Tamer Bağlan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tamer Bağlan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Şubat 2011 Cumartesi

Yok böyle bir Yazı : Sefiller - Tamer Bağlan

http://foto.fanatik.com.tr/YazarlarYeni/TAMERbaglan.gif
 
Medyadaki sapına kadar gerçek Fenerli 3-4 yazardan biri olan Tamer Bağlan bugün harika bir yazı yazmış.
Beynine,yüreğine sağlık.Ayakta alkışlıyorum kendisini.


http://fanatik.ekolay.net/Fenerbahce-Sefiller_6_YazarDetay_213229_30.htm


Sefiller!


Türkiye'nin en büyük ve en popüler spor kulübü olan, Fenerbahçe Spor Kulübü'nün Profesyonel Futbol Şubesi A Takımı zirveye yaklaştı ya; karıştı yine ortalık!

Oysa ne güzeldi her şey! Zirvenin çok gerisindeki Beşiktaş bile ‘Uzay takımı’ydı. Hakemlerimizin, futbolumuzun, ligimizin standardı ne kadar da yükselmişti! Fırtınamız, timsahımız; güle oynaya gidiyorduk! İyice alıştığı orta sıralarda yer alsa da, Galatasaray da devlet tarafından tahsis edilen stadına (TOKİ ya da Türk Telekom Arena Stadı) kavuşmuştu ve pembe günler yaşıyordu, ülke futbolseverlerinin yüzde 60’ı.
Gerisi, yani yüzde 40’ı, Sarı-Lacivert çubukluya gönül vermiş olanların desteklediği, en önemli, en popüler, en medyatik olanı ise, tüm branşlarda en çok meyve veren ağaç olsa da, futbolda 9 puan gerideydi nasılsa!

Birden, zaten 27 yıldır doğru, dürüst esmeyen fırtınanın, yine dinesi geldi! Tüm branşlarda uzak ara Sarı-Kanarya, ne yazık ki, artık futbolda da zirvenin fazla uzağında değildi! Bitmişti yani, güzelim futbol dünyamızın pembe halleri!

Yazın, çizin, konuşun, dedikodu üretin, iftira atın, hakaret edin, kargaşa ortamı yaratın artık! Hakemleri suçlayın, rakip kalecileri takibe alın (Fenerbahçe futbol takımının rakip kalecilerinden sorumlu Devlet Bakanı Faruk Çelik’in geçen sezon yaptığı gibi), saha içi ve saha dışı en ağır tehditleri savurun, sinir ve tansiyonları yükseltin, titreyin! Boru değil; Fenerbahçe’nin başarılı olma olasılığı çıktı ortaya; savurun, dağıtın, çamur atın, bir tarafınızı yırtın, tüm çirkinliklerinizi gün yüzüne çıkarın, Uluç’tan beter olun hatta, insafsızlık ve hazımsızlıkta! Küçüldükçe küçülün, hep daha aşağıya!

Bir hafta başka bir takım için çıldırın, diğer hafta bir başkası için! Sezon sonunun hayallerini kurun yeniden; başka takımların formasıyla şampiyonluk turuna çıkabilmek adına!

Bu arada, Alex’le uğraşmayı da ihmal etmeyin sakın ha! Benzerleri (ki ülkemizde yok), maratoncu kadar koşarken o yürüyor ve hala sözleşmesi uzatılıyor ya! Seviye konusunda da yılmayın, utanmayın; sıfırın altına inin! Çifte standart, haset, fesat, iki yüzlülük, rezillik ve utanç verici olma noktasında sınır tanımayın! İyice çıkın insanlıktan, sefilleşin olabildiğince; ki size yakışan da budur!

Tamer Bağlan - Fanatik

12 Şubat 2010 Cuma

Tamer Bağlan'dan Makyavelist gs ile ilgili müthiş kapaklık yazı.

//YAZARDETAY/AltText

Yetti gayri!

Bir kaleci sarı kattan sonra hakemi alkışlayabilir Denizli'de. Bu, ikinci sarı kartı gerektirecek bir hareket değildir! Bir forvet oyuncusu atılır ama, aynı nedenden Eskişehir'de.
  Bir kaleci sarı kattan sonra hakemi alkışlayabilir Denizli’de. Bu, ikinci sarı kartı gerektirecek bir hareket değildir! Bir forvet oyuncusu atılır ama, aynı nedenden Eskişehir’de.

Yine bir forvetin koşu yoluna konan diz, ceza sahası içindedir, ne var ki penaltı kararı gerektirmemektedir Kayseri’de! Çünkü Koşuyolu’dur söz konusu olan, Acıbadem değildir!

Yerli teknik direktörler, kayıplarını hakemlere ya da başka etkenlere bağladığında, acımasızca eleştirilir. Türk futbolu için nimet olarak görülen yabancı bir teknik direktör ise, başarısızlığın gerekçesi olarak Antalyalı bir stoperi hedef gösterebilir ve bu küçümseyici, çirkin, hatta insanlık dışı yaklaşım, ufacık bir tepki bile görmeyebilir!

Zirve yarışındaki bir rakibin sözleşmeli oyuncusu, “sözleşmen bittiğinde bizdesin” diyerek ayartılabilir, evi bile ziyaret edilebilir; üstelik onlarla yapacakları maçtan önce!

Çünkü, söz konusu kendileri olduğunda, ‘ayıp yorgan altındadır’ sadece! Gerisi, sıradan gelişmelerdir...

Önümüz mart, biliyorsunuz. Şimdiden başladı kediler ama; miyav-miyav değil; ciyak-ciyak! Hep bildiğiniz gibiler; hem yapıp, hem bağırıyorlar yine! Bilinen, alışılageldik, kanıksanan vaziyetler!

Bu kez “aç, susuz, gariban, acınacak durumdayız” diyecek pozisyonda da değiller. Ki, hiç olmadılar da zaten! Yine aynı arabesk yalanlarla kamuoyu oluşturmak istemeye kalksalar, yemez; öteden beri sürekli ve düzenli yiyenler!

Bir kere devlet kulübüsün; imtiyaz, yani ayrıcalık, destek, kıyağın önde gideni seninle. Yediğin önünde, yemediğin arkanda telgrafa direk olmuş; Neyzen’in dediği gibi!

Hala utanmayacak, susmayacak mısın! ‘Türk futbol tarihinin gelmiş-geçmiş en pahalı takımı’ diye övünüyorsan kurduğun ile ya kazanacaksın her türlü destekle ya da ağzını açmayacaksın!

Yetti gayri! Gerçekten yetti! Futbol oyunuyla mı keyif alacak, arkadaşlarımızı kızdıracak, eğleneceğiz, yoksa sizin oyunlarınızla mı sinir olmaya devam edeceğiz!

Yetti gayri! Ya göründüğünüz gibi olun, ya olduğunuz gibi görünün!

İki dakika ya da bir kaç sezon delikanlı olun!

Tamer Bağlan - Fanatik .
11.02.2010

**********
 Harika bir yazı.
Yüreğine,klavyene,ellerine sağlık Tamer Bağlan.

Etiketler