7 Temmuz 2010 Çarşamba

Almanya - İspanya Maçı Öncesi.

Spanish forward Fernando Torres (R) runs for the ball ahead of 
German defender Philipp Lahm during t

Euro 2008'in rövanşı bakalım ne olacak ?
Yukarıdaki resimdeki maçı Torres'in golü ile kazanan İspanya Şampiyon olmuştu.Doludizgin buraya kadar gelen Almanlar rövanşı alıp Portakalların rakibi olabilecekler mi ?
 Ne kadar bol gol atsalar,ne kadar formda olsalarda ben sanmıyorum Almanların galip geleceğine.
Favorim İspanya.Zorlanarak ,tek tek altın vuruşla buraya kadar gelseler de David Villa gibi bir golcü,muhteşem pasör orta sahaları kısacası müthiş bir jenerasyona sahip İspanyollar sadece bu maçı değil
finali de alır ve Dünya Şampiyonu da olur.
 Almanya'da Müller'in yokluğu büyük eksiklik.Bu turnuvaya damgasını vuran adamlardan biri oldu.
Yerine Trochovski oynayacak.O da iyi bir isim ama formda Müller gibi olamaz.Başka bir değişiklik olmaz.
Göbekte Schwansteiger gene büyük silah ama bu kez karşısında Xavi,X.Alonso,İniesta gibi yıldızlar var.
Klose bakalım Puyol ve Pique'yi alt edebilecek mi ? Onları sağa sola taşıyıp göbeği boşalttırmak isteyecektir.
Del Bosque ikaz etmeli Puyol ve Piquet'i.Podoslki'nin karşısında bu kez çok sağlam Ramos var.
Mathias Özil'in bu maçta fazla etkili olabileceğini sanmıyorum.Yavaş yavaş kırılganlaşıyor,düşme var zaten.
 Del Bosque kendi sisteminden taviz vermeyeceğini,kendi oyunumuzu oynayacağız diyerek belirtiyor.
O yüzden çok kişinin düşündüğü Torres'i kesip orta sahaya Fabregas'ı almayı yapmayacak,gene Torres ile
başlayacak.David Villa gene enteresan bir şekilde kenarda oynayacak ama gene etkili olacaktır.Oyunun gidişatına göre değişiklikler olabilir tabii.Llorente girebilir sonradan.
 Hep uzatmaya gidebilir dedik ama bu kez gerçekten uzatmaya gidebilir maç Almanlar kilitler maçı ama penaltılara kalmadan İspanya kazanır.

Uruguay - Hollanda : 2-3 ( Yazık Oldu Uruguay'a)

Portakal bayramı

URUGUAY: 2 - HOLLANDA: 3

STAT: Green Point Stadı
HAKEMLER: Ravşan İrmatov (Özbekistan), Rafael İlyasov (Özbekistan), Bahadır Koçkarov (Kırgızistan)
URUGUAY: Fernando Muslera, Diego Godin, Mauricio Victorino, Walter Gargano, Maximiliano Pereira, Martin Caceres, Diego Perez, Alvaro Pereira (Dk. 78 Sebastian Abreu), Egidio Arevalo, Edinson Cavani, Diego Forlan (Dk. 84 Sebastian Fernandez)
HOLLANDA: Maarten Stekelenburg, Khalid Boulahrouz, John Heitinga, Joris Mathijsen, Giovanni van Bronckhorst, Dirk Kuyt, Mark van Bommel, Wesley Sneijder, Demy de Zeeuw (Dk. 46 Rafael Van Der Vaart), Arjen Robben (Dk. 90 Eljero Elia), Robin van Persie
GOLLER: Dk. 18 Van Bronckhorst, Dk. 70 Sneijder, Dk. 73 Robben (Hollanda) Dk. 41 Forlan, Dk. 90 2 Maximiliano Pereira (Uruguay)
SARI KARTLAR: Dk. 22 Pereira, Dk. 29 Caceres (Uruguay), Dk. 29 Sneijder, Dk. 78 Boulahrouz, Dk. 90 5 Van Bommel (Hollanda)

1.JPG

3.JPG

 Maç öncesi iki takımdaki eksiklikler,Uruguay'ın Avrupalı rakiplere karşı galip gelememe sorunsalı (Son 13 Dünya Kupası maçında hiç bir Avrupalı rakibini yenememişler),Hollanda'nın klasik futbolundan revizyona gidip sağlamcı bir yapıya gitmesi ve bunun sonucunda da 25 maçtır yenilmemeleri,12 (13 oldu) maçtır üst üste kazanmaları,2010'da oynadığı tüm maçları kazanmaları ve Robben-Sneijder gibi 2 final maçlarının adamı yıldızlara sahip olması gibi nedenlerle Hollanda favoriydi.Bir de Özbek hakem ve yardımcılarının açık lojistik desteği ve müthiş balları eklenince 32 yıl sonra finale çıkmaları olağan hale geldi.
 2 takımdaki eksikler en çok Uruguay'ı etkiledi.Hollanda Van der Wiel'in yerine Boulahrouz,De Jong'un yerine de De Zeeuw 4-2-3-1 sistemindeki yerlere monte edildi.İkinci yarıda da Maarwick risk alarak De Zeeuw'u alıp,Van der Waart'ı alarak ofansif gücü arttırdı.Uruguay'daki eksikler ise hem nitelik olarak hem yapısal olarak çok etki yaptı.En başta Luis Suarez'in olmaması hücumda efektifliği çok azalttı ve hücumda kısırlık
yaşadılar.Golü de Forlan uzaktan bir şutla attı.Lugano'nun olmaması da hem defans hem hücumda duran toplarda arandı.Sol bek Fucile ve sol kanat Lodeiro'nun da olmaması ile Tabarez farklı 11 çıkarmak zorunda kaldı.Kurguda değişti.İlk kez oynayan oyuncular da oldu.Sol bek'te Caceres ve Ön liberoda Gargano bu turnuvada ilk kez forma giydiler.Lugano'nun yerine Godin oynadı.İyi de oynadı ama 3.golde bir anlık gecikmesi Robben'in kafayı vurmasına neden oldu.Sol bek Caceres (Juventus) ilk başlarda heyecandan çok tutuktu ama sonradan açıldı.Orta sahada Gargano göbeğe girince,Perez sağ kanata çekilmişti.Gargano'da çok çalıştı.Forvette Luis Suarez olmayınca çift santrfora döndüler ,Forlan'ı da Cavani'nin yanına sürdüler.
Halbuki Forlan Cavani ve Luis Suarez'in arkalarında orta sahaya çekilerek daha iyi oynuyordu.İleride defans oyuncuları ile yakın kontakta kalınca çok top kaybı yaptı.Ömer Üründül'de sallıyordu ama ne kadar klas bir futblcu olduğunu gene gösterdi ve solunu çaktı ,eşitliği getirdi.

2.JPG
 Uruguay zorunla yapısal değişikliklere rağmen gayet iyi oynadı.Tek eksikliği hücumdaki üretkenliğinin az olması ve Hollanda kadar şanslarının olmamasıydı.
 Maç dengede giderken Van Bronkhorst'un beklenmedik füzesi çataldan ağlara gitti.O ana kadar bir şey oynamayan Hollanda öne geçti.Forlan dengeledi her şeyi.İkinci yarıda da denge devam ediyordu.Marwijk'in
De Zeeuw - Van der Waart hamlesi etkisini gösterdi.68-75 arası biraz tempo yaptılar ve bu anlarda hakemler ve şasında etkisiyle 2 gol buldular ve rahatladılar.2.gol ofsayttı.Van Persie kalecinin görüş alanı içerisinde aktif
alanda kaleciyi engelliyordu.Sneijder'in vuruşunun tıngır mıngır direkten ağlara gitmesi,3.golde Robben her ne kadar kafayı iyi vursa da gene direkten ağlara gitmesi büyük şanstı.1.gol de de direk vardı sanırım.
Danimarka ve Brezilya maçlarında  da şans golleri bulmuşlardı.Demek ki futbol tanrıları Portakallara ''Yürü Ya
Kulum'' diyor.2.gol Uruguay'ı bitirdi.Adeta maçı bıraktılar ve 3.golü de yediler.O golü yemeseler belki de uzatmaya gidecekti maç.Tabarez bile kabullendi ve Forlan'ı çıkardı.Uzatmada gelen sürpriz gol nefesleri kesti.
Son saniyelerde uzun boylu Cavani ve Abreu'nun bir türlü kafayı vuramamaları da çok ilginçti.
Son saniyede çekilen şutun koldan dönmesi,ilk yarıda Cavani'nin ortasında Heitinga'nın açık kolundan dönmesi penaltı verilebilecek pozisyonlardı ama çok kötü maç yöneten Özbek hakem ve yardımcıları Hollanda'nın 14'ünü tamamladılar.Çok yazık oldu Uruguay'a.Elbette Yarı Finale çıkmaları büyük başarıydı ama final neden olmasın dı ? Böyle kaybetmek  kötü oldu.Tabarez ''Kaybetme seçeneğimi sorsalar böyle kaybetmeyi tercih ederdim'' diyor ama böylesi de üzücü oldu.
 Hollanda iyi oynamıyor.2 Finallerin adamı yıldızları Sneijder ve Robben'in sırtında finale kadar geldiler ama bundan sonrası kupa için şans yanlarında olmazsa teknik olarak işleri zor.
 Son olarak şu Van Bommel kılına bir çift lafım var.Bu ezik,sinsi emek hırsızı gene bildiğimiz gibiydi.
13 faul yapmış şimdiye kadar ve hepsi kartlık ama tek sarı kartını 90.dakikada itirazdan gördü.Maç sonrası da ortalığı karıştırdı gene.Tam gs'ye yakışan bir oyuncu.Zaten gs'nin Almanya şubesi B.Münich'te oynuyor.

6 Temmuz 2010 Salı

Geç olmadı mı? - Hasan Ali Atasoy

Geç olmadı mı?

Kaç kere tekrarlandı bu garabet? Ve daha kaç kere tekrarlanması gerekiyor?
Taraftar futbolda bir hareket bekliyor ama bombalar basketbol ve voleybolda patlıyor. Sinir bozucu bir soğukkanlılık ve suskunluk.


Amatör şubeler ne kadar profesyonelce iş yapıyorsa, profesyonel şube de o kadar amatörce davranıyor. Herhalde Şampiyonlar Ligi ön elemesinin sonucu bekleniyor kadroya takviye için. Tıpkı daha önce de olduğu gibi... Sonra öfkeyi yatıştırmak için panik transferleri patlar yine art arda.


Kaç kere tekrarlandı bu garabet? Ve daha kaç kere tekrarlanması gerekiyor?


Anlaşılan hatalardan, yanlışlardan ve dolayısıyla yıllardır ağır bedeller ödemekten sıkılan yok. Eğer ortada gerçekten bahsedildiği gibi bir ‘sistem’ olsaydı, hocanın da, transferlerin de geçen sezon bitmeden belirlenmiş olması gerekirdi.


Başka derin maliyetleri de oluyor bu sistemsiz ve rastgele transferlerin. Bu kez de “bu kadar büyük paralar ödedik, pazarını düşürmeyelim” mantığıyla kumara dönüyor iş. Ve sonucu çok önceden belli olan bir kumara hem de. Şampiyonluklar feda ediliyor bu gereksiz ısrarla.


Kadıköy’de geçerli tek sistem sistemsizlik. İstikrarla inat kavramı da birbirine karıştırılmış vaziyette. Buna sitem edene de tahammül yok. Peki biraz geç kalmadılar mı?


Yahu şu ‘çift haneli’ yılların, transfer ve maliyeti açısından ‘en zor yıllar’ olduğunu öğrenemez mi bir türlü futbolu yönetenler? Vitrine çıkma, vitrine sürme meselesi yüzünden hem transfer bir türlü sonuçlanamıyor, hem de fiyatlar fahiş seviyelere sıçrıyor.


Devler Ligi kapıya dayandı. Kimler alınacak da, takıma, hocaya ve sisteme ne zaman uyum sağlayacak? Adaptasyon sorunu yaşamamaları için insanüstü yaratıklar olması gerek bunların. Peki fatura kime kesilecek bu durumda? Bin yıldır alıştığımız ve alıştırıldığımız üzere, elbette ve her koşulda sorumluluğu ve günahı en az olan kişilere... Bu ülkenin en fedakâr taraftarları da, en çok bedel ödetilen kulübü de şu olan biteni hiç hak etmiyor.


Futbolda beklenen atağın ne zaman gerçekleşeceği merak konusu. Fenerbahçeliler şu sorunun cevabını arıyor: “Yarım yamalak ve kırılgan santrforlarla, çakma ve devşirme kanat oyuncularıyla, kırılgan ön liberolarla mı yola devam edilecek?”


Umut giderek daha da törpüleniyor! 
Hasan Ali Ataoy - 6 Temmuz 2010

http://fanatik.ekolay.net/Fenerbahce-Gec-olmadi-mi_6_YazarDetay_183829_17.htm

**************************
  Günlerdir sabrediyorum şu transfer konusunda bir şey yazmamak için.Ağır yazacağım çünkü.
Yazınca da Aziz Yıldırım muhalifi oluyoruz.Bugün Aziz Yıldırım'ın yıllardır en büyük destekçisi ama
bu sezon başı eleştirdiğimiz Papermoon yemeğini kendisi de yaptığı için haklı olarak kendisini eleştiren bir yazı yazdı diye Aziz Yıldırım'ın hışmına uğrayan ve kara listesine girdiğinden bu yana yıllardır bilinen gerçekleri  sık sık yazmaya başlayan (eskiden çok az ve üstü kapalı eleştirirek yazardı) Hasan Ali Atasoy içimi okumuş gibi tüm düşündüklerimi yazmış sağolsun.
 O yüzden yazısını buraya aldım.Bire bir her harfine katılıyorum.
 Aynı tas aynı hamam.Hiç bir beklentim yok futbol takımı ile ilgili.
Kazım döndü nasıl olsa Sağ açık almaya gerek yok derler.Semih kaldı,Guiza var,Gökhan var nasıl olsa diye Santrfor da almazlar.Bu takımda 3,5 kaliteli oyuncu var. - Alex-Lugano,Emre ve buçuk Gökhan Gönül - Gerisi vasat ve vasat altı oyuncular.Kaliteli oyuncu sayısını arttırın ,revizyon yapın diye yazıyoruz ama nafile.Alınan adamlar ya tutarsa.Şimdi de gene bir lanet olası Brezilyalı Grafite gelecekmiş.Yakışır valla.O da ne de olsa Guiza gibi 28 golle Bundesliga Gol Kralı olmuştu.
Guiza'dan 50 kat iyidir o ayrı mesele.Guiza yerine genç Furkan oynasaydı geçen sezon Şampiyonduk.
Brezilya sevdası nedir yahu ?
 Neyse boşa yazıyoruz zaten.
Vizyon meselesi.

Yarı Final : Uruguay - Hollanda Maçı Öncesi !!!!!!!!!!!

Netherlands' midfielder Wesley Sneijder (L) celebrating after he 
scored during the quarter-final against Brazil and Uruguay's striker 
Diego Forlan celebrating his goal during the quarter-final match against
 Ghana

Finale Son Adım.
Heyecan dorukta.Uruguay 2 kez Dünya Kupası kazanmış,Hollanda ise kapıladan dönmüş.
İki takımda da sıkıntılar var.Uruguay'da en büyük hücum silahı Luis Suarez kırmızı kart cezalısı.
Sol bek Fucile sarı kart cezalısı.Defansın göbeğindeki 2 uyumlu stoper Diego Godin ve Kaptan Diego Lugano
sakat,oynamaları belirsiz.Ajax'lı genç sol kanat Lodeiro sakat ve yok.
Hollanda da ise sağ bek Vander Wiel ve orta sahanın dinamosu Ön libero Nigel de Jong sarı kart cezalısı.
Sakatlıkları bulunan Stoper Mathijsen ve Van Persie oynayacaklar.
İki takımında en güvendikleri yıldızlar iki 10 numara.Forlan ve Sneijder.Forlan takımı A.Madrit'i UEFA Avrupa ligini kazandırdı.Bu turnuvada  3 golü var.Sneijder ise Real Madrit'in beğenmeyip sürgüne gönderdiği,istemeyerek gittiği İnter'de Şampiyonlar ligi ve Ligi kazandıranların başında geliyor.
Bu turnuvada 4 golü var.İkisi de çok formda.

 Muhtemel 11'ler ;
URUGUAY
1-Fernando Muslera
2-Diego Lugano                    
6-Mauricio Victorino             
3-Diego Godin                    
16-Maximiliano Pereira           
15-Diego Perez                   
17-Egidio Arevalo                
7-Edinson Cavani                 
20-Alvaro Fernandez               
13-Sebastian Abreu                
10-Diego Forlan

HOLLANDA
1-Maarten Stekelenburg
12-Khalid Boulahrouz
3-John Heitinga
4-Joris Mathijsen
5-G.van Bronckhorst
7-Dirk Kuyt
6-Mark van Bommel
14-Demy de Zeeuw
11-Arjen Robben
10-Wesley Sneijder
9-Robin van Persie


Uruguay'da Tabarez yukarıda Hürriyet'te verilen muhtemel 11'le çıkar mı bilemiyorum.
Luis Suarez yerine Abreu yazılmış.Abreu Suarez'in tersine ağır bir oyuncu.Uzun boyu ile pivot santfor gibi
oynuyor.Bence oynatmamalı,sonradan değerlendirmeli.Cavani'yi  ileride bırakıp,orta sahaya Sebastian Fernandez'i almalı.Forlan gene 1.maçtan sonra oynadığı forvet arkası orta saha pozisyonunda oynamalı.
Maçın gidişatına göre değişiklikler olacaktır ama başlangıçta kontrollü, oyunu tutan ve Hollanda'yı oynatmayacak bir kurgu ile çıkmalılar.Hollanda favori gözüküyor.Tabarez mutlaka Robben ve Senijder'e
önlem almalı.Stoperler Godin ve Lugano oynar tahmin ediyorum ama riske de atmamalı,sağlam adamlarla
çıkmalı.Sol bek Fucile'nin yokluğunda Victorino'yu da alarak ilk Fransa maçında çıktığı gibi 3'lü defans ve daha defansif bir 11 ile çıkabilir.
 Hollanda ise eksikleri Van der Wiel yerine Stoperden bozma Boulahrouz (Fas asıllı) ve Orta Saha da De Jong yerine De Zeeuw'u oynatacak gibi.De Zeeuw iyi oyuncu.AZ Alkmaar'daydı galiba Ajax'a geçmiş.
Maarwick 4-2-3-1 sistemini bozmayacaktır.O yüzden Van Bommel'in yanında Onu 2'linin ikinci adamı
olarak oynatır.Yoksa Van der Waart'da var yedekte ama çift ön liberodan vazgeçmez.
Önlerindeki 3 hareketli ve çabuk oyuncular Kuyt-Sneijder-Robben ve gene hareketli ve çabuk uç oyuncu Van Persie hücumda bakalım aradıkları fırsatları bulabilecekler mi ? Açık alan bulmaları lazım.
Tabarez,Brezilya - Hollanda maçının ilk yarısında Brezilya'nın taktiğini uygulamalı.Sert,yıldırıcı pres ile oynatmamalı.Duran toplara da dikkat etmeli tabii.Hollanda için de geçerli dur top konusu.
 Uzatmaya da gidebilecek bir maç.Hollanda az da olsa önde gibi gözüküyor ama futbol işte kağıt üstündekilerin  her zaman  tutmadığı için güzel ve çok sevilen bir oyun.
Uruguay'ın da en az Hollanda kadar şasnı var.% 60-40 Hollanda diyelim ama gönlüm Uruguay'dan yana.
Hollanda - Brezilya maçında da aynı şeyi yazmıştım tuttu.Bakalım bu kez de olacak mı ?
Başarılar Lugano ve arkadaşları !!!!!!!!!!!!!!

4 Temmuz 2010 Pazar

İspanya Bir Kez Daha David Villa İle : 1-0 !!!!

David Villa of Spain celebrates after he scores his side's first 
goal with team mate Francesc Fabregas

4.JPG
1.JPG
2.JPG
3.JPG

Ne maçtı arkadaş beeee.Bir kere helal olsun Paraguay'a.Herkesi şaşırttılar,beklenenden çok iyi oynadılar,çok zorladılar İspanya'yı.2-1 gerideyken 89'da bile gol pozisyonuna girdiler ama atamadı Santa Cruz.
 Bu kez Santa Cruz ve Lucas Barrios'u yanına alıp,Waldez ve Cardoso'yu 11'e sürmüştü Arjantinli hocaları.
  Cardoso buraya getiren son penaltıyı atmıştı Japonya maçında ama bu kez Casillas'ı geçemedi.
Burada bu penaltıyı veren hakem Carlos Batres'i kutlamak lazım.Bizim TSL'de Fenerbahçe maçlarında Lugano'ya kaç defa yapılıyor bu hareketler ama vermiyor bizim çok bilen eyyamcı,çok bilen tetikçiler.
Ders alsınlar.Batres penaltıyı verdi ama İspanya'nınkini tekrarlattığı gibi bunu da tekrarlatmalıydı zira İspanyollar burada da erken girdiler ceza sahasına.Günün adamı Casillas bir trajediyi önledi takımı adına.
Burada Pique gibi bir kaliteli defans oyuncusunun nasıl öyle bir hata yaptığı da merak konusu.
Akabinde hemen bu kez İspanya penaltı kazandı.Ağır bir karardı bence.Xabi Alonso 2.de Cardoso'ya Sen
Üzülme dedi ve Villar'a teslim etti.Villar da günün başarılı isimlerinden biriydi.
 İspanya gol için yüklendi ,her şeyi yaptı Del Bosque ve öğrencileri  ve sonunda gene çok ilginç bir şekilde
bilardo usulü yaptılar bu kez önce Pedro ve sonra Bay Gol David Villa.Müthişti.
Aslında bjk'lilerin ''Yeniköy Kasabı '' Bosque inat etmeyip David Villa'yı kenarda değil göbekte oynatsa hiç bu kadar zorlanmazlar gol bulmakta ama O da Maradona gibi deney ve icat peşinde.Pedro girince D.Villa ortaya geldi ve etkili oldu.Orta sahadan gümbür gümbür akan o pas kanallarının sonunda gol öyle veya böyle belki de uzatmada ama gelecekti.Paraguay'da bulabilirdi golü.Ki buldular da ilk yarıda ama hakem Waldes'e elle oynama verdi ama değildi.
 Sonuçta İspanya ,Portekiz'den sonra aynı şekilde ve gene ''Altın Vuruş'' ile Yarı Finale geldi.
Ama burada Maradona ve Arjantin'in yaptığı hataya düşmemeliler ve önlem almalılar Almanya'ya.
Müller'in olmaması da avantaj İspanya adına.Hızlı oynayan Almanlara tempo yaptırmamalılar ve geriye
düşmeye çalışmamalılar.
 Bu arada Cardoso için Fenerbahçe'ye gelecek deniliyor.Aman ha diyorum.Çok ağır bir santrfor.
Biz hızlı oynayacağız derken ağır bir santrfor nasıl olacak ?

Maradona'nın Yapacağı Bu Kadar İşte : 0-4 (Bozgun)

Arne Friedrich of Germany (2L) celebrates scoring the third goal 
with teammates Miroslav Klose (L), Thomas Mueller (2R) and Per 
Mertesacker
4.JPG
1.JPG

2.JPG

3.JPG


TEK SUÇLU SENSİN ERTUĞRUL SAĞLAM'IN ARKADAŞI (!)
5.JPG

Beklenen acı son felaketle geldi.Olacağı buydu.Böyle Olacağı Belliydi.
Evet bu laflar klişe ama  gerçekten böyle.Daha ilk Nijerya maçından belliydi bu takımın defansif anlayışının
SIFIR olduğu,bu gidişle çok ileri gidilemeyeceği.5+5 gibi bir garabetin 4-2-3-1'in son modern uygulayıcısı
karşısında duvara toslayacağını 5 yaşındaki çocuk bile biliyordu  ama Megolamanyak Mazide kalmış Maradona bilmiyordu.
 Kupa öncesi grup incelemelerimde Arjantin'i desteklediğimi ama bu takımın en zayıf halkasının Maradona
olduğunu yazmıştım.Maradona'nın bu kobay takımı elemelerde Bolivya'dan Lapaz'da 6 yemedi mi ?
Kupaya kapağı son anda atmadı mı ?
 Garip bir kararla bu takımın savunma yapabilmesi için elzem kere elzem Cambiasso,Gago ve Zanetti'yi kadroya alma.Doğru dürüst sağ ve sol beklerin olmasın,sol beke Stoperden Heinze'yi ,sağ beke Stoperden Ottomendi'yi devşir,gene sağ beke orta sahadan Jonas Gutierrez'i devşir.Orta sahada sadece Mascherano'yu
bırak defans için,iki kanata sadece hücumu düşünerek Di Maria ve Maxi Rodriguez'i koy.Bireysel hücum yetenekleri ile zayıf takımları yen ve havaya gir.Herkesin gördüğü ve bildiği Alman takımının güçlü yanlarına
hiç bir tedbir alma gereği duymadan aynı anlayış ve aynı kadro ile çık.Ondan sonra balonun patlar işte.
 Çeyrek finaller öncesi yazımda olacakları bildiğim için hep Maradona şunu oynatmalı,kanatlara önlem almalı gibi şunları yazmıştım ;
 Arjantin büyük bir hücum gücüne sahip Messi henüz golle buluşamamasına ve bildiğimiz efektiflikte olmamasına rağmen ama artık bu maçta sahneye çıkar.Savunmada vasat oldukları malum.Samuel yetişirmi bilmiyorum.Yetişirse çok iyi olur.O zaman sağ bek'e Burdisso'yu çekebilirler,Ottomendi zayıf kalıyor.
Orta sahada Veron mutlaka oynamalı.Maradona iyi bir 11 çıkarmalı.Almanya 4-2-3-1 oynuyor ve ters gelebilir.Kanatlardaki Podolski ve Müller'e önlem almalı,Klose'nin stoperleri sağa sola taşımasını önlemeli.
Stoperler asla göbeği boşaltmamalı.Ancak kesinlikle kanatlara önlem almalı.

Çıktı işte.Korktuğum gibi Maradona kafasına göre takıldı ve hiç bir önlem almadan aynı 11 ile kabak gibi ortaya çıktı.Ottomendi sağ bekte zayıf dedik koridor oldu.1.golde kafayı vurdurdu Müller'e.Bir de bu adam asıl stopermiş.Bu adam Türkiye'de 2B'de bile oynayamaz.Samuel iyileşmiş ama oynatmadı ve gördü gününü.
Defansta şimdiye kadar tek idare eder görünen adam Heinze de patladı ve batırdı.
 Veron kesik,onun yerine açık adamlar ve defans yapmayı bilmeyen ve fizik güçleri de yerinde olmayan
Di Maria ve Maxi oynadı.Hadi öyle başladın,ikinci yarıya bir değişiklik yaparak çık.Yok.2.gol şimdi gelir ve iş biter diyordum ve dediğim oldu.Keçi boynuzu gibi  Messi'nin ve diğerlerinin gömülü alan savunmasını ısrarla
adamların içinden geçmek gibi acayip bir usül denemeleri komikti.Messi'den artık sahneye çıkar dedik ama nafile.Tamam kanatta oynamıyor,tamam 3-4 kişi basıyor falan da O da hiç bir şey yapmıyor ki Baba.
Ne frikiği firikik,ne şutu şut.Ya dağlara ya kaleci alıştırıyor.Arjantin kenardaki Maradona'dan Tevez hariç tüm oyunculara kadar rezildi.Tek çabalayan Tevez di.Higuain efendi ''Bay Ofsayt'' oldu.5 Ofsaytın hepsi Onun.
 Yazık yani.Düşündüğüm her negatif işi yaptı Maradona.Oyuncu değiştirmesi lazım.şimdi gider bu Pastore'yi
alır diyorum içimden,aldı hakikaten de zaten iş bitmişti.Ki Pastore kim ki daha Veron varken veya diğerleri.
 Arjantin'i destekleyenler olarak üzüldük ama Almanya Birleşmiş Milletler takımı haketti sonuna kadar.
Bol devşirmeli kadrodan Löw'ün modern bir 4-2-3-1 uyarlaması çıkarabildiğini yazmıştım.
Öyle ki Klose bile tüm sezon BM'de doğru dürüst oynamadı,sadece 3 gol atabildi ama burada müthiş.
Podolski öyle.Önemli olan sistemi iyi kurmak ve işletmek.Schwansteiger önderliğinde çok iyi oynadılar.
Mathias Özil (Bu arkadaş kendini Alman hissediyormuş.İsmini Mathias yapsın hemen o halde ) ikinci yarı ortaya çıktı ancak.Nefret etsem de  Almanlardan - O Merkel nalet karısını havalara uçurttun ya orada lan Maradona seni beeee - görünen ortada.Müthiş gidiyorlar.İngiltere ve Arjantin'i arka arkaya en öncede Avustralya'yı 4'lemek kolay değil.Ama karşılarında bu kez Matadorlar var.
Göreceğiz bakalım.Löw'ü severim ama yanlış ülke,yanlış millet be hocam.

3 Temmuz 2010 Cumartesi

Darius Lavrinoviç Fenerbahçe Ülker'de !!!!!

 http://blog.spor90.com/wp-content/uploads/Darius-Lavrinovic-UNICS-euroleague.jpg
 Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız, Real Madrid’in Litvanyalı pivotu Darius Lavrinovic’i renklerine kattı.

31 yaşında ve 2.12 metre boyundaki tecrübeli pivot, geçtiğimiz sezonu Real Madrid’de 11.1 sayı, 4.5 ribaund, 1.2 asist ve 1 top çalma ortalamalarıyla kapatmıştı.

Yıldız Basketbolcumuzun imza töreniyle ilgili bilgi, önümüzdeki günlerde kamuoyu ile paylaşılacaktır.

Fenerbahçe Spor Kulübü

http://estaticos03.marca.com/imagenes/2009/06/25/baloncesto/acb/1245932182_0.jpg
http://img695.imageshack.us/img695/2812/lavri6.jpg
click to zoom
click to zoom
click to zoom
click to zoom
click to zoom

 * Polonya  Eurobasket 2009 'da Litvanya forması ile 6.2 sayı,4.7 ribaunt,1.2 asist ile oynadı.
* Eurobasket 2007'de Bronz Madalya kazandı Litvanya ile.
* 2008 Pekin Olimpiyatlarında da Yarı Final oynadı.

*********************************************************************************
  Çok şükür beeeeeeeeeeeeee.Bugünleri de görecekmiydik ya.
Yıllardır şu takıma 1.sınıf bir pivot alın diye dilimde tüy bitti.Gençlerimiz var gençlerimiz dediler durdular.
Gördük 3-4 senedir gram ilerlemeyen  gençleri.Biri kulübü şikayet ederek kaçtı gitti.(Ömer Aşık),diğeri
olmayacak duaya amin demeye NBA'e gidiyor.(Semih).En küçükleri daha başlamadan ihanet etti kaçtı gitti.
(Enes Kanter).Kalan Oğuz'dan da bir şey beklemeye gerek yok.Nihayet güzel şeyler görmeye başladık.
Lavrinoviç için bir şey yazmaya gerek yok.İç ve dış tehditi üst düzeyde,savunması da fena olmayan kalteli bir uzun.Üçlükleri meşhurdur hani.İçimize sinmese de Kaya Peker de var orada.Artık dışarıdan üçlük atarak oynayan bir sistemden içeriden de pekala oynayabileceğimiz gayet dengeli bir takım olacağız.
Başkan F4 dediğinde diğer branşların yanında erkek basketi de araya kattı diye düşünüyordum.
Erkek basketbolda F4 kolay değil.Bu transferlerle tamamdır F4 dememek lazım.Niyetlerin ciddi olduğunu gördük en azından ama bence bu sezon F8 büyük başarı olur.İleriki yıllarda kendi salonumuzda bitiyor nasıl olsa ,önemli olan sürekli F8-F4 dolaylarında gezinen üst seviye bir takım olmak.
Haydi Hayırlısı bakalım.
Hayırlı Olsun Darius.Başarılar.
Bu arada  başarılı olacağına asla inanmasam da doğru düzgün bir şekilde az da olsa (500 bin dolar) bonservis ücreti ile NBA-Boston Celtics'e giden Semih Erden'e teşekkürler,başarılar.Yolu açık olsun.

FİBA Bayanlar Euroleague 2010-2011 Sezonu Rakiplerimiz Belli Oldu.


click to 
zoom

Euroleague organizasyonunda kura çekimi Almanya’nın Münih kentinde gerçekleşti...
Bayan Basketbol Takımımızın menajeri Didem Akın’ın da katıldığı kura çekiminde Bayan Basketbol Takımımız euroleague’de b grubunda, UMMC EKATERINBURG, LOTOS GDYNIA, EUROLEASING, GOSPIC ve R. ECOPOLIS takımları ile eşleşti.

Euroleague’deki grup maçları 27 Ekim’de başlayacak ve 19 Ocak’ta tamamlanacak.

Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımımızın Euroleague’deki rakipleri ve maç programı şöyle:

B GRUBU
FENERBAHÇE
UMMC Ekaterinburg (Rusya)
Lotos Gdynia (Polonya)
MKB Euroleasing Sopron (Macaristan)
Gospic (Hırvatistan)
Rivas Ecopolis (İspanya)


FİKSTÜR
28 Ekim 2010
21:30 Rivas Ecopolis - Fenerbahçe

3 Kasım 2010
20:30 Fenerbahçe - Gospic

10 Kasım 2010
21:30 MKB Euroleasing - Fenerbahçe

17 Kasım 2010
20:30 Fenerbahçe - Lotos Gdynia

24 Kasım 2010
21:30 UMMC Ekaterinburg - Fenerbahçe

1 Aralık 2010
20:30 Fenerbahçe - Rivas Ecopolis

8 Aralık 2010
21:30 Gospic - Fenerbahçe

15 Aralık 2010
20:30 Fenerbahçe - MKB Euroleasing

12 Ocak 2011
21:30 Lotos Gdynia - Fenerbahçe

19 Ocak 2011
20:30 Fenerbahçe - Lotos Gdynia

Geçen sezonki Statü.Devam ediyor sanırım.
 
RAKİPLERİMİZİ TANIYALIM !!!!!!

UMMC EKATERİNBURG
logo

click to zoom
 Geçen yıl ki kadroları bu.Kadrolarını koruyorlar.
Sadece Ann Wauters ayrılmış olabilir.

RİVAS ECOPOLİS



click to zoom
Geçen sezonki kadroları.
Gelenler ve Devam edenler :
 Javier Fort (Antrenör). Elisa Aguilar (Ros Casares), Clara Bermejo, Anna Cruz, Amaya Valdemoro (Ros Casares), Tamara Abalde (Ros Casares), Laura Nicholls (Hondarribia Irún), Laura Herrera (Estudiantes)
Courtney Paris (ABD-Pivot.23 yaş.1.93)
 


Gidenler :
Jelena Dubljevic (Tarbes Basket), Cathy Joens (Bourges Basket), Elin Eldebrink (Charleville-Mezieres), Andrea Csaszar, Petra Ujhely (Bracco Geas).

LOTOS GDYNIA
logo
 Lotos Gdynia  Polonya'nın Under-18 antrenörü, Nikolaj Tanasiejczuk ile anlaştılar.
En büyük silahları İvana Matoviç'i  biz aldık.Geçen yılda aynı gruptaydık ve 2 maçı da kazanmıştık.
(75-67 ve  deplasmanda 63-69)
Letonyalı Eline Babkina'yı SK Cesis (Letonya)  takımından almışlar.

Polkowice takımından Daria Mieloszyńska'yı almışlar.Texas Longhorne'da da oynamış.

 Resmi sitelerinde bile geçen sezonki kadroları var.
click to zoom


 Bu kadrodan Gidenler :
Ivana Matovic (Fenerbahce Istanbul), Erin Phillips (Wisla Can-Pack Krakow), Magdalena Leciejewska (Wisla Can-Pack Krakow), Louice Halvarsson (Frisco Sika Brno).
Gelenler : 
Nikolaj Tanasiejczuk (Antrenör). Elina Babkina (SK Cesis), Dora Horti (MKB Euroleasing Sopron), Milka Bjelica (TEO Vilnius),Daria Mieloszyńska' (Pokowice), Monice Wright (Wisla Can Pack-Minnesota Lynx), Miljana Musovic (Sırbistan)

 EUROLEASİNG  SOPRON

logo


click to zoom
Geçen yılki kadroları.
Bu sezon ;
Gelenler ve Devam edenler :
Norbert Szekely (Antrenör), Angel McCoughtry (Good Angels Kosice), Zane Tamane (USK Praga), Kata Honti, Boglarka Kocsis (BSE Budapest), Fanni Szabo (BSE Budapest), Diana Furesz (SEAT Lami), Timea Czank, Adrienn Czinder, Amber Holt, Zsofia Varga, Petra Vagvolgyi, Tijana Krivacevic, Alma Nemeth, Zsofia Licskai.
Gidenler :
Jelena Milovanovic (Spartak Moscow Region), Maja Miljkovic (Bourges Basket), Dora Horti (Lotos Gdynia).

 GOSPİC CROTİA OSİGURANJE
 logo


click to zoom
 Geçen yılki kadroları.

Gelenler ve Devam edenler :
Stipe Bralic (Antrenör). Maurita Reid (MUKS Poznan).
Gidenler : 
Anda Jelavic (Wisla Can-Pack Krakow).

 *****************************************************************************
  Öncelikle kura her ne kadar zor olsa da Hayırlı Olsun diyorum.
Kuranın zor olması çekindiğimiz,korktuğumuz anlamına gelmiyor sadece tespit etmekte yarar var.
Bu sezon F4 hedefi ile yola çıkıyoruz ve ona göre bir reorganizasyona gittik.Yeni Koç ve yeni oyuncular.
Her şeyden önce Taurasi gibi bir firma isim aldık.Rakipler bizden çekinsin.
Gruptan 4 takım çıkıyor.Biz,UMMC,Rivas Ecopolis ve MKB Euroleasing çıkar.
UMMC ile liderlik mücadelesi yaparız.
Burada en önemli noktanın 16'ya daha fazla galibiyet sayısı ile çıkmak olduğunu biliyoruz.
Geçen yıl 7/3 ile Çeyrek Finalde S.Moskova'ya tosladığımızı,sürpriz Brno mağlubiyetinin bize pahalıya
mal olduğunu hatırlıyoruz.O yüzden en az 8/2 ile çıkmamız lazım.İçerideki maçları UMMC dahil kazanmamız gerek.Deplasmanda UMMC yenilgisi olabilir.Bir de Rivas deplasman yenilgisi.Bunun dışındaki yenilgiler bizi
ileride zor bir kulvara sokabilir.16 içinde ilk 4 içinde yer bulmalıyız.
Hayırlısı olsun.Başarılar Kraliçelerimize.
Güveniyoruz ve bu sezon F4 yapacağız.Sonrası Allah kerim diyelim.

Gana'nın Dramı.Uruguay Yarı Finalde : 1-1/4-2 (P)

Asamoah Gyan of Ghana covers his face in shock after he hits a 
penalty kick onto the crossbar

4.JPG
1.JPG
2.JPG

3.JPG

Müthiş bir Maç Oldu.Dram,Trajedi,Heyecan,Stres,Adrenalin,Düğünevi,cenaze evi her şey vardı.
Maçın favorisi Uruguay'dı ama ecel terleri döktüler ve futbol ilahlarının yardımıyla güldüler.
Aslında bütün hata kendilerinde.BENCİLLİK yüzünden bu durumlara düştüler.
Başta Luis Suarez olmak üzere,Forlan ,M.Perreira bencillik yapmayıp boş durumdaki arkadaşlarını görebilseler maçı normal sürede zorlanmadan kazanırlardı.Maça çok iyi başladılar ve ilk 30 dakikada çok iyi oynadılar.28.dakikada 6.kornerlerini kullanıyorlardı ama sonuç alamadılar.Çünkü Gana defans göbeğinde Kaptan John Mensah ve Cro Magnon İnsanı Vorsah tüm hava toplarını aldılar.İtiş kakışlarda da Portekizli hakem hep Gana lehine karar verdi.Gana ilk atağını 30.dakikada yaptı.İyi bir kontraağa çıktılar ama değerlendiremediler.Sonrasında ilk kornerlerini kazandılar.Vorsah boş kafayı auta attı.
Gene bir kornerde Vorsah Cro Magnon'u Lugano'yu sakatlayınca 38'de çıkmak zorunda kaldı ve yerini Scotti'ye bıraktı Lugano.Uruguay'da Godin zaten sakat yoktu.Lugano'da sakatlanıp çıkınca defansın göbeği
Victorino ve Scotti gibi 2 riskli adama kalmıştı.Gana oyunu dengelemişti ama gene de ilk yarı 0-0 bitecek
derken nihayet Rajevac ile buzları eriten ve 11'e kapağı ilk kez atan Muntari'nin 37 metreden beklenmedik
şutunda kaleci Muslera topu göremedi,Gyan'ın  da ani eğilmesiyle topu bir anda ağlarda gördük.
Bu şok gol Gana için büyük şans oldu soyunma odasına giderken.İkinci yarıya çıkarken Tabarez doğru bir değişiklikle sahada hiç bir şey yapmayan ve çok zayıf kalan Alvaro Fernandez'i çıkarıp Ajax'lı Lodeiro'yu almıştı.Aynı zamanda Cavani'yi sağ kanata çekti,Lodeiro'yu sol tarafa.Uruguay tekrar oyunun hakimiyetini
ele aldı ve Gana'lı oyuncuların sık sık yaptığı taç çizgisi kenarındaki aptal faul dediğim faullerinden birinde
sol taraftan kullanılan serbest vuruşu usta Forlan harika bir füze ile gönderdiğinde Kingson topu ancak
ağlarda görüyordu.Bu kez O topu görememişti ve bir nevi ödeşmişlerdi.Uruguay 2.gol fırsatlarını da yakaladı ama dediğim gibi öyle bencildilerdi ki topu alan kafayı kaldırmadan kaleye vuruyordu.
Tabarez 3.oyuncu değişikliğini beklediğim gibi Cavani -Abreu olarak yaptı.Bu değişiklik Abreu'nun merkez
santfor oynayabilecek fiziğine rağmen ağır olduğu için hızlarını kesti.1700 rakımın ve genç ve atletik Gana'nın
etkisi Uruguay yavaş yavaş yorulmaya başladı ve oyundan düştü.Maç uzatmaya gitti.Uzatmada Gana oynadı
ve galibiyeti kaçırdı.Ancak Pantsil'in Abreu'yu arkadan düşürmesindeki net penaltıyı Portekizli hakem vermedi ve oyunun kaderini etkiledi.Maç bitiyor artık derken son saniyede sanıyorum Fucile'ydi o gıcık olduğum aptal
faulü dediğim faullerden birini hiç gereksiz bir yerde yapınca Gana'ya son bir şans doğdu.Deli oldum orada
burada bu faul yapılır mı şimdi görürsünüz gününüzü al işte derken,dediğim oldu ve karambolde Luis Suarez
çizgiden plonjonla 2.kaleci olarak topu çıkardı ama büyük bir hataydı hepsi.Ancak kader işte.Uruguay'ın bu yaptığı zincirleme hataların sonucunda Gyan cezayı kesemedi ve temdit penaltısını üst direğe nişanladı.
Neler oluyordu ? Futbol İlahları Uruguay diyordu heralde.
Penaltılarda ilginçtir lan defans oyuncusuna penaltı mı attırılır Tabarez Hocaaaaa derken korktuğum Victorino ve Scotti 2 stoper gol yaptılar.Forlan usta zaten perdeyi açmıştı.Gana'da ise John Mensah'ın kaçıracağı zaten
duruşundan belliydi.Duruş hataaaaaaaaaaaa kaçıracak dedim ve Muslera köşeyi bilerek aldı.
Bir kaptan'ın böyle bir anda bu kadar laubali ,ciddiyetsiz penaltı kaçırması affedilir hata değildi.
M. Parreira tıpkı maç içerisinde 4'e 2 geldikleri pozisyonda bom boş sağındaki Forlan'a vermeyip salakça
şutla üstten auta attğı pozisyondaki gibi gene salakça üstten kargaları nişanladı.Şans dönüyor mu derken,2009 U20 Şampiyonu takımın en önemli ismi turnuva gol kralı ve en değerli oyuncu seçilen genç santrfor Dominic Adiyah'ta Mensah abisini örnek alarak aynı vuruşu yapınca tragedya da son rolü oynama işi Abreu'ya kalmıştı ve ortaya usta işi ama Kingson kıpırdamasa hüsran olabilecek vuruşunda top ağlara gidince Uruguay 40 yıl sonra bir kez daha Yarı finale çıkarken herhalde ülkede yer yerinden oynuyordu.
 Uruguay gruptaki 2.maçından sonra başladığı iyi oyununa ara vermiş gibi,düşüşteler.
Yarı finaldeler ama Luis Suarez gibi bir forveti kaybettiler.Gerçi Luis Suarez kendini feda ederek turu getirdi.
Lugano muhtemelen oynayamaz.Dileyelim de dizde esneme falan olsun ,bağlarda falan bir şey olmasın.
Fucile de cezalı.Godin yetişir mi bilinmez.Yaralı olarak Hollanda'nın karşısına çıkacaklar.
Hollanda favori ama hiç belli olmaz gene de.23 kişilik kadroda herhalde oynayacak adamlar vardır.
Ki bu maçta da sonradan giren Andres Scotti hiç fena oynamadı.
2 penaltı kurtaran Muslera,Forlan,Arevalo,Perez çok iyi oynadılar.
Gana'ya da Bravo.Bu gençlerle önleri çok açık.2009 U20 Dünya Şampiyonu takımdan 5 isim var bu kadroda.
Daha da çoğaltarak 4 sene sonra çok daha iyi olabilirler 2014 Brezilya'da.

Portakallar Tarih Yazdı.Rezilya Evine dönüyor.2-1

PORT ELIZABETH, SOUTH AFRICA - JULY 02:  Wesley Sneijder of the 
Netherlands scores his side's second

4.JPG
1.JPG
2.JPG
3.JPG

Harika.Harika.Harika.
Tebrikler Hollanda.Çok sevindim.Nefret ederim Rezilya'dan.53.dakikada beraberlik golünü yedikten sonra
Rezilya diye bir takım yoktu sahada.Hollanda rezil,kepaze etti.Rezilya öyle aciz duruma düştü ki çirkefleştiler.
Her pozisyona itiraz etmeler,kasti tekmeler,fauller ve son tabloda Felipe Melo'nun Robben'in yerdeyken acımasızca üstüne kasti basması ile atılması aczin net resmiydi.
 Aslında Hollanda maça şanssız ve şoklarla başlamıştı.Herhalde ısınırken bir problem oldu ve defansın belkemiği stoper Mathijsen 11'den çıkarılıp yerine Oojer alındı.Zaten Heitinga'dan tırsarken eyvah bir de Oojer mi dedim.Rezilya karşısına bu göbekle çıkmak büyük riskti.Ve Oojer daha oyuna ısınırken yerini kaybetti ve 2 pasta çok basit bir gol yediler.Rezilya maça adeta 1-0 başlamıştı.Bu moralle Hollanda'yı oynatmamak için deli gibi pres yapmaya başladılar.Robinho bile nasıl pres yapıyordu.Yalnız bu presi sürekli faullü yapıyorlardı ve kendilerinin en büyük destekçisi Japon hakem müsamaha gösteriyordu.
İlk yarıda Hollanda hiç bir şey oynayamadı.Devrenin sonunda yakaladıkaları kontraatakta da Robben anlaşılmaz bir şekilde direk kaleye gidecekken 5 kişiye karşısına almaya çalıştı ve harcadı pozisyonu.
 Görüntü hiç iyi değildi.Moralim çok bozulmuştu.Öyle ki kanal değiştirip Esra Erol'un nikahına :)) bakıyordum
zaman zaman yalan yok valla.Tekrar açtığımda Hollandalıları sevinirken gördüm ve inanamadım.
Gol nasıl oldu acaba derken,tekrarında Felipe Melo'nun güzel bir kafa :)) vurduğunu gördüm.
 Çok iyi kaleci olduğunu bildiğimiz Julio Cesar ile nasıl anlaşamadılar ilginç ama güzel oldu.
Felipe Melo Rezilya'yı yakan adam oldu.Şişirilmiş balon ve efsanedir şu Rezilya'nın Ön liberoları.
Bu balon da Juventus'a gitti bu sezon ve çok kötü oynadı.İtalya liginin en kötü yabancılarından biriydi bu sezon zaten Melo.1 kendi kalesine gol,bir de aptalca kırmızı kart ile ipi çekti.Melo yakarken ,tam tersi bu sezon  İtalya liginin  en iyi yabancılarından biri olan ve bana göre Avrupa'da bu sezonun en başarılı isimlerinden Sneijder'de maçın yıldızıydı.Helal Olsun Sneijder.Mükemmel oynadı.1 gol atıp,1 attırdı ve çokta iyi oynadı.
53'te 1-1 olduktan sonra şemsiye adeta tam tersine döndü.O dakikaya kadar sahada yok olan Hollanda o moralle bambaşka bir kimliğe büründü.Çok iyi oynamaya başladılar.Tam tersi Rezilya ise giderek oyundan düştü.2.golü  atarsa süper olur Hollanda derken muhteşem bir korner organizasyonunda Robben'in ortasında
sahanın gene en iyilerinden Kuyt ön direkte arkaya aşırırken Sneijder  1.70'lik boyu ile '' O Altın Kafa''yı vurdu ve işi bitirdi.O anda yanında gene en iyi izleyici Melo vardı :))
 Sonrasında Hollanda biraz daha ciddi olsaydı bu tarihi zaferi büyük bir hezimet ile taçlandırabilirdi.
Çok gol kaçırdılar.Fark olacaktı.Ben neden Van Persie'yi santrfor oynatıp orada Huntelaar'ı oynatmıyor diyordum hep ama Maarwick haklıymış.Huntelaar bitik.Öyle laubali ki biraz koşsa topu erken alıp gol atacak ve attıracak sallana sallana gidiyor.
Hollanda'da kaleci Stakelenburg,gol de hata yapmasına rağmen sonradan çok iyi oynayan Oojer,sağ bek Van der Wiel,De Jong,Sneijer,Kuyt ve ikinci yarıda Robben mükemmel oynadılar.
Rezilya'da ise Lucio tek başına savaştı.İnanılmaz oynadı.
Neticede Dunga'nın balonu da patladı.Rezilya büyük şok yaşıyor.Sen en iyiyi ben bilirim de,Ronaldinho,Adriano,Alex,A.Santos'u alma Matmazel Elano'nu al ,banko oynat.İşte gördün hanyayı konyayı.Çok sevindim.gs versiyonu olarak görürüm hep Rezilyayı ve Fenerliler nasıl bunları destekler hiç anlamam.Aynen gs'li oyuncular gibi her şeye itiraz,etik dışı davranışlar,sürekli faullü müdahaleler.
Japon hakem çok kötüydü.Japonların Rezilya sevgisini biliyoruz ,hayranıydı galiba Nishimura.
 Hollanda yılların intikamını bu kez feci aldı.Yarı finalde kendilerinden daha yaralı Uruguay ile karşılaşacaklar.
Zira Hollanda'da Van der Wiel ve De Jong cezalı.Uruguay'da hasar daha büyük.
Elbette favori Hollanda ama futbol çok enteresan bir oyun her şey olabilir.
Rezilya ise 2014'te kendi evlerinde yapılacak Dünya Kupasını almanın hesaplarına bakacaklar.

Etiketler