Yarı Final etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yarı Final etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Eylül 2010 Pazartesi

12 DEV ADAM FİNALDEEEEE.(83-82) !!!!!!!!!!!!!!



2010 FIBA Dünya Şampiyonası Yarı Final mücadelesinde 12 Dev Adam, Sinan Erdem Spor Salonu'nda oynanan maçta Sırbistan83-82'lik skorla mağlup ederek adını finale yazdırdı. Millilerimiz, bugün saat 21:30'da ABD ile altın madalya için karşılaşacak.


Kerem Tunçeri, Ömer Onan, Hidayet Türkoğlu, Ersan İlyasova ve Ömer Aşık beşiyle karşılaşmaya başlayan A Milli Takım, ilk hücumu değerlendirerek skoru 0-2’ye getirdi. Milenko Tepic’in üç sayılık basketiyle maçtaki ilk sayılarını kaydeden Sırbistan, ilk dakikayı da 3-2 önde geçti. İki takımın da hücumda çok fazla top kaybettiği bu bölümde Hidayet Türkoğlu’nun orta mesafeden bulduğu isabete Velickovic karşılık verdi. Boyalı alanı etkili kullanan Sırbistan, özellikle Krstic’in katkısıyla durumu 10-6’ya getirdi. Serbest atış çizgisinden Mileno Tepic ile iki atışı da sayıya çeviren Sırbistan, farkı da 6 sayıya çıkarttı ve Millilerimiz de mola aldı (12-6). Ömer Onan’ın hücumdaki sayılarıyla skor bulan A Milli Takım, Hidayet Türkoğlu’nun da oyuna ağırlığını koymasıyla dengeyi yakaladı (15-15). İlk periyotu Sırbistan, 20-17 önde tamamlayan taraf oldu.

İkinci periyotun ilk hücumunda Sırbistan, Savanovic ile hücumdan boş dönerken, Millilerimiz de Ender Arslan ve Ömer Onan ikilisiyle atışlarından isabet çıkartamadı. Ender Arslan’ın serbest atışlarıyla bu periyottaki ilk sayılarını kaydeden Ay Yıldızlılarımız, Kerem Gönlüm’ün de basket faulden ürettiği üç sayıyla durumu 24-22’ye getirdi. Alan savunmasına dönen Millilerimiz karşısında Sırbistan, Dusko Savanovic’in basketleriyle 16.dakikada skoru 33-25 yaptı. Semih Erden’in birer bir de bulduğu turnike ile hücumdaki suskunluğunu bozan A Milli Takım, buna karşın pota altı savunmasında zorlandı. Mola alan Sırbistan, Macvan ile hücumu değerlendiremezken, savunmada da Ömer Aşık’ın basketine engel olamadı. Karşılaşmanın ilk yarısını Sırbistan 42-35 önde tamamlayarak soyunma odasına gitti.

Semih Erden’in basket faulden bulduğu üç sayıyla üçüncü periyotun ilk hücumunu A Milli Takımımız değerlendirdi. Periyotun ilk bölümünde topu pota altına indirerek hücum eden Sırbistan ise Nenad Krstic ile karşılık verdi. Ersan İlyasova’nın turnikesinin ardından bir hücum sonrasında da Kerem Tunçeri’nin pasını iyi değerlendiren Ömer Onan, üç sayı isabetiyle skora dengeyi getirdi (46-46). Milos Teodosic’in üç sayı isabetinin ardından Rasic ve Keselj ile 8-0’lık seri yakalayan Sırbistan, 25.dakikada durumu 54-46 yaptı. Mola alan Ay Yıldızlılarımız, Ömer Onan ile serbest atışları sayıya çevirirken, Sırbistan ise Teodosic ile turnikesinde isabet buldu. Savunmada toparlanan Millilerimiz, Hidayet Türkoğlu, Ender Arslan ve Kerem Gönlüm’ün sayılarıyla 28.dakika sonunda skoru 56-55’e getirdi. Kerem Gönlüm ile son dakika içerisinde pota altından basket bulan A Milli Takım, buna karşın periyotu 63-60 geride tamamladı.

Mücadelenin final periyotuna iyi savunmada iyi başlayan Ay Yıldızlılarımız, serbest atış çizgisinden de Ömer Aşık ile tek isabet buldu. İki takımında hücumda skor bulmakta zorlandığı bu bölümde Sırbistan, Nenad Krstic’in serbest atış çizgisinden ürettiği üç sayıyla farkı 5 sayıya çıkarttı (66-61). Hidayet Türkoğlu’nun üç sayılık basketiyle bu periyottaki ilk iç saha isabetini kaydeden Millilerimiz, durumu da 66-64’e getirdi. Mola alan Ay Yıldızlılarımız, aranın ardından Keselj ve Teodosic’in üçer sayılık basketlerine engel olamadı. Kerem Tunçeri’nin üç sayılık basketine Savanovic ile karşılık veren Sırbistan, farkı da 6 sayıya çıkarttı (75-69). Bu bölümde Kerem Tunçeri’nin devreye girmesiyle kontrolü eline alan Ay Yıldızlılarımız, yakaladığı 6-0’lık seriyle bitime 3 dakika kala 75-76 öne geçti. Mola alan Sırbistan, hücumda organize olmakta sıkıntı yaşarken, Millilerimiz de durumu 75-78'e getirdi. Alan savunmasına dönen A Milli Takım, son dakikaya da 77-79 üstün girdi. 28 saniye kala Keselj ile serbest atışları değerlendiren Sırbistan, 80-79 öne geçerken, Ay Yıldızlılarımız da Semih Erden'in smacıyla rakibine karşılık verdi (80-81). Hücumda Aleksandar Rasic'in pasını Velickovic ile değerlendiren Sırbistan, 4.3 saniye kala 82-81 öne geçerken, Millilerimiz de mola aldı. A Milli Takım, Kerem Tunçeri'nin 0.5 saniye kala kaydettiği turnike basketle skoru 82-83'e getirken, son hücumda da Semih Erden'in bloğuyla mücadeleden galibiyetle ayrılmayı başardı.

SALON: Sinan Erdem Spor Salonu

HAKEMLER: Jose Anibal Carrion – Pablo Alberto Estevez – Reynaldo Sanchez Mercedes

SIRBİSTAN (82): Milos Teodosic 13 (6 ribaund- 11 asist), Milenko Tepic 5 (3 ribaund), Aleksandar Rasic 2 (2 asist), Nemanja Bjelica 2 (1 ribaund), Stefan Markovic 2 (2 ribaund), Dusko Savovic 15 (1 asist), Marko Keselj 18 (7 ribaund), Nenad Krstic 15 (7 ribaund- 1 asist), Kosta Perovic 2 (5 ribaund), Novica Velickovic 8 (2 ribaund), Milan Macvan

TÜRKİYE (83): Sinan Güler 3 (2 ribaund- 1 asist), Ömer Onan 14 (4 ribaund), Ersan İlyasova 6 (4 ribaund), Semih Erden 9 (3 ribaund- 2 asist), Kerem Tunçeri 12 (3 ribaund- 5 asist), Kerem Gönlüm 6 (4 ribaund), Ender Arslan 12 (1 asist), Ömer Aşık 5 (7 ribaund- 1 asist), Hidayet Türkoğlu 16 (2 ribaund)

1.PERİYOT: 20-17
2.PERİYOT: 22-18
3.PERİYOT: 21-25
4.PERİYOT: 19-23




 Kerem Tunçeri  “70 milyon arkamızdaydı. Şampiyonanın başından bu yana iyi mücadele ediyoruz ve oyundan hiç kopmuyoruz. Ayrıca bu maçta en kötü hücum performansımızı sergiledik. Ama direncimiz bizi maçta tuttu. Rüyada gibiyiz. Mutluyuz ve sevinçliyiz. Buradaki arkadaşların yüzünden de belli olduğu gibi. Artık bir kaç saat dinlenip yarına odaklanacağız. Türk tarihine önemli bir başarı kazandırdık. Bizi takım yapan her gün birinin iyi performans göstermesi. Biri çıkıp 30 sayı atıp kazandırmıyor. 15-20 atıp dengeli skor buluyoruz. Başarıya giden yol budur. Şans benim yanımdaydı ve bugün de sıra bendeydi. Yarın da başkası çıkıp oynayabilir. Kötü oynadığımız zamanda Sırbistan gibi bir takımı devirmek de bizim ne kadar iyi bir takım olduğumuzu gösterir. Son saniyelerde taktik yoktu. Topu ben, Hidayet ya da Ömer kullanacaktı. Ancak Hidayet’in almasına izin vermediler ve top dışarı çıkıyordu. Ben de hayatımın en kolay turnikelerinden birini attım. Seyirci hep bizim arkamızdaydı. Ancak son 4 saniyede kimseyi tanımıyorsunuz''

Erder Arslan, “Şu anda cümle kurmakta zorlanıyorum. Takım olarak maça inandık. Maçı hiç bırakmadık. Son saniyelerde geriye düşşek de içimizdeki ümidi hiçbir zaman kaybetmedik. Son 4.5 saniye topu alıp potaya atmak için yeterli bir zamandı. Biz de buna inandık ve sayıyı bulduk. Şu anki duygularımızı tarif etmek gerçekten imkansız. Emeği geçen herkese çok teşekkürler”

  Kerem Gönlüm, “Bugün Sırplar bizi yenseydi, çok üzülecektik. Çünkü karşılaşmayı biz hakettik. Arkamızda muhteşem bir seyirci desteği vardı. Maça biraz tutuk başladık ama daha sonra bu durgunluğumuzu inancımızla aştık. Herkese helal olsun” 

  Ersan İlyasova, “İnanılmaz bir maç oldu. Maçı son saniyede kazanmak da vardı kaybetmek de. Şans bize güldü. Bu galibiyetin keyfini bir gün yaşayacağız. Yarın için daha fazla konsantre olup ABD’yi de yenmek istiyoruz”

Semih Erden, “Çok çekişmeli bir maç oldu ve güzel bir sonla bitti. Bu galibiyet tüm Türkiye’ye armağan olsun. Asıl her şey yarın belli olacak. Ama buraya kadar gelmek de büyük bir başarı. Buraya bizleri desteklemeye gelen muhteşem taraftarımıza teşekkür ederiz”


 























***************************************************************
 Geç oldu.Ancak yazabiliyorum.O gece yazacak halde değildim.Dün de referandum görevi, akşam maç ve açıkcası finali kaybetme, referandum sonucunun moral bozukluğu,yorgunluk  vs ile yazamadım.Dün gece baktım buraya 750 görüntüleme vardı.Sanırım merak etmiş insanlar ne yazmışız diye.Herkesten özür diliyorum gecikme için.
Tebrikler 12 Dev Adam ve teknik heyet.
Türk Spor ve Türk Basketbol tarihini yeniden yazdı 12 Dev Adam.
Evet ''Takım Sporlarında ilk kez böyle büyük bir organizasyonda finale kaldık''
  2 gün sonra uzun uzun teknik değerlendirme yapmaya gerek yok.
Sırplar en iyi oyunlarını oynadılar.Biz ise dikkat çektiğim üzere aşırı motivasyon ve stresten 3 çeyrek çok kötü oynadık.Sırplar bizim yaptığımızı bize yaptılar.Maç boyunca baskılı savunma uyguladılar.Artı klasik çirkefliklerini yaptılar.Teodosiç ve Dusan İvkoviç başı çekti bunda.
Teodosiç tamam iyi basketbolcu ama karakter sıfır.Maç sonrası şu hareketi hazımsızlığını gösteriyordu.
 İvkoviç ise hala maçtan sonra Ömer Aşık etik davranmadı diyor.Teodosiç suratına  yumruğu çaktı bunu neden söylemiyorsun ? O da 1.sınıf koç ama karakter fakiri.
 Ben böyle adamlara ve bunların takımlarına saygı falan duymuyorum.Objektif ,Sırp takımı hayranı blogcular ve yorumcular duymaya devam etsin.
   4 kez 8 sayıdan geri döndürdük.Hiç bırakmadık maçı.Her seferinde cevap verdik.Tanjeviç her şeyi denedi.3 kısa,4 kısa,Hidayet'i 4 numaraya çekip çift oyun kurucuya dönme,savunma değişiklikleri her şeyi denedi.Sırplar maç öncesi yazdığım isimler Keselj,Savanoviç bilhassa ve Teodosiç'ten el üstünden kudurtan üçlükleri devamlı soktular.Kudurdum resmen.Ramazan da 1 Ay boyunca kazandığım tüm sevapları harcadım resmen.Yarısı zaten maç öncesi Kayseri - Fener maçında gitti,Yarısını da Teodosiç,Keselj ve Savanoviç'e harcadım.Ettiğim küfürlerin haddi hesabı yok ne yalan söyleyeyim kimyamı bozdular.Bu kadar gerildiğim bir gece hatırlamıyorum.
Ama o üçlüklerin bir yerde girmeyeceğine ve maçı da kazanacağımıza hep inanıyordum.
35.dk.da gene 8 sayı geriye düştük ama Kerem Tunçeri sahneye çıktı ve 2 üçlük ve 1 turnike ile 
gene geri döndürdü bizi.Ki Kerem ilk 3 çeyrekte kötü oynamıştı ve sadece 2 sayı atabilmişti.
Aynı Kerem zaten 4 saniye kala o turnikeyi atarak kader adamlarından biri oldu.
Sırpların üçlükleri son çeyrekte 11/4'e düştü.Üst üste Teodosiç,Keselj ve birinin daha 3'ü girmedi ve işte dediğim çıkıyor dedim.
 Finali bize getiren inatçılığımız ve kararlılığımızdı.Kötü basketbol oynadık ama kötü mücadele etmedik ve son topa kadar bırakmayarak kazandık.Hakemlerin hediye ettiği o 0.5 sn.deki tiplemeyi yapan Semih'in eli değil belki de ''Tanırın Eli''ydi.
Bıkmadan,usanmadan büyük bir direnç ve inançla kazandık.Çünkü şut sokamıyorduk,savunmada beklediğimiz gibi değildik - Ömer Onan Teodosiç'i durduramadı  mesela - ,uzunlarımız etkili olamadı,Ersan çok kötüydü, serbest atışlarda gene çok kötüydük
Maçın kader anları ;tabii ki 4 saniye kala Kerem Tunçeri'nin turnikesi ve 0,5 sn.kala 
Semih'in bloğu.
Akıllarda kalan replik ise o turnikeden sonra Murat Murathanoğlu'nun ''Kerem Tunçeriiiiiiii,Kerem Tunçeriiiiii'' diye takılı kalmasıydı.İnme mi indi Erman Kuzu gibi dedim 
bir an :))))))))))))
 Sırplardan hem 2001 Avrupa Şampiyonasının hem de pek çok turnuvanın intikamını çok feci aldık.Biz sevinçten onlar kahırdan o gece uyuyamamıştır.Maç sonrası Teodosiç'in hareketini yukarıda koydum.İvkoviç'in donup kalması ve Tanjeviç'in geldiğini zor görmesi dikkat çekiciydi.
 Olağanüstü bir gece yaşadık.Kolay kolay unutulmaz.Şükürler Olsun ki yaşama şansını bulduk böyle bir maç gecesini.Bir daha olur mu ? Çok zor.

 Emeği geçenleri A'dan Z'ye kutluyorum.Helal Olsun.

11 Eylül 2010 Cumartesi

Türkiye - Sırbistan Yarı Final Maçı Öncesi.


Gene tarihi bir maç.Şu ana kadar tarihi yeniden yazdık.Yeni bir  zafer sayfası sırada.
 Uzun uzun bir analize gerek yok aslında.Zira her iki takımında durumları net olarak ortada.
  Maçın heyecanını had safhada yaşıyorum.Her iki takım hakkında  biraz karşılaştırma yaptım.


7 maçın sonunda Genel İstatistiklerimiz ;



Maç başına 83.3 sayı atmışız,61,4 sayı yemişiz.
7 maçta sadece grup liderliğinin garantileyerek çıktığımız Yunan zaferinden sonraki Porto Riko (79-77) maçnda zorlandık.Özellikle grup maçlarından sonraki Fransa ve Slovenya maçlarında kasırga gibi eserek 95'er sayı attık ve ezdik geçtik.

Sırbistan'a gelince; 




Maç başına 90 sayı atıp,73.8 sayı yemişler.
Oynadıkları 7 maçın 4'ünde çok zorlandılar ama bunların 3'ünü kazanarak buraya kadar geldiler.
Grupta Krstiç ve Teodosiç'in cezalı oldukları için oynamadığı ilk maçta Almanya'ya 2 uzatmada 82-81 yenildiler.(81-82)


Zorlandıkları diğer maçlar  ;
Arjantin'i 84-82 yendikleri maç  ( 84-82)

2.tur maçında Hırvatistan'ı 73-72 yendikleri maç ( 73-72)

Çeyrek finalde İspanya'yı 92-89 yendikleri maç ( 92-89 )
 


Son 3 maçta maçın  sonlarını iyi oynayarak kazanamayı başardılar.Büyük başarı ama Çekirge 3 kez sıçradı,4'üncü kez sıçrayamayacak.
  5 yıl önce kendi evlerindeki Avrupa Şampyonasında hüsran yaşadıktan sonra - firma isimlerle - yeniden yapılanmaya gittiler.Yaş ortalamaları 23.6.
  Basketbol Ekolü oldukları için sürekli yeni genç isimler üretiyorlar.12 kişilik kadrolarında 9 genç isim var.
Bu gençlerde uzun süredir alt yapı şampiyonalarında beraber oynadıkları için takım olma konusunda sıkıntı çekmediler.3 yıllık sabırlı çalışmalarının meyvesini ilk olarak 2009 Polonya'daki Avrupa Şampiyonasında İspanya ile final oynayarak aldılar.Avrupa 2.si oldular.Orada yenmiştik onları.
  Avrupa Basketbolunu yakında takip edenler Teodosiç,Tepiç,Velickoviç,Tripkoviç Pekoviç (Son ikisi bu turnuvada yok.Pekoviç Karadağ'ı seçti.)  gibi altın jenerasyon (87-88) gençlerini iyi tanırlar.Bizde yıllardır yakından takip ediyoruz zaten.(Bunlara bu turnuvada ilk kez sahneye sürdükleri Savanoviç,Keselj eklendi.)Bu gençlerle   bizim gençler sık karşılaştılar ve hepsinde de kaybettik.4 defa kazandılar.Artık Ersan,Oğuz,Semih,Ömer Aşık gibi gençlerimizin faturayı toptan kesme vakti geldi.

 Sırplar aslında hedeflerine ulaştı.Bunu tecrübeli ve başarılı koç Dusan İvkoviç'te söylüyor zaten.
Tüm oyuncularım genç ve sadece 1 tanesi Dünya Şampiyonası tecrübesine sahip. Bu başarıyı hak ettiğimizi düşünüyorum. Hedefimiz ilk 8’di şu an 4’teyiz. Bu jenerasyondaki oyuncularla 3 yıldır çalışıyorum. Çok çalıştık ve adım adım gittik.

 Pek çok açıdan bize benziyorlar.Her iki takımın başında da Yugoslav ekolünün en  önemli 2 tecrübeli antrenörü var.Sırplar da bizim gibi takım oyunu oynuyorlar.Öne çıkan isim çok az.Teodosiç ve Krstiç bizde Hido ve Ersan gibi takımın gözdeleri.Onlarda benchten çok iyi katkı alıyorlar.Mesela son İspanya maçında 6 oyuncuları çift haneli rakamlara ulaştılar.Takım olarak agresif oynuyorlar bizim gibi.Savunmaları da iyi.Özellikle dış adamlara iyi baskı yapıyorlar.Onlarda bizim gibi tempolu oynuyorlar.
 Onlarda da bizde olduğu gibi takım olarak mücadele etmenin dışında her maç 1-2 oyuncu sahneye çıkıyor ve götürüyor.Mesela ; Arjantin ve son İspanya maçlarında Savanoviç harika oynadı.Hırvatistan maçında Macvan sürpriz önemli katkı yaptı.Rasiç gene Hırvat maçının yıldızıydı.Yalnız genç oyuncular istikrarsız performansta gösteriyorlar.Savanoviç 2 maçta yıldızlaştı dedim yukarıda ama Hırvat  maçında çok kötüydü mesela.10 dakika süre alabildi ve 0 sayı.Macvan İspanya maçında süre bile almadı.
 Teodosiç için bir şey söylemeye gerek yok.Geçen sezonun Euroleague MVP'si.Bu turnuvada gerek baştan 2 maç kaçırdığı için,gerek bazı maçlarda iyi savunulduğu için 11.4 sayı ortalaması var ama İspanya maçında son topu nasl kullandığını da gördük.Çok cins bir oyuncu.Ama durdurulmayacak oyuncu değil.Hırvatistan maçında zaten bizim Marko Tomas Onu sahadan silmişti.3 sayı atabilmişti.Ömer Onan'ın son kurbanı Teodosiç neden olmasın diyorum ve Ömer'e güveniyorum.Teodosiç oyundan zaman zaman sinirlenip kopabiliyor.


Teknik olarak mevki mevki veya tek tek oyuncu bazında değerlendirmede yapabiliriz ama gerek yok çünkü her oyuncuyu herkes tanıyor artık 7 maçtır.
 Subjektif  bakmıyorum gereçkten ama her pozisyonda ağır basıyoruz.
Kısalarda Teodosiç,Rasiç,Tepiç,Pauniç,Markoviç karşısında Kerem Tunçeri,Ender,Ömer Onan,Sinan,Cenk
ve hatta Hidayet (eşleşme sorunu yaratıyor zaman zaman)
Uzunlarda Krstiç,Peroviç,Macvan,Savanoviç,Velickoviç'e karşı bizim Ömer Aşık,Semih,Oğuz,Kerem Gönlüm,Ersan ağır basıyor.
3 ve 4  numarada da iyiyiz ama ,Bjelica,Keselj,Savanoviç ve Velickoviç dörtlüsüne çok dikkat etmek gerekiyor.İspanya maçını son üçlükle Teodosiç değil bunlar kazandırdı bence.
Teodosiç ve Krstiç'e karşı önlem alırız veya Krstiç gene etkili olabilir Efes Cup'ta bizim genç uzunları duman ettiği gibi - Bu kez etkili olamayacak,o zaman bizimkiler hazır değildi - ama bu dörtlü ile  sonradan girecek Tepiç'in vereceği katkı belirleyici olacak onlar adına.
  Bizim adımıza ise savunmamız + Ömer Onan-Teodosiç ve Hidayet ile Ersan'ın bir de benchten gelecek ekstra Sinan,Ender,KG gibi oyuncuların performansı etken olacaktır.

  Bizim takımda herkese güveniyorum.Serbest atışlar ve aşırı motivasyonun zararı olur mu sorusundan başka bir endişem yok.Serbest atışlarda onlar bizden iyi ama son İspanya maçında düşük attılar.17/9.%52.9.Demek ki onlar da sorun yaşayabiliyorlar.Her şeyden önce büyük bir seyirci desteğimiz var.Artı en önemlisi de kocaman bir yürek koyuyor oyuncularımız sahaya.
  Krstiç yerel basına Türkler ilk çeyrekte bitiriyorlar işi ,buna izin vermeyeceğiz falan demiş.
İlk çeyrek,son çeyrek farketmez akibet belli Krstiç.
  Savunmamızın önemini tekrar yazmama gerek yok.Yüksek şut kapasitesi olan Slovenya'ya bile alan savunmasını fazla yapmaya gerek bırakmadık.Sırplar da Slovenlere çok benziyor yapısal olarak.
Çok iyi kısalar,dışarıdan üçlük atabilen uzunları var ama kora kor ,agresfif mücadelede erir giderler.
  Yarı Final eşleşmeleri başlığında Sırbistan'ı istediğimi yazmıştım ama İspanya alır demiştim.Aynı şekilde Arjantin'de de gümledik ama sadece beni değil herkesi terse yatırdı Litvanya'lılar.Bir ara 8/8 üçlük ile gidiyorlardı.Arjantin kroki durumdaydı.Hakettiler Litvanyalılar.
 Sırbistan istedim ama maçı izlerken tırstım ve İspanya yensin istedim veya maç içinde çok gel git yaptım.
İspanya daha tecrübeli takım,bizi daha zorlar diyorum Sırplar gelsin.Bakıyorum sadece Navarro ve biraz da Rudy Fernandez ile bir şey yapamazlar diyorum İspanya gelsin o zaman diyorum.Neticede Teodosiç faul yapmama kumarını boşa çıkararak üçlüğü soktu ve karşımıza getirdi Sırpları.
 Son 4'e bakıyorum.Turnuva öncesi 4 favori gösterilen ABD,İspanya,Arjantin,Yunanistan'dan 3'ü gitti.
Sadece ABD kaldı ve Onlar da tek Kevin Durrant ve biraz da Billups ile ne yapabilirler ?
 Allah bize yürü ya kulum dedi gibi geliyor bana.
 Neyse adım adım dedik.Önce Sırpları bir geçelim de.Ki ABD'de Litvanya'yı bir geçsin bakalım.
Bence Litvanya bir bomba daha patlatabilir.
 Toparlarsak ; kesinlikle favori biziz.
Takıma güvenimiz tam.Ancak Fransa ve Slovenya maçlarında takım işi seyirciye bırakmadan bitirdi.Onlara iş düşmedi diyebiliriz.Gene takım oynayacaktır ama bu maçta seyirciye iş düşüyor.Niye mi ?
 Sırplarda 9 genç  uzun var dedik ve baskı altında hata yapma şansları daha da artar bu oyuncuların.
O yüzden ''15 bin Çılgın Türk'' Sırplara cehennemi hatırlatmalı.Artı bizim oyuncularımızın performansı katlanıyor parkede.
 Çok uzattık.Gazamız  Mübarek Olsun.
Allah Kollarınıza Güç,kuvvet versin,yardımcı olsun 12 Dev Adam.
Başarılar....................

4 Temmuz 2010 Pazar

İspanya Bir Kez Daha David Villa İle : 1-0 !!!!

David Villa of Spain celebrates after he scores his side's first 
goal with team mate Francesc Fabregas

4.JPG
1.JPG
2.JPG
3.JPG

Ne maçtı arkadaş beeee.Bir kere helal olsun Paraguay'a.Herkesi şaşırttılar,beklenenden çok iyi oynadılar,çok zorladılar İspanya'yı.2-1 gerideyken 89'da bile gol pozisyonuna girdiler ama atamadı Santa Cruz.
 Bu kez Santa Cruz ve Lucas Barrios'u yanına alıp,Waldez ve Cardoso'yu 11'e sürmüştü Arjantinli hocaları.
  Cardoso buraya getiren son penaltıyı atmıştı Japonya maçında ama bu kez Casillas'ı geçemedi.
Burada bu penaltıyı veren hakem Carlos Batres'i kutlamak lazım.Bizim TSL'de Fenerbahçe maçlarında Lugano'ya kaç defa yapılıyor bu hareketler ama vermiyor bizim çok bilen eyyamcı,çok bilen tetikçiler.
Ders alsınlar.Batres penaltıyı verdi ama İspanya'nınkini tekrarlattığı gibi bunu da tekrarlatmalıydı zira İspanyollar burada da erken girdiler ceza sahasına.Günün adamı Casillas bir trajediyi önledi takımı adına.
Burada Pique gibi bir kaliteli defans oyuncusunun nasıl öyle bir hata yaptığı da merak konusu.
Akabinde hemen bu kez İspanya penaltı kazandı.Ağır bir karardı bence.Xabi Alonso 2.de Cardoso'ya Sen
Üzülme dedi ve Villar'a teslim etti.Villar da günün başarılı isimlerinden biriydi.
 İspanya gol için yüklendi ,her şeyi yaptı Del Bosque ve öğrencileri  ve sonunda gene çok ilginç bir şekilde
bilardo usulü yaptılar bu kez önce Pedro ve sonra Bay Gol David Villa.Müthişti.
Aslında bjk'lilerin ''Yeniköy Kasabı '' Bosque inat etmeyip David Villa'yı kenarda değil göbekte oynatsa hiç bu kadar zorlanmazlar gol bulmakta ama O da Maradona gibi deney ve icat peşinde.Pedro girince D.Villa ortaya geldi ve etkili oldu.Orta sahadan gümbür gümbür akan o pas kanallarının sonunda gol öyle veya böyle belki de uzatmada ama gelecekti.Paraguay'da bulabilirdi golü.Ki buldular da ilk yarıda ama hakem Waldes'e elle oynama verdi ama değildi.
 Sonuçta İspanya ,Portekiz'den sonra aynı şekilde ve gene ''Altın Vuruş'' ile Yarı Finale geldi.
Ama burada Maradona ve Arjantin'in yaptığı hataya düşmemeliler ve önlem almalılar Almanya'ya.
Müller'in olmaması da avantaj İspanya adına.Hızlı oynayan Almanlara tempo yaptırmamalılar ve geriye
düşmeye çalışmamalılar.
 Bu arada Cardoso için Fenerbahçe'ye gelecek deniliyor.Aman ha diyorum.Çok ağır bir santrfor.
Biz hızlı oynayacağız derken ağır bir santrfor nasıl olacak ?

Etiketler