Alex'in yetiştiği takım olan Coritiba Campeanato Brasileiro 2009'da 6 Aralık'ta oynadığı
Fluminense maçını kaybederek küme düşünce tataftarlarının çıkardığı saha olayları sonucu 240.000 euro para cezası ve 30 maç saha kapama cezası aldı. Bu ceza şu ana kadar bu konuda Dünyada verilen en büyük ceza. İbretlik bir ceza.
Coritiba 1,5 yıla yakın kendi evinde oynayacağı maçları tarafsız sahalarda oynayacak.
Herşey Coritiba'nın sahasında Brezilya Serie A'nın 38. haftasında oynadığı Fluminense maçında yaşandı..
Mücadele öncesi Coritiba 44 puanla 17. sırada Fluminense ise 1 puan üstünde 16. sırada yer alıyordu.. Ev sahibi ekip maçı kazanması halinde küme düşmekten kurtulacaktı. Ancak mücadele 1-1 sona erdi ve Coritiba küme düştü.
Olaylar ise bu andan sonra başladı. Takımlarının küme düşmesini içlerine sindiremeyen taraftarlar sahaya girdi, rakip oyuncular ve kameralara zarar verdi. Ortalık savaş alanına döndü..
İşte bu olaylar sonra Brezilya Futbol Federasyonu ev sahibi ekibeöyle bir ceza verdi ki, dudak uçuklatan cinsten!
6 Aralık'ta oynanan bu maçta çıkan olaylardan sonra Coritiba kulübüne 240.000 euro para cezası ve 30 maç saha kapama cezası verildi. Buna göre Coritiba takımı 30 maç boyunca tarafsız sahada rakipleriyle karşılaşacak.
Maçlarını 37,182 kişilik kapasitesi bulunan Couto Pereira Stadı'nda oynayan Coritiba'nın aldığı bu ceza büyük yankı uyandırdı..
Bu arada Coritiba'da bir dönem Trabzonspor'da forma giyen Marcelinho da forma giyiyor..
17/12/2009 Indesit Şampiyonlar Ligi C Grubu’nda mücadele eden temsilcimiz Fenerbahçe Acıbadem grubundaki 3. maçında Aluprof Bielsko Biala’yı 3-0 yenerek 3’te 3 yaptı.
Dengeli bir oyunun yaşandığı ilk sette önce Eda’nın servisleriyle sayılar bulan Fenerbahçe Acıbadem ilk teknik molaya 8-6 önde girdi. Seda’nın üst üste 3 direk servis sayısıyla farkı 15-11’e getiren Fenerbahçe Acıbadem top öldüremeyince Polonya temsilcisi farkı eritti ve 15-15’de eşitliği yakaladı. 1 sayı farkla ikinci teknik molaya önde giren sarı lacivertliler set sonuna kadar 2 sayı fark yakalasalar da Biala üst üste bulduğu iki sayıyla temsilcimizi yakalayıp setin kopmasına izin vermedi. 202li sayılarda oyuna ağırlığını koyan temsilcimiz önce Natasa’nın blok ardından hücumdan sayı ve son olarak da yine Natasa’nın blok sayısı ile sete nokta koydu. (25-22)
İkinci sette Fenerbahçe Acıbadem’in blokları ön plana çıkmaya başladı. İlk teknik molayı 8-5 ile geçen sarı-lacivertliler Natasa ve Gamova ile etkili oldu. İkinci teknik molaya 16-8 gibi bir farkla geçen Fenerbahçe attığı servislerle rakibin organize olmasını engelledi. Biala Horka ve Okuniewska ile sete tutunmaya çalışsa da sarı lacivertliler seti 25-18 alarak 2-0 öne geçti.
Üçüncü set Biala sayılar kazansa da Naz’ın taktik servisleri ile sarı lacivertliler 4-52den 7-5’i yakaladılar. İlk teknik molaya 8-6 önde giren Fenerbahçe Acıbadem moladan sonra hücumlarda etkisiz kalınca Biala sayılar kazanmaya başladı. İkinci teknik molayı 16-15 ile geçen Fenerbahçe gamova Seda ve Natasa ile sayılar kazandı. Defansta da iyi toplar çıkaran temsilcimizi setin sonlarına doğru farkı açarak seti 25-19 maçı da 3-0 kazanarak grupta 3’te 3 yaptı.
Bu arada futbol maçları olmasına rağmen tribünleri dolduran Fenerbahçeli taraftarlar coşkulu bir şekilde takımlarını desteklediler. Takımlarıyla gurur duyduklarını her fırsatta dile getiren sarı-lacivertli taraftarlar basketbol takımı antrenörü Bogdan Tanjevic’i istifaya davet ederken, maçı izlemeye gelen yönetimi de tezahüratlarına kattılar. Öte yandan maç sonrası sarı-lacivertli voleybolcular taraftara itafen bir şarkı seslendirdiler.
Fenerbahçe bundan sonraki maçını 5 Ocak’ta Aluprof Bielsko Bialaile deplasmanda yapacak.
FENERBAHÇE ACIBADEM: 3 - ALUPROF BIELSKO BIALA: 0
Salon: TVF 50. Yıl
Hakemler: Arnolda Rocha (Portekiz) xx, Zorica Bjelic (Sırbistan) xx
Eksik Fenerbahçe Ülker, Deplasmanda Kaybetti 16.12.2009 21:29
Euroleague A Grubu'nda sakatlık sorunlarıyla boğuşan temsilcimiz Fenerbahçe Ülker, deplasmanda Cibona Zagreb'e 80-77'lik skorla kaybetti.
Euroleague A Grubu’nda mücadele eden temsilcimiz Fenerbahçe Ülker, deplasmanda Cibona Zagreb’e 80-77'lik skorla mağlup oldu.
Tempolu başlayan mücadelenin ilk bölümünde iki takımda karşılıklı top kayıpları yaptı. Serhat Çetin ve Tarence Kinsey ikilisiyle skor bulan Fenerbahçe Ülker, 7.dakikada skoru 8-10 yaptı. Son dakikaya girilirken farkı 9 sayıya kadar çıkartan temsilcimiz, ilk çeyreği de 12-20 önde tamamladı.
İkinci periyoda iyi savunma ve Emir Preldzic ile Gordan Giricek ikilisinin sayılarıyla başlayan Fenerbahçe Ülker, farkı 18 sayıya çıkarttı (12-30). Potasında 4 dakika boyunca sayı görmeyen temsilcimiz karşısında toparlanan ve oyuna ortak olan rakibi karşısında Sarı Lacivertliler devre sonunda soyunma odasına 32-36 üstün gitti.
Mücadelenin üçüncü çeyreğinde Emir Preldzic’in penetreleri ve Semih Erden’in de pota altını etkili kullanmasıyla temsilcimiz skor üretti. Ancak periyodun son bölümlerinde Leon Radosevic ve Marko Tomas’ın basketleriyle farkı eriten Cibona Zagreb, maça da ortak oldu. Karşılaşmanın üçüncü çeyreği 58-58 eşitlikle tamamlandı.
Dördüncü çeyrekte Tomas ve Luksa Andric’in basketleriyle Cibona Zagreb durumu 65-63’e getirdi. İki takımında hücumda skor bulmakta zorlanmadığı bölümde temsilcimiz Fenerbahçe Ülker, son dakika içerisinde 76-74 geride iken Tarence Kinsey ile serbest atış çizgisine gitti. Ancak bu atışlardan birini sayıya çeviren Sarı Lacivertliler, durumu da 76-75 yaptı. Son bölümde taktik faulleri değerlendiren Cibona Zagreb, salondan da 80-77 galibiyetle ayrıldı.
SALON: Dragen Petrovic Basketball Center
HAKEMLER: Juan Carlos Arteaga (İspanya) – Antonio Conde (İspanya) – Anastoulos Panagiotis (Yunanistan)
CİBONA ZAGREB (80): Jamont Gordon, Bojan Bogdanovic 8 (4 ribaund), Leon Radosevic 6 (2 ribaund), Vedran Vukusic 3, Luksa Andric 16 (6 ribaund), Tomislav Zubcic, Vedran Princ 6, Marin Rozic 11 (3 ribaund), Marko Tomas 28 (2 ribaund- 1 asist)
Yabancısız,EL'nin en kötü takımlarından birine 18 sayı farktan (12-30)
maç verdi Aziz Yıldırım ve Bogdan'ın takımı.
Yürüyün beeee kim tutar sizi.
İhanete devam.
Ne hesap soran var ,ne ne oluyoruz diyen ?
Hala bu adam ve yönetimine destek verenlerde ihanet içinde.
Divan Kurulu Başkanı Yüksel Günay ve Divan Kurulu Üyeleri,kulüp üyeleri
neredesiniz ? Niye sesiniz çıkmıyor ? Bu takımın hali nedir ?
Niye yönetemiyorsunuz demiyorsunuz ? Siz de ihanet içindesiniz.
Diyemezler tabii.Aziz Yıldırım hepsini bağladı.
1 tane delikanlı adam çıkmıyor şu adamdan hesap soracak koca camiada.
Yazıklar Olsun.
Adam kendi şirketi gibi yönetiyor koskoca kulübü.
Sponsor firmadan da tıss yok anasını satayım.
Lanet Olsun.
Eskiden 1 hafta önce iple çekerdik maçı,maç öncesi rakip analizleri yapardık.
Şimdi izlemiyorum bile.İmkanım olmasa da imkan yaratmıyorum,takip bile
etmiyorum.Sonucu öğreniyorum sadece.Kaybettiysk üzülmüyorum bile. Önceleri kahrolurdum.
Eskiden hatırlıyorum bir Yunan takımı ile deplasmanda maçımız vardı
ve biz internette maçı izlemek ve takip edebilmek için girmedik,çıkmadık Yunan
internet sitesi bırakmamıştık saatlerce.
Hey gidi günler hey.
Mahmut 2010'da F4 oynayacağız masalları ile herkesi uyuttu.
Şimdi kaçacak delik arıyor,ortalara çıkamıyor.
Anasını ağlattınız lan Fenerbahçe Erkek Basketbol Şubesinin. Bay Basketbol Profesörü Bogdan ; Marko Tomas'ın sana selamı var. Bugün kabul günü Onun içindi.10/6 üçlük ile 28 sayı atarken Bogdan yerine ben mi buradan tedbir alacaktım anasını satayım. Adam kenarda milyon euro alarak seyrediyor,üstelik 3 m.dolar kovulma tazminatı var,bizim taraftarlar para vererek seyrediyor. Her şeyi çok bilen Padişah Aziz kılını kıpırdatmıyor.
Fenerbahçe, Evine Mağlubiyetle Dönüyor 16.12.2009 17:15
FIBA Avrupa Ligi (D) Grubu'nda Fenerbahçe, Rusya temsilcisi Spartak Moskova Region'a 103-59 ile kaybetti.
Fenerbahçe, FIBA Avrupa Ligi (D) Grubu'ndaki 8. hafta maçında Rusya temsilcisi Spartak Moskova Region'a 103-59'luk skorla mağlup oldu.
Karşılaşmaya iyi başlayan Spartak Moskova Region, 4.dakikada dış atışlardaki isabetleriyle durumu 11-2'ye getirdi. Nevriye Yılmaz ile skor üretmeye çalışan temsilcimiz karşısında Rus ekibi ilk çeyreği 25-14 önde tamamladı. Nevriye ve Nevin Nevlin ikilisiyle basketler bulan Fenerbahçe, savunmada rakibini durduramayınca, devre sonunda soyunma odasına 57-33 geride gitti. Mücadelenin ikinci yarısında da kontrolü elinde bulunduran Spartak Moskova Region, üçüncü çeyreğini 87-46 üstün geçtiği karşılaşmadan 103-59 galibiyetle ayrıldı.
8 gündür BAE'nin Abu Dabi şehrinde devam eden 6. FIFA Kulüplerarası Dünya Kupasının 2.Yarı
Final maçında Meksika'nın Atlante takımını 3-1 mağlup ederek finale kaldık. Barcelona 5. dakikada Guillermo Rojas'ın golüyle geri düşmesine karşın 35'de Sergio Busguets, 55'te Lionel Messi ve 67'de Pedro Rodriguez'in golleriyle 3-1 kazanmasını bildi.
Katalan devinin finaldeki rakibi ise bir diğer yarı final mücadelesinde Güney Kore'nin Pohang Steelers takımını 2-1 mağlup eden Arjantin'in Club Estudiantes De La Plata takımı.
Son golü atan Genç Pedro tarihe geçti.Kulubün 110 yıllık tarihinde bir sezonda altı farklı kulvarda birden Barcelona adına gol atan ilk futbolcu oldu.
La Liga, Şampiyonlar Ligi, Copa del Rey (Kral Kupası), İspanya Süper Kupası, Avrupa Süper Kupası'nı bu sezon müzesine götürerek oynadığı futbolla herkesi kendine hayran bırakan Barcelona'nın hedefinde ise 19 Aralık Cumartesi günü oynanacak final karşılaşması ve 6.kupa var.
Şu ana kadar asırları deviren futbol tarihinde bir sezonda tüm kupaları müzesine götürmüş bir takım yok. Barcelona finalde de kazanarak dünya tarihine geçmek istiyor. Şey Zayed Stadyumu'ndaki tarihi karşılaşma Cumartesi günü 18.00'de başlayacak. BARCELONA TARİHTEN BİR ADIM UZAKTA, TAKIMIN YILDIZI MESSİ VE TEKNİK DİREKTÖR PEP GUARDIOLA ADETA BUNU İŞARET EDİYOR
Bank Asya'da 16. hafta maçları nefesleri kesti. Zirvede yer yerinden oynadı, alt sıralardaki takımlar için lig yeniden başladı. Play-Off yarışı ise iyice kızıştı.
Bank Asya’da 16. hafta maçları nefesleri kesti. Zirvede yer yerinden oynadı, alt sıralardaki takımlar için lig yeniden başladı. Play-Off yarışı ise iyice kızıştı.
Zirvede deprem. Karadeniz’de oynadığı maçlarda bir türlü aradığını bulamayan Konyaspor, Rize’den sonra Giresun’da da kaybetti. Karabük, Bolu beraberliğiyle liderliği yakaladı. Altay ise 2. sıraya yükselerek, iddiasını kantıladı. Aslında bu hafta tipik bir Bank Asya 1. Lig haftasıydı. Hacettepe’nin Başkent’te, Karşıyaka’ı 4-1’le geçmesi, Kocaelispor’un evinde taraftarından yoksun çıktığı maçta bu sezon ikinci 3 puanını Mersin karşısında alması, yeter de artar bile...
Bolu-K.Karabük
Bolu’da gerçekten haftanın en zevkli maçını izledik. İki takım da sahaya futbol oynamaya çıktı ve ikisi de kazanmaya odaklanınca, sahada çok zevkli bir mücadele sergilendi. Oyuna iyi başlayan Boluspor’du. Ancak ilerleyen dakikalarda dengeyi kuran Karabükspor, golü de bulunca, karşılaşmanın hakimi oldu. Ama konuk ekip aradığı golleri bulabilse, maçı belki de kopartabilirdi. Emenike çok etkili olmasına rağmen, bencilliği önplana çıkınca, skor konusunda tek golde kaldılar. Oyuna iyi başlayan Boluspor, maçın sonunda kendine geldi, aradığı golü Erman’la bulup, 1 puanı kaptı.
Altay-Ç.Dardanel
İlk ikinin en kuvvetli adaylarından Altay, Tiago ve Musa Çağıran gibi iki önemli oyuncusundan yoksun çıktığı maçtan, mutlu ayrıldı. Son haftalarda yükselişe geçen Dardanelspor karşısında, 3-2’lik bir skorla 3 puana ulaşan Altay, ikinci sıraya geçmenin keyfini yaşadı bu hafta.
Giresun-Konya
Giresun’da gol düellosunu ev sahibi kazandı. İlk yarının içerideki son maçında Giresunspor, lider Konyaspor’u hem yendi hem de liderlikten etti. Ancak Çotanaklar, kazanmasına rağmen sahadan üzgün değil ama buruk ayrılan taraftı. Çünkü bu maçta Bülent Bölükbaşı ve Pedriel kırmızı kart, Oliveira ve Evren de sarı kart cezalısı olarak, gelecek hafta takımlarında yer alamayacak. Konyaspor için kötü bir haftaydı. Şimdiye kadar tek yenilgisini Rize deplasmanında alan Konya, Giresun’dan da çıkamadı. Açıkçası Konyaspor’a Karadeniz yaramadı.
Buca-Ç.Rize
Bucaspor evinde tutulmuyor. Ege ekibinin, Rizespor karşısında kazanma şansı yüksekti ama bu kadarını bence kendileri de beklemiyordu. Çaykur Rize’nin Süper Lig’e çıkışında attığı 25 golle, büyük pay sahibi olan Yunus Altun, eski takımını hezimete uğratan isimdi. 32 yaşındaki tecrübeli golcü, sezon başından beri süregelen suskunluğunu, attığı 3 golle bozdu. Rize’ye gelince; şaşırmamak mümkün değil. Bir hafta evvel Mersin İdmanyurdu’nu 4-0 yenen bir takım, bir hafta sonra bu hale nasıl geliyor...
Adana-Ordu
Adana’da, ev sahibi için zor geçeceği belli bir karşılaşma oynandı. Çünkü Güney ekibinin karşısında Bank Asya 1. Lig’in en az gol yiyen takımı Orduspor vardı. Üstelik konuk takımın başında Adanaspor’u sezonbaşı hazırlayan ve daha sonra bu takımdan ayrılan Ekrem Al vardı. Ancak kadronun ofansif gücü ve Emre Aktaş faktörü ağır bastı ve Adanaspor 2-0 kazanıp, ilk iki iddasını sürdürdü.
Hacettepe-Karşıyaka
Başkent’te konuk takım için şok bir sonuç çıktı 90 dakikanın sonunda. Aslında bir hafta önce Karabük deplasmanında kaybederken, Hacettepe olumlu sinyaller vermişti ama bu sinyalleri anlaşılan Karşıyaka, pek iyi görememiş. Ev sahibi ekip 4-1’lik bir galibiyete imza atarken, oldukça rahat bir nefes aldı.
Samsun-Kartal
Samsun’da ev sahibi kazandı. İlk yarı bitimine bir maç kala Samsunspor, Kartalspor’u devirip, puanını yükseltti. Aslında şaşırtıcı olan Kartal’ın durumu... Bundan 3 maç öncesine kadar ligin en az gol yiyen takımıyken, son 3 haftada tam 11 gol yemeleri, ani bir çöküşün göstergesi...
Kocaeli-Mersin İ.Y.
Kocaelispor ikinci galibiyetini yine ikinci bir Güney takımı karşında aldı. Daha önce evinde Gaziantep Büyükşehir’i yenen Kocaelispor seyircisiz oynanan karşılaşmada Mersin İdmanyurdu’nu tek golle geçip, sahadan umutlu ayrıldı. Mersin İdmanyurdu cephesinden bakıldığında ise; sarsıcı ve şok bir yenilgi... Üste üste alınan kötü sonuçlardan sonra taraftarın pek kabulleneceği bir mağlubiyet değil bu...
Gaziantep B.B.-K.Erciyes
Üst üste iki maçını içeride oynayan Gaziantep Büyükşehir Belediye, ilk maçta Bucaspor’a kaybetti ama Erciyesspor’u evine puansız yolladı. Ligde alt sıralarda bulunan iki takımın maçında, alınacak sonuç ikinci yarı için de önemliydi. Nitekim Gaziantep Belediye, devreye girilmeden önemli bir 3 puan aldı.
Tunç Kayacı - Fanatik
***********
Buca'ya helal olsun ya.Rize'ye 6 atmak ufak iş değil.
Yeni çıktıkları B1'de eskiden beri süregelen ciddi maddi sorunlarına,Teknik Direktör Kemal Kılıç'ın
ayrılmasına rağmen aynı başarılı çizgisini devam ettiriyorlar.
Şu anki hoca da Fenerbahçe'nin eski futbolcusu Özcan Kızıltan.
Çok beğendiğim bir orta saha oyuncumuzdu.Dilerim Süperlig'e çıkarlar.
3 Ege takımının şansı devam ediyor.
Karşıyaka'nın bu hafta Hacettepe'den 4 yemesi yakışmadı ama.
Şekip Mosturoğlu ile Ali Koç güya periyodik olarak yapacakları ama unuttukları fakat işlerine
geldiği zaman ortaya çıkarak yaptıkları ''içi boş'' basın bilgilendirme toplantılarından sonuncusunu
yapmışlar.İzlemedim bile.
Sitenin birinde haber olarak gördüm ve okudum.
Kazım'a sahip çıkmışlar.İyi,güzel,gayet doğal.
Şöyle denilmiş ; ''Futbolcumuz Kazım ile ilgili son zamanlarda bazı olumsuzluklar basına yansımaktadır. Futbolcumuzun, Kasımpaşa maçından sonra ailesi ile gittiği yemek ve sonra yaşadığı talihsiz trafik kazası dışında, disiplinsizlikle ilgili kulübümüzü ilgilendiren bir konu yoktur''
Bu sözü söyledikten sonra bizim bir şey söylememize hiç gerek yok.
Sözün bittiği yer.
Hiç ders almadıklarını,her zamanki gibi çok bildiklerini göstermişler.
Trafik kazası dışında disiplinsizlikle ilgili kulübü ilgilendiren bir konu yokmuş.
Bla Bla Bla !!!!!!!!!!!!
Helal Olsun.
Yarın Kazım efendinin ilk vukuatında görüşürüz.
Bu kafa ile hiç bir yere varamazsınız,hiç bir şey yapamazsınız.
Yalan da söylüyorlar.
Görgü tanıkları var.Kasımpaşa maçı oynanırken Beyler oradaymış.
Kasımpaşa maçından sonra ailesi ile gittiği yemek diye yalan söylüyorlar.
Ayıp.
Siz kendi evlatlarınızı,kendi değerlerinize sahip çıkmayın.
Ne olduğu belli olmayan zavallı bir psikolojik vaka çocuğa sahip çıkın...
Gazeteciler de sormamış hiç Ali Koç'a transfer yapacakmısınız diye.
Sorsalar gene takıma takviye yapacağız,devre arası transferler olacak deyip,gerçekleşmeyince
sus pus ortadan kaybolurdu gene Ali Koç.
Ali Koç çoktan gözümde değerini kaybetmiştir.
Şekip zaten süslü kelime ve cümlelerle konuşup hiç bir şey anlatmayan,hiç bir fayda sağlamayan bir
hukukçudur gözümde.
2010 FIBA Dünya Şampiyonası kura çekimi bugün İstanbul Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirilirken, 6’şar takımlı 4 grup belli oldu.
Kura çekiminde gruplar şu şekilde oluştu;
A GRUBU (Kayseri)
B GRUBU (İstanbul)
C GRUBU (Ankara)
D GRUBU (İzmir)
Arjantin
ABD
Yunanistan
İspanya
Sırbistan
Slovenya
TÜRKİYE
Fransa
Avustralya
Brezilya
Porto Riko
Kanada
Almanya
Hırvatistan
Rusya
Litvanya
Angola
İran
Çin
Yeni Zelanda
Ürdün
Tunus
Fildişi Sahili
Lübnan
TSİ 11:30’da başlayan kura çekimine FIBA ve TBF yetkilileri ile birlikte Yerel Organizasyon Komitesi yetkilileri, takım delegasyonları, federasyon temsilcileri, basketbol dünyasının önde gelen isimleri ve çok sayıda medya mensubu katıldı.
1996 yılında Olimpiyat Oyunları’nda altın madalya kazanan efsanevi oyuncu Hakeem Olajuwon, Porto Rikolu oyuncu Daniel Santiago, Almanya’nın unutulmaz oyuncularından Patrick Femerling ve Türkiye’nin yetiştirdiği basketbolun dev isimlerinden Efe Aydan, 2010 FIBA Dünya Şampiyonası’nın kura çekimini gerçekleştirdi.
2010 FIBA Dünya Şampiyonası Ankara, İzmir, İstanbul ve Kayseri’de 28 Ağustos - 12 Eylül 2010 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.
Grup maçlarını Ankara’da oynayacak A Milli Takımımız, Yunanistan, Porto Riko, Rusya, Çin ve Fildişi Sahili ile C Grubu’nda mücadele edecek.
Arjantin, Sırbistan, Avustralya, Almanya, Angola ve Ürdün’ün yer aldığı A Grubu’nda maçlar Kayseri’de oynanacak. Son Olimpiyat Şampiyonu ABD ise 2010 FIBA Dünya Şampiyonası’nda B Grubu’nda mücadele edecek. İstanbul’da oynanacak B Grubu’nda ABD dışında, Slovenya, Brezilya, Hırvatistan, İran ve Tunus yer alıyor.
Son Avrupa Şampiyonu İspanya ise D Grubu’nda mücadele edecek. İzmir’de maçlarını yapacak D Grubu’nda İspanya’nın dışında, Fransa, Kanada, Litvanya, Yeni Zelanda ve Lübnan takımları mücadele edecekler.
İlk turda her takım 5 maç yaparken, toplam 60 müsabaka oynanacak. Gruplarda ilk 4 sırada yer alan takımlar Sekizli Final Turu’na yükselecek ve şampiyona elemeli formatta devam edecek.
İlki 1950 yılında gerçekleşen Dünya Şampiyonası’nın 16.’sı ülkemizde gerçekleştirilecek. Dünya Şampiyonaları’nda 7 farklı ülke mutlu sona ulaştı. Sovyetler Birliği, Yugoslavya ve ABD’nin 3’şer şampiyonluğu bulunurken, 2006 yılında Japonya’da gerçekleşen son organizasyonda İspanya mutlu sona ulaşmıştı. Ülkemizde gerçekleştirilecek 2010 FIBA Dünya Şampiyonası’nda şampiyon olacak takım otomatik olarak 2012 yılında Londra’da yapılacak Olimpiyatlara katılma hakkını elde edecek.
************
Bence iyi kura çektik.
Ama önemli olan Bogdan'ın açıklayacağı kadro ve oynatacağı basketbol.
Senelerdir her türlü turnuvaya 2010'a hazırlık olarak baktık ve Bogdan'ın garip,saçma sapan tercihlerine saygı duyduk ve sonuçları gördük.
Artık bu kez kadro seçimi Bogdan'a bırakılmamalı ve kim formda ve kime ihtiyaç varsa
kadroya alınmalı.
İbrahim'e ihtiyaç varsa O da alınmalı.Mirsad'a ihtiyaç varsa alınmalı.
Mehmet Okur zaten Allahın emri olmalı.
Bogdan'ın Barış Hersek garabetine falan artık izin verilmemeli.
Çünkü bu tarihi bir şampiyona ve tekrarı yok.Bir daha kendi evimizde Dünya Şampiyonası mı düzenleyeceğiz.
O yüzden bu turnuvaya en iyi kadro ile ve en sorunsuz bir şekilde çıkmalıyız.
Bana kalsa Bogdan ile çıkmam da ...
Madem Bogdan ile çıkılacak o zaman FBÜ'den ayrılmalı ve asıl görevine dönmeli.
Yeter artık keseyi doldurduğu gitsin madem milli takımdaki işine dört elle sarılsın.
Ama dediğim gibi her şeyi ona bırakma lüksümüz bu turnuva için yok artık .......
Kayseri, G.Saray ve Trabzonspor deplasmanda kazandı.
Haftanın gol atamayan tek takımı Denizlispor.
Haftanın 25 golünün 16’sını yabancılar, 9’unu Türk oyuncular attı.
G.Antepspor son 3 maçından da 1-1’lik sonuçlarla ayrıldı.
Kayserispor üst üste 5. maçını kazandı (Sivas, Diyarbakır, Manisa, Bursa, Belediye).
F.Bahçe 48 gün sonra 3 puanı tadabildi (25 Ekim 2009 F.Bahçe-G.Saray 3-1).
Kasımpaşa'lı Barış takımını her hafta yakıyor.
Geçen hafta kendi kalesine gol attı. Bu hafta yedikleri ilk golde topu rakibine verdi. Adeta asist yaptı. Yetmedi, aynı oyuncu, 3 puanla dönecekleri Diyarbakır’da gereksiz yere elle oynadı ve penaltıya sebebiyet verdi.
Kayseri tarihinde ilk kez lider olduktan sonra ilk çıktığı deplasmanın İBB deplasmanı olması
büyük şanstı.İBB'nin çok eksiği vardı ve malum seyircisizler.
Kayseri bütün bu şartlara rağmen Olimpiyat Stadına 3-4 bin taraftarını çekebildi.
Mağlup duruma düşmelerine rağmen kazanmaları da onlar adına önemliydi.
Liderliği korudular ve Antalya ile evlerinde oynayacakları son maçı da kazanmaları halinde
ilk yarıyı lider bitirecekler.Fenerbahçe zaten Trabzon deplasmanına gidiyor.
Beşiktaş - Bursa ve gs - G.Birliği maçı var.En kolay maç Kayseri'nin.
Fenerbahçe öldü öldü dirildi ve güç bela kazanabildi.
Son dakikadaki tartışmalı pozisyon 72 saattir tartışılıyor ve FB düşmanlarının haricindeki
zevat hala karar verebilmiş değil.Halbuki Ankaragücü'nün attığı 2.gol öncesi Metin'in Bilica'ya
yaptığı faul de herkes hemfikir.O halde tartışmaya,Ankaragücü'nün hakkı yendi,FB hakemle
kazandı ajitasyonlarına hiç gerek yok.Düz mantık bile yapsak 2 pozisyon birbirini götürür
ve FB gene kazanmış olurdu.
Trabzon deplasmanında herkesin aksine ben kazanacağımıza inanıyorum.
Şimdi herkes Trabzon'da Güneş açtı,Güneş ısıttı naraları atıyor,hamsiler ellerini oğuşturuyor
falan ama son yıllarda olduğu gibi gene hüsrana uğratacağız.
Beşiktaş'ın üst üste kazandığı maçların tıpkı FB'nin 8/8'i gibi suni olduğunu,bedavadan
çok maç kazandıklarını yazmıştık.Teker 2 haftadır patladı.Bu hafta Manisa da adam gibi
bir santrfor olsaydı kazanırlardı.
gs klasik p.ç balı ve Mehmet Özdilek'in katkısı ile bedavadan puan aldı.
Hakem Antalya'nın penaltısını vermemiş,2 top direkten dönmüş,goller kaçmış ben anlamam.
2-0 öne geçen bir takım kendi evinde 2-3 maçı vermez.Verirse aptallıktan verir.
Tıpkı Mehmet Özdilek'in orta sahanın dinamosu Ertuğrul'u çıkarıp harakiri yapması gibi.