11 Temmuz 2009 Cumartesi

Fenerbahçe Transferde Geç Kalıyor.


Kim ne derse desin Fenerbahçe transferde geç kalıyor.
Başkan Aziz Yıldırım'ın ''15 Haziran'da her şey bitmiş olacak'' sözü her zaman
olduğu gibi havada kaldı.
Bir kez olsun FB Hazırlık çalışmalarına tam kadro çıksın dişimizi kıralım.
Bu takımın sezona havlu attığı bitime 2 Ay önceden belli değil miydi ?
Kongre bahane edildi.Aziz Yıldırım'ın kazanacağını doğmamış bebek bile biliyordu.
Ne beklendi ? Hiç.
Her zamanki gibi plansız,programsızlık.Lafta olan Kurumsallık naneleri bunlar.
Sezon bitti.Tatil bitti.Yeni Sezon Hazırlıkları başladı.2 hafta oldu ilk etap çalışmaları.
O da bitti,takım Almanya'ya gidecek hala bekliyoruz.
29 Temmuz'da ilk Avrupa Kupası maçı var.2 Ağustos'ta büyük prestij maçı Süper Kupa
var,ondan sonra lig başlıyor taraftar hala uyutuluyor,yok büyük isimler peşindeler,
yok şu yok bu,gelmek istemeyen adamlara - Poulsen,Hamit v.s gibi - haftalarca yalvarmalar.
Bu nedir ya ?
Üstelik bahsi geçen isimlerin hiç bir biri ile alakası yok.Birbirinin alternatifi olmalarına
imkan yok.
Daum'da tekrar böyle ballı kaymak bir kulüpte çalışmanın zafer sarhoşluğu ile başı
dönmüş,onu da kafalamışlar,O da gidişattan memnunmuş.(!)

Şöyle diyor ;

Aynı zamanda transfer içinde uğraşıyoruz. Mutlaka birkaç transfer yapmalıyız. Ama yapınca tabii herhangi biri değil, net olan bizim işimizi yapacak düşüncelerimize layık olan bir transfer olacak. Bizim düşüncemiz belli. Aykut ile birlikte çalışıyoruz; aynı isimleri konuşuyoruz. Devamlı olarak bu konuda çalışıyoruz.
Sezonun başlangıcı çok önemli, Ağustos sonuna kadar zamanımız var. Hiçbir isme yanıt vermem. Prensibim belli. Sözleşmede atılan imzanın mürekkebi kurumadan yanıt vermem.

Ağustos sonuna kadar zamanımız var diyor.Dedik ya,transferi son günde bitirmeyi
prensip edinmiş yönetim Onu da kafalamış diye.
Allah muhabbetlerini bozmasın ne diyelim.

Bakın Aziz Yıldırım'ın en büyük destekçisi Hasan Ali Atasoy bile dün şu yazıyı yazmış ;

Geç Olmadı mı ?

Fenerbahçe daha önce yaşadığı müsibetlerden ders çıkarmayı hâlâ başaramamış. Kaç kez ağır bedeller ödediği halde, transferlerde bir kez daha geç kalındığı su götürmez bir gerçek.
Başkan Aziz Yıldırım’ın “3 yıl üst üste şampiyonluk” sözünün, bir motivasyonu ve iddayı ortaya koymak amaçlı olsa da amacını çok aşan, sıkıntılı bir söylem olduğunu bir kez daha tekrarlıyorum. Tıpkı “yürüye yürüye şampiyon olmak” gafı gibi! Bunları kendi aranızda konuşabilirsiniz ama kamuoyu ile paylaşmak son derece sakıncalı... O zaman mayıncıların eline koz vermekten öteye geçmez bu tür sivri sözler. Camiayı manüple etmek isteyen, rövanş duygularıyla yanıp tutuşanlara altın tepside bir fırsata dönüşür.
Başkan, 15 Haziran’da transferler dahil, her şeyin bitmiş ve hazır olacağını söylemişti. Açıkçası herkes bütün bağlantıların yapılmış ve bitmiş olduğunu, bu kez her şeyin tereyağdan kıl çeker gibi hallolacağını düşünüyordu. Neredeyse verilen tarihin üzerinden 1 ay geçti. Hâlâ belirsizlik hakim. Hiçbir rahatlatıcı ya da taraftarın gazını alacak açıklama da yapılmıyor. Bu gerçekleşmeyince, diğer sözlerin inandırıcılığını da erozyona uğratıyor kaçınılmaz olarak. Yıldırım’ı kendi sözleri üzerinden infaz etme ve karalama kampanyası şimdiden başladı bütün platformlarda...
“Hırs, yelkeni şişiren rüzgara benzer, azı yerinde saydırır, çoğu da tekneyi batırır” demiş Voltaire... Fenerbahçe bir türlü arasını bulamadı. Bir ara dengeyi tutturur gibi olsa da, gene kaybetti.
Kurumsallık iddiasında olan bir kulüp günlük taktiklerle değil, her alanda uzun yılları kapsayan planlı stratejilerle ilerlemek zorundadır. A planının yanında, B, C hatta D ve E planları olur. Biri olmadığında diğeri devreye sokulur. Pehlivan tefrikalarına, yılan hikayelerine, yalanlara, fırsatçılara zemin hazırlamaz.
Ne diyelim, dertlerin en iyisi kişinin alıştığı dertmiş ya, o minvalden devam herhalde...

0 yorum:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Etiketler