7 Eylül 2011 Çarşamba

Avusturya - Türkiye : 0-0 (Futbol İlahları Tatilde) !!!

Stat: Ernst Happel
Hakemler: Alberto Undiano Mallenco xx, Fermin Martinez Ibanez xx, Jesus Calvo Guadamuro xx (İspanya)
Avusturya: Grünwald xx, Ekrem Dağ xx, Schiemer xx, Pogatetz xx, Fuchs xx, Baumgartlinger xx, Royer xx (Dk. 67 Hoffer x), Scharner xx, Harnik xx, Alaba xx, Arnautovic xx (Dk. 90 3 Maierhofer ?)
Türkiye: Volkan xx, Sabri x, Servet xx, Egemen xx, Hakan xx, Selçuk x, Mehmet Topal xx, Yekta x, Arda xx, Burak xx (Dk. 90 3 Gökhan Töre ?), Umut x
Sarı kartlar: Dk. 51 Yekta, Dk. 77 Burak (Türkiye)


* Rezil,kepaze bir oyun ve mantalite ile 1 puan almayı başardık (!).
* Hiddink efendi yılda 5m.euro'yu bunun için mi alıyor ? Yazık ,Günah.Getir o zaman Yılmaz Vural'ı,Sakıp Özberk'i,Güvenç Kurtar'ı,onlar da alır 1 puanı hem de daha iyi oynatarak.
* Tamam direkt oynayan önemli oyuncularımız eksikti de yok muydu bu memlekette ve Avrupa'da geçen sezonun 8.si geberik gs'den ilk 11'e 5 oyuncu alıyorsunuz ? 
* 24 kişilik açıkladığın kadrodan Emre sakatlanınca oynatacağın başka adam mı yoktu da 8.gs'li Yekta'yı çağırıp hemen paraşütle ilk 11'e indiriyorsun ? Yekta gs'den ne oynamış ve ne durumda ki ?
* Emre'de çıkınca yaratıcı oyuncu eksikliği varken - Aslında kadroda Mehmet Ekici,Tunay Torun gibi isimler vardı ama demek ki güvenmiyorlar - neden Yekta da Özer,Sezer,Mehmet Topuz gibi oyuncular değil ?
* Hiddink efendi  maçtan önce de zaten 1 puan için çıkacaktı.Azerbaycan - Kazakistan'ı yenip grup sonunculuğuna rakibini itince Hiddink için gün doğdu artık ve ''Ohh En İyi 2.cilik şansım da kalmadı,rahat rahat 1 puana yatabilirim'' dedi.Çıkardığı Selçuk Şahin - Mehmet Topal çift ön libero ve ne yaptığı belli olmayan Yekta'yı da yanlarına koyunca işi sağlama almıştı (!).Santrfor'a Cenk Tosun varken Umut Bulut looser'unu koymuştu.Burak ile beraber deli deli koştular sağa sola o kadar.
* Maç boyunca Sarbi Reis'in kestiği 2 topa Burak Yılmaz'ın biri direkten giden 2 kafası var.
Rakibin ise yardımcı hakemin hediyesi ile iptal edilen nizami golü var.Çoktan haketmişlerdi gol yemeyi bizimkiler,yediler de ama yardımcı hakem imdada yetişti.
* Ve tam Hiddink ve ekibi 1 puana bayram yaparlarken (!) (bu kadar rezil futbol varken oyuncu değiştirmeye bile gerek görmedi.)Futbol Tanrıları bir kez daha mı devrede dercesine 90.dakika da penaltı kazandık.Selçuk Şahin'in attığı pas burada akılda kalan en güzel andı.
Arda son derece gayriciddi hiç gerilmeden kaçırdı ve bu kez son dakikada rakibin ayağından içeri giden topu değil dışarı giden topu gördük.Demek ki Futbol İlahları bu kez tatile çıkmışlar.
* 3 gün ara ile çok ilginç ve dramatik anlar yaşadık.
* Kafile geç saatte yurda döndü ama Hiddink efendi yok.Hemen evine geçti tabii oradan.Bir daha kaç Ay sonra gelir Lütfü bilir herhalde ?
* Kalan 2 maç Almanya ve Azerbaycan.Bu 2 maçtan 4 puan bekliyorlar.Belçika da Almanya ile oynayacak ama deplasmanda.Eğer salakça bir harakiri daha yapmazlarsa 2.olarak Play Off'a kalırız.
Resmen döve döve bizi Play Off'a sokuyor birileri :))
* Son Söz ; 
Ne TFF ne Milli takım bu büyük millete yakışmıyor ? Ya adam gibi hakkını verin,ya da defolun gidin.

6 Eylül 2011 Salı

12 Dev Adam ''Sırat Köprüsünden Cennete'' 65-57 !!!







Litvanya’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda A Milli Takımımız, A Grubu’ndaki son maçında İspanya’yı 65-57'lik skorla mağlup etti. Ay Yıldızlılarımız bu sonuçla grubunu Portekiz, Büyük Britanya ve İspanya galibiyetleriyle tamamladı.

Bu akşam alınan galibiyet ile üst tura bir galibiyet taşımayı başaran millilerimiz, üst turda Fransa,Sırbistan ve Almanya ile karşı karşıya gelecek ve çeyrek finale çıkabilmek için mücadele edecek. 

Rudy Fernandez ve Hidayet Türkoğlu’nun karşılıklı boş hücumlarıyla başlayan mücadelede ilk dakikada iki takımda skor üretemedi. Maçtaki ilk sayılarınıFernandez ile bulan İspanya, Marc Gasol’un de pota altı basketiyle durumu 5-0 yaptı. Hidayet Türkoğlu’nun potalı basketi ve bir hücum sonrasında daErsan İlyasova’nın orta mesafe isabetiyle Millilerimiz skoru 5-4’e getirdi. Boyalı alanda Gasol ve Ibaka ile etkili olmaya çalışan rakibine Ay Yıldızlılarımız, Ersan ve Hidayet ile karşılık verdi. İlk periyotu İspanya, Fernandez ve Calderon’un önderliğinde yakaladığı 8-0’lık seriyle 19-10 önde tamamladı. 

İkinci periyotun ilk hücumunda Millilerimiz, Kerem Tunçeri’nin asistinde Emir Preldzicile üç sayılık basket bulurken, bir hücum sonrasında da turnike basket kaydetti. Juan Carlos Navarro’nun sayılarıyla etkili olan İspanya karşısında Ay Yıldızlılarımız, özellikleEmir Preldzic’in katkısıyla farkı 13.dakikada 3 sayıya indirdi (24-21). Temponun yükseldiği bölümlerde Rudy Fernandez ile üç sayılık basket bulan İspanya, farkı da 15.dakikada 6 sayıya yükseltti (29-23). Savunmaların ön plana çıktığı dakikalarda Enes Kanter üçüncü faulünü alarak kenara gelirken, hücumda Hidayet Türkoğlu ile skor üreten Ay Yıldızlılarımız, 19.dakikaya 2 sayı farkla geride girdi (35-33). Ancak devreye İspanya, Jose Calderon’un üç sayılık basketiyle 38-35 önde girdi. 

Juan Carlos Navarro’nun asistinde Serge Ibaka’nın basketiyle üçüncü periyota başlayan İspanya, ilk dakikalarda pota altına top indirerek hücum etti. Emir Preldzic’in dip çizgiden bire birde bulduğu basket sonrasında İspanya, Rudy Fernandez’in de devreye girmesiyle farkı 24.dakikada 8’e çıkarttı (45-37). Hücumdaki suskunluğunu Preldzic’in üç sayı isabetiyle bozan Ay Yıldızlılarımız, Ömer Aşık’ın serbest atışları veEnder Arslan’ın da üç sayılık basketiyle durumu 48-47’ye getirdi. 7-0’lık seri sonrasında mola alan İspanya,Felipe Reyes ile iki serbest atışı sayıya çevirdi. Son bölümde serbest atış çizgisinden skor bulan İspanya, periyotu da 55-49 önde tamamladı. 

Son 10 dakikalık bölüme Felipe Reyes’in basketiyle başlayan İspanya karşısında savunmadaki direnciyle etkili olan Ay Yıldızlılarımız, rakibine de kolay sayı şansı vermedi. Bu bölümde Ömer Aşık ile pota altını iyi değerlendiren Millilerimiz, Ender Arslan’ın da basketleriyle 8-2’lik bir seri yakaladı ve durumu da 35.dakikada 57-57’ye getirdi. Hücumda organize olmakta zorlanan İspanya karşısında Ömer Onan’ın üç sayı isabetiyle skor üstünlüğünü eline alan Ay Yıldızlılarımız, son dakikaya da 57-60 üstün girdi. Son dakika içerisinde rakibini top kaybına zorlayan A Milli Takımımız, karşılaşmadan da galibiyetle ayrılmayı bildi. 

İSPANYA (57): Rudy Fernandez 11 (4 ribaund- 2 asist), Ricky Rubio (4 ribaund- 1 asist), Juan Carlos Navarro 9 (3 asist), Jose Calderon 5 (3 ribaund- 1 asist), Felipe Reyes 11 (6 ribaund), Fernando San Emeterio (1 ribaund), Sergio Llull (1 asist), Marc Gasol 12 (5 ribaund), Serge Ibaka 9 (8 ribaund- 3 asist), Victor Sada (1 ribaund- 1 asist)

TÜRKİYE (65): Emir Preldzic 18 (5 ribaund), Ömer Onan 5 (5 ribaund- 1 asist), Ersan İlyasova 6 (11 ribaund), Kerem Tunçeri (1 ribaund- 1 asist), Ömer Aşık 12 (8 ribaund), Ender Arslan 10 (6 asist), Enes Kanter 2 (1 ribaund), Hidayet Türkoğlu 12 (3 ribaund- 3 asist) 

1.PERİYOT19-10
2.PERİYOT19-25
3.PERİYOT17-14
4.PERİYOT
2 -16












Bu yıl Litvanya’da düzenlenen 2011 FIBA Avrupa Şampiyonası’nda mücadele eden A Milli Takımımız, A Grubu’nun son maçında, İspanya’yı 65-57 yenerek üst tura yükselirken, millilerimizin aldığı bu galibiyet Türk basınında manşetlere taşındı

Bugün Türkiye’de yayınlanan yerel ve ulusal gazeteler spor manşetlerini 12 Dev Adam’a ayırırken, alınan galibiyete ve oynanan basketbola methiyeler düzdüler.



Cumhuriyeti Gazetesi, İspanya galibiyetini manşetten vererek “Devler’in İspanya Zaferi”başlığını atarken, Fanatik Gazetesi de tam sayfa yer verdiği 12 Dev Adam’ın zaferini,“Çılgın Türkler” başlığı ile yayınladı. Yine Fanatik Gazetesi basketbol yazarı Gökhan German da yazdığı köşe yazısında “Bileğimizin Hakkıyla” başlığını kullanırken, 12 Dev Adam’ın aldığı galibiyeti değerlendirdi.

Bir diğer ulusal spor gazetelerinden biri olan Fotomaç Gazetesi ile yarım sayfa yer ayırdığı A Milli Takım’ın başarısını “Helal Olsun Size” başlığı ile okuyucularına duyururken, Fotospor Gazetesi de “12 Dev Adam İkinci Tura Yükseldi” ve “Büyüksün Britanya”başlıklarını kullandı.

Habertürk Gazetesi millilerimizin zaferini, Büyük Britanya’nın aldığı galibiyete atıf yaparak, “24 Dev Adam”, “Thank You” ve “Diriliş” başlıklarını atarken, Habertürk Gazetesi basketbol yazarı Gökhan Türe de “Tabutta Röveşata” adlı köşe yazısında alınan galibiyeti değerlendirdi.

Hürriyet Gazetesi İspanya karşısında alınan görkemli galibiyeti, “Devler İspanya’yı Devirdi” başlığı ile yayınlarken, Milliyet Gazetesi de, “12 Dev Adamla Kabustan Rüyaya” başlığını atmayı uygun buldu. Sabah Gazetesi ise millilerimizin ikinci tura yükselmesini “İade-i İtibar” başlığı ile duyurdu.



Takvim Gazatesi, “Deng You” başlığını manşetlerine taşırken, “Türkiye Gazetesi, “Devler Geri Döndü”, Vatan Gazetesi “Büyük Britanya, Büyük Türkiye”, Yeni Asır Gazetesi“Devlerin Mucizesi” ve “El Ele Düğün Bayram” başlıklarını kullandı.

Yeni Şafak Gazetesi 12 Dev Adam’ın zaferini, “Uyuyan Dev Uyandı” başlığı ile duyururken, Zaman Gazetesi de “Milliler İspanya’yı Devirdi, Tur Kapısını Britanya Açtı” başlığı ile okurlarının karşısına çıktı.

Bursa’da yayın yapan yerel gazetelerden Bursa Gerçek elde edilen galibiyeti “Devler’in Dönüşü” ve “Cenazeden Düğüne” başlıkları ile işlerken, Bursa Hakimiyet, “Dev Zafer”ve “Devsin Türkiye” başlıklarını kullanmayı uygun gördü. Bursa Hayat “Muhteşem Dev Adam”, Bursa Kent “Devlerin Olimpiyat Ruhu”, Bursa Olay “Kabustan Rüyaya”, Bursa Yeni Dönem “Boğaları Dize Getirdik” başlıkları ile baskıya girdiler.
























********************************************************
CENAZE EVİNDEN DÜĞÜN EVİNE !!!
 * Basketbol bunun için çok seviliyor işte.Umutların bittiği,bavulların toplandığı,eve dönüş biletlerinin alınmak üzere hazırlanıldığı bir durumdan belki de Şampiyonluğa,finale,Olimpiyat Vizesine gideceğiz.
* Öncelikle çok az olan umutlarımızı yeşerten ve bize hayat öpücüğü veren B.Britanya basketbol milli takımına yetersiz koçları dahil özellikle de Luol Deng & Joel Freeland ve arkadaşlarına sonsuz teşekkür etmek lazım.Luol Deng çok özel bir oyuncu.
* Polonya tüm enerjisini,her şeyini bizim maçta harcamış olsa gerekti ki tarihi bir başarının eşiğinde olmalarına rağmen gazı kaçmış gazoz gibi sahada dolaştılar durdular.Hal böyle olunca Luol Deng gibi bir süper star'a  ve Freeland gibi gösterişsiz ama son derece faydalı bir gerçek star bunu affetmedi.İlk kez oynayan Archibald ve Clark gibi uzunların kazmalıkları ile 3 uzunlu sistem tutmuşken sürekli bunu bozan Chris Finch gibi yetersiz koçları bile Polonya'yı canlandıramadı ve bizi tekrar dirilten sonuç ortaya çıktı.
* İspanya karşısına 2.tura çıkmayı garantilemenin rahatlığı ile çıktık.İspanya'da Polonya'nın kaybetmeyeceğini ve çıkacağını düşünerek Pau Gasol'u dinlendirmek istedi.Plan tutmadı ama onun yerine görev vereceği Reyes'i ve diğer uzunların motivasyonunu bozmamak için yeniden Pau Gasol'u sahaya süremedi Scoriolo.
* Litvanya karşısında maça fırtına gibi başlayıp,silindir gibi ezen İspanya ilk yarıda 62 sayı atıp 31 sayı fark atmıştı.P.Gasol'suz da olsa maçtan kopmamak,sonuna kadar gitmek ve galibiyet şansına ortak olmak düşüncemiz vardı.19-10 gibi bıçak sırtı ilk çeyrekten sonra Emir ikinci çeyreğe başladı ve farkını gösterdi.Aynı şekilde 3.çeyrekte de mucize basketleri ile kırılma anlarında hep bizi maçta tuttu.
* Gerçekten de Emir istatistiklerde 18dk.18s.5r.ile en skorer ve etkili oyuncumuz gözükse de asıl katkısı dediğim gibi maçtan kopacağımız kırılma anlarında çok zor pozisyonlarda attığı basketlerle bizi maçta tutmasıydı.Yorulunca top kayıpları ve zorlamaları oldu ama olacak tabii.
  Emir'in şu resmini iyi hatırlıyorum.2006'da İzmir'deki Avrupa Ümitler Şampiyonasında kendisini çok beğenmiştim.Yanılmamışım :))
(Resim : Mete Aktaş twitter'dan)
* Emir ile birlikte bu zaferi getiren 2.isim Ender di.Hep söylediğimiz ,eleştirdiğimiz oyun kurucu konusunda ,işte Ender ikinci yarı ve özellikle son 5 dakika inanılmaz oynayarak sonuca direkt etki etti.24dk.10s.6a.İşte oyun kurucu böyle oynamalı.
* Demek ki ''Oyun kurucun kadar konuşursun'' lafı boşuna söylenmemiş.
Ender ne kadar pozitif ise Kerem Tunçeri o kadar negatif.Kendisi de bunu kabul ediyor ve Ender'in hakkını veriyor zaten.2.turdan itibaren artık kendisi de sahneye çıkmalı.
* Bireysel performanslardan gidiyorken,Hidayet'e gelirsek ; 30dk.12s.3r.3a. rakamları var ama gene beklediğimiz gibi değildi.11/5 isabete gene sonlarda ulaşabildi.3 sayı öndeyken çizgiye basarak batırıyor derken,6 sayıya çıkardığı öldürücü üçlüğü ile hem kendini hem takımını kurtardı.
Hidayet diyor ki ; ''Hücumda aktif bir şekilde topu çevirirsek daha iyi olacağız''.Bunu duyunca gülümsedim.Yahu Hido sayende olmuyor işte o iş.Top sana geldiğinde 15 saniye elinde tutuyorsun ve sonra zorlama atış.Yani hücumda statik kalmamızın,akışkanlığı sağlayamamamızın sebebi sensin Hido :)) 
* Ömer Aşık 28dk.12s.8r. ve Ersan 34dk.6s ama 11 ribaunt,Ömer Onan 5 sayı 5 ribaunt ama öne geçmemizi sağlayan 3'lüğü çok önemliydi.
Şöyle baktığımızda tüm oyuncularımızın ciddi katkısı oldu.
* Ve gelelim savunmaya.Basketbolun temel kuralıdır ''Savunma yapmadan kazanılmaz'' ve ''İyi savunma ile her takımı yenebilirsiniz'' İlk yarıda İspanya bizden çok daha agresif ve canlı savunma yaptı.Onların seviyesine biz fazla çıkamadık.Ancak ikinci yarı savunmamız müthişti.
Hele ki son çeyrekte ''tarihe geçecek bir savunma yaptık'' Ne demek yahu ? 4.çeyreğin skoru :16-2.İspanya'nın tek basketini 08.45 kala Reyes attı.Yani 08.45 dakika İspanya'dan sayı yemedik.Hücumda da Ender organizasyonu iyi yapıp takımı oynatınca farkı kapatıp,öne geçtik ve bir daha yakalanmadık.Scoriolo kenarda çıldırdı.Hatta maçın sonunu kendi hücumundan çok bizi durdurmayı düşündüğü için savunma 5'i ile oynadı ve Calderon'u değil Rubio - Sada ikilisi ile oynadı.Savunma konusunu  toparlarsak ;İspanya'yı 57 sayıda tutmak büyük işti.
Navarro'yu 12/3.%25'te tutmak çok önemliydi.31 dk.da 9 sayı atabildi.
* Ribauntlarda 37-33 önde olmamızda galibiyetin anahtarlarından biriydi.
* Üçlük yüzdemiz gene düşük.Bu kez Polonya maçı gibi 17/4 değil 17/6.% 35.
* Orhun Ene de maç öncesi 2.turun rahatlığı ile iyi yönetti takımı.Çift guard'a dönmesi mesela iyi bir düşünceydi.Tüm oyuncuları iyi kullandı.Oğuz'u hiç olmazsa hücumda tıkandığımızda düşünmesi gerekiyor yalnız.
* Neticede bu maça çıkmadan 2.tur garanti olsa da ipten döndükten sonra artık akıllarımızın başa gelmesi ile yürek koyup,ilerisini  düşünerek aldığımız bu galibiyet çok çok iyi oldu.
E Grubuna 1 galibiyet taşıyarak Litvanya'nın önüne geçtik.Ömer'in maç biterken attığı top sayı olsaydı İspanya'yı da geçiyorduk sayı averajı ile.Gene de bu yeni grupta İspanya'dan ikili averajda öndeyiz.1 galibiyet aldığımızda İspanya 2 galibiyet almak zorunda olacak.

* Her takımı yenebilecek ama her takıma da kaybedecek bir takımız.
* Asıl iş şimdi başlıyor.Yarın ilk maçımızı Fransa ile oynuyoruz.Dün akşam Fransa - Sırbistan nefes kesen maçını izledim.Fransa çok iyi bir takım.Bildiğimiz gibi atletik ve boyalı alanı çok iyi kullanan bir takım.Pota altında iyi boğuşursak şansımız olur.7/1 üçlük attılar sadece dün akşam.
Parker'ı anlatmaya gerek yok.Anahtar boyalı alanda.Orada durdurursak neden olmasın ?
.

12 Dev Adam'ın ''Polonya Harakirisi'' 83-84 !!!





SALON: Cido Arena (Panevezys)

HAKEMLER: Zoran Sutulovic (Karadağ), Sergey Mikhaylov (Rusya), Miroslav Tomov (Bulgaristan)

POLONYA (84): Dardan Berisha 21 (2 ribaund- 3 asist), Adam Lapeta 2, Robert Skibniewski 9, Piotr Pamula 3, Pawel Leonczyk 4 (2 ribaund- 2 asist), Szymon Szewczyk 12 (4 ribaund- 2 asist), Thomas Kelati 11 (1 ribaund- 3 asist), Piotr Szczotka (1 ribaund), Adam Hrycaniuk 15 (6 ribaund- 2 asist), Lukasz Koszarek 7 (3 ribaund- 4 asist)

TÜRKİYE (83): Cenk Akyol (1 ribaund), Sinan Güler, Emir Preldzic 11 (7 ribaund- 4 asist), Ömer Onan 9 (1 asist), Ersan İlyasova 14 (4 ribaund), İzzet Türkyılmaz, Kerem Tunçeri 6 (2 asist), Oğuz Savaş 5 (2 ribaund), Ömer Aşık 4 (3 ribaund), Ender Arslan 2 (2 ribaund- 1 asist), Enes Kanter 19 (5 ribaund- 3 asist), Hidayet Türkoğlu 13 (3 ribaund- 3 asist)

1.PERİYOT: 17-14
2.PERİYOT: 22-21
3.PERİYOT: 22-27
4.PERİYOT: 23-21



* Kendi hatalarımız ve hakemlerin de büyük katkıları (!) ile resmen harakiri yaptık.
* Litvanya yenilgisi bizi kamçılayacağına aksine sanki çöküş yaratmış gibi  maça baygın başladık.İlk yarıda bitti.Hala oyuna girememiştik.39-35 geride kapattık.İkinci yarıya biraz toparlanmış başladık.Emir,Ömer Onan ve Ömer Aşık'ın basketleri ile 10-0'lık seri yaptık ve 45-43 öne geçtik.
* Üstünlüğü ele aldık,artık maçı koparacağız derken bu kez hakemler devreye girdi.İnanılmaz üst üste inanılmaz kararlar ile resmen Polonya'ya çalıştılar.Oğuz'un hafif diz çıkarmasına centilmenlik dışı faul verdiler,basketi de saydılar basket faul.Devamında alakası yok faulle ama hem de 3 atışlık faul verdiler Emir'e.Sonra da Orhun Ene'ye teknik faulle 7 sayılık bir fark yarattılar.
Özellikle Rus hakem Sergey Mikhaylov tam bir onun bunun çocuğuydu.
Hakem kararları ile moral motivasyonu da kaybettik.Zaten çok fazla kötü oynayan oyuncumuz vardı.Polonya da da özellikle Berişa ve Hrycaniuk'un da gününde olması ile sonuna kadar oyunda kaldılar ve son topta Kerem Tunçeri'nin yanlış tercihi ile kaybettik ve kendimizi ateşe attık.
* Yenilgiyi tamamen hakeme bağlamak yanlış.Bu seviyede bir takımın bu mazereti yok.Biz bu Polonya'yı 2009'da kendi evlerinde hem de 5 As oyuncuları Gortat,Logan, Lampe,İgnerski, Scubarga varken rahat yenmiştik.
Şu takımları tamamen vasat bir takım.
* Hem motivasyonsuz,hem yanlış oynadık.Savunmada iyi değildik.Polonya gibi bir takımdan 84 sayı yemek ne demek ? Gene üçlüklerden göçtük.17/4.%23.5.Neden içeriden oynamıyoruz anlamıyorum ?
* Kerem Tunçeri ve Hidayet hala kötüyken ayakta kalan oyuncularımız Emir,Enes ve Ersan oldu.

3 Eylül 2011 Cumartesi

Türkiye - Kazakistan : 2-1 (Futbol İlahları Yanımızda) !!!

İspanyol basınından Ardaya övgü


Stat: Türk Telekom Arena
Hakemler: Clement Turpin xxx, Michael Annonier xxx, Laurent Stien xxx (Fransa)
Türkiye: Volkan Demirel x, Sabri Sarıoğlu xx, Egemen Korkmaz xx, Serdar Kesimal xx, Hakan Balta xx, Arda Turan xxx, Selçuk İnan xx, Emre Belözoğlu xx (Dk. 60 Gökhan Töre xx), Mehmet Ekici xx (Dk. 51 Selçuk Şahin xx), Kazım Kazım xx (Dk. 82 Umut Bulut x), Burak Yılmaz xx
Kazakistan: Mokine xx, Goorman xx, Moukhtarov xx, Logvinenko xx, Kirov xx, Konysbayev xx (Dk. 86 Nousserbayev ?), Shakhmetov xx (Dk. 81 Baizhanov x), Nourdauletov x, Schmidtgal x, Khairouline xx (Dk. 67 Ostapenko x), Gridine x
Goller: Dk. 31 Burak Yılmaz, Dk. 90 6 Arda Turan (Türkiye), Dk. 55 Konysbayev (Kazakistan)
Kırmızı Kart: Dk. 90 2 Selçuk İnan (Türkiye)
Sarı kartlar: Dk. 29 Sabri Sarıoğlu, Dk. 79 Arda (Türkiye), Dk. 76 Logvinenko, Dk. 90 1 Mokine, Dk. 90 4 Nousserbayev (Kazakistan)



/_np/0149/14300149.jpg



************************
* Hıncal Uluç'un kendi tabiriyle ''Kent Kırosu'' bir Milli Takım Teknik Direktörü yüzünden bizim gibi Milliyetçi adamlar bile Milli takımdan soğumuştu.O yüzden Hiddink göreve geldikten sonra çok sevinmiş,''nihayet be artık bizim de bir Milli takımımız olacak'' demiştik.Ancak ne mümkün ki Özel görevli (!) M.Ali Aydınlar isimli bir vatandaşın kukla olarak getirildiği ama iplerin  Lütfü Arıboğan isimli bir UEFA Görevlisi (!) - yalan değil valla ,kendisi UEFA Pazarlama Danışma Komitesi 3.cü Başkanvekili - 1 kişinin elinde olduğu bir TFF son süreçte takındığı tavır ve garip (!) uygulamaları ile bir kez daha ''Bu Milli Takım Herkesin değil sadece TFF'nun Milli takımı'' dedirtti.
   Hal böyle olunca dün akşam pek çok Türk vatandaşı değişik duygularla maçı izledi.Biz de ilk yarıyı gayet nötr bir duygu ile izledikten sonra - ki saat 19.00'da başlayan Azerbaycan - Belçika maçını AZ TV'den Belçika'nın puan kaybetmesini isteyerek dikkatle izlemiştim - ikinci yarı Basketbol Milli takımının maçını izledim.Ancak molalarda futbol maçına kısa sürelerle baktım.
* Teknik değerlendirmeye fazla gerek yok aslında.Türk Milli takımı hiç mi hiç hazır değil.Oyuncuların beyni yapmak istiyor ama vücut yerine getiremiyordu.Mental olarak ta Milli takım yetkilileri hiç hazırlayamamıştı.Nasıl TFF için MAA bir şey değil Lütfü Arıboğan her şey diyorsak,burada da Hiddink değil Oğuz Çetin her şeyden sorumlu.Zaten kadro seçimlerinde bir sürü yanlış var.Sefilleri oynayarak ligi 7.bitiren gs'den 8 futbolcu almak neyin nesidir Baba ?
Şimdi öğreniyoruz sakat Emre ve kırmızı kart cezalısı Selçuk İnan'ın yerine gs'den Yekta alınmış.
Ne demeli ? Kocaman bir Yuhhhhh.34 maç oynayan ŞAMPİYON takımın dinamik orta sahası Mehmet Topuz akla bile gelmiyor.Milli takım sorumlusu Cüneyt Tanman ve Oğuz Çetin çok biliyorlar (!) nasıl olsa....
 * Kazakistan kapasitesi sınırlı bir takım.Ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Çok mücadele ettiler,orta yaptıkları top gol oldu (Volkan hatalıydı),penaltı kaçırdık,nizami golümüz sayılmadı sonunda da Şans Melekleri mi,Futbol İlahları mı ne derseniz deyin imdadımıza yetiştiler ve kabustan döndük.
Sanki  Brezilya'ya gol atmış,kazanmışız gibi şu kutlama da ne kadar komik ?
* Hiddink 4-3-3 oynatmak istiyor ama rakibin oyun şeklini de göz önüne almak lazımdı.Kazaklar iyi kapanıp,kalabalıklaştılar.Çift santrfor'a çok önce dönmek lazımdı.
* Maçın en iyisi Emre Belözoğlu'nun sakatlanıp çıkması çok kötü oldu ama bazıları kına yakmıştır artık.Arda da hazır olmamasına rağmen ayakta kalan tek isim olarak bir kez daha takımı kurtardı.
Başka iyi oynayan isim göremedim.Serdar Kesimal'i de fazla güven vermez bir profilde gördüm.
Sabri,Hakan Balta ,Kazım çok kötüydü.Mehmet Ekici çok top ezdi,çok çalım hastası.O tip birini oynatacaksanız H.Berlin'li Tunay Torun çok daha iyi oyuncu bence.
Burak Yılmaz 1,5 yılda parlayıp,kendini dev aynasında görmeye başlamış.5 kaçırıp 1 atangillerden.Ekürisi Umut Bulut kapağı Fransa'ya attı,darısı Ona diyelim ve Semih'in bu takımda ölüsü 1.Santrfor oynar ile noktayı koyalım.Semih yoksa da hafif sakatlığı varmış Cenk Tosun öncelikli düşünülmesi gereken Santrfor olmalı.
* Bu futbol Salı günü hem de Emre Belözoğlu ve iyi olmasa da idare eden Selçuk İnan'sız Avusturya'ya yetmez.Onlar da Almanya'dan 6 yemişler ama biz ne yaptık ortada ?
Aslında başından beri gizli bir el (!) koruyucu melek gibi hem yanımızda ve bizi kolluyor,2012 Ukrayna - Polonya'da olmamızı istiyor.Bakalım bir kez daha yanımızda olacak mı ?
* Son olarak ; Arda'nın maç sonrası ''Bu golü tüm halkların şehitlerine hediye ediyorum'' gibi PKK'lıların jargonu ile konuşmasını kınıyorum.Umarım maksadını aşan yanlış bir konuşmadır.

Etiketler