3 Haziran 2010 Perşembe

Katarzyna Ewa Skowronska Fenerbahçe Acıbadem'de !!!!



Bu sezon en önemli hedefini Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası şampiyonluğu olarak belirleyen Fenerbahçe Acıbadem Voleybol Takımımız, transfer atağını, Avrupa’nın en iyi pasör çaprazlarından biri olarak kabul edilen Polonyalı oyuncu Katarzyna Ewa Skowronska’yı renklerimize katarak sürdürdü.


 Ewa da Fenerbahçeli!
Ewa da Fenerbahçeli!



Bir şampiyondan bir şampiyona 

Katarzyna Ewa Skowronska ise, "Burada olmaktan çok mutluyum. Türkiye’nin en büyük kulübüne geldim. İtalya Ligi Şampiyonundan, Türkiye Ligi Şampiyonuna geldim. Her şeyin aynı şekilde devam edeceğini ve başarıların süreceğini düşünüyorum" diye konuştu. Sorulara da yanıt veren Skowronska, bir başka transferimiz Lioubov Chachkova Sokolova ile milli takımlardan tanıştıklarını, ancak geçen yıl farklı takımlarda da olsa İtalya’da birlikte oynamalarına rağmen, çok fazla bir araya gelemediklerini belirterek, "İnşallah bu sene daha yakın arkadaş oluruz" dedi.


Tanınan ve sevilen bir oyuncuİmzaların atılmasının ardından ilk sözü alan Mehmet Ali Aydınlar,       "Bugün yeni bir transferimiz var. Türkiye’de çok sevilen bir oyuncu olan Katarzyna Ewa Skowronska için karşınızdayız. Hepinizin yakından tanıdığı oyuncu, İtalya Şampiyonu Pesaro’dan Türkiye şampiyonu Fenerbahçe’ye geldi. Geçen sene oynadığımız 50 maçın 48’ini kazanmış ve 3 şampiyonluk kupası almıştık. Bu sene oynayacağımız 50 maçı da tüm kupaları da kazanmak istiyoruz. Bu transferin de Kulübümüze hayırlı olmasını istiyoruz" diye konuştu.
Transferlerin hepsi bilinçli
Toplantının devamında sorulara yanıt veren Mehmet Ali Aydınlar, ilk olarak bilinçli transfer yaptıklarını belirterek, "Biz güçlü bir takım oluşturmak istiyoruz. Oynadığımız Şampiyonlar Ligi finalinde yedekte bekleyen oyuncularımız aynı kalitede olsaydı. 5 setlik o maçı alırdık. Ayrıca bu sene ligler Kasım ayı sonunda başlayıp, Mayıs ortasında bitecek. Yani çok kısa sayılabilecek bir sürede, 5.5-6 ayda 50 maç oynayacağız. Bu da neredeyse 3 günde bir maç demek. Bu nedenle kadromuz, aynı kalitede 2 takım çıkaracak bir kadro olmalı. Bu transferleri bu nedenle yapıyoruz. Ligde zaten 3 yabancı kısıtlaması var. 3 veya 3’ten fazlası da tribünde olacak. O nedenle Chachkova ve Ewa birbirlerinin alternatifleri değil. Yapılan transferlerin hepsi bilinçli olarak ve mevkiiler düşünülerek yapılan transferler.  Alınan oyuncuların hepsi voleybolda kariyeri olan, bilinen isimler. Kadroyu doğru seçtiğimize inanıyoruz. Taraftarlarımız endişe duymasın. Bilmeden yaptığımız bir iş yok. Tüm bunlar, uzun ve ayrıntılı çalışmalar sonucu yapılan işler" diye konuştu. Skowronska’yı kulübüyle anlaşarak transfer ettiklerini de belirten Aydınlar, "Ewa’nın kontratı devam ediyordu. Bu transferi kulübüyle anlaşarak yaptık. Biz rakam konuşmuyoruz. İhtiyacımız vardı ve transfer ettik. Kontratını iptal ettirdik ve Fenerbahçe’ye transfer ettik" dedi. Diğer kulüplerin yaptığı transferlerle ilgilenmediklerini de belirten Aydınlar, "Biz başkasının ne yediğine bakmıyoruz. Biz kendi önümüzdeki tabağa bakıyoruz. Biz en iyi kadro nasıl oluştururuz, ona bakıyoruz. Takım olmak da çok önemli. İyi transferlerle takım olamazsınız. Bundan sonra yapılacak çok iş var. Teknik heyete düşecek çok iş var. İyi kadro kuruyoruz ama zaten iyi de bir kadromuz vardı. Hocayla, gitmeden önce bu transferleri konuşmuştuk" diyerek tüm soruları yanıtladı.

Katarzyna Ewa Skowronska kimdir?
Katarzyna Skowronska.jpg

Katarzyna (Kasia, isminin kısa şekli) Ewa Skowrońska (adı Katacina Kaşa Eva Skovroniska şeklinde okunur.)
Katarzyna Skowronska 30 Haziran 1983 Polonya doğumlu, Polonya Milli takımının en önemli oyuncuların biri olan Skowronska Avrupa´nın en iyi pasör çaprazlarından biridir. Voleybola ilgisi ergenliğinin ilk dönemlerine ağabeyinin kulüpteki oyunlarını seyrettikten sonra başlamıştır. Çabucak kulübünde yükseldi ve Polonya Bayan Milli Takımına seçildi. 2003 Şampiyonası'nda takımının evine altın madalyayı götürmesine yardım etmiştir. 2005 yılında Polonya milli takımıyla Avrupa Şampiyonluğu sevincini yaşayan yıldız oyuncu
 
2007 yılındaki FIVB Dünya Kupası´nda da en skorer oyuncu ünvanını almıştı. Bu erken başarılarından sonra Kasia Polonya'da üne kavuştu ve uluslararası camiada da çok takdir edildi. Harika bir voleybol oyuncusu olmasıyla beraber kişiliği ve bakışlarıyla da ünlüdür. Polonya voleybolunun posterlerde resmi çıkmış bir oyuncusudur. 1.88 metre boyunda 73 kilogramdır.2006'da Jakub Dolata ile evlenmiştir. Skowronska, Türkiye'de yapılan anketlerde en sevilen yabancı voleybol oyuncusu seçilmiştir. Ayrıca Türk voleybolseverlerin Türkiye'de en çok görmek istediği oyuncuydu.
Spike: 314 cm
Block: 296 cm





 http://img203.imageshack.us/img203/5882/kasiax.jpg
 İtalya Ligi İstatistikleri :
http://img694.imageshack.us/img694/1707/kasia1g.png

http://img88.imageshack.us/img88/4747/kasia3.png

Kişisel web sitesi : http://www.skowronska.pl/

Kendisiyle yapılmış eski bir röportaj ;
Katarzyna Skowronska-Dolata
2003 ve 2005 de Avrupa Şampiyonu , 2007 de Avrupa dördüncüsü olan Polonya Bayan Voleybol Milli Takımı'nın başarılı orta oyuncusu Katarzyna Skowronska-Dolata , İtalya da Minetti Infoplus Vicenza 'dan bu yıl Asystel Volley Novara takımına transfer oldu. Kendisiyle konuşma fırsatı yakaladık..

Sporha: Merhaba Kasia , öncelikle sen bize Kasia 'yı nasıl anlatabilirsin?
Katarzyna Skowronska: Kasia tatlı, güleryüzlü, güçlü, çok çalışkan, hırslı ve hayatın anlamını bilen bir kız..

Sporha: Peki bir de Voleybol'un anlamını sorsam?
Katarzyna Skowronska: Voleybol benim hayatım, Voleybol'u çok seviyorum ve sevmeye devam edeceğim, gerçekten bu oyunu çok seviyorum (I love this game )

Sporha: Lig maçları , Polonya Milli takımı ile maçlar bu tempoyla nasıl başediyorsun?
Katarzyna Skowronska: Evet gerçekten çok çalışıyoruz, benim tatilim senede iki hafta bazende hiç..

Sporha: Kamplarda nasıl vakit geçirirsin?
Katarzyna Skowronska: Çok fazla vaktim kalmıyor ama genelde film izlemek, tavla oynamak ve bilgisayar diyebilirim.

Sporha: Başarılı bir Voleybolcu olarak Plaj Voleybolu hakkında ne düşünüyorsun?
Katarzyna Skowronska: Evet bir gün olabilir. Bence Plaj Voleybolu normal Voleybol dan çok daha zor. Bir kere denedim ve çok eğlenceliydi..

Sporha:Şu anda İtalya'da oynuyorsun, şanslı olmalısın çünkü İtalya modanın kalbi sayılır. Sende bütün kadınlar gibi alış veriş seviyor musun?
Katarzyna Skowronska: Evet İtalya gerçekten dünya modasının merkezlerinden. Evet bende bütün kadınlar gibi alışverişi seviyorum

Sporha:Parfüm ve elbise olarak ne tercih ediyorsun?
Katarzyna Skowronska: Favori parfüm markam Adidas bayan koleksiyonu , kıyafet olarak da Dolce Gabbana..

Sporha:Eğer bir antrenör olsaydın ve dünyanın en iyi takımını kuracak olsaydın takımına kimleri alırdın ?
Katarzyna Skowronska: Malgorzata Glinka ,Sanja Popovic ,Neslihan Demir Darnel , Dumler Cornelia , Ekaterina Gamova , Taismary Aguero ..

Sporha: Voleybol da başarı reçetesi nedir sence?
Katarzyna Skowronska: Çalışma, çalışma, çalışma ve yine çalışma.. Eğer başarılı olmak , çok iyi olmak istiyorsanız çalışmak en önemli faktör bir de engeller karşısında sağlam durmak..

Sporha: 24 yaşındasın , Voleybol ile ilgili planların neler?
Katarzyna Skowronska:Bilmiyorum , belki 34 belki 40 yaşına kadar oynarım, benim diğer bir hedefimde antrenör olup kendi takımımı oluşturmak ve çalıştırmak , genç kızlara Voleybol konusunda da yardımcı olmak istiyorum..

Sporha:Yeni takımın Asystel Novara ile lige çok iyi başladın, İtalya ligi hakkında ne düşünüyorsun?
Katarzyna Skowronska: Bence İtalya Voleybol Ligi dünyanın en zor ligi, Asystel Novara çok iyi bir takım, oyuncular kaliteli, şehir eğlenceli..

Sporha:Bu yıl Avrupa Şampiyonasının MVP si seçilen Taismary Aguero ve Bahar Mert Asystel Novara'dan Türk Telekom'a geldiler. Onların yokluğunu hissediyor musunuz?
Katarzyna Skowronska: Kesinlikle, takımın beyni olan oyuncular gitti, ancak problem yok , biz yine de dünyanın en tehlikeli takımlarından biriyiz.

Sporha:Avrupa Bayanlar Voleybol Şampiyonasında Polonya olarak yarı finalde Sırbistan'a kaybettiniz, üçüncülük maçında 20 sayı almana rağmen Rusya'ya yenildiniz, Polonya neden finale çıkamadı ?
Katarzyna Skowronska: Bence şansımız iyi değildi , bence yakın zamanda yine en iyi olacağız.

Sporha:Türk Bayan Voleybol Milli Takımı Avrupa Şampiyonasında başarılı olamadı , Türkiye Milli takımı hakkında neler söylemek istersin?
Katarzyna Skowronska: Bence Gülden Kayalar , Neslihan Demir gibi çok başarılı oyuncularınız var, bence başarısızlığınızın sebebi Avrupa Şampiyonası öncesinde antrenörünüzün değişmiş olması..

Sporha:Türkiye 'ye daha önce bir kaç kez geldin, Türkiye hakkında neler söylemek istersin?
Katarzyna Skowronska:Her yerini henüz ziyaret edemedim ama benim dünyada gördüğüm en güzel ülke , seneye tatil için Türkiye'ye geleceğim , İstanbul'u ve arkadaşım Volkan'ı ziyaret edeceğim..

Sporha:Türk Bayan Voleybolcuları tanıyor musun arkadaşın var mı?
Katarzyna Skowronska: Bahar Mert ve Neslihan Demir 'i tanıyorum ama görüştüğüm birisi yok..

Sporha: Eczacıbaşı, Turk Telekom, Vakifbank Gunes Sigorta, Fenerbahçe gibi büyük kulüpler bu yıl önemli voleybolcular transfer ettiler, bir gün sende Türkiye de oynamak ister misin?
Katarzyna Skowronska: Elbette, sevdiğim bir ülkede tabiki oynamak isterim..

Sporha: Türkiye'den çok iyi arkadaşın olan Volkan Saraç 'ı nereden tanıyorsun?
Katarzyna Skowronska: Volkan'ı çok seviyorum, 2000 yılında Polonya takımı olarak Türkiye'ye geldiğimizde tanıştık, çok iyi bir basketbol oyuncusudur ve NCAA de UCLA University 'e gidecek.

Sporha: Son sözlerin neler olacak?
Katarzyna Skowronska: Sporha'ya bana bu şansı verdiği için teşekkürler, Türkiye ve Türk halkını çok seviyorum, Televizyon dan Türkiye ye yöenelik terör saldırılarını gördüm, Türkiye'ye yönelik bu terörü kınıyorum, çok üzgünüm , ama bu günlerde daha sağlam durmanız lazım..

Sporha: Teşekkürler Kasia , seni Türkiye de görmek dileğiyle..
Katarzyna Skowronska: Ben teşekkür ederim..


***************
Öncelikle Hayırlı Olsun diyorum ve böyle yıldızları bize kazandırdığı için bir kez
daha  teşekkür ediyorum M.Ali Aydınlar'a.
 Yıllardır pek çok sitede ,ortamda Türkiye'ye gelmesinin istendiği ve hayal olarak
görüldüğü bir isimdi Kasia.Geldi ve Onu Fenerbahçe getirdi.Ancak ne gariptir ki
şımarıklıkta sınır tanımayan Fenerbahçe taraftarı Onu istemiyor.
Söylenecek söz bulamıyorum.
 Güzelliği ile ünlü.Gene ne yazık ki güzelliğini voleybolunun önüne geçirenler var.
Voleybol takımıyız,mankenlik ajansı değil.
 Elbette işin magazin kısmında bunlar yazılıp, çizilir.Salona seyirci de çeker,özel
seyircisi de olur ama benim için önemli olan voleybolu ve bize ne katacağıdır.
 Gamova kadar olmasa da önemli katkı yapacağına inanıyorum.Gamova için
''Voleybolun Messi''si diyorlardı bir arkadaş Kasia için ''Voleybolun Beckham''ı demiş.
Çok doğru valla :))
Seda varken niye alındı diyenlere de katılmıyorum.
Yabancı hayranlığım yok ama Seda ile kıyaslamam Kasia'yı.
Kasia ,Seda'dan iyi oyuncu.Ki M.Ali Bey'de ona göre transfer yaptı.
Hakkında yazılan tüm yazılar güzelliği ile ilgili de olsa,hücum gücü ve servisinin çok
etkili olduğunu söyleyelim.Orta oyuncu idi önceden.Sözleşmesi devam ediyordu.
1 yıl daha Pesaro'daydı.Fesih bedeli ödedik.O yüzden bonservis ödediğimiz bir
oyuncuya 1 yıllık sözleşme yapmakiçime sinmiyor ama M.Ali Bey rakam konuşmuyoruz
diyor o yüzden kesesine bereket diyeyim sadece.
Ben M.Ali Bey gibi O Kupayı istiyorum. O yüzden yerli ,yabancı X,Y,Z isimleri
oynamış oynamamış hiç düşünüyorum.Küsecek olan varsa şimdiden çıksın
ortaya ve gitsin.
 Ayrıca Milli takımı düşünmekte benim derdim değil.
Onu Erol Ünal düşünsün.
O yüzden Seda,Naz,Eda yedek kalır,az oynar bunları düşünmüyorum.
Adam Sponsor yahu.Basıyor  parayı yıldızları getiriyor.
Niçin ? O Kupa ile kendi markasının reklamını en iyi şekilde yaparak yüceltmek için.
Böyle bir imkan bulmuşuz hala daha Seda ne olacak,Naz ne olacak ?
Milli takıma ne olacak ?
Bu kadar yabancı ne olacak ?
Tribünde kim oturacak diye sızlanılıyor.
Söylüyor işte adam açık açık yukarıda koyduk açıklamalarını.
Yürü M.Ali Aydınlar Arkandayız !!!!!!!!!!!
Bu Yolun Sonu Önce İCL Şampiyonluğu sonra da Padişah Aziz'in koltuğudur !!!!!!!!!
Bu kadar basit.
 Yalnız şu sürpriz işi biraz olmadı ama biraz daha bekleriz ne yapalım ?
Bir de Türkiye'de Voleybol basınının ve basının Voleybola ilgisinin yerlerde
süründüğü imza töreninde bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Böyle bir yıldız geliyor.1 tane adam soru sormuyor.
Kim soracak ?
Yılların Futbol Muhabiri Yusuf  Dursun mu ?
Bir tek Ragıp Tekin var orada.O da saçmalıyor.
Sorsana Pasör işi ne olacak diye ?

 -SÜRPRİZ PAZAR GÜNÜNE KALDI-

Fenerbahce Acıbadem'in dün Christiane Fürst'le sözleşme imzaladığı törende, bugün için bir sürprizleri olacağını aktaran Mehmet Ali Aydınlar, sürprizini öteledi.

Yaptığı sürpriz açıklamasının hatırlatılması üzerine, ''Sürprizimiz önümüzdeki pazar günü olacak. Yüzde 90 oranında gerçekleşecek. Cumartesi gününden de açıklamasını yapabiliriz'' ifadelerini kullanırken, daha sonra sohbet ederken de, ''Dünya voleybolunu sarsacak bir isim olacak. Tüm taşlar yerinden oynayacak'' dediği duyuldu.

2 Haziran 2010 Çarşamba

Christiane Fürst Fenerbahçe Acıbadem’de !!!


Christiane Fürst, "Öncelikle burada ben, herkesin nezdinde Mehmet Ali Bey’e çok teşekkür ediyorum. Milano’ya gelip hem benle hem de menajerimle konuştu, çok teşekkür ediyorum. Niyetinin çok ciddi olduğunu anladım. Ben de ondan sonra çok fazla düşünmedim. Çok memnun oldum" diye konuştu. Fenerbahçe’yi tercih etmesinin sebebi sorulduğunda ise Fürst, "Özellikle benim için çok büyük bir şans Fenerbahçe’yi seçmek Mehmet Ali Bey’in benimle ilgilenip, transferi bitirmekte istekli olduğunu söyledim. Çok sıcak bir şekilde konuşuldu, ben de seçtim. Fenerbahçe, çok büyük potansiyeli olan bir takım. Türkiye’nin geleneksel voleybol takımlarından biri.Hedefleri, benim hedeflerimle örtüşüyor. Çok büyük bir taraftar kitlesine sahip, sıkıntı çekmeyeceğim. Başka teklifler de vardı ama en büyük neden daha iyi yatırımları olması, takımın büyüklüğü ve Mehmet Ali Bey’in yakınlığı" diye cevap verdi. Daha önce Cannes’da Osmokrovic ile tanıştığını belirten Fürst, "Birçok oyuncuyla oynadım. Milli takımlar seviyesinde 7 senedir oynadığım için şanslıyım. Geçmişimde oynama fırsatı yakaladığım tüm oyuncular büyük" diyerek sözlerini tamamladı.

Christiane Fürst kimdir?
http://img96.imageshack.us/img96/2281/17840014.jpg

Christiane Fürst 29 Mart 1985 tarihinde Almanya’nın Dresden kentinde dünyaya geldi. Voleybola da 1995 yılında Dresden’de başlayan Fürst, spor yaşamını Dresdner SC’de sürdürdü. 2007 yılında Serie A1 takımlarından Scavolini Pesaro’ya transfer olan Fürst, bu takımla 2008 yılında Avrupa Konfederasyon Kupası şampiyonluğu sevinci yaşadı. Almanya Milli Takımıyla katıldığı 2006 Dünya Şampiyonası’nda ve 2009 Avrupa Şampiyonası’nda "En iyi blok" ödülünün sahibi olan Fürst, 1.92 metre boyunda. Fürst, 2009 yılında Foppapedretti Bergamo kulübüne transfer oldu ve bu kulüple 2010 yılında Avrupa Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna ulaştı. Bergoma bu finalde, Fürst’ün bugün transfer olduğu Fenerbahçe Acıbadem ile karşı karşıya gelmişti. 

Özellikleri:  
Boy: 192 cm.
Kilo: 76 kg.
Pozisyon: Orta.
Blok yüksekliği: 291 cm.
Smaç yüksekliği: 305 cm.

Uluslararası başarıları:

2003-Avrupa Şampiyonası-Bronz madalya.
2006-Dünya Şampiyonası-En iyi blok.
2008-Avrupa Konfederasyon Kupası şampiyonluğu- Scavolini Pesaro
2009-World Grand Prix-Bronz madalya.
2009-Avrupa Şampiyonası-En iyi blok.
2010-Avrupa Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu-Foppapedretti Bergamo.

İtalya liginde geçen senenin rakamları :


Milli Takım İstatistikleri şurada ;
http://www.volleyinside.com/persons/GER-Christiane-Fuerst-1970-01-01




1 yıllık sözleşme imzalanan 1.92'lik oyuncu ise sarı-lacivertli kulübe 250 bin avroya mal oldu.
Aylık 30 bin euro alacak.

Hayırlı Olsun.
Başarılar diliyorum.
M.Ali  Aydınlar'a da bir kez daha sonsuz teşekkürler.
Mevkiilerinin en iyilerini alacağız demişti.
Söz böyle tutulur işte.Rüya transferler yapıyor.
13 yıldır millete masal anlatan Aziz Yıldırım ve tayfası ders alsın M.Ali Aydınlar'dan
söz nasıl tutulur ve transfer nasıl yapılır konularında.
Fürst'e gelince ;anlatmaya,tanıtmaya gerek olmayan firma bir isim.
''Blok Canavarı'' ,''Blok Uzmanı'' lakapları var.
File üstüne duvar örüyor adeta.
Orta oyuncu mevkiinde Çiğdem ve Eda ellerinden geleni yapsalarda bloklarda ve hücumda
zayıf kalıyorduk.Fürst ile bunu giderirken rakibimizin en önemli silahlarından birini alarakta
stratejik bir transfer gerçekleştirdik.
 Şimdi Skowronska'nın imzasını bekliyoruz bugün.
Aslında dün beklenen Oydu ama M.Ali Bey herkesi ters köşeye yatırdı.
Bir de sürpriz var dedi.
Umarım bu sürpriz pasör konusunda olur ve Lo Bianco v.b.ayarda biri olur.
Gidip Bahar Urcu'yu voleybola döndürmek veya Pelin Çelik'i tekrar almak gibi acı bir
sürpriz olmaz.Pasör mevkiisinde sıkıntımız var.Mutlaka böyle bir takım kurmuşken 1.sınıf
bir pasör  almak şart.Naz gibi 20 yaşında vasat bir pasör ile böyle bir takım oynatılmaz herhalde.
Naz fanatikleri kızacaklar ama benim görüşüm böyle.
Son hamle 1 sınıf bir pasör.
Haydi M.Ali Bey.
Ama Lo Bianco olsaydı ayrı bir tanıtım olurdu.
Umarım şu tarihte Lo Bianco imzalayacak der.
Skovronska'nın yanında Sürpriz işi açıkcası beni korkutuyor yukarıda yazdığım isimler olacak diye.
15.30'u bekleyelim bakalım.

31 Mayıs 2010 Pazartesi

Doping Pilsen Lojistik Destekle Yenebildi.83-79 !!!!



Beko Basketbol Ligi play-off final serisi beşinci maçında Efes Pilsen, Darüşşafaka Ayhan Şahenk Spor Salonu'nda Fenerbahçe Ülker'i 83-79'luk skorla mağlup etti. Fenerbahçe Ülker bu yenilgiye rağmen seride 3-2'lik üstünlüğünü korudu.

Fenerbahçe Ülker ile Efes Pilsen arasında Abdi İpekçi Spor Salonu'nda oynanacak olan final serinin 6.maçı, 2 Haziran Çarşamba günü saat 20:00'da başlayacak. Bu mücadele SkyTURK ile Spormax ekranlarından naklen yayınlanacak.

Ender Arslan ve Tarence Kinsey’in karşılıklı basketleriyle başlayan mücadelede ilk dakika, Sinan Güler’in üç sayı isabetiyle Efes Pilsen’in 5-2 üstünlüğüyle geçildi. Tempoyu düşüren ve pota altında Mario Kasun’u kullanarak hücum eden Lacivert Beyazlılar, 5.dakika sonunda savunmadaki gayretiyle de farkı 8 sayıya çıkarttı (13-5). Ömer Onan’ın penetresiyle rakibinin serisine son veren konuk ekip, televizyon molasına girilirken durumu 13-9’a getirdi. Gasper Vidmar’ın basket faulü sonrası skoru 13-13’e gelirken, 11-4’lük bir seri yakalayan Efes Pilsen, ilk çeyreği de 24-17 önde tamamladı.

Mirsad Türkcan’ın basketiyle ikinci periyotun ilk hücumunda basket bulan Fenerbahçe Ülker, buna karşın savunmada Bostjan Nachbar ve Ender Arslan’ın sayılarına engel olamadı. Lacivert Beyazlılar, Ender Arslan’ın önderliğinde hücumlarda iyi organize olurken, Igor Rakocevic’in de üç sayı isabetiyle farkı 9 sayıya çıkarttı (36-27). Semih Erden ve Oğuz Savaş’ın boyalı alana sertlik getirmesiyle oyuna ortak olan Fenerbahçe Ülker, durumu da 41-35’e getirdi. Ancak Efes Pilsen kontrolü elinden bırakmadı ve devre sonunda da soyunma odasına 46-41 üstünlükle girdi.

Üçüncü periyotta iki takımda hücumda skor üretmekte sıkıntı yaşarken, Fenerbahçe Ülker devrenin ilk sayılarını 23.dakikada Gasper Vidmar ile buldu. Mirsad Türkcan’ın turnikesi ve bir hücum sonrasında da bulduğu üç sayılık basketle Sarı Lacivertliler 46-48 ile öne geçti. Konuk ekip savunmada zorlanmasına karşın özellikle dış atışlardaki yüksek isabet oranıyla skor üstünlüğünü korudu. Üçüncü periyot Lynn Greer’in şutunun girmemesi sonrasında 61-58 Efes Pilsen üstünlüğüyle tamamlandı.

Mücadelenin final periyotu Lynn Greer ve Ermal Kurtoğlu’nun karşılıklı basketleriyle başladı. Önce Bostjan Nachbar ardından da Ender Arslan ile üç sayı çizgisinin gerisinden isabet çıkartamayan rakibi karşısında Fenerbahçe Ülker, Oğuz Savaş’ın iki turnikesiyle durumu 63-64’e getirdi. Igor Rakocevic ve Charles Smith'in dış atışlarıyla skor bulan Efes Pilsen, 36.dakikada farkı 6 sayıya çıkarttı (75-69). Emir Preldzic'in serbest atışlarına Nachbar ile karşılık veren ev sahibi takım, skoru 78-71'e getirdi ve Fenerbahçe Ülker mola aldı. Aranın ardından Nachbar ve Smith'in top kayıplarından üç sayı bulan konuk ekip, durumu da 78-74 yaptı. Son dakikaya 80-74 üstünlükle giren Efes Pilsen, taktik faulleri değerlendirdiği karşılaşmadan da 83-79 galibiyetle ayrılmayı başardı.

SALON: Darüşşafaka Ayhan Şahenk Spor Salonu

HAKEMLER: Rüştü Nuran – Uğur Özen – Ali Şakacı

EFES PİLSEN (83): Mario Kasun 12 (3 ribaund), Charles Smith 11 (5 ribaund), Igor Rakocevic 23 (1 ribaund- 2 asist) Preston Shumpert (1 ribaund- 1 asist), Kaya Peker 2 (6 ribaund- 1 asist), Bostjan Nachbar 13 (2 ribaund- 1 asist), Ermal Kurtoğlu 8 (1 ribaund), Sinan Güler 3, Ender Arslan 11 (6 ribaund- 5 asist)

FENERBAHÇE ÜLKER (79): Roko Ukic 8 (3 ribaund- 6 asist), Mirsad Türkcan 12 (7 ribaund), Ömer Onan 18 (1 ribaund- 1 asist), Semih Erden 3 (2 ribaund), Gasper Vidmar 6 (5 ribaund), Lynn Greer 12 (2 ribaund), Oğuz Savaş 11 (3 ribaund- 2 asist), Tarence Kinsey 2 (4 ribaund- 3 asist), Emir Preldzic 7 (1 ribaund- 3 asist)

1.PERİYOT: 24-17
2.PERİYOT: 22-24
3.PERİYOT: 15-17
4.PERİYOT: 22-21


1.JPG
 Efes Pilsen Antrenörü Ergin Ataman, şampiyonluk kupasını rakiplerine vermeyeceklerini vurgulayarak, “Bu seride iki tane çok tehlikeli anlamda sakat verdik: Bootsy Thornton ve Kerem Tunçeri… Ama biz kalan oyuncularımızla da mücadelemize devam edeceğiz. Basketbol olarak iyi oynadığımızı düşünüyorum. Bugün de maçın ilk dakikasından yorulduğumuz bölüme kadar sahada üstün olan taraf bizdik. Oyunu iyi kontrol ettik. İlk yarı 46 sayı bulmamız oyun planımızın işlediğini gösteriyor. Igor Rakocevic ve Ender Arslan hücumda çok ciddi katkılar verdiler. Bizim daha az adamla oynamamızın tek bir sakıncası var o da bu sertlik ve tempoda yorulmamız. O nedenle bir an maçı elimizden kaçırıyor gibi olduk. Ama burada kenardan gelen Ermal Kurtoğlu’ndan büyük katkı aldık. Maçın sonunu da iyi kontrol ederek planladığımız gibi bir galibiyet aldık. Bundan önceki iki maçı da kendi hatalarımızla kaybettik. Biz bu kupayı Fenerbahçe’ye vermeyeceğiz” dedi.
Maçta Fenerbahçe Ülker taraftarlarının kendisi aleyhina 'dopingçi' şeklinde tezahürat yapmalarına de tepki gösteren Ataman, "Ben dopingci falan değilim. Gençlik Spor Genel Müdürlüğü ve FIBA, Kerem Gönlüm olayında kulübün bir kusuru olmadığını kabul ederek ceza vermedi. Kerem Gönlüm de bu maddenin doping olduğunu bilmiyordu. Performans özelliği de yok. 'Dopingci' demek, benim gibi bir antrenör için en büyük hakaret. Ben Türkiye'ye Avrupa kupası kazandırmış bir antrenörüm . Her kim olursa olsun, biri buna engel olmalı. Geçen yıl hakem Mehmet Keseratar aleyhine esprili bir pankart açıldığı için burada maç başlatılmadı. Şimdi binlerce kişi benim için, 'dopingci' diye bağırıyor. Ergin Ataman bu ülkenin antrenörüdür . Dopingci diyemezsiniz. Bu en ağır hakarettir. Fenerbahçe Ülker taraftarını sağ duyuya çağırıyorum" artırıcı bir açıklamasını yaptı.



Fenerbahçe Ülker Antrenörü Ertuğrul Erdoğan ise Beko Basketbol Ligi Finali’nin adına yakışır bir seri izlendiğini belirterek, “Geçen maçtan sonra bu serinin bitmemiş olduğunu söylemiştim. Çünkü bizim bir galibiyete daha ihtiyacımız var. Sanıyorum bugünkü maça bu avantajın getirdiği bir yumuşaklıkla başladık. Çünkü özellikle birinci periyodum başında savunmada çok ciddi zafiyet gösterdik. Bu aslında maçın geneline de yansıdı. Efes Pilsen bir final karşılaşması için yüksek bir skor yakaladı. Çok basit hataların galip gelen tarafı belirlediği bir maç seyrettik. Bizim buradan iyi bir ders çıkartıp bir sonraki maç için savunma sertliğimizi gözden geçirmemiz gerekecek” şeklinde konuştu.

********

  Her şey kötüydü.Bu kadar kötüden tabii ki iyi bir sonuç çıkmazdı.
Koçumuz kötü,oyuncuların % 90'ı kötü,hakemler rezil oğlu rezil.
Sadece taraftar iyiydi.Zaten bu sonuçtan sonra kupa sevincinin 10 bin kişi
önüne kalması tek hayırlı çıkarım diyelim.
  Teknik hatalarımızı elbette yazacağım ve eleştireceğim ama bana göre maçı
korktuğumuz gibi Rüştü Nuran gibi kapasitesiz tecrübeli ve 2 çaylak yardımcısının
yönetimi  kaybettirmiştir.
Başlıkta belirttiğim gibi ''Doping Pilsen Açık Lojistik Destek ile kazanmıştır''
Kafa kafaya giden bir maçta 4-5 tane açık aleyhimize hata kaderi etkilemiştir.
Hangi birini yazayım.İlk yarıda bir yanlış karar ile top onlara verildi,o hücumdan
üçlük yedik.Al sana bedava 3 sayı.Onlardan çıkan toplar,Sinan'a çalınmayan
sportmenlik dışı faul v.s. ama en önemli ve oyunun kaderini etkileyen hata ;
Ömer Onan ile Rakoçeviç sıcak temasında Ömer Onan'ın itmesinden sonra 
Rakoçeviç'in  attığı yumruğun diskalifiye ile cezalandırılmamasıydı.
Ömer Onan'a sportmenlik dışı faul,teknik faul neyse ama Rako kesinlikle
atılmalıydı.Karşılıklı faul ile geçiştirdiler.Böyle şey olur mu ?
 Maçın adamı Rako 3.çeyrekte atılsaydı bu maç böyle mi biterdi ?

  Gelelim bize ;Aslında hiç gelmesek daha iyi olurdu.
Çünkü çok sinirlendim hala sinirim geçmedi.
Biliyordum kazanamayacağımızı.Bizimkiler 3-1'in rehavetinde olacaklardı.
Gene aynı şekilde silik,etkisiz,yumuşak savunma sıfır bir oyun oynadık ilk yarıda.
  Ertuğrul Erdoğan çok kötü yönetti takımı.
(Gene de Tenjeviç'ten iyidir onu da söyleyeyim)
Diyor ki ;
Sanıyorum bugünkü maça bu avantajın getirdiği bir yumuşaklıkla başladık. 
Çünkü özellikle birinci periyodum başında savunmada çok ciddi zafiyet gösterdik. 
Bu aslında maçın geneline de yansıdı.


E Hocam niye önlem almadın ? Niye mola almamakta direniyorsun ?
Oyuncu ve savunma değişiklikleri yapabilirdin ? Ama bizim gibi seyrettin.
Oğuz ve Semih şu şekilde Ender'den kaç turnike yedirdi.1 tane o boyla kesemiyorlar ya.

TV Molası olmasa hoca falan almayacak ha.Geçen maçta da 17 olmuş fark mola
almıyorken imdada TV molası yetişti.Ona rağmen 10 sayılık fark kapandı.23-23
oldu ama gene aynı tas aynı hamam devam edince fark gene açıldı.
 Oğuz beni delirtti.Semih'te öyle.3 senedir olacaklar diye bekliyoruz ama bırak
ilerlemeyi geriye gidiyorar.Beğenmediğimiz Vidmar bile 6 Ay'da bunları solladı.
O Vidmar'ı da Ertuğrul Erdoğan 3.çeyreğin bitmesine 2 dakika kala çıkardı bir
daha almadı.Geberik,ölmüş  Ermal ve bitik Kaya Teker maçın sonlarında
mahvettiler pota altını.Oğuz ve Mirsad çaresiz kaldı.Al Vidmar'ı işte orada
ama nafile. Yazık oldu.Adamların doğru dürüst guardı,doğru dürüst pivotu yok,
mucize üçlüklerle Şampiyonluk mücadelesi yapıyorlar.
 Savunmamız felç.Daha ilk yarıda 46 sayı yedik.
Oğuz ve Semih sıfırdı savunmada.Bir de Rako'ya Greer'ı vermiş koç tam olmuş.
Rako geldiği günden beri en iyi oyununu oynadı.
Zaten bal sürüp çıkmışlar ,el üstünden ebelerinin bilmem neresinden sallasalar
giriyor anasını satayım.Bizim ne yazık ki bir keskin şutorümüz yok.
Olan Mrsiç'i de Ertuğrul Erdoğan her ne hikmetse oynatmıyor.
Herhalde seneye yardımcı antrenörlük koltuğunu Mrsiç alır diye
ödü kopuyor.Başka açıklaması yok yani.
Hücumda tıkayoruz.İçeriden ,dışarıdan sayı bulmakta güçlük çekiyoruz
maç kafa kafaya gidiyor.1 tane üçlük nefes aldıracak,momentumu
aldıracak ama kim atacak ?
Bugün sadece Ömer Onan gerçek Fenerli gibi olayın bilincinde oynadı.
Bir de Kinsey süre aldığı dakikalarda elinden geleni yaptı.Biraz da Mirsad.
2 arka arkaya kritik üçlüğü ivme kazandıracakken anında savunmada
yedik tabii.
 Serbest atışlarımız da çok kötüydü.27/16.% 59 ile atarsan tabii
kazanamazsın. 11 top kaybı da cabası.
Önceki maçı 17 sayıdan döndürdüğümüz  ön alanda zone presi
ancak son 2 dakikada yaptırdı koç.2 top kaptık hemen ama yetmedi.
Ne olurdu 5 dakika kala yaptırsa.
 Adamların eksik olduğu oyuncular bile onlara şans oluyor her zaman.
Hiç bir zaman aramadılar,aksine yerlerine oynayanlar daha çok süre alarak
daha fazla katkı yaptılar.Ender ve Rakoçeviç mesela.
Neyse fazla uzatmaya gerek yok.
Artık Çarşamba akşamı Abdi İpekçi salonuna gitmeyen Fenerli değildir.
Gidenler de lay lay lom değil maçın içinde olmalılar.
Islıkla,alkışla,kızılca kıyamet kopmalı orada ve Salon onlara mezar olmalı.
O kadar doluyum.
 Bu kadar çirkef bir zümre olamaz.
Her pozisyona itiraz her şeye ayağa kalkma.
Bakalım Gergin efendi Tweter'a ''Ya Hakemler '' yazabilecek mi?

29 Mayıs 2010 Cumartesi

Anna Vajda Yeni Kraliçe mi ?

Andrea Somogyi & Anna Vajda 
(MiZo Pecs 2010)

Bir süredir ismi geçen Macar Milli oyuncu Anna Vajda'yı eurobasket sitesi Fenerbahçe
sayfamızda kadroda göstermiş.
 http://www.eurobasket.com/team.asp?Cntry=TUR&Team=7712&


Karşılaşmadığımız için izleyemedim  ama burada haftalık WEL´yi takip
ettiğim için adını duyduğum ve bildiğim bir oyuncu.
Milli takımın en iyi oyuncusu.İstatistikleri de iyi.
Hoca istemiştir‚ vardır bir bildiği.Ona güveniyorum.
Ama hemen Jan-Dirickx´ten başlanmış gene.
Bu üzücü ve anlayamadığım bir şey.
Yıllardır sahada değil tribünde oturttuğumuz Amerikalıların
yerine oynatabileceğimiz ve dar rotasyonu genişletebilecek
iyi bir alternatif oyuncu alınıyor doğruysa daha ne isteniyor
bilemiyorum.Ben sevindim ve faydalı olacağına inanıyorum.
(Alındıysa tabii)

2010 İstatistikleri


Kariyer İstatistikleri

EURO 2016 Hüsranı !!!!

 http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/12/euro2016-421x315.jpg

Bir kere daha hüsrana uğradık.
2008'de Türkiye - Yunanistan ortaklığı ile,2012'de tek başımıza girdik ama ilk turda elendik.
Ve 2016'da bu kez 2.turda 7/6 ile elendik.
 Bu kez çok yaklaştık ama olmayacağı belliydi.Avrupa'lının Türklere bakış açısı belli.
UEFA Başkanı kendi ülkesi lehine lobi yapıyor ve daha önce 1960 ve 1984'te 2 kez 
Avrupa Şampiyonası,1998'te Dünya Şamiyonası düzenlemiş ülkeye bir kez daha
veriyorlar.Bunun plan,proje v.s.ile alakası yok.
 Hani Platini UEFA olarak futbolu geliştirmek isteyen ülkelere Avrupa  Şampiyonalarını 
götürme felsefemiz var diyordu ?
 Hepsi hikaye.
İyi oldu alamadığımız.Hiç üzülmedim.TFF sen kalkıp ülkenin UEFA Finali düzenlemiş 
referans stadını alma yerine Peşkeş stadını al ,haksızlığın kralını yap,ondan sonra bize haksızlık
yapıyorlar de.Hadi oradan..
 920 m.euro'yu hükümet işsizlere yeni iş imkanları açmak için kullansın.
Türk Futbolunda Fenerbahçe düşmanlığı üzerine bu kokuşmuş ,kirli düzen olduğu 
müddetçe zerre kadar destek yok benden.

28 Mayıs 2010 Cuma

Lazslo Ratgeber, İvana Matovic ve Şaziye İvegin Fenerbahçe'de !!!!









Hedef Avrupa’da final
Törende ilk olarak söz alan Semih Özsoy, "Avrupa’da başarı için eski oyuncumuz ve yeni oyuncumuzla birlikte imza için buradayız. Tekrar kutluyorum. Güçlü bir kadromuz var. Amacımız çok daha güçlü olup Avrupa Liginde final oynamak. Avrupa tecrübesi olan hocamızla birlikte başarılı olmak istiyoruz" dedi.

Yeni bir ekip kuruyoruz
Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımımızın yeni antrenörü Laszlo Ratgeber ise "Büyük Fenerbahçe Kulübü’nün bir parçası olduğum için çok mutluyum. Fenerbahçe, daha önce dışarıdan izlediğim bir takımdı. Fenerbahçe’ye karşı büyük bir saygım var. Sadakatim, bilgi birikimim ve elde ettiğim deneyimlerle en iyisini yapacağım. Umarım neticeler de bu çalışmayla birlikte gelir. Final-Four’u özellikle İstanul’da düzenlersek bu çok büyük bir başarı olur. Yeni bir takımız. İlk başlarda neticelerin gelmesi zaman alabilir. Dünya yıldızlarını transfer ettik. Yeni bir takım kurma aşamasındayız. Aynı zamanda Türk oyunculara da çok büyük bir saygımız var. Bu neticeleri getiren oyuncular arasında Türk oyuncuların da katkısı vardı" diye konuştu.

Final-Four şansımız çok yüksek
Yeni oyuncularımızdan Ivana Matovic ise, "Ben de burada olmaktan mutluyum. İyi bir takım, iyi bir kadro, iyi bir teknik heyet ve taraftarlarla birlikte Final-Four şansımızın çok yüksek olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

Beni kabul eden taraftara teşekkür ederim
Şaziye İvegin ise "3 yıl aradan sora tekrar burada olmak çok güzel.Fenerbahçe geçen yıl Türkiye Ligini namağlup bitirmiş bir takım. Bu yıl Avrupa’da şampiyonluğa oynayacak kadroda bulunmak benim için çok özel ve heyecan verici. Aziz Yıldırım ve yönetimine, menajerimiz Didem Akın’a teşekkür ediyorum. Bu yıl büyük hedefler doğrultusunda bana düşen görevi en iyi şekilde yerine getirip katkı sağlayacağımı düşünüyorum. İnşallah koyduğumuz hedefleri tek tek aşarak, büyük başarıya imza atacağız. Taraftarın da beni tekrar kabul etmesinden mutluyum. Onlara da teşekkür ediyorum" diye konuştu.


Laszlo Ratgeber Kimdir?
Çalıştırdığı takımlarda farklı kulvarlarda elde ettiği başarıların yanı sıra, edindiği pek çok bireysel ödülle de dikkat çeken Laszlo Ratgeber, 1966 Macaristan doğumlu. Kariyerinde 2 Rusya, 2 Euroleague, 2 Süper Kupa, 9 Macaristan Ligi, 9 Macaristan Kupası Şampiyonluğu bulunan Macar Teknik Adam, ayrıca, Euroleague’de iki kez de ikincilik ipini göğüsledi. Ratgeber, 2009’da Spartak Moskova’yla yaşadığı Euroleague ve Süper Kupa zaferinin ardından Avrupa Kadınlar Basketbolu’nda Yılın Koçu ödülünü aldı. Macar teknik adam Laszlo Ratgeber, 2010-2011 Sezonunda Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımı’nın başında yeni şampiyonluklar için ter dökecek.

İvana Matovic Kimdir?
1983 Doğumlu İvana Matovic, basketbol kariyerine başladığı Voyvodina kulübünden 2000 yılında ayrıldıktan sonra sırasıyla Usk Blex, Sopron, Spartak Moskova ve Lotos Gdynia ekiplerinde forma giydi. Kariyerine şimdiden iki Rochetti Kupası bir de Eurocup Şampiyonluğu sığdıran 1.97 boyundaki Sırp pivot,  2005’te Euroleague’de 25 sayı, 15 ribaund ve 6 asist ortalamasıyla dikkat çekmişti. Oynadığı takımlarda 14 numaralı formayı taşıyan Matovic, 2009 sezonunu ise 15.5 sayı, 4.9 ribaund ve 2.5 asist ortalamasıyla tamamladı.
http://img717.imageshack.us/img717/2007/51960152.jpg
http://img534.imageshack.us/img534/7926/29649545.jpg
 http://img522.imageshack.us/img522/3278/48619411.jpg
 http://img41.imageshack.us/img41/2774/20182788.jpg
Şaziye İvegin Kimdir?
Daha önce takımımızın formasını üç sezon giyen Şaziye İvegin, 1982 Adana doğumlu. Forvet pozisyonunda görev yapan milli basketbolcu, 1995 yılında formasını giymeye başladığı Botaş Spor’dan 2004’te Fenerbahçe’ye transfer oldu. Fenerbahçe’de geçirdiği üç sezonun ardından İtalya’nın New Wash Montigarda takımına transfer olan İvegin, sonra sırasıyla Beşiktaş, Spartak Moskova, Galatasaray ve Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde görev aldı. Kariyerinde 5 Cumhurbaşkanlığı, 5 Türkiye Ligi ve 4 Türkiye Kupası Şampiyonluğu bulunan İvegin, yeni antrenörümüz Laszlo Ratgeber’in Spartak Moskova’yı çalıştırdığı dönemde Diana Taurisi ile birlikte ter dökmüştü.
 http://img85.imageshack.us/img85/4587/44732229.jpg
 http://img695.imageshack.us/img695/4020/71153611.jpg

*******************
 Hayırlı Olsun.
Yeni yapılanma ile hedefi büyüttük.
F4 ve Final hedefi artık olması lazımdı.
Ratgeber iyi hoca.Kariyeri belli.
Önemli katkıları olacaktır.
Matoviç için zaten yıllardır yazıyordum.
Çok beğendiğim ve alınmasını istediğim bir uzun.
Sert değil falan deniliyor ,katılmıyorum.
Ne kadar faydalı olacağını herkes görecek.
Şaziye 3 yıl sonra biraz mahcup ve buruk olarak yuvaya döndü.
Bir takım sorunlar oldu.ZK ile anlaşamadı,sonra istenmedi falan filan.
Bu formayı kimler giydi,hangi gs'li fanatikler giydi,giyiyor.
FB Kongre üyesi olduğu söylenen Şaziye'ye tepkiyi anlamsız buluyorum.
En azından Nilay gibi ne konuşmalarını,ne gıcık hareketlerini duydum,gördüm.
 Son dönemde bir düşüş gösterse de elimizde bulundurulabilecek en iyi
yerli alternatif.FB taraftarı karar versin benchte yıllardır gram ilerleme göstermeyen Melike'yi mi,Şaziye gibi tecrübeli bir dış atıcıyı mı tercih ederler ?
Yeni takım çok güçlü olacak.
T.S.Brown ve Powell gitti.Ebony kalacak.Ajavon'u bilmiyorum.
1 yabancı daha alınacak sanırım.
Bu takım büyük bir aksilik olmazsa F4 yapar bu sezon.

Hafta Sonu Spor Ekranı




28 Mayıs Cuma

18.30 Türkiye - Romanya  Erkek Voleybol ( D SPOR)

29 Mayıs Cumartesi

14.30 Türkiye - Çin Bayan Voleybol ( NTV SPOR)
18.30 Beyaz Rusya - Türkiye  Erkek Voleybol ( D SPOR)
21.00 ABD - Türkiye ( NTV SPOR)


30 Mayıs Pazar
10.30 Türkiye -Küba  Bayan  Voleybol ( NTV SPOR)
15.15 Japonya - İngiltere ( NTV SPOR)
18.00 Doping Pilsen - Fenerbahçe Ülker (SKYTÜRK)
21.30 İtalya - Türkiye Erkek Voleybol ( D SPOR)
Uydu üzerinden Dünya Kupasına Hazırlık Maçlarını izlemek isteyenler
için linkler ;

http://www.livesport-sat.tv/

http://www.goalzz.com/main.aspx?region=-1&area=200&dd=29&mm=5&yy=2010

Hikaye Anlatmaya Topuk Yaylasından Devam Etti !!!!

http://img411.imageshack.us/img411/9793/69146992.jpg

 Padişahımız 10 milyon dolarlık yeni bir tesis yapmaya başlamış.
Çok elzem ,olmazsa olmaz (!) bir yatırımdı.
 Sportif başarı önemli değil inşaat,tesis çok önemlidir.
Artık Topuk Yaylası tesisi ile yüzbinlerce yeni taraftar kazanacağız,
çok daha büyüyeceğiz (!).
 Yahu Ankara İncek'te yaptığınız tesislere aynı şekilde dünya para
harcadınız ölü yatırım.Sinek avlıyor.
 Sadece Ankara'ya maça giden kafile kalacak diye dünya para harcadınız.
O kadar reklam,tanıtım yapıyorsunuz gene bir atılım yok.
 Tutunacak bir tesis,bir amatör branşlar var zaten ,onların peşinden
koşuyor başka çaresi yok çünkü.
 Niye mi ?
   Dün orada Lig 2.liğini kutladığı barbekü partisinde Lig TV'den Ömer
Güvenç' bazı açıklamalar yapmış Padişahımız.
 Aman Aman Aman.....
Skandal resmen.
 Şöyle bir lafı diyen bir Başkan'a ne denir ki yahu ?

"Ben 3 sene üst üste şampiyon olacağız derken hedefimi kime göre belirledim? Beşiktaş ve Galatasaraya göre. Pekiyi ne oldu‚ sezon sonunda ikisiyle de aramızda 10 puan fark vardı. Kimse bunu dile getirmiyor."

Geçen sezonda Sivasspor'u unutmuştu ki gerisinde kaldık.
Kendisine hatırlatalım şimdiden gelecek sezon için.Eskişehirspor'da
Şampiyonluğa oynayacakmış.Bülent Uygun Bucaspor'a gitmiş.
Bu takımlara dikkat etsin şimdiden uyaralım da hesapta yoktu demesin.
 Vizyona bakın yahu.
Fenerbahçe'nin büyüklüğünü kavrayamamış bir Başkan.
gs ve bjk'yi geçmişte başarılıymış.
Sevsinler.Sıkışınca da İslam Çupi'nin sözüne sarılıyor bir de.
Sen önce Fenerbahçe'nin büyüklüğünü kavra Aziz Bey.
  Bir de kendisi ve müritleri hep O golü ben mi atsaydım,o gol olsaydı
o gol girseydi edebiyatı yapıyorlar.
http://img688.imageshack.us/img688/5710/22435685.jpg 
Hala son maça ,1 gole falan filan bakıyorlar.
Sen adam gibi görevini yapsaydın ,adam gibi transferlerle adam gibi
bir takım takım kursaydın haftalar önce Şampiyonluğunu ilan ederdin,
kıçı kırık Bursa gibi bir takıma geçilmezdin.
 E bu kafa değişmediği,ders almadığı için 4 yıl önceki facianın hocasını
tekrar getirip tekrar aynı trajediyi yaşatmadı mı ?
 İlahi mesajları da mı almıyorsun Padişahım ?
   Mali kongreden sonra başlayacakmış çalışmaya.
Borçlanma yetkisi isteyecek,o paraları gene Guiza gibi balonlara
harcayacak ve borç batağına sürükleyecek takımı.
 Ne bir plan,ne bir strateji hiç bir şeyi yok.
Kurumsallık dilinden düşmüyor bir de.
 Hikayelerle,masallarla ancak sana biat etmiş kullarını,müritlerini
kandıralirsin ancak.
 Guizayı taraftar istedi diye göndermeyiz demiş.
Gönderme turşusunu kur.Yakında beraber gidersiniz zaten.
 Son Söz ; Düş artık yakamızdan ya...........

Fenerbahçe Ülker - Doping Pilsen : 85-79 ( 3-1) (Maçın Yorumu) !!!




MÜTHİŞ GERİ DÖNÜŞ 
 Helal Olsun cengaverlere ve teknik heyete.
  Müthiş bir maç oldu.
Biz de 2-1'in rahatlığı onlarda ise kazanıp eşitleme ve saha avantajını
tekrar alma isteği vardı.
 Maça ilk 3 maçın tersine bu kez onlar daha iyi başladı.
Bizde anormal bir tutukluk vardı.Konsantre değildik.Dediğim gibi
nasıl olsa 2-1 öndeyizin bir rahatlığı vardı sanki.
 Savunma sertliğimiz yok,hücumda bir ritmimiz,tempomuz yoktu.
 DP'nin istediği gibi giden bir çeyrek olmasına rağmen ilk çeyrek sadece
17-19 üstünlükleri ile bitti.
 2.çeyreğe iyi başladık.İçimden Greer bir maçı da sen al geçiyordu ama
gösterdiği performans ve aldığı az sürelerden dolayı boşuna yazmayayım
demiştim yeminle.İşte O Greer bugün maçın adamı ben olacağımın işaretlerini
vermeye başladı 2.çeyreğin başında.Üst üste 3 hücumda mükemmel asistler
yaptı 2'si Oğuz'a,1 tanesi de Emir'e hızlı hücum pası ve 07.44 kala 23-21 
öne geçtik.Bu dakikadan sonra Semih'in 4 numara savunmasında Shumpert
ve Nachbar'a karşı gösterdiği zaaftan buldukları üçlükler ve bizim içeriyi
kapattıklarında dışarıya çıkardığımız boş şutlardan üçlük sokamamamız
neticesinde tıkandık.Bu aralarda işte Ertuğrul Hoca'yı niye Mrsiç'i düşünmü
yor diye çok eleştirdim.Dışarıdan nefes aldıracak 1-2 üçlüğe ihtiyacımız
vardı.4.çeyrekte Emir 2 tane salladı gerisi geldi zaten.
 2.çeyreğin sonunda üst üste aleyhimize hakem düdükleri de gelince
devreyi 10 sayı geride girdik.
 Ertuğrul Hoca'yı eleştirdiğim konulardan biri olan mola almama
olayında çok tuhaf bir şey oldu.Krize girdiğimiz anlarda almadığı
molaları,2.çeyreğin bitimine 16 sn.kala 2 kez aldı.
 Önce biz mola aldık,sonra Gergin aldı,sonra bizim koç bir daha aldı.
Üst üste 3 kez mola alma gibi garip bir durumu da görmüş olduk.
 İlk devre dediğim gibi konsantre değildik,tutuktuk.Bundan dolayı
seyircide olaya giremedi.Zaten ne yazık ki hep eleştirdiğim şöyle bir
şey var ; ''Seyirci takımı ateşleyeceğine,takım seyirciyi ateşliyor'' hep.
 Pota arkasındaki GFB tayfası zaten hep kendi dalgalarında maçla pek
bir ilgileri olmuyor.Bu maçta da son Trabzon maçından dolayı tutuklanan
7 kişi içerisindeki amigoları bir kişiden dolayı pankart ve yönetim aleyhine
tezhüratlarda bulundular.Bu da haklı olsalar da tepkileride takıma negatif 
yansıdı ilk yarıda.
Beko Basketbol Ligi play-off final serisinin 4. maçında, yine salonu dolduran ve takımlarına destek veren Fenerbahçeli Ülkerli taraftarlar, ilk yarıda takımlarına destekten çok yönetime tepki gösterdiler.
Abdi İpekçi Spor Salonu'nda özellikle pota arkası tribününde yer alan sarı-lacivertli taraftarların tepkileri dikkati çekti. ''İçimiz yanıyor stat yansa ne olur'', ''Aciz yönetim istemiyoruz'', ''Asıl suçlular içimizi yakanlar'' ve ''Şükrü Saracoğlu ceza evi'' şeklinde pankartlar açan taraftarlar, aynı şekilde yaptıkları tezahüratlarla tepkilerini dile getirdiler.
Bu arada, tribünde ''Diktatör istifa'' şeklinde bir pankartın da yer alması dikkati çekerken, salondaki bazı taraftarlar ise daha çok takımlarını desteklemekle ilgilendiler. 

İkinci yarıya Ertuğrul Hoca 4 numara savunmasında ilk kez hiç
kullanmadığı Rasim'i oyuna sürdü.Bunu düşünmesi de iyi bir şey.
Rasim başlarda bir canlılık getirdi ama sonra bu hamle de tutmadı
ne  yazık ki.
 Hakemler de boş durmuyordu bu anlarda.
Ukiç'e hatalı bir steps  çaldılar.
05.16 kala fark 40-57 ile 17'ye çıktı.Maç gidiyormuydu acaba ?
 Kaya Teker benchte bu anda pis pis sırıtıyordu aldık bu maçı diye.
Amaaaaaaa maçın sonunda ise şöyle morarmış vaziyetteydi:)))
4.JPG

 Ve 3.çeyreğin bitimine 05.16 kala 40-57 ile 17 sayı fark olmuşken
kader anı başladı.
 Ertuğrul Hoca 4/3 sahada 2-2-1 zone pres ve arkada açık zone
- alan savunması- uygulamaya başladı.
 Presin sonucunda 2 top çalmamızı ve mücadeleyi gören taraftar da
işte o anda olaya girdi.
 Öyle ki 03.42 kala presten 8 saniyede top çıkaramadılar.
O anlarda öyle bir ıslık vardı ki salon adeta yıkılıyordu.
6.Adam da devreye girince - takım seyirciyi coşturdu gene - 
fark erimeye başladı.Geliyorduk...

 

 3.çeyreğin bitimine 2.05 kala üçlük yüzdemiz sadece 12/2.% 17 idi.
Maç sonunda 20/7.% 35.Demek ki son 12 dk.da 8/5 atmışız.Müthiş.
55 saniye kala Vidmar Rakoçeviç'e muhteşem bir blok koydu.
Kader anlarından biriydi.Skor 50-60 idi.
 3.çeyrek 54-62 bitti.Farkı 17 sayıdan 8 sayıya indirmiştik.
Geliyorduk ..........
 Ve bu seride çokca eleştirdiğim Emir'in anları geldi.
4.çeyreğe başlarken sadece 2 sayısı vardı Emir'in.
 Üst üste 2 tane sokunca üçlüğü olay belli olmuştu.
Dopingçilerin kaderi belli oluyor,kroki duruma geliyorlardı.
 Onu 6 dk.kala O ana kadar 3/0 üçlük atan Ömer Onan 4/1 ile
sokunca skor 69-71'e geldi.05.19 kala günün adamlarından biri Greer de
uzaktan bombaladı.72-71 öne geçtik.
 Ardından 03.44 kala bu kez Ukiç soktu üçlüğü 77-72.
Sinan Güler kılının çırpınışları vardı C.Smith''i devre dışına çıkarmıştık çünkü.
Bir üçlük ile farkı biraz indirdi Sinan kılı ama 13 saniye kala bu kez
soldan attı ama girmeyince Gameover oldular.
 Maçı bu şekilde özetledikten sonra kısa kısa notlar ;
* Ertuğrul Hoca O zone pres + alan savunması ile bir ''Banvit Dejavusu''
yaşattı bize.20 sayıdan aynı şekilde geri gelmiş ve kazanmıştık Yarı finalde.
* Mrsiç'i düşünmemesi ve mola almama konusundaki sıkıntının haricinde
valla Tanjeviç'ten çok çok daha iyi yönetiyor takımı.
 Çok oyuncudan verim alıyor.Taktik denemeleri yerinde.
Zone presi,alan savunmasını söyledik mesela 4.çeyrekte gene önceki
maçtaki gibi 5 kısa oynattı.Mirsad 5 numara,Emir 4 numara falan.
Brav Hocam.
* Taraftar konusuna değindik.Maçın kazanılmasında Emir,Greer,Kinsey,Vidmar
kadar 6.Adam da çok etkili oldu.
*Son 15 dakikada 45-22'lik bir seri yaptık.Olağanüstüydü.
DP abondone oldu,hiç bir karşılık veremediler.
* Zaten sadece dış şutlara dayalı oynuyorlar.
C.Smith,Shumpert,Nachbar,Sinan,Kerem,Ender'in üçlükleri girdiği
kadar oyunda varlar.İçeride yoklar Kasun dışında zaten.
Kaya Teker bitti ilk maçtan sonra. Herhalde Cathine alamadılar veya
az aldılar.Thornton'u da bu maç aradılar.
* Tek tek oyuncularımızı değerlendirmeye gerek yok.
Hepsi ellerinden geleni yaptılar.Mirsad'ın 9,Ukiç'in 8 sayısını da
sayarsak tam 6 oyuncumuz çift haneli rakama ulaşmışlar.
Kinsey sadece 2 sayı atmış ama  8 ribaunt,6 asisti var.Müthiş.
1 Adım öne çıkan isimler elbette var.Benim MVP oyum Greer'e.
14s.1r.3a. ve zayıf dediğimiz savunmada gayreti.
Bir de az süre almasına rağmen o kariyerdeki bir oyuncu olarak
hiç küsemedi.Dikkat ettim diğer maçlarda da hep kenarda arkadaşlarına
destek ve maçı yaşayan moddaydı.Tam bir takım oyuncusu.
* Kenar demişken,benchteki oyuncularımızın zaman zaman pozisyonlardaki
tepkileri geliyor ekrana.Hepsi çok güzel ve ilginçti.
Bir tanesinde Kinsey yere uzanmış,bir üçlüğümüzde yere elini vurması
çok güzeldi.
* 4 faullü Emir,Mirsad,Ukiç,Vidmar'ın hiç çekinmeden savaşmaları da
dikkat çekiciydi.
* Takımdaşlık,inanç,arzu,istek ,mücadele buraya kadar getirdi.
* Hakemler berbattı.Pozisyonları not aldım ama yazmaya gerek görmüyorum.
Sadece Ukiç gibi centilmen bir oyuncuyu bile çıldırttılar diyorum.
Ukiç'e steps çaldılar,1.çeyreğin bitimine 38 sn.kala Kaya Ukiç'in üstüne
düşüyor faul yok,devamındaki hücumda Ukiç Kerem'e dokunmuyor faul,2 atış.
Sadece bunlar yeterli.
* ''Doping Alsanaaaaa Doping Alsanaaaa'' tezahüratlarında Skytürk
yönetmeninin Kerem Gönlüm'ü kesmesi güzel bir anektot oldu.Eferin :))
* Neticede tüm Fenerbahçe düşmanları bukalemunları ve içimizdeki
sözde Fenerli (Tatlı su Fenerlileri) Efes aşıklarına geçirdik.
Geçmiş,geçirilmiş olsun diyorum kendilerine.
* Şimdi  3-1 ama asla iş bitmiş değil.
Sakın ha.Karşımızda basketbolun gs'si vampir makyavelist müessese
var.Başarıya ulaşmak için doping ve rakip oyuncu ayartma - transfer etme
(Popoviç olayı),hakemler v.s her şeyi görmedik,yaşamadık mı ?
İşi sıkı tutalım,sakin olalım ve Pazar günü Alkol Yasası falan filan değil
biz gönderelim cehennemin dibine bu dopingçileri.

Etiketler