Fenerbahçe Futbol Takımı transferleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fenerbahçe Futbol Takımı transferleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2010 Çarşamba

Mancini'yi İstememek / Hangisi doğru ? & Olmayan Transfer Politikası





Fenerbahçe'nin transfer politikası ile ilgili  hiç bir şey yazmak istemiyordum ama bugün şu
''Mancini yalanlaması''nı okuyunca  dayanamadım.


Bugün bir çok gazetede yer alan Inter´de forma giyen Mancini´nin kulübümüze transferine ilişkin haberler üzerine kamuoyunu bilgilendirme gereği duyulmuştur.

Brezilyalı oyuncunun menajerleri vasıtasıyla tarafımıza ulaşan Mancini´yi transfer etmemiz yönündeki önerilerine reddetmemize karşın‚ bu tip haberlerinin arttığını ve basınımızın bu yolla gereksiz bir şekilde meşgul edildiğini görmekteyiz.

Menajerlerin kendi menfaatleri için bu yönde bir kamuoyu yaratma çabası içinde olduğunu hatırlatarak‚ oyuncuya dair herhangi bir çalışmamız olmadığını belirtiriz.

FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ

  

  Helal Olsun valla Mancini gibi bir futbolcuyu bile reddedecek kadromuz ve transfer politikamız varmış ne diyeyim ki.
  Mancini İnter'de yeterli şans bulamıyor ve Mourinho'da gitmesine izin veriyor.
Maliyeti yüksekse kiralarsın ne var bunda.
 Ama her şeyi çok bilen zihniyet varken niye şaşırıyoruz ki.
   Bir yanda resmi site ''yalanlama org'' olarak gece gündüz çalışırken,diğer yanda 
''Kurumsal Yapı''mızın bireylerinden garip açıklamalar devam ediyor.
  Aykut Kocaman  Brezilya'ya gidiyor bir takım çalışmalar yapıyor ve bunları yalanlamıyor.
Öte yanda Başkanvekili Nihat Özdemir her zamanki gibi ''En İyisini Alacağız.1-2 güne netleşir' diyor.
Diğer yanda ''Keyfiyetin Başı'' Aziz Yıldırım gene ''Bu takımın yürüye yürüye Şampiyon 
Olacağı''na inanıyor ki ''Transfere gerek yok'' diyor.
Diğer diğer yanda Teknik Direktör Daum ''Transfer İstiyor''

  İşin garibi aşağıdaki gibi her haberi yalanlayan ''yalanlama org'' Nihat Özdemir'in

açıklamaları ve Aziz Yıldırım'ın ''Transfer'e gerek yok'' haberini yalanlamadı.


yalanlama.org'tan başka açıklamalar ;

Kulübümüzle ilgili bir süredir basınımızı meşgul eden transfer haberlerine Dentinho´dan sonra bugün Ricardo Quaresma isminin de eklendiğini görmekteyiz.

Sportif Direktörümüz Aykut Kocaman´ın ve haberlerde adı geçen Yönetim Kurulu Üyelerimizin Dentinho´nun transferi için bugün Brezilya´ya gittiği haberleri gerçekle bağdaşmamaktadır; oyuncuya dair geleceğe dönük bir çalışmamız bulunmamaktadır.

Renklerimize katmak için herhangi bir planlama içinde bulunmadığımız Portekizli futbolcu Quaresma da şu an gündemimizde yer almamaktadır.

Spor kamuoyuna duyurulur‚


Fenerbahçe Spor Kulübü 


Habertürk Gazetesi'nde Senad Ok imzasıyla yayınlanan "Kocaman 2 kez istifadan döndü" başlıklı haber yalandır.

Fenerbahçe Spor Kulübü Sportif Direktörü Sayın Aykut Kocaman ile iletişime geçemeyen muhabir Senad Ok, kendi hayal dünyası ile ürettiği bu tür haberlerle Habertürk Gazetesi okuyucularını aldatmaktadır.

Gerçek olmayan bu tip yanlı, yanlış haberlere bizzat bu gazetenin okurlarının itibar etmemesi konusunda kamuoyunu bilgilendirme gereği duyulmuştur.

FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ


  Roberto Carlos'un gideceği aylar öncesinden belliyken,disiplinsiz davranışlarla kellerini
koparacağınız  Kazım ve Önder'i de göndermeniz gerekirken - Olmayan politika yüzünden
Önder'in yerine adam  alamayınca ,Sivas  maçı  öncesi  ihtiyaç  doğdu diye Önder'i
affetmekte tamamen bir işbilmezlik ve gaflettir - yata yata,hiç bir fayda sağlamdan
yılda 2,5 m.avro alan Deivid varken,kadroda Ali Bilgin'ler,Uğur'lar,Wederson'lar,Bekir'ler
 varken,sürekli yakındığınız yabancı serbestliğinde 1 kontenjanınız açıkken,en güçlü ve
tek  rakibiniz  -  sözde  mali  yapısı sizden kötü - PL'den kiralık,obsiyonlu,obsiyonsuz
en gözde  adamları Kewell'ı bile gözden çıkarıp habire  transfer yaparken  
(hiç sevmem ezikleri referans  göstermeyi ama  realite  ortada) sen ihtiyacın olduğu
halde  hiç bir plan,program,çalışma yapmadan - yalandan ileriye dönük çalışmalarımız
sürüyor  lafları  karın doyurmuyor -  transfer  yapmıyorsan  diyecek bir şey yok.
 Hadi biz alıştık,biliyoruz zihniyeti de  MÜŞTERİLER  MUTSUZ SAYIN BAŞKAN ?
   Allahtan  Gökhan  Ünal'ı  Sadri  Şenerin ricası  üzerine  almayı  kabul etti.
 Yeni yetme gençler gibi ''transfer histerisi''ne tutulmuş değiliz.
 Takımın ihtiyacı var yahu.
En  önemlisi  ''FUTBOL İYİ FUTBOLCULARLA OYNANIR''
  Başkan  daha  bu hafta sonu Denizli maçında heyecandan hop oturup hop kalkıyordu,
3.golden sonra  lanet  olsun  bu kadar heyecana  dedi içeri  kaçtı.
  Halbuki  ertesi günü  Fenerbahçe Acıbadem maçında son derece relax,keyifli güçlü
rakip  Eczacı maçını  seyretti.
 Bundan da mı ders almıyor.
    Hayır  kulübün  imkanları  elvermese  eyvallah diyeceğim.
Kaldı ki sezon sonuna kadar  kiralık alırsınız hem  maliyeti düşürmüş hem de
bir riske  girmemiş  olursunuz.
 Artı  alacağınız  oyuncu  size  önceliğiniz  olan  Lig Şampiyonluğu ve  akabinde doğrudan
CL'ye katılma ile gelecek gelirlerde ciddi bir katkı yapabilir ve maliyetini kat kat 
çıkarabilir.Hadi biz neyse Başkan ve Yönetimin en büyük destekçisi Hasan Ali Atasoy
bile bu konuda doğru bir yazı yazdı.  
  Neyse ne desek boş.
Bekleyelim 1 Şubat'ı.Belki bizi yanıltırlar.
Neticede en iyiyi onlar biliyorlar ne de olsa (!) sonuçlarına  da katlanırlar.


Dip not 1.gs inşaallah Kewell'ı gönderir.O zaman kendi ayaklarına kurşun sıkmış
olurlar.
Dip not 2.gs ile bu bütçe ile farkı açamadık seneye Peşkeştepe'den sonra
görürüz olacakları.Çok bilen bizimkilerin ne diyeceklerini o zaman merak ediyorum.
Dip not 3. Bugün Sercan'ı gördük.Onu beğenmeyen çok bilmiş FB  taraftarı
hala atıp tutar mı bilmiyorum ama bu yaşında klasını bir kere daha gösterdi.
O kadar çabuk bir forvet  az bulunur.


6 Temmuz 2009 Pazartesi

Son Dakika !!!! Volkan Demirel 4 Yıllık Sözleşme İmzaladı.

Volkan Demirel

Şu anda NTV Spor'un Son Dakika (23.37) haberine göre Volkan Menajeri Erdinç
Şehit ile geldiği kulüpte 4 yıllık sözleşmeye imza attı.

Çok şükür demek lazım yani.
Evet çok ahım şahım bir kaleci değil ,az yakmadı,dengesiz bir kaleci ama alınabilecek
daha iyi yerli kaleci yok.
Yabancı Kaleci almakta kontenjan nedeniyle lükstü.
Yabancı oyunculara yağdır 3,5 / 4,5 m.avroları Emre'ye 3,5 m.avro
Mehmet Topuz'a 3.2 trilyon ver,Volkan'a gelince 1,6 m.avrodan yukarı çıkmam de.
Ayıp yani.
Neyse ...
Hayırlı Olsun.
Artık iyi bir mental terapi ile hataları aza indirilerek takıma daha faydalı olması
sağlanmalı.

3 Temmuz 2009 Cuma

Fabio Bilica Resmi İmzayı Attı.



Fenerbahçemizin Sivasspor'dan transfer ettiği Fabio Alves da Silva(Bilica), Sportif Direktörümüz Aykut Kocaman'ın da hazır bulunduğu bir törenle kendisini 3 yıllığına kulübümüze bağlayan sözleşmeye imza attı. Çok mutlu ve gururlu olduğunu söyleyen Brezilyalı oyuncu, şimdiye kadarki kariyerinde oynadığı en büyük takımları Fenerbahçe ve Brezilya Milli Takımı olarak ifade ederken, "Fenerbahçe benim için dünyanın en büyük kulubü" dedi.
Bilica'yı resmen Fenerbahçeli yapan imza töreni, Samandıra Kamp Merkezi Basın Toplantı Odası'nda gerçekleştirildi. Törende ilk olarak söz alan Sportif Direktörümüz Aykut Kocaman, "Bilica, Kulüple anlaştıktan sonra, antrenmanlar başlarken geldi. O nedenle kendisiyle imza töreni düzenleyemedik. Yoğun bir antrenman programı var. Fenerbahçe'nin büyüklüğünü ve onun bir futbolcusu olduğunu hissetmesi için böyle bir imza töreni düzenledik. Disiplinli ve savaşan bir kadro istiyoruz. Bilica, geçen sene Sivasspor'da başarılıydı. Ancak Fenerbahçe'ye transfer olan bir oyuncu için başarı çıtası ve beklentiler yüksek olmalı. Hem kendisi hem de takımımız adına hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" diye konuştu.

MUTLU VE GURURLUYUM

Sözlerine "İlk başta, burada oynama şansını bana verdiği için Fenerbahçe'ye minnet duyuyorum" diyerek başlayan Bilica ise, "Sivas'ta başarılı olduk. Ancak demin de söylendiği gibi benim için başarı çıtası arttı. Fenerbahçe'nin başarı için elimden geleni ve elimden gelenin en iyisi yapacağıma söz veriyorum. Duyduğum mutluluk ve gururu buradan ifade etmek istiyorum" dedi.

FENERBAHÇE FORMASI GİYEN MUTSUZ OLMAZ

Daha sonra gazetecilerin sorularını cevaplandıran Bilica, kendisine Diego Lugano'nun sorulması üzerine, "Lugano'ya benim saygım sonsuz. Lugano çok büyük bir oyuncu. Ancak benim görevim kulübüm adına en iyisini vermektir. Benden öncesi, benden sonrası gibi şeyler yok. Elimden gelenin in iyisini vereceğim ve umuyorum ki; başarılarda pay sahibi olacağım" dedi. Fenerbahçe hakkındaki soruları da yanıtlandıran Bilica, "Burada bulunduğum kısa sürede şunu anladım ki; Fenerbahçe benim için Dünyanın en büyük kulübü. Burada olmaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyorum. Buraya gelmeden önce bana söylenenler; eski teknik direktörümden olsun, tüm futbolculardan olsun duyduğum şeylerle bana güzel izlenimler sunuldu. Ben de bunları yaşamayı bekliyorum. Ben, herhangi bir futbolcunun Fenerbahçe forması giyip de mutsuz olacağına inanmıyorum. Ben buna inanmıyorum. Bu yüzden Fenerbahçe formasıyla mutlu olacağım" dedi.

EN BÜYÜKLER FENERBAHÇE VE BREZİLYA

Bugüne kadarki futbol kariyeri hakkında da konuşan Bilica, "Futbol hayatımda oynadığım tüm kulüplere saygım sonsuz ama, şu ana kadarki kariyerime baktığım zaman, Fenerbahçe ve Brezilya Milli Takımı, kariyerimde oynadığım en büyük takımlar" dedi.

İmza töreninde, gazetecilerin başka konulardaki sorularına da yanıt veren Aykut Kocaman ise, İspanyol oyuncumuz Daniel Güiza'nın takıma geç katılacak olmasının normal olduğunu söyledi. Kocaman, "Güiza, ayın 28'nde maç oynadı. Arkadaşları tatile girdikten 1 ay sonra son maçını oynadı Böyle bir istekte bulunması doğal" diye konuştu.
İmza töreni, Bilica'ya Fenercell hattı ve ve Fenerbahçe Kart verilmesinin ardından, oyuncunun Samandıra'daki antrenman sahasında basın mensuplarına poz vermesiyle sona erdi.

FENERBAHÇE'Yİ HEP HAYAL ETTİM

Yeni transferimiz Bilica, imza töreninin ardından FB TV'nin canlı yayınında Fatih Demirkol'un sorularını cevaplandırdı. Bilica "Çok kısa bir süre geçmesine rağmen kendimi buraya çok yakın hissediyorum. Çok büyük bir kulüpteyim. Bu mutluluğu ve gururu buraya gelen herkes yaşar. Burada kaldığım sürece bu duygulara hep sahip olmayı umuyorum. Fenerbahçe'de oynamayı her zaman hayat ettim. Ben hayallerimi gerçekleştiren bir insanım. Tabii sadece hayal etmekle olmuyor, eylemler de gerçekleştirmelisiniz. Ben de bunu yaptım ve Fenerbahçe'ye geldim" dedi.

TARAFTARIN GÜCÜNÜ ARKAMA ALACAĞIM

Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nın muhteşem havası hatırlatıldığında ise Bilica, "Fenerbahçe'nin stadına geldiğimde gördüklerimin en önemlisi Fenerbahçe taraftarının büyüklüğü oldu. Biz Sivas'la buraya maça geldiğimizde, üzerimizde büyük bir taraftar baskısı vardı. Ben zannetmiyorum ki; herhangi bir takım buraya gelsin ve bu baskıyı hissetmesin. Ben Sivas'ta oynarken bunu hissettim. Şimdi o taraftarın gücünü arkama alacak olmaktan dolayı mutluyum" dedi.

İLK HEDEF SÜPER KUPA

Bilica, "Kendi adıma söz veriyorum. Taraftara ve camiaya başarılar, kupalar kazandırmak için elimden geleni yapacağım. İlk hedefimiz de Ağustos'ta oynayacağımız Süper Kupa. Takım olarak onu kazanmak istiyorum. Ben de bunda pay sahibi olmak istiyorum. Bizim bu seneki hedefimiz önümüzdeki tüm kupaları almak. Bunun için sezon öncesi kampında iyi çalışmamız gerekiyor. Bizim şimdi yaptığımız da bu zaten. Antrenmanlar iyi geçiyor. İyi çalışıyoruz. Fenerbahçe'nin her zaman için hedefi, önündeki tüm kupaları almaktır" dedi.

DAUM'UN YAPTIKLARI YAPACAKLARININ GÖSTERGESİ

Yeni çalışmayla başladığı Teknik Direktörümüz Daum hakkındaki soruları da yanıtlandıran Bilica, "Hocamızın daha önceki dönemlerde yaptıkları, yapacaklarının göstergesidir. O da biz de başarıyı hedefliyoruz. Hocamızın bizim üzerimizdeki etkisi ve havası oldukça olumlu. Umuyorum ki, tüm kupaları kaldırırız. Ben kupalar kazanmak istiyorum. Türkiye liginde Fenerbahçe formasıyla kupayı kazanmak, Avrupa Ligi'nde başarılı olmak ve o kupayı da kaldırmak istiyorum. Bunlar da aklıma geldiğinde heyecanlanıyorum" diye konuştu.

BASKILAR OLUMLU ETKİLER

Beklentilerin ve baskıların fazla olmasının olumlu olduğunu söyleyen Bilica, "Baskıların, üzerimizdeki beklentilerin fazla olması beni olumlu şekilde etkiliyor. Bu sizin işinize daha fazla eğilmenizi sağlar. Zaten bu formayı giymeniniz bile bunu sağlar. Baskı olumlu etkiler. Fenerbahçe bu sene Türkiye Ligi, Türkiye Kupası ve Avrupa'da mücadele edecektir. Ben de hepsine talip olduğumuzu söylüyorum" diye konuştu

TÜRK VE BREZİLYA FUTBOLLARI BENZEŞİYOR

Bir çok ülkede top koşturduğunun hatırlatılması ve ülke futbollarını karşılaştırması istendiğinde ise Bilica, "Ben bir çok bakımdan Türk futbolunun Brezilya futboluyla benzerlikleri olduğunu söylüyorum. Özellikle de oynadığım mevkii bakımından. Brezilya'da da stoperler, güvenliği elden bırakmamak kaydıyla ileri çıkarlar. İtalya ve Fransa'da stoperler orta sahayı bile geçemez. Türkiye'de bu kısıtlama yok. Bu da futbolun güzelleşmesine katkı sağlıyor. O nedenle Brezilya ve Türk futbolu bir birine yakın. Ben saha içinde azimli, kararlı ve hırslıyım. Karşımda kim olursa olsun, rakip takımda yakınım bile olsa bu kazanma hırsımdan bir şey kaybetmem. Ben futbol oynamayı ve futbolu futbol gibi oynamayı seviyorum. Bir defans oyuncusuyum ama futbolu sevdiğim için atağa çıkmayı, gerek asist gerek golle takımıma hücumda katkı yapmayı seviyorum. Elbette görevim savunmak ama ileri çıkmayı da seviyorum" diye konuştu.

FENERBAHÇE'NİN CAMİA DURUŞU OLACAK

Fenerbahçe'nin bu sezon nasıl bir futbol oynayacağı hakkında görüşleri sorulduğunda ise Bilica, "Saha içerisinde Fenerbahçe'nin camia duruşu olacak. 'Camia duruşu nedir?' derseniz. Fenerbahçe camiası büyüktür. Saha içindeki Fenerbahçe'nin duruşu da camianın büyüklüğünün duruşu olacaktır. Başarının sırları hocamızda saklı. Hocamız bu sırları bizlere zamanla verecek. Bizler de başarıya inandığımız sürece bunları yerine getireceğiz" diye konuştu.

TARAFTAR HEP YANIMIZDA OLSUN

Özel yaşamı hakkında da bilgiler veren Bilica, "Benim için temel ailedir. Bilica da saha dışında ailesiyle birliktedir. Aileyle mutlu olduğunuz takdirde işinizde de mutlu olursunuz. Saha dışındaki Bilica, ailesiyle ve arkadaşlarıyla vakit geçiren bir insan. En büyük hobim ise balık tutmak. Brezilya müziğini de Türk müziğini dinliyorum. Yemeklere de alışkınım. Zaten Türk yemekleri ülkemin yemeklerine yakın. Eşime de Brezilya yemekleri değil de Türk yemekleri yapmasını söylüyorum" diye konuştu. Son olarak taraftara seslenen Bilica, "Başarı için buradayım. Fenerbahçe, kupaları almak için elinden geleni yapar. Ben de takımın bir parçası olarak bunu istiyorum. Taraftarlarımızın desteğiyle başarılar kazanacağız. Bunu da önümüzde zamanlarda göreceğiz. Onlar hep yanımızda olsun" dedi.



























bilica.jpg

Kariyeri

2008-2009 sezonunda Sivasspor'da oynadı. Sivasspor'a, Romanya'nın CFR Cluj takımından geldi. Daha önce Venecia, Brescia, Palermo, Ancona, Köln gibi takımlarda da forma giydi. Fenerbahçe Spor Kulübü'nün 8 Haziran 2009 tarihinde resmi web sitesinden yapılan açıklamaya göre Bilica, Fenerbahçe ile sözleşme imzaladığı belirtildi. Transfer ücreti olarak Yasin Çakmak'ın bonservisiyle beraber + 1.5 milyon avro + 3 futbolcu kiralık olarak verildi. Sivasspor Kulübü, 9 Haziran 2009 tarihinde transferi doğruladı. Transfer haberi ilk olarak Fenerbahçe Spor Kulübü'nün iletişim operatörü olan Fenercell'in üyelerine gönderdiği kısa mesaj ile duyuruldu.

3 Temmuz 2009'da Fenerbahçeyle 3 yıllık bir sözleşmeye imza attı.Yasin Çakmak'ın yanı sıra 4.000.000 Euroluk yüksek bonservis bedeliyle 3 sene anlaşma sağlanmıştır.Bilica yıllık 2.100.000 € alacaktır.

Milli Takım kariyeri

1998-2000 yılları arasında 16 kez Brezilya U-20 Milli takımının formasını giydi ve 2 gol attı. 2000 Sydney Olimpiyat oyunlarında ise ünlü futbolcular Alex, Ronaldinho, Lúcio ve Fábio Aurélio ile beraber Brezilya Olimpiyat takımında forma giymiştir. Bu turnuva'da 2 kez milli oldu.


Hürriyet Gazetesi spor yazarı Korkut Göze, yeni transferleri mercek altına almaya devam ediyor.. Göze’nin bugünkü konuğu Fenerbahçe’nin yeni transferi Bilica oldu.

Yedi çocuklu bir aile babası. Üç kez evlendi. Sivasspor’da oynadığı tek sezonu üçüncü eşinden dünyaya gelen çocuğu ile geçirdi.

Sivas halkı ile sıkı bir dostluk kurdu Bilica. F.Bahçe’ye transferini öğrendikten sonra söylediği duygu dolu sözler, bu sevginin samimi bir itirafıydı…

Kulübüm istemeseydi, buralardan gitmezdim. Yine de Sivasspor’un bu transferden para kazanması beni mutlu etti!

Bilica boş zamanlarını Sivas sokaklarını arşınlamakla geçirdi. En ücra köşelerine daldı, her caddeyi dolaştı. Bazen bir kafede veya bir restorantta mola verdi Sivas turlarına… Günleri hep böyle geçti.

Evde müzik dinlemeye bayılır. Üstelik bütün mahalleye de dinletir. Setin sesini sonuna kadar açar ve başlar dan setmeye. Hele, kasette bir Latin müziği çalıyorsa…

Bıkmadan-usanmadan aksiyon filmleri izler Bilica. Ve beğendiğini de birkaç kez seyreder. Değişmeyen bir hobisi vardır. Hep İtalyan marka giyinir. Yedek kaleci Akın Vardar, Sivasspor’daki can dostuydu. İbrahim Dağaşan ve Sergio ile iyi bir diyalog kurmuştu.

Zaman zaman F.Bahçeli Alex ve ünlü Ronaldinho ile telefon görüşmeleri yapardı. Sivas’ta geçirdiği tek sezonda bu eski dostlarla ilişkiyi hiç kesmedi. Nereden kaynaklanıyordu bu dostluk?

Bilica, 1998-2000 yılları arasında 16 kez Brezilya U-20 Milli Takım formasını giydi. 2000 Sydney Olimpiyat Oyunları’nda da Ronaldinho, Alex ve Lucio gibi ünlülerle Brezilya Olimpiyat Takımı’nda yer aldı. Sonra her biri ayrı ülkeye gitti. Ancak, dostluklar süregeldi…

Bilica, tam 6 yıl İtalya’da oynadı.

Her futbolcunun başaracağı bir iş değil.

Forma giydiği İtalyan takımları sırası ile…

Venezia, Brescia, Palermo ve Ancona.

Ayrıca Avrupa’da, Almanya’nın FC Köln, Fransa’nın FC Istres ve Romanya’nın Cluj takımlarında da yer aldı.

Sivasspor’da geçen sezon müthiş bir grafik çizdi Bilica!

34 maçın tümünde oynadı. Rakipten 92 top çaldı, 15’ini kaptırdı. Attığı isabetli pas sayısı 855. 30 faul yaptı, 78 kez faule maruz kaldı.

Gördüğü sarı kart 6. Tek kırmızı kartı var!

Tam adı: Fabio Alves da Silva Bilica.

Yaşı: 30. Boyu: 1.87. Doğum yeri: Campina Grande (Brezilya)

Bilica’nın meslek yaşamı anılarla dolu.

Ünlü Shevchenko’nun attığı penaltıyı kurtarması anılarının baş köşesini süslüyor.

Venezia’da oynarken, kaleye geçmek zorunda kalır Bilica.

Teknik direktörün bir işareti ile kaleye yönelir. Gerisini Bilica’dan dinleyelim…

Önce irkildim. Ancak, kazağı üzerime geçirdiğim an tüm korkularım bitti. Ve özgüven kazandım.

Bu arada bir başka şanssızlık gelip Bilica’yı yakalar. Milan bir penaltı atışı kazanır. Atışı kullanacak isim de ünlü Shevchenko…

Yine Bilica’ya dönelim ve hikayenin gerisine kulak verelim…

Dikkatle Ukraynalı futbolcuyu izlemeye başladım.

Topa doğru koşarken atacağı köşeyi kestirdim. Ve o yöne doğru uzandım.

Topun elime değdiği an penaltıyı kurtardığımı anladım. Büyük bir mutluluk duydum.

Sivasspor’da hep yıldız futbolcu muamelesi gördü. Her futbolcu onu farklı bir yere koydu. Ve yine hiçbiri Bilica’nın değerini inkar etmek gibi bir komplekse girmedi.

Bir röportajda Eskişehirspor’un stoperi El Saka’ya sorarlar…

Türkiye’ye gelen en iyi yabancı stoper kim?

El Saka hiç düşünmeden yanıtlar…

Popescu ve Bilica!

Bunu Bilica’ya anlatırlar. Brezilyalı kısa bir yanıt verir…

Popescu gibi bir futbolcu ile adımın anılması bana gurur verdi!

Yeri geldi hemen söyleyeyim… Ülkemize gelen en mütevazı yabancılardan biri Bilica. Tartışmaya girmeyi hiç sevmez. En önemli özelliğini de şu sözlerle vurgular…

Bir stoper için yeterli tekniğe sahibim. Bu da bana oyunu iyi okumak ve iyi oyun kurmak gibi bir özelliği getirdi. Ayrıca, attığım isabetli pas sayısı bir stoper için bir hayli fazla.

Ve bir iddia: Bilica’nın Romanya’dan Sivasspor’a transferi bir hikaye gibi… Rumen teknik direktör Multescu’nun yardımcılığını yapan Yüksel Yeşilova, Bilica’yı Sivasspor’a önerir.

Ancak, bazı şeyleri de söyleme gereğini hisseder. Önce iyi ve kaliteli bir futbolcu olduğunu vurgular. Ardından da çok istikrarlı değildir diye bir not düşer. Ve şöyle tamamlar…

Uzun yıllar yararlanamazsınız. Romanya’dan ayrılışın nedeni de bu!

Oysa Bilica, Sivasspor’da nefis bir portre çizdi. Ligde her maçta görev yaptı. Eski teknik direktörü Bülent Uygun’un da belirttiği gibi yüzde yüz randıman sağladı, arkadaşlarına hep pozitif enerji saçtı.

Ve transferin gözdeleri listesine girdi!

Sivasspor Başkanı sayın Mecnun Odyakmaz’ın, Bilica’nın transferi ile ilgili sözleri adeta beklenmedik bir ayrılığın ezikliğini taşıyor…

300 bin Euro’ya aldığınız bir futbolcu değerini 3-4 milyon Euro’ya yükseltirse, istemeseniz de satmak zorunda kalıyorsunuz!

Doğru söylüyor sevgili başkan… Çark kolay dönmüyor. Bu alemde yaşamak için bazen sevdiklerinizi de gözden çıkartıyorsunuz.

Hürriyet Gazetesi

05.7.2009 10:07

***************

Haydi Hayırlı Olsun bakalım.
Faydalı olacaktır.Komple bir oyuncu.
Akıllı,soğukkanlı,özgüveni yerinde,mücadeleci,sert şutları,frikikleri var.
Fiziği güçlü,yer tutuşu ve müdahaleleri yerinde.Geriden oyun kurmada pas yüzdesi yüksek.
Kafa topları iyi,bire birlerde kolay çalım yemiyor,tank gibi.
Çok takım değiştirdiği,oynadığı takımların küme düştüğü konusunda eleştiriler var.
Sadece O mu düşürdü acaba ?
Sivasspor'an önce oynadığı Romanya'nın CFR Cluj (başka Cluj) takımı da küme düşmüş
ama Bilica 2007-2008 Sezonunda Romanya'nın En İyi Defans Oyuncusu seçilmiş.
İstikrarlı bir oyuncu.Bize de böylesi lazım.

Geçen sezon İstatistikleri ;
Maç KategorisiToplam MaçToplam Gol
Türkiye Kupası51
Turkcell Süper Lig341

DetaylarKartDakikaMaçTarih/SaatMaç Organizasyonu
Sarı Kart 89.dk KOCAELİSPOR-SİVASSPOR 30.08.2008 21.00 Turkcell Super Lig
Sarı Kart 51.dk ANTALYASPOR A.Ş.-SİVASSPOR 09.11.2008 14.00 Turkcell Super Lig
Çift Sarı Kart 89.dk KAYSERİSPOR-SİVASSPOR 31.01.2009 13.30 Turkcell Super Lig
Sarı Kart 4.dk MKE ANKARAGÜCÜ-SİVASSPOR 14.03.2009 15.15 Turkcell Super Lig
Sarı Kart 86.dk GALATASARAY A.Ş.-SİVASSPOR 30.05.2009 20.00 Turkcell Super Lig

http://www.sporx.com/.../ozelroportaj/152557/?ref=abm

Röportajı ;

BİLİCA'NIN SHEVCHENKO'NUN PENALTISINI KURTARDIĞI POZİSYONU İZLEYİN...

30 Yaşında Piyango vurmuş gibi Ülkenin En büyük takımına iyi transfer yapmanın
kıymetini bilecek kafadadır,bunu da iyi değerlendirecektir diye düşünüyorum.
Kariyerinin doruk noktası olduğunu söylüyor zaten.
Ömer Üründül bile Ülkenin En İyi Savunma oyuncusu dedikten sonra bize laf kalmıyor.
Rıdvan Dilmen de çok beğeniyor.
Lugano çok iyi,sert,yıpratıcı v.s ama takımı sık sık yalnız bıraktıktan
sonra bir anlamı yok ki.
Bilica'nın yanına daha seri,çabuk arkaya atılan topları süpürecek bir yabancı daha lazım.
Her ne kadar Bülent Uygun ,Balili ile yarışıp geçiyor dese de açık alanda biraz yavaş gibi.
Eğer dediği gibiyse o zaman Bilica - Bekir bile olur.
Edu'ya artık teşekkür edilmeli.
Defansta 3 yabancı olayı fazla.Keşke RC'yi gönderselerdi.
O zaman bir yabancı Stoper almakta sorun olmazdı.
Bakalım Aziz Yıldırım ne düşünüyor defans kurgusu konusunda.
Daum diyemiyorum çünkü transferleri ve kadroyu Aziz Yıldırım yapıyor.

24 Haziran 2009 Çarşamba

Bekir İrtegün Resmen Fenerbahçe'de !!!!!!


Fenerbahçemizin Gaziantepspor'dan transfer ettiği Bekir İrtegün, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı Basın Toplantı Odası'nda bugün düzenlenen bir törenle, kendisini 3 yıllığına Kulübümüze bağlayan resmi sözleşmeye imza attı. İmza töreninde hazır bulunan Sportif Direktörümüz Aykut Kocaman, Fenerbahçe'nin Bekir İrtegün transferiyle, mücadeleci bir takım yaratma yolunda önemli bir adım daha attığını kaydetti. Başarı için elinden gelenin fazlasını ortaya koyacağını söyleyen Bekir İrtegün ise, "Bu güzel mabette hedeflerimize ulaşacağız" dedi.

MÜCADELECİ BİR TAKIM KURULUYOR

İmza töreninde ilk olarak söz alan Sportif Direktörümüz Aykut Kocaman, "Bir şey söylemek gerekiyor.Geçen sezon dışarıdan bakılınca Fenerbahçe'nin sıkıntılı bir görüntüsü vardı. Takımın en önemli özelliklerinden biri; sonuçtan öte; takımın mücadele kalitesinin düşük olması en göze çarpan şeydi. O nedenle bu yıl transfer politikasında Fenerbahçe'nin en çok düşündüğü, dikkate aldığı şey bu oldu. Önümüzdeki sezonda sonuçlar ne olur bilinmez ama, en azından bir şeyi çevirebileceğiz. Maçı sonuna kadar oynayan mücadeleyi bırakmayan bir oyuncu yapısı ve takım kuruyoruz. Mehmet Topuz gibi, Özer Hurmacı gibi bu oyunculardan biri de Bekir İrtegün. İnşallah kendisi ve Fenerbahçe için hayırlı olur. Geleceğin onun için iyi geçeceğine inanıyorum" dedi.

TRANSFERİN OCAK'TA OLMASINI İSTERDİM

Sözlerine Aykut Kocaman'a teşekkür ederek başlayan Bekir İrtegün ise, "Başkanımıza, Nihat Özdemir'e, Ali Yıldırım'a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Büyük bir camia ve büyük bir ailenin bir ferdi olarak, maksimum katkıyı sağlamak için elimden gelenin fazlasını ortaya koymaya çalışacağım. Belki bu transfer Ocak ayında gerçekleştirilecekti. Bunu ben de istedim ama gerçekleşmedi. Şimdi olması gerekiyormuş. Gaziantepspor'a, şehir ve taraftara emek ve sevgilerden dolayı teşekkür ediyorum. Aykut Hocamızın dediği gibi geçtiğimiz sezon Fenerbahçe adına iyi geçmedi. Yeni ve güçlü bir yapılanma geliyor. Bu güzel mabette hedeflerimize ulaşacağız. Başkanımızın verdiği şampiyonluk sözüne katkım olursa, kendimi daha iyi hissedeceğim. İnşallah iki tarafa da hayırlı olur" dedi.

KORKUM YOK

İmzaların atılmasından sonra basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Bekir İrtegün, "Yıllarca gelip burada Fenerbahçe'ye karşı oynadım. Ben inanıyorum ki; Fenerbahçe formasıyla bu statta oynamak tarif edilemeyecek bir duygu. O günün gelmesini sabırsızlıkla bekliyorum. Böyle bir camiaya gelmek çok zor. Ortaya koyacağınız performans sürekli olmalı. Kalıcı olmak, başarılı olmaktan daha zor. Gelen benden önceki arkadaşlarımdan tutunamayıp gidenler oldu. Belki bunda şanssızlık veya başka nedenlerin etkisi vardır. Bu konuda benim korkum yok. Ben kendime güvenen bir oyuncuyum. Yıllardır bu ligin önemli renklerinden biri olan takımın kaptanlığını yaptım. 3-4 senenin az olduğuna inanmıyorum. Ama başarılı olmanın zor olduğunu ve çalışmam gerektiğini, gelen şansların değerlendirilmesi gerektiğini biliyorum. Ama korkmuyorum. Elimden gelini fazlasını yapıp bu takımda kalıcı olacağım" dedi.
MOTİVASYONU ARTIRIR
Başkanımızın 3 yıl üst üste şampiyonluk söyleminin kendisi ve takım üzerinde bir baskı yaratıp yaratmayacağı sorulduğunda ise Bekir İrtegün, "Baskı yaratır mı bunu zaman gösterecek. Ama yaratmaması gerekiyor. Daha çok sorumluluk yüklemesi bakımından bir baskı yaratır mı? Bunu zaman gösterecek. Ama baskı da bazen olumlu sonuçlar veriyor. Ancak ben büyük bir baskı olacağına inanmıyorum" dedi.
Bu konuda görüşlerini açıklayan Sportif Direktörümüz Aykut Kocaman ise, "Bunu hiç kimse söylemese bile, Fenerbahçe zaten her yıl şampiyonluğa oynar. Bunun söylenmiş olması biraz daha motivasyonu artırır" dedi.

YENİ YAPILANMA BİZİM İÇİN AVANTAJ

Aykut Kocman'la ilgili görüşlerini de dile getiren Bekir İrtegün, "Yeni bir yapılanma var. Aykut Hoca yeni başladı. Bu bizim için bir avantaj. Kendisi Süper Lig'de yıllardır görevini başarıyla yapan bir hoca.Bazen bize yardımcı olacağını, işin içinden çıkamayacağımız zamanlarda bize yardımcı olacağını düşünüyorum" dedi.
Bu arada gazetecilerin kendisi ve görevi hakkında yönelttiği soruları da yanıtlayan Aykut Kocaman "Geçen Özer'in toplantısında pozisyonum itibariyle sorulan sorular hakkında bir toplantı yapmak istediğimi söylemiştim. Bunu düşünüyorum. Bugün Bekir'in Fenerbahçe'ye kazandırılması nedeniyle buradayız. Açık olmaya ve bildiğim her şeyi paylaşamaya gayret edeceğim. Bugüne kadar Fenerbahçe'nin bu konudaki politikasında gördüğüm şu: Bizim politikamız şu: Bizim bir şeyler olurken değil de olduktan sonra açıklama politikamız var. Bunu sürdüreceğiz" dedi.

ÖZLEMİNİ DUYDUĞUM TAKIMA GELDİM

Bekir İrtegün, çubuklu Fenerbahçe forması giyip Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nın çimleri üzerinde basın mensuplarına poz verdikten sonra FB TV'de canlı yayına çıktı ve soruları cevaplandırdı. Bekir İrtegün burada, "Benim ilk transferim. Böyle bir camiaya gelmek çok değişik bir duygu. Yıllardır özlemini duyduğum takıma geldiğim için heyecan ve mutluluğum üst seviyede. Heyecanla beklediğim formayı giydim. Tribünler boş olmasına rağmen stadın güzelliği dikkatimi çekti. Tribünler doluyken bu statta maça çıkmak istiyorum" dedi.

4-3'LÜK TARİHİ MAÇTA BURADAYDIM

Futbolculuk yaşantısı hakkında bilgiler veren İrtegün, "Futbola biraz geç başladım. Liseye giderken başladım. Amatör takımdan sonra Gaziantepspor altyapısına geçtim A Takıma kadar yükseldim. Gaziantep Büyükşehir Belediyespor vardı. Oraya bir gidişim oldu. Daha sonra Gaziantepspor'a yeniden geldim ve sonra da buraya geldim. 16 yaşındayken Gaziantepspor A Takımındaydım. Gaziantepspor'un 3-0'dan 4-3 yenildiği o tarihi maçta ben de buradaydım. Kısmetmiş şimdi ben de Fenerbahçe'deyim. 16 yaşında A Takıma çıktıktan sonra, Büyükşehir'e gidiş geliş hariç devamlı orada kaldım. Genç yaşta kaptanlık bana nasip oldu. Herkes bunu benimsedi. Bu bana olan saygı ve sevgilerinden dolayı oldu. Gaziantep'in bende yıllar süren bir emeği var. Beni kaptan olarak görmek istediler. Ben de bu görevi layıkıyla yerine getirdim. Zor dönemlerimiz oldu ama, altından kalktık" dedi.

SAYGI DUYULAN KİŞİLERİ ÖRNEK ALDIM

Örnek aldığı, idol olarak benimsediği bir futbolcu bulunmadığını belirten İrtegün, "Benim birebir örnek aldığım futbolcu hiç olmadı. Bir maçı izlerken beğendiğim futbolcular olduğunda, daha dikkatli izleyip neler yaptıklarına bakıyorum. Ben daha çok saygı duyulan, saygı gören, yaşantısıyla, kültürüyle saygı gören kişileri örnek aldım hep. Meziyet kendiliğinden gelen bir şeydir. Bunun üzerine koymak da futbolcunun görevidir. Futbolcu özelliklerinden çok, yaşantı olarak örnek almak bana göre daha önemli" dedi.

DÜZGÜN YAŞAYAN BİRİYİM

İstanbul hakkındaki soruları ise Bekir İrtegün, "Transferlerde en çok konuşulanlardan biri de budur. Ben İstanbul'a ilk kez gelmedim ama kalıcı olarak bu ilk olacak. Ama İstanbul'da çok zamınım geçti. Yaşam biçimi olarak gayet düzgün yaşayan bir insanım. Bu anlamda çok zorlanmayacağım. Daha önce 3 ay kadar İstanbul'da kaldım. Örnek almak konusunda söylediğim şeylerden biri de buydu. Örnek aldığım insanlar, zorluk çekmeden işini gerektiği gibi yapan insanlardır. Bir insanın işi sayesinde saygı gördüğünü biliyorum" diye cevapladı.

NELER YAPACAĞIM DAHA ÖNEMLİ

Transfer hikayesini de anlatan Bekir İrtegün, "Ocak ayında transferimin gerçekleşmesini ben de çok istiyordum. Eski Başkanımızla bu konuda konuştum, rica ettim. Ama iki grup konuştu ve anlaşamadı. Artık buraya geldikten sonra neler yapacağım daha önemli. Bu camianın bir ferdi olmak istiyorum. O şekilde olsaydı, ben daha çok mutlu olurdum. Ne yazık ki böyle oldu. Bunu dememin nedeni, Ocak ayında yaşanan gelişmeler. Şu anda layık olduğum yerdeyim" diye konuştu.

HEDEFİM KALICI OLMAK

Hedefleri hakkında da konuşan Bekir İrtegün, "Hedef bitmez. Biri biter öbürü başlar. Hayal ettiğim yerdeyim. Bundan sonraki hedefim, kalıcı olarak kendimi ispatlamak ve gönüllerde yer edinmek. Fenerbahçe'nin hedefi olan bu şampiyonluklarda maksimim katkıyı yapmak istiyorum. Çok yeni bir başlangıç. Elimden gelenin fazlasını yapıp, burada kalıcı olmak istiyorum" dedi.

ARKADAŞLARIMLA VAKİT GEÇİRİRİM.

Futbol dışındaki zamanlarında arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi sevdiğiri söyleyen İrtegün, "Bunların tümü çocukluk arkadaşım. Onlarla bağımı hiç koparmadım..Daha çok evde vakit geçiririz. O an neler hissediyorsak onu yapıyoruz" dedi.

KARTI POZİSYON GEREĞİ GÖRÜRÜM

Bir defans oyuncu olmasına rağmen çok az kart görmesinin hatırlatılması üzerine Bekir İrtegün, "Şimdiye kadar sadece 1 kırmızı kartım var. Her defans oyuncusu gibi, oyun stilim biraz sert ve böyle de olmak zorunda. Ama kart görme sayım az. Türkiye'de futbolcular pozisyondan çok, el hareketleri ve mimiklerden kart görüyor. Benim öyle şeylerim olmadığı için, daha çok pozisyon gereği kart gördüm. O nedenle az. Sadece 1 kırmızı kart gördüm" dedi.

TARAFTAR BENİ GÖNÜLLERİNE BASSIN

Son olarak taraftarlara mesaj veren Bekir İrtegün, "Biz buraya rakip formayla geldiğimizde özentiyle bakardık. Çünkü çok büyük bir taraftarı var Fenerbahçe'nin. Umarım onlar da beni gönüllerine basar. Onlara kavuşmak için sabırsızlıkla bekliyorum" dedi.
























*****************

Kişisel Bilgiler
Tam adı Bekir İrtegün
Doğum tarihi 20 Nisan 1984 (1984-04-20) (yaş 25)
Doğum yeri Elazığ, Türkiye
Boyu 1.85 m
Kilosu 76 kg
Mevkii Defans
Kulüp Bilgileri
Bulunduğu kulüp Fenerbahçe
Numarası ?
Altyapı Kariyeri
1999-2001 Gaziantepspor
Profesyonel Kariyeri
Yıl Kulüp Maç (gol)
2001
2002
2002-2003
2003-2009
2009-
Gaziantep B.B
Gaziantepspor
Gaziantep B.B (kiralık)
Gaziantepspor
Fenerbahçe
7 (1)
1 (0)
28 (1)
147 (2)
Milli Takım Kariyeri
2004-2006
2007-
Türkiye U-21
Türkiye
22 (0)
1 (0)
BEKİR İRTEGÜN
BEKİR İRTEGÜN
Kişisel Bilgiler
Doğum Yeri : ELAZIĞ
Doğum Tarihi : 20 Nisan 1984
Uyruk : TC
Futbolcu Temsilcisi :
AHMET BULUT
Lisans Bilgileri
Lisans No : 134879
Kulüp : FENERBAHÇE
Sözleşme Başlangıç T. : 24 Haziran 2009
Sözleşme Bitiş T. : 25 Haziran 2012


Maç KategorisiToplam MaçToplam Gol
Türkiye Kupası272
Turkcell Süper Lig1251
TFF 2. Lig311
Resmi Kupalar30
PAF Ligi211
Özel Turnuva ve Kupalar70
Özel Maçlar230
Avrupa Şampiyonası110

Kariyeri

Futbola 1998 yılında Gaziantep Köy Hizmetleri SK'de başlamış ve bir sene sonra Gaziantepspor'un Altyapısına geçmiştir. 2001 yılına kadar burada oyanayan genç Futbolcu 2001-2002 sezonuna Gaziantepspor'un PAF Takımında başlayıp sezon içinde Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü|Gaziantep B.B'ye verilerek profesyonelliğe geçiş yapmıştır. Aynı sene içinde Gaziantepspor'a geri getirilmiştir o sezon 1 maçta oynamıştır ve 2002-2003 sezonunda Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü|Gaziantep B.B'ye kiralanmıştır. Bir sene burada oynadıktan sonra 2003-2004 sezonundan 2008-2009 sezonuna kadarda Gaziantepspor'da oynamıştır.8 Haziran 2009 tarihi itibariyle Fenerbahçe takımıyla sözleşme imzalamıştır.

Gaziantepspor

2001-2002 sezonunda 22 Mart 2002'de Fenerbahçe ile Gaziantepspor arasındaki Turkcell Süper Lig maçında 1 kez forma giymiştir, peşinden kiralanmıştır. 2003-2004 sezonundan itibaren Gaziantepspor'la Turkcell Süper Lig ve Fortis Türkiye Kupası maçlarında mücadele etmiştir. 147 maçta 2 gol kaydetmiştir. Gaziantepspor formasını ise toplam 148 kere giymiştir.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi

2001-2002 sezonu başlarında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü|Gaziantep B.B'ne verilerek profesyonelliğe geçiş yapmıştır aynı sezonda Gaziantepspor'a geri dönmüştür. Ertesi sezon 2002-2003 sezonunda Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Gaziantep B.B'ne kiralanmıştır. Toplamda 35 maça çıkmış ve 2 gol atmıştır.

Fenerbahçe

2008-2009 sezonu ikinci yarısında Fenerbahçe ile anlaşmış ancak Gaziantepspor tarafından izin verilmemiştir. 2009-2010 sezonu için Fenerbahçe'ye söz vermiş ve sezon başında Fenerbahçe'ye transfer olmuştur.

Milli Takım Kariyeri

2000-2003 yılları arasında toplam 26 kere Türkiye A Genç Millî Futbol Takımı|Türkiye Genç Milli takım formasını sırasıyla 2 kez Türkiye A Genç Millî Futbol Takımı|U-15, 8 kez Türkiye A Genç Millî Futbol Takımı|U-16, 10 kez Türkiye A Genç Millî Futbol Takımı|U-19, 6 kez ise Türkiye A Genç Millî Futbol Takımı|U-20 olarak giymiştir. 2004-2006 yılları arasında ise 26 kere Türkiye 21 Yaş Altı Millî Futbol Takımı|U-2 takımının formasını giymiştir. 2005 yılında da, (Akdeniz Kupası'nda) 5 kere Olimpik Milli takım forması giymiştir. 2007 yılında ise Fatih Terim tarafından 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası grup eleme maçı olan Norveç maçında A milli formayı giyme hakkını kazanmıştır.

*************

Fenerbahçe’nin yeni transferi Bekir İrtegün: “Fabio Cannavaro hayranıyım!”

Bekir İrtegün Gaziantepspor’da 8 yıl boyunca başarıyla forma giyip Milli takımların tüm kademelerinde oynadı. Ümit Milli Takım’ın ardından sekteye uğrayan ay-yıldızlı kariyerine bu sezon ligde gösterdiği yüksek performans sayesinde A Milli Takım’da devam ediyor. Gerçek mevki stoper olsa da sağ bekte de görev yapabiliyor. Fenerbahçe’nin yeni transferi, bir savunma oyuncusunda en önemli özelliklerin sezgi ve konsantrasyon olduğunu söyleyip, bu özelliklere sahip olduğunu anlatıyor.

Röportaj: Türker Tozar/ TamSaha

Genç Milli Takımların tüm kategorilerinde forma giymiş, ama sonrasında A takıma yükselme döneminde sekteye uğramış bir oyuncusun. Milli Takımlardan uzak kaldığın bu dönemde senin için yanlış giden şeyler nelerdi? Neden Milli Takımlarda bir süreklilik sağlayamadın?

Ben sürekliliği A Milli Takım’da sağlayamadım, diğerlerinde istikrarlı bir şekilde oynadığımı düşünüyorum. A Milli Takım’a ilk geldiğim dönemden hemen sonra çok ağır ve uzun bir sakatlık dönemi geçirmiştim. Ondan sonra da toparlanmak oldukça güç oldu. Pek de iyi bir performans sergileyemedim. Ayrıca, benim oynadığım bölgede çok kaliteli oyuncu arkadaşlarımızın bulunması rekabet ortamını yükseltti. Belki de bu yüzden geri planda kaldım. Şimdi kendimi toparladım diyebilirim. Umarım bundan sonra A Milli Takım’a gelişim süreklilik kazanır.

Rıdvan Dilmen’in senin hakkında “Daha çok çalışmalı, kendisine yazık ediyor” diye bir yorumu var. Bu yorumun alt metninde aslında senin çok yetenekli bir oyuncu olduğun, ancak potansiyelini tam anlamıyla kullanamadığın fikri yatıyor. Bu konuda neler söylersin?

Konu çalışmaksa, zaten ben her antrenmanda çok çalışan, gayretli bir futbolcuyum. Bu küçüklüğümden beri hep böyle olmuştur. Rıdvan Hoca’nın benim hakkımdaki düşüncelerini biliyorum. Kendisine teşekkür ediyorum. Belki Rıdvan Hoca değerlendirmesinde şu noktada haklı olabilir; ben uzun yıllardır Gaziantepspor’da oynuyorum. Aralıksız olarak aynı yerde bulunmak bir süre sonra insanı yormaya başlıyor. Ama bu kesinlikle benim için bir bahane olamaz. İtiraf edeyim ki 2-3 yıl önce ekstra olarak değerlendirilebilecek çalışmalar yapıyordum. Bir süredir bu çalışmaları yapamasam da antrenmanlarda bütün enerjimi harcıyorum. Ekstra çalışmaları yapmaya yeniden başlamam gerektiğini biliyorum.

Hangi özelliklerini daha çok beğeniyorsun?

Sezgilerime çok güvenirim. Bence bu, iyi bir defans oyuncusu olmak için gereken en temel özellik. Böylelikle, ağır kaldığınız pozisyonlarda bile sezgilerinizi kullanıp avantajlı duruma geçebilirsiniz. Ayrıca maçlara çok iyi konsantre olduğumu düşünüyorum.

Bu sezonda takımınızda iki kez teknik adam değişikliği yapıldı. Teknik adam değişikliklerinin futbolcu üzerinde ne gibi etkileri oluyor?

Oyuncularda meydana gelen etkiler teknik adamın özelliğine göre değişiyor. Futbolcular, gelen hocaya ayak uydurmak zorunda olduğu için teknik direktörün karakteri belirleyici etken olarak ortaya çıkıyor. Bu sezona Nurullah Sağlam‘la başladık. Kendisi zaten bildiğimiz, tanıdığımız bir kişiydi. Ardından kısa bir süre altyapıdan aşina olduğumuz Seçkin Göksel’le çalıştık. Son olarak da Jose Coucerio göreve geldi. Portekizli teknik direktörümüzle uyum sürecimizi çok çabuk atlattık. Onun gelişini kendimiz açısından bir şans olarak değerlendiriyorum. O, hem kariyeri hem de sahip olduğu vizyon itibarıyla çok değerli bir insan. Bu süreci kolay geçirmemizde yardımcısı Krito’nun da büyük rolü var.

Jose Coucerio’nun oyun felsefesi nasıl?

Hücuma çıkarken orta sahada top kaptırılması konusunda çok hassas. Bunu, asla yapılmaması gereken bir hata olarak görüyor. Ayrıca, bir atağa çıkıldığı zaman onun en azından bir şutla sonlandırılmasını istiyor. Bunun arkasında yatan şey, tabii ki kontratağı engellemek. Her zaman kendimize güvenmemiz gerektiğini söylüyor bize. Belki dikkatinizi çekmiştir, Gaziantepspor olarak geriye düştüğümüz maçları çok zor çeviriyorduk. Yeni hocamızla bu değişti. Bursa maçında iki kez geriye düştük, maçı çevirdik, Sivasspor’a karşı da aynısını yaptık. Bu özelliği bize kazandırdı. Artık oyundan kopmadan mücadele edebiliyoruz.

Bu sezonun ikinci yarısında seni daha çok sağ bek bölgesinde gördük. Hangi özelliklerin nedeniyle bu bölgede görevlendirildiğini düşünüyorsun?

Erkan ve İlhan’ın sakatlıkları nedeniyle o bölgede bir boşluk oluşmuştu. Onların yokluğunu ben doldurdum. İyi defansif özelliklere sahip olduğum ve atağa çıktığımda telaşlı olmadığım için orada oynatıldığımı düşünüyorum. Açıkçası ben, beklentileri karşıladığım fikrindeyim. Teknik direktörümüz nerede oynamamı isterse, takım için yaparım. Ön libero olarak dahi oynayabilirim.

Ligimizde ve dünyada beğendiğin stoperler hangileri?

Aslında bir Fabio Cannavaro hayranıyım ama son yıllardaki düşüşü gözümden kaçmıyor. Bir de Manchester United‘daki Nemanja Vidic‘i beğeniyorum. Ligimizde de değerli stoperler var. Kayserisporlu Eren Güngör, genç yaşına göre oldukça yetenekli.

Modern futbol defans oyuncularından sadece rakip atakları durdurmasını değil, aynı zamanda topu iyi kullanmasını da istiyor. Sen bu noktada kendini nasıl değerlendiriyorsun?

Her şeyden önce bir defans elemanını oynatan önündeki orta sahadır. Defans oyuncusuna topu aktarabileceği ne kadar çok seçenek sunulursa o derecede başarılı gözükür. Ben bu konuda şanslı bir sezon geçirdim. Çünkü Gaziantepspor ayağa pasla oynamayı düşünen bir oyun anlayışı içindeydi. Orta saha oyuncularımız en sıkıntılı olduğumuz noktada bile biz defans oyuncularına yardımcı oldular. Ben de topu kullanma anlamında geçtiğimiz sezon kendimi geliştirdiğimi düşünüyorum. Riskli pozisyonlar haricinde takıma bu noktada faydalı olmaya çalıştım.

Gaziantepspor bu sezonun ilk yarısında oldukça iyi bir çıkış yakalamıştı ve çok beğenilen bir futbol oynuyordu. Ama sonrasında bir düşüş dönemi yaşandı. Bunu neye bağlıyorsun?

Bizim bu sezondaki en büyük sorunumuz konsantrasyondu. Ligde kendi altımızda yer alan takımlara çok puan verdik, üstümüzdekilerden ise epeyce puan aldık. Öne geçtiğimiz maçlarda skoru koruyamamak bir diğer olumsuz özelliğimizdi. Bunda, belki oyunu çirkinleştirmeden oynama, izleyenlere keyif verme arzumuzun olmasının da rolü olmuştur. Maçın son 10 dakikası içinde yediğimiz gollerle yitirdiğimiz çok fazla puan oldu. Bundan dolayı bir düşüş içerisine girdik.

Anadolu’dan bir şampiyon takım çıkar mı?

Son iki sezonda bunun olmasına ramak kalmıştı ki gerçekleşmedi. Sivasspor iki yıldır yaptığı çıkışla diğer Anadolu takımlarına bazı şeylerin başarılabileceğine dair çok iyi bir örnek oldu. Böylelikle diğerleri de artık bir şeyler yapmaları gerektiğini fark ettiler. Anadolu’dan şampiyon çıkması ihtimalinin imkânsız olmasa bile çok zor olduğunu düşünüyorum. Çünkü her sezon büyük takımların böylesine kötü bir grafik çizeceğini zannetmiyorum.

Bu sezon ligde müthiş bir rekabet yaşandı. Sence Türk futbolunda neler değişiyor?

Anadolu takımlarındaki yükselişi de yadsıyamayız. Dört büyüklerle Anadolu takımları arasındaki güç dengesi makasının daraldığını söyleyebiliriz. Eskiden maçların sonuçlarını az-çok tahmin etmek mümkündü. Ama şimdi her şey sürprize açık hale geldi. Bunda biraz da elde edilen puana göre performans parası alınmasının rolü olduğunu görüşündeyim. Ayrıca artık Arda Turan gibi özel yetenekli futbolcuların çok az çıktığını görüyoruz. Bu oyuncuların sayısını arttırmak için uğraş verilmeli.

Lig her ne kadar çekişmeli geçse de oynanan futbolun kalitesinin aynı seviyede olmadığını görüyoruz. Sen bu görüşe katılıyor musun?

Bu bir futbol kültürü meselesi. Türkiye’de hiçbir zaman herkesin sabırla ayağa pas yaptığı, top rakipteyken oyuncuların pozisyonunu koruduğu bir lig olmamıştır. Turkcell Süper Lig, her zaman üst düzeyde mücadelenin olduğu, fiziksel olarak çok fazla efor sarf edilen, sert bir lig olarak öne çıkar. Aynı görüşleri ülkemize gelen yabancı futbolculardan da dinleyebilirsiniz. Bir de Türkiye Ligi’nde gol atıldıktan sonra, skoru korumak adında kapanmak demeyelim de denge oyunu oynanıyor. Skoru güzel bir oyunla elde etmek kadar güzeli yok ama iyi oynayana puan vermiyorlar. Belki Gaziantepspor geçtiğimiz sezon farklı bir oyun tarzı benimsese ve kolay goller yemeseydi şimdi UEFA Avrupa Ligi’nde olabilirdi.

Ligimizde genç oyunculara yeterince güvenildiğini ve şans verildiğini düşünüyor musun?

Geçmiş yıllara göre bu konuda büyük değişiklikler yaşandı. Aşağı yukarı her Süper Lig ekibinin kadrosunda oldukça fazla genç oyuncu bulunuyor. Bu Türk futbolu için büyük kazanç. 2-3 yıllık sezon planlamasında kadro sürekliliği sağlaması açısından ve ekonomik girdi sağlama potansiyeli anlamında olumlu.

Gaziantepspor’da geçtiğimiz sezon İsmail Köybaşı ve Murat Ceylan gibi genç oyuncular iyi bir çıkış yakaladı. Genç oyuncuların kalitesi üzerinden Türk futbolunun geleceğini nasıl görüyorsun?

Ben 21 yaşında kaptan oldum. Benimle birlikte de Erdal Güneş vardı. A takıma çıkışımızdan sonra uzun süre bizim peşimizden kimse gelmedi. Bu bence Gaziantepspor’un ayıbıydı. Ama şimdi öyle bir dönemdeyiz ki İsmail, Murat, Ahmet Arı, Ferdi, Coşkun ve oynamadığı için ismini bilmediğiniz bir sürü genç oyuncu var. Bu oyuncuların ligde forma giyme şansı bulması hem kulüp takımları hem de Milli Takımlarımız için birer kazanç. Ayrıca, bu oyuncuların uluslararası turnuvalarda deneyim kazanmaları da önemli. Saydığımız isimler genç yaşta, oturmuş kadroların oyuncuları olabilir. Karakter yapıları da daha iyi. Benim Genç Milli Takımlarda oynadığım dönemde bu tür oyuncuların olmayışı nedeniyle asla bir turnuva takımı olmayı başaramamıştık. Ligden getirdikleri tecrübelerini Milli Takım’ yansıtıyorlar.

Senin eğitimli bir oyuncu olduğunu biliyoruz. Bu durum futbol oyununa nasıl yansıyor? Eğitimli olmak futbolu algılamak açısından bir avantaj mı sence?

Ben Gaziantep Üniversitesi Spor Akademisi mezunuyum. Eğitim, psikolojik anlamda etkili oluyor. Takım ortamında işler kötü giderken, futbolcular genelde kendilerini bırakır, umutlarını yitirir. Bu sadece üniversite okumakla ilgili değil, kendini geliştirme anlamında söylüyorum. Bir de eskiye oranla futbolcuların kafa yapısı çok değişti. Ben, hayatın sadece futboldan ibaret olmadığını düşünüyorum. Artık çoğu oyuncu da benim gibi düşünüyor. Kendini eğitmiş bir insan saha içinde kendisini kontrol edebiliyor, öfke kontrolü anlamında da faydalı oluyor.

Fenerbahçe’ye transferin için neler söylersin. Aslında devre arasında gündeme gelmişti ama sezon sonuna nasip oldu.

Geçen sezonun devre arasında bana Fenerbahçe’den teklif gelmişti. Ben gitmeyi çok istememe rağmen, bu transfer gerçekleşmemişti. Gaziantepsporlu taraftarların beni ne kadar çok sevdiğini biliyorum. Ama onlar da bilsinler ki artık bir futbolcu kariyerinin sonuna kadar aynı kulüpte oynamıyor. Başka takıma gidiyor, sonra geri gelebiliyor. Gaziantepspor’da 8 yıl oynadım ve bu oldukça uzun bir süre. Kendimi geliştirebilmem ve potansiyelimi zorlamak için bazı değişikliklere ihtiyacım vardı.

A Milli Takım üzerine neler söylemek istersin? Dünya Kupası şansımız ne ölçüde?

2008 Avrupa Şampiyonası’na zorlu bir eleme döneminden geçerek gitmiştik. 2010 Dünya Kupası için de bir benzerini yaşıyoruz. Şimdi rakibimizin puan kaybetmesini bekleyen bir takım durumuna düştük. Ben eminim ki Bosna-Hersek puan kaybedecek, biz de onları yeneceğiz ve ikinci sırayı geri alacağız. Evet, belki basit puan kayıpları yaşadık ama bu durum, geri kalan maçların da kötü gideceği anlamına gelmez. Gücünü tüm dünyanın kabul ettiği bir takımız. Kendimize güvendiğimiz takdirde aşamayacağımız engel yok.

****************

Hayırlı Olsun.

Başarılar Bekir.

Faydalı olup,kalıcı olacağına inanıyorum.

Bir kere en başta Bekir F.Bahçe'ye verdiği sözü tuttu.

Delikanlı çocukmuş.

Devre arasında Ocak Ayında gelecekti ama G.Antep'in çok konuşan,çok

param va diyen Başkanı İbrahim Kızıl gereksiz triplere girerek çocuğun

yoluna taş koydu ve mukavelesini uzatmak için çok baskı yaptılar.

Kadro dışı bırakmakla tehdit ettiler,en önemli maç 8jk maçında

maçtan hemen önce yedek bıraktılar ve yeni aldıkları ve hazır olmadığı

için hiç oynatmadıkları J.Cesar'ı oynattılar ve 0-3 kaybettiler.

Bekir sezon sonunda önceden verdiği sözü tuttu ve F.Bahçe'ye imza attı.

Bunu şöyle dile getirmişti ;


Sezon sonu geldiği için transferim hakkında daha açık konuşacağım. 10 Hazirana kadar yeni sezonda, nerede futbol oynayacağım belli olacak. Bana gelen üç-dört teklif var. Geleceğim için en iyisini tercih edeceğim. Fenerbahçe ile devre arasında her konuda anlaşmıştım ama kulüpler anlaşamadığı için Gaziantepspor’da kaldım.”

”Gaziantepspor’dan ayrılırsam gideceğim yer buna değmeli” diyen Bekir İrtegün, ”Önceliğim Fenerbahçe. Ara transfer döneminden sonra Fenerbahçe ile yaptığım tek bir görüşme oldu. Bunu ilk kez açıklıyorum, o dönemde Fenerbahçe’ye verdiğim bir söz var” dedi.

Bekir çok genç yaşında profesyonel oldu.16 yaşında kadroya girdi.

İlk maçı da bizim meşhur 3-0'dan 4-3 kazandığımız meşhur maçtı.

23 yaşında G.Antepspor Kaptanı oldu.

Çapraz bağları koptuğu için 1 sezon oynayamadı,yılmadı ve sahalara

eskisi gibi döndü.

Süperligin yerli en iyi stoperlerinden.Fiziği gayet iyi,derli toplu,soğukkanlı

bir savunma anlayışı var.Milli takımın her kademesinde oynadı.

Ümit Milli takımda oynadığı zaman 2 yıl önce ''Yıldızı Parlayanlar ''

listesindeki 10 isim arasında kabul ediliyordu.

Böyle bir oyuncuyu bonservissiz bedava almak çok iyi bir şey.

Edu gibi adamları oynatacağına oynat Bekir'i.

Herkes yedek Stoper olarak görüyor ama formayı alırsa bırakmayabilir.

Stoper harici sağ ve sol bek te oynayabiliyor.

RC yerine Sol bek oynatılsa iyi olur.


İlk kez G.Antep dışına bir transfer yaptı hem de büyük bir takıma.

İstanbul kazanında kendini kaptırmayıp dik durabilirse uzun yıllar

FB'de oynar ve kalıcı olur.


2 Haziran 2009 Salı

Fenerbahçe'nin Transferde Yol Haritası Ne Olmalı ?

Köln Başkanı da doğruladı!

Evet kendi ayağımıza kurşun sıkacak hatalarla kötü bir sezonu geride bıraktık
ve ''Renksiz Semt Takımı 8jk'' yı rüyalarında bile göremeyecekleri bir şekilde
2 Kupa hediye ettik.
Şimdi hatalardan ders alarak verilen ''3 sene üst üste Şampiyon'' olacak
kadroya kurmak için transfer zamanı.
En baştan söyleyeyim Aziz Yıldırım'ın transfer (olmayan) transfer politikasına
zerre kadar inanmıyorum ve başarılı bir transfer sezonu geçireceklerini sanmıyorum.
Çünkü yaptıkları yapacaklarının teminatıdır.
Takımın ihtiyaçlarına göre değil,kombine bilet,ürün satmak,tanınmak amaçlı
nerede içi geçmiş ve sorunlu ,düşüşte bir yıldız varsa alıp getirmek,X futbolcu için
o kadar etmez,Y futbolcu için şu kadar para verilmez,Z futbolcu şunu yapmıştı,şunu
istemişti,şunu söylemişti şeklinde rasyonel olmayan duygusal keyfi adımlar,
iç transferde elde tutulması gereken oyuncuları ZAMANINDA adım atmayıp,son
ana bırakınca,işte şunu teklif ettik,şunu yaptık ama kendisi gitti masalları,
transfer izleme komitesi = squad ekibinin olmaması,Önder Hoca'yı sözde oyuncu
izlemeye gönderip raporlarını kaale almama,Para canlısı Figer isimli bir yabancı oyuncu
Menajerine ihale edilmiş yabancı oyuncu transferleri,Alex'in önerisi ile alınan bir
Maldonado,Aurelio'nun yerine Emre'yi aldık diyebilecek kadar futbol öngörüsü,
revizyon yapacağız deyip RC,Alex ,Deivid ile anlaşma uzatmak gibi bir anlayış
Aziz Yıldırım yönetiminin transferdeki stratejisidir işte.

Biraz daha açalım iş bilmezliklerini.
Mesela : Guiza.
Guiza İspanya Gol Kralı eyvalah.Sırf onun için alındı.Aziz Yıldırım sürekli
İspanya Gol Kralını getirdik işte ya diyor.
Peki Guiza hangi sistemde oynar ? Mallorca'nın oyun sistemi nedir ? Penaltısız
27 golü nasıl atabilmiştir ?
Fenerbahçe'nin oyun sistemi nedir ? Guiza bu sistemin oyuncusu mudur ?
Fenerbahçe'nin ne tip bir Santrfor'a ihtiyacı vardır ?
Bunların hiç biri fizibilite edilmeden,yukarıda söylediğim ''Her Sene 1 Yıldız'' politikasının
bu seneki ismi ''İspanya Gol Kralı'' titri ile rekor paraya getiriliyor.
Guiza kontraatak oynayan takımların ,defansın arkasına atılan toplara sızmaları
ile 4-5 pozisyonda 1 gol yüzdesi olan ve açık alanda etkili olabilen bir golcü.
Kötü oyuncu değil.Ama bizim aradığımız golcü de değildi.
Adam geçemez,rakip stoperlerle boğuşacak sırtında Stoper taşıyacak,sprinter,fuleli
hava toplarına vurabilen bir golcü değil.
Fenerbahçe 6 tane büyük maç haricinde hep kapalı defanslara karşı oynayan
bir takım.Küçük takımlar bize karşı katı alan savunması yapıyorlar,kontraatak
oynuyorlar biz değil.Zaten derbilerde ve küçük takımlarla yaptığımız maçlardaki
sonuçlar ve Şampiyonluğu hangi maçlarda kaybettiğimiz ortada.
Kaldı ki FB her zaman hücum oynar,rakibi baskı altına alır,oyuna hükmeder,
kontraatak oynamaz.
Hal böyleyken 12 senede Aziz Yıldırım bunu öğrenememiş,gidip kontraatak golcüsünü
getiriyor.Hadi getirdin Guiza'yı 2.bir bahsettiğimiz forvet ile destekleyecek
oyun sistemi ile oynatın.Ama kafa dengi hocası bunu yapmayınca sonuç ortada.
İkinci olarak ,sürekli yabancı serbestliğinden bahsediyor getirdiği yabancılar ortada.
Devre arasında transfer yapmadı.Şimdi aynı oyuncular Özer'miş,Sercan'mış
adamlara kulüpleri 7 m.euro istiyor.M.Topuz için de öyle.
Bilica için Sivas hemen sözleşmesini uzatıp,5 m.euro'yu çekiyor sana.
Çünkü zaten alınacak içeriden oyuncu yok,yabancı transfer alternatifini azalttın
ve zaten beceremiyorsun,adamlar zamanında yapmadığın revizyonu şimdi mecburen
yapacağını ve oyuncuya ihtiyacın olduğunu biliyorlar ve 3-5 ortadaki oyuncuya
fahiş fiyat çekiyorlar.Yersen tabii.
Söz verdin,mecbursun almaya.Artık Özer o kadar etmez,Sercan'a bu para verilmez
diyemezsin.Ne yapacaksın şimdi ?
O yüzden hep diyorum şu lafta kalan ''FB'de Transfer bitmez'' masalını söylemeyin bir
daha ayıp oluyor.Yapsaydılar parti parti operasyonu hiç sıkınt yaşamaz ve başarılı
da olurdun.Ertele ertele olacağı bu.
2-3 tane Ocak'ta alırsın,3-4 tane sezon sonu,öbür sene 2 tane gene devre arası
böyle böyle revizyonu nokta transferle ama bilinçli squad politikası ile yaparsın.
Lugano'nun 1 sene sonra anlaşması bitiyor mu ?
Gel arkadaş buraya .Seninl devam etmek istiyoruz şartlarda anlaşalım.
Hayır mı ? Çıkarırsın satışa ve hemen yerine komitenin izleme bankasından bir
Stoper'i hemen alırsın.Hem para da kazanırsın.
Çağdaş yönetilen kulüplerin yaptığı gibi yaparsın.

Şimdi ne yapılması gerekiyor ona bakalım ?

En başta Dinazor Dede'den kurtulmak şart.Geç kalarak hem 2 kupa hem CL Gelirlerinden
mütevellit 15-20 m.eurodan olduk adama verilecek 4-5 m.euro' varken.
Neymiş Avrupa Şampiyonu Hoca'yı kovmak istememiş,istikrarmış,sezon içerisinde
hoca değiştirme olaylarını geçmiş FB masalları.
Al işte gördünüz.
Gelen haberler Dede'nin gelecek yıl ki maliyeti 3,5.euro için anlaşılmaya çalışılıyormuş
biz 10 taksit,Dede peşin istiyormuş.
Yani çok şükür Dede gidiyor.

Yeni Hoca Kim Olmalı ?

Daha önce de yazdım ,yerli ve Ersun Yanal'a sağlam bir destekle uzun vadeli
FB Ekolü oluşturabilecek her türlü şartları sunmak olmalı diye.
Ama Aziz Yıldırım Yerli Hoca beğenmiyor ve istemiyor.
O halde yabancı olacak ?

1.VE OLMAZSA OLMAZ ŞART : TÜRKİYEYİ VE TÜRK FUTBOLUNU TANIMASI.

Bu şartlara uyan ve akla yatan en iyi isim Cristoph Daum du.
Zaten Aziz Yıldırım sanırım ona güvenerek 3 yıl üst üste Şampiyonluk sözü verdi.
Anlaşmanın çok önceden yapıldığı anlaşılıyor.Bugünkü Fanatikte 13 Nisan'da prensipte
anlaşıldığı yazıyor.
Ancak Daum'u cepte görüp başka adaylarla da görüştükleri anlaşılıyor.
Daum'u B ve C Planı falan olarak düşünüyorlardı.
Gelen haberler Daum'un kesinleştiği yönünde.
Doğruysa yabancı tercihinde en iyi seçimdir.
Her ne kadar şimdiden ,çok bilen,hiç bir şeyi beğenmeyen,ukala,dangalak FB taraftarı
istemezük çığlıkları atarak salak salak Allah Korusun ondan gibi ''Nankörlük''te
sınır tanımam demeye başlasa da vız gelir tırıs gider.
Onlara Aragones gibileri paklar.
Daum dönemini iyi incelesinler.Avrupa'da başarısı yokmuş,ligi düşünüyormuş falan.
Evet Avrupa'da başarılı olamadı da istediği transferleri Aziz Yıldırım yaptı mı ?
3.senesinde 100.yılda yapmak için istediği transferleri yapmayıp,sadece kendi tercihleri ile Appiah'ı alan ve ondan önce gene ona sormadan devre arasında politikaları gereği
Anelka'yı alıp takım kimyasını,sistemini bozan R.Zaragoza'ya elenmemize neden
olanları neden es geçiyoruz.
Manu'dan 6 yemeyi göze alabilecek kadar 4 forvet ile sahaya çıkan cesaretli bir adamdır
Daum.3 senedir tıkandığımız TSL'de ise kendisine dış faktörlere karşı mücadele edip
sadece saha içini bıraktığınızda yaptıkları ortada zaten.
Daum Hoş gelir,sefa gelir.

Gelelim oyuncu transferlerine;

Burada çok yazdım bu kadro yetersiz oyunculardan kuruludur.
Alex,Lugano,Gökhan Gönül,Semih,Emre ve ehh işte Kaleci Volkan olarak
sadece 5-6 kaliteli oyuncuya sahiptir.
Elimizde Tümer gibi kaliteli bir oyuncuyu da Hoca'yı dinleyip hemen sildik ,
gönderdik.Eğer Tümer kazandırılsaydı 2.devre Alex'in yokluğunda Emre ile beraber
bu takımı Şampiyon yaparlar,en kötü kupayı veya CL biletini alırlardı.
''Futbol Kaliteli Oyuncularla Oynanır''
28-29 kişilik kadrodan 5-6 kişi dışında gerisi yetersiz.
Bu takıma çok sayıda kaliteli transfer lazım.En az 15 oyuncu lazım.
Revizyon dediğin böyle olur ?
Nasıl olacak ?
Yukarıda almak istediğin oyuncular için istenen paraları yazdık.
Şimdi Alex bir kere kalmalı.Çok kişinin gözden çıkardığı gibi çabuk silemem ben.
Lugano zaten gitti deniliyor.Diğer tüm yabancılar gönderilmeli.
Kalacak oyuncular ;
Alex
Gökhan Gönül
Volkan Demirel (Yabancı Kaleci almamak için)
Semih
Emre
Guiza kalacak gibi.Bence taliplisi varsa satılmalı.
Yedek olarak ;
Yasin - Tutulmalı.
Önder - Kalabilir.
Burak Yılmaz - Daum ile yeni bir şansı hak ediyor.Ne kadar şans verildi ki.
Uğur - Yedek
Wederson - Tutulmalı.
Deniz - Tutulmalı.
Gökhan Emreciksin,Abdülkadir,Özgür Çek .

Şimdi direkt 11 oynayacak oyunculara ihtiyaç var.
Bir kere bütün büyük takımlarda olduğu gibi 4 tane Baba Santrfor- Forvet'in olmalı.
Forvete birinci şart ; Sprinter,çabuk süratli,adam eksilten,buldu mu yazan kaliteli
bir Santrfor şart.Mümkünse Zenci olsun.
Holosko'nun 8jk'da yaptıklarına bakın.O tip adam lazım.
Sivas'taki Kamanan da bu tip biri.Örnek olması için diyorum bu ikisini.
Adı geçen Sercan alınmalı.
Guiza-Semih-Sercan-Ve aradığım özellikteki Santrfor.
Ruud Van Nistelrooy ismi geçiyor.Guiza'yı gönder al madem.
İkincisi 4 tane iyi Stoper Şart.
Bilica ve Bekir isimleri geçiyor.Lugano gitti.Edu'dan iyidirler.
Bilica'nın yanına 1 tane daha iyi yabancı Stoper alınabilir.
Bekir,Yasin,Orhan Şam olabilir.
Önder Sağ ve Orhan Şam Sağ bek olarak Gökhan Gönül'ün alternatifleri olmalı.

Sol bek'e RC gitmeli dedik.Yabancı oyuncuyu oraya gerek yok.
Sivas'tan Hayrettin ve Wederson idare eder.Çok sıkışınca Uğur var daha.
CSKA'dan Caner de alınabilir.

Üçüncüsü 1'er tane As Sağ ve Sol Kanat adamları lazım.
Tercihen yabancı.İsmi geçen Barnetta Sağ da olur,Wolfsburg'tan Dejagah olabilir.
Sol kanat'a Capel,Guardado olabilir.Özgür Çek ve Uğur yedek alternatifi.
Ön Libero ;kesinlikle Fransa liginden Diarra'lar sülalesinden :)) biri veya herhangi bir
fizikli Afrika Kökenli olmalı.
1 tane de yerli İbrahim Dağaşan olabilir ,Sezer Badur olabilir lazım.
Orta Sahaya oyunun iki yönünüde oynayabilecek yerli yabancı 4 tane iyi adam istiyorum.
1 tane klas ofansif yabancı orta saha lazım Alex'e alternatif.G.Antep'li Tabata olabilir.
Yerli ismi geçen Manisa'dan Sezer Badur iyi olur.
Artı çokça üfürülen gurbetçilerden de kadroda alternatif olabilecek 3-4 oyuncu alınabilir.

Kale'ye de alternatif olarak Serdar geri gelebilmeli veya Manisa'lı Ufuk ve Antalyaspor'da bonservisi elinde Ömer Çatkıç olabilir.

Artı dönmesi gündemde olan Appiah'ta oynayabilecek durumdaysa bir şans verilebilir.
6 yabancı hakkı var nasıl olsa.(Sadece Alex kalmalı diyorum.Guiza da kalırsa )

Basında isimleri geçen Gökdeniz,Özer,Sercan,M.Topuz,Orhan Şam,
Bekir İrtegün,İbrahim Dağaşan,Sezer Öztürk,Sezer Badur olabilir.
Fazla alternatif yok ne yazık ki.

Teknik Kadroya da mutlaka ve mutlaka eski bir futbolcumuz katılmalı.
Aykut ve Rıdvan'ın Sportif Direktörlük lafları geçiyor.
Başkan'ın Sözcüsü Alaattin Metin Yazmış;

Aykut-Daum modeli

Spor direktörlüğü teklif edilen Aykut Kocaman‚ Samandıra ve transferlerden sorumlu olacak. Daum´un yanında getireceği Koch da kondisyonerlik görevini üstlenecek. Aragones‚ Josico ve Maldonado ile de yollar ayrıldı

Fenerbahçe´de sistem değişiyor.. Yönetim‚ ilk radikal kararını alarak futbol takımını iki ünlü hocaya teslim etmeye hazırlanıyor.
Spor direktörlüğü önerilen Aykut Kocaman‚ geniş yetkilerle futbol takımından sorumlu olacak. Daum ise teknik direktörlük görevini üstlenecek. Koch da kondisyon hocalığını yapacak.


100´DE 90 TAMAM
İlk kez denenecek olan Aykut-Daum modelinde‚ yönetimin teklifine iki ünlü hoca sıcak baktı. Yüzde doksan anlaşma sağlandı gibi.
Ali Şen döneminde Oğuz Çetin ile birlikte kulüpten uzaklaştırılan Aykut Kocaman‚ Başkan Aziz Yıldırım´ın ´Spor diröktürlüğü´ önerisine‚ bir iki gün düşünme süresi istemesine rağmen olumlu baktı. İki kez Fenerbahçe´yi şampiyon yapan Daum da ´Gelirim´ deyince yönetim yeniden yapılanmada ilk adımı hocalarda attı.

YABANCI DAUM‚ YERLİ AYKUT
Önümüzdeki günlerde‚ Daum-Aykut ve yönetim biraraya gelerek transferleri masaya yatıracaklar. Yabancı oyuncuların transferinde Daum‚ yerli oyuncuların transferinde de Aykut Kocaman etkili olacak. Yönetime sunacakları transfer listesi ile çalışmalar başlayacak.
Bu arada‚ Aragones ile küçük prüzlerin dışında yollar ayrıldı. Maldonado ve Josico´nun menajerleri ile de görüşülerek kulüp ile ilişkileri kesildi.

Keşke olsa ama kabul edeceklerini sanmıyorum.
Ama bu isimlerden yararlanılmalı.

Görüldüğü gibi REVİZYON BÖYLE OLUR.
Bakalım Aziz Yıldırım'ın yapacağı revizyon nasıl olacak ?

Etiketler