad Türkcan 8 (12 ribaunt – 1 asist), Ömer Onan 20 (3 asist), Lynn Greer (1 ribaunt – 2 asist), Darjus Lavrinovic 6 (9 ribaunt – 1 asist), Kaya Peker (5 ribaunt – 2 asist), Oğuz Savaş 12 (5 ribaunt), Terrance Kinsey 2 (4 ribaunt), Marko Tomas 12 (3 ribaunt – 4 asist), Emir Preldzic 4 (3 ribaunt)

1. PERİYOT: 21-27
2. PERİYOT: 14-13
3. PERİYOT: 18-13
4. PERİYOT: 14-21








 
 





ÖMER ONAN'DAN SEVGİLERLE !!!!
    Helal Olsun Cengaverlere.Hepsini ve teknik ekibi kutluyorum.
Fransa deplasmanında gelip 2 gün sonra böyle bir atmosferden galip çıkmak çok önemli.
Dengimiz değiller asla İverson falan da olsa ama ''Kudurmuş Yaratıkların'' oluşturduğu atmosfer sıkıntı yarattı sadece.Vidmar'ın devre dışı olması sonucu takımın ekseninin hafif kayması da ciddi handikapımız oldu.Rakibin doğru düzgün uzunu olmamasına rağmen bizim uzunlar tek Likholitov karşısında bile dağıldılar,içeride savaşmaktan ziyade dışarı kaçıp üçlük denediler.
 Özellikle Lavrinoviç 4/0 üçlük,8/3 ikilik şut yüzdesi ile saç baş yoldurdu.Neyseki son çeyrekte biraz ribauntlarda etkili oldu.6s.9r.Ribauntlardan zevahiri kurtardı.
Kaya 0s.5r.Oğuz 12s.r.Mirsad 8s.12r.
Oğuz hücumda,Mirsad'da ribauntta etkili oldu.
Ancak maçın adamı ÖMER ONAN'dı.Helal Olsun Ömer'e.
20s.3a.üçlük ve ikilikte 6/4 isabeti var.Artı İverson'a sayı attırmadı.Attığı tek basketi Emir savunurken attı İverson.Bitirdi Ömer İverson'u.Kelepçe taktığı nice kurbanlarına İverson'u da ekledi Ömer.
Maçın kilit adamlarından biri de Marko Tomas'tı.12s.(4/3 üçlük),3r.4a,1tç.
Çok kritik üçlükler attı.Bravo Tomas.
Ukiç'te çok kritik 3/2 üçlük ile önemli katkı yaptı.
Neticede 5/5 yaparak yolumuza devam ediyoruz.
Renksiz semt takımı ne yapsan ''Asla Büyük Olamayacaksın''
Makatlar Küfür Kompleksinde Bayan Basketbolcularımıza bile zamanında saldıran yaratık sürüsü 
maç boyu misyonunu devam ettirdi.Sesi kısmadan nakleden şifrecilere de yuh olsun.
Anons yaptırmayan hakemlerede bir yuh.
Maçı izlettirmeyen - İzledik bir süre,tamamını banttan izledik - şifrecilere ve onlara peşkeş çekenleri de Allaha havale ediyorum.

23 Nisan 2010 Cuma

Emzikçiler Buna Ne Diyeceksiniz ?


1 haftadır ağlıyorlar,envai çeşit komiklikler sergiliyorlar renksiz semt
takımı camiası.Biz yazıp,çizip örnekler gösterince işlerine gelmiyor.
 Fanatik'te Can Gebetaş tokat gibi bir haber yapmış.
Kendisini kutuyorum.

Peki buna ne diyeceksiniz? 

Bilica'nın penaltı noktasını eşelemesinin ardından  'Bir Beşiktaşlı bunu yapmaz' diyenler... 2004'te Carew, penaltı atmaya hazırlanan Hooijdonk'un ayağını ezmişti. Ama Hollandalı bundan etkilenmeyip, golünü atmıştı.

Fenerbahçe-Peki buna ne diyeceksiniz?
Bilica, haftanın en çok haber yapılan ismi, neredeyse herkes onu konuşuyor... Yaptığının doğru bir yanı olmadığı gerçeği tartışılamaz... Ama bir de kısa bir zaman yolculuğu yapalım, hem de çok eskiye değil...

2004-2005 sezonunun 11. haftasına uzanalım. 

Fenerbahçe, 10. hafta sonunda 9 galibiyet ve 1 beraberlikle lider durumda. Hiç yenilgisi yok. Teknik direktör Daum’un takımı, İnönü’de Beşiktaş’ın konuğu oluyor.Ev sahibi ekip, 54. dakikada John Carew ve ardından 62’de Mustafa Doğan ile bir anda 2-0 öne geçiyordu. 67. Dakika ise İbrahim Üzülmez kaleye giden topu elle kesince oyundan atılıyor ve hakem Fırat Aydınus penaltı noktasını gösteriyordu.

Pierre sarı kart görmüştü
İşte ne oluyorsa bundan sonra oluyor ve Carew penaltıyı kullanmak için hazırlanan Pierre van Hooijdonk’un ayağına basıyordu. Hakeme ayağına basıldığını söyleyen Hollandalı ise sarı kartla cezalandırılıyordu!



Sadece ayağına basmadı
Maç 2-1 Beşiktaş’ın galibiyeti ile sonuçlanırken, John Carew oyundan çıkarken bu kez de Hollandalı oyuncunun suratını sert bir el hareketiyle itiyordu. Aynı maçta Sergen Yalçın ise Serhat’ın gırtlağına sarılıyor. Gündemi şu anda meşgul eden Fenerbahçe-Beşiktaş derbisi ile birçok ortak, ancak tek bir  farklı yönü var 30 Ekim 2004 tarihli bu buluşmanın... Fenerbahçe için kaybedilen o maçtan sonra yazılanlar, Daum’un korkak bir futbol oynattırdığı yönündeydi. Ne tesadüf ki, bugün Mustafa Denizli de 4 defans ve önlerinde 3 defansif orta saha ile sahaya çıkıp aynı yönde eleştiri alıyor.

İki maç sırasında kazanılan penaltılarda Bilica ve Carew’in hareketlerinin tasvip edilecek yönü yok. Üstelik her iki oyuncu da sahada hırslarına yenik düştüklerini açıklıyor. Hatta Carew’in açıklaması daha da vahim ve diyor ki, “Pierre van Hooijdonk’un konsantrasyonunu bozmak için yaptım, futbolda bunlar var.” 

Şimdi gelelim aradaki farka...

Fenerbahçe’nin tavrı önemli
Fenerbahçe Kulübü, sonra yenilginin sorumlularını kendi iç bünyesinde aramış ve ne federasyon ne de John Carew’le bir polemiğe girmişti. Peki bugün Beşiktaş ne yapıyor? Her şey ortada değil mi, cevabını biliyorsunuz.
sahibi ekip, 54. dakikada John Carew ve ardından 62’de Mustafa Doğan ile bir anda 2-0 öne geçiyordu. 67. Dakika ise İbrahim Üzülmez kaleye giden topu elle kesince oyundan atılıyor ve hakem Fırat Aydınus penaltı noktasını gösteriyordu.


 Bir de Ekim 2004'te Emre Aşık'ın Nobre'ye meşhur cinsel tacizi vardı ''utanç vesikaları''

http://images.habervitrini.com/haber_resim/emre-nobre.jpg

Doberman o zaman bu hareket için şöyle demişti ;

2004 yılında Beşiktaş ile Fenerbahçe arasında oynanan derbi maçta Beşiktaşlı Emre Aşık'ın o zaman Fenerbahçeli olan Nobre'ye arkadan el hareketini "Burada bir muayene var, basur muayenesi" şeklinde yorumlamıştı. 

PFDK görüntülerden ceza  vermiş,Tahkim ise indirmişti cezayı.

  Hasan Ali Atasoy bugün Fanatik'te nefis bir yazı yazmış.

Ahlak

Hakikaten ahlak nutukları çekilecekse bile, bu konuda tek söz söyleyemeyecek olanların işi midir bu?

Ağır bir kavram sahtekarlığı var her alanda ve her anlamda... Kelimeler artık konuşmuyor, ya maske görevi görüyor, ya da susturucu... Her şeyin siyaseti, kendisinin önünde gidiyor, daha çok para ediyor. Ahlak kelimesinden virüs gibi kaçış var. Artık ‘etik’ diyorlar. O tükenince başka bir ‘nöbetçi kelime’ üretirler elbette... Çünkü ‘ahlak’ dendiğinde bir yüzleşme kaçınılmaz oluyor, kıyas mekanizmaları çalışıyor.

GSTV, Emre ve Bilica’nın başrolünde olduğu mini bir belgesel yapmış. Bunun üzerinden inceden ‘temiz eller’ infazı da yapılıyor. Allah akıl fikir versin! Yahu bu Emre daha bacak kadar çocukken gelmedi mi Florya’ya? Futbol ve spor kişiliği kimlerin yanında, hangi ortamda formatlandı. Eğer bir davranış bozukluğu varsa, bu kimlerin genetik mirası? Peki o zaman bu hareketleri yere göğe sığdıramayanlar, bu yöntemle ‘başarı’ kotaranlar, birden bire hidayete mi erdi?

Gelelim Bilica meselesine... Sizin açtığınız ahlak kraterlerinin yanında, Bilica’nın çukurunun lafı mı olur. Yaptığının savunulacak bir yanı yok, amenna. Emre’nin Nobre’yi parmaklamasından daha mı ağır bir hareket bu? Ya da Carew’in, penaltı atmaya hazırlanan Van Hooijdonk’un ayağını kramponla ezmesinden? Yani bu örnekler say say bitmez. Bilica’nın sezon boyu yaptıklarının yekünü, Baki Mercimek’in, Bülent Korkmaz’ın bir maçta yaptığı kadar tutmaz.

Hakikaten ahlak nutukları çekilecekse bile, bu konuda tek söz söyleyemeyecek olanların işi midir bu? Bu nasıl bir çifte kavrulmuş pişkinlik halidir. Konuşmak için, yazmak için, dillendirmek için, yakınmak için yüzde bile yüz lazım. Toraman Efendi de “Fenerbahçe için her yol mübah” buyurmuş. Adama aldığı iki kupayı hatırlatırlar. “Lig sizin, kupa bizim” söylevinin o maça etkisini ve yansımasını anlatırlar. Rizespor ve Akçaabatspor maçlarını hatırlatırlar. “Bizim payımız yok mu?” atasözünü önüne sürerler. Cordoba’dan sonra Bobo’ya da ‘satılık’ diyor birileri, şerefini pazara çıkarıyor. Sahip çıkan yok. Sahte pasaportları, şike telefon kayıtlarını yutanlar, sineye çekenler başka ne yapacaktı ki? Ortamı kokutanlar, balçıklaştıranlar, düzeni ve düzeneği oluşturanlar, şimdi ittifakın çamurlarında eşelenip duruyorlar. Yapsınlar da, en azından sağa sola sıçratmasınlar ve şikayetçi olmasınlar. Galatasaray “kural hatası” diye müttefikine yol gösteriyor, Beşiktaş yönetimi de resmi başvuruyla “hükmen galibiyet” istiyor. Fenerbahçe, galibiyetle kapattığı her Galatasaray veya Beşiktaş maçından sonra, hükmen mağlup edilmiyor mu? Pardon, ahlak mı demiştiniz?

22 Nisan 2010 Perşembe

Boşuna mı diyoruz ''Asla büyük olamayacaksınız''' diye !!!!!

http://siirtbjkdernegi.com/anasayfa/img/yonetimkurulu.jpg


bjk yönetim kurulu TFF'ye başvurmuş kural hatası nedeniyle YA HÜKMEN GALİP SAYILMALARINI İSTEMİŞ olmazsa da MAÇIN TEKRARINI istemiş.
 Haberi duyunca neremle güleceğimi bilemedim yahu.
 
  Gerçekten şaka mı bu dedim ama değilmiş.
Adamlar üşenmemişler uzunnnnnnnnnnnnn bir dilekçe yazmışlar bir de.
  Ne demiştik hep bunlar için ?

100 DEĞİL 200 YIL ÖNCE KURULMUŞ OLSANIZDA  ASLA BÜYÜK TAKIM DEĞİLSİNİZ,OLAMAYACAKSINIZ !!!
HEP RENKSİZ SEMT TAKIMI OLARAK  KALACAKSINIZ !!!!!!!!!!!
 
  Anladık Demirören Ailesinin bir şirketi haline geldiniz güya adınız bjk futbol yatırımları sanayi ve ticaret a.ş. 
Orta ölçekli şirket takımları bile böyle ağlamaz,kendini güldürmez yahu.
 Daha 2 hafta önce Bursa - Antalya maçında top penaltı noktasına konulmadan atıldı ve çok açık kural hatası olmasına rağmen Antalyaspor A.Ş. bile başvuruda bulunmadı.

  Şu bölüme bakarmısınız ?

 Beşiktaş Kulübü Basın Sözcüsü Mete Düren, itirazla ilgili şu açıklamada bulundu: "Sahanın bir takım fiziki özelliklerinin itibariyle maçın tekrarlanmasi için başvurduk. Penaltı noktası tahrip edilmiştir. Bunun dışında yine FIFA kurallarına göre bir hakemin, kale sahası içerisinde kaleye 5 metre yakında yapılan tüm faullere göstereceğe kartın rengi hakemin insiyatifine bırakılmıştır. Penaltının olduğu nokta 5 metreden yakın olduğu için hakemin sarı ya da kırmızı bir kart göstermesi gerekiyordu. Bilica'nın yaptığı hareket eğer cezasız kalmış olsaydı, o zaman böyle bir tahribatın cezasız bırakılması nedeniyle Fenerbahçe'nin hükmen mağlup olmasına karar verilirdi.

 Komedi ya vallahi billahi.
5 metre yakından kart olması lazımdı diyor yahu.

  Bizi güldürdünüz ya Allahta sizi güldürsün ne diyeyim.

EZELİ REKABETMİŞ.NE EZELİ REKABETİ YAHU GÜLDÜRMEYİN.
EZELİ EĞLENCE BUNLAR YA..
SON 21 DERBİDE 16 GALİBİYETİMİZ VAR.
BU MU EZELİ REKABET ?

Etiketler