30 Ağustos 2013 Cuma

Fenerbahçe Kongre Süreci ve Sonrası



       Fenerbahçe Yönetim Kurulu’nun almış olduğu ‘Kongre’ kararı tüm camia’ya hayırlı olsun temennisiyle başlamak önceliğimiz. 3 Temmuz sürecinden bu yana 106 yıllık Camia’nın yaşadıkları hepimizin malumu. Söze ilk başlarken söylenmesi gereken bir diğer husus da Başkan’ın verdiği emeğe teşekkür etmek ve saygı duymak. Hatasıyla,sevabıyla,eğrisiyle,doğrusuyla Türkiye şartlarında çoğu insanın hayal edemeyeceği şeyleri Fenerbahçe’ye getirmiş,yapmış ve başarmıştır.

       Başkanlık için adaylar henüz net değil, o yüzden o mu olacak bu mu olmalı tarzı bir düşünceyle kaleme almıyorum. Bilinmesi gereken,biraz daha sürece karşı daha uyanık olmamızı sağlamak asıl amacım.



[CAS SÜRECİ]
      
        İlk zamanlar çok umutluydum. Özellikle Cas’ın tedbir kararı vermesi ve Camia’nın tekrar kenetlenmesi beni çok umutlandırmıştı. Sonraki süreçte Kulüp dışarıyla tamamen bilgi alışverişini kestiği gibi, Televizyon,Dergi,Gazete,Sosyal Medya platformlarında Cas ile ilgili hiçbir şey yapamadı maalesef. Defalarca uyardık,yazdık,çizdik. Yurtdışında haber alma imkanına sahip olduğumuz iş arkadaşlarımız dahi sürekli bu konuyla ilgilendi ama maalesef hatalar yaptık. Özellikle savunma stratejimiz konusu bizi bu duruma getirdi. Yeterli kamuoyunu oluşturamadık. Bu da bize pahalıya mal oldu ne yazık ki. Artık İsviçre Süreci var yine bir yazı hazırlayacağız bu yeni süreçle ilgili.


[SEÇİM SÜRECİ]
      
         Kongre kararı alınması hayırlı oldu en azından yaralanan güvenlerin tazelenmesi açısından yeni bir yol açıldı. Yalnız gelecek olan Başkan ve Yönetim Kurulu konusunda son 24 saattir yazılıp,çizilen ‘yok biat etmeyecek,yok kupa vermeyecek,yok Stat gidemez,tesisler kalacak’ tarzı yaklaşımları bir kenara bırakalım derim. 3 Temmuz süreci bize karşımızdaki gücün neler yapabileceğini gösterdi. Bir gece içerisinde yasayı değiştirip istediklerini yapabilecek bir güç var,ama biz daha güçlüyüz bundan eminim. Ali Koç'un 'Daha Yeni Başlıyor' sözü hiç unutulmasın. Her gücümüz tükendiğinde o söz daha bir anlam kazanıyor çünkü.Savaşacağız sonuna kadar mücadele edeceğiz. Vazgeçersek bir gün o da zaten öldüğümüz gündür. O kongreye aday olacak insanlara oyu biz vereceğiz. Dün akşamdan beri görüş alışverişinde bulunduğum herkesin ortak görüşü bu işte son sözü ‘Taraftar’ söyler oldu. 

Bu görüşlerden bazıları şöyle;

          Herşey bir kenara artık söz taraftarda. Fenerbahçe geleceği mi günü mü kurtarmak istediğine bu Kongre’de yanıt verecektir.
         Adaylardan tek beklenti Fenerbahçe’nin haklarını her platform’da korkusuzca dile getirip savunması ve taraftara sahip çıkması.
         Bu saatten sonra bu süreç Amasya,Erzurum,Sivas Kongresi gibidir.  Fenerbahçe Taraftarı’nın kaderini yine onun azmi ve kararlığı kurtaracaktır.
         Taraftar olarak aktif görev alabileceğimiz ve Fenerbahçe’nin bünyesinde daha fazla yer alabileceğimiz bir oluşum benim ilk tercihim olacaktır.
          Fenerbahçe’nin yarınları için doğru bir plan ve strateji oluşturan,Kulübün kuruluş tüzüğünü her daim kuralı kabul edecek her adaya kapımız açıktır.

Bu tarz çok görüş var seçtiklerim bunlar.

Biraz olayların içine girelim;
     
         Bu saatten sonra siyasi merciden icazet almadan gelebilecek bir aday olacağını hiç ama hiç sanmıyorum. Bunu açıkça belirteyim. Yaşanan geçmiş ortada. Verilen gözdağları ortada. Siyasi tercihinin ne olması gerektiği de hepimizin malumu. Diğer türlüsü karşı taraftan kabul görmeyecektir. İşte burada iş Kongre Üyeleri’ne düşüyor.
        3 Temmuz’dan bu yana iradesi,seçimi,düşüncesi hiçe sayılan ve ciddiye dahi alınmayan Kongre Üyeleri. Çünkü onlar son 12 yıllık süreçte istedikleri her şeyi aldılar. Güç merkezi hiç şaşmadı. Ama önümüzdeki bizim son sözü söyleyebileceğimiz bir süreç var. İlki de bu Kongre. Burada yaşanacak dinamikler,Türkiye’nin de geleceğini etkileyebilir.
       
       Gelecek Başkan Fenerbahçe Taraftarı’nın nabzını iyi bilen,Atatürk ilke ve İnkılaplarına bağlı, Kuruluş amacımızı adı gibi sahiplenen,3 Temmuz’u hiçe saymayacak ve geçmişin haklarını sonuna kadar koruyacak, Taraftarın yaşadığı Çağlayan olaylarını,12 Mayıs’ı unutturmayacak olan birisi olması eminim ki bütün Fenerbahçe Taraftarlarının temennisidir.





      Ama…
       Temenniler bugün var olan düzen içerisinde ne kadar geçerli olacak o oy atacak kitleye bağlı. Dün akşam itibariyle ortaya çıkan her aday için bir açık bulunur. O şu kesime yakın,o bunun adamı,o biatçı, o şuradan,o buradan. Fenerbahçe Başkanlık Makamı Ülke’nin en değerli makamıdır. Oraya oturacak kişi bu Kulübün geçmişine vakıf olan,taraftara saygı duyan bir kişi olmalı.  Çoğu kesim umutsuz,aksine Fenerbahçe Taraftarı her zamanki olağan durumlardan daha fazla güvenmeli kendisine. Belki aday olan kimseye oy vermeyecekler, boş oy atacaklar,geçersiz olacak. Göstereceğimiz reaksiyon 3 Temmuz’un yol açtığı ve harp cephesine dönüştüren bu sürecin ilk ‘Sandıkta Görüşürüz’ kısmı olacak belki de.
        Bu süreci taraftar olarak olumlu değerlendirmek, önümüze sunulan Plan ve Projeleri dikkatlice akıl süzgecimizden geçirip, Aday’ın hangi niteliklere sahip olduğunu göz önüne alarak, Fenerbahçe’ye neler katacağını ve neleri savunacağını bilerek bir karar verelim. Göstermiş olduğumuz Direnişi hiçe sayacak bir Başkan Adayı zaten o Kongre kapısından içeri de zor girer.
        Fenerbahçe’nin bünyesinde bulunan STAT,TESİS,ARAZİ bunlar rantçı kesim için bulunmaz nimetler,sahip çıkmak boynumuzun borcudur. Değişime ayak uyduralım ama değerlerimizi asla yitirmeyelim. Taraftarın her kesimini kucaklayalım ve içimizdeki rantçıları da temizleyelim bu süreçte. Fenerbahçe üzerinden nemalanan kim varsa ifşa edip uzaklaştıralım ulu çınardan.
    
       Son olarak;
      
          Kongre Süreci bir anlamda vaat sürecidir. Ve şu devirde atılan oltaları da yiyecek en son kesim Fenerbahçe Taraftarı olacaktır. Geçmişi hiçe sayarak üstüne konacak bir yapı, yüksek meblalı yıldız transferler ve başarılarla sunulacak vaatler bizi daha çok yaralar.Görmek istediğim tablo Dortmund modelidir. Başarabilirsek ne ala. Fenerbahçe’nin gerçek anlamda hem sahada,hem masada başarılı olması hepimizin arzusu. Ama bunu seni var eden kimliğe zarar vermeden yapmak öncelik olmalıdır.    Değişim olmalı.Özellikle Lobi anlamında çalışma içerisinde olmalı ve Uefa ile olan ilişkileri onların kuralına göre oynar hale getirmeliyiz. Kısasa kısas,satranç masasında hamleye hamle,her türlüsü o an şartlar neyi uygun gerektiriyorsa ona göre oynamalıyız. Kurumsal, Dijital, Sosyal, Sportif, Scout Sistemleri, Pazarlama, Medya, İletişim, Dergi, Gazete, Kimlik bir Spor Kulübü bünyesinde olması ‘olmazsa olmaz’ olan her şeyde yenilik gerekli.



           Umarım bu süreç herkes için hayırlı olur. Benim kendi nacizane görüşüm; Taraftar ve “Ali Koç” Fenerbahçe’nin yarınları için müthiş bir ikili olur.
                                                                                                      @FBsinan1907_




18 Ağustos 2013 Pazar

YİNE HÜSRAN !!!!


  Son 5 sezondur kötü başlangıç, kondisyon eksikliği ,hazır olamama nedense yorumcularda bize ilk 5 hafta takımınızdan bir şey demeyin tezini iyiden iyiye yedirdiler.
Takımın, takımların hazır olmaları gereken zaman hatta en hazır olmaları gerektiği zaman hazır değiller ki çoğu takımımız tırnak içinde köy takımlarına elenerek taraftarlarını ve kendilerini moral bozukluklarıyla lige başlatıyorlar.


Gelelim Fenerbahçeye 3 Temmuz 2011 den beri gerek Aykut Hocamız gerekse Yönetim kurulumuz 2 Temmuz'a dönmek deyimini kullanıyorlar.Özelllikle Şampiyonlar Ligi Ön elemeleri maçlarından dan önce 2 Temmuz'a dönme maçı diyerek taraftar olarak büyük beklenti içine giriyoruz ve son hüsran. 



Gerekli transferlerin zamanında yapılamaması gerek kondüsyon (bana göre kondisyoner) sorunu nedense o sokulduğumuz büyük beklentiyi karşılayamıyor ve yine yeni yeniden üzülen kızan morali bozulan lig veya Avrupa konsantrasyonu bozulan biz taraftar oluyor.



Transfer olayı başlar da iyi başlar gibi olsa da bu senede tam bir fiyasko olarak geçti.

Biz planlamamızı yaptık denilerek karşı çıkılan yabancı sınırına en hazırlıksız takımın Fenerbahçe olduğunu üzülerek görüyorum.


2 Ay uğraşılan Cardozo olayı tam yıllardır beklediğimiz ihtiyacımız olan Santrfor gelecek diye heyecanlandığımız transfer olayı Emenike transferiyle son buldu ve takım da gözle görülebilen o kadar çok defo olmasına rağmen hala transferin asıl önemli yerlere yapılmadığını ve yapılmayacağını görüyoruz ki bundan sonra transfer yapılmayacak ve eğer bu defolar giderilmezse en büyük rakibimiz 4. yıldızı takıp psikolojik üstünlük dediğim olayda bayağı bir önümüze geçecekler ve bundan sonraki seneler daha rakibi yakalamak için daha stresli daha baskılı geçecek.



Son olarak Baroniye 5 senedir laf etmeyip Salih'e 1 maç için laf söyleyen adam futbol falan yazmasın.

Sürç-i lisan ettiysek Affola

13 Ağustos 2013 Salı

56. SEZON

                                                             


 Bu ilk yazımda sizlere yeni bir sezona başlarken geride kalan 55 sezondan göze çarpan satır başlarını bilgilerinize sunmaya çalışacağım..

  Geride kalan 55 sezonda ligimizde 69 farklı takım mücadele etti.Öncelikle bu sezon ligde yer alacak takımların ebedi puan tablosundaki sıralamalarına göz atalım..
  

                                                                                                           
   şeklinde oluştuğunu görüyoruz..

  Genel puan tablosu üzerinden gittiğimizde ;
-Tüm sezonlarda yer alan takımlar ; Fenerbahçe,Galatasaray ve Beşiktaş,
-En çok maç oynayan takımlar ; Fenerbahçe ve Galatasaray(1959 sezonu Kırmızı ve Beyaz grup olarak iki ayrı grupta oynanmıştır.Grup birincileri olan Fenerbahçe ve Galatasaray ligin final maçlarını oynamıştır),
-En iyi galibiyet ortalaması ; Fenerbahçe (%56,92) ,
-En düşük mağlubiyet ortalaması ; Fenerbahçe (%16,55) ,
 -Maç başına en yüksek gol ortalaması ; Fenerbahçe (1,76) ,
-Maç başına en düşük gol yeme ortalaması ; Beşiktaş (0,82) ,
-Fenerbahçe,Galatasaray,Beşiktaş,Trabzonspor,Eskişehirspor,Sivasspor ve Sarıyer  averajları (+) konumda olan takımlar olarak göze çarpıyor...

        Ligimizde, geride kalan zaman diliminde orataya çıkan en gollü maçları şöyle sıralayabiliriz..

1991-1992    Fenerbahçe-Gaziantepspor             8-4          
1983-1984    Galatasaray-Adana Demirspor        9-2
1986-1987    Malatyaspor-Ç.Rizespor                   7-4
1997-1998    Kayseripor-Trabzonspor                   5-6
1967-1968    Göztepe-Feriköy                                9-1
1986-1987    Eskişehirspor-Antalyaspor               7-3
1988-1989    Galatasaray-Adana Demirspor       7-3
1989-1990    Beşiktaş-Adana Demirspor           10-0
1994-1995    Samsunspor-Petrol Ofisi                 8-2
1994-1995    Altay-Beşiktaş                                   2-8
1994-1995    Zeytinburnuspor-Galatasaray          3-7
2002-2003    Beşiktaş-Göztepe                            7-3
2004-2005    Gaziantepspor-A.Sebatspor           6-4

  Ve ligimizin dört dörtlük maçları ;

1967-1968     Beşiktaş-Galatasaray                  4-4
1982-1983     Fenerbahçe-Galatasaray             4-4
1995-1996     Samsunspor-İstanbulspor            4-4
2000-2001     Adanaspor-Kocaelispor               4-4
2001-2002     Gençlerbirliği-Diyarbakırspor       4-4
2001-2002     Kocaelispor-MKE Ankaragücü    4-4
2006-2007     Antalyaspor-Beşiktaş                    4-4
2006-2007     Kayserispor-Antalyaspor              4-4....

Ve ligimizde atılan en erken goller sıralaması :

2005-06   Sivaspor-Kayserispor     İlhan Parlak(Kayserispor)         15.Saniye
2000-01   Galatasaray-Göztepe    Vedat İnceefe(G.Saray)            18.Saniye
2005-06   Denizlispor-Beşiktaş     Andrade Oliveira(Denizlispor)   22.Saniye
1998-99   Kocaeli-Adanaspor        Ali Asım Balkaya(Adanaspor)     24.Saniye
2000-01   Y.Yozgat-G.Saray          Kwame Ayew(Y.Yozgat)            35.Saniye
2002-03   F.Bahçe-Samsun           Oktay Derelioğlu(Samsun)         37.Saniye
2002-03   F.Bahçe-Malatya          Sergei Rebrov(F.Bahçe)             49.Saniye
2003-04   F.Bahçe-A.Sebat         Selahattin Kınalı(A.Sebat)          52.Saniye
    

  Geride kalan 55 sezonda ;
-Liglerin seyirci rekorunun kırıldığı maç 70.125 biletli seyircinin izlediği 21 Eylül 2003 tarihinde İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadında oynanan Galatasaray-Fenerbahçe(2-2)  maçı oldu.

-1967-68 sezonunda Fenerbahçe , 1976-77'de Beşiktaş , 1992-93'te de Galatasaray üç büyük kupayı birden (Lig,Türkiye Kupası,Cumhurbaşkanlığı Kupası) kazanan takımlar oldular.

-Ligde, bir maçta en fazla gol atan  futbolcu 1992-93 sezonunda Fenerbahçe'nin Karşıyaka'yı 7-1 yendiği maçta 6 gol atan Tanju Çolak'tır.

-Ligde, bir maçta en fazla gol atan yabancı futbolcular ise 1996-97 sezonunda Eskişehirspor'a 5 gol atan Şota Arveladze, 2000-01 sezonunda Ezruzumspor'a 5 gol atan Mario Jardel ve 2010-11 sezonunda Ankaragücü takımına  5 gol atan Fenerbahçe'li Alex de Souza'dır..

-Ligde en çok puan toplayan şampiyon 1988-89 sezonunda 93 puanla Fenerbahçe'dir.

-Ligde, bir sezonda en az gol yiyen takım 1969-70 sezonunda  30 maçta kalesinde sadece 6 gol gören Fenerbahçe'dir.

-Ligde, bir sezon sonunda en iyi averaja sahip takım 1988-89 sezonunda +76 averaja ile Fenerbahçe oldu.

-Ligde,rakiplerine en büyük puan farkını 1987-88 sezonunda Beşiktaş'ın 12 puan önünde şampiyon olan Galatasaray attı.

-Ligde, en az gol atan şampiyon 1979-80 sezonunda yalnızca 25 gol atan Trabzonspor oldu..

-Ligde , en uzun süre gol yemeyen kaleci 1978-79 sezonunda kalesinde 1112 dakika (13 maç) gol görmeyen Trabzonspor kalecisi Şenol Güneş'tir.

-Ligde, 2003-04 sezonunda 40 puanla küme düşen Bursaspor en yüksek puanla küme düşen takımdır.Aynı zamanda Bursaspor o sezon 0 averajla lig tarihinin en yüksek averajla küme düşen takımıdır..

-Kendi evinde en uzun süre kazanan takım 2000-01 sezonun 34.haftasında Trabzonspor'u 4-0 yenerek başladığı seriyi 2002-03 sezonunun  16.haftasında Beşiktaş'a yenilerek 25 maçta sonlandırmak zorunda kalan Galatasaray'dır.(En yakın performans 24 maç ile Fenerbahçe'ye aittir ve yine bir Beşiktaş maçı ile seri son bulmuştur).

-Ligde ,deplasmanda en uzun süre kazanan takım 2010-11 sezonu 18.haftada Gençlerbirliği'ni yenerek başladığı seriyi  2011-12 sezonu 8.haftada Beşiktaş'la berabere kalarak 12 maçta sonlandıran Fenerbahçe'dir.
 
  -Ligde, en uzun süre yenilmeyen takım 1990-91 sezonu 27.haftasından başlayıp 1992-93 sezonu 13.haftasında 48 hafta sonra Galatasaray'a kaybederek seriye son vermek zorunda kalan Beşiktaş'tır.

-Ligde, deplasmanda en uzun süre yenilmeyen takım 40 maç ile Galatasaray'dır.

-Ligde, evinde en uzun süre yenilmeyen takım 1975-76 sezonu 9.haftadan  1981-82 sezonu 16.haftaya kadar toplam 90 maç yenilmezlik serisi sürdüren Trabzonspor'dur..
 -Türkiye'de Mustafa Denizli 3 büyük kulübü çalıştıran ilk ve tek antrenör olup aynı zamanda 3 büyük kulüple şampiyonluk yaşayan tek isimdir.

-İki ayrı takımın 100.yıllarında kadroda olup şampiyonluk yaşan tek futbolcu Tümer Metin'dir.

-Ligde,bugüne kadar hiç küme düşmeyen takımlar Fenerbahçe,Beşiktaş,Galatasaray,Trabzonspor,Sivaspor ve bu sezon 2.yılını geçirecek olan Akhisar Bld. Gençlik Spor Kulübü'dür..
  
  56 Sezonun ilk resmi maçı dün oynandı.Sekizinci!! kez oynanması gereken Türkiye Süper Kupası maçında Galatasaray Fenerbahçe'yi 1-0 ile geçerek kupanın sahibi oldu..Lig  şampiyonluğunun en iddaalı iki ekibini bu sene yeni teknik kadroları ve transferleriyle en başta  Beşiktaş ve Trabzonspor zorlayacak gibi gözüküyor.Yine yaptıkları flaş transferlerle dikkatleri çeken Kasımpaşa,Kayserispor ve Bursaspor rakiplerini en zorlayacak ekipler olarak ön plana çıkıyor.Ligin en çarpıcı çıkışı ise K.Erciyespor takımından gelebilir.

 Başlayacak sezon ile;
-Trabzonspor'un ilk golü tarihlerinin ligdeki 2000.golü olarak kayda geçecek.
-Eskişehir adına atılacak 7.gol  tarihlerinin ligdeki 1000.golü olarak kayda geçecek.
-Antalyaspor'un 7.galibiyeti tarihlerinin ligdeki 200.galibiyeti olarak kayda geçecek.
-Kayserispor'un 13.galibiyeti tarihlerinin ligdeki 200.galibiyeti olarak kayda geçecek.
-Ç.Rizespor'un 28.golü lig tarihlerinin kendi adlarına 500.golü olacak.
-T.Konyaspor'un 30.golü lig tarihlerinin kendi adlarına 500.golü olacak.
-K.Erciyesspor'un 35.golü lig tarihlerinin kendi adlarına 100.golü olacak.

 Ebedi puan tablosunda sene sonunda sıra yükselmesi muhtemel ekipler ise ; Eskişehirspor,Ç.Rizespor,T.Konyaspor,Sivasspor,Kasımpaşa,S.B.Elazığspor,K.Erciyespor ve Akhisar Bld.Gençlik Spor Kulübü'dür..( Son sezon en az puanı alarak küme düşen M.İ.Yurdu'nun 22 puanı dikkate alınarak yorumlanmıştır..)

  Tüm takımlar ve futbolcular için kazasız ve sakatlıklardan uzak ,hakem hatalarının en az düzeyde olduğu,takım yöneticilerinin ortamı germediği ve sadece kendi takımları için çaba sarf ettiği,federasyon ceza kurullarının hakkaniyetle kararlar aldığı ve en sonunda hak edenin şampiyonluğu kazandığı bir sezon olmasını diliyorum..

Hata yaptıysak affola..
Ali Fuat Doğan

7 Ağustos 2013 Çarşamba

FENERBAHÇE - RB SALZBURG : 3-1 (TURLADIK) !!!

                                           


Öncelikle Selçuk Yula ve diğer Efsanelerimize Allahtan rahmet diliyorum mekanları cennet olsun nurlar içinde yatsınlar.

   Maça gelince tur için mutluyum ama tedirginliklerimde haddinden fazla maça gol yiyerek başlayınca korktum gene geçen seneye mi benzeyecek diye ama rakibin savunmasının kötülüğünden mi hücumcuların takımın diğer oyuncularına göre daha hazır olmasından mı bilmiyorum ama erken cevap verdik ve geçen sene görülmemiş biçimde ilk yarıda hatta ilk 30 dakikada 3 gol atabildik.

   Öncelikle Volkan yine formunu tutmuş yine Volkanı kalede görünce insanın içi rahatlıyor inşaallah  Pazar günü Mert aratmaz.Aksi halde savunmada ki hataları görünce gerçekten çok karamsar bir haldeyim Gökhan'ın dönmesi sağ kanadı biraz daha rahatlatsa da Yobo'nun formsuzluğu Bekir'in güven vermemesi Beşiktaş'ta 60 maçta sakatlanmayan Egemen'in 1 sezonda 3 kere sakatlanması savunmaya ayağı yere basan bir adamın gerekliliğini açıkça ve korkutarak belli ediyor.
  Bruno Alves mevzusuna hiç girmiyorum Allah nazardan saklasın.

Kadlec'e gelince benim açımdan hayal kırıklığı izlediğim bildiğim Kadlec bu kadar kötü oynayacağını tahmin etmiyordum. Hasan Ali yerli olduğu için daha mantıklı bir tercih ve hocada lig'te Hasan Aliye daha çok şans verecektir

Orta saha ya gelince Raul oynarken ve çıktıktan sonra bu kadar zıt görüntü çizmeleri de biraz endişe verici eğer yönetim forvet transferi için Holmen'i yerse bence hata yapmış olur.

Cristian bir maçta bütün kariyer özetini çıkardı bir bölüm var bir bölüm yok hala bazen Alex bazen Casper gibi sahanın içinde.

Topal'a gelince takımın en hazırlarından biri bu sene formayı Allah korusun sakatlık veya ceza dışında bırakmaz.

Alper'e gelince daha ondan bir şey anlamadım bazen dikine oynamak için topu bırakıp ileri doğru koşu yapıyor top arkasında kalıyor ve top kaybına sebep oluyor.

Forvet hattına gelirsek takımın en hazır tarafı orta sahada bağ kuracak adamlar sağlam ve formda olursa Emenike takviyesiyle çok can yakarlar Avrupa ve lig'te.

Sow Avrupa'nın elit golcüleri arasında olduğunu dün attığı golle göstermiş oldu.

Son olarak inşaallah başarılı kupalarla dolu bir sezon geçirmemizi diliyorum ve fikirlerimi belirtmem için Gürol abime bana bu şansı verdiği için teşekkür ederim.

Barış BALKAY

6 Ağustos 2013 Salı

Hala Yugo'lar Birlikte Olsaydı ?

Önce biraz Tarih ..

Tarihi Roma öncesi döneme dayanan bu kültür genetik özelliklerinin tamamını devam ettiriyor.Hırslı,öğrenmeye aç ve sürekli olarak daha fazlasını isteyen bu milletin başına gelen belki de pişmiş tavuğun başına gelmedi.Tarihsel olarak ele alırsak ;
Roma Dönemi,Hristiyanlığın yayılması ve Slavların yerleşmesi dönüm noktaları olarak sayılabilir  Yugoslavya adına.Bir devlet düşünün ki Yugoslavya adıyla kurulmuş çeşitli devletlere isim ve fikir babalığı yapıyor.Dile kolay 3 tane Yugoslavya kuruldu .Hem de aynı topraklarda ..Şu anda devletin kurulu olduğu topraklarda Bosna Hersek,Sırbistan,Hırvatistan,Makedonya,Karadağ,Slovenya ve Kosova devletleri yer alıyor. .. İşin tarihi ve siyasi yönünü bir kenara bırakalım bizim için önemli olan basketbol.


Hepimizin hayran bir şekilde izlediği isimlerinin sonları 'ic' ve türevleriyle biten oyuncuların aynı milli takımda oynuyor olduğunu bir düşünsenize ? Ama gelin biz biraz daha geçmiş gidelim ve önce efsanevi Yugoslav basketbolcular hakkında laflayalım.

1990 Dünya Basketbol Şampiyonası öyle bir şampiyona oldu ki .. Yugoslavya belki de bir daha eşi benzeri asla bulunmayacak bir kadroyla bu şampiyonaya katıldı.Kimler yoktu ki ? Toni Kukoc , Drazen Petrovic , Vlade Divac , Sasha Djordjevic , Teoman Alibegovic , Zan Tabak , Zelimir Obradovic , Zoran Savic , Velimir Perasovic Zarko Paspalj ... ''Dream Team White Version '' benzetmeleri bir çok kişinin ağzından eksik olmaz.Yugoslavya , Porto Riko, Venezuela ve Angola'nın yer aldığı gruptan birçok kişiyi hayretlere düşüren Porto Riko mağlubiyeti ile 2. olarak çıktı.İkinci turda SSCB,Yunanistan ve Brezilya'nın yer aldığı grupta tüm takımları tabiri caizse eze eze yendiler.Yarı finalde ABD ve finalde tekrar SSCB'ye alınan rahat galibiyetler ile şampiyon oldular fakat final maçından çok hala herkesin aklında Vlade Divac'ın Hırvatistan bayrağını yere atışı ve 3 parmaklı zafer işareti yapışı kazındı.Bu olay zaten belki de dağılmanın temellerini attı.Bu turnuvada Toni Kukoc belki MVP seçildi fakat Drazen Petrovic de gönüllere taht kurdu.Drazen maç başına 21.5 sayı ortalaması tutturdu.Brezilyalı Oscar Schmidt'in 35 sayı ortalaması tutturması ise epey etkileyiciydi.

Bu efsane kadroya ne yazsak boş fakat gel gelelim bugün olabilecek o inanılmaz kadroya..E malum önümüz Avrupa Basketbol Şampiyonası.Eğer Yugoslavya dağılmamış olsaydı nasıl bir kadroyla bu turnuvada olurdu onu düşünelim.Elinize birer kağıt kalem alın ve kadrolarınızı yapın.İnanılmaz isimlerle dolu mükemmel kadrolar ortaya çıkıyor.!

Oyun Kurucu (PG):
Yugoslav ekolünde oyun kurucular her zaman en ön planda yer alır.Takımı sırtlayan ve zekasıyla oyunu yönlendiren guardlar takımların bel kemiği pozisyonunda olurlar.Seçim yapmanın imkansız olduğu bu pozisyonda ;
Hırvatistan Milli Takımından ; Roko Ukic , Zoran Planinic 
Makedonya Milli Takımından ; Vlado Ilievski 
Karadağ Milli Takımından ; Nikola Ivanovic(94 doğumlu süper yetenek)
Slovenya Milli Takımından ; Goran Dragic,Beno Udrih
Sırbistan Milli Takımından ; Milos Teodosic,  Stefan Markovic
 ön planda yer alıyor.

Sutör Guard(SG):
Keskin nişancılık adeta atadan kalma bir miras Yugoslavlar'da.Herhangi bir oyuncuyu seçseniz şu potaya 10 tane atış at deseniz en az 4-5 tane sokacağından emin olabilirsiniz.Ama gene de bunca şutörün arasında bile sivrilenler var.

Hırvatistan Milli Takımından ; Marko Popovic,Marko Tomas
Makedonya Milli Takımından ;Riste Stefanov
Karadağ Milli Takımından ; Bojan Bakic 
Slovenya Milli Takımından ; Sani Becirovic ( Karizmasından Dolayı )
Sırbistan Milli Takımından  ; Marko Keselj(Sırbistan Kontenjanından)
Bosna Hersek Milli Takımınadn; Nihad Dedovic
ön planda yer alan isimler.Bu şutörler biraz daha genç yetenek kısmına kaymış gibi görünsede gerçekten potansiyeli çok yükseklerde olan isimler.

Küçük Forvet(SF):
Tekrarlardan sıkılabilirsiniz fakat Yugoslav ekolünden bahsediyoruz.Tekrar da çok inat da mevcut.Forvet pozisyonu için en az 10-15 oyuncu sayabiliriz.Biz bunlardan en iyilerini genel kanıya göre seçmeye çalışacağız umarım adil olabiliriz.

Hırvatistan Milli Takımından ; Bojan Bogdanovic 
Makedonya Milli Takımından ; Slobodan Mihajloski
Slovenya Milli Takımından ; Bostjan Nachbar(Orjinal pozisyon değil fakat 3 numarada çok can yakar)
Karadağ Milli Takımından ; Seah Sehovic
Sırbistan Milli Takımından ; Jan Vesely , 
öne çıkan isimler.Bu pozisyonda kıstaslarımızı biraz tecrübe biraz da uzun boydan yana kullandık.Fakat gene de en uygun tercihler olduğuna inanıyorum.

Uzun Forvet(PF) : 
Sulak yer espirisini yapmayan kalmamıştır heralde aramızda.Fakat bu Yugoslavlar cidden öyle.Uzun kollar,hareketli ayaklar ve zeka ile beraber uzun boylar da ön plana çıkıyor.Uzun rotasyonunda muazzam bir çekişme var diyebilirim.Şöyle bir isimleri yazmaya başlarsak ;

Hırvatistan Milli Takımından ; Kresimir Loncar , Marko Banic
Makedonya Milli Takımından ; Pero Antic
Karadağ Milli Takımından ; Milko Bjelica, Radosav Spasojevic
Bosna hersek Milli Takımından ; Mirza Teletovic
Sırbistan Milli Takımından ; Nemanja Bjelica,Novica Velickovic , Dusko Savanovic

çok zorlanarak yaptığımız elemeler sonucunda bu 8 oyuncu kaldı.İsimleri kağıtlara yazıp bir torbaya atsanız ve o yıl takımınıza 2 tane uzun forvet seçme zorunluluğunda olsanız eminim ki hiç kaygılanmadan kuranızı çekersiniz.Birbirinden değerli birbirinden önemli oyuncular .

Pivot(C):
Bu ekolün olmazsa olmaz nitelikleri arasında pasör özelliği olan, sırtı dönük oyunda normalin üzerinde kabiliyete sahip,fundamental olarak rakiplerinden bir kaç adım önde olan ve zekasıyla oyununa efektif özellikler katan uzunlar yer almaktadır.Uzunlarımızı seçmeye çalışırsak ;

Hırvatistan Milli Takımından ; Ante Tomic,Luka Zoric
Karadağ Milli Takımından ; Nikola Pekovic,Nikola Vucevic
Bosna Hersek Milli takımından ; Elmedin Kikanovic
Slovenya Milli Takımından ; Primoz Brecez,Gasper Vidmar
Sırbistan Milli Takımından ; Kosta Perovic,Nenad Krstic


Böyle opsiyonları olan kadroya sahip olduğunuzu düşünmek bile güzel.Ama eğer 12 kişilik bir rotasyon seçmek zorunda kalırsak ;

Oyun kurucu pozisyonunda ; bu yazıyı okuyup eline kağıt kalem alan herkes sanırım ilk önce Milos Teodosic'i yazmıştır.İnanılmaz oyun zekası,keskin şutu ve liderlik vasıfları onu takımın ilk ismi yapıyor.''Teo'' için ''looser'' yakıştırması ile tam anlamıyla mantık hatası.Bunu bir eleştiri bile olarak almıyorum ve onu tenkit edebileceğimiz tek noktaya yöneliyorum ; oyundan kopup başka dünyalarda yaşaması ...İsmi Fenerbahçe Ülker ile de anılan Teodosic'i yakından izleme şansına sahip olmuş birisi olarak onu 2 kelime ile özetliyorum; Hırslı ve Soğukkanlı
Teodosic'e yedek olarak seçebileceğimiz çok kaliteli isimler var fakat şahsi tercihim Zoran Planinic.Uzun boylu oyun kurucuların Bogdan Tanjevic ile birlikte moda olduğu günümüz Türkiye'sinde Anadolu Efes'in yeni oyun kurucusu epey revaşta.Bu yüzden bende onu kadroma yazıyorum.
Şutör Guard seçimine geldiğinde ise tercihler farklılık gösterebilir.Çünkü listede genel olarak genç isimler yer alıyor.Bu isimleri seçme sebebim ise önümüzdeki yıllarda CSKA,Real Madrid ve Barcelona'nın kimlere Milyon $ ' lar akıtacağını önceden bilin istedim.Benim 1 numaralı seçimim  Milenko Tepic .Panathinakios'da 2-3 numarada görev alan Tepic Milli takımda Ivkovic etkisiyle 2 numarada oynuyor ve takımın boyunun uzamasına sebeb oluyor.Ribaundlara yaptığı eşsiz katkı ve rakibin skorer oyuncusuna yaptığı baskılı savunma onun pozisyondaşlarının bir kaç adım önüne taşıyor.Yıllardır göz önünde olsa da Milenko Tepic 26 yaşında.Emir Preldzic ile aynı jenereasyonun mahsülleri.2 numaralı tercihim ise size biraz garip gelebilir.Karadağlı Bojan Bakic.Hemofarm ile Adriyatik liginde izlediğim Bakic atletik yeteneklerinin yanı sıra içeriye iyi drive etme yeteneğine sahip bir görev adamı olarak biliniyor.Eğer transfer olmadıysa şu sıralarda M.Valjevo'da oynuyor olması gerekiyor.83 doğumlu oyuncu gittiği takımlarda her zaman maç performası ile öne çıkmış.Fakat herhangi bir koç onun antrenman performasından hoşlanmıyor.
Küçük Forvet pozisyonu da rekabetin doruk noktasına ulaştığı pozisyonlardan.Bu pozisyon için çok net şekilde tercih edilecek 2 oyuncu var; Bogdanovic ve Vesely.Herkesin tercihine saygı duymakla birlikte Bojan benim için bir kaç adım öndedir diyerek sözlerimi tamamlıyorum.
Uzun Forvet seçmek isterseniz tam anlamıyla işlerin arapsaçına döndüğünü anlayacaksınız.Hangi denkleme hangi teoreme göre oyuncu seçer koçlar bilemem ama işleri kesinlikle kolay değil.Ne ararsan burada terimi sanki hayat buluyor.Hızlı ayaklı,uzun kollu,şutu olan,penetre edebilen,savunması mükemmel,kalıplı .. Tüm bu özelliklerin can bulduğu bedenlerden söz ediyoruz ama bazı adamlar var ki onlarda hepsi birarada.Mesela özellikle NBA deneyimiyle birlikte hem tecrübe hem de gelişim açısından sınırları zorlayan pozisyona gelen Mirza Teletovic.İsmi Fenerbahçe Ülker ile anıldığından herkesin yürekleri eminim Cardozo-Emenike denildiğinde attığı kadar hızlı atmıştır.İlk tercih olarak Mirza'yı yazalım.Daha sonra ise soy isim konusunda eminim fakat isim de sıkıntı var.Nemanja/Milko Bjelica... Gençlik dersek Nemanja , savunma dersek Milko atletizm dersek Nemanja süreklilik dersek Milko.İnanılmaz kararsız kaldığım bu pozisyonda seçimi size bırakıyorum.Rotasyonu tamamlamak adına 3. isim olarak Pero Antic'i seçiyorum.Size olarak diğer oyunculardan önde olan Antic dış atışlardaki dalgalanmasını biraz durultsaydı bu yıl kaptığı NBA kontratını yıllar önce alabilirdi.
Pivot pozisyonu seç beğen al niteliğinde.Zekaya önem veren insanlar için sanırım ilk seçim çok nettir.Nenad Krstic.Onun oyun bilgisine hayran olmamak gerçekten imkansız.Eğer fiziki özellikleri el verse Euroleague seviyesindeki hemen hemen her takımda oyun kurucu olarak görev yapabilir.Onu anlatmaya kelimeler yetmez ama yumuşak karnının savunma olmadığını bilmeyen de yoktur sanırım.İstanbul'daki Final Four'da Hines ve Dorsey'i hücumda etkin olarak kullanınca Olympiakos onun hücum etkinliğini minumuma indirdi.Ancak bu sayede o kupayı son saniye basketiyle alabildiler.Krstic'in yanına şöyle güçlü kuvvetli pehlivan gibi birini koyalım dersek adres belli :Pekovic. NBA'in elit uzunları arasına giren Pekovic bu yaz Avrupa'da epey transfer dedikodusuna karıştı.Fakat sonunda aldığı iyi(!) kontratla NBA'de kalmaya devam etti.Onu unutanlar için ufak tavsiye ; Youtube'a girip Pekovic Partizan yazın.Ama bunu boş zamanınızda yapın.Yoksa tüm işlerinizden geri kalabilirsiniz.Pivot rotasyonunda son olarak şöyle uzun kollu pota altında bitirici blok tehdidine sahip bir isim arayalım.Fazla aramaya gerek kalmadan Ante Tomic ismine denk geliyoruz.Barcelona'nın yıldız ismi özellikle bu yaz GYM'den çıkmıyormuş.Umarız onun zayıf kalan bedeni biraz daha güçlenir ve pota altında uzun boy ve uzun kol avantajından farklı marifetlerini de izleriz ..

Şahsi kriterlerim ile oluşturduğum 12 Dev Yugoslav şu şekilde :





               Milos TEODOSİC - Zoran PLANİNİC








                  Milenko TEPİC - Bojan BAKİC











          Bojan BOGDANOVİC-Jan VESELY






             

                Mirza TELETOVİC-Nemanja BJELİCA-Pero ANTİC










               Nenad KRSTİC-Nikola PEKOVİC-Ante TOMİC

3 Ağustos 2013 Cumartesi

Sosyal Medya,Taraftar ve Kulüp Üçgeni-2



          Sosyal Medya ile ilgili Spor Kulüplerini baz alan değerlendirme yazısına Facebook ve Twitter ile başlamıştık. İlk seride kısaca Kulüplerin bu iki platformda neleri yaptığına ve taraftarları nasıl hesaplarına çektiklerine dair örnekler sundum.
         
           (Önce bu yazıyı okuyup 2.kısma devam etmenizi öneririm. http://golsmacservis.blogspot.com/2013/08/sosyal-medyataraftar-ve-kulup-ucgeni.html)
         
            Bu kısımda Youtube ve İnstagram üzerine bir değerlendirme yapacağım.

    [YOUTUBE]
          
            Youtube 1 dakikalık zaman dilimi içerisinde 72 saatlik video’nun upload ( siteye yüklendiği ) bir platform artık. Dünya’nın internet erişimi olan her kıtasından dakikada milyonlarca video yükleniyor. Sizin amatör olarak çektiğiniz bir görüntü Dünya’da, Dünya’nın çektiği görüntü ise burada büyük yankı uyandırabiliyor. Bir bakıma içerik açısından ilgi çeken bir paylaşım anında binlerce tarafından seyredilebiliyor.
         Spor Kulüpleri açısından 10’u geçmeyecek şekilde inceleme yaptım. Resmi Youtube kanalları üzerinden diğer sosyal ağlarla sağladıkları bağlantılar ile ilgili de bilgiler vereceğim.
         Youtube video paylaşım platformu Kulüpler açısından; röportajlar,klipler,basın toplantıları, Kulüp Tv bünyesinde olan programlar,taraftar ile yapılan röportajlar,viral reklam,tanıtım filmi,lansmanlar,canlı maç,antreman,konser,toplantı yayınları, maç günleri maç öncesi-sonrası taraftar görüntüleri gibi içeriklerin oluşumuyla bir ağ yaratma anlamı taşıyor.
           Youtube için 9 Avrupalı Kulübü, İnstagram için 6 Avrupalı Kulübü incelemeye aldım. Her Kulüp için ilgi çekici kısa videolar mevcut. 


[9 Kulüp için Youtube ve 6 Kulüp için İnstagram Verileri ]



              Kulüplerin paylaşım oranlarına bakacak olursak Real Madrid Youtube kanalı üzerinden toplamda 111.727.147 görüntülenme almış. Barcelona ise 175.048.525 görüntülenme oranına sahip.
               Kısa bir süre önce oynanan  As Roma-Bursa hazırlık maçını Roma Youtube kanalı üzerinden canlı yayınladı. Youtube kanalı üzerinde Kulüpler tanıtım kısmında ve profil fotoğraf kısmında web sitesi,sosyal ağlar,bilet erişimi,alışveriş ve daha fazla bağlantılara link sağlayabiliyorlar. Milyonlarca görüntülenme,tıklanma,geri dönüşüm ve sonucunda kazanılan avantajlar.
                Bulunduğunuz her platform sizin ve yönettiğiniz marka için bulunmaz bir olanak aslında. Aslolan kullanmayı bilmek.
               Youtube üzerinde taraftar görüntülerini,kliplerini,basın toplantılarını,imza törenlerini,forma lansmanlarını,tanıtım filmlerini, antreman canlı yayınlarını,maç özetlerini yayınlıyor ve bunun etkileşimiyle bir trafik yaratıyorlar. 


  
[Youtube Sayfaları]



[YOUTUBE VİDEO ÖRNEKLERİ]

[Real Madrid]

[Barcelona]

[Liverpool]

[Manchester City]




                                                          [İNSTAGRAM]
      
         İnstagram bugün milyonlarca insanın mobil olarak fotoğraf yüklediği ve Twitter’da kullandığımız ‘hashtag’ yöntemiyle hem arkadaşlarına hem de Dünya’nın her yerine ulaştırabildiği bir uygulama. Kulüpler yeni yeni bütünüyle kullanmaya başlıyor ama büyük takımlar her daim bu işin piri durumunda. Erken kalkan yol alıyor demek daha doğru.
      
         Takımla ilgili güncel fotoğraflar, Tarihsel fotoğraflar,Doğum günü fotoğrafları,Antreman fotoğrafları,İmza Fotoğrafları,Maç Afişleri kısacası Kulüp ile ilgili aklınıza gelebilecek her türlü bir kareye sığabilecek şeyler bu platform için uygun. Son güncelleme ile birlikte gelen 15 sn süreli video çekimi ise İnstagram için daha güzel bir hal aldı.Örnek vermek gerekirse; Avrupa yarı final maçı turu geçtiniz ve soyunma odası sevincinden 15 sn’lik görüntü ile yaratacağınız trafik ve etkileşim sizleri bu piyasada söz sahibi yapmaya başlayacaktır.

[İNSTAGRAM RESMİ SAYFALARI ]


Barcelona İnstagram Sayfası; Doğum günü kutlaması.


Manchester City İnstagram Sayfası; Maç Duyurusu




         2. Yazı’nın da sonuna geldik. Youtube ve İnstagram için yaptığımız incelemede özet olarak;
        
       Kulüplerin ne tarz videolar paylaştığını,aldıkları etkileşim ve yarattıkları trafik üzerine değerlendirmede bulunduk. İnstagram için de fotoğraf bazında neler paylaşıldığını,taraftar üzerinde yarattığı etki konusuna değindik.Bu platformlarda Fenerbahçe henüz resmi olarak bulunmuyor. Oldukça gerilerde olduğumuz gerçeğini kabullenmek zor değil.Televizyon kanalımızın sahip olduğu bir kanal var. O da ne derece aktif derseniz programdan programa ilgi gösterilirse, Fakat yatırım yapılıp,önem gösterildiği takdirde Avrupalılar'ın Rakamlar ve alınan geri dönüşleri ortada. Dünya’nın ilk 20 Spor Kulübü’nden biriyseniz bu tarz olaylara önem göstereceksiniz. O zaman belki bir şeyleri değiştirmeye adım atabilirsiniz.  

                 Buradan devam edeceğiz. Vakit ayırıp okuyan herkese teşekkürler.


                                                                                                                  Twitter.com/FBsinan1907_   

Etiketler