3 Mart 2010 Çarşamba

Fenerbahçe - Odintsovo takımlarının karşılaştırması

 
Zarechie Odintsovo Rus voleybolunun Dinamo Moskova’dan sonra en önemli 2. takımı. Bu sene de Rusya liginde Dinamo Moskova'nın ardından 2. sıradalar. Rusya Kupası finalinde de 3-2 kaybederek kupaya ulaşamadılar. Ama bir önceki turda Dinamo'yu elemeyi başardılar.

En önemli başarılarını 2007-2008 sezonunda Indesit Şampiyonlar Ligi’nde yaşamışlar. O sene finalde Perugia’ya yenilip 2. olmuşlar. Tabii şu anki güçleri o seneyi mumla aratır düzeyde. Çünkü 2 sene önceki finalist kadroda Safronova ve Şaşkova gibi oyuncuları varmış. Ünlü Ukraynalı pasör Zhukova da kadrodaymış. 2 sene önceki finalist kadrodan geriye Kosheleva ve Fateeva kalmış.

Odintsovo takımının ilk 6’sı şöyle:

Smaçörler: Paula ve Kosheleva
 Paula Renata Marques PEQUENO.22.01.1982 , 1.86 см.
http://www.cbv.com.br/cbv2008/selecao/imagens/atletas/se-ft-adf-ppequeno_g.jpg

Tatiana Kosheleva .23.12.1988 , 1.91 см.
 
Pasör çaprazı: Fateeva.04.05.1984 , 190 см.

Orta oyuncular: Walewska ve Bogacheva (ya da Lisovskaya)

Walewska .01.10.1979, 1.92 см.
 
Elena LISOVSKAYA RUSYA. 10.07.1983, 191 см.



Pasör: Zhadan.06.02.1983 , 178 см.Milli Oyuncu.


Libero: Kryuchkova.21.02.1985 , 1.75 см.


Ayrıca ikinci pasörleri Pankova da gerektiğinde servis atmak için oyuna giriyor. Etkili servisleri var.

Oyuncular için ayrıntılı bir değerlendirme yapmayacağım. Sadece izlediğim maçlardaki gözlemlerimi aktaracağım. Çünkü oyuncu bazında bakıldığında Fenerbahçe bu takımdan çok üstün.

Pasör ÇaprazlarıÖrneğin Fateeva ile Gamova’yı karşılaştırdığımızda büyük bir fark var. Fateeva Gamova’yla birlikte Uralochka takımında yetişmiş. Karpol’un öğrencisi. Ancak Gamova’dan hem blok hem de skorerlik anlamında kat kat düşük bir oyuncu. Zaten Rus Milli Takımında da Gamova’nın yedeği. Gamova’daki istikrar Fateeva’da yok.
Rakamlarını karşılaştırmamız gerekirse:



Görüldüğü gibi Gamova bütün değerlerde Fateeva’dan üstün. Özellikle Gamova’dan 3 kat fazla blokta kalmasına dikkat çekmek isterim.
(Not: Bütün tablolarda değerler set başına ortalamadır.)

Smaçörler

Paula son olimpiyat şampiyonu Brezilya’nın smaçörü. Turnuvada en değerli oyuncu da seçilmişti. Ancak bu sene çok iyi bir performansı yok. Dizinden bir sakatlık geçirmiş, etkisini hala atlatamamış deniliyor.
Kosheleva ise takımın skor yükünü daha çok çeken smaçör. Savunmada da Paula’dan daha iyi.
Şimdi bizim smaçörlerle karşılaştıralım:



Görüldüğü gibi Kosheleva hem blokta hem de sayı yapma oranında daha iyi. Paula ise çok geride kalıyor. Yani iki takımın iki smaçörünü de değrelendirmeye aldığınızda Fenerbahçe daha ağır basıyor. Tabii Nati, tecrübesiyle önemli maçlarda daha etkin oynayabiliyor. İki Odintsovo maçında da bu tablodaki rakamların üstüne çıkacağını düşünüyorum.
Tabloda göze çarpan en önemli şey Seda’nın değerleri. Görüldüğü gibi set başına 4 gibi düşük pas alıyor. Sayı yapma oranı da Paula kadar olmasa da düşük. Blokta da daha fazla kalıyor. Ancak Seda’nın da bir sakatlık atlattığını, yeni yeni toparlamaya başladığını da hatırlatalım.
Tabii bir de servis ve manşet değerlerine bakalım:



Walewska orta oyuncu olmasına karşın manşete girdiği için tabloya ekledim. Bizde de Çiğdem ara sıra giriyor, Walewska’yla karşılaştırmak için onu da ekledim.
Görüldüğü gibi Paula ve Kosheleva ile karşılaştırıldığında Nati manşetlerde açık ara önde. Daha az hata yapıyor, olumlu ve mükemmel yüzdeleri daha iyi. Walewska’nın yüzdeleri tablonun en iyisi. Bu da bir orta oyuncu için gayet iyi. Bizim avantajımız Walewska’nın orta oyuncu olduğu için sadece arka alanda olduğunda manşet alması. Sürekli manşet alsa takımın manşeti daha güçlü olabilirdi. Servislerde ise Seda’nın güçlü, Paula’nın ise zayıf olduğu görülebilir.

Orta oyuncular

Odintsovo’nun fark yaratan oyuncusu Walewska. Ancak iyi yönü savunma yönünün de güçlü olması. Bir de bloğunun yüksek olması. İki takımın orta oyuncularını karşılaştıralım:





Öncelikle Walewska’yı Eda’yla karşılaştırırsak gerek blokta, gerek hücum yüzdesinde gerekse servislerde Eda’nın daha iyi rakamlara sahip olduğunu görüyoruz. Hele hele Eda’nın %61’lik sayı yapma yüzdesi şu an Indesit Şampiyonlar Ligi’nde 1 numara... Eda’nın blokları hücumu kadar güçlü değildir, ancak yine de Walewska’dan daha iyi.
Odintsovo’nun diger iki ortası da (koçları hangisini tercih ederse etsin) bence biraz vasat oyuncular. Çiğdem’le karşılaştırırsak, örneğin serviste çok daha zayıflar (Set başına atılan servis sayısı servis gücünün direkt bir göstergesidir. İyi servis atan, çok sayı aldırır o yüzden daha çok servis atar)
Ayrıca Çiğdem’in bloklarını ne kadar beğenmesek de Bogacheva’dan da Lisovskaya’dan da daha iyi olduğunu görüyoruz. Hücumda da Eda kadar yüksek olmasa da %54 gibi iyi bir rakam tutturmuş kaptanımız. İpek’i değerlendirmiyorum. Bildiğim kadarıyla sakatlığı tam olarak geçmediği için oynamayacak.
Kısacası orta oyuncularda da iyi durumdayız.

Liberolar:
Kryuchkova ile Nihan’ı karşılaştıralım. Songül’ü değerlendirmiyorum çünkü çok az görev aldı ve genellikle libero olarak değil de arka alan savunmasını güçlendirmek için Seda’yla değişerek oynadı.
Belki de en çok merak edilen karşılaştırma budur. Malum, kimse Nihan’ı beğenmiyor ya...



Nihan’ın mükemmel karşılama oranı çok düşük. Daha doğrusu Odintsovo’nun liberosu Kryuchkova’nınki çok yüksek. Ancak bu kimseyi korkutmasın. Kryuchkova Nihan kadar manşete giren bir libero değil. Bakın karşıladığı ortalama servis 3,3 ile Nihan’ın 6,4’ünün neredeyse yarısı. Çünkü Walewska arka alanda olduğunda, libero oyuna girmiyor, liberosuz 6 oyuncuyla oynuyorlar. Bu da bence liberolarının iyi olduğunun değil aksine çok iyi olmadığının göstergesidir. Yine de Kryuchkova’nın hatalı manşetinin de Nihan’ın üçte biri olduğunu da unutmadan gösterelim.
Yani bence Nihan yine de iyi bir libero olsa da, bu pozisyonda diğer pozisyonlar kadar avantajlı olmadığımız da ortada.
Nihan’ın da zaten güçlü yönü manşetlerinden ziyade savunması. Savunmayla ilgili istatistikler maalesef yayınlanmadığı için o konuda bir karşılaştırma yapamayacağız.

İki takımın genel karşılaştırması

Ancak oyuncu oyuncu karşılaştırma doğru ve yeterli değil. Çünkü voleybol tam bir takım oyunu. Bir pozisyonda çok zayıfsanız, diğer pozisyonlarda dünyanın en iyi oyuncularını toplasanız dahi, sıkıntı yaşarsınız. Hatta dengeli, hiçbir pozisyonda çok zayıf olmayan vasat takımlara bile yenilebilirsiniz. Geçen sezon Fenerbahçe’nin Türk Telekom, Vakıfbank, Eczacıbaşı gibi kağıt üzerinde daha güçlü rakiplerin arasından sıyrılmasını sırrı da buydu.
Her neyse, sonuç olarak Odintsovo kağıt üzerinde Dinamo Moskova’dan daha zayıf bir takım. Ancak Dinamo’nun önemli bir manşet sorunu vardı. Odintsovo’nun ise hiçbir pozisyonda böyle bir zayıf karnı yok.
Bu yüzden iki takımı toplamda karşılaştırmak bence daha doğru olacaktır.
Öncelikle şunu belirteyim. 8 maçlık bir değerlendirme yaptım. Odintsovo bu 8 maçlık maratonda grubunda ilk 3 maçını kaybetti. Ancak son 3 grup maçını da kazanmasını bildi. Üstelik bunlardan biri Novarra’ydı. Dolayısıyla zamanla oturan, birbirine alışan ve daha iyi oynayan bir takımla karşı karşıya olduğumuzu bilelim. Bu yüzden istatistikler yanıltıcı olmasın diye “kazanan” ve “kaybeden” diye 2 ayrı Odintsovo da koydum. Böylece rakibimizin kazandığı ve kaybettiği maçlarda neleri doğru neleri yanlış yaptığını görme şansımız olur. Ve “kazanan” Odintsovo’nın bile üstünde olduğumuz yönlerimiz var mı yok mu ona bakabiliriz.

Servis gücü
Öncelikle servisyerimizi karşılaştıralım. Çünkü bence en güçlü yanımız.
Bir takımın servis gücünü 3 şey belirler:
1. Atılan servis sayısı
2. Ace sayısı
3. Rakip takımın manşet oranlarının düşüklüğü.

Şimdi bu kriterlere göre karşılaştırmaları görelim:



Görüldüğü gibi bizim ace sayımız çok yüksek. İlginç olan Odintsovo kaybettiği maçlarda daha iyi servis atmış! Demek ki o maçlarda başka yönleri zayıf kalmış.



Rakip manşetlerine baktığımızda bizim rakiplerin sadece %36 mükemmel servis karşılayabilidiğini görüyoruz. Olumlu manşetler ise %56’da kalmış rakiplerimizde. Bunlar çok iyi yüzdeler. Hata oranımızın yüksek olması servisleri riskli bölgelere atmasıyla açıklayabiliriz. Zaten iyi servis atan takımlar serviste daha çok hata da yapar. Bunu normal karşılamak gerekir.
Ancak Odintsovo’nun kazandığı maçlarda rakiplerine %65 olumlu, %37 mükemmel servis karşılama şansı verdiğine dikkat çekmek isterim. Demek ki iyi servis attıkları maçları kazanabilmişler. Ama yine de bizim ortalama değerlerin altında kalmışlar...

Manşet:
Şimdi de manşetlerimizi karşılaştıralım. Bu sanırım Fenerbahçe’nin en çok merak edilen değerleridir. Çünkü çeşitli voleybol forumlarında en çok kullanılan cümle şu: “Fenerbahçe’nin manşeti zayıf.” Ben bu değerlendirmeye katılmıyorum. Tamam manşetimiz servislerimiz, bloklarımız gibi diğer özelliklerimiz kadar kusursuz değil. Ama çok zayıf da değil. Tamam. Yumuşak karnımız ama, mesela bir Vakıfbank gibi, bir Dinamo gibi bu konuda çok güçsüz değiliz. Çünkü her şeyden önce bizde Nati gibi bence dünyanın en iyi manşetçisine sahibiz.
Şimdi iki takımı bir karşılaştıralım:



Görüldüğü gibi biz daha az hata yapıyoruz. Ama bizim olumlu ve mükemmel servis karşılama oranlarımız biraz düşük. Ancak arada büyük uçurumlar da yok. Biz %43 mükemmel karşılıyoruz, onlar %45. Biz %67 olumlu karşılıyoruz onlar ise %70…
Bir de rakip servislerini karşılaştıralım. Bu da bir takımın manşetinin gücünü gösterir:



Görüldüğü gibi rakiplere daha az ace şansı veriyoruz. Bu tablo başlangıçta çok bir şey söylemiyor gibi gözükebilir. Ancak ben bir rakama dikkat çekmek istiyorum. Kazanan Odintsovo kaybettiği setlerde ortalama 26,8 servis karşılamış. Kazandıklarında ise 16,7… Yani rakibi iyi servis attığında dağılmış. İyi servis karşılayıp sayı alabildiklerinde ise seti kazanmışlar. Bu bence iki şeyi gösteriyor:
1. İyi servis karşılayan bir takım ancak rakip servise yüklendi mi dağılabiliyorlar.
2. Servisleri iyi karşılayamadıklarında iyi oyun kuramıyorlar. Bu da biraz pasörlerinin kalitesinin düşüklüğünün göstergesi.

Peki Fenerbahçe’nin manşeti. Öyle bir hale geldik ki gecelerei rüyamızda manşet hataları göreceğiz. O kadar korkutuluyoruz. Ancak ben büyütülecek bir sorun olmadığını düşünüyorum. Neden mi? Bakın şu tabloya:



Evet, böylece bir efsanenin daha sonuna gelmiş bulunuyoruz. Gördüğünüz gibi Fenerbahçe’nin manşeti hiç de o kadar zayıf değil. Tabloda takımlar mükemmel servis karşılama yüzdelerine göre sıralandı. Görüldüğü gibi Fenerbahçe sonuncu falan değil. Odintsovo ve Cannes’ın ardından 3. Üstelik tüm rakiplerimizden daha az hata yapıyoruz. Ve olumlu servis karşılamada ise 2. sıradayız.
Bu turda tek sıkıntı, rakibimizin manşetlerinin şu an turnuvanın en iyisi olması. Ancak ben yine de servise yüklenerek bu problemin üstesinden geleceğimize inanıyorum.

Hücum:
Fenerbahçe’nin en güçlü olduğu yanlarından biri hücumu. Bu tabloda net bir şekilde görülebiliyor.



Çok daha az hata yapıyoruz, daha az blokta kalıyoruz ve sayı yapma oranımız daha yüksek. Özellikle Odintsovo’nun kaybettiği maçlarda çok blokta kaldığına (%10) dikkat çekmek isterim.

Bloklar:
Odintsovo iyi blok yapan bir takım. Daha gerçekçi bir karşılaştırma için rakip hücumlarının yüzde kaçının bloklandığını hesapladım:



Fenerbahçe %11.5 gibi çok iyi bir yüzde tutturmuş. Odintsovo kazandığı maçlarda bile bu rakamı geçememiş. Yani onlar blokta iyi ama biz daha iyiyiz. Üstelik Odintsovo’nun ortalama %9 gibi bir oranda yani bizden daha yüksek (bizim %7.6) blokta kaldığını düşünürsek, maçlarda onları blok manyağı yapacağımızı kestirebiliriz!

Savunma gücü:
Rakiplerin hücum yüzdelerinin azlığı bir takımın savunma gücünün göstergesidir. Rakip ne kadar az sayı yapıyorsa, ne kadar çok hata yapıyorsa, bu sizin savunmanızın ne kadar başarılı olduğunun direkt kanıtıdır. Öyleyse tabloya bir bakalım:



Görüldüğü üzere biz rakipleri daha çok hataya zorlayarak, daha çok bloklayarak ve daha az sayı aldırarak maç kazanıyoruz. Ancak yine de bir tehlikeyi şu tablo gösteriyor: Kazanan Odintsovo da bu değerlerde bizimle hemen hemen aynı. Hatta rakibe sayı yaptırma yüzdeleri %38,2 ile bizim %39,2 oranımızdan daha iyi.
Evet, bu şu tehlikeyi gösteriyor: Odintsovo iyi savunma yapan bir takım. Ama bizim de Yampiyonlar Ligi’nde en iyi hücumculara (Gamova, Nati, Eda gibi) sahip olduğumuz düşünülürse, bir de Seda’nın formunu gittikçe yükselttiğini hesaba katarsak, Odintsovo’yu zorlayacağımızı düşünüyorum.

Kazanma alışkanlığı:
Bütün tablolarda genellikle öndeyiz. Ancak açık ara önde olduğumuz bir yönümüz varsa o da kazanma alışkanlığımız. Bu çok çok önemli bir özellik:



Görüldüğü gibi sadece 2 set vermişiz. Odintsovo ise 14 set vermiş. Biz hiç maç kaybetmemişiz, Odintsovo 4 maç kaybetmiş. Ancak Odintsovo’nun grubundaki son 3 maçını ve son 12 maçında Dinamo’yla ilk maçı kazandığını unutmayalım. Yani onlar formlarını yükseltmişler. Bu bir tehlike. Ancak Fenerbahçe’nin çok önemli bir kazanma alışkanlığı ve takım disiplini var. Kolay, zor dinlemeden tüm rakiplere karşı aynı ciddiyet ve kazanma isteğiyle oynuyoruz. Türkiye ligi ne kadar az kaliteli olursa olsun, (ligde Eczacı ve Vakıfbank dışında bizi zorlayacak hiçbir rakibimiz yok) Fenerbahçe’nin hiç kazaya uğramaması önemli. Dikkat ediyorum, maçlarda 3 sayı üst üste verdiğimiz anda, deBrandt hemen mola isteyip önlemini alıyor. İstersek 10 sayı önde olalım.
Ben işte takımın en çok bu yönüne güveniyorum. Takım gücünün bilincinde ve kaybetmeyeceğine emin. Ama açıkçası her şeyin bir ilki vardır. Dörtlü Finalde kaybederseniz bunun telafisi olmaz, kupayı alamazsınız. Ama şu iki Odintsovo maçından birini kaybetseniz bile set averajıyla Dörtlü Finale kalabilirsiniz. O yüzden kaybedeceksek bari şu turda kaybedelim diyorum.
Ben ilk maçı 3-0 alacağımıza, ikinci maçı ise en kötü 3-1 kazanacağımıza inanıyorum. Çünkü iki takım arasındaki bütün karşılaştırmalarda Fenerbahçe görüldüğü gibi önde. Üstelik biz takım oyunu da oynuyoruz. Örneğin tamamen Gamova’ya bağımlı hücum etmiyoruz. Çok silahımız var. Ayrıca takım savunmamız, yardımlaşmamız, takım içindeki arkadaşlık ve dayanışma havası çok yüksek. Bence voleybolda en önemli şey de bu.
Sarı Meleklere başarılar diliyor, bir kazaya uğramadan Dörtlü Finale kalacaklarına inanıyorum.

Özgür

1 yorum:

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Etiketler