Turgay Demirel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Turgay Demirel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2010 Salı

Efes Aşığı Mehmet Demirkol'dan Tuncay Özilhan'a Sorular !!!!!


http://www.sporaks.com/aks/images/stories/basketbol/keremgonlum_1b.jpg

Doping Pilsen Aşığı Mehmet Demirkol bile ,Turgay Demirel'in şok ifşaatlarından sonra dayanamayıp aşağıdaki yazıyı yazmış ;

EFES'TEN AÇIKLAMA  BEKLİYORUM !!!

İtiraf ediyorum. Efes Pilsen’e karşı bir brand loyalty-marka bağlılığım var. Yani hiçbir mantıklı sebep olmaksızın takım tutar gibi bir markayı tutma aidiyet hissetme hali bende Efes’e karşı mevcut. Hepimizin vardır böyle takıntıları. Bunun basketbol takımının Avrupa’da kazandığı başarılarla bir ilişkisi var mı bilmiyorum. Ama hiçbir sportif aktiviteye dahil olmayan başka markalar için de aynı hislerim var. Bunu kazanmak şirketler için kolay değildir. Kaybetmekse bir anda olur. 
Ve konu Efes Pilsen’se benim durumumda olanlar herhalde Efes Pilsen basketbol takımını tutanların milyon katıdır. Dolayısıyla TBF Başkanı’nın Kerem Gönlüm'de çıkan maddeyle ilgili yaptığı aşağıdaki açıklamaların da şirket tarafından bir daha değerlendirilmesi kamuoyuna duyurulması gerekir.
Bakın işin başındaki adam ne diyor:
“Kerem Gönlüm’de çıkan madde kurayla çekilen iki oyuncuda da bulununca bunun tesadüflüğü ortadan kalkıyor.”
“Oyuncu da savunmasında nereden girdiğini bilmediğini söyleyerek konunun çözümüne pek yardımcı olmadı.”
“Türkiye’ye girmesi yasal olmayan bir maddenin maç günü iki oyuncuda birden çıkmasının soruşturulması gerek”.
Başkanın kimi kime şikayet ettiğini anlamadım. Soruşturmayı kim yapacak? Mevzuuyu kim aydınlatacak bilmiyorum? Ama ben kendi adıma Efes Pilsen’e, yani tutuğum şirkete sormalıyım:
Çünkü aşağıda soracağım sorular uzun süredir konuşulan artık dedikodunun önüne geçmiş bir hikayenin doğru ya da yanlış olduğunu bize gösterecek.
1-Bu maddenin kanda sıfırlanma süresi çok kısa olduğu için tercih edildiği
2-4 kişinin organizasyonuyla İsrail’den getirtildiği
3-3. maçtan önce oyunculara avuçla şekerleme şeklinde dağıtıldığı
4-Doping  listesinde olduğu söylenmediği ve enerji verir alın’ diyerek oyuncuların cesaretlendirildiği
5-İki ABD’li oyuncunun bunu almayı reddettiği, diğer herkesin aldığı
6-Kerem Gönlüm’ün aldığı maddenin doping statüsüne girdiğini çok sonra anladığı ve yıkıldığı,

yönündeki söylenti sizin de kulağınıza geldi mi? Bu böyle konuşulurken, bizzat Federasyon başkanının açıklamaları da bu duruma tuz biber ekmişken, bize bir açıklama borçlu değil misiniz?

02.02.2010 - Milliyet

***********
Evet yeni iddialar var.
Sorular bomba.
Yenilir yutulur şeyler değil bunlar.
Demirkol bile insafa gelmiş.Şimdiye kadar neredeydin diyebiliriz ama buna da şükür.
Asıl yazması gerekenler ama bir takım nedenlerle (!) yazamayan (!) Kaan Kural,Yiğiter Uluğ,Ahmet Kurt, Ünal Özüak İsmet Badem,Nejat Saydam gibiler neredeler ?
  Tam bunu yazarken NTV SPOR'da Doping Pilsen Turgay Demirel'in açıklamalarına sert cevap verdi diye bir haber okudular.
Yavuz hırsız ev sahibini bastırır,zeytinyağı gibi su üstüne çıkmak deyimleri 
gibi ıvır zıvır laflar.
Neymiş Tahkim cezayı kaldırmış ve indirmişte,iddialar hayal mahsülü ve mesnetsizmişte,Turgay tarafsızlığını yitirmişmişte ,Spordan Sorumlu Devlet Bakanını göreve davet ediyorlarmışta,esefle karşılıyorlarmış ve kınıyorlarmışta 
mışmışta mışmış.
 Allah sizi bildiği gibi yapsın Makyavelist bira şirketi.
Kerem Gönlüm'ü neden kovamadınız,niye hala koruma altında tutuyorsunuz ?
Konuşmasından mı korkuyorsunuz ?
Ve Sen  Kerem efendi .
Azıcık vicdan kırıntın varsa çık konuş,onurunu ,şerefini kurtar.
Eğer varsa tabii.
Nefretimizde boğulacaksınızzzzzzzzz !!!!!!!!!!!!!

1 Şubat 2010 Pazartesi

Turgay Demirel'den Şok İfşaat ve İtiraflar (!) !!!!!!!!!!




Bu arkadaş TBF Başkanı.İcra makamı yani.
Bir dergiye röportaj vermiş.Bazı bölümlerde komik ve ilginç ifşaatları var.

Galatasaray'da yaşanan forma skandali bu sezona damgasını vurdu. Olayları değerlendirebilir misiniz?
Ortada maalesef tatsız ve istenmeyen bir gerçek vardı. "Sporcuların bir günahı yoktu onlara antrenörü emretti ve böyle yapmak zorunda kaldılar" deniyor. Buna cezayı hafif geçsek. bundan sonra benzer olayların önüne geçemeyiz. Bu ağır bir suçtu ve karışan herkesin cezalandırılması gerekiyordu. Tufan Ersöz 29 yaşında, takım kaptanı. Antrenörü istedi diye bunu kabul eder mi? İtiraz etmez mi? Kulüp içerisindeki daha üst düzey, olaylara daha sakin ve sağduyulu birine aktarsalar ya da Federasyon'a danışsalar bu kadar ağır cezalar almazlardı. Eğer sezon sonunda ortaya çıksaydı Galatasaray oynadığı bütün maçlarda mağlup olacak. O kadar talihsiz bir olay yarat ti ki bunu yapan cüretkâr ve kendini bilmez insanlar. Kafile başkanı "Benim ne suçum vardı, o zaman malzemeciye de ceza verselerdi diyor. Bunları anlayabilmek mümkün değil. 

(HAFİF Mİ GEÇTİNİZ CEZALARI ,KÜME DÜŞÜREBİLDİNİZ Mİ TURGAY ?)

Galatasaray yeniden yapılanmaya girerken göreve Nur Gencer'i getirdi ve bir hafta sonra da geri aldı. O da bunun sizinle arasındaki sorunlardan kaynaklandığını iddia etti. Nedir aranızdaki problem?
Benim basketbola zarar veren, ahlak dışı işler yapan herkesle sorunlarım oluyor. Şimdi detaya girip saatlerce anlatmak istemiyorum ama pek çok hukuk, ahlak dışı işler yapıldığı için böyle. Ama ne Galatasaray'ın bu süreci yönetmesinde, ne de seçiminde benim bir dahlim olmadı. O kulübün kendi iç tasarrufu, benle de alakalı değil. Bunda basm da tek taraflı olarak yanlış değerlendirmeler yaptı. Spekülasyon, polemik için böyle haberler çıkü ama konunun benle bir ilgisi yok. 

(NEDİR BU PEK ÇOK HUKUK VE AHLAK DIŞI ŞEYLER TURGAY ?)

Senenin bir diğer büyük olayı da Kerem Gönlüm'de yasaklı madde çıkmış olması. Bu konudaki genel değerlendirmeniz nedir?
Benim bu konuda çok fazla yorum yapmam doğru olmaz. Birkaç sene içinde tüm gerçek çıplaklığıyla ortaya çıkacak. Ama özellikle Milli Takım'a bu durum çok zarar verdi. Beko Basketbol Ligi'nin final maçında yasaklı bir narkotik maddenin Efes Pilsen'in kurayla çekilen iki oyuncusunda da çıkmış olması tesadüf gibi gözükmüyor. Basketbol için büyük bir şanssızlık ve Efes Pilsen için de üzüntü verici bir olay. Oyuncu da savunmasında nerden girdiğini bilmediğini söyleyerek konunun çözümüne de pek yardımcı olmadı. Kurallar da açık. Gerekenler yapıldı ve tahkim de cezayı onayladı. Madde bir tek Kerem'de olsaydı ve vücuduna nerden girdiğim söylemeseydi müsabakalardan iki yıl men alacaktı. Ama aynı madde kurayla çekilen iki oyuncuda da bulununca bunun tesadüflüğü ortadan kalkıyor. Bireysel bir olay gibi gözükmüyor. 

( E HER ŞEY ORTADA ,NEDEN BİR KAÇ SENE SONRA TÜM GERÇEKLER ORTAYA ÇIKACAK ŞİMDİ ORTAYA ÇIKMIYOR ? NEDEN GEREĞİNİ YAPMIYORSUNUZ,YAPTIRMIYORSUNUZ ?)

Diğer oyuncuda madde sınırın altında çıktı. Cezalar açıklanmadan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım tarafından kamuoyuna diğer oyuncunun adı verilerek açıklama yapıldı. Kamuoyunun böyle bilgilenmesi doğru muydu?
Olayda iki taraf var. Final müsabakasında iki kulübün oyuncularına da doping kontrolü yapılıyor. Final serisini kazanan kulüpte doping maddesi olduğu ortaya çıkıyor. Bu da çok profesyonelce seçilmiş, enteresan bir madde. Laboratuar raporu geldikten sonra, ikinci sporcu da test verdiği için ve cathine de belli bir eşik değerinin altında olunca doping sayılmıyor. Ama bu hareketin organize olup olmadığına dair şüpheleri uyandırıyor. Fenerbahçe, ikinci oyuncuda da madde olduğuna dair duyum aldıklarını bildirdi. Kerem Gönlüm, B numunesini açtırırken de Köln'deki laboratuara diğer oyuncuda da maddenin olup olmadığı yazılı olarak soruldu. Laboratuardan gelen cevap her iki kulübe de iletildi ve Fenerbahçe açıklama yaptı. Kimlerden örnek alındığı da zaten belli, o yüzden oyuncunun adının söylenmesinde de bir sorun yok. Esas Türkiye'ye girmesi narkotik olarak yasal olmayan bir maddenin maç günü iki oyuncuda birden çıkmasının soruşturulması gerekiyor. Belli bir süre sonra kamuoyu her şeyi öğrenir. Hiçbir şey gizli kalmaz. İlla birileri konuşacaktır. 

(KİM SORUŞTURACAK BUNU ? NİYE YOLU AÇMADINIZ,SORUŞTURULMASINA,
ORTAYA ÇIKMASINA ÇALIŞMADINIZ ? KİMDEN KORKUYORSUNUZ ? )
Final serisinde çok tatsız şiddet olayları da yaşandı. Verilen cezalar caydırıcı oldu mu?
Biz beş maç seyircisiz oynama cezası verdik ve Fenerbahçe buna itiraz dahi etmedi. "Biz bütün tahriklere rağmen maç sonunda olan olayları kontrol edemedik. Bu 3-5 kişi de olsa Fenerbahçe'nin sorumluluğundadır" dediler. Fenerbahçe-Galatasaray maçında biz beş maç ceza vermiştik ama tahkim onu iki maça indirdi. Orada bir oyuncuya da saldırı vardı. Bunlar ümit ediyorum caydırıcı olmuştur. Fenerbahçe'nin final serisindeki diğer maçlarında bu tarz başka hiçbir şey yaşanmadı. Üçüncü maçı 15 sayı öndeyken kaybetmelerine rağmen tatsızlık çıkmadı. Bu olay basketbol adına tabii ki üzücüydü. 

( 5 MAÇTAN 2 MAÇA İNDİRTDİĞİNİZ CEZA ÇOOOOKKKKK CAYDIRICI OLDU CANIM?

 Fenerbahçe ise hiç beklenmeyen farklarla mağlubiyetler aldı ve kader maçında son periyoda kadar hiç savunma yapmayarak maçı kaybetti
Geçen sene ilk 16, önceki sene ilk sekiz arasındalardı. Bu sene çok sakatlık yaşadılar. Sezon başında takıma guard olarak getirilen Solomon nerdeyse ikinci maçtan itibaren yer almadı. Disiplinsizlikleri yüzünden ülkesine döndü. Guardsız kalınca zorlandılar. Tam Ukic gibi iyi bir guard bulmuşken elenmeleri basketbol açısından üzüntü verici oldu. Sakatlıklar düzelse ilk 16'da çok başarılı olabilirdi. Bir hafta öncesinde Fenerbahçe'nin tur atlaması yüzde 80, Efes Pilsen'in ise yüzde 20 bile değildi. Ama basketbol bu, sadece sahada oynanıyor diyemeyiz. 
     
( NEDİR BUNUN AÇILIMI BİRAZ DAHA AÇSANIZ ? SİZ FİBA'DA ETKİN GÖREVDE
DEĞİLMİSİNİZ ? NİYE SEYİRCİ KALIYORSUNUZ ? )
..........

Adamın yaptığı açıklamalar dehşet verici ama bunu yapan icranın başı,herhangi biri değil.
Bu adamı seçtiren Aziz Yıldırım ve Mahmut Uslu niye susuyorlar,neden Fenerbahçe'nin
haklarının yenmesine göz yumuyorlar ? Türk Basketbolunun menfaatleri Fenerbahçe'nin 
menfaatlerinden çok mu daha önemli acaba ?
Sorular ....... Sorular  ..... Sorular .....
Cevapsız Sorular ......

22 Haziran 2009 Pazartesi

"Turgay Demirel: Söylemezoğlu´nun kararı kurallara uygun talimatlara aykırı"

Turgay Demirel‚ 5. maçtaki hakem katliamını kabul etmiş.
Meğerse o sportmenlik dışı faul kararının verilmemesi için sözlü talimat varmış!

Elinde kural kitabı bize basketbol öğretmeye kalkışan
Fenerbahçe düşmanlarına kapak olsun.

"Turgay Demirel: Söylemezoğlu´nun kararı kurallara uygun talimatlara aykırı"
Vatan gatezesinde yayınlanmış bir röportaj.
http://haber.gazetevatan.com /haberdetay.asp?detay=O_duduk_seriye_golge_dusurdu&tarih=22.06.2009&Newsid=244693&Categoryid=5

Ben sadece 5. maçla ilgili bölümü aktarıyorum:

Aynı maçın son saniyelerinde çalınan bir sportmenlik dışı faul var.
Bu karar çok tartışılıyor. Yorumunuz nedir?

FATİH Söylemezoğlu orada 13 saniye kala kurala göre bir yorum yaptı ve
düdük çaldı. Bu esasında değişen bir kural. Top oyunda değilken‚
yapılan her faul sportmenlik dışı olarak çalınır şeklinde karar. Top oyuna
girmeden böyle bir şey çalınmasın diye MHKnin bütün hakemlere sözlü
olarak uyarısı vardı. Defalarca yapıldı bu uyarı bütün toplantılarda. O
toplantılarda diyorlar ki; bu çok ağır bir karar olur. Topu oyuna sokarken
eğer itişlerde‚ birebir mücadelelerde faul çalınacaksa bunu top oyuna
girdikten sonra çalın. Ya da çalamıyorsanız iki tarafı da ikaz edin. Topu
tekrar oyuna sokması için oyuna sokacak oyuncuya verin. MHKnin
bütün hakemlere yaptığı uyarılar var. Ve bu nedenle bu karar sene
başından beri bu şekilde hiç uygulanmadı. Maçın son 13 saniyesinde
durum berabereyken böyle bir karar çıkınca kural doğru ve geçerli
olmasına rağmen‚ hiç uygulanmasın talimatı verilmesine karşın bu
uygulanınca doğal olarak sert bir tepki oluştu.




Resmen ikinci bir Denizli faciası yaşatıldı bize...
3. şampiyonluk göz göre göre elimizden alındı...
Ama biz

Tanjevic gitsin mi‚
Solomon gelmese miydi‚
Slovenlerin bu takımda ne işi var
Mirsad Efes´e mi gidiyor
Green gibi kısa boylu adam basketbolcu olamaz

tartışmalarından olayların çok da farkına varamadık.

Tartışmak iyidir‚ benim de sene başından beri eleştirilerim vardı.
Ama keşke şu final serisinin tamamen bitmesini bekleseydik.
Fenerbahçe düşmanları binbir planla
şampiyonluğu elimizden almaya çalışırken‚ esas dikkatimizi
yeni bir Denizli faciası yaratmak isteyenlere yoğunlaştırmamız gerekirdi.

Bence bu senenin en büyük dersi budur.

ÖZGÜR

Etiketler