6 Ocak 2009 Salı

Resmi İmzaları attılar !!!!!!!!!!!!!!



2008 – 2009 sezonu ara transfer döneminin başlaması ile birlikte, Gökhan Emreciksin ve Abdülkadir Kayalı kendilerini 4.5 yıllığına Fenerbahçeli yapan resmi sözleşmeye imza attılar.

Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı Basın Toplantı Odası'nda gerçekleştirilen imza törenine Genel Sekreterimiz Vedat Olcay ve Asbaşkanımız Şekip Mosturoğlu katıldı.

Basın toplantısında ilk olarak söz alan Asbaşkanımız Şekip Mosturoğlu şunları söyledi: "İki genç futbolcuyu Fenerbahçe'ye kazandırmaktan mutluluk duyuyoruz. Fenerbahçe'nin formasını giyip, takımımızın başarısı için ter dökecekler. İkisini de sene başından bu yana takip ediyorduk. Abdülkadir'i U-17 Milli Takımı'nda da izlemiştik. İki oyuncumuzun ileriki yıllarda Milli Takım'a da yardımcı olacaklarını düşünüyoruz. Burada ailelerine de çok teşekkür etmek istiyoruz. Onlar da çok büyük destek oldular. Yarım sezondur aileleriyle de görüşüyoruz. İki futbolculmuz da camiamıza hayırlı uğurlu olsun. Gökhan, tek taraflı fesihle geldi. Transferin uzaması nedeniyle o yüzden tek taraflı fesih yaparak kadromuza katıldı. Abdülkadir ise Ankaragücü ile anlaşmamızın ardından geldi. Abdülkadir; her düzeyde uluslararası beğeni kazandı. İngiliz kulüplerinin çok ciddi teklifleri vardı. Yapabileceğimiz en uzun mukavele 4.5 yıldı. Biz inanıyoruz ki Abdülkadir tarihe geçmiş ağabeyleri gibi başarılara imza atacak, Fenerbahçemizin formasını giyecek ve Fenerbahçe'nin ilerleyen yıllarda kaptanlığını yaparak jübilesini de Fenerbahçe'de yapacak. İki oyuncumuzdan da çok uzun yıllar yararlanmak istiyoruz. İmza attırdığımız Gökhan ve Abdülkadir, Teknik Direktörümüz Luis Aragones'in istediği futbolculardı. Biz transferi kısa, orta ve uzun vadeli olarak düşünüyoruz. Yaptığımız açıklamada iki futbolcu ile daha ilgilendiğimizi söylemiştik; onlara olan ilgimiz de sürüyor. Çalışma yaptığımız futbolcuları açıkladık eğer başka futbolcularla ilgilenirsek açıklamasını yaparız."
Fenerbahçemizde 20 numaralı formayı giyecek olan Gökhan Emreciksin, "Burada olmak gurur verici. Üzerimde emeği olan kulüplere ve kişilere teşekkür ederim. Beni bu camiaya layık görenlere özellikle Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım'a ve değerli yöneticilerimize çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.

1991 doğumlu olan ve 91 numaralı formayı giyecek olan Abdülkadir Kayalı ise "Fenerbahçe'ye geldiğim için mutlu ve gururluyum. Hayallerimdi. Öğreneceğim çok şey var her şey umarım güzel olur. Hayallerimi süsleyen bir kulüpte forma giyme fırsatı buldum. Herkes sabretmesini ve sırasını bilecek. Ben tabii ki oynamak isterim. Hocam görev verdikçe takımım için mücadele ederim. Fırsat verilirse elimden geleni yaparım" dedi.

Öte yandan Şekip Mosturoğlu bugün bazı gazetelerde Alex ile ilgili çıkan "Kilise istiyor" haberlerine de yanıt verdi. Mosturoğlu, "Alex'in böyle bir talebi ve açıklaması yok. İnsanların dini düşüncelerinin istismar edilmesini hoş bulmuyoruz. Oyuncumuzun bizden böyle bir isteği olmamıştır. O da biz de üzgünüz. Öyle bir isteğin nasıl karşılanacağı kulübümüz açısından belli. Bizler spor kulübüne siyasi ve dini anlayışların girmeyeceğini düşünen bir yapıdayız. Oyuncularımız kulübümüzün düşünce yapısını bilir ve buna göre hareket ederler" şeklinde konuştu.

İmza töreninin ardından oyuncularımız Gökhan Emreciksin ve Abdülkadir Kayalı Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda basın mensuplarına poz verdi.

Asbaşkanlarımızdan Ali Koç iki oyuncumuzun transferi ile ilgili olarak "Camiamız için hayırlı olsun. Doğma büyüme Fenerbahçeli olan oyuncuları transfer ettik. 18 ve 24 yaşlarındalar. Abdülkadir, UEFA'nın gelecek vadeden 10 futbolcusu listesinde yer alıyor. Gökhan ise Anadolu takımlarında önemli çalışmalar yaptı. Onları Fenerbahçe bünyesine kattığımız için sevinçli ve mutluyuz. İki futbolcunun da takımımıza çok büyük katkılar sağlayacağını düşünüyoruz. İkisiyle de uzun vadede hizmet edeceklerini biliyoruz. Yürekten Fenerbahçe'ye bağlı olmaları da bizim için önemli. Abdülkadir'in geleceğinin parlak olduğunu düşünüyorum. Günümüz futbolunda yeteneğin yanı sıra güç ve kuvvette bir futbolcunun olmazsa olmazlarından. O nedenle kendisini güçlendirmesi gerekiyor. Başka kulüplerin ilgili olması ve bizim onu almamız doğru bir iş yaptığımızı gösterir. Bu iki oyuncu gibi genç oyuncuları alıp geleceğe yatırım yapıyoruz Bizim geleceğimiz için önemli olan ama basının bilmediği gençler de var. Şimdilik aldığımız bu iki oyuncumuzun Fenerbahçe'ye çok büyük katkı sağlayacaklarını düşünüyorum" yorumunu yaptı.

Gökhan Emreciksin kimdir?


10 Eylül 1984'de İstanbul'da dünyaya gelen Gökhan orta sahanın sağında görev yapıyor.

Futbola amatör küme takımlarından İstanbul Sinopspor'da başlayan Gökhan, 2003 yılında 3. lig takımlarından Bandırmaspor'a transfer olarak profesyonelliğe geçiş yaptı. 2 sezon Bandırmaspor forması giydikten sonra Lig B takımlarından Boluspor'un kadrosuna katılan genç yıldız, 2 sezonda Boluspor'da forma giydikten sonra Turkcell Süper Lig ekiplerinden Ankaragücü'ne transfer oldu.

Ofansif özellikleriyle dikkat çeken Gökhan, amatör kümede başladığı kariyerinde 3. Lig, 2. Lig, 1. Lig ve ardından Süper Lig'de forma giydikten sonra A Milli takıma kadar yükseldi.

24 yaşındaki oyuncu Milli Takım'da 26 Mart 2008'de Beyaz Rusya ile oynadığı özel maçın kadrosunda yer aldı.

2007/2008 sezonunda Ankaragücü'ne transfer olarak Süper Lig'de forma giymeye başlayan Göhkan ilk sezonunda 15 maçta 1148 dakika sahada kaldı ve 3 gol kaydetti.

Genç oyuncu Ankaragücü'nde 2. yılını geçirdiği bu sezon ise 15 lig maçında forma giyerken bunların 14'ünde ilk 11'de sahaya çıktı. 1151 dakika mücadele eden Gökhan 3 de gol kaydetti.

Gökhan ayrıca takımının Fortis Türkiye Kupası'nda oynadığı 3 maçın 1'inde ilk 11'de sahaya çıkarken; diğer ikisinde sonradan oyuna girdi ve 169 dakika sahada kaldı.


Abdülkadir Kayalı kimdir?



Ocak 1991 doğumlu olan Abdülkadir Kayalı Ankaragücü'nün altyapısından yetişti. 4 kez U-15, 2 kez U-17 ve 20 kez U-16 olmak üzere 26 kez milli olan oyuncu Ankaragücü PAF Takımı'nın ve U-16 Milli Takımı'nın kaptanlığını da yaptı.

























*********************************************************************************
Tekrar Hayırlı ,uğurlu olsun.
Allah utandırmasın.Başarılar diliyorum kendilerine.
Bakalım bayıldığımız benzetmelerdeki gibi Gökhan ''Türkiye'nin C.Ronaldo'su'',
Abdülkadir de kendisinin idolü ''Türkiye'nin Gerard'ı'' olabilecek mi ?
Ben ümitvarım.Taraftar desteğini verir zaten.Önemli olan Teknik kadronun yeterli
şansı verip veremeyeceği.Söylenenler Aragones'in 2.devrede Abdülkadir'e şans verebileceği
yönünde.Umarım Dede beklentileri boşa çıkarmaz.
Abdülkadir'i kişilik olarak çok beğendim.Burada yayınladığım röportajlarında ve bugün
canlı yayında FB TV'deki söylemlerinde son derece olgun,aklı başında,ne istediğini bilen,
vizyoner bir TÜRK genci profili gördüm.Sanırım hem aileden yetiştiriliş tarzı ,hem de
kendisinin söylediği gibi sürekli kendi yaş grubundan yukarıdaki takımlarda oynayıp,
onların arasında erken olgunlaşmasından olabilir düzgün konuşan,kendine özgüveni olan
aklı başında bir genç.Tam FB'ye yakışacak bir Sporcu.
Kendisine Deco lakabı takanlar da var ama ben kendisinin de belirttiği gibi Gerard'a
benzetiyorum,hem tip hem stil olarak.
Ön libero da diyorlar ama son yıllardaki klasik ön liberolardan çok daha farklı bir oyuncu. İngilizlerin "box-to-box midfielder" dedikleri türden yani hem defansif hem ofansif özellikleri olan bir oyuncu. Zaten gelişiminde ofansif yönü biraz daha öne kayacaktır,çünkü ön libero olmak için boyu biraz kısa, sağ ayaklı ancak sol ayağını da gayet iyi kullanıyor. Uzun pasları ve şutları çok etkili. Liderlik özellikleri de çok iyi.

Genç yeteneklerin pek tutunamadığı bir kulüptür FB.Çok zordur oynamakForma çok ağır
gelir.(Abdülkadir ve Gökhan bunun bilincindeler yalnız)
Dediğim gibi teknik heyet ve taraftar çok destek vermeli.Taraftar 2-3 hatasında hemen
ıslıklama,yuhlama olayına girmemeli.Bu yönde mesafe alındı ama hala skor taraftarı profil
var gene de.
Umarım Gökhan Gönül,Semih,Tuncay gibi olurlar.

Beko Basketbol Ligi 13.Hafta Değerlendirmesi



2 Ocak Cuma
Erdemir: 82 - Beşiktaş Cola Turka: 68

3 Ocak Cumartesi
Efes Pilsen: 86 - Kepez Belediye: 57
Casa TED Ankara Kolejliler: 77 - Mersin Bşb.: 85
Banvit: 95 - Türk Telekom: 89
Pınar Karşıyaka: 71 - Oyak Renault: 61
Mutlu Akü Selçuk Üni.: 83 - Aliağa Petkim: 82
Galatasaray Cafe Crown: 78 - Fenerbahçe Ülker: 62

4 Ocak Pazar
Antalya Bşb.: 83 - Darüşşafaka Cooper Tires: 69

Beko Basketbol Ligi'nde 13. hafta mücadelesi Antalya Büyükşehir Belediye ile Darüşşafaka Cooper Tires arasında oynanan mücadele ile tamamlandı.

13. haftada Efes Pilsen evinde konuk ettiği Kepez Belediye karşısında zorlanmazken sahadan 86-57 galip ayrıldı. Bu sonuçla üst üste 12. galibiyetini elde eden Lacivert Beyazlılar ilk sıradaki yerini korudu.
Efes'in bu ligte bu kadar uzun seri yapması ve iyi gitmesi de enteresan.
Bu performansı hak edecek bir takım değil bana göre.

Zirveyi yakından ilgilendiren haftanın derbi mücadelesinde ise gülen taraf Galatasaray Cafe Crown oldu. Sarı Kırmızılılar, Ayhan Şahenk Spor Salonu'nda konuk ettiği Fenerbahçe Ülker'i 78-62'lik skorla mağlup etti ve sıralamada 2. sıradaki yerini korudu. Fenerbahçe Ülker ise puan tablosunda 3. sırada yer aldı.

Haftanın kapanış maçında sahasında Darüşşafaka Cooper Tires ile karşılaşan ve mücadeleden 83-69 galip ayrılan Antalya Büyükşehir Belediye ise 8. galibiyetini elde ederek averaj ile 4. sıraya yükseldi.

Bandırma temsilcisi Banvit, ligin 13. haftasında evinde Türk Telekom'u konuk ederken sahadan 95-89'luk skorla galip ayrıldı. Bu sonuçla Antalya Büyükşehir Belediye gibi 8. galibiyetine ulaşan Banvit 5. sıraya yükseldi. Türk Telekom ise aynı galibiyet oranı ile 6. sırada yer aldı.

Haftanın sürprizini Erdemir yaptı.Beşiktaş ct'yi yenerek çok değerli bir galibiyet aldılar.





5 Ocak 2009 Pazartesi

Fenerbahçe'nin Yeni Transferi ve Yıldız Adayı : Abdülkadir Kayalı !!!!!



Abdülkadir ile ilgili pek çok olumlu ve iç açıcı haberler okuduk her yerde.
Doğrusu denildiği gibi çıkarsa mükemmel bir iş yapmış olur Fenerbahçe.
Kendisini daha yakından tanımak ve tanıtmak için hakkında çıkan haber ve röportajlardan
derleme yaptım ;

Sezon başında Ankaragücü A takımı ile bir süre idmana çıkmış ama sözleşme yenilemeyince PAF takımına göndermişler. U17 milli takımının kaptanı,mevkisi önlibero,oyun kurucu.


Türkiye’nin 2008 17 yaşaltı takımında kaptanlık yapan Abdülkadir Kayalı, UEFA tarafından geleceği en parlak 10 futbolcu arasında gösterildi.

Bu sene Türkiye Süper Ligi’nde Ankaragücü forması giyen Abdülkadir Kayalı, 17 yaşaltı şampiyonası boyunca orta sahadaki mücadeleci futboluyla göz doldurdu.

Özellikle mesafe tanımadan vurduğu şutlarıyla gözlemcilerin takipe aldığı Abdülkadir Kayalı, Manchester City tarafından denenmek için çağırılmıştı. Ancak, yaşının küçük olmasından dolayı, Ada’ya gidemedi.


Abdulkadir Chelsea'da forma giymeyi iple çekiyor

(Chelsea avucunu yaladı.Fener elinden kaptı.:)))))))))))))

Ankaragücü'nün 17 yaşındaki futbolcusu Abdülkadir Kayalı Chelsea'de forma giymeyi iple çekiyor.


2009'a kadar başkent ekibiyle sözleşmesi bulunan ancak bunu tazelemeyen Abdülkadir önümüzdeki sezon Londra'da futbol yaşamını sürdürecek.

Ankaragücü'nün altyapısında yetişen ve halen bazen paf takımında ve bazen de A takımda orta saha ve ön libero pozisyonlarında oynayabilen Abdülkadir, 1991 doğumlu. Antalya'da yapılan U 17 Avrupa Şampiyonası'nda sergilediği başarılı oyunu ile dikkatleri üzerine çeken ''Ankaragücü'nün'' 1991 doğumlu Abdülkadir Kayalı otoriler tarafından turnuvanın en iyi oyuncusu seçildi. Son 3 karşılaşmada sergilediği başarılı oyunla turnuvanın yıldızı olan Abdülkadir Kayalı'ya dünyaca ünlü İngiliz kulübü Chelsea talip oldu. Geçen yılda uluslararası arenada sergilediği oynla dikkatleri üzerine çeken Abdülkadir Kayalı, İnigiltere'den Manchester City'nin de transfer listesine girmişti ama o Chelsea'yi tercih etti. Londra ekibine toplam 2 milyon YTL'ye malolan Abdulkadir 5 yıllık anlaşmaya vardı.

Ankaragücü'ne 5 yıllık ımza atmadığı için istenmeyen adam ilan edilmesinin doğru olmadığını belirten genç yetenek, "Kesinlikle böyle bir şey yok. Ben 2 trilyon karşılığında Chelsea kulübü ile anlaşmaya vardım. Ankaragücü'nden bana herhangi bir baskı yapılmadı. Bu duruma anlayış gösterdiler ve ben de kararımı Chelsea'den yana kullanarak, Ankaragücü'ne imza atmadım" diye konuştu.

Genç yetenek 4 kez U-15, 20 kez U-16 ve 6 kez U-17 olmak üzere 31 kez milli oldu.

DHA

(Yalan oldu bu haber.:)))))))))))


10 Aralık Tarihli bir röportajı ;

1991 doğumlu ve henüz kariyerinin başında. Avrupa Şampiyonası'nda yarı finalde penaltılarla elenen U17 Milli Takımı'nın kaptanı. Yüzünden eksik etmediği gülümsemesiyle, güler yüzlü bir olgunluk timsali. Saha içindeki duruşuna ve oynadığı futbola söylenecek çok az şey var. Ama sadece futboluyla anılacak gibi de değil. Çoğu insanın kendine pay çıkaracağı düşünceleri var. Bunları paylaşırken de her zamanki gibi içten. U17'lerin kaptanı sadece futboluyla değil, düşünceleriyle de insana umut veren bir gençliğin geldiğini müjdeliyor.

İlk önce futbola nasıl başladığını öğrenebilir miyiz?

Ankara'nın Batıkent bölgesinde oturuyoruz. Her çocuk gibi futbola sokakta başladım. Kulüpte oynamaya başladığımda ise ilkokul birinci sınıftaydım. Üç sene Egospor'da oynadım ama sadece zevk için. Birkaç sene gitmedim, yine de okul takımı vasıtasıyla futbol oynamaya devam ettim. Sonra Ankaragücü'ne başladım. Yaklaşık 7-8 yıldan beri de Ankaragücü'nde oynuyorum. Tüm bunlar babamın teşvikiyle oldu. Ankara'da futbolcu olma hayali olan çocuklar ya Gençlerbirliği'ne ya da Ankaragücü'ne gider. Babam da bana sordu, "Hangisine gitmek istersin?" diye. Ankaragücü'ne gitmek istediğimi söyledim. Yaz okuluna başladım ve devamı geldi.

Hangi mevkide oynuyordun?

İlk önce santrfor oynuyordum. Çok da gol atıyordum. Minik takımda, C Genç ve yıldız takımda hep santrfor oynadım ve gol kralı dahi oldum. Sonra Arif Peçenek hocamız altyapıya geldiğinde beni izlemiş, ileride forvet olarak profesyonel futbol oynayamayacağımı söyledi. Oyun kurucu özelliğimin olduğunu görmüş. Onun da teşvikiyle orta sahada oynuyorum.

Oynadığın bölgeden memnun musun?

Tabii ki çok memnunum. İyi ki orada oynamaya başlamışım.

Niçin?

Topla oynamayı çok seviyorum, oyun kurucu özelliğimin olduğunu düşünüyorum. Forvet olarak devam etseydim mesela Muhammed ve Batuhan'ın bulunduğu takımda oynayamazdım.
Seni seyreden sanki yaşından çok büyük bir olgunluğa sahip olduğunu görüyor. Bu sende zaman içinde oluşan bir şey miydi, yoksa ilk başladığından beri saha içindeki tavrın bu muydu?
İlk günden beri böyleyim. Kendi yaşıtlarımla çok az maç oynadım. Bir sene yıldız takımda oynadım, sonra beni PAF takıma çıkardılar. Kendimi bildim bileli hep büyüklerimle oynuyorum. Bir senedir de A takımdayım. Hep büyüklerimle oynadığım için ister istemez onlar gibi davranıyorum belki de.

Kaç kardeşsiniz?

Üç kardeşiz. Ağabeyim üniversitede işletme bölümünde, kız kardeşim de Anadolu Lisesi'nde okuyor.

Onların spora ilgisi var mı?

Ağabeyimle beraber Ankaragücü'nde başladık ama o kaldıramayacağını düşündü. Yoğun tempoda, okul ve futbolun bir arada olamayacağını düşünüp öğrenimi tercih etti. Kız kardeşim de bir ara voleybol oynadı ama sonra devam etmedi.

İleride üniversitede okumak gibi bir düşüncen var mı?

Tabii. Liseyi bu sene bitirdim, spor akademisine gitmek istiyorum. Derslerim iyiydi ama futbolu tercih ettiğim için pek zaman ayıramadım. Üniversiteye mutlaka gitmem gerektiğini düşünüyorum.
Zamansızlıktan mı kaynaklanıyor tüm bunlar?
Evet, mesela kulübüm beni İngilizce kursuna yazdırdı ama hiç gidemedim. Kamplardan dolayı zaten eve zor gidiyorum.

Yanlış hatırlamıyorsam baban bankacıydı, ama senin hukuka karşı bir ilgin olduğunu biliyoruz. Bunu açar mısın biraz?

Hani siz dediniz ya saha içerisinde çok olgun gözüküyorsun diye… Sosyal hayatımda da böyle olduğumu düşünüyorum. Zaten herkes de öyle söylüyor. Babam "Senden iyi bir hukukçu olur" diyor. Ben de çok seviyorum hukuku. İlgim de var ama çok fazla zaman bulamıyorum.
Başarımızın sırrı arkadaşlık

Peki, bize U17 Avrupa Şampiyonası'ndan bahseder misin biraz?

İki senedir hemen hemen aynı arkadaşlarımla kampa geliyoruz. Kardeş gibi olduk. Evde ağabeyimle nasılsam, burada arkadaşlarımla da öyleyim. Birbirimize çok alıştık. En büyük hayalimiz de ülkemizde düzenlenecek Avrupa Şampiyonası'da şampiyon olmaktı. Maalesef yarı finali geçemedik. Organizasyon da çok güzeldi. Emeği geçen herkese teşekkür etmek lazım.

"Uzun süreden beri aynı arkadaşlarla kamplara gidiyoruz" dedin, başarınızı artıran etkenlerden biri bu mu sence?

Evet, devamlılık ve birbirimizi çok sevmemiz. Birbirini gerçekten sevdiğimiz saha içerisinde de belli oluyordur. Hep beraber oyun oynuyoruz, hep beraber oturup film seyrediyoruz. Sürekli bir araya gelip konuşuyoruz, eksiklerimizi tartışıyoruz.

Bu takımdan, "İleride oynayacağım takımda mutlaka bulunmalı" dediğin isimler var mı?

Çok var, hepsi var. Ama biliyorum ki bu çok zor bir olasılık. Eren Albayrak, Özgür Çek, Emre Çolak, Batuhan, aslında hepsiyle oynamak istiyorum. Hepsi çok yetenekli ve çok iyi insanlar.

Turnuvada bir kaza oldu, finale çıkamadınız ama oynadığınız oyun da ortadaydı. Değerli olan şampiyonluk mu yoksa "Türkiye çok iyi top oynuyordu" dedirtmek mi?

İkisi de çok önemli ama bence oynadığımız futbolla buralara geldiğimizi düşünüyorum. Tabii ki şampiyonluk çok önemli. Hem de kendi evimizde düzenlenen bir turnuvada. Ama öncelikle oynadığımız futbol daha önemli. Çünkü iyi futbol oynuyoruz.

Bunları kendi aranızda da konuşuyor musunuz?

Maç kasetlerini izliyoruz, herkes birbiriyle konuşuyor, özeleştirisini yapıyor. Bunun çok iyi bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum. Bu bizi kesinlikle geliştiriyor.
Yetenek tek başına yeterli değil

Senin futbol görüşüne göre sistem mi daha önemli, yoksa yetenek mi?

Yetenekli olmanın yettiğini düşünmüyorum. Hani derler ya ağaç yaşken eğilir. Altyapıda neler alırsanız, sistemi ne kadar doğru ve düzgün öğrenirseniz o kadar iyi olur. Zaten yetenekli olmasanız burada bulunmazsınız. Sistemi kavrayıp iyi bir altyapı eğitimi alınırsa çok daha iyi bir futbolcu kimliği ortaya çıkar.

Yabancı bir ülkede oynamak ister misin ya da niyetin var mı?

Bence her Türk futbolcusu Avrupa'da oynamak ister. Hedefinin de bu olması lazım. Çıtayı ne kadar yükseğe koyarsak, o kadar kendimizi geliştiririz. Benim hedefim tabii ki Avrupa'da top oynamak. Şu an Ankaragücü'nün futbolcusuyum ve kulübümü çok seviyorum. Genç yaşta takımımda oynadım. Bunun da çok büyük sevinci var. İlk önce Türkiye'de belli bir yere gelip daha sonra Avrupa'da oynamak isterim. Tabii Avrupa'da oynamanın en önemli etkeni de Milli Takımlar. Mesela Avrupa Şampiyonası oynadık. Böyle fırsatları en iyi şekilde değerlendirmek lazım.

Peki, genç yaşta "Korkmadan Avrupa'ya giderim" diyebiliyor musun?

Bence korkmadan gitmek gerekiyor. Eğer başarılı olmak istiyorsak, gerçekten Türkiye'yi iyi temsil etmek istiyorsak gitmemiz gerekli. Bu yaşlarda "Ailemi özlerim, ailem gelmezse ne yaparım" demememiz lazım. Sonuçta bu bizim mesleğimiz. Şu an Ankara'da yaşıyorum, bu ülkede futbol oynuyorum ama ailemi yine çok az görüyorum. Burada çok az görmektense yurtdışına gidip, biraz daha özlem çekerim ama en azından iyi bir noktaya gelirim.

Senin Manchester City'ye gidip, ailen istemediği için geri döndüğün yazıldı. Bunun doğruluk payı nedir?

Öncelikle bu soru için çok teşekkür ederim. Bana bunun doğru olup olmadığını bugüne kadar kimse sormadı. Çok yanlış bir haberdi ve çok üzüldüm. İrlanda kampından sonra bana ve Batuhan'a teklif geldi, değerlendirdik. İlk başta kulübüm izin vermedi. Ben profesyonel değildim kulübümde. Üç yıllık bir mukavele imzaladık. Sonra bir kez daha teklif yaptılar. Babamla gittim. İlk başta şartlar oluşmamıştı ve kulübümün izni olmamıştı. Yoksa kulübüm de tabii ki orada yetişmemi, oynamamı ister. Babamla gittiğimizde kalacağım yerden, alacağım ücrete kadar her şeyde anlaştık. Sonra anlaşmak için yeniden kulübüme geldiler. Yine şartlar oluşmadı. Biliyorsunuz, Avrupa Birliği yasası var. Benim yaşım 18'den küçük. Babam ve annem benim istemem halinde kesinlikle geleceklerini söylediler. Çünkü babam her şeyi bana bırakır, benim futbolum hakkında hiçbir zaman yorum yapmaz. Bana çok destek verir ve son kararı hep bana bırakır. Bana da "Gitmek istiyorsan, gidelim. Gitmek istemiyorsan, senin için ne iyi olacaksa onu yapalım" dedi. Yani sebep ailem değil, şartların yeteri kadar oluşmamasıydı, o yüzden gitmedim.



Benim Adım Kırmızı'yı çok sevdim

Boş vakitlerinde kitap okuduğunu biliyoruz. Ne tür kitaplar okursun? Özellikle sevdiğin yazarlar veya kitaplar var mı?


Gazete, dergi okumayı da çok seviyorum. Genel olarak okumayı çok seviyorum. İngilizce merakım var. İngilizcemi geliştirmem gerektiğini düşünüyorum. İngilizce bir paragraf gördüğümde onu çözmeye çalışırım. Orhan Pamuk'un kitaplarını severim. Özellikle Benim Adım Kırmızı çok hoşuma gitti. Futbolcunun sadece futbolla ilgilenmemesi gerekiyor bence. Futbolcu çok göz önünde bir hayat yaşıyor ve topluma örnek olması gerekiyor. Çocuklar, taraftarlar bizi izliyor. Bizim hep doğru işler yapıp, kitlelere örnek olmamız gerekiyor. Her açıdan kendimizi geliştirmemiz lazım.

Avrupa'da ve Türkiye'de örnek aldığın oyuncular var mı?

Liverpool'un kaptanı Steven Gerrard. Hayranıyım desem boş olmaz. Sahadaki duruşu, kaptanlığı taşıması, takıma liderlik yapması, gerektiğinde ön plana çıkıp sazı eline alması… Bence dünyanın en iyi orta saha oyuncusu. Zidane'dan sonra tabii. Türkiye'de ise Aurelio ve Mehmet Topal var. Mehmet Topal kendini çok geliştirdi ve genç yaşına rağmen çok iyi bir futbolcu oldu. Ayrıca Hakan Şükür ve Rüştü Reçber'i de çok takdir ederim. Çok iyi profesyonel ve çok iyi futbolcular.

Milli Takımlarda ileride kendini nerede görüyorsun? U17'lerin kaptanısın, günün birinde A Milli Takım'ın da kaptanı olabilecek misin?

Bu takım kurulduğundan beri devamlı gelen oyuncular arasındayım. Kaptanlık yapıyorum ve beni bu konuma layık gören hocalarıma çok teşekkür ediyorum. Onların güvenlerine layık olmaya çalışıyorum. Milli Takım'da oynamak bir Türk futbolcusunun en büyük gururudur. Futbolun doruk noktası olarak görüyorum Milli Takım'ı. En üst düzeydeki Milli Takım'da elbette ki oynamak isterim. Hedefimi de öyle koydum. Ama öncelikle kulübümde başarılı olmam gerekiyor. İnşallah bu hayalime ulaşırım.

Eski yıllarda Milli Takımlar neredeyse İstanbul kulüplerinin gençlerinden oluşuyordu. Son yıllarda Anadolu kulüplerinden de çok sayıda oyuncu Milli Takımlara geliyor. Acaba bir şeyler mi değişiyor?

Türk futbolu gün geçtikçe gelişiyor. Tesisleşme, ekonomik imkânlar, hedeflerin yükselmesi anlamına geliyor. Anadolu'da çok yetenekli futbolcular var ve onlar da bu gelişmeyle birlikte kendilerini gösterebiliyor.

"Ankara'yı çok seviyorum" demiştin. İleride koparsan çok özleyecek misin Ankara'yı?

Tabii ki çok özlerim. Çünkü doğup büyüdüğüm şehir. Ankara'nın yeri benim için bambaşka. Avrupa'da Milli Takımlarla gezmediğimiz şehir neredeyse kalmadı ama Ankara gibi bir şehre rastlamadım. Düzeni, havası, rahat ulaşımı, doğal güzelliği, her şeyiyle çok seviyorum Ankara'yı.

İlerideki ana hedefin nedir?

Öncelikle kişiliğimden ve tavrımdan ödün vermemek isterim. Nasıl tanındıysam, öyle bilinmek isterim. Çünkü bir insanın yeteneği yanında, göstermiş olduğu tavır ve kişiliğiyle kendisini çok iyi yerlere taşıyabileceğini düşünüyorum. Tabii ki taşımak için değil de bu gerektiği için böyle olmalı. Yani insan içten gelen bir şekilde ama doğru davranışlar içinde olmalı. Futbola gelince Türkiye'de idollerden birisi olmak istiyorum. Orta saha denilince ben akla geleyim isterim. Orta sahada Ankaragüçlü Apo akla gelsin isterim. İz bırakmak istiyorum ve hedefim özel bir futbolcu olmak. Türkiye'de çok orta saha oyuncusu var ama parmakla gösterilen bir Mehmet Aurelio, Tugay Kerimoğlu, Tuncay, Alex var. Öyle olmak isterim. Herhalde herkes de olmak ister.

Direkt Avrupa'ya giderim
Avrupa hedefinin arasına başka takımlar girerse ne yaparsın? Örneğin başka bir takıma gidip iyice pişerek mi yurtdışına gitmek istersin, yoksa Ankaragücü'ndeyken teklif gelse hemen gider misin?


Direkt Avrupa giderim. Türkiye'de gerçekten çok büyük bir potansiyel var. Oynadığımız rakiplere bakıyorum, kendimize bakıyorum, çok üst düzey futbolcular olabiliriz. Bizde de yetenek var, onlarda da var. Ülkemizi temsil etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Biraz daha cesur olabilmeliyiz bu konuda. O yüzden hemen Avrupa'ya çıkardım ki, Avrupa'da bir tane daha Türk futbolcusu fazla olsun.

Senin bu sözlerini okuyacak olan genç arkadaşlarına ve yaşıtlarına neler söylemek istersin?

Bence herkes sadece futbolda değil, her alanda hedefini büyük koymalı. Yaşayacağı en iyi şekilde yaşamayı talep etmeli ve buna ulaşmak için çabalamalı. Futbolda iyi olmak ve futbolcu olmak isteyenlere ise şunu söyleyebilirim; öncelikle yaptıkları işe çok saygı duymaları ve profesyonelce yaşamaları gerekiyor. Bütün engelleri aşmak ve hedeflerine ulaşmak ve için bunların çözümünü sağlamaları gerekir.

*************

UEFA´nın sitesinde çıkan bir haberi ‚
http://www.uefa.com/competitions/under17/news/kind=1/newsid=692241.html

************************************

Başka bir röportajı ;

Adı Abdülkadir Kayalı;

Ankaragücü Paf takımı ve 16 Yaş Altı Türk Milli Takımı´nın Kaptanı. Geçtiğimiz sezonun ikinci yarısında ankaragücü a takımıyla antrenmanlara çıktı. onu yaşıtlarından farklı kılan‚ futbol sahalarındaki ustalığı. öyle ki‚ ingiltere premier liginin köklü kulüplerinden manchester citynin davetlisi olarak manchestere gitti ve bu takımdan transfer teklifi aldı. dünyaca ünlü bir kulüpten teklif almak‚ üstelik 16 yaşında‚ her futbolcunun en büyük hayali olmalı. yaz sıcağının ankarayı kavurduğu bir paf takımı antrenmanı sonrası görüştüm abdülkadir ile. hayallerini‚ ingiltere macerasını‚ futbola olan tutkusunu‚ özel yaşantısını sordum‚ içtenlikle cevapladı...

Bize kısaca kendini anlatır mısın? Futbola nasıl başladığını‚ aileni‚ okulunu...

Adım Abdülkadir Kayalı‚ 1991 yılının ocak ayında Ankarada doğdum‚ 16 yaşındayım. Batıkent Kaya Beyazıtoğlu Lisesi´nde okuyorum. üç kardeşiz. annem ev hanımı‚ babam bir bankada şube müdürü. babam iyi bir ankaragücü taraftarı. Ankaragücünün maçlarını kaçırmaz. ailemle birlikte ankara batıkentde oturuyorum. ankaragücüne altı sene önce yaz okulunda başladım. altı sene içersinde paf takıma oradan da a takıma yükseldim.

Futbol ile ilk tanışmam hemen her çocuk gibi sokakta oldu. sonrasında‚ babam beni yaz okuluna yazdırdı. önceleri diğer yaz okullarına gittim ama gerçek anlamda futbola başlangıcım ankaragücü yaz okulunda oldu. üç aylık bir dönemden sonra‚ kış okuluna devam ettim. hocalarım bir süre sonra beni özel gruba dahil etti. yaklaşık iki sene özel gurupta c genç takımına hazırlandım. yaşıtlarımdan bir sene önce c genç oynadım. sonra‚ kendi yaşıtlarıma bir sezon daha c genç oynadım. sonrasında‚ arif hocanın (ankaragücü alt yapı sorumlusu arif peçenek) desteğiyle paf takıma yükseldim.

Kaç senedir paf takımda oynuyorsun?

Bu ikinci senem. aynı zamanda a takımla antrenmanlara çıkıyorum.

İdealin nedir diye sorsam...

Her futbolcu belli bir yerlere gelmek ister. ben farklı olmak‚ özel bir futbolcu olmak istiyorum. gerçek anlamda bir yıldız olmak en büyük hedefim. zaman neyi getirir bilmiyorum ama en iyisini yapmak için elimden geleni yapacağım. gelecekte bir gün‚ türk milli takımda kaptanlık yapmak istiyorum.

Oynamak istediğin bir takım var mı?

Var. liverpool takımını çok seviyorum. steven gerrard ile yan yana oynamak en büyük hayalim. onun oynadığı bütün maçları heyecanla izlerim. mükemmel bir orta saha oyuncusu olduğunu düşünüyorum.

İngiltere macerandan bahseder misin?

Ben aynı zamanda kendi yaş grubumun mili takım kaptanıyım (u16). u15 ile başladım‚ orada kaptanlık yaptıktan sonra u16ya geçtim. hocalarımız şenol ustaömer ve hami mandıralı. o zaman u15 de turan mesci hoca idi. 2006 senesinin yaz aylarında‚ irlandaya kampa gittik ve orada irlandaya karşı iki maç oynadım. o iki maçta da iyi oynadım. ankaraya döndükten yaklaşık bir hafta kadar sonra‚ bir türk menajer benimle görüşmek istediğini söyledi. görüşmede‚ manchester city kulübün beni beğendiğini‚ kampa davet ettiklerini dile getirdi. o zaman çeşitli nedenlerden dolayı gidemedim. paf takımında ve milli takımda oynamaya devam ettim. sonrasında bir kez daha davet ettiler. bu sefer kulübüm izin verdi‚ babamla birlikte manchestera gittik‚ oradaki kampa katıldım. dünya şampiyonu olmuş manchester city genç takımı ile antrenmanlara çıktım. kamp süresi çok güzel geçti. anlaşabileceğim kadar ingilizcem var. ben istersem bu takımda oynayabileceğimi söylediler. tesisleri‚ antrenman sahaları futbola olan yaklaşımları mükemmeldi. beni transfer etmek istediklerini söylediler. ancak ben ankaragücünün sözleşmeli futbolcusuyum.

İngilterede ne kadar kaldın?

Yaklaşık iki hafta kadar...

Manchester City'de veya başka bir ingiliz takımda futbol oynamak ister misin?

Evet çok isterim. Zira oradaki şartlar‚ olanaklar çok farklı. orası futbolun beşiği ve ben orada kendimi çok daha fazla geliştireceğime inanıyorum. orada gerçek anlamda yıldız bir futbolcu‚ avrupanın sayılı isimlerinden biri olabilirim. buna yürekten inanıyorum.

İngiltere ile türkiye arasındaki gözlemlediğin farklılıklar neler?

Futbol üzerine konuşursak oyun sistemi‚ ve tempo çok farklı. bilirsiniz‚ ingiltere için futbolun beşiği derler‚ ben orada gerçekten bunu hissettim. antrenman yöntemleri‚ beslenme‚ saha dışındaki yaşam biçimleri örnek alınası. gerçek anlamda futbol oynamak için ne yapılması gerekiyorsa onu uygulamaya koymuşlar. imkanları bize göre çok daha geniş. maddi bakımdan da kulüpleri bizim kulüplerimize göre çok daha ileri boyutta.

Dışarıdaki yaşam biçiminde de gözlemlediğim herkesin kurallara uyuyor olması.

Konuyu paradan açmışken‚ sana maddi açıdan bir teklif sundular mı?

(Burada gülümsüyor‚ bu soruya cevap vermek istemediğini anlıyorum.)

Diyelim ki manchester citye transfer oldun; ingiliz futboluna adapte olacağına inanıyor musun?

Evet‚ kesinlikle inanıyorum. ben takımım da ön libero görevinde oynuyorum. aynı zamanda orta sahanın her bölgesinde oynayabilirim. tempolu futbola ayak uydurmakta zorlanacağımı sanmıyorum. ingiliz futbolu tempolu ve sert ki bu da benim oyun stilime çok uygun. elbette bunun bir uyum süreci vardır‚ zira ingiltere ligi bizim ligimize göre daha üst düzeyde. yine de uyum sağlayacağıma inanıyorum.

Eksiklerin nelerdir sence?

Her futbolcunun mutlaka eksik olduğu yönleri vardır. bende eksiklerimin çok olduğunu düşünüyorum. mesela fizik ve kondisyon açısından çok daha iyi bir seviyede olmam lazım. şimdi yaşım küçük sayılır‚ ama yaşım ilerledikçe kuvvetimi ve dayanıklılığımı artırmam lazım. daha hızlı oynamam lazım. daha önce de söylediğim gibi‚ ben sıradan bir futbolcu olmak istemiyorum. gerçek anlamda bir yıldız olmak hayalim ve bunun içinde çok çalışmam gerektiğinin farkındayım.

Örnek aldığın bir futbolcu var mı?

Burada gülümsüyor) Steven Gerrard. Liverpoolu çok seviyorum‚ aynı zamandanBarcelona'ya da sempatim var.

İngilteredeki yaşam hakkındaki görüşlerin?

Türkiyeye göre çok farklı. daha sade ve herkes kendi yaşantısında. toplum olarak kurallara uyuyorlar‚ birbirlerine karşı saygılılar ve en önemlisi futbolu çok seviyorlar.

Bu söyleşiden önce‚ bana senin ingiltere maceranla ilgili bir hikaye anlattılar. bir kez de senin ağzından duymak isterim manchester cityli yöneticinin söylediklerini...

Kamp esnasında beni bir gün manchester citynin stadına götürdüler. stadın özel bir yerinde‚ gelecekte yıldız olacağına inandıkları futbolcuların duvarlara asılmış büyük resimleri vardı. bana 4 veya 6 numaralı formayı vereceklerini ve resmimi buraya asacaklarını söylediler. benim de gelecekte bir gün‚ bu takımda yıldız olabilecek yetenekte olduğumu söylediler. maine road stadı bayağı büyük ve görkemli‚ doğrusunu söylemek gerekirse hayran kaldım.

Yöneticilerden bir bana;
Bu sahaya baktığında ne görüyorsun?"
diye sordu. Ben‚ çok ihtişamlı bir stat ve mükemmel bir saha gördüğümü söyledim. o da bana dönerek;
"Ben bu sahada seni gelecekte bir gün manchester city forması ile oynarken görüyorum..." dedi.

ben bu konuşmadan‚ o stat da yaşadıklarımdan‚ orada gördüklerimden‚ stadın ihtişamından çok etkilendim. dünyaca tanınan bir ingiliz takımının‚ benimle bu derece ilgilenmesi beni duygulandırdı.

Bu görüşmenin sonucu ne oldu‚ kulübün ile temasa geçip resmen seni istediler mi?

Bildiğim kadarı ile kulübüm ile irtibata geçtiler ve beni istediler. ancak türkiyenin avrupa birliği üyesi olmaması‚ benim yabancı futbolcu statüsünde oynayacak olmam işleri zorlaştırıyor. şu anda ben de beklemedeyim‚ hala takip ettiklerini biliyorum. bana düşen çok çalışmak‚ elimden gelenin en iyisini yapmak ve hep ileriye bakmak. babam beni ankaragücü forması ile 19 mayıs stadının yeşil çimlerinde görmek istediğini söylüyor ve ben de ankaragücü ile en iyi yerlere gelmek için çalışıyorum.


Manchesterde unutamadığın‚ seni gülümseten bir anın var mı?

Var. Orada bulunduğum ikinci günümde‚ takım hazırlık maçı yapacaktı ve benim de oynayacağımı söylediler. maça başladım ve ilk on dakikada üç kez topla buluştum ve üçü de dar alanda ve zor pozisyondaydı. üç kez de topu olumlu kullandım‚ pas hatası yapmadım. maçı yandan izleyen antrenör‚ düdüğünü çaldı‚ beni yanına çağırdı. ben oyundan çıktım ama oyun devam ediyordu. şaşırdım. tercüman aracılığı ile yeteneğimden bir kez daha emin olduklarını‚ üç kez topu çok iyi kullandığımı‚ maça devam etmeme gerek olmadığını söyledi.

Sonrasında kamp yaptığımız otelde‚ üzerimizde takımın eşofmanları ile dolaşırken‚ Manchester City tarafarları ile karşılaştık. gerçekten çok fanatikler. bir anda etrafımı sardılar‚ imza isteyenler‚ fotoğraf çektirmek için sıraya girenler. o otelde bana inanılmaz ilgi gösterdiler. iki tane t-shirtüm vardı‚ birini imzalayıp hediye etmek zorunda kaldım. A takımın bir futbolcusu olsam‚ bana gösterecekleri ilgiyi tahmin edebiliyorum.

Futboldan geriye kalan zamanlarında ne yaparsın‚ hobilerin nelerdir?

Yaşım küçük olmasına rağmen mümkün olduğu kadar profesyonel yaşamaya ve düzene inanırım. sinemayı ve kitap okumayı çok severim.Futboldan arda kalan zamanlarımı evde geçiririm. her şey futbol ile başlayıp futbol ile bitmiyor.İnsanın her alanda kendini geliştirmesi gerektiğine inanıyorum.

Taraftarın olduğun takımı sorsam?

Ankaralıyım‚Ankaragüçlüyüm.O yüzden de burada futbol oynamaktan çok mutluyum. en minik c genç takımında da oynasam‚ A takımına da sahaya çıksam‚ benim için Ankaragücü forması ile sahaya çıkmak gururdur. ankaragücünün her maçına giderim

Gelecekte bir gün sana üç istanbul takımından teklif gelse onlara mı‚ yoksa Manchester City'e transfer olmayı tercih edersin?

Manchester cityi tercih ederim‚ çünkü ingiltere premier lig‚ dünyanın en iyi ligi‚ ve bu ligde forma giymek‚ bir türk olarak ülkemi orada temsil etmek bana onur verir. Biliyorsunuz‚ Avrupada türkiyeden gitmiş Türk futbolcusu çok az. Orada oynamak ve kendini kabul ettirmek benim hayalim.

İngilterede futbol oynuyor olsan‚ sence karşılaşacağın zorluklar neler olur?

Yaşam tarzına alışmam zaman alabilir zira orada yaşam çok farklı. biliyorsunuz‚ biz türkler duygusal insanlarız‚ çabuk küser‚ çabuk alınırız. dil konusunda ilk başlarda biraz sıkıntı yaşayabilirim ama zamanla bu sorunu aşacağıma inanıyorum. ayrıca‚ oradaki futbol standardı çok yüksek. sürekli çalışmak gerek. inanır mısınız manchester citynin akademisinin altı çalışma sahası ve iki kapalı çim sahası var. tesisleri mükemmel‚ futbola gerçekten önem verdiklerini hemen anlıyorsunuz. haliyle beklenti de yüksek oluyor. o beklentiye cevap verebilmek için sürekli çalışmak ve kendini hep ileriye götürmek gerekir. Premier lig´de‚ Alt yapıdan a takıma en çok futbolcu veren kulüp manchester city ve bu gerçeği orada gözlemledim.

Avrupada formasını giymek istediğin başka bir takım var mı?

Barcelonaya sempatim var‚ orada da en çok beğendiğim futbolcu deco.

Sence‚ türkiyede futbolcu olmanın zorlukları nelerdir?

Futbol öyle bir meslek ki‚ gelecekte ne olacağını bilemiyor insan. türkiyede futbolcu hak ettiği standartları ve güvenceyi bulamıyor. mesela‚ ülkemizde alt yapılara gerektiği kadar önem verilmiyor. yabancı futbolcuya takılmış vaziyette türk futbolu. avrupada‚ kendine kaliteli liglerde yer bulamayan futbolcular buraya geliyorlar‚ haliyle genç futbolcuların kendini gösterme fırsatı kısıtlanıyor. inanın‚ türk futbolunda çok yetenekli futbolcular var‚ ama şans verilmediği için kaybolup gidiyorlar. türk futbolunda‚ gençlere önem ve şans verilmesi gerek diye düşünüyorum.

Türkcell süper ligin kalitesi hakkında düşüncelerin nelerdir?

Avrupanın kaliteli ligleriyle mukayese edersek bence kaliteli değil‚ çok daha iyi olması lazım. zaten avrupada aldığımız sonuçlardan da bu gerçek ortaya çıkıyor. avrupada tek başarı yakalayan takım galatasaray‚ o da bir kez uefa kupası. sonrasında devamı gelmiyor. ama bakarsanız‚ Fenerbahçenin ön eleme turundaki Belçika takımı Anderlecht bile sayısız kupa kazanmış‚ ki Belçika ligi de çok üst düzey bir lig değil.

Bence türkiye liglerinin‚ türk futbolunun çok daha iyi yerlerde olması lazım.

Kendini şanslı sayıyor musun?

Hem de çok. Öncelikle kulübüm bana tanıdığı imkanlar benim bu noktaya gelmemi sağladı ve biliyorum ki daha önümde çok yol var. tesis ve imkanlar olarak yetersiz bir anadolu takımında olsa idim kendimi bu kadar geliştiremezdim. burada arif hoca başta olmak üzere‚ tüm hocalarıma Gökhan hoca‚Dünyacan hoca‚ Nazmi hoca) teşekkür ediyorum. onların bende emekleri büyüktür.

Veeee Fener ilk Transferlerini açıkladı.Gökhan ve Abdülkadir .



Ara transfer döneminin başlaması ile birlikte kulübümüz iki yeni oyuncuyu Profesyonel Futbol Takımı kadrosuna kattı. Ankaragücü'nden Gökhan Emreciksin ve Abdülkadir Kayalı ile anlaşma yapıldı. Her iki futbolcu ile de 4.5 yıllık sözleşme imzalandığı belirtilirken, futbolcularımız için yapılacak imza tören tarihinin daha sonra açıklanacağı bildirildi..

http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=14265

Devler istedi, Fener kaptı!

Fenerbahçe, transferde ilk imzasını Ankaragücü'nün genç oyuncusu Abdülkadir Kayalı'ya attırdı.. FIFA tarafından 'gelecek vaad eden 10 futbolcu' arasında gösterilen ve Avrupa'nın dev kulüplerinin de listesinde olan Abdulkadir ile 4.5 yıllık sözleşme yapıldı..
Abdülkadir Kayalı'nın menajeri Haluk Canatar, 18 yaşındaki futbolcu için yurt dışı ve yurt içinden birçok transfer teklifi geldiğini belirterek, ''Fenerbahçe Kulübü'nün ciddi ve profesyonel yaklaşımı neticesinde, doğru adresin Fenerbahçe olduğuna karar verdik. Fenerbahçe Kulübü ile 4.5 yıllık sözleşme imzaladık'' diye konuştu.

Menajer Canatar, Abdülkadir'in, İngiltere Premier Ligi'nde mücadele eden Chelsea ve Manchester City'nin de transfer listesinde olduğunu iddia ederken, ancak tercihlerini transfere ciddi yaklaşan Fenerbahçe'den yana yaptıklarını dile getirdi.

"Dünyanın en büyük kulübüne geldim"

Ankaragücü'nden bugün 4.5 yıllık sözleşmeye imza atarak Fenerbahçe'ye transfer olan genç milli futbolcu Abdülkadir Kayalı, ''Dünyanın en büyük kulübünde futbol oynamaya geldim'' dedi.

Kayalı, Fenerbahçe ile sözleşme imzaladıktan sonra yaptığı açıklamada, çok heyecanlı olduğunu belirterek, ''Fenerbahçe gibi büyük bir kulüpte oynamak her futbolcunun hayalidir. Ben, bu büyük formaya genç yaşta kavuştuğum için çok mutluyum. Bu formayı üzerimden hiç çıkartmamak için çok çalışacağım'' diye konuştu.

15 yaşından itibaren oynadığı milli takımlarda kaptanlık yapan Kayalı, bundan sonra Fenerbahçe'nin ve Milli Takım'ın değişmez futbolcusu olmak istediğini söyledi. Ankaragücü camiasını hiçbir zaman unutmayacağını ifade eden 18 yaşındaki futbolcu, başta kendisini yetiştiren antrenörü Arif Peçenek olmak üzere kendisini bugünlere getiren herkese teşekkür etti.

AA

***************************************************************************
Hayırlı ,Uğurlu Olsun.
2 yetenekli ve gelecek vaad eden oyuncu.
Umarım kaybolup,gitmezler,formanın ağırlığını kaldırararak Semih,Tüncay,Gökhan
Gönül gibi çok az kalıcı olabilen yıldız adaylarına yeni halkalar olurlar.

Gökhan ile ilgili bu başlıkta bilgiler vermiştim.

http://golsmacservis.blogspot.com/search/label/G%C3%B6khan%20Emreciksin

Abdülkadir'i tanıtıcı ayrı bir başlık açacağım.

Fenerbahçe Acıbadem'in Yeni Hocası Belçikalı Jean De Brandt !!!!



Geçtiğimiz sezon İspanya'nın Tenerife Bayan Voleybol takımının teknik direktörlüğünü yapan Belçikalı Jan De Brandt, Fenerbahçe Acıbadem Bayan Voleybol takımının teknik direktörlüğüne getirildi.

Belçikalı çalıştırıcı ile Fenerbahçe bugün sözleşme imzalandı.

Daha önce Gerek İspanya'da Tenerife Marical, gerekse Belçika voleybol bayanlar ve gençler milli takım hocalığını da yapan Brandt, ülke ve kupa şampiyonlukları yaşadı. 1967-78 yılları arasında profesyonel oyuncu olarak çeşitli takımlarda oynadı. Evli ve iki çocuk babası olan Brandt, Almanca, İngilizce ve Fransızca konuşuyor.







Beklendiği gibi oldu.Üzeyir olayının ortaya çıkmasından sonra anlaşmışlar zaten hemen.
Hayırlı olsun.Umarım başarılı olur.Belçika Bayan Voleybolunun yerine bakılırsa umut verici
değil ama benim ümidim inşaallah seneye, 10 gün sonra Spartak OMSK'ta izleyeceğimiz
De Carne gibi hep istediğim yıldız bir ismi getirebilme düşüncesinin oluşması.
Tenerife gibi ismi duyulmuş,Neslihan'ın oynadığı bir takımı çalıştırması da iyimser bakabilmemizi sağlayabilir.
Ancak sezon ortasında kendi kurmadığı,transfer yapmadığı ve kendi teknik ekibi olmayan
bir ekiple çalışacak olması ne kazandırabilir soru işareti.
İnşaallah Vesna'nın yerine bir transfer yaptırır.

Üzeyir Özdurakın ayrılması ile ilgili önemli bir iddiayı diğer başlığa eklemiştim.
Buraya da alayım.Çünkü çok ağır ve ciddi bir iddia .

''Ortada vahim bir iddia var.Komisyon.

Sezon başında yazmıştım Üzeyir Hoca Sırp Menajer arkadaşı aracılığıyla Anja ve Vesna'yı aldırmıştı diye.

Camiada bu iddia konuşuluyor ve Başkan'ın ipi çektiği söyleniyor.

Cengiz Tokgöz'de şunu yazmış isim vermeden ama tahmin

etmek zor değil;

Voleybolda Skandal

Bir büyük kulübümüzün transfer ettiği iki yabancı oyuncusu için

harcanan 320 bin Euro'nun 120 bin Eurosu kayıp.

Oyuncuların "Biz 100'er bin euro aldık" demelerinden sonra ortalık

karıştı. Olayın duyulmaması için büyük çaba sarfeden bu kulüpte

muhalefetin konuyu kongreye getireceği öğrenildi.

Zirve hesapları yaparken, voleybol camiasının yakından takip

ettiği bu skandal olay üzerine herkes birbirini suçlamaya başladı.

http://mayintarlasi.com//index.php?option=com_content&task=view&id=606&Itemid=2

4 Ocak 2009 Pazar

İtalya da en çok taraftar Juventus'ta !!!!!!!!!!!!

İtalya’da hala en çok taraftarı olan takım Juventus

İtalya’da hala en çok taraftarı olan takım Juventus

Her ne kadar ligde lider durumda olmasalar da, Serie A’nın en sevilen takımı hala Juventus..

Institute Nielsen Italia, Serie A’da hangi takımın ne kadar taraftarı olduğunu belirlemek için Haziran ve Temmuz ayları boyunca bir çalışma yaptı. Her zamanki gibi Juventus yine listenin başında yer aldı. Siyah beyazlıların taraftar sayısı 10 milyonun üzerinde çıktı. İkinci sırada yer alan Inter, az bir farkla Milan’ı geride bıraktı. Taraftar sayısı birbirine yakın iki takımdan; Napoli dördüncü, Roma ise beşinci sırada yer aldı. Sıralamada en az taraftarı olan takımın ise 4800 taraftar sayısı ile Chievo olduğu ortaya çıktı.

Tüm Takımların Taraftar Sayısı (kaynak: Nielsen Italia):

1) Juventus 10,040,000
2) Inter 5,928,000
3) Milan 5,818,000
4) Napoli 2,887,000
5) Roma 2,493,000
6) Fiorentina 2,080,000
7) Lazio 1,791,000
8) Palermo 1,470,000
9) Torino 1,153,000
10) Genoa 1,030,000
11) Bologna 871,000
12) Catania 649,000
13) Sampdoria 585,000
14) Cagliari 312,000
15) Udinese 298,000
16) Reggina 176,000
17) Atalanta 119,000
18) Lecce 105,000
19) Siena 38,500
20) Chievo 4,800

Dünyanın en çok kazanan futbolcusu İbrahimoviç !!!

http://www.itusozluk.com/img.php/ee1ac2771c5a8d87e1cb6e46ac5a6b3821403/zlatan+ibrahimovic

İnter`in golcü oyuncusu Zlatan İbrahimoviç, yılda 12 milyon Avro kazanıyor.

Dünyada en fazla kazanan futbolcuların listesinde, İnter`de forma giyen Zlatan İbrahimoviç, yılda 12 milyon Avro ile ilk sırada yer aldı.

Listede Barcelona`da oynanan Arjantinli Lionel Messi 10 milyon Avro ile 2`nci, Milan`dan KakaBarcelona`dan Samuel Eto`o ise 9`ar milyon Avro ile 3. sırayı aldı. ile

`Altın Top` ödülünü alan Manchester United`ın Portekizli futbolcusu Cristiano Ronaldo`nun listede bulunmaması şaşırtırken, verilen bilgide, İngiliz kulübünün Ronaldo`ya yıllık 9 milyon Avro`luk yeni bir kontrat teklif ettiği, bu şekilde Portekizli futbolcunun da 3. sıraya yükselebileceği ifade edildi.

En fazla kazanan ilk 10 futbolcunun listesi şöyle:

1-Zlatan İbrahimoviç(İnter): 12 milyon Avro

2-Lionel Messi(Barcelona): 10 milyon Avro

3-Kaka(Milan) ve Eto`o (Barcelona): 9 milyon Avro

5-John Terry-Frank Lampard(Chelsea): 8.16 milyon Avro

7-Thierry Henry(Barcelona): 8.06 milyon Avro

8-Fernando Torres(Liverpool): 7.92 milyon Avro

9-Michael Ballack(Chelsea): 7.8 milyon Avro

10-Steven Gerrad(Liverpool): 7.68 milyon Avro

3 Ocak 2009 Cumartesi

Fenerbahçe Acıbadem'de Üzeyir Özdurak istifa etti.!!!

Fenerbahçe’de şok...

03/01/2009 13:52:59

Geçen sezon Türk Telekom’dan büyük umutlarla transfer edilen Fenerbahçe Acıbadem Antrenörü Üzeyir Özdurak görevinden istifa etti.

Yılın ilk istifa haberi Fenerbahçe’den geldi. Sezona şampiyonluk parolası ile başlayan sarı lacivertlilerde yeni antrenör için birkaç kişi ile görüşmelerin devam ettiği öğrenildi.

Click on the slide!

Böyle haberler de yayılmaya başladı Voleybol sitelerinde ;

Jan De Brandt Bağdat Caddesi'nde görüldü..



Fenerbahçe'ye yürüme mesafesiyle 15 dakika yakınlığa sahip Bağdat Caddesi'nde görülen Jan De Brandt akıllarda soru işareti bıraktı..

Geçtiğimiz sezon İspanya'nın Tenerife Bayan Voleybol takımının teknik direktörlüğünü yapan Belçikalı Jan De Brandt, Kadıköy Bağdat Caddesi'nde görüldü..

Tenerife'nin eski çalıştırıcısı Belçikalı Jan De Brandt'ın İstanbul'da görülmesi akıllarda soru işareti bıraktı..

Belçikalı Jan De Brandt'ın İstanbul'a turistik gezi amaçlı gelmediği tahmin edilmekle beraber, "İstanbul'a ne amaçla geldiği merak uyandırdı.."

*******************************************************************************

Açıkcası sürpriz oldu Üzeyir Özdurak'ın istifası.Bir nevi Adnan Hoca'ya yaptıklarının

diyetini ödüyorlar M.Ali Aydınlar ve ekibi.Adnan Kıstak ile her gün görüşüp,yeni sezonun

planlamasını yaptıktan sonra,en son Çarşamba günü ''hocam raporunu yaz deyip,3 gün

sonra yardımcısı Kamil Söz ile telefonla görevine son verildiğini iletmek ne kadar delikanlı

etik bir duruştu acaba ?

Sonra Özdurak geldi.Violet geldi.Kamil ise yerinde kaldı.

Şimdiki söylentiler bu ikisinin Özdurak'ı yedikleri yolunda.

Özdurak'a sezona başlarken ne kadar bütçe verildi bilemiyorum.Hedef olarak bu sezon

değil,ileriki yıllar dediler.Özdurak'ta bunu kabullendi.Transferler yetersizdi.

Bir Sırp Menajer arkadaşı aracılığıyla Anja ve Vesna'yı aldırdı.Anja yeni yeni toparlanıyor

Milli takımdan Kondisyonerini getirtti,özel çalışmalarla verdiği aradaki açığını kapatıyor.

Formu yükseliyor.Vesna ise yetersizdi,gereksizdi.Ama bu kız bir vgs maçı oynadı

olmaz böyle şey.Ama sonrasında gören olmadı zaten.

Yapılacak olan onu gönderip,başka bir yabancı smaçör almaktı.

Transfer lazımken,ses soluk çıkmadı takımdan.Bilemiyorum belki de Üzeyir Hoca

takviye istedi,yapılmadı o yüzden bıraktı.

İşin gerçeği iyi voleybol da oynatmadı takıma.Zaman zaman tek set falan.

Uzun süre ilk 6'yı oturtamadı.Jump Float servis attırmakta ısrar etti.

Son zamanlarda vazgeçti ve smaç servislere döndük.

Umarım iyi bir seçim yaparlar.Ama takviye yapmazlarsa yeni hoca da çok fazla

bir şey yapamaz.Bu Tenerife Antrenörü olacaksa madem keşke Neslihan ve

Stacey Gordon transferlerinden birini biz yapsaydık.Kaçırdık.

Bence Azeri Faik Karayev iyi bir seçim olabilir.Aziz Yıldırım da hep isterdi onu.

Genç ve yetenekli Azeri Pasör Çaprazı Polina Rahimova'yı getirsin yanında Vesna'nın yerine.

Millet transfer yapıyor habire bizimkilerde tıssss yok.

Parasız Beşiktaş bile gitmiş ABD Milli takımının pasörünü getirmiş.

Kartal'ın yeni bmbası Angie McGinnis!




Aroma Bayanlar Voleybol 1. Ligi'nin güçlü ekiplerinden Beşiktaş, Amerika Voleybol Milli takımı pasörlerinden Angie McGinnis ile anlaştı.

Beşiktaş Bayan Voleybol takımı Amerika milli takımı pasörlerinden Angie McGinnis`i renklerine bağladı. Bu sene Aroma bayanlar voleybol ligine hızlı bir giriş yapan siyah beyazlılar gözünü zirveye dikti. Devre arasında transfer atağına kalkan Beşiktaş, Amerika milli takımı pasörlerinden McGinnis`i renklerine bağladıktan sonra ismini sır gibi sakladığı yine Amerika milli takımının smaçörlerinden birinide renklerine bağlamaya çalışıyor. McGinnis önümüzdeki hafta başında İstanbul`da olacak, Smaçör için ise pazarlıkların devam ettiği en geç 1-2 gün içerisinde sonuç alınacağı bildirildi.

Voleybol branşından sorumlu yönetici Bülent Deriş ``Bizim güçlü bir kadromuz var, İlk yarının son maçlarında şansızlık eseri puanlar kaybettik, yapacağımız takviyelerle şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri olacak takım yaratma arzusundayız. Pasör haricinde bir smaçör ve yerli ortaoyuncu takviyesi yapacağızBazı oyuncularımızla males. ef yollarımızı ayıracağız. Böylece mevcut bütçemizin dışına taşmadan transferi kapatacağız`` dedi.

Düzenleme :

Ortada vahim bir iddia var.Komisyon.

Yukarıda yazmıştım Üzeyir Hoca Sırp Menajer arkadaşı aracılığıyla

Anja ve Vesna'yı aldırmıştı diye.Camiada bu iddia konuşuluyor

ve Başkan'ın ipi çektiği söyleniyor.

Cengiz Tokgöz'de şunu yazmış isim vermeden ama tahmin

etmek zor değil;

Voleybolda Skandal

Bir büyük kulübümüzün transfer ettiği iki yabancı oyuncusu için

harcanan 320 bin Euro'nun 120 bin Eurosu kayıp.

Oyuncuların "Biz 100'er bin euro aldık" demelerinden sonra ortalık

karıştı. Olayın duyulmaması için büyük çaba sarfeden bu kulüpte

muhalefetin konuyu kongreye getireceği öğrenildi.

Zirve hesapları yaparken, voleybol camiasının yakından takip

ettiği bu skandal olay üzerine herkes birbirini suçlamaya başladı.

http://mayintarlasi.com//index.php?option=com_

content&task=view&id=606&Itemid=2


Voleybolda All Star Maçları !!!!!!!


BAYANLARDA YABANCILAR KAZANDI.

Voleybolda düzenlenen ''Aroma All-Star 2009'' organizasyonunda Türkiye (A) Bayan Milli Takımı, All-Star Yabancılar Karması'na 3-0 yenildi. Türk oyuncu Nihan'ın libero görevini üstlendiği All-Star Yabancı Bayanlar Karması, karşılaşmadan zorlanmadan galip ayrıldı.




(A) Milli Bayan Takımı'nın başında takım antrenörü Alessandro Chiappini çıkarken, All Star Yabancı Bayanlar Karması'nın başında Eczacıbaşı Zentiva Antrenörü Giuseppe Cuccarini görev yaptı.

Maçtan sonra düzenlenen ödül töreninde, bütün sporculara Voleybol Federasyonu'nun özel olarak hazırladığı ajanda hediye edildi.

-MAÇIN EN DEĞERLİ OYUNCUSU SPASOJEVİC-


Yabancılar karmasının 3-0 galibiyeti ile sona eren All-Star maçının MVP’si Fenerbahçe’de forma giyen Anja Spasojevic oldu.

Ödülünü Aroma A.Ş. Genel Müdürü Metin Duruk’tan alan Anja çok mutlu olduğunu belirterek, “Ödülü almamda bana yardımcı olan arkadaşlarıma Türkiye Bayan Voleybol Milli Takımına çok teşekkür ediyorum. Benim için çok anlamlı bir ödül oldu” dedi.

Anja Spasojevic ayrıca bir dizüstü bilgisayarında sahibi oldu.

*************************************

Anja'nın son maçlardak i formu devam ediyor demek ki.

Bugün müthiş oynadı.Bu oyunu 2.yarıda da oynarsa FBA'nın Final şansı yükselir.


-SMAÇ SERVİS YARIŞMASININ BİRİNCİSİ NESLİHAN-

Organizasyon kapsamında maçtan önce düzenlenen Smaç Servis Yarışması'nda Vakıfbank Güneş Sigorta'dan Neslihan Darnel birinci oldu.

Vakıfbank Güneş Sigorta'dan Angelina Grün ve Neslihan Darnel, Fenerbahçe Acıbadem'den Eda Erdem ile İller Bankası'ndan Meryem Boz'un mücadele ettiği yarışmada, Neslihan saatte 91 kilometre hızla kullandığı servisle birinci oldu.

Başarısından dolayı Voleybol Federasyonu Asbaşkanı Mehmet Çakmak, Neslihan'a kupa ve bin 500 TL'lik hediye çeki verdi.

-SMAÇ YARIŞMASININ GALİBİ NERİMAN ÖZSOY-

Yine organizasyon kapsamında maçtan önce düzenlenen 'Smaç Yarışması'nın galibi ise Eczacıbaşı Zentiva'dan Neriman Özsoy oldu.

Vakıfbank Güneş Sigorta'dan Bahar Toksoy ve Deniz Hakyemez, Eczacıbaşı Zentiva'dan Neriman Özsoy ile Galatasaray'dan Oganna Nnamani'nin mücadele ettiği yarışta, jüriden 137 puan alan Neriman ile 134 puan alan Nnamani finale kaldı.

Finalde Neriman kullandığı 3 smaç sonrasında jüriden 135 puan alarak, 131 puanda kalan rakibi Nnamani'nin önünde yer almayı başardı ve yarışmanın galibi oldu.

Voleybol Federasyonu Asbaşkanı Akif Üstündağ, Neriman'a kupa ve bin 500 TL'lik hediye çeki verdi.

Bu arada, 2008 yılında düzenlenen Dünya Grand Prix organizasyonunda mücadele etme hakkı kazanan (A) Milli Bayan Takımı ile İtalya'da düzenlenen Avrupa Şampiyonası'nda 3. olan Genç Milli Bayan Takımı için ödül töreni düzenlendi.

(A) Milli Takım'ın teknik heyet ve oyuncuları 10'ar, Genç Milli Takım'ın teknik heyet ve oyuncuları da 30'ar Cumhuriyet Altını ile ödüllendirildi.

Bayan millilere ödüllerini Voleybol Federasyonu Başkanı Erol Ünal Karabıyık verdi.

Öte yandan, maç ve yarışlar arasında Ukraynalı dans grubu Red Foxes, yaptığı gösterilerle organizasyonu takip eden izleyicilere keyifli anlar yaşattı.

TÜRKİYE BAYAN MİLLİ TAKIMI: 0 - ALL STAR YABANCILAR KARMASI: 3

Salon: Beşiktaş Cola Turka Arena


Hakemler: Kadir İlbeyli, Öner Kart

Türkiye: Deniz, İpek, Neslihan, Neriman, Eda, Naz, (Gülden, Duygu, Bahar, Meryem, Özge)

All-Star Yabancılar Karması: Parkhomenko, Francia, Krsmanovic, Grün, Kubassevich, Poljak, (Nihan, Kuliyeva, Gordon, Spasojevic, Mnamani)

Setler : 17-25, 21-25, 16-25

Süre : 64 dakika (23-22-19)

ERKEKLERDE MİLLİLERİMİZ KAZANDI.












All-Star 2009'a Türk damgası

Türkiye 2-1 galip

03/01/2009 18:51:57

Arama All Star 2009 erkek maçının galibi Türkiye Milli Takımı oldu. 3 set üzerinden oynanan karşılaşmayı Milli takımımız 2-1 kazandı.


TÜRKİYE – YABANCILAR KARMASI : 2-1

Salon : BJK Cola Turka Arena

Hakemler : İlhami Şenyurt, Aydın Ay

Türkiye : Ahmet xxx, Hüseyin xxx, Sinan xxx, Erhan xx, Volkan x, Ender x, Nuri (L) xxx, Fatih x, Serhat x, Arslan xx, Kadir x, Selçuk x, Kemal x, Turgay xx, Ali xx

Yabancılar Karması : Krnic xxx, Coskovic xx, İbrahim Emet x, Duerden xxx, La Fuente x, Cüneyt Dağcı xx, Serkan Kılıç (L) xxx, Milushev xx, Suela xx, Ivanov xxx, Markovic x, Ahmet Pezük xx,

Setler : 25-21, 16-25, 25-21

Süre : 69 dakika (24-22-23)


Voleybolda düzenlenen ''Aroma All-Star 2009'' organizasyonunda Türkiye (A) Milli Erkek Takımı, All Star Yabancılar Karması'nı 2-1 yendi. Antenör Fausto Polidori yönetimindeki (A) Milli Erkek Voleybol Takımı karşısında mücadele eden All-Star Yabancılar Karması'nın başında ARKAS Spor Antrenörü Fernando Munoz Benitez görev yaptı.

3 set üzerinden oynanan karşılaşmada Türk oyuncular Cüneyt Dağcı, İbrahim Emet, Serkan Kılıç ve Ahmet Pezük, yabancılar karmasında yer aldı. Maçtan sonra düzenlenen ödül töreninde, All Star Yabancılar Karması oyuncularına özel hazırlanan ajanda, (A) Milli Takım oyuncularına da organizasyona katılım sertifikası verildi.

-MAÇIN EN DEĞERLİ OYUNCUSU DUERDEN-
Karşılaşmanın en değerli oyuncusu ARKAS Sporlu Paul Charles Duerden seçildi. Voleybol Federasyonu Başkanı Erol Ünal Karabıyık, Duerden'e şilt verirken, Aroma Genel Müdürü Mahmut Atom Duruk da oyuncuya bir dizüstü bilgisayar hediye etti.

-SMAÇ SERVİS YARIŞMASI-
Organizasyon kapsamında maçtan önce düzenlenen Smaç Servis Yarışması'nda ARKAS Spor oyuncusu Pedro Suela Mendez birinci oldu. ARKAS Spor'dan Pedro Suela Mendez, Malliye Milli Piyango'dan Ender Kıdoğlu, Halkbank'tan Danail Milushev ile Galatasaray'dan Ali Alp Çayır ve Ahmet Pezük'ün mücadele ettiği yarışta, Mendez saatte 104 kilometre hızla kullandığı servisle birinciliği elde etti. Voleybol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Selahattin Şahin, Mendez'e kupa ve bin 500 TL'lik hediye çeki verdi.

-SMAÇ YARIŞMASI-
Organizasyonda düzenlenen Smaç Yarışması'nın galibi de yine ARKAS Spor'dan Nuri Şahin oldu. Galatasaray'dan Enrique De La Fuente Santos ve İbrahim Emet, İstanbul Büyükşehir Belediyespor'dan Volkan Güç, Polis Akademisi'nden Jovan Markovic ile ARKAS Spor'dan Nuri Şahin'in mücadele ettiği yarışta, jüriden 132 puan toplayan Volkan ile 124 puan alan Nuri finale çıktı. Finalde Volkan kullandığı 3 smaç sonrasında jüriden 136 puan alırken, Nuri 140 puan toplayarak yarışmanın galibi oldu.

Voleybol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Geza Dologh, Nuri'ye kupa ve bin 500 TL'lik hediye çeki verdi. Voleybolseverlerin fazla ilgi göstermediği organizasyonda maç ve yarışlar arasında Ukraynalı dans grubu Red Foxes gösteriler sunarken, şarkıcı Hande Yener de maçtan sonra bir konser verdi.

Sadece Emir ile bu kadar olur.gs cc - Fenerbahçe Ülker 78-62

Salon :Darüşşafaka Ayhan Şahenk

Hakemler :Recep Ankaralı ?, Zafer Yılmaz ?, Yener Yılmaz ?

galatasaray Cafe Crown :
Cüneyt xxx 9, Graves xxx 15, Zizic xx 8, Gurovic xx 3, Hüseyin xxxx 23,
Cemal xx 5, Atkins xx 9, Polat xx 6, Erdem x

Fenerbahçe Ülker :
Green ? 6, Ömer ? 7, Preldzic ****** 25, Mirsad ? 3, Vidmar ? 5, Semih ? 2,
Mrsic ?, Oğuz ? 6, Smith ? 8

1. periyot: 23-14
Devre: 35-30
3. periyot: 51-47
Beş Faulle Çıkanlar: 33.43 Vidmar, 34.36 Semih (Fenerbahçe Ülker)

******************************************************************
Çok fazla yüklenipte burayı takip eden ezikleri sevindirmek istemiyorum.
Son zamanlarda ne yazık ki fazlalaşmaya başladı gs maçlarındaki bu ruhsuzluk.
Yenmekte var yenilmekte ama mücadele etmemek,savaşmamak,ruhsuz ruhsuz
dolaşmak,savaşa iyi hazırlanmamak ve kaçak güreşmek isyanın,direnişin sembolü
olmuş bir camianın takımına yakışıyor mu ?
Bir tek EMİR dışında yüreğini koyan adam yoktu ya.Yazıklar olsun.
EMİR'i yüreğinden öpüyorum ve ayakta alkışlıyorum.
Tek başına nereye kadar direnebilirdi ki.
Bir kere daha favori kaybetti.Ben zor maç olacağını bekliyordum.
O yaratılan vahşi atmosferde ,hakemlerin de desteği ile ve mendebur çemberlerin de
katkısı ile direneceklerini biliyordum.E bir de ''eziklik sendromu''nun da etkisiyle 2 kat
daha mücadele edeceklerdi.Öyle de oldu.
Tam tersi bizimkiler matmazeller gibi olunca sonuç belli oldu.
Ben en başta bu savaşa takımı her yönden iyi hazırlayamayan komutana keserim faturayı.
Rakibin 5 senedir takım çalıştırmamış,ancak dizilerde Lise takımını çalıştırmış hocası
bizim basketbol profesörüne ders verdi.Adam bizimkinden daha iyi hazırlamış takımı.
Her zaman söylediğim bir konu gene çıktı.Yani gene haklı çıktım.
Eyvallah 4 tane uzun gencimiz var ama hepsinin bir birinden falsoları var.
Şu takıma Vidmar yerine diğer gençlerin sürelerini çalmayacak,dakikasına razı olacak
1 tecrübeli uzun pivot şart diye dilimde tüy bitti.
İşte gördük 35 yaşındaki geberik Beşok bizim 3 genç uzunumuzu denize döktü.
Hem de kafalarına vura vura.23 sayı,11 ribaunt.
Bizimkiler;Semih 2s,2r,Vidmar 5s,2r.,Oğuz 6s,5r.Toplam 13s,9r.
3'ünü toplasan bir geberik Beşok etmiyor.Pehhhhhh.Artı 4.olarak Mirsad da var.
Bu iş çocuk oyuncağı değil,hele pivot,uzun oyuncu olmak seneler ister.
Semih denen kafadan sorunlu çocuk ne zaman adam olacak biemiyorum.
Bu kişinin sorununun mental olduğunu,kafasında olduğunu 4 senedir milyon kere yazdık.
Gram ilerleme yok kendisinde ve takımın yönetimi de bunu gidermiyor işin kötüsü.
Bir tane tecrübeli,kurt bir pivot olsaydı 10 dk.da Beşok ,Meşok kalmazdı ortada.
Örnek; Bir ara Corsley Edwards'ı getirmiştik 2.devre ve Play Off'larda Efes'in 4 uzununu
birden denize döküyordu.4'ü 4'er,5'er faullerle durduramıyordu adamı.
Aydın Örs ile anlaşamadı dediler,sezon sonunda gitti adam.Çok beğenmiştim onu.
Green için söyleyecek bir şey yok.10/2 üçlük atmış,isabetlerde maçın bittiğinde.
Şaka Adam bu ya.Smith'in istikrarsız olduğunu söylemiştim.Ne yapayım ben Mutlu Akü
maçında 30 atan adamı,bu maçta lazım bana şutör.
Hadi bu iki vasat ABD'liyi anladık ta,Ömer,Mrsiç ve Mirsad neydi öyle ?
Mrsiç'i 13 dk.oynattı,son çeyrekte oyuna bile almadı Bay Basketbol Profesörü.
Mirsad yediğin küfürler bile mi uyandırmadı seni be kardeşim.
İnanılır gibi değil.Rüyamda görsem inanmazdım gs derbisinde 1 kişinin,oynayıp 11 kişininin
yatacağını.Yenilgi olabilir ama bu tip yenilgiler sevgi erezyonuna yol açar.
Bir mağlubiyet aldık diye mi değil.Kepez'e,Aliağa'ya yenilmedik.
Bazıları bunu idrak etsin.Bu kadar rahat olmak yok kusura bakılmasın.
Sene sonu gene Şampiyon olabiliriz ama bu tip yenilgiler kolay kolay unutulmaz.
Hayatta en nefret ettiğim şeydir ''Bile Bile lades'' sözü ve olayı.
Bu sezon Daçka salonunda 3.maçı kaybettik.4 mağlubiyetten 3'ü bu salonda.
Play Off'lar için bu görününen tehlikeyi umarım bir çözüm bulurlar.

Hakemler rezildi bunu es geçmek istemiyorum.Recep Ankara'lıyı zaten biliyoruz.
Yener Yılmaz da Aydın Örs'ü diskalifiye etme onurunu (!) elde eden bir elemandır.
Pelin Çelik'in nişanlısı bu eleman bir FB maçında düzgün düdük çalmadı.

Fenerbahçe Futbol Takımı İlk Yarı İstatistikleri







GOLLER :

Alex : 5
Ali Bilgin : 0
Burak Yılmaz : 0
Can Arat : 0
Daniel Guiza : 4
Deivid De Souza : 3
Deniz Barış : 0
Edu : 1
Emre Belözoğlu : 1
Gökçek Wederson : 0
Gökhan Gönül : 0
Gürhan Gürsoy : 0
İlhan Parlak : 0
Josico :0
Kazım Kazım : 2
Lugano :4
Maldonado :0
Önder : 1
R.Carlos : 2
Selçuk : 3
Semih :2
Uğur Boral : 2
Volkan Babacan:0
Volkan Demirel : 0
Yasin Çakmak : 0

Etiketler