4 Mart 2009 Çarşamba

Mustafa El Katipzade'yi Minnetle Anıyoruz !!!!!!!!!!!!!!



Fenerbahçemizin bir "Spor Kulübü" olmasında önemli roller üstlenen eski yöneticimiz ve Türkiye'de ilk genç takımlarının kurucusu Mustafa Elkatipzade, ölümünün 42. yılında Karacaahmet Mezarlığı'ndaki kabri başında anıldı.

Fenerbahçe Kapanmaktan Nasıl Kurtuldu?





Mustafa ELKATİPZADE İstanbul’un bütün mahallelerini tek tek dolaşıyordu. İstanbul’un nemli havasına bir de yaz sıcağı eklenmiş kan ter içinde o mahalle maçlarını seyrediyor. Eğer güzel oynayan bir çocuk varsa hemen adını alıyordu. Neredeyse 1 aydır bütün mahallelerde yapılan mahalle maçlarına gitmiş ya da organize etmişti. En çok da şu zayıf sıska ama bıçkın delikanlı duran, Zeki Rıza (SPOREL) denen çocuğu beğenmişti. O günde yorgun argın Kuşdilinde ki beyaz ahşap binaya döndüğünde Hulusi Beyle (KEZRAK) karşılaştı.




(Zeki Rıza Sporel)

“Tamamdır Hulusi Bey Fenerbahçe’nin ikinci takımını da kurduk. Artık bu çocuklar sayesinde Fenerbahçe hiç topçusuz kalmayacak iyi oynarlarsa ağabeylerinin yerlerini alırlar böyle de sürer bu iş.”

Talat Paşa’nın 1914 yılında Progres’ in ismini değiştirerek Altınordu’ yu desteklemesi İstanbul’daki aydınların ve saltanat dalkavuklarının en sevdiği spor dalı haline sokmuştu futbolu...

Nitekim herkes cepheye gönderilirken Altınordulu futbolcular askerliklerini İstanbul’da yapıyor cepheye gitmiyorlar cuma günleri eşofmanlarını giyip maçlara çıkıyorlardı çünkü Altınordu bir devlet takımıydı. Ne tuhaftır ki devlet takımı olarak görülen desteklenen Altınordu’nun karşısında başarısız olduğu ezildiği tek takım vardı Fenerbahçe...

Fenerbahçe’nin 1914 ve 1915 yıllarında üst üste şampiyon olması Talat Paşa’nın Fenerbahçeli futbolculara el atmasına neden olmuştu. Nitekim 1916 yılında Otomobil Nuri ve altı arkadaşı Fenerbahçe'den ayrıldılar.

Nuri varlıklı bir ailenin çocuğuydu ve askere gitmek istememiş. Fenerbahçe Yönetimi ise Nuri’ye “Sen de herkes gibi düşmanla savaşacaksın” demişti.

Nuri askerlikten kaçamayacağını anlayınca Fenerbahçe Yönetimini tehdit etmiş “Eğer biraz daha üstüme gelirseniz Altınordu’ya giderim. Ben gidersem birçok kişiyi de beraberimde götürürüm.” demişti.

Daha sonra İşgal kuvvetleri tarafından Malta adasına sürgüne gönderilecek olan Fenerbahçe Başkanı M.Sabri Bey (TOPRAK) hiddetle masaya yumruğunu vurmuş ve öfkelenerek "Haddini bil, Efendi... Fenerbahçe’de senin gibi başka bir vatan haini bulamazsın. Çabuk bu kulüpten defol! " demişti.

Ne yazık ki o sene ki şampiyon takımdan 6 futbolcu daha Altınordu’ya geçmişti... Ve onlar giderken Fenerbahçe Kaptanı Galip Bey (KULAKSIZOĞLU) gidenlere “Ne siz, ne de sizlerin paşaları bu kulübü yıkamayacak! Sizler ve sizler gibilerin üç kuruşluk menfaate eğilen karakterleri ile bu kulüp yaşayacaksa ölsün daha iyi. Ağabeylerimiz ve bizler, bu kulübü sizin gibi alçaklara payanda olsun diye kurmadık. Haydi, simdi gidin ve askerliğinizi Altınordu'nun gölgesinde, saray masalarında yapın. Bu vatan bizimdir, Altınordu sizin olsun..." demişti.

Ne yazık ki Fenerbahçe A takımı eksik kalmıştı. İşte A takım maçlara tam kadro çıkabilmek için mecburen Mustafa ELKATİPZADE’nin o mahalle aralarında tek tek dolaşarak mahalle maçlarında bulupta kurduğu B takımından iki futbolcusunu A takıma almıştı. Bu iki oyuncunun adı Zeki Rıza ve Alaaddin’dir.

İlk maç günü geldiğinde belki de en rahat olanlardan biri Mustafa ELKATİPZADE Beydi. Karşılarındaki takım Üsküdar Anadoluydu ve Kulübün Başkanı ile takım Kaptanı Rahmetli Gazeteci Burhan Beydi (FELEK) . Burhan Bey yine her zamanki gibi dört ayaklı fotoğraf makinesini yanında getirmişti. Her gittiği yerde fotoğraf çekmesi ile ünlü Burhan Bey maçtan önce de hatıra olsun diye Fenerbahçe’nin fotoğrafını çekmek ister. O esnada Zeki Rıza’yı görünce vazgeçer ve düştüğü duruma da çok kızar. “Ben çoluk çocuğun fotoğrafını çekmem” der. Maç başlar ve Fenerbahçe sahadan 7-0 galip ayrılır.



Ne tesadüftür ki maçta ki 7 golün 4' nü çoluk çocuk diye fotoğrafı bile çekilmeyen Fenerbahçeli Zeki Rıza atmıştır.

Ali Kutay (Sakura)'a teşekkürler.

***************
Fenerbahçe'nin bugünlere gelmesinde önemli kilometre taşlarından biri olan Mustafa El Katipzade'yi minnetle,
şükranla anıyorum.

Mekanı Cennet Olsun.

0 yorum:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Etiketler